Ben çok içtim

#1

İnsan suçlamak istedikten sonra her şeyi suçlayabilir. Şartları suçlar, kaderi suçlar, yaptıkları için kendisini, yapamadıkları için karşıdakini ve bu kompozisyonu dizayn ettiği için Tanrı’yı. Tatlı ama zararlı bir alışkanlıktır suçlamak, bir kez başlandı mı önü alınamayan.
Bizim hikâyemizin ilk çeyreği, onu suçlayıp durmamla geçti. Durup durup neden diye soruyordum kendime. Neden? Beni neden sevmiyor? Sevmiyor madem, neden çekip gitmiyor? Bütün bu bir araya gelememeler yan yana olamamalar neden? Kafamın içinde milyon tane nedenle, çok geceyi sabah ettim gözümü bile yummadan…
Derken, onun bu halini kabullenip, zehirli “neden” sorularını kendime yöneltmeye başladım. Sen neden bırakıp gitmiyorsun peki? Değer mi bütün bunlara? Neydi ki onda olup da başka hiç kimsede bulamadığın, seni görünmez zincirlerle kendine bağlayan şey? En az birinci çeyrektekiler kadar yıpratıcı bir sürü “neden namlusu”nu dayayıp kafama, elimde şarap şişesi, çok sabahladım kenar mahalle parklarında, hiçbirinizin haberi olmadan…
Sonra ikimizle de uğraşmaktan yorulup, kadere yönelttim bütün öfkemi. Cevapsız “neden”lerimi bira kutularına sokuşturup gökyüzüne fırlattım aylar boyunca. Küstüm, sitem ettim, küfrettim gecelerce. Allah affetsin…
Ve en nihayetinde taşlar yerine oturdu. Nihilizmle peşimizden devşirme bir kolaj yapıp kendime, suçlamayı da bıraktım, nedenler sıralamayı da. Bütün çaresizliğimle tevekkülün şeffaf ve muğlak kollarına bıraktım kendimi. Böyle olması gerekiyormuş demek ki dedim. İnsan, ****** de yırtsa değiştiremeyeceği şeyleri değiştiremiyormuş dedim. Yine çok ağladım. Yine çok içtim. Ama ara sıra dua da etmeye başladım. Hiç beddua etmedim. Sabır dedim. Sabrettim…
Bir gün bütün bunlar bitecek elbet. Öyle veya böyle. Bitecek. Sözüm olsun, o zaman radikal bir karar alıp içkiyi bırakacağım. Romantik bir akşam yemeği hazırlayacaksın bana. Masada bir şişe şarap olacak. Centilmen bir erkek olarak şişeyi benim açmamı bekleyeceksin. Ben de şişeyi açıp sadece senin kadehini dolduracağım. “Ee sen içmiyor musun?” diyeceksin. Gülümseyerek “Yok” diyeceğim “Ben çok içtim!”. Sen sessizce kafanı sallayıp, şaraptan ciddi bir yudum alacaksın. Ben de gülümsememi hiç bozmadan seni izleyeceğim…

Ali lidar

İlginizi Çekebilir
  • Ben gαlibα yine çok içtim ....
    Birgün kαpınα gelirim, kapı numαrαsı kαç hαneli bilmiyorum. Elim zile doğru gi...

  • ~~and içtiM~~...
    AnD IcTiM!! Seni unutmak icin kac sefer and ictim. Kendimi bir aksam üstü yine pencerenin önünde buldum. ...

  • İçTim,iÇtim ve İçtiM..!...
    içtim...içtim...Ve içtim... Önüme gelen sevdamı çevirmedim.İçtim...içtim...Ve içtim...Ruhumu serinletti her t...



#2
Ali Lidar'ın yazılarını çok beğeniyorum.
Başarılı birisi.
Emeğine sağlık.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:04 .