Şair Paranoyası

#1
Erken ölen yaşlardayım. Kulağı sağır öykülere aç parantezinden vurulan gizli özneler taşıyorum. Eski bir film karesinde kendi cesedini bıçaklayan kör bir şairim. Sığınaksız akşamüstü´lerine uğruyor sanrılarım tenha adımlarla. Babam yalın ayak basıyor bordo kıyametlerime. Sözcüklerim yaramdan ötesini aşamasa da, naşımı ben kaldırıyorum yağmurlarla, mum ışığı oyunlarıyla. Damarlarımda acının karbonmonoksit hali… Oyun´a çağırmadım ben´i ama benden başka kimse gelmiyor işte kimsesizliğime. Kuyu benim içimde, ben kuyunun içinde. Adının kanamadık yeri kaldı mı şair?



Gölgeli bir sükuta yaşanmamış cümleleri yaslama, ıslanırken denizler nabzı durmuş sancılarda. Bunca ağrı taşınır mı hüznün ´arandığı´ karabasan mevsimlerde? Güz iner, düş kurur, aşktan yana bir hayal kalır avuçlarımıza batan esaminin ardında. Şimdi, kıpırdamadan susan ahvalin cinnet notalarını ezberliyorum. Sol-la kusuyor sorgusuzluğum. ´Kalk ayağa´ diyorum kendime; çığırımdan çıkmışlığımla kalkıyorum/kalıyorum. Hal üzere dil sürçmesi demekten kendini alamıyor suyun ötesinde oyunsuzluğa dalan çocuklar. Ve sonra sinsi bir akrep bütün bahanelerini sırtlayarak, acıtmaktan yorgun düşmemiş haliyle, saçlarıma karışıp duruyor.

Sevdiğim! Bir sebeptir ki aşk, en çok sebepsizliğe ah. İçime simsiyah dokunurum da bu gece, şairin ıslığımca ölmesinden korkarım. Korkularım yüz-göz olur kalbimle. Bu cinnet şehrayinlerinde yaşamak kolay oluyor inan. İnerim düşmüşlüğüm. Çıkarım çıkmazlarım. Muhayyer Kürdi makamında yalnızlık oynar babamsız umutlarım. Acıya yakın bir yerde tutarım öykümü imgelerinden, suçumdan kovulurum.

Herkes kendi uçurumunu mu sever? Paranoya aralıklarından bakma bana şair. Gülüşüm sonsuzca yırtılıyor.
Sarhoş bir hayaletin yüzüne gün karası kasırgalar düşerken, isim-şehir oynuyor oyuncaklarım. Şehir isme karışıyor da ansızın, methiyesiz hatırlayışları ´ezcümle´ hikayelerle beziyorum. Çocuğu lal bir kadın kasıklarından bağırıyor sesimi yutkunarak. İsmimin ortası karanlık, şehir boş bir uçurum… Bu yalnızlık miadını doldurmadı mı şair? Seyyar intiharlardan vazgeçtim, üşüyor denizlerim. Bilsen şair, acım benden ah ister.
Ben elbet bir gün tek celsede susacağım kendi kalbime. Ama illa ki refakatçim aşk olsun. Aşk-olsun ölüm, aşk olsun. Ve-sair´edir söylenen sözlerin kendine geçen hükmü. Ve-şair´edir yüzü eskiye çalan hazanın kastı.

Künyesiz bir güneşe astım yağmalanmış düşlerimi. Gülüşüm kanasada derinden, indim yolun sonuna. Sondan başladım küflü yağmurları saçlarıma asmaya; sinsi akrep isyanın külünde boğulsun diye. Azımsandım, azımsamadığım hayatlarda doyasıya; anımsanmadım. Sevdiğim! Bil ki yara çok bahtlar karartır durduk yere. Cehennem kafiyeli bir şiir tutuşturur aklımı. Aklım bana ziyandır, aşk dedikçe öksüren ömürde. Hercümerc bir çocukluğa kanamalı kent silueti karışır, kentin gamzeleri batar kendine. Mensur fesada en yakın hangi kalpte acırsın? Tek göz odalı acında ağlamak mı dilsizliğin? Dilini bağlar şiir, silkeleyemez ölü sözcükleri kent.

Uçurumlar tutuyor yolumu. Ben ağıtlarda besteliyorum babamın vaveylasını. Ha bire kırılıyor aynam. Benden daha suretsiz var mı esrarında ayna? Kan doğuran fırtınalarda yüzümün doğusu neresi? Karartılmış nefeslere can kusar mı parmak izim? Sevdiğim! Kentlerden geçtim, içim ben uluorta vazgeçti. Bağıra çağıra sustuklarım görmüyor beni. Şair, sen topla endamımı sus yutkunan kelamın alnından. Ne olur ver sesimi. Suskuların yüzünden kara. Ve bil ki şair, ölüm kendini aşkla ihlal edecek kadar cesur. Yalan yok kalbim tufan kadar.

SENİN KALBİN AŞK KOKUSUNU KALDIRABİLİR Mİ ŞAİR?
Sesi benliğinde kaybolan karanlığın sır seslere su düşmesiydi aşk, ah geldi aydınlandı yaralar. Sesi kanlı kafiyesine çarptı şairin. Vapurları vururken kahkahalarım ıslatıyorum martıları bağrından. Sen üşüyorsun. Deniz alnıma kayıyor birden. Bak mızıkam hala inliyor gidişlerine. Gitme diyemeyişimden öksürüyor İstanbul çatlak seslerle.

Sevdiğim! Sireti gerçektir sende gördüğüm rüyanın. Sen, gülün ve aşkın hükmünce rüyanın rüyasısın. Aşkın dininde ölümsüzlüktür sana dokunmak.
Sesin seni çığlığından tanıyor artık. Hayatsızlık bitti mi şair? Ezcümle ve bir yığın kelime… uçsuza son…

İlginizi Çekebilir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:57 .