PKK Konusunda Dönen Dolaplar Sorular Sorular
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 18-10-2007, 21:55 #1

KaLBi_MeCRuH

Foruma Alışıyor

PKK Konusunda Dönen Dolaplar Sorular Sorular



Sayın Baylar!: Aşağıdaki soruların “doğru” cevaplarını açık ve anlaşılır bir şekilde, hiçbir gerçeği gizlemeksizin Türkiye halkına bildirmekle yükümlüsünüz.

BİRİNCİ SORU: PKK kendi kendine oluşmuş bir hareket midir, yoksa bir takım derin güçler tarafından niyetli, planlı, programlı ve kasıtlı bir şekilde “fabrike” mi edilmiştir?

İKİNCİ SORU: Abdullah Öcalan’ın başlangıçta MiT’le ilgisi ve ilişiği olmuş mudur? Bu konuda çok güçlü, riyayetler, şehadetler bulunmaktadır.

ÜÇÜNCÜ SORU: PKK terörü zor veya kolay bir şekilde mutlaka bitirilebilecek iken, niçin bir takım derin güçler tarafından kasıtlı olarak uzatılmıştır (Gazeteci Avni Özgürel, Neşe Düzel’in kendisi ile yaptığı röportajda Apo’nun “Avni Bey, bu savaşı bitireni bitirirler...” dediğini naklediyor.) Derin güçler bu kârlı, bu rantlı savaşı niçin bitirtmemişlerdir?

DÖRDÜNCÜ SORU: 1984’ten bu yana PKKterörü resmi rakamlarla Türkiye devletine, ülkesine ve halkına kaç yüz milyar dolara mal olmuştur?

BEŞİNCİ SORU: Örtülü ödenekten hesapsız, kitapsız, belgesiz bu konuda kaç milyar dolar dağıtılmış ve kimlere verilmiştir?

ALTINCISORU: PKK savaşının tozu dumanı içinde, dünya çapında yoğun bir uyuşturucu kaçakçılığı, ticareti, trafiği yapılmıştır. Bir takım Kürtler ve Türkler bu yolla dehşetli zengin olmuşlardır. Bu beyaz kaçakçılığının yekun hacmi milyar dolar olarak ne kadardır?

YEDİNCİ SORU: PKK gölgesinde yapılan uyuşturucu ticareti günümüzde devam etmekte midir?: Geçmiş iktidar devrinde birileri buna göz yummuş mudur?

SEKİZİNCİSORU: PKK gölgesinde yapılan uyuşturucu ticareti ile dolar mültimilyoneri olan birkaç yüz kişinin listesini yayınlayacak cesaretiniz ve gücünüz var mıdır?

DOKUZUNCU SORU: Uyuşturucu kaçakçılığına paralel olarak PKK terörünün gölgesinde silâh, cephane, askeri araç ve gereç kaçakçılığının veya kara ticaretin hacmi kaç yüz milyar dolardır? Teröristler bu silâhları nasıl elde etmişlerdir?

ONUNCU SORU: Yukarıda bahsedilen Neşe Düzel - Avni Özgürel röportajında, PKK teröristlerinin bir ara Türkiye’nin resmi kuruluşu Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun mermilerini kullandıkları yazılıdır, bunun iç yüzü nedir?

ONBİRİNCİ SORU: 1980’lerden bu yana terör hareketlerinin yoğun olduğu Güneydoğu Bölgesinde kaç bin köy boşaltılmış, tahrip edilmiş, bağları ve bahçeleri harap hale getirilmiştir? Bu köylerden kaç milyon vatandaşımız büyük şehirlere sürülmüştür?

ONİKİNCİ SORU: PKK savaşında hayatlarını kaybeden 30 küsur bin vatandaşımızın hepsini de, yüzde yüz PKK’lılar mı öldürmüştür?

ONÜÇÜNCÜ SORU: PKK terörünün mahiyeti, bu terörün gölgesinde yapılan uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile ilgili dehşetli bilgiler ele geçiren ve bu konuda yayın yapmaya hazırlanan gazeteci Uğur Mumcu’yu, otomobiline patlayıcı koyarak kimler, hangi güçler paramparça ederek havaya uçurmuşlardır?

ONDÖRDÜNCÜ SORU: Uğur Mumcu’nun katilleri niçin hâlâ “bulunamamıştır”?

ONBEŞİNCİ SORU: Ülke içindeki, sayıları nihayet bir-iki bin olan PKK teröristleri imha edilemezken, yabancı bir ülkenin çok engebeli ve sarp bölgesindeki teröristler nasıl imha edilecektir?

ONALTINCI SORU: Devletimizin ve millî istihbaratımızın elinde PKK terörünün ABD, İsrail ve bazı batı devletleri tarafından planlandığına, mânen ve maddeten desteklendiğine dair belgeler ve bilgiler bulunmaktadır. Bunlar Türkiye halkına ve dünyaya niçin açıklanmamaktadır?

ONYEDİNCİ SORU: Tarih boyunca bu coğrafyada Türkler ve Türkleşmişler ile Kürtler İslâm bağı ile birbirlerine perçinleşmiş iken, bu bağın kasıtlı ve planlı bir şekilde darbelenmesi ve kopartılması yüzünden iki unsur arasında vahim bir kopukluk meydana gelmiştir. Bu kopukluk Türkiye’nin varlığını ve bütünlüğünü tehlikeye atmıştır. Yakın tarihte Kürtlerin yoğun oldukları bölgede binlerce medrese vardı. Bunlar niçin kapatılmıştır? Yine o bölgedeki tasavvuf tarikatları darbelenmiştir. Bunları kimler yapmıştır? Bediüzzamanın Türk-Kürt kardeşliği tezi desteklenmiş olsaydı, bu günkü vahim durum ortaya çıkar mıydı?

ONSEKİZİNCİ SORU: Türkiye’deki birtakım derin, gizli, esrarlı güçler yakın tarihimizde kasıtlı olarak Türk-Kürt kutuplaşması çıkartmışlardır. Devlet, ülke ve halk olarak Türkiye’nin yüksek menfaatlerine son derece zarar veren bu kutuplaşmayı zahiren Türk ve Müslüman görünen, gerçekte ise gizli kimlik sahibi olan bir takım “Kriptolar” mı çıkartmıştır?

ONDOKUZUNCU SORU: Türk Tarih Kurumu Başkanı Profesör Yusuf Halaçoğlu bundan birkaç ay önce, ülkemizde bir takım kriptolar bulunduğunu, bunların, bir kısmının isim listesine sahip olduğunu açıklamıştı. Sonra bu konudaki tartışmalar örtbas edildi. Bu kriptoların PKK terörünü sürdürdükleri, kışkırttıkları, bu yolla Türkiye’yi bölmek ve parçalamak istedikleri iddiası doğru mudur?

YİRMİNCİ SORU: ABD; İsrail, bazı ABülkeleri Türkiye’nin, İran’ın, Suriye’nin bir kısmını da içine alan büyükbir Kürt devleti kurulması için çalışıyorlar. Biz ise onlarla dost ve müttefik olmakta devam ediyoruz. Onlar bizi parçalamak ve bölmek istiyor, biz onlarla dostluğu, ittifakı, işbirliğini sürdürüyoruz. Bu bir intihar politikası değil midir? Bu ittifak ve işbirliğinin, bizim bilmediğimiz hikmetleri ve faydaları varsa, halkımıza anlatılması ve bildirilmesi gerekmez midir?

Politikacılarımız, büyük bürokratlarımız, medyamız Türkiye’yi yirmi küsur yıldan beri sarsan PKK terörü hususunda havanda su dövmeye devam ediyor. Dişe dokunacak, sadra şifa olacak, halkı aydınlatacak, meselenin mahiyetini ortaya koyacak bilgiler verilmiyor.

PKK hareketinin başını yakaladılar, paketleyip Türkiye’ye teslim ettiler... Asılsın, kesilsin, kazığa geçirilsin edebiyatı yapıldı. Sonra Marmara’daki İmralı Adası kendisine ikametgah yapıldı. Ve rivayete göre oradan, dolaylı şekilde hareketi idare ediyor.

Bir takım derin ve gizli güçlerin yanlış siyasetleri, yanlış stratejileri, yanlış ideolojileri yüzünden doğu ye güneydoğudaki vatandaşlarımızın “aidiyet” bağları zedelendi.

PKK terörü hakkında halkımıza, kamuoyuna doğru bilgiler verilmiyor.

Türkiye bu hareketin mahiyetini ve iç yüzünü bilmiyor.

Ermenistan’ın ve Ermeni diasporasının PKK hareketini desteklediği hususunda yeterli aydınlatma ve bilgilendirme yapılmıyor.

Bir takım geri zekalıların ve hainlerin beğendiği ve benimsediği BOP’un maddelerinden birinin de bağımsız Kürdistan devleti olduğu yeteri kadar açıklanmıyor.

Şu anda yüzlerce Türk firması, Kuzey Irak’taki Kürdistan’da yeşil Amerikan dolarları karşılığında bayındırlık ve alt yapı hizmetleri vermektedir. Türkiye’yi parçalamaya yönelik bir hareketi para karşılığında Türkiyeliler destekliyor...

Evet PKK hususunda büyük bir karanlık vardır. Bu karanlık giderilmeli, gerçekler sağlam bilgi ve belgelerle açıklanmalıdır.

Şizofrenik hamaset edebiyatına son verilmelidir.

Paranoyak komplo teorilerine karnımız toktur ama gerçek komploları bilmek ve öğrenmek istiyoruz.

Büyük Millet Meclisi’nde PKK terörü ile ilgili resmi tahkikat dosyaları vardır. Bunlarda uyuşturucu kaçakçılığının helikopterle yapıldığı yazılıdır.

1984’te Ermeni ASALA terörü aniden bitirildi, yerine sözde Kürt PKK terörü ikame edildi.

Ölü olarak ele geçirilen bazı PKK teröristleri sünnetsizmiş. Kürtler ise Müslüman’dır ve sünnetlidir. Bu garabeti kim açıklayacak?

Son söz: PKK terörünün gölgesinde yapılan uyuşturucu ticareti, silâh ve cephane ticareti ve örtülü ödenek harcamaları son bulmadık





Dinsizlerin Safsataları

BİRİNCİ SAFSATA: Din ile akıl bağdaşmaz. Toplum dine uyarsa, akıldan uzaklaşmış ve akıl aydınlığından mahrum kalmış olur.

Cevap: İslâm dini "Aklı olmayanın dini yoktur" buyuruyor. Din akıl ile anlaşılır ve uygulanır. Din akıldan üstündür, ona kılavuzluk eder.

İKİNCİ SAFSATA: Akılcılık iyi bir şeydir.

Cevap: Akılcılık (rasyonalizm) bir doktrin, bir teori, bir ideolojidir. Akıl iyi, faydalı, lüzumlu, zarurî bir şeydir.Akıllılık da iyidir. Buna mukabil akılcılık kötüdür. Akılcılık ile akıllılık birbiriyle uyuşmaz. Akılcı, akıllı değildir.

ÜÇÜNCÜ SAFSATA: Akıl ile bütün problemler, krizler çözülür, zorluklar aşılır, haysiyetli bir hayat sürülür.

Cevap: Akıl, tek başına kesinlikle yeterli değildir. Yeterli olsaydı, çok akıllı, en akıllı insanlar birbirine zıt ve ters bir sürü teori, doktrin, çare, çözüm üretmezlerdi. Akıl şarttır, zarurîdir, çok lüzumludur, lakin ona mutlaka bir rehber gerekir. O da dindir, ilâhî vahiydir.

DÖRDÜNCÜ SAFSATA: Toplum din kuralları ile idare edilirse gerilik, tembellik, karanlık olur.

Cevap: Endülüs'te çok yüksek, çok güzel, çok aydınlık bir medeniyet vardı. Avrupalılar Endülüs'e nisbeten çok geriydi. Müslümanlar, dinlerine ne kadar sarılmışlarsa, akıldan o nisbette yararlanmışlar, ilerlemişler, üstün ve vasıflı olmuşlar, başkalarından yüksek olmuşlardır.

BEŞİNCİ SAFSATA: Sekülarizmi korumak için bireylerin ve toplumun din hürriyeti, hattâ ibadetleri bile kısıtlanabilir.

Cevap: Din, inanç, inandığı gibi yaşamak hürriyeti ve hakkı, evrensel ve temel insan haklarının en önemli maddesidir. Bu hürriyet bir DEĞERDİR. Hiçbir geçersiz ve âdil olmayan bahane ve sebeple kısıtlanamaz. Sekülarizm bu hak ve hürriyetten önce gelmez. Çünkü hiçbir insan hakları beyanname ve sözleşmesinde sekülarizm evrensel bir hak ve vazife olarak zikr edilmemektedir. Din hürriyeti, başkalarının hürriyetlerine zarar vermemek maksadıyla ÂDİL kanunlarla sınırlandırılabilir.

ALTINCI SAFSATA: İslâm dini, kadın hürriyetlerini kısıtlamış, kadını ikinci sınıf bir insan haline getirmiştir.

Cevap: İki şer'î anlamıyla tesettür kadını alçaltmaz, aksine ona değer, haysiyet ve hürriyet kazandırır. Zinayı ahlâksızlık ve suç saymayan, eşlerin nikahsız yaşayabileceklerini söyleyen, kadınların -canları isterse- birçok erkekle yatarak nesebi belli olmayan çocuk doğurmak ve bunları nüfusa kendi adlarıyla kayd ettirmek hakkına sahip olduklarını iddia eden bir zihniyetin İslâm'ı anlaması ve değerlendirmesi mümkün değildir. Onlara göre tesettür bir tür köleliktir, İslâm'a göre ise kadının örtünmesi hürriyettir.

YEDİNCİ SAFSATA: Küçük çocuklara din ve Kur'ân dersi verilmesi doğru değildir.

Cevap: Türkiye devletinin de imza koymuş olduğu uluslararası insan hakları beyanname ve sözleşmelerinde "Ebeveyn (anne baba) çocuklarına serbestçe din eğitimi verebilir" demektedir. Bir anne babanın, çocuklarını küçük yaştan itibaren Müslüman olarak yetiştirmeye ve eğitmeye hakkı vardır. Buna karşı yapılan bütün düzenlemeler ve uygulamalar bir insan hakkı ihlâlidir.

SEKİZİNCİ SAFSATA: Türkler Arapça bilmiyor, binaenaleyh Arapça Kur'ân'ı anlamadan okumasınlar ve ezberlemesinler. Dinlerini Kur'ân tercümelerinden öğrensinler.

Cevap: Müslüman Türkler, dinlerini doğrudan doğruya Kur'ân-ı Kerîm'den çıkartmazlar, büyük din âlimlerinin hazırlamış olduğu ilmihal, fıkıh, ahlâk, akaid kitaplarından öğrenirler. Hem Kur'ân okurlar, hem de onun meal, tercüme ve tefsirlerini. anlamını anlamadan Kur'ân okumakta da sevap vardır, dinen iyi ve hayırlı bir şeydir.

DOKUZUNCU SAFSATA: Kur'ân tercüme edilsin ve halk kutsal kitabını anlayarak okusun.

Cevap: Her devirde Türkçe Kur'ân tercümeleri, meâlleri, tefsirleri olagelmiştir.Hele bu devirde, ihtiyaçtan fazlası vardır. Son yirmi otuz yıl içinde ülkemizde milyonlarca nüsha Kur'ân tercümesi, meali, tefsiri basılmış ve Müslümanların evlerine, özel kütüphanelerine girmiştir.

ONUNCU SAFSATA: Şeriat kötü bir şeydir, Şeriatı tutmak gericiliktir.

Cevap: Ferid Devellioğlu'nun hazırladığı Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügatta Şeriat şöyle tarif ediliyor: "1. Doğru yol, 2. Allah'ın emri, 3.Âyet, hadîs ve icmâ-i ümmet esaslarına dayanan din kaideleri." Yerli ve yabancı bütün ciddî sözlük ve ansiklopedilerde buna benzer açıklamalar bulunmaktadır. Bir insanın "Ben de Müslümanım ama Şeriata karşıyım" demesi mantıksızlık, çelişki ve saçmalıktır.Yukarıdaki tariften anlaşıldığı üzere şeriat kutsal bir kavramdır. İslâm ile şeriat özdeştir.

ONBİRİNCİ SAFSATA: Dinde ve şeriatta hurafeler vardır.

Cevap: Bunu söyleyen kesinlikle Müslüman değildir, Müslüman olamaz. Çünkü bu sözüyle dini inkar etmiş olmaktadır. Bir Marksist, agresif ve militan bir ateist, fanatik bir İslâm düşmanı böyle söyleyebilir. Zaten İslâm da onlara kâfir (gerçeği örten ve gizleyen) demektedir. Bu gibi düşünce, görüş ve inançlar sübjektiftir. Objektif gerçek, İslâm'da hurafe olmadığı, bütün islâmî hükümlerin doğru olduğu, İslâm dininin doğrunun, iyinin, güzelin ana kaynağı bulunduğudur.

ONİKİNCİ SAFSATA: Türkiye İslâm dünyasının en ileri ülkesidir.

Cevap: En ileri ülkesi sözü yanlıştır. Ülkemiz şu anda bin türlü gerilik ve kirlilik içindedir. Türkiye, öyle olması gerekirken bir Japonya, bir Güney Kore, bir Tayvan, bir Singapur olmamıştır. Toplumda yabancılaşma, çöküş, dağılış emareleri görülmektedir. Siyasî ve idarî temizlik bakımından 10 üzerinden 3 küsur notla liste diplerindedir. Üniversitelerimiz dünyanın belli başlı 500 üniversitesi listesine girememiştir. Birçok küçük ülke ve millet Nobel kazandığı halde biz kazanamamışızdır. Dünyada en fazla kara ve kirli para Türkiye'dedir. Kokuşma ve yolsuzluk korkunç boyutlara ulaşmıştır. Eğitim sistemi iflâs etmiştir. Yeni nesiller o kadar cahil yetiştiriliyor ki, atalarının mezar taşlarını bile okuyamıyorlar.Güney Kore, dünyanın en ileri ve zengin ülkelerine kendi millî ve yerli güzel otomobillerini ihraç ederken, Türkiye millî-yerli güçlü bir otomotiv sanayii kuramamış olup, yabancıların otomobillerini montaj usulü ile üretmektedir. Ve saire... Ve saire...Böyle bir durum ve manzara için "İslâm dünyasının en ileri ülkesi biziz..." diye iftihar etmek, en azından ayıptır ve gülünçtür.



Benzer Konular
  • Çıldırtan Sorular...
    Büyüyünce ne olacağına okumadan karar verme (((: . - Yahu sen inşaat mühendisiydin di mi? - Evet?? ...

  • üniversitelilere sorular sorular...
    - Ne çıkacan mezun olunca? - Gemi inşaat muhendisi. - Ha, kaptan felan yani. - Yok ebe olacaz. ..........

  • sorular..!...
    selamlar... şimdi benim bir kaç tane sorunum var. söyleyim : 1- imzamda en fazla 500 karakter sınırı var...

  • sorular...
    ----- İnanmasi güç ama asagidaki soru ve cevaplar gerçek mahkeme tutanaklarindan > alinmistir. > ...

  • KmK sOrUlAr wE CwPlLaArI...
    orta iki ingilizce sınavı soru:what is your mother's telephone number? cevap:annemin telefonunu veremem. ...


Görüntüleme:632, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:25 .