Hepsi Bu Kadar...

#1
Hepsi Bu Kadar...


Kimi zaman içimde ne kadar hüzün taşıdığımı düşünüp tasalanıyorum.
Bu hüzünlerin eşsiz buyurgan tavrı ile yemeden ve içmeden kesiliyor, çevremle olan tüm bağlantımı koparıp atıveriyorum.
Ne olacak şimdi diye düşünmeden, sessizce bir köşeye çekiliyor, oyuncak kurşun askerler gibi ne kıpırdayıp savaşa katılabiliyorum, ne içimde kararsız kararsız gezinen fırtına bulutlarını dağıtabiliyorum...

Öylesine büyük bir potada eriyorum ki, bana kalan hüzünlerin her birine ait göz alıcı enstantaneler kâh birer birer, kâh topluca etrafımda dolanıyor, yüreğimde sakladığım sevinç topunu patlatamıyorum.
İnce bir bahar yağmurunu andıran gözyaşlarıma hakim olamadan oturup ağlıyorum...
Yalan..
İçime ağlıyorum. Kimse ağladığımı duymuyor ve görmüyor gözyaşlarımı. Sessizliğim kadar nefretle çeviriyorum bütün insanlardan kafamı... Bir gemi sulara gömülüyor ardından.

Böyle günler için özel bir reçetem yok. Böyle günlerde neler yapılır, neler giyilip, nerelere gidilir? Toplum içine karışmak mı gerekir yoksa tek başına kalmak mı?
Ben ne zaman hüzünlü bir düğün töreni kıvamında asılsam yanaklarına yaşamın, oturup bir rakı açarım. Teybe bir taş plak firarisinin kasetini koyarım. Abdullah Yüce mesela... Sonra başlarım demlenmeye. Sırf hüzünlendiğim için içerim. İşte o zaman gözyaşlarım akıp, Yüce'nin sesine bulaşır, salya sümük bir oğlan çocuğu gibi yavaş yavaş yeşermeye başlar içimde bir şeyler.
Özel bir reçete değildir yine de bu yaptıklarım. Her an değiştirilebilecek yönleri bulunduğundan sadece ana hatlarıyla bir tek düzelik içerir. Hem kimin umurunda bunların bir reçete olup olmaması... Gevezelik işte...

Bugün; bu günlerden biri değil. Ne hüzünlüyüm ne hüzün rengine dönüyorum. Tamamen sancılı bir göğüs kafesim var, bir de hırıltıları kulaklarımı tırmalayan bronşlarım... Öksürük nöbetleri, dilimin bakır tadı... Başıma saplı bir ağrı. İş yerindeyim, itiraf ediyorum. Hiçbir şey yapmaya cesaretim yok. Oysa masamın çekmecesinde bekleyen bir yığın iş... Karşılığını para olarak alacağım şu saatte o parayı hak edecek hiçbir şey yapmıyorum. Geçmiş yaptıklarıma sayma âdetim de olmadığına göre bir de vicdan sızısı ekli hastalığıma. Ama bu gün ne sayıları görecek gözüm var, ne onları birbirine ilintileyebilecek bir yeteneğim.

Sus dedim artık kendime...
Yalnız,
sahipsiz ve sevgisiz hissetme!
şimdi
kaybolup giden yılların ardından
bir tek yüreğin sana kalan....

İçimi Döktüm..

İlginizi Çekebilir


#2
yureine saglik cnm


#3
gözlerine sağlık cnm


#4
Yürregine saglik cnm


#5
çok güzeldi emeğine sağlık cnm


#6
EmeGiNe saqLık cNm


#7
teşekkür ederim arkadaşlar


#8
emeğine sağlık


#9
gözlerine sağlık cnm


#10
Emegine Yüregine SaqLık..


#11
eline sağlık
cnm


#12
gözlerinize sağlık cnlarım


#13
Elinize sağlık güzel gerçekten..


#14
çok güzeldi emeğine sağlık bitanem


#15
gözlerinize sağlık cnlarım bidenelerim


#16
emeqine saqLıq ...


#17
Alıntı:
Sus dedim artık kendime...
Yalnız,
sahipsiz ve sevgisiz hissetme!
şimdi
kaybolup giden yılların ardından
bir tek yüreğin sana kalan....
hmmm qusel bır paylasım yureqıne saqlık


#18
saolun canlarım




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:57 .