EŁis; Utαncımdαn değil αslındα bu kαfαmı yerden kαldırαmαyışlαrım. Sadece boynumdaki pişmanlığım ağır ..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 29-01-2011, 12:34 #7241

EŁis

Gökyüzü Gelini






Ruhlar tükendiği vakit, haklar da kaybedilir.
Çalsın artık netameli bir cenaze için çanlar,
yakılsın artık bir ceset için onca ağıt.
Ve üzerine ihanet işlenmiş bir lahit ile gömün beni,
benden geriye kalan ne varsa yakıp...

//Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 29-01-2011, 12:35 #7242

EŁis

Gökyüzü Gelini


ıƧƧıȤ_ƛƊƛM rica ederim





Alt 29-01-2011, 12:39 #7243

EŁis

Gökyüzü Gelini


Bilirsin işte;
Aşık olmak, dokunmak gibidir
Gökyüzünde dolaşan bir meleğin
Bembeyaz tenine.
Aptallıkla, delilik arasına sıkışmış
...Dağ gibi bir cesaretle.
Bir gün o tenin, kızıl kana
Boyanacağını bile bile


Bilirsin işte;
Aşık olmak, tanrılaşmak gibidir
İki candan bir nefes üfleyerek
Bir başka can yaratmak.
Şefkat ile şehvet arasına
Yerleşmiş bir duygu ile.
Bir gün o şefkatin, şehvet tarafından
Öldürüleceğini bile bile.

Bilirsin işte;
İhanet, tanrıyı incitmek gibidir
Nasıl kırıldığının farkına varmadan
Umursamaz bir tavırla aheste,
Karşıdan karşıya geçmeye çalışırken
Şu dünya dedikleri, kalabalık caddede


Bilirsin işte;
Aşk bundan böyle
Gözünden düştü bütün şiirlerin
Otel odalarında intihar etmiş
Baba cesetler
Ceplerinde birkaç aile fotoğrafı ile
Bulunduğundan beri.

//Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 29-01-2011, 12:42 #7244

EŁis

Gökyüzü Gelini


Elleri varmışçasına yokluğun
Boğazıma atılırken geceleri
Kelimelerin hatrı olmasa
İnan ki yazmam bu şiirleri
Yağmur yağıyor, kusura bakma
...
Ben biraz ağlayacağım.
Şairler ve şiirleri, kulağını kesip
Bana biraz saygı duymalı.
Tanrının yakasından düşen
Kırmızı bir karanfil gibi
Düşerken iki yana doğru
Ah, şu narin bileklerim.
Ağzımdan bir dua çıkmaz asla
Çünkü düşmeyi ben istedim,
Yani, bir çıkmaza girmedim.
İnsanlar eder duayı
Sadece sıkıştıklarında
Akıllarına gelen tanrılarına
Eh, zaten insan da değilim
Onların gözünde
Ve tanrının birkaç kutsal sözünde.
Geçerken boğazımdan
Bilincimi de önüne katıp götüren
Bir şişe ucuz kanyak gibi iç yakan,
Soluduğum her nefes de
Katıyor önüne
İçimde saklı duruyorsa
Ne kadar fırtına ve öfke.


Elbette bu gezegende savaşlar
Çıkabilir ülkelerin arasında
Barut ve silah, bunun için var
Silah tüccarları da.
Ki, onların da çocukları var
Para harcaması gereken
Bir masumun kanından kazanılan.
Çocuklar ve anneler de ölebilir
Bir ülkenin savaşında.
Mezarlıklar bunun için var,
Mezar kazıcılar da.
Ki, mezar kazıcıların da
Pek kimsesi yoktur öyle,
Mesleğinden dolayı.
Ayrılıklar da olabilir burada,
Burası da yorgun bir gezegen sonuçta
Ki dostların avuçları, bunun için var
Yok bir günde dokunan omzumuza
Ölü olarak da çıkabilir bir adam
Diri olarak girdiği bir sevdadan.
Ki, jilet bunun için var
Ve tanrı intiharı bunun için üfledi
Bir parça her insanın ruhuna.
Zaten, tanrı yalnızken oralarda
Nasıl mutlu yaşar ki bir insan
Mutlu muyuz?
Ki zaten…

//Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 29-01-2011, 12:43 #7245

EŁis

Gökyüzü Gelini


Gözümü yumdum, usulca terk et beni….


Oyulmuş bir yaradan sızan kan gibi
Süzülerek onca çabanın arasından
...
Ağır ağır uzaklaşıyoruz bu çağdan;
Biliyorum.
Artık ölmek vaktidir gümüş kanatlı melek
Artık terk etmek vaktidir şiirleri,
Ki, adımız tekilce kazınsın mısralara
Bir ağacın gövdesinde yarım kalmış harf gibi
Bizden geriye kalan ne varsa.
Düşünceli ve derin bir ah çektiğimde.
Bil ki sen geçiyorsun aklımdan
Yaralı bir çığ gibi ne varsa altında bırakan,

Kıyametler sabah kopuyor artık buralarda
Yastığın bir tarafı ıslak,
Diğer tarafında kırışmış bir yalnızlık varsa
Sihirli değneğini omuzumdan çekmeni
Saygıyla karşılıyorum gümüş kanatlı melek
Hatta inan, ceketimin düğmelerini ilikliyorum
Hıçkırıklara gömerken adını her akşam
Güneş, Ay’ı kovalarken gökyüzünden
Gümüş kanatlı melek; ben ikimize çok ağlıyorum.

Ey ölüm; arkamdan konuşma, yüzüme bağır
Ey şair; yorma satırları boş yere, hepsi sağır.
Ey melek; kır kanatlarını yoksa sihir dağılır.


Batuhan Dedde.




'яυнєfzα. ve AraF * Bunu beğendi.

Alt 29-01-2011, 12:44 #7246

EŁis

Gökyüzü Gelini


Ağzını topla İstanbul! Ben bu küfrü hak etmedim.
En az bir vapur kadardı sadakatimiz, pür ve şık.
Ama hak etmedin sen,
yalan konuştun güneş pembe bulutların arkasındayken.
Sen kandırdın ben boğaza karşı sigara içerken.
Ve sen utanmadın bir tanrı kendini köprüden salıverirken.
Ey güzelliklerine doyum olmayan şehir!
Seni...nle konuşurken bir kere yüzüme bak,
yüzüme bak n'olursun...


//Dedde.




'яυнєfzα. ve AraF * Bunu beğendi.

Alt 30-01-2011, 12:20 #7247

EŁis

Gökyüzü Gelini


Topraktan değil senden yaratıldım ben.
Tekrar koynuna girebilir miyim bir gece yarısı intihar etsem...

//Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 30-01-2011, 12:24 #7248

EŁis

Gökyüzü Gelini


Kar yağarken üşüyorsa bulutların elleri,
ben ağlarken de ıslanmalı dudakların.
Ve neden açılmış avuçlarımı ağzımdaki haykırışlarla doldururken,
böyle sırtını döner, bir parça tanrılaştırdıklarım...

//Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 30-01-2011, 12:28 #7249

EŁis

Gökyüzü Gelini


Batuhan Dedde

Acı tat vermezdi eskiden şaraplar,
Hepsi yokluğundan belli,
Ben az evvel öldürüldüm bayan,
...
Şık katillere öykünen renkli gözlerin tarafından.

Gökhan Inesi

Öldürüldüm çocuklar tarafından,
Ve sokağını izleyip duran pencereler gibi kırıldım ölürken.
Parçalarım düşerken yerlere, ses çıkarmadım merak etme.
Nasıl olsa kelebekler öğretecek sana, kanatlanırken ölmeyi..

Batuhan Dedde

Ve kelebekler öğretecekler,
Bir gün içinde koskoaca bir ömrü görmeyi,
Kanat çırparken dört mevsime, aynı vakitte
Gözlerine düşen bir kar tanesinde ölmeyi.

Gökhan Inesi

Koca kışı eritecek kadar yangın yeri miydi gözlerin.
Kirpiklerine kar düşmüş, kırpma gözlerini dur.
Gözlerinde bahara, daha çok zaman, çok yangın var,
Ve erimesin ne olur, ağlıyorsun sanıp üşüteceğim..

Batuhan Dedde

Üşüteceğim, kalbimi ya da aklımı,
Gölgemi gösterecek fakir yüzlü çocuklar
Yokluğunla dalga geçecekler,
Kendil yoklukllarına dönüp bakmadan.

Gökhan Inesi

Fakir çocuklardan bahsetme mavi şair, yaralanıyorum.
Babasının elini öptüğünde kömür tadını alan yaraları emiyorum,
Cebine giren beş kuruşu, cebindeki delikten düşürüyorlar,
Ve o delikte sabahlıyorum geçene kadar kanamam..

Batuhan Dedde

Bana mavi şair diye seslenmeyi kes artık siyah yüzlü adam
Kaleminden kan damlıyor, şiirlerim bordoya bulanıyor
Matlaşmış bir kadeh şarap sarhoşluğu gibi bedenim.
Ve unutma ki, ben mavileri boş şişelerde terk ettim.

Gökhan Inesi
Yapma şair, gitme, acıtırsın ki gitme, hem iyi değildir gitmek.
Bir adam uyurken sol yanında alabora oluyorsun,
Bir kadını sayıklıyorsun aynı yerde dalga gibi ve şarap terletiyor seni,
Alnından ağlama şair, ne olur şair..

Batuhan Dedde
Bana şair deme, ben sadece ona aşığım
Şarap içerim, acılarımı yazarım,
Acılarımı yazarım, şarap içerim.
Yeni doğan çocukların kalbini aldırın yemin ederim

Gökhan Inesi

Kalp deme, bir adam geliyor aklıma, uykularım bölünüyor.
Kaldırımlar geliyor aklıma ve bir şairin,
"Kaldırımlar üzerime yürüyor" demesi sızlatıyor ciğerimi.
Kalp deme, kana kana kaybettiğim şeylerden bahsediyorsun..

Batuhan Dedde

Uyku nedir siyah yüzlü adam?
Hani şu, çok zaman önce beni terk eden
Ölümün tembel kardeşi mi?
Şahit olur mu üzerime basan kaldırımlara horozların şehri

Gökhan Inesi

Uyku nedir bilir misin şair,
Hiç beceremediğimiz iş o bizim.
Şahitler şehirler olmasa da,
Şehirler gibi ölümüne şahidim senin ve gömemedim titredim.
Hadi şair ölmeyelim, aynı yastığa başımızı koyup,
Gövdemizi kaldırıp gidelim...

Batuhan Dedde

Bırak beni siyah yüzlü adam, ve şair demeyi bana
Ben ki karşında değilim, farklı bir şehirdeyim aslında
Hadi, bir mısrada devir beni,
Bir kürek toprak da sen at mezarıma

Gökhan Inesi

Bağışla, toprak atamam yüzüne,
Atamam usta, böyle bir çiçek yakışmaz bu toprağa.
Çok gürültü yapıyor bu duvarlar, titriyorsun yağmur görmüş toprak gibi.
Sırtımı duvara dayıyorum bir çocuğun ağzını kapatırcasına affet,
Kırılırken ses çıkarmasın...

Dedde ; Allah şarabın belasını versin hacı.
G.Inesi ; Amin.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 30-01-2011, 12:30 #7250

EŁis

Gökyüzü Gelini


Kolu alçıda bir çocuktur bu şehir içinde sen yoksan eğer.
Seni işaret etmiyorsa mısraları,
şimdi bütün şiirler intihar eder.
Ve, kimselere söyleme.
Ben seni yazarım, onlar şiir zanneder….

//Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 30-01-2011, 12:31 #7251

EŁis

Gökyüzü Gelini


Kırık bir kemanmışçasına,
Dudaklarımdan gamlı
Notalar damlıyor
Her ‘imdat’ çığlığımda.
Sanki dikenli bir telim,
...
Dokunsan,
Kan dolacak avuçlarına.
Zamanın gri ve mat
O akıl almaz gölgesi
Islak bir duman gibi
Yapış yapış düşerken koynuma
Biraz daha şehit veriyorum
Ürkmüş çocuk yanlarımı
Seni özleten bir şarkının
Kurduğu haince pusuda

Yüreğini, hissizlik kuşatırken
Hiç düşündün mü,
Bana doğru gelmeyi
Yelkenlerini özlemekle doldurmuş
Işıkları titreyen bir gemi gibi.
Haberin olsun,
Burada kelimelerin kalbi kırıldı
En başı, sevmek çekiyor.
Haberin olsun,
Şiirler yoğun bakıma kaldırıldı,
Sana dair kelimeler can çekişiyor.
Ben seni özlüyorum,
Özlemim can çekişiyor.
Bundan haberin olmasın
Nasılsa,
Bensiz de yaşayabiliyorsun,
İşte bak,
Bunu kalbime söyleme sakın,
Bundan onun haberi olmasın.
Hepimiz ölürüz.
Hepimiz düşürülürüz kağıtlardan
Birer kelime fazlalığı gibi.

Avuçlarını sımsıkı kapa,
Hayatımın geri kalanı,
Avuçlarını sımsıkı kapa…
Rüzgâr geliyor,
Rüzgâr bilmediğim
Bir yönden esiyor.
Beni, onlara

Rak
M
a.

Batuhan Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 30-01-2011, 12:33 #7252

EŁis

Gökyüzü Gelini


Nasıl hazin şeyler şu yaşadıklarımız
Aynalarda gözlerimizin
Ardından yüzümüze bakan
Şu ucube yabancı da kim?
Ya akordu bozuk bir klarnetten
...
Çıkarcasına sağır edici
Bu çığlıklar da neyin nesi?
Bahşedilmiş hayatlar mı
Bu yaşadıklarımız
Yoksa üzerimize devrilen
Bir bedel mi,
İnsan olmak suçunun
Cezası olarak bir pranga gibi
Ayaklarımıza vurulmuş.

Ya da;
Asıl mesele, yaşıyor muyuz?
Yarım yamalak nefeslere özenip
Yorgun atan kalpler,
Tüketilmiş bedenlerle
Birleşiyorsa,
Aynalarda gören göz değil,
Her görüşümüzde
İlkmiş gibi ürperten bir yabancıysa
Ve yine aynalarda görünen
Surat değil,
Bir gölün kurumuş yatağıysa,
İşte o dakika anlıyorum ki
Bir zamanlar aşk uğramış
Şu canlıları taklit eden kadavraya.

Nasıl hazin şeyler bu yaşadıklarımız
Biz mi tercih ettik,
Şaraba şiiri katık edip,
Geceleri kendimize haram kılmayı
Ve her gece milyon kere,
Kendimizi başımızdan vurmayı.
Nasıl yalnız şeydir şu hazinlik,
Nasıl hazin şeydir şu yalnızlık.
Nasıl yalnızız
Nasıl haziniz,
Nasılız,
Nasılsınız.


Batuhan Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 30-01-2011, 12:34 #7253

EŁis

Gökyüzü Gelini


Tiksindiriyor beni bu ayrılık, korkutuyor, ürpertiyor.
Benim kadar dişleri var, sanki yutacak, sanki parçalayacak bedenimi.
Üstelik ağzı da sen kokuyor...

//Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 30-01-2011, 12:52 #7254

mkoffical

Yeni Üye

harikaaa hepsii





Alt 03-02-2011, 15:04 #7255

EŁis

Gökyüzü Gelini


Geceler yırtıldı koynumda,
usulca diktim tenimden söktüğüm damarlarla.
İşte ondan hep bu geceleri kan kokusu, ölüm korkusu.
Sol cebimde kimsesizliğin buruşturulmuş naif yüzü.
Altı üstü bir ölüm,
bu mu durduracak ruhumda ki krizi?
Benim sorunum ölümle değil, herkes ölür.
Benim sorunum kendimle.
Ölürsem, kolpa da olsa herkes üzülür...

//Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Alt 03-02-2011, 16:32 #7256

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Bir tat aldım
Arının balı gibi,
Bir tat aldım,
Annenin yavrusu gibi,
Bir tat aldım,
Aşkın sevginin büyüsü gibi!
Ve sana sevdalandım
Sonbahar hüzün..
Sonbahar son sevdadır
Sonbaharda da aşk olur
Aşık olmak ilk baharımdaydı.
Varsın yaprak sarı olsun.
Başakta sarı değimli?
Yaşımız gelmiş elliye.
Olsun sevdaya zaman mı gerek.
yazla birlikte kazıya başlıyorum.
Yüreğim tohum ekmese de.
Ekin biçme sekte.
Meyveye durmuş gönlüm.
Aşk gelmiş dayanmış kapıya..
Sevda gibi sevgi gibi,
Belki düş olmaz
Belki bu sefer kış olmaz.
Umutlar bitmeden.
Dalında kırmızı gül gibi.
Aşık olmalı …




AraF * Bunu beğendi.

Alt 03-02-2011, 16:32 #7257

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

yaşam istiyorum
hiç yaşamamış
hiç yaşam görmemiş gibi
sevgi
barış
istiyorum yanında

ekmek istiyorum
hiç yememiş
hiç ekmek görmemiş gibi
ağız tadı
istiyorum yanında

aşk istiyorum
hiç olmamış
hiç aşık görmemiş gibi
el tutmak
saç okşamak
öpmek sevmek koklamak
başka bir şey
istemiyorum yanında

yaşam
sonra ekmek
sonra aşk istiyorum

çok mu istiyorum?





Alt 07-02-2011, 22:20 #7258

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

yine kapıLdım rüzgarına 'aşk..'
sürükLeniyorum seninLe beraber.. her gittiğin yere bende geliyorum peşinden..
gözüm görmüyor hiçbir şeyi.. akLım yerinde değiL sanki..
bu ben 'ben' değiLim yine.. duymuyorumgörmüyorum senden başkasını 'aşk..'
sadece sürükLeniyorum ben de seninLe..


yine bir imkansızın ardından uLaşamayacağım hayaLLer yoLundayım..
eLim koLum bağLı sanki.. karşı koyamıyorum içimdekiLere..
her geçen gün daha da bağLanıyorum sana.. her geçen gün biraz daha hapsediyorsun beni kendine..


duruLmuyor DeLi YüreĞim..
yaşadıgı acıLardan der aLmak yerine daha büyük acıLara doğru gidiyor..
o hep en büyük acıyı çekiyor her biten sevdanın ardından..
ama akıLLanmıyor..
zoru seviyor..
imkansızı seviyor yüreğim..
boyundan büyük seviyor hep..

o yüzden hep acı çekiyor çekiyor..

şimdi yine kapıLdı gidiyor zorLu sevdaLara..

durduramıyorum..
aLıkoyamıyorum bu yüreği senden..

sana akıyorum AŞK!

her gün adım adım sana geLiyorum..
Alıntı





Alt 10-02-2011, 10:51 #7259

ĜΧЄмĿî ρЄяî

Yasaklı Üye

EŁis; Utαncımdαn değil αslındα bu kαfαmı yerden kαldırαmαyışlαrım. Sadece boynumdaki pişmanlığım ağır ..





Alt 19-02-2011, 10:17 #7260

EŁis

Gökyüzü Gelini


Clementine, seni özlüyorum
Üşümek gibi özlüyorum geceleri
Titrerken bir meleğin o soğuk nefesi
Yıldızlar sana neler söylüyor hala, bilmiyorum.
Buralarda yağmurlar yağıyor bir garip şekilde
...
Boynumda Cezayir Menekşesi ile uyanıyorum sabahları
Tanrım, ya Clementine çıkıp gelirse.
Açtığımda gözlerimi yine, puslu, soğuk ve yalnız bir güne
Bir parça daha içimde batıyorsun kalbi kırık,
Bütün yolcuları özlemekten gebermiş bir gemi gibi
Sana bir şeyler söylemeliyim Clementine,
Boynu bükük buğdaylar gibi sessizce,
Ölmek gibi sinsice izlerken seni, yitip gitmek gibi bir çaresizlikle
En çok seni özlüyorum Clementine, aklıma bir şiir düştüğünde.
Kaybolup gitmeliydim kimsesiz bir piç gibi
Ah, şu en güzel yüzlü efsanem olan esmerliğinde.
Sana iki yüzlülüğümden bahsetmeliyim biraz,
Yüzümdeki maskeleri çıkartıp, itiraf etmeliyim
Politikacıları yeryüzünden kazıyacak gerçek yüzümü
Kaç kadını aldattım seninle, kaç aynayı parçaladım
Seni görmeyeyim diye, cinayete benzer bir krizle.
Ben, kaç kez daha aldatacağım kendimi,
Kaç kez daha ihanet edeceğim gözlerimin içindeki yüzüne
Hiç bilemem.
Sanırım, tanrının da düşünmesi gerek biraz, zihnini kurcalaması
Senin yıldızlı akşamlarda, gri gündüzlerde içimi kurcaladığın gibi
Bilirim, bilirsin kendin kadar duru şiirleri ne kadar sevdiğini
Ve bilmezler, bilmezsin sana yazdıklarımın daha çok kutsal ayetlere benzediğini

Clementine;
Yokluğunu yanyana koysam,
Buradan Allah'a yol olur uzun ve ince
Ben yürüyemem, ayaklarım kırık hayallerim gibi
Ne gündüzleri ne de gece.
Seni özlüyorum bir garip şekilde
Çığlık atar gibi ciğerlerim parçalanıyor aldığım her nefeste
Senden, sevdadan değil bu yüzümdeki yara izleri
Yemin ederim, seni sevdiğim gibi.
Birtek gecelere fısıldadım ben, senin olmadığın zamanlarda
Kalbimden çıkartırken timsahların dişlerini.
Özlüyorum seni;
Yani, çok özür dilerim ama,
Allah alsın böyle senden bir türlü vazgeçmeyen şu kalbimi.


Batuhan Dedde.




AraF * Bunu beğendi.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:13 .