#4001
Seni düşünmek güzel şey
ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey.
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum...



#4002
Yitirdim umut kırıntılarımı
Sevgimi, neşemi, bütün varımı
Çaresiz bir yokluğun içindeyim
Gömdüm içime yıkıntılarımı
Arıyor bir yarım öbür yarımı



Ne bir anlayışlı el,ne bir dost bakış
Biraz ümit,biraz hayal sonra aldanış
En güvendiğimiz tepelere kar yağmış
Deniz o deniz değil,dağlar o dağlar değil...



En ağır işçi benim;
Gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum.



Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde
Cümle düşmanlarımı affettim
Yediğim meyvalardan
Kokladığım çiçeklerden af diliyorum



Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden



Nice nice acıları aklına getir
Bunca yoksulluğu aklına getir
Gözyaşlarını aklına getir
"GİTME KAL" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
Gitme aklına getir



İstemem söyleme bir tek kelime
Sen de eller gibi adımı unut
Değmesin artık hiç elin elime
Sar yeni aşkını benim yerime
Sen de eller gibi adımı unut...




Beni ta kalbimden vurdu gidişin,
Bütün umutlarım ağır yaralı.
Aklımdan çıkmıyor veda edişin,
Büyün duygularım ağır yaralı.




Dün gece uzun uzun
Seni andım ağladım.
Sonu yok yolumuzun
Ona yandım ağladım.




Yıldırımlar düştü güvendiğimiz dağlara
Hep boş çıktı sarıldığımız eller
Hep taş çıktı inandığımız kalpler
Kaç kez sırtından vuruldu hayallerimiz
Kaç kez yıkılıp kaldık köşe başlarında
Kaç kez delik deşik oldu yüreğimiz




Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kendimi
Kim ne derse desin!
Tahammülüm kalmadı artık
Bıktım seni sensiz yaşamaktan
Nasılsa döneceğin yok senin
Çıldıracağım bu gidişle
Allah kahretsin! ..



Hangi masaya otursam
Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme
Vazomda hep senin sevdiğin çiçekler
Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar
Senin doğumgünlerini kutluyorum senden habersiz
Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için
Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem
Ecel gibi peşimdesin..



İşte böyle bir sevda benimkisi
Bu zamanda, bu devirde
Haklısın adam olacağım yok benim
En güzeli artık son vermek bu hayata
En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi
Ya da en yüksek tepelerden
En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi
Ama içimde sen varsın
Ya sana bir şey olursa?



Şimdi bir kır kahvesinde olsaydık seninle
Yine aynı masada yine aynı köşede
Yeniden düşler kursaydık seninle
Dağlar gibi sıra sıra
Ve yeniden yaratsaydık kendi dünyamızı
Ve de birlikte söyleseydik ikimizde kendi şarkılarımızı
Meydan okuyup ayrılıklara
Hem de teslim olmadan
Yıllara, yollara, yalanlara..



Şimdi bir düşün
Kim itti bizi bu kör olası ayrılığa?
Kim itti bizi bu pişmanlıklar denizine?
Kim yaktı bizi kim?
Hem de sırtımızdan vura vura
Görüyorsun değil mi görüyorsun
Bir ikimiz sığamadık bu koca dünyaya..



Yorgun bir hasretle dönersen bir gün
Beni burda değil kalbinde ara! ..
Ne kadar yıkılmış olsan da o gün
Beni bende değil kendinde ara! ..


#4003
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne şiirler dökülür dilimden
Ne romanlar akar ellerimden

Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne sevda masalları okurum gözlerinden
Ne satırlar keser kağıtları

Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne satırlar keser kağıtları
Ne kağıtlar kabul eder mürekkep damlalarını

Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Durur yaşlı dünya
Kalırım ansızın
Bakışlarım
Bakışlarında

Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Anlatamam sana
İçimden geçenleri
Hoş..
İçimden kopan binbir fırtına
Ne kelimeler yeter anlatmaya
Ne kalemler yeter yazmaya

Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Neler dökülür dilimden
Bir an bile düşünmeden

Hani olur ya
Bir gün çıkıp gelirsen
İşte o zaman durur zaman
O zaman konuşur kelimeler
Durdukça dudağımda dili tutulan

Hani olur ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne kader alabilir seni benden
Ne sen

Hani olmaz ya
Bakarsın olur
Olurda gelirsen
Vazgeç gözlerimden vazgeçebilirsen
Hani olurda olmazsa
Yani gelemezsen
Bir sevda yaşı süzülür gözlerimden

Hani olurda gelirsen
Ya da olmazda gelemezsen
Hep bir damla yaş olur
Süzülür gözlerimden
Gelsen mutluluk
Gelemezsen umutsuzluk olur adı

Hani olur ya…
Belki de olmaz…
Belki de dolmaz zaman
Belki de doldu zaman
Aman yar
Durma çık gel
Seni bekleyen satırlara
Sana damlayacak parmaktaki kanlara inat gel
Durma
Çık gel
Gel ki yazsın kalem
Gel ki dolsun satırlar
Gel ki
Gel ki dursun gözümdeki ince yaşlar
Bir geliş ki duran hayatlar yeniden başlar
Gel yar
Gel…

__________________


#4004
Akşam erken çöker yalnızlığıma
Sokak sokak gezer ararım seni
Hasretin gönlümün yangınlarında
Alev alev yanar ararım seni




Her seven sonunda düşüyor derde
Bu aşk kitabının yazanı nerde
Bir aşık inandı.. çok sevdi diye
Terketmek kanun mu aşk kitabında?




Nereden bilecektin seni sevdiğimi
Hiç fısıldamadım ki kulaklarına aşkımı
Senin için
Günlerce gecelerce ağladım
Nereden bilecektin
Hiç silmedim ki yanında gözyaşlarımı..




Kalbimde arama eski yerini
Sen gözümden akan sele karıştın
İstesem de artık sevemem seni
Hasret rüzgarına yele karıştın..




Kırılan kalbim var dinmez bir kini
Ömrümce sürecek aşka yemini..
Kavuşmak imkansız artık sevgilim
Dönüşü olmayan yola karıştın..




Ayrılık kapıyı çalıyor açma
Biraz daha düşün zamanımız var..
Ne günler yaşadık bak sayfa sayfa
Seninle yazılmış romanımız var..



Gönül kapısından hemen uçma dur!
Selamsız vedasız böyle kaçma dur!
Bilinmez yerlere yelken açma dur!
Seninle mutluluk limanımız var! ...




Bir anda yokuşa çevirme düzü
Dargınlık bir aşkın tadı ve tuzu
Hatırla Tanrıya verdiğin sözü
Ayrılmak yok diye yeminimiz var...



Gezdiğim her yerde hatıran dolu
Bilmem ki ben nasıl unutacağım
Ne yazık bu aşkın yok başka yolu
Yarın bu şehirden ayrılacağım




Aldırma görürsen yaşlar gözümde
Şarkımız olacak yine dilimde
Mektubun cebimde, resmin elimde
Yarın bu şehirden ayrılacağım..



Ayrılık çanları çalsa ansızın
Elveda sevgilim diyecek misin?
Önünde diz çöksem, gitme kal desem
Bakmadan ardına gidecek misin?




Ayrı yönde akan ırmaklar gibi
Dalından uçuşan yapraklar gibi
Ümitsiz, çaresiz aşıklar gibi
Kalbinden aşkımı silecek misin?
Son ümidi yere serecek misin?



Kendini boş yere teselli edip
Sevdadır nasılsa geçici deyip
Yaşlı gözlerini gizlice silip
Bakıp da yüzüme gülecek misin?



Haklısın, aramızda dağlar, denizler var,
Haklısın, aramızda uçurumlar.
Senin sevdaların, üç günlük masal,
Benim sevdalarım, Allah'ına kadar.




Elma şekeri mi sandın aşkı,
Ne şiirin şiir, ne şarkın şarkı.
Hele bir kırılsın, hele bir kırılsın feleğin çarkı,
İşte ben o zaman görürüm seni.




Halâ tahta masalara yazıyorsam adını,
Aşk kitaplarında arıyorsam tarifini aşkın,
Kahır mektuplarında yeniden buluyorsam seni,
Islak mendillere siliyorsam gözyaşlarımı,
Eyvahlar çekiyorsam her biten aşkın ardından,
Bana sor yalnızlığı..


#4005
Aşkımdan armağan her satır sana
Maziyi yeniden yaşatsın sana
Nasıl sevdiğimi anlatsın sana
Sana bir sitem var her bir sözümde..



Bu gece dokunsalar ağlayacağım
Bu gece bağrıma taş basacağım
Bu gece sen konuş ben susacağım
Bu gece gidiyorsun çıldıracağım



Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözleri kal diyor dudakları git
Bakışın anahtar gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git



Ayrılık dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git



Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenilmeyeceğim
Çözemedim seni çıldıracağım
Gözlerin kal diyor dudakların git




Duvardan insin mi resimlerimiz
Yabancı olsun mu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor dudakların git





Ömrümün en güzel senelerini
Alıpta gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen




Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var




Unuttun mu diye sorma
Unutamam ceren gözlüm
Sitem edip gönül kırma
Dayanamam ceren gözlüm




Sen ufkuma doğan güneş
Sen gönlüme düşen ateş
Burcum bile burcuna eş
Bahtımdaki uğurumsun
Gönlümdeki gururumsun
Sen yarınım..umudumsun.




Seni yazdım hayatıma
Gönlümün her sayfasına
İnan senden başkasına
Sarılamam dayanamam



Islanırsa eğer gözün
Yüreğime çöker hüzün
Ne olursun gülsün yüzün
Sen gözümde tüten duman
Sen vardığım en son liman
Sen Tanrı'mdan bir armağan
Sini unutmam ceren gözlüm



Aldattılar
Ümitlerimi, hayallerimi
Özlemleri, düşlerimi
Parça parça
Kopardılar! ..
Sonra unutulduğuma inandım
Sevdiğimden ayırdılar.



Kendilerini hep "çok" bizi hep "yok" saydılar.
Ve sonra kuyruklu bir yıldız gibi kaydılar, kayboldular..



Kimbilir ne kadar güzelsin bugün
Benden uzaklarda doğum gününde
Hatırla ne kadar mutluyduk canım
Seninle geçen yıl doğum gününde



Kim derdi sonu bu öyle bir aşkın
Belki kurumuştur çoktan gözyaşın
Kutlu olsun sana bu yeni yaşın
Bana da sensizlik doğum gününde


#4006
Böyle sürüp gitmemeli bu sevda
Seni sensiz yaşamamalıyım günler boyu
Avunmamalıyım hayalinle saatlerce
Sana böyle yakınken!



Her gece ıslanmamalı yanaklarım
Şarkılarda bulmamalıyım kaderimi
Göz göz olmamalı yüreğim
Seni beklerken!



Gel! En tenha saatlerde çık sokaklara
Yalnız ol! Beni bekle! Dertleşelim seninle
Bitmeli bu hüzün, bitmeli bu keder
Mutluluk varken! ...
Bak! Gökyüzü mavi, yapraklar yeşil
Bu mevsim bir daha gelecek değil
Ayrılık mı?
Yakışmaz bize..



Eski bir gemiye yükler gibi ayrıldım duygularımdan
Vedalaşmak çok zor inan ümit vaad eden yarınlarımdan
Herşeye sünger çektim bir seni çıkartamadım aklımdan
Bir kere daha bak gözlerime son bir kere daha.



Ekmeğin tadı yok mavi gökyüzü kayıp
Belki hiç umursamadın beni yanlış tanıyıp
Mesafeleri çiğneyip de gururunu arkana alıp
Bir kere daha konuş benimle



Hayallerim pusu kurup aklımı tuzağa düşürse de
Bu hatıra seni yaşatıp beni hergün bitirse de
Çok sıkılabilirsin canın gitmek istese de
Bir kere daha kal yanımda son bir kere daha.



Ben bu garip yeryüzünde
Garibansam suç benim mi
Gece gündüz dertli dertli
Geziyorsam suç benim mi
Bir dostum yok sorulayım
Sevdiğim yok sarılayım
Kime kızıp darılayım
Kimsesizsem suç benim mi



Her gün yeni bir yangında hayatım
Acılardan acılara sürgünüm
Sende başlar sende biter isyanım
Yalnızlıktan yalnızlığa sürgünüm



Ateş olsan duman olsan kar etmez
Giden gider yollar geri getirmez
Bu talih de seni bana yar etmez
Ayrılıktan ayrılığa sürgünüm
Işık seçtim gözlerini gönlüme
Yorgan gibi çekip gittim üstüme
Kimliğimden adresimden kime ne
Sokaklardan sokaklara sürgünüm



Değişen ben miyim öyle
Ben miyim eski sevdalara mendil sallayan
Şu eller
Şu gözler
Şu kalp benim mi yoksa
Ya şu gülen adam ben miyim? ..
Demek ki unutmuşum



Ağaç ağaca benziyor artık
Deniz denize
Çiçek çiçeğe
Şiirler yazmıyorum artık bak
Gözlerinin güzelliğine...
İyi seni unutmuşum !



O senli yıllara bir çizgi çekip
Gönül defterini kapattım işte
Hasretle yanmaya değmezsin deyip
Gözümde yaşları kuruttum işte



Şimdi bu pişmanlık bimem ki niçin
Kaybeden sen oldun yan için için
Unutmaz demişsin sen benim için
Aldandın sevgilim unuttum işte
Sevgisiz yanar mı sevda ocağı
Belliydi bu aşkın yok olacağı
Söndürdüm içimde o yanardağı
Yaralı gönlümü avuttum işte..



Saatler sabahı çalıyor yine
Bir gece lambası bir ben uykusuz
Kulağım hep senin ayak sesinde
Bir şu kaldırımlar bir ben uykusuz



Yaralı yüreğim her an pusuda
Şafakla dönersin hani olur ya
Şimdi bütün şehir derin uykuda
Bir şu yaralı gözler bir ben uykusuz



Bir tek o şahitti son akşamında
Yeniden yanarım her yanışında
Ben gibi kimsesiz köşe başında
Bir sokak lambası bir ben uykusuz
Nöbetteyim sokaklarda
Gözlerim hep şafaklarda
Sense benden uzaklarda
Bir gece bekçisi bir ben uykusuz.


#4007
Gitme


sırası kalbine geldiğinde
Alır kalemi susa susa yazarsın,

Dert bu ya, söyletir
Herhangi bir gecenin koynunda

Suyla ihanete uğramış bir kadeh rakı varsa,
Nefretle aşkı meze yapıp yuvarladın mı dibine,

''Gel aaafim gel'' diye bir şarkı
Düşmez insanın diline
''Hiç bir yara hiç bir zaman tam olarak iyileşmez''
Derken haybeye konuşmamış Yılmaz Abi

Sen kalbimden geçtin,
Sırtımı parçalayıp çıkan kurşun misali
Sen bana benimle ihanet ettin!

Gözlerinde beş vakit aşk kılmaya niyetlenmiştim oysa
Ama herşey birbirinin aynısıBu şarkıya ağlamıştım daha önce mesela,
Kendimi şarkılara, rakıya ve hüzünlere vurmak,

En nadide alışkanlık bünyemde
O gün de böyleydi işte,

Birileri kapımdan inadına yeni bir gece daha atarken,
Yapmayın diye avaz avaz susmuştum,

Sonra sen gitmiştin,
Ben çaresiz
Hayat işte

Başımı ellerimin arasına alıp,
Ne yapsam başa çıkılmayan silüetin cebimde,

Cebin ve cepkenin delik olmadığı aşikar üstelik
Bir nevi yürünmüyor yüreğimde eski sen'lerin leşinden
Ahh içimdeki kamyon

Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık,
Zamanlar haindir ama,

Sen yine de en güzel anılarımızı
Kap gel yanıma demeyeceğim,

Yüzündeki pavyon sarışını ihanete sövmeyeceğim,
Ömrümden düşe kalka sildin kendini

İşte bu yüzden suskunken çıldırmayı biriktirmem,
İşte bu yüzden kalbim kalbinin kapılarını çarparak gitmek

İstiyor şimdi!




Ellerin aşkı kaçmış senin gözlerine
Bu defa ''bana'' müsade...


#4008
Bu şehirden
Bir otobüse binip gittim
Yollar uzadıkça
Kederim attı
Çünkü sana olan mesafemde arttı

Otobüs karanlık
Radyoda çoktan unuttuğum bir parça çalıyor
Hafif hüzünlü
Oda seden bahsediyor

Sonra biraz dalıyorum
Gözlerimi açtığımda
Küçük bir çocuk bana bakıyor
Henüz yaşını doldurmamış
Seni hatırlatıyorum kendime
İnan
En az sen kadar masum

Gittikçe gidiyorum
Biliyorum
Bitiyorum
İsmail'le dertleşiyorum
Hoş ya
Oda anlıyor halinden insanın

Başımı cama dayayıp karanlığı seyrediyorum
Akıp gidiyor zaman
Akıp gidiyor yollar
Ve içimden hiç sebepsiz kanıyorum
Suretin görünüyor otobüsün camında
Seni hatırlatıyorum kendime
Ben gidiyorum...


#4009
Beni cennet kabul etmese de
Dünya dönmekten vazgeçse de
Sen beni hiç sevmesen de
Ben yine hep seni seveceğim

Aşkınla divane olsam da
Beni sensiz bıraksan da
Aşkınla yanıp kavrulsam da
Ben hep SENİ SEVECEĞİM...!


#4010
Seni içiyorum her yudumda
Sesin çınlıyor kulaklarımda
Dışarıda rüzgar
Seni getiriyor sanki bana
Ve gece, zifiri karanlık ;
Umutsuzluk, yalnızlık
Çok dokunuyor bana
Sıcacık ellerini arıyorum o anda
Bakıyorum ki yoksun yanımda
Düşünemiyorum sensiz bir yaşamı
Yıldızsız geceye benziyor
Ya da yapraksız bir ağaca
Bu gece bulutlar bile ağlıyor
Ayrılığımıza
Göz yaşlarım yağmur olup,
Akıyor sonsuzluğa
Sana ulaşır belki diye
Rüzgarla konuşup dertleşiyorum
Bana kokunu getirsin istiyorum
Sesini kulaklarımda hissedip
Ömür boyu mutluluk düşlüyorum
Birden soluyor tüm hayallerim
Elimden düşüyor resmin
Meğer yalanmış hep sözlerin
Tutunduğum dal kırılıyor o zaman
Sonsuz bir boşluktan düşüyor
Bir uçurumun dibinde buluyorum kendimi
Sen , sen ise;
Fırlatıp atıyorsun , elindeki kalbimi!...


#4011
Seni izliyorum sokaklarda
Her köşe başında sen varsın
Sokak lambaları gülümsüyor odama
Sanki elimi tutmuşsun yanımdasın.

Seni izliyorum boş şehirlerde
Yere inen her damlada karşımdasın
Sensiz korkuyorum gecelerde
İniltiyle söylenen bir aşk şarkısısın.

Seni izliyorum yıldızlarda kumsallarda
Rezilce yaşayan bir aşk kadınısın
Arıyorum artık seni yalanlarda
Çürümeye yüz tutmuş bir kitapsın.

Seni izliyorum geçmişimde geleceğimde
Kendimi bulduğum eski bir aynasın
Yüzüm kırık dökük çehrende
Ağlayan gözlerimde sen varsın.

Seni izliyorum sensiz düşlerimde
Sana senden uzak bir mira'ya aşıksın
Bir sevda kokusu tütüyor türkülerde
Bırak o türkü yokluğunla anılsın.

Seni izliyorum şu gök kubbede
Azrail çabuk kananlardansın
Bir avuç toprağın var ellerinde
Sessizce bir ıslık çalmaktasın.

Seni izliyorum uzaktan gizlice
Her başımı kaldırdığımda gözlerime dolmaktasın
Gözyaşlarım usul usul yağıyor sensizliğe
Elimde zorla alınmış bir oyuncağımsın.


#4012
Deli dolu geçtik ateş hatlarından
Sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde
Sevdikçe korktum
Korktukça daha çok sevdim
Er geç birbirini boğacaktı bu duygular, biliyordum
Neden sonra farkına varıyor insan
Ayağına takılan bütün taşları
Yoluna kendi döşediğinin

Senin yarınlara inancın benden yüklüydü
Daha cesaretliydin
Planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar
Er geç açacaktı, biliyordun
Deli sevdalı çocuk ruhumun
Nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı
Değersiz değerlere sırt dönmüş, güvenli saflığında
Bir sonsuzluk buldun kendine
Ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza
Sonra birden
Yeşil bir kentte
Ilık bir yaz gecesine astın beni

Sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi
Ödedim
Cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü
Son sözün
Ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim
Geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim
Anılar kemirdi yüreğimi
Felç oldu hislerim
Zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden
Tek bir saniye bile süzülmüyordu
Ters çevirmeye cesaretim yoktu
Çünkü yeniden başlayacak bir hayatın
Korkağı olmuştum

Aşkların sonrasında hüzün vardır
Ya sen hüznü boğarsın
Ya da hüzün seni boğar
Ama birisi kanatlarını kırarsa eğer
Yaralı kuş rolüne soyunacağına
Yürümeyi denemelisin
Hayata dönmelisin

Bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü
Ve sonunu infaz ediyordu içimde
O gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer
Ölen ben olurdum
O gece
Hayatın lekesiz bir anında
Seni intihar ettim
Şimdi katil benim

Artık güncemde bir boşluksun
Yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun
Ve sana ait sandığım her şeyin
Aslında benim olduğunu öğreniyorum
Hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin
Kendimi keşfettikçe
Seni kaybediyorum
Ve ufkuma sensizliği
Korkusuzca geriyorum


#4013
Bitmeyecek biliyorum,
Dönmeyecek yolcuların ardından
Dökülen mısraların açtığı derin izleri
Unutmak zorunda kalanların çilesi
Bu sızı dinmeyecek.


#4014
Çıkmaz sokakta yol bulamadım
Gözlerim yandı ağlayamadım
Bir kara sevda vurdu başıma
Nerdesin sen, kimdesin sen
Ben soramadım

Nerde başladı nerede bitti
Kavuştum derken hasreti geldi
Bu benim değil aşkın kaderi
Ayrılıktan gözyaşından
Başka ne sanki

Sevgiden yana şansım olmadı
Kötüden başka dostum olmadı
Sen de yoksun, bilmiyorsun
Halim kalmadı


#4015
Seni düşünmek güzel şey
ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey.
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum...


#4016
Yitirdim umut kırıntılarımı
Sevgimi, neşemi, bütün varımı
Çaresiz bir yokluğun içindeyim
Gömdüm içime yıkıntılarımı
Arıyor bir yarım öbür yarımı



Ne bir anlayışlı el,ne bir dost bakış
Biraz ümit,biraz hayal sonra aldanış
En güvendiğimiz tepelere kar yağmış
Deniz o deniz değil,dağlar o dağlar değil...



En ağır işçi benim;
Gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum.



Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde
Cümle düşmanlarımı affettim
Yediğim meyvalardan
Kokladığım çiçeklerden af diliyorum



Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden



Nice nice acıları aklına getir
Bunca yoksulluğu aklına getir
Gözyaşlarını aklına getir
"GİTME KAL" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
Gitme aklına getir



İstemem söyleme bir tek kelime
Sen de eller gibi adımı unut
Değmesin artık hiç elin elime
Sar yeni aşkını benim yerime
Sen de eller gibi adımı unut...




Beni ta kalbimden vurdu gidişin,
Bütün umutlarım ağır yaralı.
Aklımdan çıkmıyor veda edişin,
Büyün duygularım ağır yaralı.




Dün gece uzun uzun
Seni andım ağladım.
Sonu yok yolumuzun
Ona yandım ağladım.




Yıldırımlar düştü güvendiğimiz dağlara
Hep boş çıktı sarıldığımız eller
Hep taş çıktı inandığımız kalpler
Kaç kez sırtından vuruldu hayallerimiz
Kaç kez yıkılıp kaldık köşe başlarında
Kaç kez delik deşik oldu yüreğimiz




Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kendimi
Kim ne derse desin!
Tahammülüm kalmadı artık
Bıktım seni sensiz yaşamaktan
Nasılsa döneceğin yok senin
Çıldıracağım bu gidişle
Allah kahretsin! ..



Hangi masaya otursam
Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme
Vazomda hep senin sevdiğin çiçekler
Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar
Senin doğumgünlerini kutluyorum senden habersiz
Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için
Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem
Ecel gibi peşimdesin..



İşte böyle bir sevda benimkisi
Bu zamanda, bu devirde
Haklısın adam olacağım yok benim
En güzeli artık son vermek bu hayata
En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi
Ya da en yüksek tepelerden
En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi
Ama içimde sen varsın
Ya sana bir şey olursa?



Şimdi bir kır kahvesinde olsaydık seninle
Yine aynı masada yine aynı köşede
Yeniden düşler kursaydık seninle
Dağlar gibi sıra sıra
Ve yeniden yaratsaydık kendi dünyamızı
Ve de birlikte söyleseydik ikimizde kendi şarkılarımızı
Meydan okuyup ayrılıklara
Hem de teslim olmadan
Yıllara, yollara, yalanlara..



Şimdi bir düşün
Kim itti bizi bu kör olası ayrılığa?
Kim itti bizi bu pişmanlıklar denizine?
Kim yaktı bizi kim?
Hem de sırtımızdan vura vura
Görüyorsun değil mi görüyorsun
Bir ikimiz sığamadık bu koca dünyaya..



Yorgun bir hasretle dönersen bir gün
Beni burda değil kalbinde ara! ..
Ne kadar yıkılmış olsan da o gün
Beni bende değil kendinde ara! ..


#4017
Akşam erken çöker yalnızlığıma
Sokak sokak gezer ararım seni
Hasretin gönlümün yangınlarında
Alev alev yanar ararım seni




Her seven sonunda düşüyor derde
Bu aşk kitabının yazanı nerde
Bir aşık inandı.. çok sevdi diye
Terketmek kanun mu aşk kitabında?




Nereden bilecektin seni sevdiğimi
Hiç fısıldamadım ki kulaklarına aşkımı
Senin için
Günlerce gecelerce ağladım
Nereden bilecektin
Hiç silmedim ki yanında gözyaşlarımı..




Kalbimde arama eski yerini
Sen gözümden akan sele karıştın
İstesem de artık sevemem seni
Hasret rüzgarına yele karıştın..




Kırılan kalbim var dinmez bir kini
Ömrümce sürecek aşka yemini..
Kavuşmak imkansız artık sevgilim
Dönüşü olmayan yola karıştın..




Ayrılık kapıyı çalıyor açma
Biraz daha düşün zamanımız var..
Ne günler yaşadık bak sayfa sayfa
Seninle yazılmış romanımız var..



Gönül kapısından hemen uçma dur!
Selamsız vedasız böyle kaçma dur!
Bilinmez yerlere yelken açma dur!
Seninle mutluluk limanımız var! ...




Bir anda yokuşa çevirme düzü
Dargınlık bir aşkın tadı ve tuzu
Hatırla Tanrıya verdiğin sözü
Ayrılmak yok diye yeminimiz var...



Gezdiğim her yerde hatıran dolu
Bilmem ki ben nasıl unutacağım
Ne yazık bu aşkın yok başka yolu
Yarın bu şehirden ayrılacağım




Aldırma görürsen yaşlar gözümde
Şarkımız olacak yine dilimde
Mektubun cebimde, resmin elimde
Yarın bu şehirden ayrılacağım..



Ayrılık çanları çalsa ansızın
Elveda sevgilim diyecek misin?
Önünde diz çöksem, gitme kal desem
Bakmadan ardına gidecek misin?




Ayrı yönde akan ırmaklar gibi
Dalından uçuşan yapraklar gibi
Ümitsiz, çaresiz aşıklar gibi
Kalbinden aşkımı silecek misin?
Son ümidi yere serecek misin?



Kendini boş yere teselli edip
Sevdadır nasılsa geçici deyip
Yaşlı gözlerini gizlice silip
Bakıp da yüzüme gülecek misin?



Haklısın, aramızda dağlar, denizler var,
Haklısın, aramızda uçurumlar.
Senin sevdaların, üç günlük masal,
Benim sevdalarım, Allah'ına kadar.




Elma şekeri mi sandın aşkı,
Ne şiirin şiir, ne şarkın şarkı.
Hele bir kırılsın, hele bir kırılsın feleğin çarkı,
İşte ben o zaman görürüm seni.




Halâ tahta masalara yazıyorsam adını,
Aşk kitaplarında arıyorsam tarifini aşkın,
Kahır mektuplarında yeniden buluyorsam seni,
Islak mendillere siliyorsam gözyaşlarımı,
Eyvahlar çekiyorsam her biten aşkın ardından,
Bana sor yalnızlığı..


#4018
Bağırdım
Dağlar, taşlar uyandı çığlıklarıma
Denizler yandı yangınlarıma
Gökte yıldızlar ağladı
Benim bu zavallı yalnızlığıma
Bir tek sizi uyandıramadım
Bir tek sizi! ...



Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya
Bütün sahteliğiyle hayat
Alın kucaklayın gönlünüzce
O bitmeyen ihtiraslarınızı
O dinmeyen bencil aşklarınızı!




Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.



Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak
Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin.



Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Kalbim durur, ölür gibi olurum.
Ayrılıp gidişin gelir aklıma
Mendiller sallanır ben kahrolurum



Üstüme yıkılır bu koca şehir
Kalbim paramparça bir taş olurum
Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Gözümde kurumuş yaşlar bulurum



Benden son arzumu sorsaydın eğer
Seni son bir defa görmek isterdim
Ayrılıp gittiğin o günden beri
Nerdesin nasılsın bilmek isterdim
Bir beyaz karanfil vermek isterdim




Bir cennettir bu dünya sevmesini bilene
Gerçek olur her rüya görmesini bilene





Gel seninle sevgilim mutluluğa gidelim
Şu üç günlük dünyada sevelim sevilelim
Dikenler bir gül olur ateşler bir kül olur
Dağlar bile yol olur gelmesini bilene



En güzel yerinde bitti aşkımız
Bir gönül sayfası daha kapandı
Ansızın terketti umutlar bizi
Bir gönül sayfası daha kapandı.



İkimiz sevmiştik delicesine
Ayırdılar bizi ölürcesine
Ölmeden toprağa gömercesine
Bir gönül sayfası daha kapandı




Ayrılıkmış meğer aşkın bedeli
Kalbim paramparça gönlüm bir deli
Nasıl diner sensiz gözümün seli
Bir gönül sayfası daha kapandı.





Bu son buluşmamız
Bu son görüşmemiz
Kimbilir bir daha karşılaşmayız
Belkide bir daha görüşemeyiz
Ayrılmalıyız ayrılmalıyız..



Senin gözlerin yaşlı
Benim yüreğim yaslı
Bu aşkta bir umut kalmadı yazık
Seni bir başkası bekliyor artık
Yazık..Ayrılmalıyız..




Yıllardır çektiğim yetmezmiş gibi
Karşıma sen çıktın bir sen eksiktin
Kaderime borcum bitmezmiş gibi
Bahtıma sen çıktın bir sen eksiktin




Zalimsin diyemem az gelir sana
Bana karlar yağar yaz gelir sana
Derdinden ölsem de naz gelir sana
Yoluma sen çıktın bir sen eksiktin


#4019
Aşkımdan armağan her satır sana
Maziyi yeniden yaşatsın sana
Nasıl sevdiğimi anlatsın sana
Sana bir sitem var her bir sözümde..



Bu gece dokunsalar ağlayacağım
Bu gece bağrıma taş basacağım
Bu gece sen konuş ben susacağım
Bu gece gidiyorsun çıldıracağım



Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözleri kal diyor dudakları git
Bakışın anahtar gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git



Ayrılık dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git



Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenilmeyeceğim
Çözemedim seni çıldıracağım
Gözlerin kal diyor dudakların git




Duvardan insin mi resimlerimiz
Yabancı olsun mu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor dudakların git





Ömrümün en güzel senelerini
Alıpta gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen




Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var




Unuttun mu diye sorma
Unutamam ceren gözlüm
Sitem edip gönül kırma
Dayanamam ceren gözlüm




Sen ufkuma doğan güneş
Sen gönlüme düşen ateş
Burcum bile burcuna eş
Bahtımdaki uğurumsun
Gönlümdeki gururumsun
Sen yarınım..umudumsun.




Seni yazdım hayatıma
Gönlümün her sayfasına
İnan senden başkasına
Sarılamam dayanamam



Islanırsa eğer gözün
Yüreğime çöker hüzün
Ne olursun gülsün yüzün
Sen gözümde tüten duman
Sen vardığım en son liman
Sen Tanrı'mdan bir armağan
Sini unutmam ceren gözlüm



Aldattılar
Ümitlerimi, hayallerimi
Özlemleri, düşlerimi
Parça parça
Kopardılar! ..
Sonra unutulduğuma inandım
Sevdiğimden ayırdılar.



Kendilerini hep "çok" bizi hep "yok" saydılar.
Ve sonra kuyruklu bir yıldız gibi kaydılar, kayboldular..



Kimbilir ne kadar güzelsin bugün
Benden uzaklarda doğum gününde
Hatırla ne kadar mutluyduk canım
Seninle geçen yıl doğum gününde



Kim derdi sonu bu öyle bir aşkın
Belki kurumuştur çoktan gözyaşın
Kutlu olsun sana bu yeni yaşın
Bana da sensizlik doğum gününde


#4020
Hasretin yerini müjdeler alsın
Bırakta mutluluk kapımı çalsın
Bütün acılarım dünlerde kalsın
Unuttur maziyi unuttur gülüm



Yorgunum yıllardır hep beklemekten
Yorgunum gönlüme sabır ekmekten
Kurtar artık beni hasret çekmekten
Bir ömür boyunca seveceğim ol.



Madem ki içinde o ateş söndü
Bir daha yakmadan gidebilirsin
Aklımda kalmasın bu son bakışlar
Yıllardır verdiğin kederi görme
Üstüme yıktığın kaderi görme
Ömrümden çaldığın günleri görme
Beni de görmeden gidebilirsin



Demek ben suçluyum bir tek sen haklı
Ben zalim bir düşman sense zavallı
En güzeli alıp beni asmalı
Beni affetmedin affetmiyceksin



Zorlama kendini veda etmeye
Zorlama gözünden yaşlar dökmeye
Mecbur değilsin birşey demeye
Hiç bir şey demeden gidebilirsin..



Seninde gözlerin ıslanır bir gün
Hele bir ümidin kırılsın da gör
Ne yaşama arzun ne aşkın kalır
Kurduğun hayaller yıkılsın da gör



Dumansız bir yangın başlar
Amansız bir deprem kopar
Yıkılır kalırsın bir dağ olsan da
Hele bir sevdiğin terketsin de gör
Bu koca dünyayı yakasın gelir
Eski resimleri yırtasın gelir
Bütün aynaları kırasın gelir
Sırtına bir hançer vurulsun da gör



Adımın önünde adın yazılı
Resmimin yanında resmin basılı
Sabrım sabıkalı, sevdam azılı
Hasretin kanıma girdi girecek



Hangi mahkum çekmiş böyle işkence
Asmalı mı dersin bu kalbi sence
Ne gündüzüm gündüz ne gecem gece
Sensizlik kanıma girdi girecek



Aldığım her nefes sana yazılı
Korkarım ki sensiz ömrüm sayılı
Yüreğim tutuklu gönlüm cezalı
Hasretin kanıma girdi girecek.



Sevmeyi bilemedin
Sevilmeye hakkın yok
Gün sayıp beklemedin
Özlenmeye hakkın yok!
Sevdamla coşmadın ki
Dağ deniz aşmadın ki
Umutla koşmadın ki
Kavuşmaya hakkın yok!



Aşk nedir bilmedin ki
Sevildin sevmedin ki
Mutluluk vermedin ki
Mutluluğa hakkın yok!



Hani bazı günler küsmüyor musun
İçimden dünyayı yıkmak geliyor
Duvarlar misali susmuyor musun
İçimden dünyayı yakmak geliyor



Dünyalar bir yanda aşkım bir yanda
Zaman kısalıyor senin yanında
Geç kaldım gidelim dediğin anda
İçimden saati kırmak geliyor



Unutulmaz anları vardır hayatın
Islak kirpiklere takılıp kalan
Zamana meydan okuyan
Biz de öylesine yaşadık seninle
Öylesine sevdik



Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde
Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda
Beni sensizliğe nikahladılar
Yenildim duygularıma
Yenildim gururuma ağlayamadım
Şimdi sanadır bu ağlayışım




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:20 .