Yirtik sevda dir bizimkisi,
icinde nesesi,
icinde acisi,
yirtiktir dikilmez,

Kurudur bahcemiz,
yagmur yagmaz,
fidan eksen,
filizlenmez,
bitmistir mücizesi,

Hayellerimiz uzaktir bizden,
ne bulutlar sakliya bilir bir kösesini,
nede ayaz geceler belli ettirir sesini.

Yirtik sevdadir bizimkisi,
arada bir döner dolasir,
kivilcimlar isitilir,
oda geceden geceye degisir,

yirtik sevda,nasil olur bilmem ama,
ben yirtik sevdami terziciye götürsem,
terzi benden ilk hesap sorar,
o hesap canimi herdefasinda,
böyle usulsuzca,
senin yalan sevgine sahid olan hislerimle,
bana,yirtik bir sevda oldugunu yazar..



sana deyil duygularima
askimdin bir zamanlar
belkide ben mahsumdun bu oyunda
bana birgün yalvaracaksin biliyorum

seni artik istemiyorum
git,git benden sadece uzakkal
herseyi,icimdeki duygulari,öldürdün
birgün belki,bende senden uzaklara gidecem

sana git diyorum biliyormusun
o git kadar bende gidiyorum
hergün kadehleri cekiyorum
ben öldüm,artik yokum.


Sσn єlνєdα ..

Sağanaklardayım nedensiz, İstanbul seni benden çalalı
Artık senin güzel gözlerinle görmeli
Senin nefesinle solumalıyım İstanbul’u bu sabah
Sesin kadar güzel, senin kadar güzel olmalı
“Hayırsız İstanbul…”
Sarıyer’deki balıkçı meyhanelerinden duyulmalı
İstanbul şarkıları bizi anlatan
Yaşamalıyım İstanbul’u yeniden
Sarnıçlarında boğulan aşklar canlanmalı
Camilerinde kiliselerinde dualar kabul olmalı
Mumlar sönmeden türbelerinde
Serin sularında aksin olmalı İstanbul gibi
Martı kanatlarının altındaki boğaz yamaçlarında
Yaşanan yüzyılların aşkları dolmalı içime
Sen istanbulda
İstanbul benim içimde olmalı
İstanbul olmalıyım
Surlarında kalan izlerini bulmalıyım
Seni eski zaman sevdalarında kucaklayan
İstanbul’un dudakları gibi
Dudaklarına kanmalıyım
Sen istanbulda bir aşk
Ben İstanbul olmalıyım
İstanbul’u seninle yaşamalıyım yeniden
Ellerin bütün vapurlarını okşuyorken nazım gibi
Güvertelerinde ayak izlerin henüz duruyorken
Ben kanatlarımla üzerinde olmalıyım İstanbul’un
Hazarfen Çelebi gibi inadına
İstanbul aşkının özgürlüğüne ölebilmeliyim
Fatih haliçten girdi sessizce
Ben yüreğinden vurmalıyım fütursuzca
Sağanaklarında seninle ıslanmalıyım
Bütün ıslaklığımızda İstanbul
Bütün üşümelerimizde İstanbul olmalı…
Sultanahmet Ayasofya bizi anlamalı
Ben İstanbul’ da bir lodos
Ben istanbulda bir yelkenli
Ben istanbulda deniz kokusu olmalıyım
Sarmalıyım İstanbul’un seni sardığı kadar
Gözlerin İstanbul olmalı,
Gecesinde dilek tuttuğum yıldızları gibi
Ben yıldızlara bakmalıyım
Senin istanbulda düşlere daldığın kadar
Bizans’ın bıraktığı gibi İstanbul’u
İstanbul seni bana bırakmalı,
Bir İstanbul sabahı
Bilirim ki
İstanbul susar
İstanbul ağlar
İşte aşkım İstanbul kadar zor olmalı
İstanbul sana susamalı
Benim sana susadığım kadar
Bu hasret İstanbul’a da koymalı bana koyduğu kadar


Her gün yanında olamamaktan korkuyorum

Sesini duyamamaktan

Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum

Nedense sensizlikten de korkuyorum

Bir gün hoşça kal demenden

istemesem de;

Bir gün, bir gül gibi

içimde solmandan korkuyorum

Hafızamda bırakacağın hatıralardan

Hatıralardan kaçamamaktan

Adını unutamamaktan korkuyorum

Ah be güzelim;

Ben seni sevmekten korkuyorum.

Benimkisi sadece bir sevda

Göz yaşlarımla söndüremediğim

Korkularımı yenemediğim

Söyleyemediğim

Fakat, kendimi tükettiğim

Ve beni;

Yedi kat yerin dibine sokan

Utandıran, korkutan

An be an içimi yakan

Cesaretsiz bir sevdan

Bu nasıl bir sevda ?

Anlayamıyorum

Ah be güzelim;

Ben seni sevmekten korkuyorum.

Biliyor musun;

Aklımdan hiç çıkmıyorsun.

Sen benim;

imkansızlar bahçesinden koparttığım

Edâlı gülümsün.

Hiçbir zaman koklayamayacağım

Adını söylerken burkulacağım

Sevmekten hep korkacağım

Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım

Edâlı gülümsün.

Ah be güzelim;

Aslında sen benim,

Kendi ömrümsün


tşkler


Onlar yıldız olup kaydılar,
ansızın karanan gökyüzünden.
mutluluk balayına çıkmadan

hain pusuda bekleyen töre
avcıların kurşunlarına hedef oldular.
Tam iki kurşun iki yüreğe...

O sevdasına eşkiyaydı,yürek delisi
özlemi,hasreti iyi bilirdi.
kutsal bildiği krizantemine

içten yangındı,alevsiz dumasızca
ona bakmayı,koklamasını severdi
O bir eşkiyaydı sevdasına.

dağ yamaçlarında aşkını gizlerdi
ölümüne yanardağdı hiç ağlamazdı
çünkü gözyaşlarını sevdiğine saklardı.

Nazlısı yolarını bekler dururdu
O ağlamayı severdi ve hep ağlardı,
hep yanında olmayı ne çok isterdi

Ama Nazlı bir sevdaydı,gül gamzeli al aldı
yağmur bulutlarına aşkını saklardı
çünkü gözyaşlarını sevdiğine yollardı.

Onlar yıldız olup kaydılar,
ansızın karanan gökyüzünden.
mutluluk balayına çıkmadan

hain pusuda bekleyen töre
avcıların kurşunlarına hedef oldular.
Tam iki kurşun iki yüreğe...


Sen uzaklardayken

Ben gidişini çizdim,
Yıldızlardan aldığım beyazlarla.
Karanlığı tuval yapıp ayrılığı yok ettim.

Sen uzaklardayken
Ben şiirlerini okudum çatlamış fısıltılarla.
Bin kez dokundum yazamadıklarına
Anlamaya çalıştım anlatamadıklarını.

Sen uzaklardayken
Ben senli hayaller kurdum,
Kimsesiz çocuklardan çaldığım hayal tozları ile.
Yüzüne bakamadım ağlatırsın diye.

Sen uzaklardayken
Ben kaderimi parçaladım.
Yazgımızın değişmesini istedim.
Yaşanmış tüm günahları üstlenip ateşinle kavruldum.

Sen uzaklardayken
Ben göz yaşlarıma sevgimi gömdüm.
Dudaklarımdan çıkan her sözcükte hayat bulsun,
Yüreğime serpilsin diye.

Sen uzaklardayken
Ben mum ışığına resmini çizdim.
Mum gibi bu ayrılık erisin diye.

Sen uzaklardayken
Ben, beni bırakıp gittiğin yoldan hiç ayrılmadım.
Her giden otobüsün arkasından el sallayıp,
Her gelen otobüste inmeni bekledim...

Sen uzaklardayken
Ben...
Hep dönmeni bekledim




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:47 .