Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 18-09-2011, 00:32 #161

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi



Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏



Zafer gideninse, aşk kaybedenindir

Kendimi firakın dağlarına vurdum.
Aklanmayan bir siyahın türküsü anlatır beni,
Ferman seninse yalnızlık benimdir.
Issız bir coğrafyada solarken maviliğim
Yüreğimi kesen bozkır ayazı, gözlerini üşüyor…
Her aşkın hükmünde darağacına asılıyor,
Kurduğum bütün hayaller…
Adının yangınında titriyor, suskunluğum…
Yükü ağır bir sessizliğin kuşatmasına vuruyor gölgeler.
Ben susayım
Ama sen dinleme!
Çünkü bitmiyor, bu düşperest gölge oyunları
Hep solumdan yazıyor yazıcılar, vebalimin günahkâr çığlığını…
Yıldızların ucundan sarkarken hüzünler,
Bileti yokluğuna kesilmiş bir yolculuğa düşüyor kalbim…
Uykusuzluğun bağrında büyüyen kahrım
Cam kırığı bir iç yolculuğun göğsünde kanıyor.
Göğün perçemine tutunan eşkıya yüreğim
Son bir gülümsemeyle bakıyor aşka, çöllere düşmek için.
Kalbimin girdabında, varoşlar
Arabesk bir hüznün tınısında
Kendi çaresizliğinden kanatsız yarınlar doğururken
Ateşe veriyorlar, dudağımda son tebessümü kalmış en güzel yıllarımı…
Yalnızlığın koynunda kimsesizliğim, geceye hüzün satıyor.
Islak bir firara meylediyor bakışlarım, susuyorum…
Çok geçmiş bir dünün en boş an’ıydı, sanırım.
Şairane bir üslupla kanatmıştım, yarınlara adanmış öyküleri.
Bu yüzden hiç olmadı bugünü, ömrümün, şimdisi yok…
Zaman çıkmazında perdesi indi bu oyunun
Hiç alkışlanmayan bir sonun başlangıcında, zamansızım…
Figüranlığım seyircisiz…
Yine de en iyi yalnızlık ödülünü
Giderken bıraktığın ayak izlerinden alıyorum…
Paranoyak bir ilhamın peşine düşüyor kimsesizliğim
Harfleri tutuşturulmuş kelimelerle süzülüyor geceye, şiirler…
Ulan düşleri bile pahalı bu kentin!
Hep yürek üstü düşüyorum aşka…
Öznesiz bir bitişin üstüne devriliyor sancılarım
Ve yaralarıma tuz basıyor, hatırımdaki hatıralara değince adın…
Aşk diyorum sonra
Ömrümün en büyük imla hatası!
Yoksunluğunda deliren düşlerim
Ömrün infazına cellât bileniyor.
Gülüşlerime kefen diken gidişin
Can ortasından vuruyor kimliksiz benliğimi…
Sevdası şah damarından kesilen Kays
Çöl kuraklığı bir yalnızlığın kanamalı hıçkırığıyla
Gözbebeklerimde ölürken Mecnunlaşıyor, her gece…
Düşlerden en güzel düşüşleri beğeniyor kendine Leyla, utancından…
Ama hiçbir intihar yetmiyor soluğumun sonuna,
Baygın bir titremeyle sarsılıyor takatim.
Gözlerimdeki karanlık hüzzam, efkâr direniyor…
Anla işte;
Bilekleri kesilmiş bir hayatın sonunda değil
Öle öle yaşadığım nefeste başlıyor aşk
Ve sürgün bir intihar kokuyor…
Şahit ol ey acı! Severken ölmeyi en iyi ben biliyorum…
Adımı ayrılığın başlığına kazıdığımdan beri
Büyük harflerle acıyor solumdaki yara…
Ağlayamadığım bütün sözcükler içimde kaldı.
Şimdi suskunluğumdan sızıyor efkârımın yürek işgali.
Hiçbir veda, insaf etmiyor sızlanmalarıma
Yüreğimi bıraktığım düşlerden taşıyor ahım…
Sendeki muzaffer gidiş,
Kırık bir aşk bıraktı bahtıma…
Ve ben sana,
Son bir gayretle tırmandığım firak dağlarının zirvesinden
Öle öle aldığım son nefesle sesleniyorum:
“Zafer gideninse, aşk kaybedenindir”

Sair; Arif Onur SOLAK




RaPoRSuZz DeLi Bunu beğendi.

Alt 18-09-2011, 00:37 #162

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

BEN GİDİYORUM SEN HOŞÇAKAL

Son kez geldim işte
Ve dünya gözüyle gözüne değip
Son kez gideceğim…
Bitimsiz bir ayrılıkla geldim sana
Tükettiğimiz aşka münhasır.
Bu yükün kahrı ağır
Ve ben kaldıramıyorum…
Yorgunum çok, epey de halsiz
Dizlerimin dermanı takat dilenmiyor artık anılardan
Ne zaman dokunacak olsam bir hatıraya
Elimde değil d/üşüyorum
Avutkan cümleler süzülmüyor dudaklarımdan
Ölüme yakın, yaşamaya uzak tiryakiliğim
Her gece intihar şafaklarına ant içiyor da
Harama bulaşmaktan korkup
Ölmek bile gelmiyor içimden.
Yani anlayacağın
Bir zamanlar o mayhoş düşlerde salıncak kurup
Umut umut sallanan deli gençliğim yok
Ağır ve aksak bir ömrün tek nefeslik canındayım
Mecalsiz bir döngünün son ayrılık durağındayım…
Söyleyemediğim ve söyleyemeyeceğim tümcelerin sakin telaşı
Yüreğimin endazesini tarumar edercesine tırmalarken beynimi
Ben sana içimin en içli elvedasıyla geldim.
Bak! Omuzlarımda kanatlarına şiirler astığım martılar yok
Salkım söğüt saçaklandığımız o masal
Vaveyla kopan bir yangında kül oldu çoktan.
Ve hiç ölmeyeceğini sandığımız Zümrüdü Anka
Küllerinden doğamayacak kadar ayrılık büyüttü.
Ki biz; artık masallara inanmayacak kadar çok büyüdük.
Gözlerimi ıslatamadığım kurak bakışlarımın tenhalığı,
Koynumda gerçeğin erken gelen geç kalışındaki ağır vebal
Ve dilime dolanan eski bir şarkının mahşer nakaratı…
Nevbaharı solmuş mevsimler dolusu hıçkıramadığım hıçkırıkla
Gitmek için geldim sana…
Gözlerimin gözlerini son kez göresi gelmişliğiyle
Dudağımda son bir elvedayla geldim
Hava bulut bulut gökyüzü
Sanırım, yüzüme duracak yağmur
Ve ben gidiyorum…
Yoksa saçma sapan cümlelere kıyam edecek yine sözlerim
Bütün selametler senin olsun
Kendine iyi bakmalarca hayat biriktir avuçlarında
Ben ayrılığın alnına koyduğum koca bir eyvallahla
Yaprak yaprak çiçeklenen yaralarıma
Yağmur tuzu geceyi basıp gidiyorum…
Artık hoşça kalabilirsin…

Sair; Arif Onur SOLAK





Alt 18-09-2011, 00:39 #163

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

GEL UNUTTUR BANA SENİ

Ve gittin…
Oncesini dusunmek istemedigim sonrasi ise mechul bir askti yasadigimiz…
Ve ask bitti…
Giderken geride biraktigin,icinden seni de almayi unttugun bir kalp…
Biraz hasarli,urkek,bi o kadar da beceriksiz…
Seni unutmayi bile beceremedi bu kalp…
Ask bitti…
Sensiz uyuyamadigim geceler,karanliktan korktugumda cevirdigim numara,sabah kalktigimda huzur verici sesin yok,gozlerin yok…
Dedim ya gittin…
Sen gittin gideli bu ilk ve son mektubum sana…
Artik seninleyken yazdigim siir ve mektuplari duzeltiyorum ve duzeltecegim…
Seni seviyorumlari ‘seni ne cok sevdim’ yaptim,meger ne cok seni seviyorum yazmisim,seni opuyorumlari ‘seni ozluyorum ‘ yaptim…
Yaptim da bir ‘seni unuttum’ yapamadim…
‘Seni unutmaliyim’da kaldi hep…
Seni unutmaliyim…!!!
Ve gittin…
Sadece bitti dedin…
Fazlasina gerek yoktu zaten…
Herkes anlamak istedigini anlardi degil mi…
Ama inan hicbir sey anlamiyorum…
Sana lanetlermi yagdirmaliyim? yoksa yolun acik olsun mu demeliyim…?
Yok bu cok fazla,dilerim Allah’tan bensiz gittigin hic bir yol acik olmasin…!!!
Sensiz aldigim nefes nefes degilken,bensiz aldigin nefes nefes olmasin…
Yok bu da cok fazla…
Ben kiyamam ki sana…
Ben sadece geride biraktigin bu beceriksiz kalp icin yalvariyorum…
Gel unuttur bana seni

Kahraman TAZEOĞLU





Alt 18-09-2011, 00:43 #164

**Aşk_Meleği**

Bizden Biri


emeğine sağlık





Alt 20-09-2011, 00:05 #165

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

Senin İçin Ağladım

Gözlerin geçerken gözlerimden,
Şehir ıslanırdı sırıl sıklam.
Herkes yağmur yağdığını zannederdi,
Bilmezlerdi senin için ağladığımı.
Her bir damlanın gözyaşım olduğunu bilmezlerdi.
Hiçbiri akıl edip de gökyüzüne bakmadı
Baksalardı göreceklerdi
Gökyüzünde tek bir bulut dahi olmadığını
Sen de bakmadın…
Oysa ben yalnız senin için ağladım.
Koca şehir uyuyamıyor kaç gecedir senin yüzünden.
Şimşek çakarcasına bağırıyorum adını gökyüzüne.
Seni sevdiğimi var gücümle haykırıyorum tüm sessizliğe inat.
İsmin yankılanıyor boş sokaklarda
Gözyaşlarımla ıslanan caddeler artık nem değil hüzün kokuyor.
Derdimi anlıyor sanki yıprattığım kaldırım taşları.
Bir sen anlamadın neler olup bittiğini şu koca şehirde.
Oysa ben yalnız senin için ağladım.
Her gece bir yıldız seçiyorum kendime gökyüzünden.
Alıyorum karşıma sen diye konuşuyorum delicesine.
Ne ben ondan bir şey anlıyorum, ne de o benden.
Dayanamıyorum, isyan ediyorum engel olamıyorum kendime.
Boğazım düğümleniyor aniden,
Tutamıyorum kendimi ve ağlıyorum.
Bu şehrin yağmurları böyle başlıyor işte.
Yağıyorum şehrin üstüne usulca.
Gözyaşlarımla her zerreye dokunan ben bir tek sana dokunamadım;
Oysa ben yalnız senin için ağladım.

Sair; Murat KAZANASMAZ




RaPoRSuZz DeLi Bunu beğendi.

Alt 20-09-2011, 00:12 #166

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

Seslenişim Sanadır / Duy Beni


Hangi mevsimde olursa olsun sev beni. Hüzünlerin girdabında olsan da vur beni yüreğinin kıyılarına.. Yorgunluğuma, zalimliğime aldırma sen. Sana dair nice hasret cümlesi birikti yüzümün kurak yakalarında. Gel de bitsin bu suskunluk. Gel de sonlansın bana dair yokluk. Sesinle düş münzevi karanlığıma.

Perdelerimde zemheri beklerken sen gülüşlerinle baharı doğur gözlerime.. Susma ne olur. Kendim kadar kapladığım yalnızlıktan kurtar beni. Çek beni anlamın kutsallığına. Eteklerindeki tüm mucizeleri savur göğsümün bozkır yavanlığına.. Seccademde kurumaya yüz tutmuş güllere uzat nefesindeki ab- ı hayatı. Bağırmasan da olur. Fısılda yeter.


Durma öylece. Olur, olmadık gülümse bana. Gül pazarlarında aradığım yeter seni, düş imkânsızlığıma. Susadığım yeter, avuçlarından akıt dilsiz yüreğimi. Kelimelerim dökülsün gözlerinden. Nefesine gurûb eden sızılara inat sokul sen kokan baharlarıma. Gri’ye bürünmüş kentime gözlerinin rengini bırak. İçimde susturduğum çocukluğuma bayram sevinçlerini bırak. Yüzündeki gülüşlerini ver bana. Giyineyim sonra. Kent kent dolaşayım. Seni anlatayım her bir mahlukata.

Avuçlarımdan sızan bayramlık sabahı intiharlarına inat sen yüzündeki Reyhan bahçelerini bahşet yaralı dudaklarıma. Yalpalayan sesimi tut sesinle. Adressizliğimin boşluğunu varlığınla kapat… Sonra da kirli yüzümü gözyaşlarınla sil. Sustuğuma bakma sen. Suskunluğumun her bir zerresinde avaz avaz seni andım.. Tükettim dudaklarımdaki tüm kelimeleri. Yüklemim ben. Öznesiz yaşayamam.. Seslenişimdir sanadır.. Duy beni gizli öznem.
Gelişim sanadır../ Kabul et beni..
Gözlerin yollarda biliyorum. Aldırma sen yüreğimde biriken senli cümlelerin tenhalığına. Peçesini ellerimle yırtacağım bir gecenin sabahında kavuşacağım sana. Elimde sana bahsettiğim kırmızı saçlı bez bebek. Avuçlarımda bir miktar gözyaşı. Gözlerimiz gözlerimize kavuşacak o an. O an kirpiklerime uzanacak susuzluğun. Kana kana içeceksin yüreğimin sana vaat edilmiş gülüşlerini.. Yırtacaksın suskunluğumu. Bir gelincik toprağı yarıp gökyüzüne ellerini uzatacak. Belki de Musa’nın asasını vurduğu yerden “ güller “ inkişaf edecek duaya durmuş avuçlara.. Arala perdelerini. Gözlerini pencerelere yaklaştır. Özenle tara saçlarını.. Her zamankinden farklı olarak gözlerini kalabalıklara çevir. Bozkır yüzümü ara içi boş cümlelerin müsvedde kağıt gibi atıldığı duraklarda.. Gelemezsem eğer bil ki bir bülbül gözyaşlarını bıçaklamaktadır gülün dudaklarında.. Tükettim tüm yolları. Bekleneni ben, bekleyeni sen. Gelişim sanadır. Kabul et beni dudağımdaki son cümlem…

Nefesimdir sana / Kat beni kendine..
Bilirsin kendim kadar yalnız, sen kadar kalabalıktır yüreğim. Adından sonra başlar nufüsum. Nefesimdir sana sevgili. Biliyorum şimdi sonbahardayız. Kuru dallarına inat gülüşlerinin tazeliğini getir bana. Sen konuşurken ben sustum. Kapattım tüm cümleleri… Mühürledim sensizliği anan her bir kepengi. Biliyorum suskunluğumun adressizliğindeyim. İçi boş bir kalabalığın içindeyim.

Gözlerimdeki grileşen hayatın yorgun sabahındayım. Sabır kuyuların dibindeyim. Aldığım her nefesin sonuna ilmeklediğim seni yaşamaktayım. Yorgun yüreğimin dudaklarında senin adını yakmaktayım. Yüzündeki açan baharları yüzümün gölgelerine savur aydınlansın içimdeki karanlık. Nefesine kabul et beni. İçine kat ki; arınsın içimde kanayan çocuk.. Nefesimdir sana.. Ben “ kendimden “ vazgeçtim. Beni bende öldür. Öldür ki; sende doğayım yeniden. Köklerim sende kalsın. Saçlarından ötesini bilmesin ellerim. Gözlerim ise gözlerinden başka yurt edinmesin. Hadi sevgili… Sev beni.. Sev ki bende sonlasın amel defterim. Sev diyorum. Kendinden daha çok sev beni.. Eğer ki; ıslak kirpiklerini yüreğimle kurulayamazsam dudaklarıma ilmeklediğim Fatiha’lar sonum olsun.. Seccademe sirayet eden gözlerini gülüşlerimle bahara kavuşturamazsam nefesime “ La İlahe.. “ lâfzı vurulsun.. Kat beni kendine.. Sebebim sensin… Gayri ben yokum sende yaşarken. Ben “ seninim “ gayri.. Öldüm.. Öldüm.. Sonra sende vücut buldum sırf senin hayatında bir dua miktarı yer tutabilmek için…

Bir dua miktarı sevgi istiyorum senden..
Fazla vaktim yok.
Hadi uzat ellerini.
Duy seslenişimi..
Bekle sabırsızca sana gelişimi..
Kendimin sonunu hazırlarken,
Aslında sana doğuyorum…
Kökleri sana ait bir hayat istiyorum sadece
Daha fazla kurabileceğim cümle de yok..

Nefesime sarıl…
Gözetle perdelerin ardından..
Elbet bu karanlık aydınlığa gurûb edecek..
Bilirsin beni..
Kendim kadar yalnızım..
Eğer sen varsan,
Ben de varım bilesin…


“ Bir dua miktarı olsa da sevginden mahrum etme beni Sevgili…”

Sair; İsmail SARIGENE




RaPoRSuZz DeLi Bunu beğendi.

Alt 20-09-2011, 00:18 #167

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

İçimdeki Çocuğun Masalıydın Sen


Ey acıdan mutluluklar doğuran kadın.
Biliyorum sen bu saatlerde yorgunluğunu yormaktasın.
Bu kaçıncı rüya kendini hüznün dar ağacında sallandırdığın ?
Bu kaçıncı tabut omuzlarında çocukluğunu yıkadığın ?
Kanamalı bir gecenin içinden koşuyorum sana
Karanlığın içinden ayıkladığım binlerce yıldız,
Satırların içinden arakladığım binlerce şiir ile..
Başım otobüs camlarında uykusuzluğa râm olsa da
Sana vardım, sana yar’alandım.
Sana hayatlandım.
Sana gelirken Susamıştı karasallığım,
Kurumuştu şiirlerim,
Çatlamıştı satır aralarım.
Bir meltem gibi yüreğine masal anlatmayalı
Depreşmişti sırt ağrılarım Kısırlığım ayyuka çıkmıştı.
Sonra suskunluklarımı yüklenip
Özlemine susadı üşengeç yaralarım.
Ceplerime sığacak kadar mavi bilyeleri doldurup
Koştum kır düğünü düşlerimize
O kadar dalmışım ki, Yalın ayak kalmış çocukluğum.
Beni sevdana giydir sevgili.
Kokunla ört düşlerimi..
Gözlerinin hayat deryasına yatır harflerimi
Ve sakın beni nefesinde uyutma…
Beni, Beni nefesinde yaşat.
Ve dudaklarının nihavent sesinde öldür.
Eski bir lunaparkın Atlı karıncaların olduğu bölümde buluştuk sonra.
Üzerlerimizde çocukluğumuz,
Ellerimizde tertemiz düşlerimiz,
Ve de sonu gelmeyen sırt ağrılı umutlarımız,
Gülümsüyoruz rastgele..
Sanki mavi bir denizin ortasında Yalın ayak yürüyoruz.
Gözlerimiz aşk’a kapanmış
Yüreğimiz bir sevdaya adanmış.. Yürüyoruz elele..
Sonra ben bir şiir oluyorum gözleri kapalı.
Bilyelerini unutmuş bir çocuğun sırtında sona eriyor ağrıların.
Ve sana ithaf edilmiş satırların arasında
Soluğum, nefesim çağlayan bir nehir gibi.
Sana cümle cümle koşarken Taştı içimdeki çocuk,
Sonra yalın ayak koştuk mutluluklara…
Gül sağnağında kavuştuk kahve rengi umutlara
Biraz da sustuk sevda dilin. Sustuk derken dil sustu,
Yürek, aşkı binlerce dile tercüme ediyordu.
Ve sana yazılmış bir şiirin en hayat damarında, Acıyı payladık.
Ve yüzüm yüzünde, Saçların nefesimde..
Ve yıldızlar şahitliğinde
Bir fincan umudu mutluluğun utangaç yüzüne çaldık.
Biliyorum saat geç oldu.
Sen yorgunluğunu yorarken bu saatlerde
Ben sana vardım.
Saçlarının baş ucuna mavi bilyelerimi bıraktım usulca..
Yüreğine eğilip İçinde hayalleri gerçek olan bir sevdanın geçtiği
Masalı anlattım.
Sana söz sevgili.
Acılardan mutluluklar doğuracağız bir gün.
Evet, bir gün; Gözlerinin tenhalığına değen tüm uykuları uyandırıp
Yüreğinin bereketli topraklarında Gülümseteceğim umutlarını.
Ve dudaklarına yaslanıp tüm alfabemi
İçimdeki çocuğun tüm şarkılarını fısıldayacağım
Ve sonsuza dek adını haykıracağım satırlara..
Sana söz sevgili..

Sair; İsmail SARIGENE





Alt 20-09-2011, 01:24 #168

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

İnsan bir fabrika olsaydı ne üretiyor olurdu?

Mazeret...





CrystaLHearts' Bunu beğendi.

Alt 22-09-2011, 00:08 #169

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

Olacaksan Gel


Bilirim gelişin hüzzama benzer,
Ağır aksak sevdan nihavent sever.
Bestekar derdimi segah besteler,
Hicaz uşak kürdi olacaksan gel.
Eylül yaşındayız, hazan mevsimi,
Mevsim rüzgarıyla duysan sesimi,
Bu sene geçti de seneye belki,
Mart ayında Temmuz olacaksan gel.
Yolcuyum yollara düştüm derdinle
Bir ağaç dibinde gölgem seninle
Öyle perişanım halimi bil de
Şu yolcuya hancı olacaksan gel.
Nasıl susamışım gerçek sevgiye,
Sende sızlanırsın, beni sev diye.
Yanıyorum hergün senin sevginle,
Çöllerde çağlıyan olacaksan gel



Bedirhan Gökçe





Alt 22-09-2011, 00:10 #170

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

Bazen uzaklaşmak gerekir, yakınlaşmak için..
Bazen hatırlamak gerekir, hatırlanmak için..
Bazen ağlamak gerekir, açılmak için..
Bazen anmak gerekir, anılmak için..
Bazen de susmak gerekir, duymak için..

Şems-i Tebrizi




RaPoRSuZz DeLi Bunu beğendi.

Alt 22-09-2011, 00:14 #171

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏

Hayat Kadar Yalan Ölüm Kadar Gerçektik

Bugün yine hatıralarımı gözlerime yükleyip “senin gözyaşların “ diye bulutların eteklerinden düşen yağmur tanelerini topladım küçük ellerimle.
Yokluğunda üşüdüm.

Sıcak sesini aradım kurak topraklara bereketi dağıtan rüzgarın koynunda.
Varlığını sorguladım cümlelerin virgülsüz sokaklarında..
Seni aradım gecenin iç cebinde..

Yüzünü, gülüşünü aradım hatıralarımın ağlayan suretinde..
Bazen senin yüreğinde sevilmiş olmanın gururuyla kendimle onur duydum bazen de yalnızlığını soludum.

Sonbahar yapraklarının sokaklarında gezindiği vakitlerde ben adının her bir harfini gözyaşlarımla yıkayıp gülüşlerimin sıcak avlusunda kuruladım.
Ölmeden önce ezbere tanıdığım karanlıkların içinde benden yabancı kollarda baharın beyaz duvağını giyinmiş yüreğine emanet ettim yüreğimi.
Sen mavi düş ülkelerinin bulutlarında gezinirken ben ayak uçlarına serpiştirilmiş acılarını sırtlanıp gülüşlerinde tazeledim yitirilmiş düşlerimi.
Bedeller ödedim senin için.

Kah yalnızlık sinmiş odamda çığlık çığlığa sevdanı sayıklattım dudaklarıma kah adının her harfini kanattım parmak uçlarımda.

Bağışla beni sevgili. İçimdeki sana olan ölümsüz sevgiyi “ varlığımda” yaşatamasam da sen uzaklarda acılarını bedenimle ödemek sensizlikte yapabileceğim tek şey ne yazık ki..
Bir ömür mutlu olacağını bilsem, bedenimi kefenleyip varlığına serilsin bu yamalı kalbim.
Çünkü ben sadece bir şafak vakti sis duvarlarından aşıp acılara yenilmiş dudaklarına sunulmuş bir damla can suyum…



Yokluğuna kanayan her gecede “ benden ömür uzaklıktaki yüreğinden ” kurak toprağa düşen cümlelerin ölüme mevzilenmiş namlusunda kanattım hasretini.
Sen kirpiklerini gökyüzünün ince dallarında uyuturken, ayrılıklara yataklık eden bir eşkıya gibi kelimelerin namlusunda ağlattım içimdeki çocuğun gözbebeklerini .
Sen benden uzaklarda susmaları oynarken ben sensizliği anlatan intihar mektuplarının harflerinde susturdum yokluğunun pas tutmuş çığlıklarını.
Seni sevmenin bedeli ölümle onurlandırılmışsa sevgili; gülüşlerim kefenim, saçların darağacım olsun…

Çünkü ben; ayrılık şarkılarının notalarına yaslanıp uzaklarda yarınlarım için vuslat çiçekleri toplayan kadının dudaklarından söylenmiş son mutluluk cümlesiyim..
Unutma sevgili ; benden bir ömür uzaklığa gitsen de, ben hala ilk gün ki gibi seviyorum seni. Sesini duymasam da varlığına yaslanıp dualarıma ekliyorum ıslak gözyaşlarımı.
Tozlanmış hatıralarımı gözlerimin önüne getirip getirip yüreğinle bana gülümsediğin hallerini anımsıyorum.

Lakin gittiğin günden beri her yağmurda hüzünler üşüşüyor bedenime.
Ne zaman yağmurun bulutlarla dansına tanıklık etsem; kanla yıkanmış yaşlarım düşüyor kuru toprağın ince dudaklarına.

Yaşıma,başıma aldırmadan delicesine ağlıyorum gözlerimde nem, yüreğimde sensizlik ile..
Biliyorum ki; gözlerimden her akan yaş, bana haram gülüşlerine dua oluyordur. Kirpiklerimden akan her nem, senin yazgına senin acılarına kefaret ödüyordur umarım..
Ve geleceğini bilsem; umuda gebe sabahlara kurşun sıkardım.
Ölmeden önce gözlerini göreceğimi bilsem; dağlarını sırtlanıp tuz basardım kanayan sancılarıma..

Ah gülüm, ah hicrana gelin ettiğim yarim..
Gittiğin mevsimlerden dönüp baharlarıma gülümsemeyecek misin ?
Gittin ama gidişine hiçbir zaman pes etmedim.
Yokluğunda kazılmış ayrılığın dipsiz çukurlarına düştüm.
Canıma, yüreğime ilmeklediğim seni benden acımasızca söküp ipsiz uçurumlara sürgüler beni.

Ezildim, itildim nemli duvarların sağır dudaklarında.
Kanayıp durdum sensizliğin çatısız duraklarında.
Ama pes etmedim.

Gittin diye, beni “ sensiz “ bıraktığın diye senden vazgeçmedim.
Gidişine yargısız ve acımasız mahkemeler kurup sevgine ayrılık hükmünü giydirmedim. Gözlerinde kanayan bir hatıra olsam da ben senin sevgini hep nefesim bildim.
Yüreğine dokunamadığım her gece taş dibekleri yumruklayıp sensiz denizleri yakıp yıktım. Sancıyla kavrulan bedenime yosun bağlamış taşları reva gördüm.
Bayatlamış bir isyanı üzerine giyinip ayrılığa bayrak açan ruhumu kalbimin ölümsüz sevdasıyla savaşlar açtım..

Meydanlarda süngüsüz kalsam da sevdanı tek silahım bildim.
Ayrılıklar zafer çığlıkları atsalar da, ben seni kazandım.
Biliyorum bu dünyada bize vuslat yasak..
Bize kavuşmalar hep ırak.

Ama aşk bu değil midir ki; gitse de bir yudum gülüşüyle hala yürekte yaşatabilmek ?..
Merak etme hüzün gözlüm; sen gitsen de ben sadece seni sevdim sevgili..
Çünkü biz seninle aynı yürekle gülümseyip aynı gözle ağlayan iki imkansız yürektik kavuşmaları ölüme ertelenmiş….
Gitmiştin; ayrılığın meteliksiz sebepleri yamalı yüreğimde, kör hançeri göğsümde ışıldarken gitmiştin.

Haklıydın gitmekte..
Ben gökyüzünden düşüp gülüşlerine yağan kar tanesiydim sen ise baharların en nazlı çiçeği.

Yüreğine her sarıldığımda sen üşüyecektin, bedeli ödenmemiş acılarını bedenimle sardığımda yine de sen ayazlara yenik düşecektin.

Oysa ben sadece senin yüreğin için gökyüzünden serpilmiştim dudaklarına.
Sadece senin gülüşlerin için serilmiştim yapraklarına.

Sevdana doğmuşken kar tanesi iken ben senin yapraklarında ölmeye gelmiştim.
Aldığın nefes benim mutluluğum bilmişken her acın benim ölümüm olacaktı..
Ben senin yüreğinde yeniden doğmaya değil, senin yapraklarında ölüme kanatlanmaya gelmiştin.. Bilemedin seninle öleceğimi..
Bilemedin senin yüreğinde yavaş yavaş eriyeceğimi..
Gittin, yapraklarından düşüp toprağa sarıldım.
Kanadı düşlerim, ezildi kelimelerim.

Ben senin yüreğinde ölmeyi isterken, ben toprağın avuçlarında yavaş yavaş eridim.
Ama hiçbir zaman ayrılığa yenilmedim ben.
Çünkü ben seni sensiz yaşatacak kadar çok seviyordum.
Bir gülüşüne bedenimi ölümün ayak uçlarına serecek kadar çok seviyordum seni.
Çünkü; sen benim nefesimdin.

Cünkü biz seninle güneşe mevzilenmiş sabahların avuçlarında vuslata gülümseyecek iki sevda tohumuyduk dallarında hep mutluluk çiçekleri açacak…
Şimdi benden uzaklarda olsan da gecenin karanlığında “ umuda gülümseyen “ o gözlerini düşlüyorum.

Adını bilmediğim rüzgarlara seni anlatıyor, gökyüzümden gelip geçen turnalara seni soruyorum.

Bensiz uzaklarda mutlu olduğunu duydukça bir çocuk gibi seviniyorum.
Gitsen de ben hala sendeyim sevgili.

Gözlerini gördüğüm ilk günden beri ben hep aynı yerdeyim.
Unutma sevgili; sana göre “ hiç yaşanmamış “ , bana göre “ hiç sonlanmamış “ sevda masalının iki kahramanıydık seninle..

Mavi bulutların kirpiklerinde yıkanmış cümlelerin vuslat kokan satırlarıydık biz seninle.. Birbirimize severken ne savaşlar verdik seninle..
İmkansızlığı kelimelere ilmekleyip kavuşmalarımızı
Ahirete erteledik.

Aynı gökyüzünün altında gezinip aynı baharlara gülümsedik.
Aramıza devasa yalnızlıklar örüldü, sevdamız emeklerken bize kör uçurumlarda tek başımıza yürüme reva görüldü.
Aynı baharda yaşarken ayrı çöllerde düştük seninle..
Aynı kirpiklerinden akan iki damla gözyaşı iken sen baharlara gelin oldun ben ise toprağın kanayan yaralarına bir dirhem tuz…



Gülüşlerimi yüreğine takıp tüm imkansızlığa inat bir gün kavuşabilseydik seninle ; yağmura aldırmadan saatlerce dans edecektim seninle gökyüzünün şahitliğinde.

Sırılsıklam olmuş tenine taze gülüşlerimin sıcaklığını serip adaklar adayacaktım her nefesine.. Yağmur sonrası gökkuşağının güzelliğini çalıp baharın taze gelinciklerini örecektim naif yüreğine..

Söyle ey yar; bulutları saçlarıma indirip bir bahar günü gelecek misin gülüşlerimin sıcaklığına ? Söyle ey yüreğimi acılarına adadığım sevgili; dönecek misin yüreğimin yalnızlığına ?

Eşlik edecek misin yağmurla gözyaşlarımın dansına?
Şahitlik edecek misin seni “ sensiz “ yaşatmama ?
Kelimelerin susmalarına üzerine örtüp ben satırlarda gittiğin güne ağıtlar yakıyor olacağım. Sensiz yaşadığım her güne gitmiş olsan da yaşadığım aşkın mutluluklarını bulutlara yazıyorum olacağım.

Ve sen yazılan bu satırlardan habersiz “ bensizliğe “ uyandığında ben sana nefes alıyor olacağım…

Gitsen de benden, ben hala seni seviyorum çünkü biz seninle hayat kadar yalan, ölüm kadar gerçektik..

Sair; İsmail SARIGENE





Alt 22-09-2011, 22:34 #172

Birhan, Murathan, Bejan.

askerde.


Bizler ankarayı hak etmedik mi?

Bizler ankarayı hak etmedik mi?

Ankara bizleri hak eyledikce
Bizde ankarayı hak etmedik mi?
Rüşvetle yolsuzluk talan geldikce
Bizler ankarayı hak etmedik mi?

Biberonla beslenirken soysuzlar
Kirlendikce kirleniriz duysunlar
Devlet malı deniz imiş soysunlar
Bizler ankarayı hak etmedik mi?

Kavanos dipli dünyanın dibine
İtiraf etmeden gelsen kendine
Rüşvetle yolsuzluk geçmiş eline
Bizler ankarayı hak etmedik mi?

Yıldan yıla biraz daha kirlendik
Saygısızlıktan yana dillendik
Bizi sefil edenlerle ünlendik
Bizler ankarayı hak etmedik mi?

Biraz daha palazlandı yoksulluk
Nice yıllar geçti gelmedi bolluk
Ankaradakiler oldu korkuluk
Bizler ankarayı hak etmedik mi?

Kalbi kasıklarında yatanlar olduk
Dost Şeref batağa batanlar olduk
Hayallerimizi yoğrulmuş bulduk
Bizler ankarayı hak etmedik mi?

16/01/2009
Dost şeref





Alt 25-09-2011, 17:06 #173

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Ah Be Sevdiceğim!


Uzun Bir SessizLiktir SuskunlukLarımız‏
Ah Be Sevdiceğim!


Ben sana kırgınım sevdiceğim,
dönüşün yanlış zamana geldi.
Geceler boyu beklemiştim seni, saatleri saymıştım an be an,
her telefonu sen sanmıştım.
Biraz geç kalmadın mı sevdiceğim?

Şimdi kıştayım,

Sensiz geçirdim mevsimleri.
Sokaklar boyu yalnız yürüdüm,
Sen diye kaç sevdaya sarılıp uyudum,
Bilemezsin
Kokun gitmesin diye hiç yıkamadım elbiselerini.
Bir daha kırmızı bluzumu giymedim.
Son dinlediğimiz şarkıyı çalmadım tekrar.

Seni unutmak için kaçtım bu şehirden.
Aynalara küstüm uzunca,
Hiç dans etmedim, hatta inanmazsın
Şarkı bile söylemedim.
Senin acılarınla olgunlaştım,
Büyüdüm artık sevdiceğim.
Yaşarken direnmeyi öğrendim,

Hatalarımı sevdim.
Sensiz de var olmayı,
Ayakta durmayı tek başına,
Bir de ağlamamayı öğrendim.
Ben sana kırgınım sevdiceğim,

Ama her şeye rağmen,
Hoş geldin!



Candan Ünal






Alt 26-09-2011, 12:37 #174

seyyidin

Yeni Üye

sevgili arkadaşlar ve kardeşlerim sitenizde paylaşım yaptığınız konuların içeriğinde emeği geçen yazan,yükleyen,yayınlayanlara çok çok teşekkür ederim sağolun varolun. Allah'ım razı olsun inşallah Amin.Allah'ıma emanet olun. Saygı ve Sevgilerimle Hoşça kalın dostça kalın.....Yaratılanı severim Yaratandan ötürü......Kainatta yaşayan bütün insanlar kardeştir Hepimizin Anasıda bir Babasıda birdir
Bütün insanlığın inancında ALLAH-KUTSAL KİTAPLAR VE PEYGAMBERLER VARDIR ama Bazı insanların inandığı TEVRAT (İÇERİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ) ve PEYGAMBERİ Musa olarak Allahı anarlar..
Bazılarıda İNCİL (İÇERİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ) ve İsa (ÜÇLÜ denemeİS) olarak Allah'ı anarlar.
Bazı kesimler Dinlerini kendi bildikleri örf adetleriyle yaşarlar..
Bazılarıda Allah'a inanmayan (ATEİSTTİRLER) gibi Ama ne olursa olsun Her insanın yaşamında bir inancı olarak muhakkak (İNANMA İÇ GÜDÜSÜ YAŞAR, inanmayan bile en azından inanmadığına İNANIR O'da bir inançdır)
AMA GÜN GELİR BU BÜTÜN DİNLERİNİ EDA EDEREK YAŞAYAN İNSANLIĞIN KARŞISINA İSLAM DİNİ ÇIKAR VE BÜTÜN İNSANLIĞIN İÇERİSİNE alarak,
GÜNEŞ GİBİ PARLAYAN ALLAH'IN SEVGİLİ KULU MUHAMMED MUSTAFA SALLALLAHU ALEYHİ VESELLAM'E KUR'AN-I KERİM ALLAH'IN KALAMI İNER. VE HERKESİMİ İÇERİSİNE ALIP KUCAKLAR.
İMANIN ŞARTLARI VE İSLAMIN ŞARTLARIYLA İNSANLIĞA YENİ BİR ÇIĞIR AÇAR.
İŞTE BİZİM DİNİMİZ OLAN İSLAM DİNİDİR .
RABB'BİMİZ ..YÜCE ALLAH C.C..NEBİMİZ .MUHAMMED MUSTAFA SALLALLAHU ALEYHİ VESELLAM KİTABIMIZDA KURAN-I KARİM'DİR.
NE MUTLU ALLAH'IMIN YOLUNDA YÜRÜYENLERE HEPSİNE SELAM OLSUN..
"LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH"
Ahmet Sanal.





Alt 26-09-2011, 16:56 #175

Birhan, Murathan, Bejan.

askerde.


Ankara'da Hayat Durur mu?

Bir durgunum bugün,
damlaya hasret,
bir deniz gibi sakin,
kırıntı arayan,
kuşlar gibi de ürkek…
Yalnızlık çörekleniyor yüreğime,
fırtınalar durulmuş, yelkenler durulmuş…
Her zamankinin aksine,
hep sakin şarkılar dinliyorum bugün…
Yavaşça dönüyor plak,
nameler usulca süzülüyor havada,
ve yavaşça ilerliyor kulağımdan beynime doğru…
Demek ki hala boş yer varmış…
Gözkapaklarım bile ağır ağır açılıp kapanıyor,
her zamanki ağırlığa rağmen…
Oysa uykusuzluğa da alışkınlar uzun zamandır…
Şimdi biri gelip de şu çayımı karıştırsa ne güzel olur…
Yoksa bu sefer şekersiz mi içsem?
Sigaramda şimdi kendini buldu işte…
Ağır ağır…
Bakıyorum da akrebin hali yok kımıldamaya,
yelkovan ise ruhunu teslim etmiş çoktan,
yalnızlığa…
Rüzgâr istirahatlı, dünya paydos etmiş…
Sadece güneş…
Güneş mesaiye devam ediyor…
O da biliyor ya gideceği zamanı,
ondan işte…
Boyanmış dünyanın tüm çehresi,
koyu bir grilik kaplamış tüm yüzleri…
Ankara’da gündüz vakti hayat durur mu?
Duruyor işte…
Hayat dediğin nedir ki?
Sen bilmedikten sonra…

Bedri Kenan Karaal





Alt 03-08-2013, 18:29 #176

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

.



"adın

adıma değsin
ilk okul fişlerinde
seni bana yazsın çocuklar."





Alt 03-08-2013, 18:31 #177

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

.



"bezden anne yapıyor öksüz,

öpmek için kendisine."





Alt 03-08-2013, 18:32 #178

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

...


o kadar güzelsin ki
tutup bir çocuğu öpüyorum
bahçedeki çiçekler açıyor
göğsümde bir nar patlak veriyor

beyaz gömlek giymeye başlıyorum
cebinde hiç yoksa bir karanfil
cıgaramı yakarken karşında
dünyaları kurtarıyorum

o kadar güzelsin ki
koşarak gidiyorum her yere
ayağa kalkıyor yüreğim
ve tüm elma ağaçları

yeşil bahçe gördü mü gençler
sevdiklerine şiir okuyor
gül kokuyor tüm sokaklar
şehrimiz yenileniyor

o
kadar
güzelsin ki
bak, güneş doğuyor.





Alt 16-08-2013, 23:25 #179

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

,


Keşke yalnızlığımda yanımda olsan. Keşke onunla paylaştığımı seninle paylaşsam.
Keşke senin adın yalnızlık olsa ve ben hep yalnız kalsam.





Alt 16-08-2013, 23:28 #180

CrystaLHearts'

Forumun Tiryakisi

Diyebilirsin ki,

bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin?
Haklısın.. Belki de çok az..
O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum.. AZ..
Sen de fark ettin mi?
Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf..
Ama aralarında koca bir alfabe var..
O alfabeyle yazılmış on binlerce kelime ve yüz binlerce cümle var.
Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.
Biri başlangıç, diğeri son.
Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.
Yan yana gelip de birlikte okunmak için.
Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.
Senin ve benim gibi.






Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:30 .