Vuslatı yakın eden yollar
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 03-04-2008, 20:14 #1

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye

Vuslatı yakın eden yollar



ACIYA GÜLMEK

Biliyorum sen yine parmak uçlarında üşüyorsun
Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat
Ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını
Ellerinle yüreğimde yaktığın Ateşi düşlüyorsun

Sularımız sızıp karışıyor
Ay karanlıkta ve çırıl çıplak bir ırmaga dönüşüyoruz
Yatagımızda Apansız pencerende gülümsüyor güneş
Ne güzel
Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor
İştahla biliyorsun
Yaşamaktır AŞK.....



Benzer Konular


Görüntüleme:4890, Cevaplar:194

İlginizi Çekebilir >
Alt 03-04-2008, 20:17 #2

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Kördüğüm Aşk

Bela gözlerini çek üzerimden
Sen nazar ettikçe ben eriyorum
Can sana sığınmış bir serçe kuşu
Başkasına uçmaz söz veriyorum

Sevda seni sordu düşünce cana
Işıdı gönlümden yedi cihana
Okşarken ruhumu manadan yana
Acı sözlerinden bal deriyorum

Yüreğim mühürlü, yüreğim senin
Alnımda izi var masum busenin
Aklıma düştükçe sözlerin derin
Seherlerde selam gönderiyorum

Geçmiyor günlerim dertsiz cefasız
Tomurcuğum açmaz aşksız sefasız
Deseler de bana yar çok vefasız
Tebessümlerinle yeşeriyorum

Sen de yanıyorsun sanki kör müyüm?
Bir gün gelir isen gelme der miyim?
Senden başkasını hiç sever miyim?
Herkeste senden bir hal görüyorum

Arzunla kuruldu gönlümde köşkün
Anladım çileymiş nüvesi aşkın
Ecelim olursun en fazla, şaşkın
Buyur, yollarına gül seriyorum

Sevim Yakıcı





Alt 03-04-2008, 20:19 #3

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Aska Ve Terke Dair...

Bazen öyle bir iliskiye tutulursunuz ki, ne sevebilir,ne
terkedebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında... En güzel
yıllarnızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin
müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşlarınızda,
bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunça saklandığınız bir sığınak,coşunca
öptüğünüz bir bayrak...Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıkşızdır.Sınırsız
ve nihayetsiz;
"Ölmek var, dönmek yok"tur.
* * *
Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını...
Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya...şurasından,
burasından eleştirmeye koyulursunuz:
"Söyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..."
Baskalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye
başlarsınız. Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
Askınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz.
"Eskiden böyle miydi ya.." diye başlayan sohbetlerde
açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir
bilinçaltından... Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz.
O, sevgisizliğinize yorar bunu... ihanete sayar. Tutkulu ilişkilerde
ihanetin bedeli ölümdür. "Ya sev böyle ya da terket" diye gürler...
* * *
Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya, bir kabusa
dönüsür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size...
Hoyrattır, bakmaz yüzünüze... Zehir akar dilinden, konusturmaz,
suçlar,yargılar mahkum eder. Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar
yazdıklarınızı, siler sizi defterden... "Iyiliğin içindi hepsi, seni
sevdiğim için..." dersiniz,dinletemezsiniz. Ayrılırsanız aşamayacağınızı
bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. ihanetten kırılmıstır kaleminiz;
severek, terk edersiniz...

* * *
"Madem öyle..."nin çagı başlar ondan sonra...Madem ki siz böylesine
tutkunken, o hep baskalarını seçmistir, madem ki kiymetinizi bilmemistir, o
halde "günah sizden gitmiştir". Lanet ederek bu karsılıksız aşka, çekip
gitmeleri denersiniz. Askin göçmenlik çagı başlar böylece... Daha özgür
olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan
uzağa izlersiniz olup biteni... Etrafı bir sürü uğursuzla dolmus, kurda kuşa
yem olmustur. Deli kanlilar, eli kanlilar, ugruna ölenler, sirtina binenler
sarmistir
çevresini... Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar
diye... Ugruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla... "Bana
ne... kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre... Ama sonra...
ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen
bir koku, hatırlatır onu yeniden... Yaban ellerde,
başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü
söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh
rakı içmeyi... Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular
kulağına fısıldasın diye...
Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...Dönemezsiniz.
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.

* * *
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz... Hem
kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak
sonunda"kuskusu... Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür
gidersiniz...

CAN DUNDAR





Alt 03-04-2008, 20:23 #4

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


S e N ! ! !

Sen uçurtmaların kanadında asılı duran rüzgar...
mevsimlik bir çiçektin son baharı bile beklemeyen...
Sen çocuktun asla öyle kalmayacak olan,
biliyorsun büyümek çirkinleşmek...
Bir yağmur damlasıydın çorak toprağa düşen heyecan verici,
ve bazen şımarık bir zengin çocuğu gibi umursamaz...
Sen aslında dolu bardağa konan bir su,
aynı zamanda kanamalı bir hasta için acil kan...
Sen elimi alnıma koymadan güneşe bakmak
ve usul usul sokulmak ana kucağı gibi...
Bir idam sehpasında ölümü beklerken geçen zaman,
ve kır çiçekleri toplamak sonsuz kırlarda...
Sen gün geceye doğru kayarken yıldızları sayma cezası,
ve seyre dalmak mücevher sandığı misali yakamozları...
Sen telafisi mümkün olmayan bir vicdan azabı,
ve çocukluğumun saklambaç oyunusun...
Sen ölümü düşlemek hayatın baharında,
ve ölmek bir ilkyazda sessiz ama aynı zamanda usulca...
Sen en kötü ihanet planlarımın içinde omuz vermek ince bir tebessümle dosta
ve hatırlamak en zamansız acılarımda göğsümde bir sancıyla...
Sen korkunç kabuslardan kan ter içinde apansız uyanışım,
Hayata tutunma gerekçem olan hayallerimin sarhoşluğu...
Sen kendimle her kalışımda çılgınca kimlik arayışım,
Ve bazen bütün hislerimi özgür bıraktığım kaygısız bakışımsın...
Sen benim öbür yarımsın.


alıntıdır





Alt 03-04-2008, 20:45 #5

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


DÜŞ
Bir gün düşlerimle yaşamayı öğrendim
Senin bana öğrettiğin düşlerle
Dökülen göz yaşlarımı öğrendim
Bir kase yi doldurup tükettiğinde


Düşümde,
Lambaların hep söndüğü anı istedim
Ellerim ellerine dokunduğunda
Yaşamayı çok sevdim
Gözlerimiz buluştuğunda.

Ne yazık o günden sonra
Lambalar hiç sönmedi.
Hep koştum gökkuşağına yetişebilmek için
Ayaklarım yaralandı
Dizlerimde derman kalmadı
Meğer hepsi bir hayalmiş
Yetişemedim, fakat
Renkleri ve güzelliği içimde kaldı

Bir gece düşümde seni gördüm
Ağlıyordun ve bağırıyordun
Bana koşuyordun, fakat düşüp kalıyordun
Bu bir rüya diye sesleniyordum sana
Nedense duymak istemedin
Her yerin kanla doldu
Biliyordum, bütün kabahat bendim
Oysa ben seni düşümde
Gökkuşağının altında
Bana gülümsemeni görmek istedim
Hiçbir zaman göremedim
Çünkü, ben o günden sonra
Asla düş görmedim.

Saatime baktım, evimin balkonundaydım
Ağustos un onaltı sı, saat gece onbir i gösteriyordu
Ay' ı seyrediyordum, dolunayı
Biraz serinlemişti hava
Ve havada bulutlar Ay' ı kapatmak için yarışıyorlardı
Derken Ay kapandı ve
Karanlığa büründü gözlerim ve bir de kalbim
Nedense Ay' a baktığımda
Ben hep seni hatırlıyordum
Bulutlara çok dargındım
Milyonlarca seven göz gibi Ay'ı aradım
Balıkçıların dualarına çok kızdım
Seven tüm kalplerin adına,
Gökyüzü adına, aldığım nefes adına
Tuttuğum sözler adına, seninle tattığım güzellikler adına
Yalvardım Mevla' ya,
Ne olur, Ay ışığını gönder bana.

Ne yazık,
Ben seni hiçbir zaman göremedim
Sadece fikrimin derinlerinde
Ve de kalbimin içinde sakladığım
Bir kır çiçeğimdin.
Büyüdü o kır çiçeği, içime sığmaz oldu
Düşlerimi bile yırtarak haykırdım
Bana söyleyeceğin bir tek söz için
Bil ki canımı verirdim
Sen tüm gücünle zorladın ses tellerini, bağırdın
Yazık, ben seni duyamadım, uzaktaydın
Yani damarlarımdaydın
Hissettiğim ama duyamadığımdın
Görmeyi çok istediğim ve dokunamadığımdın
Oysa ben seni düşümde
Gökkuşağının altında
Bana gülümsemeni görmek istedim
Hiçbir zaman göremedim
Çünkü ben o günden sonra
Asla düş görmedim.
Bir gün
Seni düşünürken uykuya daldım
Kavuşmayı çok istedim
Lûtfettin Allah'ım
Seveni sevdiğine gösterdin
Bir melek gibi gökkuşağının altında
Ellerini uzatıp gülümsedin bana
Hep koştum gökkuşağına
Yani sana, yani sonsuzluğa
Ayaklarım yaralandı
Dizlerimde derman kalmadı
Yetişemedim,
Renkleri ve güzelliği içimde kaldı
Yazık ki, Mevla' m ruhsat vermedi bize.
Olsun, nasıl olsa sonunda
Yine gördüm seni düşümde.


alıntıdır





Alt 05-04-2008, 19:38 #6

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


<<<--- ADAM GİBİ --->>>

Ben seni hiç sevmedim ki
Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Birde yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip,
Gözlerinde tutulan.
Ben seni hiç sevmedim ki
Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığımda
Ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda
Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi
Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı
Nisan'a hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğün zaman kanayan yaralarını
Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki
Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın
Ağlayan yüzünde İsa'nın
Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla nar'ın
İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne
Tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne
Hep senin üstüne, hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki
Gittiğin zaman gitmeni sevdim
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevdim
Korkuyordum sana alışmaktan
Yine de sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından
Kırlara ilk kar düştüğü zaman
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
Seni içimde öldürdüğüm zaman
Ben seni hiç sevmedim ki
Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Birde yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip,
Gözlerinde tutulan.
Düştüğün zaman kanayan yaralarını
Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
BEN SEVDİM Mİ ADAM GİBİ SEVERİM


------ İbrahim SADRİ ------





Alt 05-04-2008, 19:38 #7

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
NECİP FAZIL KISAKÜREK





Alt 05-04-2008, 19:41 #8

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Sen Aslında Çok Eski Bir Şeye Aşıksın
künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerimi
ölürsem beni seninle ararlar şimdi

bak, incelirken zehirleniyorsun yavaş yavaş
beni yanaşma ruhum boğuyor geceleri

ölürsem beni seninle ararlar şimdi

yüreğim paslı bir sarnıç
gözyaşlarının demi hala avuçlarımda

sesleniyorsun sevdaların kilitlendiği manastırlardan
yaşamak güçlü olmak değildir her zaman

künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerini
ölürsem beni seninle ararlar şimdi

Cezmi Ersöz





Alt 05-04-2008, 19:49 #9

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Sevdalar Çocuk Kalır

'Limanda ışıkları izledik ayrı ayrı
Karanlıktaydık...
Kireç badanalı bir odada
Sarılsaydık sımsıkı
Kimsenin göremediği
Bir yıldız olurduk...'
'Zamanla değişir
Büyür insanlar
Rüyalar çocuk kalır...
Oysa, yaşlanmak vardı seninle
Ve paylaşmak tüm yaşamı
Sabahı birlikte karşılamak
Birlikte yaşamak akşamı...
Başaramadım sevdiğim,
Bağışla...
Sevdalar çocuk kalır...'

Suna Tanaltay





Alt 05-04-2008, 19:51 #10

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Seni Sevmek

Seni sevmek..Evet haklısın,kötü kızım. Suçluyum seni sevdiğim için Gece gündüz benim olman için ettiğim dualar Bir gecede olsa,rüyama girmen için
Dilek ağacına bağladığım umutlar Döktüğüm gözyaşları sana olduğu için suçluyum ben...Hep terkedildiğim için İstenmesemde senden kopamadığım. Her türlü sözlere maruz kaldığım Ve sana güvendiğim için suçluyum ben...
Doğru..zaten sen hep doğruyu söylersin Bir çocuk ne anlar sevmekten? Ne anlarki sevgi uğruna ölmekten Ne anlar yaşam nedir,dünya ne? Herşey tozpembedir onun gözünde
Hep umut vardır o küçük yüreğinde... Karanlıkta aydınlık hisseder Olmayacak sevdaya olur der.. Ben de çocuğum ve cezalıyım... cezam sevilmemek Tek suçum ise seni be canım seni sevmek....

Orhan Veli Kanık





Alt 05-04-2008, 19:52 #11

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Liman Kırıntıları

Bahama'lı martılar beni çağırdı,
Bir ikinci bahar gecesi
Yalan söyledim,
Yırtık blucinli tayfalara,
Seni sevmediğimi söyledim.
Oysa rıhtımlar
En şarkılı dalgalarla yıkanıyordu,
Midye kabuklarında sakladım gözyaşlarımı;
Hastaydım,
Kırık kötümser bir öksürük yapışmıştı boğazıma
Seni unutmak gerekiyordu...
Bahama'lı martılar beni çağırdı,
Bir ikinci bahar gecesi,
İskele fenerlerinin altında oturup
Seni bekledim sevgilim
Ellerim ıslaktı,gözlerim ıslaktı
Gelip caydırabilirdin beni gitmekten
Oturup
sigara içer, anlaşabilirdik..
Sana tapacağım yalan değildi
Benim olursan
Seni seviyordum, seni istiyordum...
Bahama'lı martılar beni çağırdı,
Bir ikinci bahar gecesi
Filler gibi içtim liman meyhanelerinde;
Seni unutmak için içtim..
Senin sokağında geceler yıldızsızdı,
Senin sokağında gece yağmur yağıyordu
Ben zayıftım,çabuk ıslanıyordum
Bana sevmek yaramıyordu,
Ben sevilemiyordum...
Bahama'lı martılar beni çağırdı,
Bir ikinci bahar gecesi
Sana bırakacağım bu kentin
Üç semtinde üç damla gözyaşı döktüm,
Birincisi seni ilk gördüğüm yerdi,
İkincisi seni ilk öptüğüm yerdi
Üçüncüsü.... söylemeye dilim varmıyor,
Üçüncüsü bana git dediğin yerdi
İşte bu mısraları orada karalıyorum;
İşte demir aldı şilebimiz,
Gidiyor, gidiyor, gidiyorum...

Edgar Allan Poe





Alt 05-04-2008, 19:53 #12

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


ÖYLE BAKMA ÇÜNKÜ....
Güzel bahçeli bir ilkokulun penceresinden
dünyaya,
hayretihasret ve biraz da
bayat bayram şekeri kederiyle bakan,
aklı canbaz,yanağı al,
sesi çilek aroması
bir çocuk oturuyor
gözlerinde....

Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canının tenini yakmasıydı
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasıydı....

'Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey'
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu
YILMAZ ERDOĞAN





Alt 06-04-2008, 07:25 #13

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın

Ümit Yaşar Oğuzcan





Alt 06-04-2008, 07:27 #14

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Sevgilim Yoksa Sen?
Hiçbir yerinde yok asaletin ibresi
Sesinde kamaşmasında tensel bir büyünün
Atlas hani libas ve kuytu bakışlı mavi gözlerin
Sanki hepimize bütün şiirleri hala fısıldayan
Bir eski büyük şairmiş gibi
Aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de
Mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından
Hiçbir yerde yok asaletin ibresi
Bir adamın yüzünde ya da yalana çok benzeyen
Bir doğru sözünde belki.....
Saçlarının çevriminde ıslak bir beyaz kadının
Yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında
Ve kokusunda çiçeklerinin kanirej’in
Elbet şiir olacak şairin tesellisi
Ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların
Yazana değilse bile okuyana faydalı
"bak aynı başına gelmiş adamın benim başıma gelen"
O da üzülmüş aynı benim gibi ....
Benimki daha acıklı değil onunkinden,
Fiyakalı değil onun acısı benimkinden..
Sade güzel olan kelimeler..
Sade kelimeler...
Kelimeler....
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık
Bir elim sana uzanır, öteki berikinin zaten elinde
Bırak yoluma gideyim bildiğimce
Yabancısı olduğum bir şey değil yabancılar
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer erkekler....
Eğer bir söz, bir ses bekliyorsan bu adamdan
İçinde hiç gönderme isteği bulunmayan bir git
Lazımsa eğer...
İşte orada duruyor...
Ağzımın bir yerinde...
Almak ister misin dilini sokup aklıma
Sana ait olan herşeyi bir nefeste
Bir göz yumma anında
Bir soğuk telefon konuşmasında
Geri alabilir misin?
Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim..
Yoksa sen,
Sevgilim olmayabilir misin?..
Yılmaz Erdoğan





Alt 06-04-2008, 07:30 #15

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Ben Seninle Ağlamak İstiyorum
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle arkandan yana yakıla değil
Hüzünle, kahırla değil
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle sensizliğe yanıp sabahlara kadar değil
Ben seninle ağlamak istiyorum
Omzunda ki değmeli yanaklarımdan
Birkaç tuzlu damla omuzlarına
Tadını hiç bilmediğim dudaklarını öperken
Ağlamak istiyorum ki hiç bilmediğim tadı
Değsin gözyaşlarımın, dudaklarına
Ve bir an gözlerini aç ki ben kaybolayım
Doğada olmayan mavilikteki gözlerinde
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle bir ağla ki benle okyanusunda kaybolayım
Öyle sensizliğe, hayata değil
Benimle olduğun için
Bir gece sabaha kadar
Seninle ağlamak istiyorum
Öyle yanında falan değil
Gözlerinin okyanusuna bakarak
İçinde son kulacımı atana kadar
Ben seninle ağlamak istiyorum
Ama sen ayçiçeği gibisin
Gündüz güneş açınca oh..
Hep yanımdasın gündüzleri
Ama boynum bükülür her gece
Söz verdiğin saatte gidersin çünkü.


Ceyhun Yılmaz





Alt 06-04-2008, 07:32 #16

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Aceleye Gerek Yok ki...
Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor.

Sanıyoruz ki çok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız.

Hadi maddeciliği bir kenara bırakalım; niye herkes aşktan şikayetçi?

Çevremizde kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır. Ve eminim hiç kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur.

Ben ten uyuşması kadar ruh uyuşmasının önemine inanırım. Hatta insanların eş ruhlarının olduğuna bile inanırım. Ama ruhları olmayan bedenler birbirleriyle ne kadar uyuşabilir ki? Evet, önce göz görür fakat ancak ruh sever. Ayrıca ruhumuz olmadan eş ruhumuzu bulmak gibi bir şansımız olmadığına da eminim... İşte bu yüzden içimiz de sürekli bir eksiklik duygusuyla yaşıyoruz hepimiz, işte bu yüzden sürekli duvarlara çarpıp çarpıp kendimizi kanatıyoruz ve işte bu yüzden mutluluğu bir türlü yakalayamıyoruz...

Gerçekte hız çağında yaşıyoruz. Her şey o kadar hızlı geçiyor ki, ne işe, ne arkadaşlarımıza, ne ailemize, ne çocuğumuza, ne kendimize yeterince vaktimiz kalmıyor. Akrep ve yelkovanla yarış halindeyiz. Bu yüzden bütün ilişkiler yarım yamalak, bütün sevgiler bölük pörçük.

Sevmeye bile vaktimiz yok bizim.

Oysa teknolojinin nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyoruz. Ne çamaşır yıkıyoruz ne de bulaşık, çayımızı kahvemizi makineler yapıyor.
İşlerimizi bir telefon, bir faksla hallediyoruz. Uçaklar bizi iki saat içinde dünyanın bir ucuna taşıyor. Hatta artık gitmeye bile gerek yok, internetle dünya elimizin altında. Ama yine de vaktimiz yok işte!
Bence doğanın kara bir laneti. Biz ondan uzaklaştıkça, o da bizden bütün zamanları çalıyor.

Milan Kundera "yavaşlık" adlı kitabında; "yavaşlık hep aldatır,hızlılık ise unutturur" diyor. Telefon hızlılık mesela, konuşulanları,söylenenleri unutturur. Mektupsa yavaşlık, hep vardır ve hep hatırlatır. Evet freni patlamış kamyon gibi yaşamanın hiç anlamı yok.
Ayağımızı gazdan yavaş yavaş çekelim ve biraz mola verip ruhumuzun da bize yetişmesini bekleyelim artık.

Aceleye ne gerek var?

Hayat yalnız biz izin verdiğimiz gibi geçer. İyi ya da kötü hızlı ya da yavaş...

Her şey bizim elimizde, sevgi de, aşk da, başarı da. Ama ancak kendi ruhumuzla buluştuğumuzda...
Can Dündar (Şiir Gibi Yazılar)





Alt 06-04-2008, 07:35 #17

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Ne Aşk Biter, Ne de Ah!
Ahhh! ..
Keşke, 'içimize' yazılsa her satır.
İçimize söylense her sözzz,
ve içimiz; 'duymayı' öğrense! ..

Sonra, dinlemeyi öğrense...
Ve sonra;
İşittiklerini anlamayı öğrense! ..

Sen, benim gülümsün; anlarsan...
Dinle şimdi; anlayacaksın! ..
Uzadığında biraz daha boyun;
daha az kokacak üstün başın,
ve yükseldikçe hep;
uzaklaşıyor olacaksın 'bittiğin' gübrelikten! ..

Fakat, çile bitmeez, aşk bitmez! ..

Sen de 'burada' çıktın işte topraktan, ne yapalım! ..
Burdan besleniyor,
ve büyüyor,
ve açıyor,
ve kokuyorsun; gül gibi...
Gülüm!
Lâkin, bedelin ağır! ..
Sen, ışık tutansın; ışık tutulan değil...
Ateş böceğim!

Sevsene kendini!
Sen, kemerli bir köprünün kilit taşısın!.. Sen, bir sütun başısın!..
Maladaki çimentoya bulaştığı an ilk boş deliğe tıkanan yarı pişmiş tuğlalardan çok farkın var;
Gözümde!..

Gözün var; baksana, görsene, sevsene kendini... Yetmez ki benim sevmem!

Ağzıma bir kartopu rastlamış gibi sızlar, sıkılan dişim...
Uyanır ve kalkarım, kendimi salladığım ayağımdan!
Kucağım soğur, senden uzaklaştıkça satırlar; ve kurt adam tüylerinden, örümcek adam salgılarından olur!..
Bu his, mavi bir pelerinle örtünmek gibidir; hani uçabileceğin bir pelerinle...

Bin bir gece masallarındaki halı niye uçmasın?..
İçimm uçarken göklerde!..

Korkarım; sende biterse, senle başlayan bu günkü masal!..
Korkarım; hâlâ çamurların içinde kalır diye ayakların...
Başını kaldırsanaaa, baksana bana. Ve tutup uzattığım elimi, çıksana hadi beni uçuran halımın üstüne.
Herkes, ve her şey, ve yerde yuvarlananlar buradan bambaşka görünüyor!..

Sence de aşk; kanatlanmak mıdır?..
Peki neden bütün kuşlar yerden beslenir?..

Muammer Erkul





Alt 06-04-2008, 07:36 #18

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Nehir Gibi Akıyor Yüreğimin Sahillerine
Tas merdivenler gibi, asinmiş ayaklardan,
Secde yerine çarpa çarpa alinim aşınsa
Göklerin kaimcisiyle yediğim dayaklardan,
Erisem de, tabutum boşmuş gibi tasınsa

Bir garip insan olsam, benzemez hiç kimseye;
Tek hece bilmez, tek renk görmez, tek ses işitmez.
Karanlığı, yoğursam nura döndüresiye.
Tırmansam o ana ki, yek paredir ve bitmez.


Necip Fazıl Kısakürek





Alt 06-04-2008, 07:38 #19

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Ölüm Neden Soğuksun Öyle

Kemal'in gemisinde gitti sarıldığım umutlar
İsyanım şimdi Hamit'in Makber'indedir!
Ağlasam sesimi duyar mı mısralarında Orhan Veli?
Dokunabilir mi gözyaşlarıma inceden?
Ya Cahit! Bir teselli verir mi Yaş Otuzbeş'inden?

İşte eteklerimde bir yığın gümüş yaprak
İşte Haşim bakıyorum semaya ağlayarak!
İçimde çaresizliğin binbir ahı
İçimde en korkunç yalnızlıklar
Fikret'im bu gecenin de olur mu sabahı?

Bir el var sonsuzluğa alıyor beni
Bir el var çekiyor beni anılardan
Ya o karanlığı bölen sesler
Uğultular, akisler, gölgeler
Nerdesin? Nerdesin? Tecer!

Bak! Bu resme nasıl imrenmedeyim
Sanırım ki gülüyor!
Hani o saadetten bile yoksunum şimdi sen kadar
Ama öyle ya Akif'im
Değil yalnız dostlara, sevgililere, analara
Daha nicelerine kucak açar bu topraklar!

Yummak ne çare elleri göğe doğru
Söyle hangi gerçekte bunca yalan var?
Acımı binlerce şiirin anlatamaz Ümit Yaşar!
Ama gel gör ağlayamıyorum gönlümce
Gel gör şuramda nasıl bir yara kanar
Zira; boş değil bu ağıt bu şarkılar
'Ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar...'



Ahmet Selçuk ilkan





Alt 06-04-2008, 07:40 #20

SRVT_SEZGİN

Azimli Üye


Sen
Sen, hayat verdin bana buhrânlı günlerimde...
Yeşerttin bir anda gönül bahçemi
Köhne mekânlarda ki sünepe gibiydim
Birden bire getirdin kendime beni...

Heyecânım sönmüştü âdetâ, hayâta küsmüştüm
Burâm burâm, ilmek ilmek, sevdâ dokudun
Kıpraşmaz melül bakışlarım gâyesiz idi
Çimen görmüş tay gibi parladı gözlerim...

Aldığım darbelerle, bir daha asla, der iken...
Pek bir şey kaybetmediğimi anladım
Meğer aradığım çok yakınımda imiş
Sadece tehîr olunmuş, bir müddet mutluluk
Ona da uzanmak artık çok yakın...

Her şeyi içime atmaya başladığım bir anda
Bir bilsen ihyâ ettin, bir çift söz ile...

Şimdi kenetlenmişim artık sana
Seni düşünmek, en büyük lezzetim
Kâğıdıma sıra oldun, kalemime mürekkeb
Seni sevdiğimi yazabiliyorum çekinmeden
Haykırabiliyorum sevdâmı herkese
Bestelere konu oldun hep dilimdesin
Hayır, aslında sen taa kalbimdesin
Belki o da hayır, sen benimlesin...
M. Engin Karatay





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:32 .