#241
Bu YaLnızLık İkimize Dört Duvar

Bu Yalnızlık İkimize Dört Duvar…
Tek bir hamle, gecenin kokusunu üzerime bırakıp kaçmaya yetti..
Oysa uyandığımda, virgülü olmayan anlamları kovalayacaktı düşlerim..

Son cümlem sana olsun,hoşçakal…

Burada değilim…
Aslından çok uzakta, fotoğrafın eskimiş kenar uçlarında ve kokusunu bilmediğim yatağının kırışmış, çarşafların birbirine karışmış yalnızlığındayım…
Bazen orada bazen burada, kim bilir hangi yolda?!

Üzerimde yüreğinin nadasa bırakılmış, tüm gereksiz elbiselerinden arınmış, soyun soysuzluğunla derilmiş aşk sözcükleri kazılı..
Taşıyorum..

İstanbul soyunurken yatak odalarının küfürlü duvarlarında, gözlerime yansıyan yalnızca kaybedilmiş bir şiir..

Birazdan ahşap düşlerin koynuna gireceğim, biliyorum sen uyuyor olacaksın ellerinden yavaşça süzülürken bana verdiklerin..
Kısa ama geçici bir ürperiş yaşayacak, tırnaklarımın ucundan koca bir geçmişin usulca düşüşünü görecek, ve artık düşenleri tutmayacağım …
Senden,

daima kapalı duran perdelerinin aralığından,
uykuya her vakit davetkâr yastığının baş ucundan,
fark ettirmeden sıyrılacağım…


Bu gece, düşük seyirde adımlar..
Bu gece, duman dolu odanın duvarları…
Uyuyamıyorum…


Gölgenden düşür gözlerimi, kalemimde saklı kalsın adımlarım..


Geceye bin küfür döksem, yine de sususzluğu eksilmez ruhumun…
Kendimi çok yalnız hissettim.


lk defa… Taştı…

Masa altından dokunuyordu ellerin yabancı düşlerin kadınsı dürtülerine.. Koşuyordun durmaksızın.. Baktıkça kayboluyordu tüm o anlar, anlarımız..

Alkol hep mi kendinden geçirir terk edilmişliği…?

Yükselen kahkahalar geceye bırakılmış davetin kapağını hep mi aralar..?
Ya sen, hep mi böyle dağınıksındır bir yaşamın sevişmeleri kurumamış ıslaklığından kaçarken?
Taştı…

Hiç bir şey hissetmedim.. Öylesine bağları kopmuştu ki saçlarımda bıraktığın düşlerinin, nafileydi bir sabaha uyanmak…

Yeniden, yeniden… Öyle ya unutacaktın!!!

Kimse farkında değildi.. Kısa bir aralık bulmuş ve bulduğum o aralıktan sana kaçmıştım..

Sen ile sana arasındaki uçurumun hiç kimse farkında değil hala, biliyorum… Belki de tarifsiz bir haz saklı cümlelerimde..

Gülümsüyorum ya noktalama işaretlerinin serseriliğinde, sanırım burada da fısıldadığım mesajları kimse anlamayacak..

Bir tek sen bilirsin, o yalnızlığı; hani ilkti, sana söylenmişti..
Bekledim, eğer uyumamışsan ve eğer yanımda olmayı seçeceksen gelecektin..


Biraz daha masanın küllerini temizleyebilecek sabrım vardı..Zaten yapacak başka bir seçeneğim de yoktu..Oysa:
Kalkıp gidebilirdim..


Karanlık sokaklara ayak uçlarımı sertçe sürtebilirdim…
Bir başka güne devreden isyanımı soğuk rüzgarın yüzüne tükürebilirdim..
Boşverebilirdim…

Ama ben tüm çığlıklarımın olası bir patlamayla raydan çıkabileceğini göze alıp sana uzanacağım anı, sigara ve alkol komasında tutunmaya çalışanların gözlerine utançla bakarak bekledim…

Geldin…
Sana ait söz dizimleriyle… :

" Görecesiz bir yalnızlık bu ikimize, dört duvar…"

Öyle ya, görecesiz bir yalnızlık bu…
Sadece "sana" ve "bana"Bizden başkası bilmiyor…



#242
İstanbul'u Dinliyorum,Gözlerim Kapalı..
Benİm gÖzyaŞlarim

Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavas yavas sallaniyor
Yapraklar, agaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucularin hiç durmayan çingiraklari
Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali;
Kuslar geçiyor, derken;
Yukseklerden, sürü sürü, çiglik çiglik.
Aglar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadinin suya degiyor ayaklari;
Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali;
Serin serin Kapaliçarsi
Civil civil Mahmutpasa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarinda ter kokulari;
Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali;
Basimda eski alemlerin sarhoslugu
Los kayikhaneleriyle bir yali;
Dinmis lodoslarin ugultusu içinde
Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali;
Bir yosma geçiyor kaldirimdan;
Küfürler, sarkilar, türküler, laf atmalar.
Birsey düsüyor elinden yere;
Bir gül olmali;
Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapali;
Bir kus çirpiniyor eteklerinde;
Alnin sicak mi, degil mi, biliyorum;
Dudaklarin islak mi, degil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doguyor fistiklarin arkasindan
Kalbinin vurusundan anliyorum;
Istanbul'u dinliyorum.

Orhan Veli Kanik


#243
Herşeyi sana yazdım... Seni de herşeye
Benİm gÖzyaŞlarim
Her şeyi sana yazdım...
Seni de her şeye...

Kalemler tükettim, tükenmeyen hasretle...
Ucundan dökülen aşkla, umutla, çığlıkla...
Belki de nefretle...

Her umuda avuc açtım...
Sen dilendim...
Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim...

Her şeyi sana yazdım...
Seni de her şeye...
Hayallerimin paragraf başlarına...
Umutlarımın parantez içlerine...
Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle...

Her şeyi sana yazdım,seni de herşeye...
Binlerce kez okudum her gün bir ilkokul defterinden...
Binlerce kez okudum
Seçebilmek için seni soru işaretlerinden...
Seni ezberledim hergün karmakarış yazılar içinden...

Sana da kendimi yazdım...
Bana ait harflerle...
Farklı alfabelerle...

Herşeyi sana yazdım...
Herşeye seni yazdım...


#244
alışma bana

Alisma bana,ne yapacagim belli olmaz, bugun varim, yarin birden yok olurum...

Dokunma bana, kapanmamis yaralarla doluyum, canimi acitma bi yara da sen acma...

Sevme beni, yogun duygularimda kaybolursun, tutustururum...

isteme beni, yasaklarla bogusursun, engellerle doluyum...

Cözmeye calisma sakin, seninle karisir iyice kördügüm olurum...

Anlama beni, ben kendimi anlarim, ben böyle mutluyum...

Aski yasatmami isteme asla, ben aska yillardir inanmiyorum...

Güveniyosan kendine inandir beni askin varligina,sonucunda öyle bi ask yasatirim ki, vazgecemezsin, tutkun olurum...

Yikabilirsen duvarlarimi, sakin birakma beni, tüm tutkularim ve gücümün arkasinda, hala minik bir cocugum, büyütemezsen kaybolurum


#245
Hayatına girdiğim için
Seni çok sevdiğim için
Sana bir ömrü denk tuttuğum için

...
Hayatından bir parça olduğum için
Seninle geçen anlarda zamanı unuttuğum için
Seni sende bulduğum için

...
Saçlarının kokusuna hasret uyandığım için
Her gece seni düşünüp yattığım için
Seni ne yapsamda unutamadığım için

...
Sana bu sevgiden daha aşşağısını veremediğim için
Senin istediğin gibi yani alçakça sevemediğim için
Gözlerine baktığımda yüreğim titrediği için

...
Her gece uyku yerine senle yattığım için
Uyandığımda hayal meyal seni gördüğüm için
Ben bu ömürden vazgeçip seni sevdiğim için

...
Güneşin doğuşunu senin gülüşünle denk tuttuğum için
Batışını seninle mehtap eşliğinde izlediğimiz için
Hayatında bir tane olduğum için

...
Adına şiirler yazdığım için
Yanında kendimden geçtiğim için
Seni sevmekle suç işlediğim için

...
Herşeyi dahada imkansızlaştırdığım için
Geceleri seni düşünüp uyuyamadığım için
Kör karanlıkta bile bana bir ateş olduğun için

...
Hayatımda bir güzel anı olduğun için
Resmine baktığımda ağladığım için
Aşk bize yasak olduğu için

...
Yaşam bu kadar acımasız olduğu için
Gülüşün dünyalara bedel olduğu için
Beni benden aldığın için
Senden özür dilerim


#246
ŞeyTanın 1 daKiKası...

Bir eliyle boğazımı sıkarken diğer eliyle bir tokat savuruyor yüzüme.Anlam veremiyorum bu tokata;bu tokat sevginin mi,nefretin mi yoksa tutku ve şehvetin bir parçası mı anlam veremiyorum.Anahtar kelime: bir dakika...bir dakika...Öncesi ve sonrasıyla[/size]...Tüm büyülenmişliğimi bozan ve dünyamı,hayatımı mahfeden o bir dakika...[size=18]Şeytanın bir dakikası...

Oysa ben biliyorum!!Benim her seferinde geri dönebileceğim karanlıklarım varken,siz yeni bir aydınlık yaratmaya ne bir güç ne de vakit bulabileceksiniz...siz bir daha hiç aydınlığı göremiyceksiniz!Ben tüm güvencem olan karanlığımda diz çöküp kanımı göz yaşlarımla süsleyip;mutluluklarıma,aşklarıma,umutlarıma,hayal lerime yani sizlere hediye ederken;siz susmuş sahte kahkahalarınızın farkına varamıycaksınız.Ben karanlıklarımda akan kanlarla mutlu kalıcam;siz geri dönemiyceğiniz aydınlıklarla övünüp beni dışlıycaksınız..


Benİm gÖzyaŞlarim

İşte!Ölümün toprak kokan yastığına koydum başımı,ne yaptığımı bilmeden ürkekçe...Aynı doğmaya hazır olmayan bir ceninin ürkekliği gibi...

Ölümün kucakladığı bu saflıktan arınmış kirli ruh gözlerini açıyor şimdi!Şeytanın bir dakikası işliyor iğne iplik gibi,genzine düğümleniyor.

Şeytanın bir dakikası ona yeniden doğuş destanları yazdırıyor..


Benİm gÖzyaŞlarim

Oysa ben biliyorum!Benim her seferinde yeniden doğacak bir karanlığım varken,siz masallardan ibaret cennetlerle avunacaksınız.Ben yep yeni bir karanlığa yepyeni bir bedenle doğarken siz çürüyüp gidiceksiniz;o hep inandığınız masal boızması dünyanız içinde...


Hakkımda istediğinizi düşünebilirsiniz yinede benim karanlıkta olsa yaratabildiğim bir dünya var.Son okuduğum kitaptan bir şey öğrendim:''Sonsuz olan sonu olandan üstündür öyleyse ben hayattan ve zamandan üstünüm'' ama kitapta olmayan şey şuydu nekadar sonsuz olursam olayım şeytanın bir dakikasından...ASLA!....


#247
Sen;
Beyazın üstünde
Bir siyah kadar tek başına;
Ben,
Siyahın ortasında
Bir
Beyaz kadar çaresiz.
Gözlerinde çekilmiş bayrağı
Bu sevdanın,
Gecelerde matem var
Havada is.

Gurbet kuşları çırpınıyor bak
Benim yarışacak kanadım yok.
Akşamlar ağrılı,
Akşamlar sancılı,
Kışlada nöbet gibi
Hasretin yalnızlığı bekliyor.
Her vakit yoluna devam eden saat
Bu gece gitmek bilmiyor.
Bir siyahı yaşıyorum
Bir beyazı,
Grilere bulanıyorum
Kendim,kendime dolanıyorum.
Bir duman çıkıyor karşıma
Gecenin koynunda,
Ardından bir hayal
Sanki bir ay doğuyor
Tam buldum derken yüzünü
Kahretsin sabah oluyor.


#248
Ben çekildim, zafer senin...!!!
Bir aşk ne zaman sona gelir? Hangi sokakta çıkmaz olur? Sevmekten mi vazgeçilir, yoksa beklemekten mi? Ne çok soru var değil mi cevaplanması gereken?!

Kelimelerimin anlatamadığısın sen,
Boğazımda düğümlenen bir hıçkırık,
Gözlerimden akamayan iki damla yaş...
Adının geçtiği her yer acı!
Hiç inanmadığın bir de ben varım.
Önce küçüktüm, çocukluk dedin.
Sonra büyüdüm, geçer dedin...

Oysa ne çocukluktandı sana duyduğum, ne de geçip gitti onca zamandan sonra!

Yeni bir hayat istedim hep, olabilirmiş gibi... Öğrendim ki yeni bir hayatı olmuyormuş insanın, hep kaldığı yerden devam ediyormuş.

Bitti derdim hep senin için. Bir an durup baktığımda yine aynı yerde, sendeydim. Oysa ben hep sende kalıp, seninle başlıyormuşum... Güçlüyüm sandım, güçlüsün dediler... Ama en basitinden kendime yenildim. İçimdeki sen yendin beni...

Şimdi yapmaya çalıştığım tek şey içimdeki senle sonsuza kadar yaşamayı öğrenmek, başkalarına yer açarak, başkalarında yer edinerek. Bazen mutlu, bazen hüzünlü ama senle... Yok etmeye çalışmaktan yoruldum ya artık, ondan bu böyle. Bir gün içimdeki sende gider, senin gittiğin gibi. Savaşmıyorum artık. Kabul ettim, ben varım etimle kemiğimle, o da orda içimde bir yerde... Kalmak mı istiyor? Kalsın! Gitmeyide bilir herkes gibi... Çünkü herşey, herkes günü gelince gider!



Ben çekildim, zafer senin...!!!


#249
Ben tükeniyorum,hasretler çoğaldıkça....!
Benim gözlerim yine uzaklara dalgın,yine kirpiklerimde tuz var..
Tırnaklarım avuçlarıma kan oturtmuş,öfkeliyim,susuyorum ağlarken..

Aşka dair şarkılar çalmasın artık,acıtmasın yüreğimi..
Yoruldum her şarkıda seni düşünmekten,seni bulmaktan,seni özlemekten..
Derin nefesler çekiyorum içime,senin hasretini içime çeker gibi..
Soluyamıyorum geriye,içimde kal diye..
Ne vardı bu kadar sevecek,yada ölesiye güvenecek...
Aşk kimi güldürmüşki?Yada ne kadar olmuşki ömrü mutluluğun...
Gözlerimdeki ışıltıyı yitirdim,yaşama sevincimi,umutlarımı,sitemlerimi,beklentilerimi yitirdim..Kendimi yitirdim sensizlikte..

Her sabah yeni bir role hazırlanıyorum,sahneye çıkacakmışım gibi..
Bana en yakışan rengi giyiniyorum mavi..
Gülümsüyorum...Kıyametler kopuyor içimde..

Barış zamanında yaşadım en büyük harpleri..
Fırtınalarda kaç gemi batırdım..
Aşıklara bakmıyorum artık,içimden bir şeyler kopuyor sanki..
Yorumlayamadığım rengarenk bir tabloya bakar gibi oluyorum..
Bu mutluluk resimleri gerçekmi???Hepsi sahtemi...
İnanmıyorum artık,inanamıyorum.
Yaşadığım sürece gerçekti...

Oysa şimdi...
Gece olunca kaldır başını bak gökyüzüne...
Kaç bakışım kaldı orada,yada kaç sabah doğan güneşe dokundum sen diye..
Ben seni oralarda aradım..
Her zaman bulabileceğim ama asla seni göremeyeceğim yerlerde...

Sensizlik böyle birşey işte...
Ben tükeniyorum,hasretler çoğaldıkça....!


#250
yağmurlu bir gecenin sabahında
umudum yok güneş gene doğmayacak
geceleri ay da çıkmıyor artık
yıldızlar da kayboldu birer birer
beni terk edişinle birlikte
mevsimsiz göç eden martılar görüyorum
intihar komandoları gibi
sürüler halinde Akdeniz'e
biliyorum
onlar da dönmeyecek bir daha geriye
ölümümü görmesinler diye
artık çiçekler bile
güzel kokmuyor yokluğunda
demiştim ya
hiçbir şeyin tadı yok sen olmayınca


#251
Sevgilin Değil,Sevdiğin Olmayı İstedim...

Anlamalıydım ben üzüldüğümde kılını kıpırdatmamandan, sadece işin düştüğünde aramandan.


"N'aber, nasılsın" lâfının arkasına "Bir görüşelim mi?"
ekleyememenden, anlamalıydım sevgisizliğini...
Ben, seni görmek için sınırlarımı zorlarken, senin umursamamandan, alaycı konuşmalarından, ya da senden vazgeçerim diye korkup önüme bir parça yem atmandan anlamalıydım... Ben, hayatta hiç kimseye bu kadar sabırlı bu kadar mülayim davranmamıştım oysaki.

Severdim özgürlüğümü, asi olmayı, bir bardak sudafırtınalar koparmayı, kimseye hesap vermemeyi... Bir bunları severdim bir de seni sevdim...

Sevgilin değil sevdiğin olmayı istedim....

İlk defa biri benden hesap sorsun istedim, bir açıklama beklesin.
Bu biraz açık değil mi ya da "Hayır bir yere gitmiyorsun, evde oturuyorsun" dan başka bir şeydi bu... Beni sorgula, duygularımı sorgula istedim. Olmadı...

Ne kadar da kolaydımsenin için, ne kadar dazahmetsiz...
Tabiiki, bocalardın, emindin düzgün insan olduğumdan hayatında hiç karşına çıkmamış kadar düzgün, emindin seni çok sevdiğimden ve düşündüğümden;

öyle olmasaydı her probleminde ilk beni arar mıydın?
Nedenleri, niyeleri merak etmedim hiç, inan etmedim...

Bu kadar sevgisizliğinde seni nasıl bu kadar sevdim, onu merak ettim. Benim için ne düşündüğünü, beni nasıl gördüğünü, sendeki beni merak ettim... Artık hayal kurmuyorum, geçmişe bu kadar bağlı olmamın sebebi; o zaman çok mutlu olmam bunu biliyorum...

Şimdi tekrar başlasak da, yalnızlığı paylaşsak da sana gönlümüaçabilir, gözüm kapalı güvenebilir miyim sanıyorsun? Şimdi artık tek başınayım... Hiç değilse hakkını veriyorum yalnızlığın. iki kişilik kocaman bir boşluktansa sensizliği ve yalnızlığı yeğlerim...
Artık kendimi görmemek için aynalara bakmıyorum, üşürüm diye kazağını giymiyorum,
ağlarım diye türkü söylemiyorum.
Belki de sen haklısın!

Artık ben bile kendimi SEVMİYORUM...



#252
Yine Kocaman Bir Gün Bitti ...... Akşam Oldu Ve Ben Yine Buralarda Sensiz ......

Sessizliğin Sesini Dinliyorum......

Sokaklar Bomboş.. Nefes Alışlarım Ve Ben Varım..
Hafiften Yağmur Mu Çiseliyor Ne?
Toprağın Kokusu Yavaş Yavaş Burnuma Doğru Geliyor..

Hep Seninle Yağmurun Altında El Ele Dolaş Mak İsterdim..
Çok Hızlı Yağmasın Yağmur.. Hafiften ......
Hani Ahmak Islatan Derler Ya İte Ondan ......

Bu Kadar Güzel Mi Olurmuş Yeşilin Üstüne Düşen Yağmur Damlası..
Tıpkı Bir Kristal Gibi.. Hava Hafif Sisli Olurdu Bulunduğumuz Şehir...... Ağaçlar Arasında Yürümek ...... Sadece Seninle ........

Özlüyorum Seni ......

Fazla Belli Etmemeye Çalışıyorum Aslında Ama ....
Sensiz Geçen Akşamlarda Seni Düşünüp Ağladığımı..
Sabahları Uyandığımda Yanımda Olmadığını,
Yanlızlığını Hissettiğimi Hemen Bir Bakışta Anladın Mı Yoksa?
Yok Daha Neler..

Her Günüm Her Anım Her Saniyem Seninle Geçsin İsterim Ben…
Bilirim Ya Gidecegini Bir Gün… Her Günüm Senle Olsun İsterim… Gecelerim Seninle Geçsin…
Güneşim Senle Doğsun Sabah Ezanları Seninle Okunsun İsterim…

Geldiğimde Başka Yerlerde Bulmak…
Yağmurun altında Olmak Yerine Kendine sığınacak
Bir Saçak Aramak Niyeki.Benimle Olmak Bu Kadar mı Kolay Oldu..

Geçmiyor Sensiz günler Gibi Gecler…
Ne Sen Nede Başak
Birileri Bilir Gecelerimde Nelerin Olduğunu Gecleri
Ne Karabasanların Geldiğini…
Ne Sıcak Kucaklara Hasret Kaldığımı…
Ne Kadar Bir Nefesi Özlediğimi…

Gözlerde Uyku Olmak Sende Olmak Gözlerinde Uyanmak…
Uyumak Sesinde Nini Duymak Uyumak...

Seni Sensiz Yaşamak İşte Bu Olsa Gerek…
Bir Nefes Kadar Yakında Olduğunu Bildiğine
Bu Kadar Uzak Olmak…
Uzatsan Ellerini Tutacağına Ellerini Kesilip te
Tutamaması Gibi Sensizim…

Bu Kadar Sevmesem İnan
Bu Kış Gecesinin Ayazında Donar Ölürüm Ben…
Seninle Biten Bir sensizlik Var Bende…

Bütün Yakınların En Uzağındayım Şimdi..

Hani Diyorum Ki Bir Kez Gelipte Tutsan Ellerimi..
Sarılsan Sımsıkı..
Belkide Bütün Çaresizliğim O An Dağılacak..

Sana Yakın Olmak İsterken Sensiz Kalmak Düşüyor
Bu Gece De Bana…

İyi Geceler Sevgilim ......
Yine Sensiz ......
Yine Sessiz ......


#253
Saat gecenin hangi karanliğinda boğulmus zaman nerde kaybolmus bilirmisin sen
bilmessin cünkü sen bensiz rüyalarda seyre dalmişken,
ben sensiz gecemde göremediğim düşlerimle senli rüyalara dalmak korkusundan uyuyamiyorum...
gözlerimi kapattiğim her uykuda hayalinle kan hirac uyaniyorum
ordamisin nerdesin yanimdamisin ve hayatimin en aci gerceğiyle karşilaşiyorum
SEN YOKSUN her uyanişta yeni gözyaslari ve yeni hiçkirik kirizlerine boyun eğiyorum...
Ne zaman dinecek bu aci yada ne zaman kuruyacak göz pinarlarim ne zaman sen olacağim ne zaman öleceğim sensizlikten ve ne zaman sana huzurla gömülecek cansiz bedenim.....

Bugün sana dair bir arkadas gördüm bana seslendiğinde gözlerinde sen vardin sanki
sen tutmustun ellerimi.
gözlerim doldu sadece merhaba diyebildim
nasilsin diye sorduğunda tek hatirladiğim sey seni anlatmaya basladiğimdi......

Ölümün sessizliğinde mutluluğa kosan caresizler adina sesleniyorum sana...
duy beni kizil günesin sicakliğinda tut ellerimi,
karanliğin en issiz yamacinda bul
beni son nefesimi aldiğim aşkinin ortasinda bul artik bul gell...
yanlizliğin gölgesinde benliğime haykirdiğim güneş gibisin...


Gözlerimin içinde doğan kalbimin derinliklerinde batan hayat işiğimsin varliğina sükrettiğim,yokluğunu lanetlediğim benim biriciğim herseyimsin nerdesin kimlesin bilmiyorum ama sen bende benimlesin...!


Sessizliğin sesini dinlediğim bir gecede yine yanlizliğima sarkilar besteliyorum..
her notada seni caliyorum
cok ağir gelsede bu sarki söylemekten bikmiyorum..
sözü kalbime bestesi gözlerine ait bir aşk şarkisi....
Her hangi bir enstruman kullanmiyorum sadece kalp atişlarim ve sensiz esen rüzgarin eslik ettiği bir müzik var !!
bazen rüzgar duruyor ve sadece deli gibi atan kalbim sözlerime yoldas oluyor .

Bu sarki ne zaman biter ne zaman müzik kesilir bilmiyorum ama sen gelmedikçe ben bu sarkiyi söylemeye devam edeceğim...

Bekliyeceğim tipki toprağin hasretle yağmuru beklediği gibi
Tipki bir hastanin acil sifa beklediği gibi
ne olursa olsun sen mutluluksun ve ben seni hayatimin sonuna kadar gelemiyeceğini bilsemde BEKLEYECEĞİM ....


#254
Sen yildizlari severdin, aslinda her yildiz sendin.
Sana sarilinca butun yildizlari kucaklardim.
Sana dokunmak koca evreni avuclarimin arasina almak gibi birseydi!!!
Yoklugun canimi acitirdi parca parca olurdu yurugim.
Kalbimin kucuk parcalarini toplamaya calisirdim yerden.
Icimde kopan firtinalari sayamazdim.
Sessizlesir, saatlerce ayakta yanliz basima oylece bakar dururdum.
Seni goturen yollara...
Kimseye ferk ettirmezdim savasimi.
Yoklugunla savasmak gorunmeyen bir dusmana karsi kilic sallamak demekti.
Yorulurdum, dizlerim titrerdi, duserdim kalkardim ama sensizligi yenmeyi hic basaramazdim...
buyuk korkumdu sensizlik.
Korkulariyla yuzlesen o cesur insanlardan olamadim.
Cunku sensiz olmayi yediremedim kendime...
Birkez kabullensem sanki o an gideceksin gibi gelirdi.
Oysaki olmasan bile seni yuregimde tasirdim...
Orada oldugunu bilmek hayata tutunma gucu verirdi bana.
Korkumla yuzlestigim anda o gucu kaybedecegimi sanirdim.
Gece uykularim kacar, korkumla yanlizliga lanet eder, dort duvar odayi sabaha kadar adimlardim.
Bakamadigim aynalar kirilir binlerce parcasi bedenime batardi.
Bir sigara olsan yakip dumanini savustururdum tavana, duvarlar uzerime yikilirdi.
Sonra hayaller coreklenirdi uzerime...

Gozlerimi kapatip dalardim.
Sonsuz bir yesilligin ortasinda bahari yasarken bulurdum kendimi.
Cicek acardin, basimi dondururdu kokun.
Birgul yapragi gibiydi ipeksi tenin.
Operdim seni solugum kesilirdi.
Hafif bir yagmur baslardi her damlasi baska sevdadan suzulen o yagmurda islanmaktan huzur duyardim.
Bir hayalden bir hayale gecerken sabahi karsilardim.
Gunes pencereden iceri girince, gecenin tum kasveti biterdi.
Yildizlar bir sonraki geceye kadar cekilirdi!!!
Ama icimdeki karanligin tek isigi sendin...
Sen olmadan ben aydinlanamazdim.
Gunes olmasada o gun sensiz yasanacakti. sensiz sabahlara uyanmak istemiyorum istemiyorum

CUNKU BEN SENSIZLIGI YASARKEN AGLAMAZDIM
SADECE YILDIZLAR DUSERDI GOZLERIMDEN!!!



#255
Cekip Gidiyorum ben...
Sevdamızın en zor kısmındayız şimdi.Ya çekip gitcem senden yada kalıp savaşcam aşkımızın son damlasına kadar.Çok zor bir karar bu .Çekip gidersem unutabilecekmiyim seni?Geçmişimizi hatırlamayacakmıyım?ya sevdamız bitcekmi birbirimizi görmediğimizde..Peki kalıp savaşırsam aşkımızın son damlasına kadar yenebilecekmiyim bize engel olmaya çalışanları…ya yenilirsek ya kaybolursak karanlığın içinde nolcak yüreğimize…O son sevda damlasıda aktığında yüreğimden sana olan duygularıma nolcak?Hiçten öte olmayacak yaşadıklarımız…


Korkuyorum seni yüreğimde hissedemezsem diye..Korkuyorum sevdanın bigün benden ayrılmasından ..İşte o yüzden çekip gidiyorum ..Seni göremeyeceğim bidaha dünya gözüyle biliyorum.Ne sesini duyabilecek kulaklarım nede elini tutabilecek ellerim..Ama zaten aşk yürekte değimli?..Yüreğimde sevmiştim seni ve yüreğimde saklıyacağım sevdanı…Kimse bilmeyecek,kimse dokunmayacak ona..Seni kendime saklıyorum sende beni kendine sakla…Ha bu arada çekip gitmem aşkımın basitliğinden değil ..Bende isterim savaşmak ama bildiğim bir şey varki asla birlikte olamayız biz…Bizi yıpratırlar bizi birbirimizden soğuturlar..İşte bu yüzden gidiyorum ben çünkü bigün aşkımıb bitmesine dayanamam..Aşkımız bir “HİÇ” olmasın,kaldıramam…İşte bu yüzden ÇEKİP GİDİYORUM BEN …


Elveda sevgilim,
Son defa bakayım gözlerine,
Son defa duymak isterim beni sevdiğini,
Son defa sarılayım boynuna…
Ve son defa elveda de bana..
Çünkü bundan sonra
Ne gözlerimizin içine bakabilcez
Ne sevdiğimizi söyleyebilcez birbirimize
Ne sarılabilcem boynuna..
Nede elveda diyebilcem buruk bi sesle..
Gözlerimden öp bu sefer beni..
Çünkü kavuşmamak üzere ayrılıyoruz bu sefer…
Ama yüreğim hep seni sevecek,
Gizli gizli…
Son sözüm sana;anmazsam birgün aşkımızı bilki öldüğüm gündür sevgili….

alintr


#256
belki yanlış biyerde başlıyoruz bu aşka.........
Benİm gÖzyaŞlarim
Hayatın istasyonunda

Şimdi, bir delinin günlüğünden çıkardığım
Sensiz harfleri soluyorum duvarlara.
Parmak uçlarımda ölüyor yalnızlık,
bir mumun ardında medet umuyorum aşka…
Eylül kokuyor gözlerim parmaklıklardan ötede.
İçimin ürküntüsü hüznüme kaçıyor.
Kara gövdeli adamlar sarıyor düşlerimi,
Sen diye uyanıyorum kâbuslara…
Hayatın istasyonunda infaz ediyorum gölgemi,
Seni buluyorum sararmış sayfalarda.
Ömrümün giyotininden süzülüyor zaman,
Sen bende yarada bıçak
Sen bende aşka kaçak…
Yüreğimin kuytularına konaklayan bir harami gibi,
Söküp alıyorsun bende ne varsa.
Paramparça eziyorsun içimin her yanını.
Bari insaf et de kendine dokunma!
Şimdi seni öldürüyorum aşkın son hecesinde,
Ayrılıktan azatlı gözlerimi seriyorum camlara.
Sen ki akıllara zarar suskunluğunla;
beni cümlelerime boğuyorsun…
Her kelime sana çıkıyor hafızamda,
Kalemime senden kırık düşler sürüyorum.
Duvarlara yazıyorum uçurum masallarını,
Ağlayan bir resim çiziyorum aynalara.
Oysa her baktığımda ‘sen’ tam karşımda…
Yeni yetme bir düşten uyanan en sersem sessizliğimle bakıyorum.
Kendi halinde bir yara kanıyor, ruhumun sessizlediği gemilerden
Seni kendime meçhul bir liman yapıyorum.
Kan rengi bir akşamda döküyorum, içimin tüm yaralarını,
Sen bende her an birikiyorsun ya,
Ben her nefeste koşuyorum ölümün ağzına…
Ve sana bir durak kala kayboluyorum.
Yokluğunun adresi iz sürüyor ardımda,
En hüzün yerimde yine ‘sen’ varsın.
Öksüz bir sevda uğurluyor seni, bana kurulmuş hain bir pusuda!
Tüm zamanlar isyana duruyor, bak şimdi trenler bile sustu.
Dönmemek üzere gidiyor tüm yolcular
Ve yollara vuruyor sende tüm aşklar…
Sağır gecemde mayın niyetine, damarlarıma döşeniyorsun.
En ızdırablı bir düğümde kavuşuyor yüreğim.
Aşkın közünden miras gözlerin kristalleşiyor hafızamda.
Belki de, belki de yanlış bir yerden başlıyoruz aşka...!


#257
Benİm gÖzyaŞlarim

Gözlerim gecenin siyahında dansederken,
Tadını unuttuğum bir duygu kondu yüreğime..

- Sen?
- Geldim...
- Neden ?
- Yüreğin istedi !

Son kez
Kırdım yüreğimin kilidini...

Şimdi iyi dinle�!

Sen;
Sevgiye aç yüreğim�
Tükenen umudum..
Kendini kaybetmiş cümlelerim..
Acıtmayan hüznüm..
Akmayan gözyaşım..
Vazgeçmeyi bilmeyen özlemim !
Sönmeyen ışığım�
Renksiz düşlerim�
Başı boş yalnızlığım...

Yine sen;
Dur- durak bilmeyen zaman..

Kurduğum hayal..
Korktuğum gerçek.
Sakladığım sır�

İçimi titreten ��aşk��..

Ve Sen;
Özlediğim asi yanım..

Korkularımın çığlığı�

-Duy beni -
Geç kaldın bana, ��ben �� gibi..


#258
Kırık - Dökük


Benİm gÖzyaŞlarim
Boş bir varsayım,
umutsuzluğa rağmen,
sana rağmen bir umut içimdeki..
Kaybedilmiş günlerin tesellisi olur mu?
Tüm geçkaldığım oyunlarıma,
çocukluğuma mecbur bir tavırla,
direnmeye müptela sancıların,
tam ortasındayım;
öyle halsiz, öyle hadsiz..
Dinmeyen yürek fırtınalarına itafen,
yolların çıkmazına sürüklenen
bir aşk, bir serzeniş,
bir nerden geldiği bilinmez tükeniş..
Konuşunca diner sanıyorum,
en büyük yanılıyorum yine..

Alışıyorum sonra,
sonra anlıyorum,
ki bakma bana, çoğu kez de saçmalıyorum;
öyle umarsız, öyle düşerken işte..

Anlamları yorulan cümlerde arıyorum bazen seni,
bazen anıyorum, haberin olmuyor,
toplasan kaç para eder ki bu kaybedişler..
Sahi kazanmayı yitireli çok oldu..
Sen beni unutalı kaç oldu?
Adı konmuyor işte;
öyle sebepsiz, öyle kelimesiz işte..

Gün doğuyor odama bazen,
perdeler kapalıyken
ama her sabah, uyanarak başlamıyor..
Her gece duasın dilimde,
her gece ayazsın tenimde..
Teslim oluşuma manasız kalsa da hayaller,
yolu sana çıkan bir dilek tutuyorum,
ben bile inanamıyorum;
öyle uykusuz, öyle saçmasapan işte..

Söylesem ağzımdan taşacak,
söylesem boyumu aşacak,
pusulası ayarsız kederlere gebeyim ben..
Adresi belli, bir avuç gözyaşı,
şiire sitem katsa da,
ve sen başkahramanı olsan da yine,
Seni;
tarifsiz, sessiz,
öyle tahammülsüz,
öyle çok seviyorum işte..

Ama İmkansızzz...


#259
Yokluğuna yazılmış bir Şiir'dir Yüreğim
Zamana inat hayallerimin en şiddetli gök gürültülerine aldırış etmeden
kapkara bulutlardan geçerken
ardında aydınlığını bıraktığı çizgidir Gülümsemelerin...
Yokluğuna Çizilmiş Bir Hüzünlü Resimdir Yüreğim
Sensiz uyandığım sabahlardan akşam karanlığına yol alırken
biriktirdiğim hasret sancıları dağlasada bedenimi avuçlarımdaki avuçlarının sıcaklığını ekledim ayışığına...

Çam kolonyası getirdim sana uzak diyarlardan
Bir tutam karanfil yükledim bakışlarıma
Ateşten gömlek giyindim,sana geldim
Yüreğim kor
Yüreğim esmer yüzlü çocuk
Öyle hüzünlü bakma bana yarim
Talan etme bu aşkın küllerini
Silme bir kalemde doyumsuz hayallerimi
Sanadır tüm iç geçirişlerim
Bırak benim olsun ;
Kederler
Hüzünler
Hasretler

Ey Sevdiğim,suskunum
Küllere emanet etme ;
Hayallerini
Gülüşlerini
Özlemlerini

Özgürlük türküleri söyleyelim gökyüzüne
Yeşil vadileri aşalım nasırlı ayaklarımızla
Ellerini ellerimden ayırma gül yüzlü yarim
Masmavi göğe savuralım küllerini sevdamızın

Yokluğuna yazılmış bir Şiir'dir Yüreğim
Yokluğuna Çizilmiş Bir Hüzünlü Resimdir Yüreğim...



ben yokken kendine iyi bak amca!...


#260
Ask Canımı ALdı Duydun Mu ?
Benİm gÖzyaŞlarimResim boyutu değiştirildi. Resmin tam boyunu görebilmek için buraya tıklayın. Resmin Orjinal boyutları 700x464 px Ve Boyutu 166KB.Benİm gÖzyaŞlarim

...Aşk Canımı Aldı...



İçimdeki acıları daha yeni dindirmiştim...

Daha yeni bitmişti yüreğimi uyutmak için söylediğim ninni..

Yüreğimin kanamasına neden dikenler battı..çıktı!!...

Sen düşünme beni!!


Ağlamam durdu!!

Verdiğin güllerin dikenleri yoktu, rengi yoktu...

Acılar gözbebeklerimde, aklım sende..


İçim kurudu!!

Sevdan yine bende!!.....

Dönüp bakmam bundan böyle gözlerine..

Bakma sende kanayan ellerime...

Dikensiz güllerin bu sefer kokusu battı..çıktı...

Sen düşünme beni...

Kan kaybım durdu...


Seni sevişim nedensiz,

Nedensiz yürek ağrılarım,

Elimden gelen birşey yok,


Ben ağlarım...

Bölüştüğümüz ekmeğin bende hep sıcak kalsa da

Dönüp gelmem bunca zamandan sonra sana

Arama gönlünün kilidini

Kalbinin kapısındaki nöbetim

son buldu.....


Ağlamam durdu!....

Kan kaybım durdu!...

Aşk canımı alacak!...der dururdum.....


Aşk canımı aldı!!! Duydun mu...?




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:38 .