DeNiZcİLeRdE AgLaRmIş
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 04-09-2008, 01:53 #61

qüsel_kıss06

Deneyimli

kırqıNım



Kirginim

Azmiydi ugruna yillarimi verdim
sevmeni bekledim yetmedimi söyle
gözlerinde yasarken o sevgiyi seninle
yalan gözler diye kirginim sana ben

Kaybettim yolumu bilmedim sonunu
bu gönül oyununu sen kazandin simdi...

Seversin sanmistim göz göze gelince
sabahlara küstüm seni düsününce
kendimi kandirdim gitmezsin sanmistim
bulup kaybettim diye kirginim sana ben

Sorma bana söyleyemem tekrar geri dönemem
vazgeçmek istesemde inan bana vazgeçemem...

Hayati yasarken o deniz gözlerinde
denize tutkundum bir de gözlerine
sözlerinle bir ümit ararken kendime
yalan sözler diye kirginim sana ben

Ask masali bitti hayaller silindi
bitmeyecek aski sen bitirdin simdi...





Alt 04-09-2008, 01:54 #62

qüsel_kıss06

Deneyimli


sabahında dünyanın,
Hasret ilemi uyandın küçüğüm....

Bir Şiir yazılsında uğruna,
Yüreğinmi okşansın istedin küçüğüm...........

Söyleyemediğin Sevdanmı olsun istedin satırlar..........

Seni yazsında,
AZICIK ŞIMARMAKMI İSTEDİN küçüğüm.........

Ve ben Yazıyorum Şiirini,

Yürek kadar yakınımdasın biliyorsun,
Yürek kadar içimdesin Anlıyorsun............

Değilmi gözüm gözüne değmeyen,
Elim elini tutmayan,

Kirli dünyanın saf çiçeği.....

Gündüzdeki Işığım,
Gecedeki Yıldızım,

Düşündüğümde sevdiğim,
Sevdiğimde gördüğüm,
Gördüğümde Öldüğüm..........

Öldüğümde, BEN YOKTUM yani,
Senin kadar vardım yaşamda,

Yaşadığın kadar yaşıyordum hayatıda...........

Ağladığın kadar ağlıyor,
Güldüğün kadar gülüyorum.........

Çünkü hayatı ben senle yaşıyorum,
HAYALLERİMDEDE OLSA SENLE YAŞIYORUM.......

Küçüğüm,
Bu yüzden uğruna şiirler yazıyorum,

İçine,
Hülyalarımı,
Umutlarımı,
Özlemlerimi,
Koyuyorum......


Yani seni koyuyorum,

Her yazdığımda bakıyorum satırlara,

Seni anlatamadığım,
Anlatayamayacağım satırlara.......

Anlasana,
Yüreğimi anlatamıyorum,
YANİ SENİ ANLATAMIYORUM,


Aynı,
Sisli sabahındaki gibi,
Gizemli kalıyorsun satırlarda,

Hasretin kadar ırak oluyorsun satırlarda,

Ve ben inadına şiirler yazıyorum sana,

Küçüğüm,
Şiirim kadar tutunuyorum ancak sana,

Öldüğümden belli,
YÜREĞİN KADAR SEVEBİLİYORUM ANLASANA.......





Alt 04-09-2008, 01:56 #63

qüsel_kıss06

Deneyimli


Zamanla unuturum derken


ne sen benden kurtuldun



ne ben senden;

yanılacaksın...
aşk sınanmaz anlayacaksın...

bir yolu olmalı
sensiz olmamanın
yeni umutlarla dolmalı içim
yaşam anlamsız sensiz
bir yolu olmalı ölmenin!..

unutamadım sensizliği
seni unutmam gerektiğini
güldüm kendime, ağladım sonra...
kendimden nefret ediyorum...
yaşamak istemiyorum...
seni seviyorum sözcükleri beynimde
seni hatırlatır geceler
bana rastlar sana benzeyen insanlar?
ne zaman birşey dilesem
gelirsin aklıma
ellerimle
tutmak istiyorum yüreğimi
hesap sormak istiyorum,
mümkün mü düşlere söz geçirmek
basıyor son sığınağımı
anlatıyorlar seni...

yatarken ay bulanık şimdi
puslu gökyüyüzü
kırık kanadı benden havalanan martının
kapımı kilitledim kimse gelmesin
hapisliğim odamda
yine de
gelir girersin rüyama
seni hatırlatırsın
beni ağlatırsın!..

aşk sınanmaz anlayacaksın...





Alt 04-09-2008, 01:56 #64

qüsel_kıss06

Deneyimli


Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Mavilerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.
Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
Bir limanda, büyük ve beyaz...
Mercan adalarda bir liman..
Beyaz bulutların ardından
Gelse altın ışıklı bir yaz.
Doldursa içimi orada
Baygın kokusu iğdelerin.
Bilmese tadını kederin
Bu her alemden uzak ada.
Konsa rüya dolu köşkümün
Çiçekli dalına serçeler.
Renklerle çözülse geceler,
Nar bahçelerinde geçse gün.
Her gün aheste mavnaların
Görsem açıktan geçişini
Ve her akşam dizilişini
Ufukta mermer adaların.
Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
İller, göller, kıtalar aşmak.
Ne hoş deniz deniz dolaşmak
Düşünceler gibi başıboş.
Versem kendimi bütün bütün
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an güzelliğine
Kuşlar gibi serseri ömrün





Alt 04-09-2008, 01:57 #65

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Seni unutmama izin verme,
Evet yanlış duymadın sevgili…
Aniden çekip gitmeye karar vermiş olsan bile,
Kokunu emanet bırak yastığıma,
Ve izin verme seni unutmama asla!
Hadi bakışlarını bırak bana;
Hani o içimi eritip, sıcacık eden yüreğimi…
O bakışların…
O bakışların var ya hani!
Bırak onları bana,
Ve ben saklayayım gözlerini, usanmadan yüreğimin saklı kalmış yamaçlarında.
Aniden çekip gitmeye karar vermiş olsan bile sevgili,
İzin verme asla unutmama seni!
Kokunu,
Evet,evet…
Kokunu emanet bırak yastığıma mesela..
Dokunuşunu hatırlaması için son kez dokun yanağıma yada…
Ama, ne olursa olsun,
Seni unutmama izin verme asla!
Ayaküstü , alelacele bir öpücük kondur n’olur..
N’olur, gidişindeki sebepsizlik gibi,
Sebepsiz hatıralar bırak bana.
Gitme diyemeyen yüreğime emanet et gülümsemeni mesela,
Yada…
Yada, son kez sarıl,
Sımsıkı sarıl boynuma..
Ve ben hep hatırlayayım sıcaklığını yastığımda.
Gitmenle birlikte şarkıları ezberler oldu dilim sevgili?
Her şarkıda
tutulan dileklerin verdiği umutları öğrendi gidişinin ardından yüreğim..
Sahi sen,
Hiç çakıl taşlarını saydın mı öyle bakarken toprağa?
Ben,
Çakıl taşlarını pek bir sever oldum gidişinle mesela..
Sen unutulmak için , sebepsiz ve aniden giderken yanımdan usulca..
Ben, bir avuç çakıl taşından beklediğim umutla;
İzin vermiyorum unutmasına seni yüreğimin oysa…
Oysa saçma bahanelerin ardına sakladığın gidişinle,
unutulmak isteyen olsan bile sevgili..
Ben, tüm bahaneleri unutup,
Şarkılardan seni diliyorum otobüs yolculuklarımda…
Aniden çekip gitmeye karar vermiş olsan bile sevgili,
Kokunu emanet bırak yastığıma,
Ve izin verme seni unutmama asla!
N’olur…
N’olur, gitme diyemeyen yüreğime son kez dokun ellerinle…
Gülüşünü emanet et mesela,
Ya da bakışlarını bırak…
Kokunu....
Gözlerini…
En azından,
Sabahları bakarak bana,
Söylediğin günaydınları toplasın yüreğim geçmişin sayfalarından…
İzin ver onlar sıyrılıp girsin geceleri koynuma…
Yada…
Yada, son kez sarıl,
Sımsıkı sarıl boynuma..
Ve ben hep hatırlayayım sıcaklığını yastığımda.





Alt 04-09-2008, 01:57 #66

qüsel_kıss06

Deneyimli


Ola ki yürürüm bir başka aşka
ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
unutma ki tek aşk olduğum sensin
âşık olduğum değil.

Karanlıkla süzülüyor içime yıkım
dur diyorum yıkılıyorum
uçurumları başucuma koyuyorum sonra
okşuyorum saçlarını rüzgarda
sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime

gitme diyorum gitme düşüyorum
sonra beni soruyorlar bana

tanımıyorum diyorum daha hiç karşılaşmadık

aynı çizgide bilge susu mu dinliyorlar ben sustukça
yazık bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar

önce bir bir sonra hepsi
sonra mı bir ben kalıyorum bir de yalnızlık
uçurumlar yıkımlar ben ve yalnızlık.

Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi yatıyoruz yan yana
öpüşüyoruz sevişiyoruz da hatta
her şey oyunun yasaklarına uygun bir yasak oluyor sonra
tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz telli kanlı düğün işte.
Üşüyor saçlar biliyorum dargın mısın
bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala
vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün

hala kaçıyor musun gözlerini bırakarak birilerinde

hala ellerinden tutup sevgileri dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun
kendin kadar aklımdasın.
Hala öyle savruk bir gök
hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi
ve aşkını şaşırmış bir tanrı.
Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara.

Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı sevgilim
öyle bıraktığım gibi misin
gerçeği yakmada hala usta mısın
yoksa çırak mı yanarken yalanda
saçlarıma dolanan aydınlığımsın

somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirede
anlattıkça eksilen tek anlam
[Hala bıraktığım gibi misin.
yoksa beni bıraktığın gibi mi]
kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma.
Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma.
Hala bıraktığım gibi misin.





Alt 04-09-2008, 01:57 #67

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Ne seni sevdigimden eminim
Ne vazgecebilecegimden
Gözlerine baktığımda benimsin
Kimbilir yüregin kimlere ait
Nefes alışımda içime dolacak kadar yakın
Mesafelere sığmayacak kadar uzaksın.
Elimi uzatırsam dokunacak kadar yanıbaşımda
Belki de sadece hayallerimsin
Sana duyduğum, ya büyük bir sevgi
Yada sigara gibi bir alışkanlıklarım
Sen benim gizli duygularım içime akıttığım gözyaslarımsın...





Alt 04-09-2008, 01:58 #68

qüsel_kıss06

Deneyimli


Ne özledim seni bir bilsen
Nasıl tütüyorsun burnumda,
Yutkunamıyorum seni andıkça,
Hatta nefes alamıyorum
Cüzdanımdaki resmine baktıkça
Issız gecelerimde
Hayaline kapılıyorum sessizce
Şimdi olsaydı diyorum,
Okşasaydı saçlarımı,
Islak gözlerimi silebilseydi,
Bu kadar erken gitmeseydi de
Telimi duvağımı görebilseydi.
Yaşasaydı da dağ dağ gerilerde olsaydı.
Telefonda duyabilseydim sesini,
Rüzgârlar getirseydi kokusunu,
Bir mektubu bir selamı gelseydi
Yılda bir, hatta on yılda bir görseydim,
O benim buğulu gözlerimden
Ben onun mis kokulu ellerinden öpseydim.
Koklasaydı bağrına basa basa
Saçının her teline
Bin buse kondursaydım.
Göğsünde uyusaydım
Bastığı yerlere sürseydim yüzümü
Ama hasret koymasaydı gözümü
Babam deseydim doya doya
Beraber yudumlasaydık çaylarımızı
Beraber yaşasaydık yaşayamadıklarımızı
Sadece rüyamda değil,
Yanımda görebilseydim.
Babacığım keşke seninle aynı gün ölebilseydim.
Ardında aslında mutsuz bir nefes bıraktın,
Kulağımda çınlayan bir hoş ses bıraktın.
Hakkın yoktu, inan hiç hakkın yoktu
Beni çok erken yetim bıraktın.
Ah! Bir bilsen seni ne çok özledim.
İnan o çocuk ruhumla
Gelirsin diye yıllarca bekledim.
Hiç inanmadım öldüğüne,
O çizgili pijamalarınla
Pencerenin önünde buluvereceğim sandım hep,
Uzansam tutacağım sandım
Günde bin kez uzandım,
Bir kez bile tutamadım.
Gördüğüm her ak saçlı adamı
Sensin sandım zaman zaman
Karşımdasın gibi gördüm kimi an
Ama kayboldun duman duman.
Ah bir bilsen babacığım,
Bu yetimlik ne yaman.
Sen gittin gideli sevmiyorum bayramları,
Yalan değil kıskanıyorum
Babalı olanları...
Hele o babalar günü var ya babacığım;
O gün kahroluyorum.
Sanki, derin
Sanki, dipsiz kuyularda boğuluyorum.





Alt 04-09-2008, 02:00 #69

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Nedenini bilmiyorum,
Ama...
Bugün herzamankinden daha çok ihtiyacım var sana...

Çok eksiğim bugün...Yine batıyor güneşle birlikte kayboluyor tüm direncim,umutlarım!'Ben artık onsuz yapabiliyorum...!dediğim günler toz duman olup yapıştı yine boğazıma,Nedense tutamıyorum sensizliğin çıldırtan isyanını bugün!..Damlıyor gözyaşlarım...

Bak,
Yine çekildi;
Evli evine,köylü köyüne!
Nedenini bilmiyorum,ama;
Evsiz,köysüz kaldım bugün,bu gece...!

Herkes sığınacak bir çatı buldu gerçek benliklerde,bense sensizliğin kimliksiz çatısına sığındım yine...Bana gelen tüm yollar kapandı,yolsuz kaldında dönemedin mi?Yoksa çıkar bi yol mu buldun kendine!!!Bilmiyorum sebebini,sonucunu çok yanlızım bu gece...

Çözülmeyen düğüm,
Kanıtlanamayan suçlar gibi sensizlik...
Yetmiyor yaşamaya,
Bi ben bi de sensizlik...
Nedenini bilmiyorum,ama;
Çok koyuyor bugün,bu gece bu bilinmezlik!


Herşeyi bi nedene bağladımda,bi olmayışını bağlayamadım sonuca...Belki de bunun için acıtıyor bu denli,kıvrandırıyor....Çok sevdim diye mi kaybettim seni,çok sevilemedim diye mi...Tüm sessiz çığlıklarıma inat bozuyorum gizli suskunluğumu





Alt 04-09-2008, 02:04 #70

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Ayaz vuruyor yüreğime,üşüyorum.Biliyorum senin şehrin sıcak ama bu kez değil sevgili bu kez değil.Ayrılığın bu kadar üşütücü olacağını söyleseler inanmazdım bak buz kestim karşında kımıldayamıyorum.Bundan sonra ayaz olacak tüm geceler benim şehrimde.Isıtmayacak ellerimi yüreğimi kimse ve hiç birşey.Sen sıcacık şehrinde sıcak tut yüreğini.Ama yaralama kimseyi emi.

Bu sana son mektubum... Geldiğim gibi sessizce giderim demiştim ya sana, o kadar sessizlik sinmedi içime.Benden ne bırakabildim sana, ne kattım yaşantına bilmem ama cümlelerim kalsın istedim.Ta bi sen istersen belki yırtıp atacaksın belki de gözünün ilişmeyeceği bir yerde saklayacaksın bilmiyorum.Yazıyorum yine de bunlar seni seven bir kadının cümleleri ,bunlar ayrılığı içine sindirmeye çalışan içimdeki küçük çocukların sözleri sadece dinle.

Gideceğimi anlamadığını biliyorum kim gideceği akşam böylesi sarılır ki sevdiğine,kim öpücüklere boğar, kim sözleriyle sarmalar ki.Benden başka bir deli yapmazdı zaten.İstedim ki son gecem güzel geçsin, ilerde hatırına düştüğümde istedim ki hüzünle anma beni Deliydi de geç git.

Az önce parmak uçlarımda sessizce ilerleyerek balkona çıktım, senden önce sana ait bu şehirle vedalaşmalıydım.Bir sigara yaktım ,biliyorum bırakacağıma söz vermiştim şu mereti ama ben sözlerimi tutamadım sevgili.Ben bana verdiğim sözleri bile tutamadım ki ağlamayacaktım sözde ama bak tutamadım işte.Tutunamadım....

Gözyaşlarımı silip yanına uzandım bir müddet ,o kadar güzeldin ki uyurken yüzünde dans eden gölgeleri bile kıskanacağım kadar güzel.Yüzünde belli belirsiz gülümseme.Gülmek bu kadar mı yakışır bir surete. Gelsem dokunsam dedim ,sıkıca sarılsam.Gidiyorum ,kalk beni durdur diye sarssam yapamadım Yalpaladım

Eşyalarımı toparladım sonra ve şimdi oturmuş sana bunları yazıyorum.Gidişime anlam veremeyeceksin belki.Sabah uyandığında ben yerine bir kağıt parçasına sarılacaksın.Ve bu mektubun sonuna gelene kadar anlamayacaksın.


Tökezledim işte.yapabilirim sandım.Sevgim ikimize yeter dedim.Oysa olmazmış tek taraflı yaşanmazmış aşk..O şarkıdaki gibi ne sevdiğin belli ne sevmediğin derken yara almışım yaralanmışım.Belki yarın diye aldanmışım kendimi aldatmışım Yarın belki derken yarınları tükettim. Yanıldım.

Kaderim dediğim sevgili.Bir gece ansızın karşımda bulduğum ve bir sabah yitirdiğim seni yeniden karşıma çıkaran kaderdi öyle inandırmıştı çocuk yanım beni işte.Yine bir guzel akşamı tanişmıştık ve yine öyle bakakalmıştık.Ve şimdi yine soğuk bir ruzgar sabahı çıkıyorum hayatından.Açi tekerrürden ibaret dedikleri bu olmalı komik geliyor ama gülemiyorum

Şimdi çıkacağım bu kapıdan seni ardımda bırakacağım.Her zaman ıkına sıkına gittiğim terminale gideceğim koşar adım.Tüm yollara dinamitler yerleştirip her geçişimde patlatacağım.Dönülecek yol kalmayacak sana çıkmayacak artık yollar.Gurursuzca sana her gelişime şahitlik etmeyecek hiç kimse.Kimse acıyarak bakmayacak yüzüme

Gidiyorum,arkamdan su dökemeyeceksin

Ve ben dönmeyeceğim bir daha

Ardımdan gözyaşlarıma bahane yağmurlar yağmayacak
Senin şehrin sıcak
Biliyorum Sevgili biliyorum

Yolum açık olmayacak

Hoşça kal bulup bulup yitirdiğim sevgili

Hoşça kal yüreğimdeki deli esinti

Hoşçakal zorlu sevdam

Sensizlik kolay olmayacak..





Alt 04-09-2008, 02:08 #71

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!





Alt 04-09-2008, 02:19 #72

qüsel_kıss06

Deneyimli

qitTinn


Gittin...
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım...


Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım...


Gittin...
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım...


Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım.


Gittin...
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım...


Gittin...
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım...


Gittin...
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyorduki.
Duyamadım...


Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
iki metre ötemde de farketmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...


Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup
hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...


Gittin...
Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...


Mehmt Coskundnz





Alt 04-09-2008, 02:20 #73

qüsel_kıss06

Deneyimli

ben hayatta en cok babamı sevDim


Ben hayatta en çok babamı sevdim

Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk

Çarpı bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek

Nasıl koşarsa ardından bir devin

O çapkın babamı ben öyle sevdim



Bilmezdi ki oturduğumuz semti

Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi

Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi

Atlastan bakardım nereye gitti

Öyle öyle ezber ettim gurbeti



Sevinçten uçardım hasta oldum mu,

Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a

Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!

Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,

Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,



En son teftişine çıkana değin

Koştururken ardından o uçmaktaki devin,

Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için

Açıldı nefesim, fikrim, canevim

Hayatta ben en çok babamı sevdim.





Alt 04-09-2008, 02:20 #74

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


"Hayat bana bir sans daha tanirsa,
bundan faydalanan ilk sen olacaksin"

Kirik umutlarinda, tuz buz yarinlar…Kirik harfler,nasil da batar canina ve
nasil batirirsin gogsume, sarildikca.

Her defasinda biraz daha uzak, biraz daha soguk ama her defasinda biraz daha
ozlemle.

Suskunlugundaki tum isyanlari, gozlerin haykirir gozlerime. Siirine ses
olursun, bazen siirimde gizli ozne. Her defasinda ama her defasinda, bir
kivilcim daha sicrar opusunden tenime, sonduremezsin de.

Sehirler arasi yollara vurursun kendini, beyaz seritlerde dugumlenir dar
agacimin ipi ve her sehir tabelasinda, zaman dakikalarini vurur olume. Golge
gibi uzar gidisin ve yayilir ozlemin dort duvar arasinda titreyen mumum
sicaginda. Bende bosaldikca saydam sevislerin, titreyen golgede birikir
damlalar…kirmizi bir mum daha biter dibinde "yildizlar gibi sonuk".

Ve sonu gelmez sensizligim…sadece bu yollar ayirir bizi, bilirim. Kagittan
ciceklerin dikenleri batar avuclarima…

Susturdukca buyur sevgi, senin koca bedeninde, benim kucuk gogsumde. Ozlemi
ayni, yuku agir. Susarsin, susarim ve bogazimizda dizilir bogumlari askin,
tikanir kaliriz.

Siyah lalelerini bekler orttugun toprak, ben lalelerde gamzelerini gormenin
hayalini kurarim.Mayis bekler sarkilarim, siirlerimse ellerimi.

Bir turlu tutamam kalemi, dilimin ucunda biter cibanlar. Tum sevgi sozlerini
yutarim, kizarim ya gidisine ya da varliginda, yoklugu yasamaya.

Kagitlar bekler, kalem bekler, siirler bekler ve saclarimin arasinda titrer
parmaklarim, altinda biriktikce sessiz dizeler.

Perdeyi cekip yildizlara, ruhsuz bedenimi hazirlarim uykuya. Sen gibi
dokunarak orerim saclarimi – oysa sen acik seversin bilirim- her bir
cukurunda saklarim nefesini. Her sabah kurdelemin ucunda cozulur nefesindeki
mayis cicekleri.

Antika, kucuk bir ayna var bas ucumda. Kac kez firlattim kirpiklerimde
eriyen buz parcalarini… kirsam da, parcalasam da en kucuk kiymigi batsa da
dokulur sessizligimizde bir seyler…uykusuzlugum bile renksizce kanar,
Kadehte bile rengi ucar sarhoslugumun.

Beyaz carsafa uzanirim, kirli bedenimle –hic sevmem beyaz carsafi; yuzume
olumu carpar, sogugu, yalnizligi. Sabaha sarmalayip bir tabuta
konacakmiscasina urpererek uzanirim ya da kabuslarda buz kesecekmis gibi
bedenim ve yattigim gibi kalkarim. Bir yani duzgun, her yani soguk yatagin-
Sensizlige uyanmak yok mu?

"Bugun sana mutluluk getirsin olmaz mi! " deyislerini carparim bir avuc
suyla yuzume. Tenimi isitirim parmak izlerinden arta kalanlarla.

Ellerin ne kadar uzaksa ellerime, bilirim yuregin o kadar yakin yuregime,
adini dilime muhurledigim.

Hayat bize bir sans daha verir belki, olmaz mi! ! ! !
Seni seviyorum…





Alt 04-09-2008, 02:20 #75

qüsel_kıss06

Deneyimli

hersey seNde qizLi


yerin seni çektiği kadar ağırsın

kanatların çırpındığı kadar hafif..

kalbinin attığı kadar canlısın

gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...

sevdiklerin kadar iyisin

nefret ettiklerin kadar kötü..

ne renk olursa olsun kaşın gözün

karşındakinin gördüğüdür rengin..

yaşadıklarını kar sayma:

yaşadığın kadar yakınsın sonuna,ne kadar yaşarsan

yaşa,

sevdiğin kadardır ömrün..

gülebildiğin kadar mutlusun

üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin

sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar

sevileceksin.

güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

bir gün yalan söyleyeceksen eğer

bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

ay ışığındadır sevgiliye hasret

ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın

güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın

ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..işte budur

hayat!

işte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın

bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün

ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun

çiçek sulandığı kadar güzeldir

kuşlar ötebildiği kadar sevimli

bebek ağladığı kadar bebektir

ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

Sevdiğin kadar sevilirsin...





Alt 04-09-2008, 02:21 #76

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Bir gün yokluğumun acısı oturursa böğrüne… Aşkımın can çekişerek inleyerek gelirse gözlerinin önüne… Ve saniyede birlerce ok gibi bir sızı girerse kalbine… Yalnızlığımın üzerine güneşler doğar o gün… Çaresizliğimin yaraları kabuk tutar… Ve bu büyük sevginin kuruduğu topraklarda yepyeni nefret ağaçları kök salar… Bu ağaçlarda asılmış bir aşkın sureti kalır elimde… Hükmünü yitirmiş parmaklar, bilincini yitirmiş bir geçmiş özlemi kalır sadece… Bu özlemi iyi tanırsın sen… Bu özlem ki sen yıllarca yakarak acıttın canımı…. Senin bu özlem ateşiyle kavruluşun beni bu hale koydu. Sen beni bu denli özlemeseydin; Gözlerimden süzülmezdi bu yaşlar, balıklar kadar boş ve hüzünlü bakmazdım hayatı… Benim kadar, senin kadar boş ver anlamsız görmezdim…
Her şey beni bu denli özlediğin için oldu aslında… Her şey bana bu denli kayıtsız değilken buna inanmaya ve herkesi de buna inandırmaya davet ettiğin için oldu…. Bu davete inandılar dostların… Seni seven herkes beni sevmediğine inandı senin… Aramızda hiçbir şey olmadığına inandı… Aramızdaki her şey in geçmişte kaldığına inandı bazıları…Seni sevenler arasındakilerden aşkımızı bilenleri bile inandırdın sen benim bittiğime… Yittiğime, karanlık bir sokağın başına kadar götürüp beni orada terk ettiğine… Seni seven herkes inandı…
Seni senin sevdiğinin iki katı seven ben bile inandım buna… Gözlerinin artık dolmadığına… Sesimi duyduğunda ağlamadığına, beni yalnız koyduğuna ve bunun sana hiç koymadığına inandım… İnandım ki; Sen artık mutlulukğu silmiştin lugatından… İnandım ki; mutluluk kölelikle eş anlamlıydı sende… Başkalarına köle olarak mutluluğu ararken sen, Benim sana verebileceğim mutluluğun yine senin lugatında hiçbir anlamı olmadığını anladım… Ben seni en çok sevendim… En çok sevenlerin yapması gereken fedakarlıklar olurdu her zaman…. En çok sevenler kendilerinden çok sevdiklerini düşünürlerdi… Kendi isteklerinden çok onların kilerini yeğlerdi… Ben seni isterken, sen yokluğumu istedin ve ben seni sevdiğim için düşünmeden verdim yokluğumu… Gözlerine bakamadan, sarılırken saniye bile tutamadan, dudaklarına masum bir öpücük konduramadan yokluğumu verdim sana… Yavaşça arka cebine koydun onu… Yokluğumu özenle katlayarak koydun cebine ve çıktın kapıdan… Senin çıktığın kapıya dayanarak ağladığımda gözyaşlarım karıştı kapıya… O gün bugün kapanan tüm kapılarda gözyaşım hamurdur benim… Ve o gün bugündür bir meşe kokusu duymayayım kapıları çarparak kapatasım gelir… Çarparak kapatırım kapıları… Çünkü sen gitmişsindir… Yokluğumu alarak, köleliğini arzularay@r@k, beni yalnız bırakarak gitmişsindir… Gidişini özlerim şimdi… Gidişini gözlerim… Gidişindir bende kalan çünkü… Benden yokluğumu alırken bir gidiş bırakırsın bana… Sesimi çıkarmam…Çünkü sana inananlardanım bende… Çünkü bende seni sevenlerdenim…. Seni sevenlerden olduğum için inandım beni unuttuğuna ve bunun için teslim oldum…
Seni seven herkes inanır sana…. İnanır inanmasına da…Sevmeyenler inanmaz… En büyük düşmanların onlardır artık… Ve yokluğumda koruyamam seni düşmanlarından… Her zaman baş başa olduğun bu düşman gece yarıları hiç sezdirmeden girer içine… Uykun kaçar yüzünü yıkamak için banyoya gidersin… işte aynandadır düşmanın… işte karşındadır… Düşmanınla baş başa kalır…Ve için için kendini yersin… Çünkü Allah biliyor, ben biliyorum hatta sen bile biliyorsun… Bu dünyadaki başka insanları koy bir kenara…Sen bile… Benim seni sevdiğim kadar kendini sevemezsin….





Alt 04-09-2008, 02:21 #77

qüsel_kıss06

Deneyimli


Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.
Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.
Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişim seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.
Biliyor musun bir tanem!
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.

Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki, kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.





Alt 04-09-2008, 02:21 #78

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Kendimi kandırmaktan yoruldum…Hep senin haklı olduğun yalanına tutunmak artık zor geliyor bana.

”Ben yanlış anladım…Hayır,sen öyle yapmak istemedin.
Tamam,suçlu bendim.Sen haklısın,sen suçsuzsun,sen masumsun.
sen…sen…sen…”

Ya ben…!
Her yanlışının ardından doğrularını arayan,onlarla avunan ben,kendini haksız bulup kahrolan,kendini gecelere vuran ben…
Ama yinede nerdeyse bundan mutluluk duyan gene ben.Tekrar tekrar aynı acıyla yanan,her acıyla birkez daha aşık olan hep ben…

Bunları yazması kolay da,taşıması öyle kolay değil.Her babayiğidin,her aşığım diyenin çekeceği dert değil…
İşte ben bu cesaretle,bu koskoca sensizliği yenmeye çalışıyorum…Gözlerimden öteyken bile özlerken tenini,gönlümden öte atıyorum tüm hislerimi…

Eskiden…
Verdiğin acıya bile razıydım.O ; ayrı bir haz,ayrı bir paylaşımdı.İçimde kıpır kıpır bir umut vardı.
Zaman zaman aklımı karıştırıp hayallerime oturttuğum sen,sonra hiçbirşey olmamış gibi davranıp sessizce ama ardında derin sancılar bırakarak yokediyordun herşeyi…
Biliyor musun…gitmelerine bile alışmıştım artık!

Şimdi…
Dayanamaz oldum bu yürek sancılarına,artık kaldıramıyor bedenim,senin uğruna olsada…
Senin uğruna ama senden habersiz,ama sensiz…Senin hayallerin başkayken,hayallerimin bir parçası yapamıyorum artık seni…





Alt 04-09-2008, 02:22 #79

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Ben senin duygusal icerigine tutuldum,gozlerınden fışkıran aleve
Rüzgarla boguşan saçlarına tutuldum,buğday başağı gibi dalgalanışına
Ben senin masum bakışına tutuldum,icindeki gizeme
Ağlayışına tutuldum,kalbındeki ozlem ateşıne
Dudaklarındaki yağmura tutuldum,onun hasretiyle yanışıma
Göz pınarındaki hasret damlasına tutuldum çağlayanının umutsuz bekleyişine
Ben senin beni birgün anlayacagına,umutsuz bekleyişime,gozlerimdeki huzune,kalbimdeki yaraya tutuldum.
Ben senin günün son saati güneşe bakmana tutuldum.
Güneşin icindeki hüzünülü bakışı,orda çarpan kalbi bulma ümidine tutuldum.
Ben senin kalbindeki anahtarın ,birgün açabilme ihtimaline tutuldum.
Gecenin mavi gizemindeki ay gibi parıldamana tutuldum.
Kor ateş gibi sıcak,bulutlar kadar yumusak bedenine sarılabilme umuduna tutuldum.
Dudaklarından herçıkan sözün,dağ gibi yüreğımı kurşun gibi delmene tutuldum.
Her deryaya bakışında güzelligini haykıran çılgın dalgalara tutuldum.
Her türkü söyleyişinde yunus balıklarını dans ettirmene,onları diz çökturmene tutuldum.
Ay ışıgı altındaki yakamozu ağlatmana tutuldum.
Düşlerime damla damla akmana,rüya aleminin umutlarına kucak acışına tutuldum.
Ben senin kalbindeki anahtarı acabilme ihtimaline tutuldum.
Gurbette sıla ozlemine , duygu yüklü sıcacık yüregine tutuldum.





Alt 04-09-2008, 02:22 #80

qüsel_kıss06

Deneyimli


Nerdesin?
Belkide beni unuttun...Belkide şimdi başkasıylasın...Başka birine söylüyorsun;
seni seviyorum !!
Benim hiç değerini bilmediğim,gerçek olduğuna hiç inanmadığım kelimeyi
seviyorum!!
Hatırlar mısın bilmem.
Bir zamanlar benimdin.
Biliyorum değerini bilemedim, biliyorum seni hiç gerçekten sevemedim, seninle olduğumu sana hiç hisettiremedim..
Ama şimdi öyle seviyorum ki, öyle özlüyorum ki, öylesine istiyorum ki seni
ve emin ol anladım artık değerini.
Dönsen... Tekrar deneyelim desen? Olmaz mı bir daha? Sevemezsin eskisi gibi
saf, temiz, kıskanç, romantik, sinirli...
Herşeyini özledim..
Yine benim ol ne olur,yine bana dön,bırak herşeyi bir kenara.
Benden sonra sevdiklerini...
Dalga geçtiklerini.
Aşkım dediklerini.
Çünkü öyle özledim ki seni.Oyun oynasanda istiyorum seni...
Bütün kıskançlıklarını özledim,
samimi gelmeyen tavırlarını da,
neden aramadın derken insanı ürküten ses tonunu da,
bir bakışıyla pişman eden gözlerini de ve o zamanlar hiç önemi olmayan ellerini de...
Tutma kendini diyordun.Söyle içinden gelenleri,aklından geçenleri,
hissettiklerinihissetmek istediklerini...Ama ben hiç söylemedim,
söyleyemedim.
Bendeyken değerini bilemedim.
Şimdi söylüyorum hissettiklerimi.
Ölümü hissediyorum,iliklerime kadar karışmış aşkla kokusu... Hasretin de var sanki biraz,
sen de varsın biraz... Hasretin,aşkın,nefretin,kinin,herşeyin bende.
Sen nerdesin sevgilim?
Seni öyle özledim ki...





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:46 .