#341
GELMEYECEĞİM
Yine deniz kenarında mısın ?
Uzaklara mı bakıyorsun ?
Yoksa özlüyor musun beni ?
Ben bir başka şehrin kalabalığındayım
Bekleme beni, gelmeyeceğim
Sadece, ağlarken
Beni hissetmen için
Sana yağmurlarla beraber
Göz yaşlarımı göndereceğim
Saçlarına düşen her damla gözyaşımda
Seni doyasıya öpeceğim.




#342
NEDEN YAŞIYORSUN
Hiç canın sıkıldığında;
Gökyüzüne tırmanmak istedin mi ?
Ya da yalnızken bir dağa kafa tuttun mu ?
Hiçbiri olmadı mı ?
Hiç değilse, kendi saçını başını yolmadın mı ?
Tokatlamadın mı kendini ?
Yani özlemedin mi hiç kimseyi ?
Söylesene be arkadaşım;
Neden yaşıyorsun ki ?



#343
NERELERDESİN
Nerelerdesin ?
Rüyalarıma bile girmiyorsun artık
Bembeyaz gecelerimi renklerdirmiyorsun
Göremiyorum seni,
Sesini duyamaz oldum
Yorma kendini,
Aslında çok iyi biliyorum,
Beni ağır ağır terk ediyorsun...



#344
VE BİTTİ
Ben seni iş olsun diye sevmiştim
Yine de seninle her şeyi paylaşabilmek güzeldi
Öylesine bir sevdaydı işte
Çok kısa sürdü
Geldi,
Yaşandı,
Ve bitti...



#345
SESSİZCE
Sessizce sevdim seni
Gönlüme hapsettim
Tüm imkansızlıkları sildim
Sadece "sen" dedim
Her an düşüncelerimdeydin
Sesin kulaklarımda çınlarken
Bilmeden çok fazla güvenmişim
Yanılmışım.
Çünkü sen beni sevmemişsin
Canın sağ olsun
Üzgünüm, geldiğim gibi gidiyorum
Yani sessizce ölüyorum
Ve biliyor musun ?
Ölürken bile seni çok seviyorum...



#346
SUSAMAK GİBİ
Hayret !
Ne çabuk ta özlüyorum seni
Oysa, böyle olmayı hiç istememiştim
Seni bu kadar sevebileceğimi hiç düşünemedim
Bazı şeyler insanın elinde değil ki
Ve ben seni susamak gibi sevmişim
Bir pınardan su içer gibi içmişim
Ben seni sevmek için dünyaya gelmişim
Gözlerimin ferisin,
Geceleri rüyamda,
Gündüzleri ise kokladığım bir çiçeksin
Taptaze bir tomurcuk gibisin
Durduğun yerde küçücük
Açınca sevgi kadar büyük ve eşsizsin
İçim ferahlıyor seninle biliyor musun ?
Çünkü;
Ben seni susamak gibi sevmişim
Ve ben seni,
Bir pınardan su içer gibi içmişim...



#347
KILIÇ ÇİÇEĞİ
Ben senin yanında olmak isterdim
Evinin bir köşesinde
En beğendiğin begonya
Her gün yüzlerce kere gülümsediğin
Sarı ve kırmızı güller olmak isterdim
Doyasıya, bıkmadan seyrederdim seni
Yeşil gözlerini ezberlerdim.

Keşke en sevdiğin Kılıç Çiçeğin olsaydım
Olsaydım da; Her gün sabah,
Güneş gibi üzerime doğsaydın
Konuşsaydın benimle
Yapraklarıma dokunsaydın
Hatta sevip okşasaydın beni
Arada sırada öpseydin
Bir gülümsemen yeterdi inan bana
Yapraklarımı, yani kollarımı açardım sana.
Keşke;
En sevdiğin Kılıç Çiçeğin olsaydım
Olsaydım da,
Evinin bir köşesinde, her gün,
Yeşil gözlerine ve gül yüzüne baksaydım
Ve ben seni tüm çiçeklerden kıskanırdım.

Beni sulaman gerekmezdi
Senin varlığın ve sevgin bana yeterdi
Evinin bir köşesinde
Kılıç Çiçeğin olsaydım
Ellerinde doğsaydım,
Kalbinde büyüseydim,
Vadem tamam olunca da;
Yeşil gözlerine bakarken ölseydim.



#348
DUDAKLARIMDASIN
Sen benim gökyüzümsün
Her sabah seninle uyanıyorum
Güzel hayallerim var benim sana dair
Her an kapının eşiğinde seni bekliyorum
Ben seninle mutlu olmak istiyorum
Bil ki, en güzel ânım sın
Hayat veriyorsun yıkılmış benliğime
Bazen yağmur olup yağıyorsun gönlüme
Bazen rüzgâr olup esiyorsun hislerime
Ve sen benim bir tanemsin.
Yokluğunu hissettiğim an,
Bu hayat zor gelir bana
Sensizken işte böyle buz gibi olur, üşürüm
Sen benim;
Güzelliğine bakmaya doyamadığım,
Apaçık gökyüzümsün...
Bir tanemsin ve son aşkımsın
Yangın yangın, dudaklarımdasın

Seninle ağlamak bile huzur veriyor bana
Kalbim sıkışıp, ağrısa da
Ne olursa olsun dualarımdasın
Her an seni istiyorum Tanrımdan
Ve aldığım her nefeste yanı başımdasın
Yani sel olup, senin için dökülen
Kalbin kadar saf ve tertemiz
Sevda göz yaşlarımsın
Sen benim, aşkımsın.
Yangın yangın, dudaklarımdasın

Bu gece yine,
Benden bin defa ayrıldın
Aslında farkında değildin
Her ayrılık ânında
Milyon kere kollarımdaydın
Ve biliyor musun ?
Şu an seninle çok mutluyum
Çünkü;
Benim için döktüğün göz yaşların
Kalbimin en acı veren derinliklerinde
Senin kadar seviyorum gözyaşlarını
Onları bir bir öpüp,
Kendi göz yaşlarımla harmanlıyorum
Alev gibi yanıyorum sana
Her gece,
İpek geceliğinin altındayım
Yangın yangın, koynundayım
Ne olur, anla artık beni
Ben senden ayrılamam ki
Sen benim son aşkımsın
Her an yanı başımdasın
Yangın yangın dudaklarımdasın...



#349
SENİNLE VE SEN ÖLÜNCE
Seni toprağa vereli tam bir yıl oldu
Dört mevsim gözlerim yaşla doldu
Keşke gitmeseydin, bırakmasaydın beni
Elimden bir şey gelmiyor,
Çünkü gidişin takdir-i ilâhi.

Geçen yılda neler oldu bilemezsin
Hayatta ki en büyük mücadelem
Sensizlik ve kayıtsızca içimde dolaşan, sen
Bilemezsin, ne kadar da çok özledim seni.

Sen gittikten sonra,
Sonbaharda yapraklar düşerken bir garip oldu
Eskiden süzülerek dökülen yapraklar, şimdi hızla yere çakılıyor
Sanki gözlerimdeki sen gibi, titreme gibi
Bir anda varken, ben istemeden yok oluyor.

Sen gittikten sonra gökyüzü bir garip oldu
Eskiden maviye meyilli, gün sıcacık, güneş yakıcıydı
Geçen yıl karanlık hiç kaybolmadı ve sanki ışık bana yasaktı
Zaten hiç aramadım ki ışığı,
Çünkü sensiz olan aydınlık bana haramdı.

Sen gittikten sonra buraların hiç tadı kalmadı
Sen de benim gibi sevmezdin tatsız tuzsuz yaşamayı
Hatırlasana nasıl da iyi anlaşırdık, beraber gezer dolaşırdık
Ellerimiz sımsıkı, yüreğimiz bir ve gözlerimiz ufuktaydı.

Hiç dilinden düşürmedin, ara sıra kızdırırdın beni
Ben senden önce ölürüm diyordun
Senin sözünde duracağını anlasaydım
İnan ki bende seninle birlikte gelmek isterdim
Hayret ki; Ölümde bile,
Senin kadar sözüne sadık bir insan görmedim.

Sen beni merak etme sakın
Eskiden ellerinden, gözlerinden ve yüreğinden alıyordum gücümü
Yüreğin toprak oldu, bedenin meşe ağacı, saçların yaprak, gözlerin
gökyüzü
Ne mutlu ki bana;
Artık seni hissederek buluyorum yönümü...



#350
SEVİYOR GİBİ
Ya koşarsın, ya yürürsün
Ya yürürsün, ya durusun
Ya konuşursun, ya da susarsın
Ya ağlarsın, ya gülersin
Ya tırmanırsın, ya düşersin
Ya açarsın, ya kapatırsın
Ya gidersin, ya gelirsin
Ya seversin, ya da ayrılırsın
Seviyor gibi yapmazsın...



#351
SEVDALAR VE YASAKLAR
Bir yerlerde;
Beni görmek isteyen gözler var
Ellerime dokunmak isteyen eller
Aşkını yüzüme söylemek isteyen dudaklar
Bir tarafta sevdalar, diğer tarafta yasaklar
Ortası yok mu bunun ?
Ne olursunuz söyleyin bana dostlar...



#352
BİL BAKALIM BU NEDİR
Sana bir hediyem var,
Dalındaki yaprakları, gözlerin gibi yeşildir
Senin kadar zarif ve narindir
Rengi dudakların kadar kırmızıdır
Kokusunu ise senden çalmıştır
Üzerine serpilen su tanecikleri
Benim öpücüklerim ve sonsuz sevgimdir
Bil bakalım bu nedir ?



#353
YETİŞEMİYORUM
Ben sevda yoluyum,
Üzerimden yıllar, tonlarca yüküyle
Bir bir geçiyor,
Ve ben ezildikçe eziliyorum
Üzüldükçe üzülüyorum
Çünkü;
Bir türlü hayata yetişemiyorum...



#354
KAPILDIM SELİNE
Kapıldım seline
Kalbim çıktı yerinden
Düştü birdenbire,
Öpülesi narin ellerine.
Al işte, her şeyim senin olsun
Karşılığında bir gülümsemen yeter
Senin için neler feda etmem ki ?
Her gün bin defa ölürüm
Bin defa cana gelirim
Ve her cana geldiğimde;
Gözlerim senden başkasını aramaz ki.



#355
KAPILDIM SELİNE
Kapıldım seline
Kalbim çıktı yerinden
Düştü birdenbire,
Öpülesi narin ellerine.
Al işte, her şeyim senin olsun
Karşılığında bir gülümsemen yeter
Senin için neler feda etmem ki ?
Her gün bin defa ölürüm
Bin defa cana gelirim
Ve her cana geldiğimde;
Gözlerim senden başkasını aramaz ki.



#356

Gün gelir hayatın son rengi de silinir
Tozpembe yaşantın gün olur biter
Bir şey kalmaz içinde bir bir silinir
Güzelden yana her şey gün olur biter

Ne bir dost bulunur ne de bir yaran
Ağlasan da gözyaşın içine akar
Ararsın bulmazsın halden anlayan
Güzel günde bulunan dostluklar biter

İş işten geçer geri dönülmez
O andaki halini hiç kimse bilmez
Sel olur gözyaşın bir türlü dinmez
Gün olur anlarsın bu gençlik biter

Bir çare ararsın bulunmaz inan
Hayaller gözünde canlanır her an
Her taraf karanlık olduğu zaman
Yardımına uzanan dostluklar biter

Gel gör ki halin pek yaman olur
Elinden tutacak dostlar yok olur
Yanar yüreğin yanar kor olur
Hayaller, sevinçler, sevgiler biter

Ne yazık giden ömür bir daha gelmiyor
Son pişmanlık hiçbir fayda vermiyor
O gençlik hevesleri hiç gözünden gitmiyor
Ömür biter, gençlik biter, sevgiler biter

Hayatın son rengi, ağlatır seni
Hayatın son rengi, yakar içini
Düşününce o giden gençliği
Haline ağlarsın ümidin biter


#357
Kaç gece geçti yolculuk hüznünde beklerken seni.. Koynumda sıcaklığını kaybetmiş kelimeler saklı. Aralıksız akan zamanın bir yerinde, ansızın takıldım tire tire yokluğuna. Kendi içinde, bir tek kendine yangın acılarımla, aynı müziği dinliyorum… Çizik çizik siyaha bulanmış cümlelerin altında, belki okunursun diye seni çekip bulmaya çalışıyorum. Nafile uyanışlarım, gözlerimizde böylesine yılgın bir geçmiş saklı dururken. Yine de; bir ölünün sesini dinlemek istiyorum… Belki değil; tüm canlılığımla…

Dudakları morarmasın hayatın, saç tellerine dokunduğunda..
Bir ıslaklık hissedelim ama bu hüzün olmasın...

#*..Can havli..*#

Zamanım saatini sana kurmuş…
Suretinde sessizlik,
gecemde durulmayan sensizlik..
Kimdeyim, nerdeyim...
Bilemiyorum.

Uykusuzluğa çözüldü tüm rüyalarım, birbirine karışan cümlelerimizin sonsuz çığlığında… Orada mıydım? Hani yokuş yukarı yaşanan, nereden gelip nereye gittiğini bazen bilemediğim bakışların yol ağzında? Aşkı karaladığım defterinde büyük bir sarhoşluk hali.. Zaman zamana kilitleyince yazılarımı, aşk da kilitleniyor bu serzenişte… Başlıklara gizlediğim melodinin arkasında, aşka yol vermiş bütün notalar. Hani bazen kelimeler sıkışır ya, nereye atacağını bilemezsin o anda ansızın içinde beliren duygunun ayağına dolaşan sorgusunu… Umutlar apansız, işkence çeke çeke çöker. Sen öyle yılgın, öyle dalga dalga taşırsın üzerine yapışan ağırlığı.. Gün eksilir; gece yoksunlaşır ve karanlığın koynunda bir devir daha kapanır.

Günlerdir içimde biriktirdiğim sessizlikle boğuşuyorum. Kapanan sayfalarını birer birer kanayarak açıyorum okuduğum kitapların. Düşlerimde isyan bayrakları.. Gecede yitirdiğim her gidişe yakın ses tonuna inat, savaşıyorum "sana dair" kabullendiklerimle... Bedenimi uykusuz bırakmak da kar etmiyor ve biliyor musun ölüm bir tek yoklukla gelmiyor…

#*..Can havli..*#

İstanbul...
Kayıp dizelerimin şehri...
Ben sen'de asılı kaldım benliğime.
On gecenin ayarsız unutuşuna koydun beni.

Gittin… Gelmek için… Hala neredesin?

Yaralarım derinden fışkırıyor; yüzüm gözüm kan içinde. Gecemde hiç nem kalmadı, kuruyorum…

Çalarak eksiliyoruz en çok...
Çalınıyoruz...
Kimliği belirsiz duyguların sarhoşluğunda, yalnızca tek bir pencerenin geceyi aydınlatmasıyla doyuyoruz...
Bazen bir ses,
bazen kimsesiz bir fısıltı...
Her son’da, daha da bir büyüyor yoksunluğumuzdan devşirdiğimiz
içe hain, dışa can acılarımız...

#*..Can havli..*#

Sen geldiğinde arınıyordum izlerimden. Köşe başlarında gizlenip gece yarılarına umut bırakıyordum. Soluklanmama izin verirsin sanmıştım; oysa ben senin yorgunluğunda tıkandım… Derin uykulardaydı gözün... Derin bir uyanıklık halinden geçişte buharlaşacak ısılar bekliyordun... Gittiğinde kimse seninle gelmeyecek; sustuğunda senden başkası sızlamayacaktı… Sen dudaklarında tutuyordun; bense yüreğimde tutuyordum tiryakiliğimi..

Kuzeybatı’da, tenini hiç bilmediğim aşka katip adam!

Duy ki; sana bileniyor içimdeki sessizlik..

Bil ki; bilendikçe yaralarımdaki zehri terk ediyorum…

Yarınsız soluklarda, tek dirhem nefese muhtaç olmayacak yüreğim ben geldiğimde.. Duvarlarda siyah sözler tutuyorum. Bir kahve tadında kırk yıl hatırlanacak iklimler… Sesini hapsettim sabah saatlerinin en uykulu anına.. Çocuklar gibi sakladım yorganın altına sana kaçan rengimi, seni yaşayabilmek uğruna…

Dolunay geçti… Mevsim yaza yüz sürüyor… Zaman yine beni İstanbul’dan vurdu; ve yine sohbet sonu gidişinle durdu… Düşürme beni gecenden, sesim sana söyler şarkılarını. Kaybolsam da anlık sus payın olurum… Sen sırtını kalbine ver, ben yürüyüşün olurum…

#*..Can havli..*#

Simsiyah bir kağıt boşluğunda sallandırıyorum şimdi bu bekleyişi… Sen hala yoksun!! Parmak uçlarımda ağır bir yolculuğun isyanı ve bu isyanı kemiren cümlelerim var. Söyle, kaç yirmi dört saat geçmesi lazım, titreyen dudaklarımı kavuşturmak için ellerinle?

Söyle kaç...?

#*..Can havli..*#

Zamanın bir yerinde,
bir daha uzanmadan kazıdığım düşlere
ve şöyle bir sarılıp sen dolu şişelere,
koyup başımı omzuna,
ateşe yazı yazacağım.
Şimdilik karanlığa karışıyorum adına yaslanarak...
İstanbul, şiirle beklesin beni..
Koynumda sıcaklığımla geleceğim...


#358
yüreğine sqlık


#359
Susayım dinle !

Bugünde yaşa(ya)masam öl(E)mem...
Sevdanın hükmü kesildi
Aşkın bozgununda yürek
Umutlarım yetim
İnleyen gözlerimden
Kanlı yaşlar akıtıyor hasretin
İçime firak dokunuşunla
Tek celsede sustur beni...
Cenazemin son gözyaşı da düşsün geceye
Sana en büyük mağlubiyetimi sakladım...
Herkes kendi uçurumunu sever ya!
Gecenin gözlerine mil çekmiş kalemimle
B(s)eni mısralarda öldür bu gece...

/Konuştur kalemimi
Mısraları Savururken yüreğime
Bilmez kimseler
Her kelimesinde aşk yazdığını.../


.
Bir umuda bağlı artık pamuk ipliği hayat
Bir umut ki adı konmamış...
Rüzgârın gamından bir ürperti sızıyor
Başucumda sayıklıyor sevda
Düşümden ince ince kan sızıyor
Kursağımda yarım kalmış küfürler
Diz çöküp ölüm mavisinin önünde
İnsafsız gecelerin kulağına
Sensizliğimi fısıldıyorum...
Ölüm işçisi haykırıyor artık adımı
Hoşça kal teni ihanet kokan sevgili
Seni bende yaşatabilmek için
Son kez ödüyorum bedelini...
/Mirastır artık gecelerim sana
Kefenini yırtmış karanlıklarda
İntihar ederken sevda
Bir şair seslenişinde kesilecek gece
Sus /ölüm.../


#360
#*..Can havli..*#



Hüznün Yağışı



Giden yalnız zaman olsa

Peşinden bizi de sürüklemese uçurumuna

Daha bir derinleşmese ardından hiçlik

Daha bir meyletmesen ellere

Ve yakınlaşmasa sevgili gibi sensizlik

Koymaz #*..Can havli..*#inan ki koymaz…



Gecenin gündüze bürünen sahte yüzüyüm

Sahte gülüşler satıyorum sahtekar tüccar misali

Asıl yüzüm vurunca garip göğe

bulutlu gözlerimden yağmaya başlıyor hüznün yağışı

yıldızlar sönüyor ferinde sinemin

ay bozuntuya veriyor sensizliğimi

ve koyuyor artık bu sabahsız akşamlarıma eksikliğin

...




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:04 .