#61
bebeğim
büyüyüp gitme ne olur bebeğim
sen benim yaşama kaynağımsınya
hayatıma reng, neşe verensinya
büyüyüp gitme ne olur bebeğim

hani konu sen olunca dururya dünya
akan suları ellerimle durdururum ya
işte ciğerimin en büyük barcasısınya
büyüyüp gitme ne olur bebeğim

bebeğim deyince bile yüreğim şahlanıyor
anneler böyle işte yürkten oluyor
dünyam seninle anlam buluyor
büyüyüp gitme ne olur bebeğim

hani sevgi delinen şey varya
hani acmadığı kapılar yok ya
işte bebeğim işte sen ondada ödesinya
büyüyüp gitme ne olur bebeğim

sen …sen dünyalar güzelimsinya
hani yüreğimin en zayıf noktasısınya
senin için düm cihanı karşıma alırımya
büyüyüp gitme ne olur bebeğim


ayşe



#62
Sol yanımda hissetmek sevgisini
Tatmak ayrılığın acısını
Gözyaşı dökmek yok oluşuna
Aramak gizli bakışlarını
Beni bende değilde onda bulmak
Yakıştırmak gülüşünü
Teselli etmek için dil dökmek
Aldığı yaraları unutmasını dilemek
Onunla ağlamak
Ağladığı zaman başını yasladığını
Bir omuz olmak,üzülmek dertleriyle
Değildi ki zor gelen
Sadece söylememek
"SENİ SEVİYORUM"
Diyememek bu kadar kahreder..


#63
oysa seni ne çok sevmiştim
diye başlayan bir şiir yazmak isterdim sana
ama
yanılmışlığımın ertesinde öylesine zorki
sana
seni sevmiştim
demek
okumuşsundur sana dair yazılanları bir yerlerde
belki anlamışsındır kendime dair ümitsizliklerimi
belki susmaların arkasına saklanıp
umursamamışsındır...

oysa
ne çok susmuştun sen be...
ne çok umursamamıştın
en umursanası hallerimi,
çocukluklarımı,
acemiliklerimi...
ve ben ne çok sevmiştim
gözlerini,
ellerini,
hatta umursamaz hallerini...
ve en çok da
kimi zaman
seni seviyorum der bakışlarını...

oysa sen ne çok sevmemişsin beni
ben ne kadar küçük kalmışım aşkına
sen ne çok tekrarlamışsın kendini
ve tekrarlatmışsın beni...

oysa ben ne çok ölmüşüm senin için
ve ne çok gidememişim senden
ve kendimden
ve bu koca şehirden!!!


#64
Gidişin Bitirir Mi Bendeki Seni?


Birazdan bindiğin otobüs hareket edecek ve sen bu şehirden ayrılacaksın.
Ve ben ardından bakıp yalnızlığımın içinde kalacağım bu şehirde.
Bunca yıl aynı şehirde senden habersiz yaşayıp tam buldum dediğim anda
seni kaybediyor olmak kahredecek tüm benliğimi.
Ve çok güzel bir masalı dinlerken uykuya dalıp masalın sonunu dinleyemeyen
bir çocuğa benzeyeceğim.
Ve kim bilir o çocuk o masalı bir daha ne zaman dinleyebilecek…

Otobüsünün ardından bakarken yüzüme zoraki olarak yerleştirdiğim tebessüm o kadar eğreti duracak ki ben de,
önce kalbimden yükselen isyan dalgaları sonra gözlerimden akan yaşlar kanıtlayacak bu tebessümün ne kadar sahte olduğunu.
Ve o tebessüm bir daha hiç olmayacak yüzümde..

Artık bu şehrin bir yerlerinde karşılaşma ihtimalimizin olmayacak olması,aynı sokaklardan aynı caddelerden geçemeyecek olmak,
aynı şeyleri göremeyecek olmak ruhumu her gün biraz daha yaklaştıracak darağacına.
Halbuki yaşamayı yeni öğrenmeye başlamıştı seninle.
Yaşama bu kadar yaklaşmışken gidişinle kaybedecek içindeki yaşamaya dair olan tüm umutlarını ve
asla tam olamayacak bundan sonra diğer yarısını kaybettiği için…

Yalnız şunu bil bindiğin otobüs seni yalnızca bu şehirden götürebilecek,
yüreğimden değil!
Sen, müebbete mahkum edilmiş bir hükümlü gibi yüreğimin bir köşesinde
her zaman yaşayacaksın ve hiçbir af seni oradan çıkarmaya yetmeyecek.

Ve gidişin bitiremeyecek bendeki seni...


#65
BEN SENDİM.....

Ayrıldığımızdan beri yokluklar çekiyorum
Farkında olmadan seni hayat yapmışım
Seni can, güneş, su, nefes yerine kullanmışım
Bugün ayrılığımızın birinci ayı
Bir aydır güneş diye karanlıklar doğuyor üstüme
Nefes almak hiç bu kadar acı vermemişti bana
Kanı çekilmiş damarlarımda, zehir akıyor, yakıyor beni
Gecelerim kabuslarla örtülü
Kelimeler boğazımda düğümlü
Gözyaşlarım akmıyor, gözlerim yanıyor
Senden sonra iğrendiğim şeylerle kaplı her yan sanki
Ortalık kan kokuyor, ölü kokuyor, ayrılığımızı hatırlatıyor
Nefretlerle dolu her parçam
Kendim dahil her şeyden nefret ediyorum
Suç senin değil yalnızca benim
Seni can, güneş, su, hayat yapmışım
Candın, yaşatıyordun
Güneştin, yaşamımın ışık kaynağıydın
Suydun, beni besleyen, sevgi veren yüce varlıktın
Hayattın, bendin, benliğimdin
Şu an ise yazan ellerimsin
Gittin, tükettin


#66
Bir gün tutar bir caneriği çiçeğini sunar bahara. Bür tutam serinlik, bir yürekte buğulanan sıcaklık . Ve konar gözlere bir öpücük gibi kuşların bahar sevinci. Okşar bir annenin parmakları gibi usulca saçlarımızı seher yeli. Bir tutam gün ışığı dolar içimize, bir tutam sevinç çığlığı.

Ne zaman bahar gelse sevinci yaşar kırlar, dağlar, ovalar, denizler, dağlı çocuklar umudu kucaklar bir yanımızda; bir yanımız da kuşlar, ağaçlar, çiçekler, kelebekler, cerenler sevinci yaşar. Aydınlık gelir dört bir tarafa, gürül gürül akar dereler. Bir dağ pınarı gibi hayat kaynar kanımızda, yüreğimizde tomurcuk tomurcuk aşk fışkırır. Alıp götürür duygularımızı dağların ötesine serin serin esen rüzgarlar...

Bu dağların sevda türküsüsün sen, denizlerin mavisi, bulutların beyazı. Ne zaman bahar gelse, yağmur yağmur çiçek açar sesin gökyüzünde. Ben sonbaharın yorgun, yanık türküsüyüm oysa, sarıya çalar rengim, rüzgarlar estikçe savurur yapraklarımı uzak diyarlara. Sen gülüşünde baharın ilk sevincini, gözlerinde göğün uçuk mavisini taşıyorsun. Yaşamak bir su gibi berrak yüzünün aydınlığında, bir köy türküsü gibi hilesiz ve içli.

Ben seni ozanca sevdim türkübakışlım, sular gibi temiz, bir rüzgar gülü gibi hilesiz. Mehtabın güzelliği, yıldızların ışıltısısın sen karlı dağlarda, rüzğarların soluğu, güneşin dostluğusun. Umut, aşk ve alın terisin akalınlarda. Toprağa ekilen tohum, bahara söylenen türküdür dilin. Ceylan gözlerin sevinci, dudakların ıslığısın türkülü ırmaklarda.

Acılar içinde de olsa yaşamı çılgınca sevdim. Çılgınca sevdim dağları, denizleri, kuşları, ormanları, umudu, sevinci, güneşi, çocukları. En çok da seni sevdim aşkçiçeğim.

Kar türküleri kederlidir gülüm, kar türküleri acılı. Gidersen kar yağar istasyonlara Bir gülü büyütmek kadar zor ve güzel, seni düşlemek dağların ötesinde. Seni dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde, namusumun akında taşıdım hep.
Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme buralardan, gözleri türkülü kuşum . İçimdeki baharı öldürüp gitme. Kimsiz, kimsesiz kalır yüreğim. Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden.
Gitme
figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür

gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm

gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm

gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm

gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm

gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm


#67
Ah Zavallı Yüreğim...

Bilmiyorum bu kaçıncı yanlışın
Kim bilir kaçıncı yanılışın...
İnandığın düşlerden kaçıncı uyandırılışın.
Sığındığın son limandan
Ardında ümitlerini bırakıp
Kopan fırtınayla apansız ayrılışın.

Bu kaçıncı demir alışın bilinmeze?
Belki de hiç olmayacak bir hayale
Bu kaçıncı aldanışın...
Gökyüzü mü sandın bu üşüten maviliği
Yitik zamanlarımda başucumda duran yokluğa,
İçimi ürperten yalnızlığa çare bulamayışın.
Ah zavallı yüreğim!

Özlemini zerre zerre hücrelerinde,
Yokluğu benliğinde kanatarak,
Kar yangını gecelere bu kaçıncı uzanışın?
Ne vakit döküldü sonbaharıma yapraklar,
Ne vakit sardı yalnızlıkta kış düştü satırlarıma?
Ah zavallı yüreğim!

Şimdi uzak iklimler gibi buğulu gözlerim,
Kızıl topraklar kadar ümitsiz bedenim,
Ellerimde dua gibi taşıdığım şiirlerle,
Günahlarımda yanmaya gidiyorum.
İşte gidiyorum yüreğim
Özlemiyle yaktığın ateşleri
Gözyaşlarımla söndürmeye gidiyorum...


#68
#*..Can havli..*#


#69
Kiminle çıkarsan çık kiminle olursan ol
İçimde yaşıyorum artık herşeyi
Ne olursa olsun umrumda değil
Unutamam asla ben seni

Zaman ilacıysa herşeyin
Umutsuz hastayım dünyada
Elbet unutulur herşey ama
Vazgeçemem senden asla

Kolay mı iki buçuk sene sevdim seni
Acıyı tatlılaştırdım içimde
Seher yelleri esti yüreğimde
Ama...
Sana olan aşkım geçti herşeyin önüne

Platonik yaşıyorum artık içimde seni
Sonsuzluk rüzgarında tek başımayım
Gurursuzluksa benimki
Olmayan gururumla tek başınayım

Fedakar olmak yetmedi bize
Fedakarlığın tanımını bilemedik belkide
Sevmek ve fedakarlık herşey ise
Başaramadık herzamanki gibi yine

Olmadı Yine yalnızım
Onüç sefer denedik bu sevdayı
Yine yalnız yaşıyorum
İçimde kalan bu asi aşkı

Zeytin gözlerinle pembeleştirdin dünyamı
O tatlı gülüşünle güzelleştirdin aşkımı
Sıcacık ellerin ile ısıttın kalbimi
O masum ağlayışınla hüzünlendirdin gönlümü

Bazen gönlüm serseri dünyalara saldı kendini
Bazen bıraktı kendini romantik zamanlara
Bazen acı bazen tatlı ...
Tad aldım geçen zamandan
Bazen gülerek bazen ağlayarak
Tanıdım dünyayı gözlerinde

Şimdi pişmanmısın 900 güne deseler
Niçin diye sorarım
Mahşerde çekseler sorguya
Elbet benimde vardır verecek bir hesabım

Hemen hemen her akşam odanın önünde ki yerdeyim
Tatilimi böyle geçiriyorum
Yeter artık vazgeç diyenlere
Sevgimi yargılamamalarnı istiyorum

Oysa ne güzeldi ilk günler
O elini çekmelerin, seni seviyorum demelerin
O sarhoşken söylediklerin
Keşke hiç bitmeseydi
Pembe okyanuslarda sandal misali ...

Hayalin bile yetiyor bana
Kurduğumuz o tatlı hayaller
Neydi be Allah'ım günahım
Yeter artık bu acı yeter

Kara gözlüm, tatlı sözlüm
Geçiyor işte böyle zaman
Dedim ya seher yellerini yüreğimde estiriyorum
Güneş böyle doğuyor gönlümde her sabah
Başımı koyduğumda yastığıma
Sevdan ile aşkın ile sana olan sevgim ile dalıyor gidiyorum

Islak bakışlarını hatırlıyorum bazen
O ilk ayrılığımızda ki sarılışımızı
Gözümden süzülen yaşlar sosu oluyor belkide herşeyin
Yanlız asla unutamam ilk ayrılışımızı

Bunlar sana bir isyan değildir
Hele kin nefret hiç değildir
Döktüm içimi öyle beyaz satırlara

İçimde yaşıyorum seni
Artık bir daha olmayacağını bile bile
Artık gönlüm ne seni kaldırır nede bir başkasını
Sadece şunu bilmeni isterim ki
Ölene dek seveceğim ben seni

Faydasız platonik aşkım artık nedense
Kaçan fırsatlar ah bir geri gelse
Dizlerim tutuldu hernedense
Seni hiç mutlu edemedimki


#70
Sen Hep Yüreğiminsin

Birgün düşerse yolun,
Yolu olmayan her hikayenin başlangıcına,
Tıkanırsa yalnızlığın,
Aşk`a mühürlenen her satırda,
Beni oku,ama beni anlama,

Elimde solan güller,
Son bir gayret dokunursa dudaklarına,
Bil ki,içimde hasret,
Bil ki,yüreğimde sevdadır sevdiğim,
Sana bırakacağım en son esaret,
Ve eller,
Ve hayaller çekip gidecekse,
Durmasın gitsin,
Ben hep senin,
Sen hep yüreğiminsin...



#71
YOK KARŞILIĞI YÜZÜNÜN
Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
beklemek kadar acı, anlamak kadar zor
nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi
yok karşılığı yüzünün...

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
yakınlaştıkça imkansız uçurumlar
nedensiz hayatların o büyük acısı gibi
yok karşılığı yüzünün...

Cezmi ERSÖZ


#72
HÜZÜN ADRES DEĞİŞTİRİR ZAMANLA
Yakışmıyor cepheyi terk edişin
Mert dayanır namert kaçar sevdiğim
Fazla sürmez hatanı fark edişin
Hasret eken hüsran eker sevdiğim..

Adet ettin aşk dersini asmayı
Hüner sandın sırra kadem basmayı
Yetti artık çok denedim susmayı
İsyan eden bayrak açar sevdiğim..

Nice avcı bende silah sınadı
Geri tepti sineleri kanadı
Kırılsa da yüreğimin kanadı
Yine açar yine uçar sevdiğim..

Bir resmimiz bile yoksa baş başa
Revamıdır ben yanayım sen yaşa
Aşk sunacak sakimi yok sarhoşa
Yine bulur yine içer sevdiğim..

Aynaların farkı kalmaz düşmanla
Tanışırsın doğduğuna pişmanla
Hüzün adres değiştirir zamanla
Benden geçer sana göçer sevdiğim..

Üzerime yar sevdiğin sahi mi ?
Kalp çalmakta senin gibi dahi mi ?
Ağlama der dosta Aşık Daimi
Bu da gelir bu da geçer sevdiğim ...

Cemal SAFİ


#73
__-__ BeNi KaYbEtTiLeR__-__gülemıyom gülmek istemiyom
herkes unutsada ben unutamıyom
suçlusun denmek çok agrıma gıdıyo
************************************************
sadece aglamak istiyorum
ama onuda yapamıyom
öyle bir acıkı bu
************************************************
napcamı bılmıyorum
gülüncehep aklıma geliyo
bunasıl bı suçlama
************************************************
kaldıramıyorum
okadar canım yandıkı
görmüyolar BENİ KAYBETTİLER


#74
AŞK kumsalda oturup aşıklları bile
kızkandıran ay ışığını seyretmek
sahilde yürüyüş yapıp saatlerce
martıları denizi seyretmek
dalgaların sesini dinleyip
huzur bulmak gibi
bir şeydir aşk
bilmeden güzel bir gül bahçesine
girip bülbülün bahçenin en güzel
gülüne söylediği şarkıyı usluca
dinlemek gibi bir şeydir aşk
yağmurda sırıl sıklam olup
mahsum bir çocuğun dudağındaki
o içten tebesüm olmak gibidir aşk
esen rüzgarın saçlarını okşayıp
yüzüne hafifçe dokunuşu gibi
yıldız kayarken geçkalınmiş
dilek gibi bir şeydir aşk
ozanın söylemediği türküsü
şairin kağıda dükemediği
mısraları gibi bir şeydir aşk
gururun olduğu yerde aşkın
olmayacağını bile bile yüreğine
o ateşi düşürüp her gün yanmak
gibi bir şeydir aşk
aşk nedir aşk uğrunda ölümü
bile göze almak demektir
aşk o zaman AŞKTIR



#75
Kendine bile kabul edemediğin
Bazen bir okyanus,
Bazen dibi görünmeyen bir kuyu
Geçilmesi zor inilmesi tehlikeli.
Sonra nedenler ararsın kendi içinde
Özlemedimi özledim,
Sevmedim mi sevdim dersin.
Sonra kendine sorarsın
Sanki bütün bu olanların
Sebebi senmişsin gibi.
Kendini suçlamaya başlarsaın..
Acaba biraz daha affedici olsaydım
Yada gururumu bir kenara bırakıp
Mutlu olmayı seçseydim
Şu an ne olurdu halim.
Bazen ayrılığı anlatan bir şarkı dinlersin
Bu bizi anlatıyor kesin
Bizde büyle ayrılmıştık.
Ve derin derin hayallere dalarsın
Gözlerinde yaşlar yüreğinde pişmanlıklar...
Vazgeçmekmi zor sevmekmi,
Vazgçtiğinemi yanarsın
Sevdiğinemi bilmessin.....
Sonra hayallerden yavaşça sıyrılırsın
Bu aldatmayı bu ihaneti haketmemiştim ki!
İsyan edersin ben sadece sevmiştim dersin!
Bir fırtına kopar içinde
Bildiğin bütün feryatları yakarsın
Bu güzel aşkı harcadığı için.
Sana kavuşmanın halallerini kurardım bir zamanlar.....
Ben 'yağmur' olurdum,
Saçlarına dokunmak için
Sen ise 'güneş:
Ben 'ağaç' olurdum
Bu sevdayı yeşertmek için
Sen şidetli 'rüzgar:
Bu umutları kopartmak için.
Kavuşmadan ayrılırdık
Sen 'gündüz' olurdun
Ben 'gece'
Birbirimizi yaşamadan geçerdik
Sen 'ilkbahar' olurdun
Ben 'sonbahar'
Ben 'AŞK' olurdum
Beni hisetmen için
Sen 'gurur' olurdun,
Beni yaşamamak için.
Ben 'su' olurdum
İçimdeki yangını söndürmek lçln
Sen 'GÜL' olurdun,
Kendini çekici kılmak için.
Bir sen varsın bu benin içinde
Ne tükenen ne tüketilen...
Bir sen varsın bu benin içinde,
Bir ben bilirim bu SENİ



#76
Türkçecinin Aşkı



Sevgilim,



Zamirlerin isminin yerini tutamayacağı bir gecedeyim. Her şey karanlık ve darmadağın. En kral yapıbilimci gelse yine de cümleler gibi darmadağınıklığımı bir paragraf hâline getiremez. Sen varsın, ben varım, bir de sevgimiz var bu gecede. Tıpkı giriş, gelişme, sonuç bölümleri düzenle sıralanmış bir metin gibiyiz.



Düzeltme işaretine benzeyen şapkamı alıp ünlem gibi uzayan sokaklara noktamı koymak istiyorum. Fakat ayraçlarla eki ayrılmış özel kelimeler gibi varlığından uzak düşüyorum. Ne zaman parantez gibi kıvrılan saçların aklıma düşse; üç noktalar gibi suskun kalıyor yüreğim. Sensizlik öyle zor ki tırnak içine alınmış kelimeler gibi soyutluyorum kendimi hayattan.



Ben senin lirik şiirler kadar duygusallığını, epik şiirlerdeki kahramanlıkları andıran azmini, pastoral şiirlerdeki tezek kokusunu hissettiren doğallığını sevdim. Bir manzum destan yazdın yüreğimde. Manas’tan uzun sancılar yaşadım ve inan hüznüm, Göç Destanı’ndaki hüznü aratmadı.



Ben adının önüne gelebilecek sıfatları bile kıskandım. İstedim ki sen hep gizli bir özne olarak kal ve sadece ben bileyim varlığını. Sen ve ben derken aramıza giren bağlacı bile suçladım. Bir bağlaç uzaklığı kadar bile olsa senden ayrı kalmak, bana ne acılar verdi; bilemezsin. İsim fiil ekleri mayışırken ben hayalinle sarhoştum. Sıfat fiillerin anasının mezar dikeceğini duyunca burkuldu içim biraz. Düşündüm, bir şiir gibi gelir misin kabrime diye.



Realizmden naturalizme kadar ne akımlar yaşadı bu gönül, ama hiçbirisine böyle tutulup kalmadı. Yarım kafiyeler yarım, zengin kafiyeler fakir, tunç kayifeler bakır olup uyumunu yitirirken biz redifler gibi uyum sağladık birbirimize.



Hayatımın anlam bilgisi, sözcükte yapım, bir tanem, sayı sıfatım. Kaşı karam, gözü karam, ders aram. Çözemediğim testlerdeki telaşım, ninni gibi sıcacık aşım... Sensiz bir dünya yüklemsiz bir cümle gibi yarım.Yazamadığım romanım, söyleşim, anım, damarımdaki kanım...





Düşünüyorum da; cümle ögelerine, sözcükler ek ve köklerine ayrılır; ama biz asla ayrılamayız.



Uğur KILIÇ



#77
YALNIZLIK ŞİİRİ..
Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır,
Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım,
Bu gece dağ başları kadar yalnızım..



Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından,
Dudaklarımda eski bir mektep türküsü,
Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim,
Gözlerim gözlerini arıyor durmadan,
Nerdesin?

Attila İlhan


#78
ARKADAŞIM BADEM AĞACI

Sen ağaçların aptalı
Ben insanların
Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış..
Acarsın çiçeklerini ..
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
Bir güler yüz bir tatlı söz..
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hem de bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koş desinler bize şaşkın
Sonu gelmese de hiç bir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya




#79
Görüyor musun beni,
Ne hale düştüğümü,
Sensizliğimin neler yaptırdığını,
Suyun tatsızlaştığını,
Göğün mavisinin anlamsızlaştığını,
Kelimelerin duygularımı taşıyamadığını,
Anlatmak istediğim onca şey varken,
Sustuğumu, suskunlaştığımı,
Biliyor musun?
Çektiklerimin acı ötesiliğini,
Yokluğunda yüreğimin burkuluşunu,
Dizlerimin dermansızlaştığını,
Adımlarımın cansızlaşıp, silikleştiğini,
Çığlıklarımın sessizleştiğini,
Gözlerimin yağmur yüklülüğünü,
Sağanaklarda ıslandığımı,
Hissedebiliyor musun?
Hasretin akşamüstü kızıllığında,
Meylersiz sarhoş olduğumu,
Yıldızların biri kaydığında,
Sana bir şey mi oldu, diye korktuğumu,
Yüreğimdeki sevgi denizinin bile,
Alevler arasında yandığını,
Aynalarda göremediğimi kendimi,
Suya aksimin düşmediğini,
Bir kere ölmenin kurtuluş olup,
Bin kere ölmelerimi,
Anlayabiliyor musun?
Bir ses vermek bu kadar mı zor?
Biliyorum, hissediyorum, anlıyorum.
Desen bana, diyeceğim ki; ben varım.
Sen, orda mısın?


#80
KARŞILIKSIZ AŞK


Delidir yüreği,

Kalbi yanık,

Sevmişti ah ki ne yazık.

Karşılıksızdı aşkı,

Zaten beklentisiz sevmişti.



Onun hayaliyle yaşadı günlerce,

Onu beklerken mutlu oldu,

Acı verse de karşılıksız aşkı,

O bu yola baş koydu

Nafile yansa da aşktı bu...



İçten içe ağladı,

Göz yaşları aktı yüreğine,

Sel olup gitti,

Bir hainin kucağına..



Baktığı her yer onun gözleri,

Açtığı her kapı onun kalbi,

Yürüdüğü her yol,

Ona varan amansız çıkmaz



Saplandı bi kez,

Sürüklendi aşkın acizliğine,

Söndürmek istedi içindeki koru,

Silmek çıkarmak istedi,

İsmini kazıdığı kalbinden

Ama nafile,

Kalpti bu,

Bir yazılan bir daha silinmezdi

Zaten o da silememişti....




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:35 .