кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтє
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 12-09-2008, 16:33 #21

xXxEsMeRCaDiLaRxXx

ѕαяι ρємвєℓι



Bu bölümde her üyenin tek baslik acma hakki vardir
Siirler bölümünün kurallarini okuyunuz...
https://www.tatliaskim.com/siirler/583-siir-kurallari-yenilendi.html
Basliklar birlestirildi





Alt 12-09-2008, 16:34 #22

нennα

Mavi.


sene önceydi
Yağmurlu ve durgun bir eylül akşamı
Kaçamak sandığımız o bakışlarda
Uzunca bir süre bakmıştık birbirimize
Kim bilir kendimizden başka kaç kişiye yakalandık
Kararlıydın, kendinden emindi yanıma gelişin
Zaman durmuştu sanki
Gözbebeklerime bakarak konuşuyordun
Bıkmadan, usanmadan dinliyordum
Vakit doluyordu gitmeliydim/ galiba...
evet gitmeliydim..
istemediğim halde
Yalan söylemiştim halbuki.
Korkuyordum
Kaybolmakdan derinlerinde.
Nasıl diyebilirdim
Yıllardır içime hapsetttiklerimi.
İhanet olmazmıydı bu
senden habersiz,senli hayallerime.
Haykırabilirmiyim yüzüne
Kırıp dilimin kilidini
........................
Aldığın her nefes can versin bana
yoklugunda..





Alt 12-09-2008, 16:35 #23

нennα

Mavi.


Alıntı:
xXxEsMeRCaDiLaRxXx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu bölümde her üyenin tek baslik acma hakki vardir
Siirler bölümünün kurallarini okuyunuz...
https://www.tatliaskim.com/siirler/583-siir-kurallari-yenilendi.html
Basliklar birlestirildi
resmen unuttum yakusura bakma canım





Alt 12-09-2008, 16:42 #24

MiśS ĐэαтнШisн

Akli suçlar. .


Yaş yok gözlerinde ben onları dalgasız o mutsuz sevdiğim denizime benzetiyorum , ne kadarda duygu yüklüymüşüm.Ardı sıra, defalarca ve farklı, her sabah uyandığımdaki kadınlarıma bakıyorum, pazar kahvaltılarımdaki o mutluluğum gibi.



Sokaklarda dolaşıyorum , bir macera perest gibi , yastığımı düşünüyorum akşam gelsede hepinizle sevişsem hiç bitmese benim kasıklarımdaki titremeler.Bir ud çalan adama rastlıyorum bana kırmızı gül ’ü çalıyor kendimden geçiyorum, eğleceli insanları ben sevemiyorum, ya mutsuz ya da umutsuz olacaklar.Çünkü ben onları gördüğümde daha bir hırslanacağım, güç alacağım (teselli ’de olmasa yaşamam herhalde) yaşayacağım...



Öğlen geliyor, bir camiye giriyorum yine bir tabut ama etrafında kimse yok şaşırmıyorum benim gibi oda düşleyip göçüp gitmiş.İçimde bir namaz aşkı canlanıyor, beni heyecanlandırıyor bu, şaşırıyorum kendime, sahiden ben hem size hemde inançlarıma yaklaşıyormuyum? Baş döndürücü umutlarım beni ayakta tutan herşeyim.



Kayığımın yanına gidiyorum, işte orada anılarım beni boğuyor istemediğim hayallere dalıyorum.Çileden birazda...


Ayrılıyorum o hatıralarımdan ben gerçeği düşünmeliyim daha düşüncelerimi yayacağım ne bu sevgili düşünmeleri hemde hiç yokken beni bu umut yaşatmaz (aslında yalan söylüyorum) yaşatamaz.Gözlerimi kıstığımda yağmur bana farklı kareler gösteriyor, yalansız , kayalıklarda gitar çalan bir adam biraz ileride sevgilislye oynaşmak için bekleyen çocuk (benden bile büyük ama öyle naif ki )bende uzamış saçlarımı topluyorum, sirozdan öldü ölecek (artık yaşamıyor) bir gözü şişmiş...



Evim derdim işte burdayım evimde.Üşüyorum dışarıda daha akşam üzeri
galiba erken yatacağım, hızla fotoğraflara bakıyorum yeni yüzlerde sevmem gerekecek bunu anladım.Belki bir rum kızı belki bir ermeni sahiplenmek değil derdim beni aldatsınlar isterse hiç mi hiç üzülmem buna yeterki yanımda olsunlar bu düşler beni mahfedecek.Tüm iş bunda yeterki gerçek olsunlar.




Bıktım... Hayallerimin ben uyuduğumda uzaklaşmalarına, sabah hiç biri bana kahvaltı hazırlamıyor, hep ben onlara sarılıyorum (aslında emrediyorum) dedim işte gerçek olsunlar , yanımda yürürken yağmur bana izlerini belli etsin.Bunu isterim hem bu namaz aşkı bana öyle gerçek bir his verdiki umuyorum , yağmur yıkasın saçlarını beni aldatsada olur.


Nedenli sevebilirm kendimi sadece yanımda yaşayan birini isterim.





Alt 12-09-2008, 16:53 #25

*мαтмαzєŁ*

mümkündür . . .


Hatırlamıyorum, ne kadar zaman oldu
Gözlerimi sensizliğe yatırmam
Gündüzü terk eyleyip
Yıldızlarla hüzün gecelerine katılmam
Gözlerim ne zaman alıştı sensizliğe ?
Hatırladığım
Yüreğim aynı acılar içinde
Bekliyor hala seni, bıraktığın gibi öylece

Hatırlamıyorum, kaç zamandır kulağım tetikte
Umudun prangalandığı zamanlarda
Yokluğuna forsa diyen acıları çektikçe
Acaba kaçıncı sen sanış kapının çalan zilini
Ve kaçıncı hüsran, kaçıncı ağlayış aynı eşikte
Ellerim ne zaman alıştı, sensizliğin kapılarını örtmeye ?
Hatırladığım
Yüreğim örtemedi sana açık kapılarını
Bekliyor hala seni, bıraktığın gibi öylece

Hatırlamıyorum, senden sonra olanları
Sigaraya ne zaman başladım
Nasıl içtim bunca şarabı
Olmazlara eklediğim aşk bakışlarını
Baharın yaşandığı mevsimlerde
Ruhuma vuran sensizlik ayazlarını
Hatırladığım
Titrediğim geceler boyu, karanlığı yorgan yaptım yokluğuna
Ruhum alıştı ayazlara da, yüreğim alışamadı nafile
Bekliyor hala seni, bıraktığın gibi öylece

Hatırlamıyorum, güneşin öğlen ki halini
Yıldızlar ve ay ne zaman arkadaşım oldu?
Ve nasıl başladı
Karanlığın hüznümü saklayan gece vakitlerinde
Acıların yüreğime kurduğu çilingir sofrası şenlikleri
Sarhoş olup, ruhuma çatmaları ve her gece nara atmaları
Hatırladığım
Geceler boyu, kayan yıldızlardan, seni dilemem
Çoktan öleceğim aslında çoktan
lakin yüreğimde hala sen varsın !
Hatırlarım seni ölemem





Alt 24-09-2008, 14:05 #26

нennα

Mavi.


кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтєBöyle Bir Duygu

Bahane arıyor gözlerim
Ağlamak için peşinden
Kalbime geçmiyor sözlerim
Ayrılmış nazlı, güzel eşinden

Bir duygudur bu böyle coşar gider
Bir zalimin peşinden koşar gider
Hayal ile düş ile yaşar gider
Kalpte dolup, dolup da taşar gider

кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтє





Alt 24-09-2008, 14:06 #27

нennα

Mavi.


Unuttuğumu sanıyorsan,
Çok yanılıyorsun.
Unuturum belki;
Beni dokuz ay taşıyan anamı,
Alın teriyle ekmek taşıyan babamı,
Bacımı, kardeşimi, akrabamı
Seni asla.

Unuturum belki,
Gökyüzünde her sabah doğan güneşi,
Dağı, taşı, ağacı, suyu, toprağı, ateşi,
Seni asla.

Unturum belki,
Bedenimde canımı,
Damarımda kanımı,
Ruhumda vicdanımı,
Seni asla.

Unuturum belki,
Günlerin adını,
Yemeklerin tadını,
Seni asla...


кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтє
кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтє
кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтєкαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтєкαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтєкαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтє





Alt 24-09-2008, 14:12 #28

нennα

Mavi.


кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтє Bir Umudum Kalsın

Acılarımın içindeki balsın
Ruhumdaki tutunacak dalsın
Bildiğim en güzel masalsın
Bir gülümse acılarım azalsın

Seviyorum demedin
Bari "Sevmiyorum" da deme
Yaşamak için bir nedenim
Beklemek için bir umudum kalsın







Alt 20-10-2008, 15:16 #29

нennα

Mavi.


Gitme Zamanı
Üç kez çalmıyor artık postacı kapıyı
Bir toz duman da yok varoşlardan yükselen
Son çiçekçi terk etti bu kenti
Sen durmadan bir hıçkırığa tutunuyorsun
Gözyaşınla suluyorsun içindeki kaktüsü
İçi patlamış bu kentin
Hançerlenmiş bağırsak gibi kokuyor

Duyuyorum, ağır ağır atıyor adımını
Evet gelen o sevgilim, gelen, gitme zamanı

Ya denize koşuyor damlalar, ya dağlara
Artık yağmur düşmüyor bu kente
Çeviren yok umut sokağında kum saatini
İnanmıyorum mevsimlerin tükendiğine de
Hepsi dönüp dönüp geliyor geri
Tükenen biziz oysa zamanın kollarında

Sarıyor bizi hüzne açılan kucağı
Sarıyor bizi sevgilim, gitme zamanı

Konuşmanın yetmediği yerdeyiz şimdi
Anlatımın çıkmaz sokağında yani
Ha diyorum ki unutmadan, bir de kendine anlat
Ya da dinle tutabilirsen, salkımsöğüdün dallarıyla
Oynaşan rüzgârda, yapraklarda çırpınan sesimi
Ve bir türkü sıkıştır dudak kıvrımlarına

Buklendeki gül gibi, hani o sarı...
Sarardı gülün rengi, sevgilim, gitme zamanı

Gün gelir bu aşk rüzgârla dokunur tenine
Ve sen unutulmaz olursun
Aşkın acı bir gülümseme olur yüzümde
Yüzümdeki gülümseme bir acı..
Bir şey var ki kalbimin kapısına dayandı

Tepeye dikilmiş gün salıyor selamını
Gözü ufukta günün, sevgilim, gitme zamanı

Kar dediğin gün beyazı, kahır yağdı başıma
Sevince veda dedim, kederle uyumsuzum
Dökülsün döküldüğü kadar saçlarım
Savrulsun ömrüm
Dönüp toplarsam namussuzum

Eşiniyor huysuz doru, vuruyor ayaklarını
Yol istiyor sevgilim, bu yol, gitme zamanı

Kalamıyorum, oturamıyorum bir yerde
Kıvranıp duruyorum aşkın ekseninde ve acının
Bitsin diyorum, bitsin sözün düştüğü yerde
Zamanın kalbinden uzanan bu zincirin halkası
Ve başlıyor bitiş dönülmezliğine
Sevişmeyle dolduruyoruz günü
Öpüşme oluyor adı zamanın
Yıldızların ve güneşin yeniden doğması oluyor

Doyuyor, yoruluyoruz; çevriliyor kapının tokmağı
Gitme zamanı sevgilim, gelen, gitme zamanı





Alt 20-10-2008, 15:17 #30

yalan_dunya

FENERBAHÇE

кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтє





Alt 20-10-2008, 15:18 #31

нennα

Mavi.


Her Şey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..






Alt 20-10-2008, 15:20 #32

нennα

Mavi.


Aşk Çıkmaz Sokakta Kirlenir

Yazıldığı can duvarını kurutur
“vermek aşkı yaratır” düsturu
Gönül gözüne bağlanan mendil
solgun ve sefil
bekler saygıyla inanılmaz kusuru
Kalbinin rüzgarı doldurur
açık denizde hoyrat yelkenleri
kendisi kıyıda oturur

Kaldıkça yeniden filizlenir esaret
O çok özlenen aşka has suret
bahçede gül ölürken görülür
Sadakatin çelik kutsallığı
kendi çöplüğüne gömülür
Kölenin bilenmiş antik bıçağı
ilk düştüğü yerde açar kozunu
kanar güz ömrün yaralı boynu

Ekmek teknesine taşır korkusunu
bedeni tarla sayılan kadının ufku
Teslim kapısını açar resmi kurum
açılan o aralıktan girer içeri
dipsiz kuyuya atılan şiir
Toprağın sırtında büyür uçurum
esirdir esir şehirde ahali
Aşk çıkmaz sokakta kirlenir

Cümle insanlığı özgür kılarak
çocuk sevincine kavuşabilir şehir
Özgür kadın ruhunu bularak
saf bereketle hayatı emzirebilir
o dem olduğunda ancak
aşkın tarihi
insanlığın tarihi olacak





Alt 20-10-2008, 15:20 #33

yalan_dunya

FENERBAHÇE

кαяαηℓıкℓαя ιçιη∂є вιя güƒтє





Alt 24-10-2008, 12:28 #34

Sэяzэηi$

.


Ansızdık;

Hesapsız bulduk birbirimizi. Aransa bulunmazdı, tesadüftü. Ne sevindik. Zamanı zaman olarak ölçmedik sevincimizin sonrasında. Ansız başlamıştı ya, ansız devam eder giderdi. Zaman da ne? Olmadığımızda başlardı, olduğumuzda biterdi. Ayrılığı sayardık geçen vakitten. Geçmezdi de; zor olsa da sabrederdik zamana. Sadece geçsin diye. Yalanmış saydığımız ayrılık zamanları. Sonu yalan gibi bitti ama bizde yoktu yalan... Gerçek zamanlar gelecekmiş; Ayrılık, ayrılık, ayrılık ; zaman, zaman, zaman olan.


Kaderdik;

Alnına aynı yazı yazılmış. Hani kaderimizi biz belirlerdik? Yaptıklarımız kaderdi; yapmadıklarımız kader değil. Daha neleri yapacaktık da; işte kaderimiz diyecektik? Güzelliklere kader dermişiz, varlığımıza...Yokluğumuza kötü kader diyeceğimiz kader yazılmış. Okunsaydı alın yazısı; demezdik. Dert olmayacaktı hiç kaderimizde. Anmamıştık derdi tasayı..


Tutkuyduk;

Olmayacaktı sensiz; olmayacaktı bensiz...Neye tutunacaktık sensiz, bensiz? Gönüller kalamazdı gönülsüz. Kalbim tutkusunu, kalbin tutkusunu kaybetmeyecekti. Anlayamadık... Hayata tutunamamışız birbirimize tutunmaktan. Meğer bir gün, hem de ansızın anlayacakmışız. Tutkuyu yitirmemin ızdırabını ve öylesine kalakalmayı. Tutkusuz...


Işıktık;

Karanlıkta parladığımız. Lantandan farksız, birden bire parlayan... Zor günleri aydınlattık karanlıktan öte. Kimi zaman güneş olduk da; gece olunca aniden ay, yıldız...Biz de fark etmedik geceyi, gündüzü. Işıktık işte. Ne olursa olsundu, zamanın her yerinde aydınlatırdık, ne varsa... Seni ve beni görürdük, gerisi önemsiz. Güneş , ay, yıldızlar -ışıksal - neyi aydınlatacakmış biz varken? Az kalırdı yanımızda. Onlar hep varmış. Görseydik de hazır olsaydık sessizce yaklaşan karanlığa. Onların aydınlığına, ışığına muhtaç kalacağımızı nasıl hissederdik ışığımızda? Göremedik bunları. Görmeyi istemezdik zaten. Karanlığa atar görmezden gelirdik. Bize neydi? Şimdi ise; karanlıktan daha koyu karanlık...


Alışkanlıktık;

Sanki ezeldendir gibi. Yeryüzüne gelmeden önce de hep biz varmışız gibi... Kimseler gelmeden önce alışmışız birbirimize. Öyle sandım; öyle sandın. İyi, kötü; adına her ne denirse artık. Alıştıklarımızın en iyisinden iyiydi, alıştıklarımızın en kötüsünden kötü... Kural yoktu alışmaya, alışılmaya. Çok aradık aşılmanın yerine başka kelime. Bulamayınca; defalarca alışmak kalmıştı bağımlılığın adı. Hani, neye alışmıştık biz? Vazgeçmeyecektik kolay kolay alışkanlığımızdan? Hatta hiç.


Topraktık;

Yaşam kaynağı. Toprak olmadan ne olurdu ki biz olalım? Sağlamca toprağa basıyorduk içimizde taşıdığımız her şeyimizle. Sevgi eksek, o bile büyürdü ekilince. Zaten büyüyeceği kadar büyümüştü sevgi bizde...Topraksız. Biz oyduk zaten. Toprağa; alışkanlığımızı , ışığımızı, tutkumuzu , kaderimizi verdik. Ansızın... Bir gün gelip de toprak dediğimize gerek kalmadan hiç olacağımız? Üzerdi düşüncesi bile. Düşünmedik. Hayat demedim; demedin... Hayattık diyemedik...Unutmuşuz gerçeği. Ama hiçbir zaman; aşk demedik, diyemedik..





Alt 24-10-2008, 12:30 #35

Siyαнıη Mαtєmi

Behna Dilemin`T`


Şimdi
utançtır tanelenen
sarışın çocukların başaklarında.

Ovadan
gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan
çeviriyor o küçücük güneşimizi.

Taşarak evlerden taraçalardan
gelip sesime yerleşiyor.

Sesimin esnek baldıranı
sesimin alaca baldıranı.

Ve kuşlara doğru
fildişi: rüzgarın tavrı.
Dağ: güneş iskeleti.

Tahta heykeller arasında
denizin yavrusu kocaman.

Kan görüyorum taş görüyorum
bütün heykeller arasında
karabasan ılık acemi
- uykusuzluğun sütlü inciri -
kovanlara sızmıyor.

Annem çok küçükken öldü
beni öp, sonra doğur beni







Alt 24-10-2008, 12:30 #36

helinn

Deneyimli


Hani Bir An Gelir...


Hani bir ân gelir... Ve söylenmez sözler söylenir olur!
.....
Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
.....
Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir.

Hani, öyle bir ân gelir ki;
En “gelinmez” yollarla en “varılmaz” yolların, senle ben arasındaki yarda boyun büktüğünü görürsün...
Bu yar; iki yâr arasıdır! ..
Her yar iki yâr arasıdır! ..
Ve üstelik;
Yaralar yara benzer,
Her yar yaraya benzer!
Yar başında duruşum;
Yâre nâraya benzer! ...

Halbuki gök yerin...
Halbuki gök yarın...
Halbuki gök yârin içindedir bu mesafelerde! ..
.....
Veya gök, mavi bir hançer gibi dalıvermiştir de toprağın içine; şimdi toprak, kendi içindeki kocca bir yarayı yâr bilmiş... Kendini parçalayan kooskoca bir yar başına türbedar olmuştur! ! !

Halbuki hep...
Hep iki yârdır;
Bir yar başında duran...
.....
Her yar, yâri gördüğüm rüyadır! ..

Yolun biri gözlerinden başlaar senden içeri gider; diğeri gözlerimden, benden içeri...
Bir yar oluşur her yârin arasında kalan boşlukta! ..
Ben, yarın bir duvarı olup sana bakarım bu yandan... Sen yarın bir duvarı olur, o yandan bana bakarsın! ..
Ve en derinimden gelip en derinine gidebilecek olan yol ile, en derininden çıkıp en derinime inebilecek olan gökkuşağı “bakışlarımızda” kopar! ..
Biz, sarılmadıkça...
.....
Yarlar kaldıkça yârlar arasında! ..

Hani bir ân gelir...
Ve söylenmez sözler söylenir olur!
.....
Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
.....
Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir...
Hani bir ân gelir...
Bir ân...
Bakışlar düğümlenir;
Bütün yarlar silinir,
Sıra söylenmezlere gelir...






Alt 24-10-2008, 13:06 #37

Siyαнıη Mαtєmi

Behna Dilemin`T`


Yağmur sinmiş toprağa
usulca geceden
su içiyor göçmen kuş
ölü bir askerin
ters dönmüş miğferinden

Çok yaşamayı diliyor
siperlerin içinde
birbirlerine askerler
hapşırık sesi
beklemeden

Korkulacak bir şey
olmazdı gözlerinde
belki ölmek
onca silah sesinden
kaçmasaydı kuş
telaşlı ve ürkek





Alt 24-10-2008, 13:43 #38

{{_MaViŞ_}}

Yasaklı Üye



İşte Beyaz,İşte Yaşam,İşte Aşk..

koridorlar
tren istasyonları gibi pürtelaş
vagonlarda yaşam kavgaları...odalar
beyaz melekler üzgün
doktorlarda bir telaş
hayat memat meselesinde insanlar
aşk varmı?
gözlerde küçücük flörtler
odalarda hayat anları
feryat... figan... can pazarı...
ah hayat,ah yok olma duygusu
sevgililerde tereddütler,
heyecan
yaşama..yaşatma meslesi...dertler
anlarda kücücük meşkler
gönüllerde kaybolma korkusu
gözlerde hatıralar..
beklenen sevgililer..
ve özlenilen anlar...
aşk varmı?
olmalımı
olmamalımı derken
olmalı
hemde yüreğin tam ortasına konmalı
gülümsemeli yaşam
aşk gülümsemelerde tutuklanmalı..
hiçbirşey unutulmamalı..
koridorlar
tren istasyonları gibi pürtelaş
ve vagonlarda yaşam kavgaları...odalar
beyaz melekler umutlu
doktorlarda bir telaş
işte aşk,
işte beyaz,işte yaşam







Alt 24-10-2008, 14:51 #39

yalan_dunya

FENERBAHÇE

Yüreğim ne dediyse onu dinledim ben.
Kimi işaret ettiyse ona yöneldim.
Şimdi sen diyor da başka bir şey demiyor.
Ansızın bastıran bir yağmura hazırlıksız yakalanır ya insan,
işte öyle ıslattı beni aşkın.
Seni bekledim ben.
Yüreğimdeki heyecanı, gözlerimdeki yeşili,
dudaklarımdaki ateşi, ellerimdeki titremeyi,
küçük dokunuşları sana sakladım.

Ne sen beni bilirdin ne ben seni
ama bir yerlerdeydin ve mutlaka gelecektin.
Ve bir gün çıktın karşıma.
İşte o gün sevdaya dair ne kadar tortu varsa içimde eridi gitti.
Çocuk oldum yeniden.
Hani bıraksan yemyeşil bir kırda
bağıra çağıra şarkı söyleyip koşarım.
Seni bulmanın coskusunu hiç bitmeyecek bir enerjiyle yaşarım.
Seninle yep yeni bir hayatın başladığını biliyorum.
O hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şey sensin.
Bilirim, bu şarkı korkutur bazen insanı.
Neler oluyor diye sormadan
bir duygu selinin içinde bulursun kendini.
Ama zaten aşk öyle bir şey değil midir?
Sorarsan planlarsan onun adına aşk denir mi?
Bırak kendini, bırak ki aşkın büyüsü sarsın seni.
Kendini o eşsiz duyguların ferahlığına bırak.
Tut elimi birlikte çıkalım bu yolculuğa.
Yarınsız zamanların iki yolcusu olalım.
Kaygısızca yaşayalım aşkı, eriyelim birbirimizde.
Yüreklerimiz birbirimiz için atsın,
soluklarımız birbirine karışsın
Tutkunun alevleri dalga dalga sararken bedenlerimizi.
Gidersen... Gözümdeki son parıltıyı da alır götürürsün.
Bir zemherenin ortasında titrerken bırakırsın beni.
Ama merak etme ayakta kalırım ben.
Tıpkı fırtınaların boynunu eğip yıkamadığı kavak ağaçları gibi.
Senden bana yadigâr kalan her anıyı
bir kez daha bir kez daha yaşarım.
Aşkım da benden yadigar kalır sana...





Alt 24-10-2008, 15:23 #40

«« єςђєг »»

ѕυкυт-υ нαуαℓ


Cam fanus içinde yaşatmaya çalıştım aşkı.

Çok büyüktü, taşıyabilmek için küçülttüm, karton kabuk yaptım.

Gittiğim her yere götürüp, kaldığım her yerde yanımda olduğunu bilmek istedim.

Kırılgandı, hassasdı, yalnızdı.

Sakladım, korumaya çalıştım.

Bıraksam bozulacaktı tılsım, kırılacaktı.

Kırıldı.

Doruklardan akıp gelen bir çay olduğunu düşündüm aşkın.

Kendi haline bıraksam büyüyecek, ivme kazanacak, karışıp diğer sulara, büyük sularda bitirecekti kendini.

Tutmaya çalıştım bu yüzden onu.

Setler, duvarlar ördüm, kendi halinde akacağı yeni yollar açmaya çalıştım.

Tutamadım, yetmedim.

Aktı gitti avuçlarımdan.

Aşk bir çığlıktı, bağıramadım.

Sıcak bir şeydi, ısınamadım.

Kucaktı, sarılamadım.

Aşk bir şeydi, neydi?

Bir yerdeydi, nerde?

Nasıldı?

Ne zamandı?

Anladığımda:

Hiçbirşeydi Aşk!

Herşeyimi alıp giden





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:09 .