..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 13-10-2008, 15:51 #1

beifuss

Azimli Üye

..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.



Yalnızlığın kırılmaz zincirleri sarıyor ayaklarımı..
Kızıl alevler ortasında girdaplarda yüregim..
Takvimlere gömülmüş yıllarım, aşklarım, küçük yolculuklarım..
Susmayan rüzgarların uğultusunda şimdilerde..
Cevapsız kalan sorularım...

Yaprak fırtınalarına tutulmuş ruhumun hapsolduğu bu karanlıklar adasında..
Zamanın acımasızlığının vermiş olduğu çizgiler var suratımda..
Nefretimin sarfettiği anlamsız kelimeler arasına sıkışan sevgi sözcüklerim ve..
Bugün avuçlarında saklarken yarını..
Gözlerimde uykususuzluğun doğum sancıları..

Zamansız krizlerimin yağmurlarıyla ıslanırken yanaklarım..
Kalemimle,yine korkulara boğulmuş sözlerimin istilasında seni yazıyorum..

Başaramıyorum...
Neyi başarabildim ki senden sonra..
Neyi tadabildim kaybetmekten başka...
Kapılar kapandı..

Gittiğinin sonrası sabahım olmadı..
Gözyaşlarım hiç durmadı...
Gecenin karanlığına sensin diye sarılıyorum şimdi..

Sensiz sahte mutlulukların gölgesi altında yanıyor,yaşlanıyorum..
Avuçlarımda birkaç kelime..
Sensiz cümleler arasında seni kurmaya çalışıyorum..

Seni kaybetmenin son duruşmalarında..
Sensiz aşka müebbetim istenirken..
Kollarımda anılarım, sensizliğe götürülüyorum..
Düşlerimin intihar anları gözlerimden düşerken..
Bulut gibi, melek gibi Allah'a ağlıyorum..

..Artık sahipsiz mektuplar yazmaktan alıkoyamıyorum kendimi.. Kabullenemiyorum gittiğini..

Bilmeni istediğim ve senin için sakladığım o kadar şey var ki..
Hüzün dakikalarında,yüzyıllara maruz kalan bu kalbin daha fazla gücü yok artık..

Dizleri kırık hayallerimin intihar anlarında..
Sana susayan dudaklarımda..
Gözlerinin telaffuzu yok...
...(kaybettim seni bir gece vaktii)...



Benzer Konular

Görüntüleme:3773, Cevaplar:154

İlginizi Çekebilir >
Alt 13-10-2008, 15:57 #2

beifuss

Azimli Üye

*...belkİde...*


Belkide hiç olmamalıydık bir an bile...
Sol cepkenin altında gizlice taşımamalıydık birbirimizi...
Kader dediğimiz oyun,
Belkide hiç buluşturmamalıydı bizi bir yerlerde...
Hiç bilmemeliydik aslında,
Ne sen beni,
Ne de ben seni...
Aramızdaki uzaklıklarda,
Seni bana getirmemeliydi...
Beni de sana...
Zaman baştan son sanisesini doldurmalıydı aslında bizim için...
Herşey bir önceki saniseden önce yaşanmalıydı...
Belkide...
Yokluğunun kendisini çoktan çalmalıydım senden...
Daha hiçbirşey bitmemişken,
Yolun sonunda beklememişken...
O son anı hiç kazımamışken birbirimizin hafızalarına...
Belkide...
Elveda,bir sonbaharda;
Bir ağacın köhneliğinde yaşanmalıydı...
Dökülen o aciz yaprakların altında...
Terkedilmeye mahküm...
Gitmelere boynu bükük...
Bitmeye çoktan hazır...
O yitirilmişliğin önünde...
Daha da hüzünlü olurdu belkide...
Bu kopkoyu nefretimin çok ötesinde...
Belkide...
Seni hiç sevmedim...
Ya da belkide bunu böyle bildin...
Bildiğinin ötesinde,
Ne uçurumların ayağında,
Neler yaşadığımı hiç bilmeden...
Belkide...
Hatalıydın...
Yanlıştın ve suçluydun herzamanki gibi...
Bir türlü görmeyi istemedin...
Sendeki beni...
Hani o çok sevdiğin,
Sendeki o beni...
Belkide...
Bu öylesine bir andı...
Hem senin için...
Hem de benim için...
Öylesine varolan,
Anlamı ise sonsuz bir hiçlik olan,an...
Belkide...
Seni bensizliğe,
Beni de sensizliğe çoktan terketmeliydim...
Sana elveda bile demeden...
Bir an'da...
O anın o sonsuz anlamsızlığıyla...
Gitmeliydim çoktan...
Belkide...
Her türlü sana bu denli çabuk,
Gözüm kapalı yürümemeliydim...
Bana doğru yürümeni ise;çoktan engellemeliydim...
Sana yalan söylememeliydim...
Belkide...
Seni hiç özlememeliydim...
İsmin bana hiçbirşey hatırlatmamalıydı...
Ya da sana ait herşey...
Belkide...
Sensizliğin sonsuz kıyısında...
O kara renklerinle karşımda yeniden duran sana bir an bile bakmamalıydım...
Seni bir daha bulmamalıydım...
Firar eden kalbimin peşinde...
İçimde kalmamalıydın...
Söküp gitmen gerekiyordu herşeyini...
Ve her seni...
Ben senden giderken...
Sensizliğin bu kadar çok acıttığını bilmezken;
Seni hiç özlememiş....
Seni asla aramamışken biryerlerde yüreğim...
Belkide...
Sensizliğin ne olduğunu tam olarak çözebilseydim...
Sen'in kim olduğunu çözebildiğim gibi...
Belkide...
Yokluğun bu kadar ağrıtmazdı ruhumu...
Hergün gizliden gizliye...
Bir çizik atmazdı ruhuma...
Herşey için çok geç olmazdı belkide...
Belkide...
Bu kadar çok azalmazdın bende...
Bitmene rağmen kalamazdın yüreğimde...
Belkide...
Sensizlik;vurup gittiğim halde açık bırakmazdı o kapıyı...
Belkide...
Her an bir ışık yanmazdı o kapının ardına...
Belkide...
Her aydınlığı;
Senin gelişin ve o kapıyı kapatışın sanmazdım...
Belkide...

penelope

alıntıdır...





Alt 13-10-2008, 18:19 #3

beifuss

Azimli Üye

Gittin diyorum;ZAten hiçbir zaman Yüreğime gelmemiştin SEN


Gittin diyorum hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen... Sen üzülme diye satır aralarına ördüm yokluğunun sancılarını. Duyup ağlama diye bir saçak altına sığınıp şimşek gürültülerinde yutkundum sensizliğin çığlıklarını.


Yüreğinde bir bahar göremeden, kanayan yaralarımı iyileştirmeden çekip gittin. Gitmeliydin, hiçbir zaman dönmeyecek şekilde yüreğimde sana dair ne varsa alıp gittin. Gittin diyorum hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen. Evet, bu cümleyi kurmamak için ne savaşlar verdim yüreğimin hücrelerinde bir bilsen. Seni üzmemek için acılarımda demlenmiş bu cümleyi hep erteledim dudaklarımdan. Yalnızlığında depreşen yaralarımı görme diye kalemi kırdım, ismini anan dudaklarıma kilit vurdum seni üzecek tek bir kelime söylemesin diye. Sen varken taze tomurcuklar açan kelimelerim yokluğunda paslansın istedim. Sen benim canımdın. Sana ve gözyaşlarına kıyamadım işte. Sana acı vermemek için yüreğimdeki senden kaçtım. Senin olduğun her yerden uzaklaştım.
Hayattan, bu satırlardan kısacası her şeyden kaçtım unutmak için değil senin gidişini kendimden gizlemek için. Gitmelerini erteledim yüreğimin kıyılarında. Bitkisel hayata girmiş varlığını kendi soluğumla yaşatmak istedim. Soluğu tükenmiş bir cana canımı verircesine yokluğuna anlatan kelimelerden kaçtım..Canımdan canımı koparıp biraz daha varlığında gülümseyebilmek için kendimi seni hatırlatan kelimelerle avuttum. Kendimi yalnızlığımla aldattım. Gidişlerine kaç kuyruklu yalan uydurdum. Kaç kez kaçınılmaz bu gerçekle aynalarda yüzleşmekten korktum. Hiçbir zaman dillendiremedim senin gidişini hatırlatan kelimelerle. Ama yutkunamadım, dudaklarıma kilit vuramadım işte . Hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen. . Gece olup herkes evine döndüğünde anladım senin bir daha dönmeyecek şekilde gittiğini. Gittin, hiçbir zaman geri gelmeyecektin.


Varlığındayken her gece aradığın vakitlerde ben hala sen ararsın diye seni bekledim sen kokan köşelerde. Seni bekledim hep. Seni beklerken karanlıklarla oyalandım biraz. Körebe oynadım zamanla. Kovalayan yalnızlıktı ben ise sana ve varlığına kaçan oldum. Hep yokluğuna ebe oldum bilmediğim oyunlarda.. Gözyaşlarımı avuç içlerimde saklayıp seni bekledim işte zamanın kör saatlerinde. Seni götüren tarihi alnımın ortasında bir mıh gibi çaktım. Ve hala gittiğin günde hala bıraktığın yerdeyim.Bir gün gelecekmişsin gibi seni bekliyorum sen kokan köşelerde.


Hatırlar mısın bilmiyorum. Senden önceki terk edişlerimi yazdım sana. Acılarımı katık yapıp aynı sofrada paylaşmadık mı seninle. Hüznün içinde umutsuz kaldığımda Pes etmeler bize göre değil, yılmakta öyle. Şimdi hadi tut ellerimden. Gir hadi yüreğimden içeri böyle hüzünlü olduğun zamanlar. Orada cennetten bir köşe var senin için. Kuşlar, çiçekler, kelebekler. Orada biraz mutluluk doldur yüreğine, huzur doldur. Sığınağın olsun orası, sığındığın. İçinde akan derede yıkan ve sıyrıl tüm acılarından. ********* satırları geliyor dilimin ucuna. Yüreğim ise her satırında seni arıyor. Susup bakakalıyorum senden kalan tek hatıra bu satırlara..Huzur arıyorum gözlerindeki mutluluk ülkelerinin baharlarında. Sığınak arıyorum yalnızlığın ayazlarından kaçıp yüreğimi ısıtabileceğim. Seni arıyorum lakin yüreğimde bulamıyorum. Ruhum gitti derken yüreğim kabullenmiyor gidişine.. Ruhumla kalbim arasında tek başıma kaldım. Gittin mi yoksa giden sadece mevsimler miydi bilemiyorum. Bildiğim tek bir şey var ; yalnızlığında yetim, karanlıklarda sensiz kaldım...


Bu satırları yazarken annem ile kız kardeşim yan odada ben ise sessizce gözyaşlarımla sana akıyordum senin sırtınmış gibi yokluğunu hatırlatan duvarlara yaslanarak. Hiçbir zaman gelmeyecek olsan da imkânsızlığına bırakıyordum fakir kelimelerimi. Ağlıyordum, sesimi kimseler duymasın diye ağzımı ellerimle kapatıp ağlıyordum. Yüreğim gözyaşlarını giyinip sana ve yalnızlığa akıyordu kirpiklerimden. Biliyorum ki bu gözyaşlarım senin için. Kirpiklerimden akan her gözyaşına bir dua ekledim canım. Benim her ıslak gözyaşım sana umut dolu bir gülücük olarak dönsün duasını dudaklarıma ilmekleyip sana bıraktım ıslak gözyaşlarımı..Ve mektubu okurken ağlarsan dokunma gözyaşlarına, bırak aksın yüreğin satırlara, toprağa. Aksın ki ; susuz kalmış ceylanlar gözyaşlarınla beslensin.


Sen bu satırları okurken ben tek hayalimiz olan kızımıza 'sonbahar mektupları' yazıyor olacağım. Gittiğin günün tarihini kaderime mühürleyip yalnızlığın demli çayından sensizliğini yudumlayacağım. Seni anacağım yıldızların karanlıklarla dansını izlerken. Ve yağmur yağarken yüreğine dokunacağım usulca.. Bir gün kavuşmamızın ahiretin güneşinde olacağını düşünerek ismini anacağım imkânsızlığın kör saatlerinde. Elinde yıldızlar, yüreğinde beni alarak gelmeyecek olsan da her zamanki gibi gecenin en dar vaktinde seni bekliyor olacağım..


Her kelimem yalnızlığa tutsak.
Her gülüşüm sana uzak.
Yüreğimle yüreğine dokunsam,
Gülüşün düşer haramın avuçlarına.
Gözyaşlarımı yüzüne bıraksam,
İmkânsızlık düşer hasret paydalarımıza.

Güneşler kurutmaz ıslak kirpiklerimizi.
Şarkılar avutmaz ikimizi de.
Gün gelir,
Gözlerimizden akan
Yaş olur ayrılığımız.
Gün gelir,
Yüreğimizi yakan
Yangın olur yalnızlığımız.
Gün gelir,
Yoklukta yüreğimizi dayandığımız sırt,
Uçurumlarda tutunduğumuz bir dal olur
İmkânsızlığımız.

Ve bir gün Cennetin köşelerinde
Sarıldığımız gül kokulu bir sevda olur
Islak gözyaşlarımız..





Alt 13-10-2008, 18:41 #4

yalan_dunya

FENERBAHÇE

Ah pınar gözlüm
Taşıyamam
Sen olmazsan
Yaşayamam

Ah pınar gözlüm
Yaşayamam
Bu yarayı
Taşıyam


Çaya karanfil katardın kattım
Zarif yürüyüşünü
İnceden telaşını
Çaktırmadan göz yaşını katardın kattım

Sen benim o canımsın
Bu gidiş hangi gidiş
Bir daha döner misin

Hayatın tuzağına düştük
Sevginin uzağına
Al ger beni bin yıllık çarmığına

Yorgun bedenimi taşla
Toprağına götür beni
Hüznünle birlikte göm beni
Bağışla

Şimdi bir aşka ağlıyorum
Azrail den koparıp getirdiğim
Acılı bir aşka
Gideli ilk defa çay demliyorum

İçine karanfil katıyorum
İçemiyorum
Usulca ağlıyorum
Al götür beni

Gittin ya gittin işte
Hiç aklımdan geçmeyen şeyler geliyor aklıma
Çalışıp o kurduğumuz sırça saray
Yıkıldı işte

Gittin ya gittin işte
Bir ormancı türküsü kaldı benliğimde
Birde birde acıyı ikiye katladığımız




Ah pınar gözlüm
Taşıyamam
Sen olmazsan
Yaşayamam

Ah pınar gözlüm
Yaşayamam
Bu yarayı
Taşıyamam





Denizine küsmüş bir martı gibi
Dalgalar üstüme üstüme geliyor
Ahh pınar gözlüm
Suç ortağım
Bu yarayı taşıyamam
Sen gidersen yaşayamam

Bu senin yaptığın korsan bir eylem
Her şeyi dağınık bırakıp aniden çekip gitmek

Bu sabah cebimdeki bütün paraları
Mendil satan çocuklara dağıttım

Ah pınar gözlüm her şey ters duruyor bu evde
Yerdeki kilim
Odadaki halı
Pencereler kapalı
Hiçbir şeye dokunamıyorum

Dön dön sevgilim
Sensiz yapamıyorum




Ah pınar gözlüm
Taşıyamam
Sen olmazsan
Yaşayamam

Ah pınar gözlüm
Yaşayamam
Bu yarayı
Taşıyamam





Alt 13-10-2008, 18:43 #5

yalan_dunya

FENERBAHÇE

Sen ellerde değil bende özgürsün
Uçuk sevdaların gölgesidir tutsaklığın
Bedeli ödenmemiş saatlere mahkûmsun
Sevda sandığın limanlarda
Umudun yelkeni yoktur
İçinden yürür gider yalnızlıklar
Kararan yüreklere ışık sızmaz
Aydınlatmak için güneş mi yeter
Dümeni kırılmış bir özgürlüğün
Var senin biliyor musun
Hercai akşamlarda kara gölgelerin düştüğü
Çizgisi kırılmış bir kaderin elindesin
Sarı yapraklar düşer yüreğinden
Tek mevsime tutsak yaşantında
Sonbahar hüküm sürer anlıyor musun
Düşen bir yaprak gibiydin geldiğin zaman
Sevmekten çok uzaktın sevilmeye yabancı
Sevmeyi öğrendin bunca zaman
Sevilmekten mi korkuyorsun
Aşkımızın üstünde nazar var
Görmüyor musun...





Alt 14-10-2008, 01:16 #6

beifuss

Azimli Üye

Gerçekten Sevdin mi Senin Olmayan Bİrini


Sen hiç gerçekten sevdin mi senin olmayan birini ....

Sen hiç duydun mu baska bir yüregi kendi gögsünde atar gibi...
Üzüldün mü, yanaklarindan süzüldü mü hiç bir baskasinin gözyaslari...
Yabanci hiçkiriklar gelip dügümlendi mi gögsünde...
Düsündün mü geceleri... senin olmayan rüyalar gördün mü...
senin olmayan birini sevdin mi?
Gökyüzüne baktin mi , yildizlar düstü mü günes dogdu mu her gecenin sonunda ?
Uyandin mi baska birinin sabahina?
Hiç sevdin mi sen,
Duydun mu baska bir yüregi kendi gögsünde atar gibi...
Gülümseyisini hissettin mi belli belirsiz
senin dudaklarindaymiscasina yakin... Sicak...
Hiç sevdin mi senin olmayan birini?
Senin olmayan bir sehirde, bir gecede, bir bedende
yasadin mi hiç?
Sen hiç gerçekten sevdin mi senin olmayan birini ....





Alt 14-10-2008, 13:20 #7

yalan_dunya

FENERBAHÇE

..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.





Alt 14-10-2008, 15:21 #8

Sэяzэηi$

.


UMUTSUZ OLDUĞU BİR ANDA SEVMEK İSTER İNSAN

Seni sevmek içimdeki duygularımı satırlara dökebilmekmiş..Hiç Bilmezken sevmeyi aşık olarak ölmekmiş..Senin uğruna satırları en güzel şekilde sarf edebilmekmiş..

En güzelide sana yazılan yazıların senin yüreğine ait olduğunu bilmekmiş..

Gözlerine tutulmakmış beni var eden . .
Sana bakabilmek için yollar kat etmekmiş her gün . .
Sana ulaşabilmek için hiçbirşeyi göze almamakmış…
Seni sevmek yüreğinin çığlıklarını duyamamakmış..

..Umudum var hala..

Yüreğimde olduğunu bilmek içimi adeta titretiyor her defasında..
Gözümden akan yaşlar için üzülmüyorum..
Damla damla süzülürken yüzüme senin uğruna olduğunu bilmek dahada ağlatıyor..
Susmak istemiyorum..Karanlıkta kaybolmayı , sensiz dünyaya bakmayı istemiyorum…
Neden mesafeler aramızda engel..Sebepmi seni düşünmemeye ??

Sen bana nefesim kadar yakınsın..İsmini söylerken titrer dudaklarım..Kitlenir ağzım , konuşamam..Duyamam söylenenleri..

O Gözlerine baktığım an unuturum herşeyi, Susarım sensizliğe..
İsyan ederim hayata…

Seni sana anlatmak çok zor…

Seni sevmek işte bunları söyleyebilmekmiş..Hiç utanmadan , Büyük bir zevkle..

Seni Sevmek Her söylediğin karşısında ölmek, içimin sızlayışı demekmiş..Senin için yaşayabilmekmiş..
Seni Düşünmek her defasında ölüp tekrar dönmekmiş sensizliğe…

Seni sevmek böyle bir şey.. Sen anlamasanda..Yüreğim hala seninle !!

..Esirinim ..





Alt 16-10-2008, 19:16 #9

beifuss

Azimli Üye


Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…






Alt 16-10-2008, 19:20 #10

beifuss

Azimli Üye

mavi mavi ölüyorum


Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....







Alt 22-10-2008, 00:51 #11

beifuss

Azimli Üye


Şimdi yoksun seni dilediğim gibi düşünebilirim artık..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Tutar ellerimi dilediğim gibi öperim artık uzun uzun..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Kimseler ayıplayamaz beni, yokluğunda seni nasıl sevdiğimi anlayamazlar..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. İşte gözlerin, işte dudakların senin olan ne varsa karşımda duruyor..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Senin dilediğim yere götürebilirim artık, sevdiğim şarkıları söyletebilirim artık; dudaklarına ve hasret ellerimle okşayabilirim yanaklarını..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
Bütün resimler sana benziyor hayret..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.!
Bütün aynalarda sen varsın,bir yere gitsem peşimden sen geliyorsun..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
Biraz sonra beyaz bir kağıt ve içtiğim demli çayım olacaksın..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Kimse yokluğunda bu denli sevilmedi..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
Her şey daha güzel ama ayrılığın adı kötüye çıkmış..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Yoksa bin yıl daha yaşamak isterdim ..

ve seni bin yıl daha ayrılıklar içinde sevmek..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::...
Ama biliyorsun bende insanım..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Umutsuzluğa düştüğüm günler oluyor ve hiç gelmeyeceksin sanıyorum..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. O zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Büyük bir yalnızlık sarıyor içimi, yalnızlığımdan utanıyorum..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Ben sevmesem ölürdüm, beni sevmesen bir çakıl taşıydım şimdi, bir duvar gibi sağırdım, ölümden acıydım..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Dünyayı bütün insanlara zindan ederdim..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Beni bunca saracak ne vardı, kanıma girecek, gözbebeklerime oturacak bir şarkı gibi kulaklarımdan eksilmeyecek ne vardı..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::...:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::...:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
Hiç karşıma çıkmasaydın bu kahrolası görmeseydi seni ne vardı..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::...:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.? Belki karşımda değilsin yanılıyorum, bu gözler senin gözlerin değil aldatıyorlar beni..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::...:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Karanlığın gözleri olmalı bunlar bana böylesine keder veren gülmeyi,yaşamayı haram eden bir karanlığın gözleri olmalı, öyleyse sen hiçbir yerde yoksun, sana hiçbir zaman yaklaşamayacağım..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Yalan bu geçici sevinç bu nur bu ışık, karanlığın ortasında yanan bu gözler..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
Ne dedimse inanma seni değil kendimi aldatıyorum..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
Sen istediğin kadar varlığın taa kendisi ol,

ölümsüzlüğün
ta kendisi ...
ben günden güne yok olmaktayım..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::. Bütün ışıkları attım bir kenara anlamıyor musun?
GÖKYÜZÜ GÜNEŞ OLSADA SENSİZ YİNE KARANLIKTAYIM





Alt 22-10-2008, 01:02 #12

beifuss

Azimli Üye


Varlığın, yokluğuna özdeş şimdi…
Yazıyorum birkaç dakika ağlamışlığın ve gözyaşının üstüne…


Sen bulanıklaşsan da, gözüm hep ufuktaki yalnız haberciyi gördü… Buğulanmış cama çarparken yağmur damlaları, ben çizdim bir kâlp içine iki bedeni…
Zamanın bilmem hangi köşesindeydik hatırlamıyorum. İşime gelmeyen buluşmalardan kaçmadım sen varsın diye… Çam diplerinde petunyaları kuruturken ellerimizde, sen bana SENİ SEVİYORUM derken bile bakamıyordum gözlerine. Utancımdan … alışık olmadığımdan belki … belki de o öpülesi dudaklarından ayıramam dudaklarımı diye, korkumdan.. Farkına varamadım gerçeklerin.. Gözlerine saklanmış hainliği sezseydim eğer; … eğer, denizlerden çaldığın dalganın, bir mühür gibi yüreğime leke yapacağını çözebilseydim, mayasız öperdim seni.. Özüm’süz …


Güzel kelimeler istiyordum senden … Ay ışıklarıyla yıkanmış, okuyunca en çirkin anlarımın anlamlaştığı, okuyunca dokunduğun gözlerimin mızmızlaştığı …

Kulağımın arkasına fısıldanmış güzel kelimeler biriktirmiştim ben sana oysa… terk edip gitmeseydin ansızın; duyacaktın … Ben çırpınırken bir kaşık suyun derinliğinde boğulmamak için, sen görünce beni böyle çaresiz, beni böyle çırılçıplak; tutup çıkarırsın diye uzatmıştım ellerimi..Sen, biraz yukardan ifrit dolu yüreğinle bakıp gülmüştün hâlime.Oysa ben susmanı bekliyordum.. birde ıslak bedenimi sarmanı… bir “NEYİN VAR SENİN” e öyle ihtiyaç duymuştum ki o an; anlatmak istedim, ama sen … yoktun..!

Yıllar geçti aradan.. ve farkında olmadan…
Adımlarım daha büyük, daha hızlı ve daha sağlam…
Yokluğunda büyüttüğüm acılarımı her gün tazelemek zoruma gitmeye başladı. Ve hasretinin bitime uğraması gerekti. Eylüldü.. hüzün mevsimiydi.. nasıl unuturdum seni? Yaprakların salına salına karıştığı toprağı öpüyordum, “Vatanım” diye değil! Sen dön diye…


-Köylü kız- büyüsü bozulduğunda ben öğretmen olmuştum.. Hani rüyalarımın en güzel sahnesinde seyrederken, göz yaşlarımı tutamadığım … hani en mateminde gecenin; üzerimde bir hamal gibi taşıdığım sensizlik yükünü atmak istediğimde, düşünüp de derinlere daldığım….
Hatırladın mı?
Saçlarım; senin bildiğin kadar sıradan değil artık..
Gözlerime durulmayı öğrettim..
Dudaklarıma kilit vurdum konuşmasın diye..
Yüreğimdeki seni her gece zindana attım bensizliğin acısını, sensizliğin acısını çektiğim gibi çek diye! !

Gitme Sevgili!
Sokak aralarında yitirdiğim aklımı geri ver bana.. yüreğim yüreğinde.. Böyle kuru bir beden ne işe yarar sensiz.. Ya dünümü ver, yada hakkımı! çok mu arzu ettiklerim?
Hayatının kısa film akropollerinde hiç mi karem yok? Senaryoda figüran olarak ölmek istemiyorum.. al beni de gözlerine…


Gözünle gördüğün her seksiyonda bir sahtekârlık, her parselinde acı ve göz yaşı… Güzel kelimelerinden duymak istiyordum bir ikindi çayı ertesinde.. Dudaklarından dökülmedikten sonra, adıma yazılan mektupların ne albenisi var ki?

Evlendim…Soğuk duvarlarında, gece lâmbasının aydınlattığı kadar görebildiğim dünyanın eşiğinde, bedenimi saran başka kolları sen zannedip doyasıya, hissedilmeyen kokunu sineye çektiğim günler aklıma geldi..

Evlendin…İkinci sayfa haber bültenlerinden öğrenmek istemezdim… Bilmek isterdim yerime koyduğun biblonu… Kim bilir hangi Can sırada bekliyordu Yanmak için… Farkında olmadan işlediğin günahın bedelini ödeyeceksin demiştim … Yüreğimi yüreğine koymuş olsaydın farkına varırdın süzülmemiş gerçeklerin… Arsız gönül kuşun konmuştu bir başka evin bir başka penceresine…Açar mıydı? …

Yıllar geçti aradan … farkında olmadan.
Cebimde kimsenin göremediği bir öfke saklı sevdiğim… Çıkardığımda dağ dayanmaz ki gönlün dayansın? Ben, kaybolmuşluğun sefasını sürerken, sen, bensizliğin nedametini çekiyorsun… Hissediyorum bunu…Ne ektin ki biçesin?


Beni arıyorsan;
Yokum! !
Sisle çevirdiğin bu evren, artık benim olmadığı kadar, seninde değil! !
Zaman hızla akıp gidiyor..
Yıllar sonra bugün, bakıp da halime gülmeyeceğim… Gözlerime durulmayı öğrettim…
Dudaklarım, dudaklarında güneşe selam çakmayacak artık..
Erkekçe, namusluca çekip gideceğim gözlerinin önünden;
Arkasına bile bakmadan…


Dur! !
Yaklaşma…
Yollarına toz olduğum sevgili! !
Dudak büktüğüm gidişine…
Yüz eskittiğim zamanla..
Ey Yüreğimi yüreğine bir kez olsun konuk edemediğim sevgili! ! !
Dokunma ellerime..
O eller ki, zamanın bir köşesinde, okul kaçışlarının heyecanıyla atan kâlpleri bir bedene dolduran; sonra Tek can ile kenetlenip kaderin vahametini inadıyla kıran eller…

Git..

Varlığın, yokluğuna özdeş şimdi…
Yazıyorum birkaç dakika ağlamışlığın ve gözyaşının üstüne…





Alt 22-10-2008, 13:02 #13

beifuss

Azimli Üye


..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.



Aşk* yaşamayı bilene aşktır..
Aşk* sevmeyi bilene aşktır..
Aşk* özlemleri ile aşktır..
Aşk* hasrettir !


Aşk nedir biliyormusun ?
Aşk anlatılamayacak kadar anlamlı
Anlatılamayacak kadar güzel
Bir o kadar da yürekliliktir !


Ben yürekliydim* ama şimdi ağlıyorum...


Birini sevmek yetmiyormuş
Birini özlemekte yetmiyormuş
Aşkı ben yanlış anlamışım !
Aşk meğer sevipte kaybetmekmiş


Hiç titremesin ne elin*
Ne de bana verdiğin yüreğin..
Bana inanmadın* güvenmedin ya;
Hiçbir şeyin önemi kalmadı benim için..
Buruşturup bir yana atsan*
Belki bu kadar acımazdı kalbim..


Hiç titremesin elin* sil gitsin.
Ben sensiz kalmam nasıl olsa..
Dünyanın öbür ucunda da olsan*
Gözümü yumsam yanıbaşımda olacaksın..
Elimi kalbime koyacak olsam*
Usul usul dokunurum sana*kaçamazsın..


Çok yoruldum artık*inan..
Ne anlatmaya halim kaldı*
Ne de anlaman için zaman..
Vazgeçmeyeceksin inandıklarından..
İşte o yüzden sevgilim*
Hiç titremesin elin* yüreğin..
Sil gitsin..





Alt 22-10-2008, 15:43 #14

yalan_dunya

FENERBAHÇE

Aşk bir hastalıkmış sanki …
Seni bende hapsetti…
Yüreğim kilitli …

Seni sevmek nasıl bir şeydi hatırlamıyorum…Bildiğim tek şey, seni tanıdığım günden beri kıvranıyorum yalnızlığımla…Yüzüm solgun, hayallerim kırgın…Kimbilir, belki de en büyük hastalığa tutuldu yüreğim…Kala kaldım seninle, bir okadar sensiz demir parmaklıklar arasında…Beni sana, seni yüreğime hapsettim..

Ben odamda kokunla şimdi,
Konuştuğum duvar sessizdi…
Adın nefesimdi…

Seni seyretmek nasıl bir duyguydu bilmiyorum...Ama, ama seni özlüyorum…Kendi kendime konuşuyorum kimi zaman…İki yanı çaresiz, dört duvar şahidim…Ne çok özlemiş gözlerim seni…Nereye çevirsem yüzümü, sen karşımdasın…Nefesim bile sensizliği yaşıyor…Boğuluyorum sanki…

Buralar şimdi yangın yeri…
Yokluğun yangının alevi…
Söyle gitmenin sebebi neydi ?

Geçtiğim yollar bomboş, seyreylediğim yürekler alev alev şimdi…Yokluğundan mı bu sessizlik ?
Herkes mi gitti seninle… Sen miydin herşeyim… Oysa seni sevmeyi unutmuştum ben !
Gelişini de, gidişini de yok sayıyorum şimdilerde… Ve varolduğun gerçeği acıtıyor canımı…

Ben seni unuttuğumu sansam da, avaz avaz haykırıyorsun içimde…Yüreğime söz geçiremiyor dilim…Sen duruyorsun gözlerimde çığlık çığlığa…Seyrediyorum seni, hiç gitmeyecekmişsin gibi...Biliyorum ki sen, hiç olmadığın kadar yoksun…Kendimi kandırıyorum acımasızca, tam da benliğimin yarım kalmışlığında…Kabulleniyorum, ağlıyorum, susuyorum…!

Gözlerimi kapatsam yüzünü görür müyüm…?
Gündüzleri uzatsam geceler bir kördüğüm…
Kapıları kapatsam yalnız üşür müyüm…?
Bir kuş olup ta uçsam üzerine süzülür müyüm…?

Gözlerimi kapadım…
Gündüzleri bitiremedim…
Kapıları açtım ardına kadar…
Ama,
Gelemedin…
Göremedin…





Alt 22-10-2008, 15:44 #15

yalan_dunya

FENERBAHÇE

Bugün olduğu gibi yarın da, yarından sonra da, Ondan sonraki günlerde de gözlerimdeki yerinin değişmeyeceğine...Seni bir ömür seveceğime...Kelebeklerin renklerinin insanı büyülemesi gibi, yarınımda da hep sevginle yaşayacağıma... Her bakışında okuduğun o gözleri her zaman yanımda göreceğine, en yakın dostun, en yakın sırdaşın, en yakın arkadaşın olacağıma... Sıkıntının sıkıntım; üzüntünün üzüntüm olacağına...Her kızgın anını çiçeğe dönüştüreceğime...Her üzgün anında tebessümün geri gelmesi için elimden geleni yapacağıma...Asla ve asla soğuktan ve yanlızlıktan üşümeyeceğine...Yanında olmadığım ve varlığıma ihtiyacın olduğu her anda bir rüzgar olup seni saracağıma...Gözümün gözüne değdiği her an; sana yeniden aşık olup seni bir periye dönüştüreceğime...Yaşam boyu her sabah sana aşık olaraka uyanacağıma...Sen uyurken sana bakıp, Sen ve Ben için dualar edeceğime...Hasta olduğun zaman sana çorba yapacağıma...Seni asla üzmeyeceğime... Seni kızdırırsam. bunu bilmeden yapacağımdan h!
emen özür dileyeceğime...Beni tanıdığın gün, benden gördüğün neyse, ömrünce aynı beni göreceğine...Sevgimin asla değişmeyeceğine...Sevgimin asla azalmayacağına...Bilakis her gün büyüyen bir sevgiyi dönüp mutluluk ormanlarına seni taşıyacağıma...Senin herşeyin önünde olduğun gerçeğinin asla değişmeyeceğine...Seni asla ihmal etmeyeceğime...Senin sadece 14 Şubat`ta değil, 365 tane Sevgililer Günü`nde 365 tane ismin olacağına...Sana yalan söylemeyeceğime...Başkalarının yanındayken seni asla unutmayacağıma...Elini usul usul, korka korka tuttuğum o ilk gündeki aynı heyecanı hep yaşayacağıma...Bir ömür senin elini bırakmayacağıma...Bir ömür Can`ım olarak kalacağına...Tüm balonları senin için gökyüzüne salacağıma... Tüm çiçeklerde seni göreceğime...Okyanuslarda seni dalga yapacağıma...Yıldızlara kement atacağıma...Gökkuşağına salıncak kurup 7 renge senin rengini karıştıracağıma...Her satırda seni yazacağıma...Seni çizeceğime ve sana sesleneceğime...Hiç bir şeyin, hiçbirzaman senin ö!
nüne geçemeyeceğine...Her günün bir öncekinden daha güzel olacağına...Her anın unutulmazlık zincirine bir yenisini ekleyeceğine... Sana her zaman HAYATIM diyeceğime...
Seni sonzukluk kadar çok seveceğime...
Sen, ''SEN'' olduğun için seni seveceğime...
Seni ''Bir ömürden de öte'' seveceğime...
Seni Seviyorum diyeceğime...
SÖZ VERİRİRİM...





Alt 25-10-2008, 12:46 #16

beifuss

Azimli Üye

yağmur yağsın yarın sevgili...Belki o yağmurla bana gelirsin...


Yasa büründü tüm geceler. Gök kubbe, yıldızlı ihtişamıyla çöktü aşkımın üstüne, aşkın içinde biçare ruhum enkazında kaldı. Senin varlığınla kurduğum ne kadar toz pembe hayal varsa, üzerine siyah boya kutusu ters gelmişçesine siyaha boyandı. Bir an kaçmayı denedim buralardan, sensizlik alıştığım bir durumdu, sensizliğimde hayalin bir avuntu. Şimdi annesinin en sevdiği vazoyu kırmış bir çocuk gibi suçlu hissediyorum kendimi; seni sevdiğimi söylemekte keşkelerim olmasaydı derken kendi kendime, içim buruluyor. Düşünmeden yapamıyorum; bütün servetlerini ayaklarının altına dökerek sana sahip olmayı düşünen insanlar, sırf kendi egolarını tatmin etmek uğruna her şeyi yapmayı göze alanlar, sana mutluluğu da satın alabilirler mi? Gözlerin cezbedici zenginliğin rengarenk görüntüsüyle boyanır, sen ideallerinden vazgeçip, aşkını üç kuruşa satabilir misin ya da sattırırlar mı? Nasıl canım yanıyor bilemezsin, çakıl taşlarıyla dolu bir alanda top oynarken düşen bir çocuğun derisi yüzülen diz kapağından akan kan gibi yüreğim kanıyor. Yakamozlu gecelerde bir başka hayal ederdim seni, yakamozlu geceler bile şaşkın halime, hayallerim siyahı kadife gibi emdi, korkularım aydınlığa kavuştu, bu gece yarısı sabah olmak bilmez. Olsa ne değişir ki sevgili, sensiz olan her sabah sensizliğin üstüne doğan her güneş, ay benim için.

Başlamadan son bulacak sanırım bu aşk hikayesi... Tamamlanamamış bir beste, yarım kalmış bir şiir gibi olmasından iyidir sevgili, başlamadan bitmesi belki her ikimiz içinde en hayırlısıdır. Bunları ben söylüyorum. Savaşmadan yenilgiyi kabul etmeyen bir adamdım halbuki, maneviyatın maddiyata yenilmesine izin vermezdim ben, bana ne oldu böyle bilemiyorum. Bu belirsizlik her geçen gün, yüreğimde daha da şiddetlenen fırtınanın benden bir şeyleri koparıp götürmesine sebep oluyor. Senden, varlığından, gerçekliğinden ve beni hayata bağlayıp, hayallerde seni yaşamamı sağlayan bakışlarından birazcık cesaret alsam belirsizliğe sebep olan bulutları, karanlık dünyanın üstüne güneş gibi doğan o gülüşünle dağıtsan, canımı bile ortaya koyarak savaşacağım ama yoksun işte ve yaşananlardan bihabersin. Şu an yorgun bedeninle masum bir çocuk gibi, melekler gibi uykudasındır, rüya görüyorsun belki de, merak ediyorum sevgili, sende rüyalarında yer veriyor musun naçiz siluetime, sende sevmelerinin en yücesini, aşkların en temizini yaşıyor musun? Seninle yalnız kaldığım o an söyleyebilseydim seni sevdiğimi, sonunun yıkım olacağını bile bile söyleseydim, şimdi böylesine seni kaybetmekten korkuyor olmazdım sevgili. Düşlerime giriyor kaç zamandır; ellerinde paradan oraklarıyla yüreğimde aşkının can suyuyla yeşeren sarı saçlı başaklarındaki her tanesinde aşkımızı gösteren ekinlerimizi yoluyorlar, ikimizi karşılıklı bağlayıp; sıcaklığını bile bilmediğim o pamuk ellerine tütünden bulaşan kolaları alıp gözlerime sürüyorlar, resmen seni bir daha görmemen için gözlerimi dağlıyorlar sevgili.

Ben seni olduğun gibi seviyorum, bu insanlarsa bedenini, ruhunu bir eşya misali satın almak için çaba sarfediyor, bunları gördükçe canım acıyor, tüm bu yaşananlardan habersiz olduğunu düşündükçe, boğazıma düğümlenen ne kadar asi kelime varsa haykırmak istiyorum. Senin ağırlığınca altın verebilirler. Ya ben? Kalbimi, yüreğimin sınırlarına sığmayıp beni biçare eden aşkımı, sana hasret sevgimi verebilirim şu an ki sefaletimle...Seni koluna takıp bir süs eşyası gibi taşımayı düşünen bu zenginler gibi paraya boğamam belki ama sevgiye doymanı, aşkla sarhoş olmanı, aşk ateşiyle yanmanı sağlayabileceğim gibi o ateşte seninle yanmayı göze alırım sevgili.

Yoruldum, biliyor musun? Zemheri ayazında kalmışçasına üşüyorum sensizliğimde... Bir tarafım para değer vermeyeceğini söylüyor, bir tarafımda fırtınalar koparıyor isimsiz korkularım ve sen hiç birini bilmiyorsun. Dayanması en güç acı bu; evladını yitirmiş bir anne gibi feryat edesim geliyor içimden, acısını yüreğine gömen bir baba gibi sessizce ağlıyorum, damla damla sen düşüyorsun gözlerimden, incinirsin diye korkuyorum.

Meydan okurum tek başıma,
Kuşatılsa, aşkımı barındıran yüreğim,
Kafa tutarım tüm dünyaya,
Ölüm gelse keskin kılıcıyla üzerime,
Güler geçerim, sen yanımda oldukça,

Kalemimden kan damlıyor sanki sensizliğimde seni ölümsüzleştirdiğim şiirlerdeki kelimeler ok olup yüreğime saplanıyor yokluğunda ve ben seni öylesine çok özledim ki, ne zaman özlemimi yazmaya kalksam kelimeler kifayetsizleşiyor. Tıpkı sensiz hayatın kifayetsizleştiği gibi.

Hayallere bakarsan sevgili; zaman vuslata beş varı gösteriyor, gerçeklere bakarsan vuslatımız imkânsızlaşıp, aşkımız efsaneleşiyor ve şu an ben sensizliğimde; hayalinle, yalnızlığımla, aşkımla gece yarılarının zifiriliğini yaşıyorum. Bir hücrede mahkum nasıl hasretse güneşe, bende gerçekliğine öyle hasretim sevgili. Ne olur gittiğin o uzun yollardan geri dön ve seni göreyim gün yüzüyle, daha fazla sensizliğe dayanamayacak bu yürek...

Dayanamıyorum, yüreğime gömmek istemiyorum seni, gerçekliğinin başka birine ait olduğunu ve kendini onlara sunduğunu düşünmek istemiyorum. Eğer ki maddiyatı seçerse o yüreğin, işte yıkım o an olur benim için, o an aşkın enkazının altından cesedim çıkar, yatalak olur biçare ruhum, sensizliğimde değil ama bir eşya değerinde başka birine aidiyetinde ben, sen var oldukça yok olurum sevgili. Sessiz feryatlarımı duy gece yarısı, ikimizde uyanığız bak, rüzgar kokunu getiriyor bana, çığlıklarımı da sana getirsin ve yağmur yağsın yarın sevgili, belki o yağmurla bana gelirsin. Seni seviyorum.





Alt 25-10-2008, 13:10 #17

DAMLA22

NevsehirLi


Gitmelere Çeyrek Var Haydi

Dokunamam ki...!

Boz Bulanık Bir Hayat, Kar Altında
Avuçlarıma Demir Ayazı Düşüren

..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.

İntiharlar Kuşanıyorum
Belki Bir Kaçış... Soyunarak Sürgüne
Gitmek Ömrümün Arka Sokaklarına
Bu Bendeki Göçebe Issızlığı, Kimliksiz Adreslerde



Yazgıdır O Küçük Dünyama
Yalnızlığı Ölümsüz Kılan, Yarası SakDüşlerim
Ördü Ömrümün Ağlarını Acıyla
Yaralarım Demlendi, Kül Rengi Mahzenlerde

..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.

Yitik Mutluluklar Diyarında
Anılarımı, İklimsiz Mevsimlere
Tutkularımı, Gölgelerin Kanadına
Sesimi, Gecenin Alaca Karanlığına Gömdüm



Döküldü Gözlerimden, Her Biri Çiy Tanesi Umutlarım
Şimdi Üşüyorlar Bir Yerlerde
Zemheridir Bedenim
Dokunamam Ki...

..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.

Yazdım Adı Kumlara Dalgaları Bekliyorum
Gitmelere Çeyrek Var
Haydi...


Müsade Özdemir





Alt 25-10-2008, 13:16 #18

£vin

<<AH YALAN DÜNYAA>>


gözümün nurun a......2003 yılı aylardan ocak..varlığından haberdar olduk bir gün 25 ocak
bir testle dünyaya geleceğini öğrendik..en son hatırladığım
koltukların üzerinde zıplıyordum..karanlık dünyama güneş gibi
doğacağını o zamandan anlamıştım..derken 1 ay doldu..ardından 2,3,4 ve
cinsiyetinin ne oldunu öğrenmek için gebzeye hakkı beye gittik..ne
yalan söylüyeyim kız olmasını çok istemiştim..gerekli taramalardan
sonra erkek,erkek dedi..biraz burkuldum...ama olsun,sağlıklı olsun
diye geçiştirdik..ondan sonra başladı





Alt 25-10-2008, 13:23 #19

DAMLA22

NevsehirLi


AŞK
İçimde kendini bilmez haylaz bir duygu... Gelgitlerde saklı o büyük coşkusu. Tavan yapmada çoğunlukla, dibe vurduğu anlar da oluyor yitirdiği zamanlarda. Adı aşkmış... Ritmi var onunda. Çok ilginç bir ritim... İnişli çıkışlı bir makam, kreşendosun yüksek bir oyun...

Gece karanlığına gömüldüğünde ortaya çıkan kışkırtan nağmeler, tatlı sözler, mumların etrafında romantik dakikalar; gündüz aydınlıkta birbirini tanımaz bakışlar, kavgalar, küfürler...

Son günlerde aşığım diyenlere bakıyorum ve korkuyorum. Umarım kimse bana böyle âşık olmaz, diye içimden geçiriyorum. Aşkı mı küçümsüyoruz? Yoksa aşkı gerçekten bunu ikiyüzlülük mü sanıyoruz?

İlk bakışta aşk dediğimiz şey gerçekten aşk mı? Düşündünüz mü bunu? Ya da aşkından ölüyorum dediğiniz adam hani size bir gün öncesinde vazgeçilmezimsin diye tatlı namelerle kur yapan.... İşte o adamı ertesi gün başkasının gözlerine de size baktığı gibi baktığını gördüğünüzde, vazgeçilmezimsin diye aynı nakaratı tekrar ettiğinde içinizdeki aşka ne oluyor? Eğer sizin ki aşksa, adamın hissettiği ne? Buna benim aklım ermiyor...

Aşkın saf hali gitmiş şimdilerde... Yerine şehvete bulanmış kirli duygular kalmış... Ve biz bu kirli duygulara utanmadan aşk diyoruz... Oysa göz göze bakışmak, el ele tutuşmanın masum heyecanını yaşamak, anlatamamak, cümlelere dökememek kadar tatlı bir kaşıntıydı vaktinde aşk... Öyle çok kaşımışız ki; tatlı kaşıntılar gitti!!! yaralarımız kaldı... Elimiz kana bulandı...





Alt 25-10-2008, 15:52 #20

£vin

<<AH YALAN DÜNYAA>>


  1. ..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
  1. ..:: GözLerimde Uykusuzluğun Doğum Sancıları ::.
    1. BİR FOTOĞRAFA...
      Karşımdasın işte...
      Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
      Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
      Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
      Tıkandığım o an,
      elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
      aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

      Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
      Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

      Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
      bitti artık hepsi...
      Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
      Bakış açım belli oldu yine.
      Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
      Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
      Dağlara çarptım her esişimde.
      Yollara küfrettim her gidişinde.

      Demiştim sana hatırlarsan:
      "Önemli olan
      'zamana bırakmak' değil,
      'zamanla bırakmamak'tır..."
      Şimdi bana, geçen o zamanın
      Unutulmaz sancısı kalır.

      Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
      Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:07 .