#201
..............................................''bi r koca parça koparılırken gövdeden
................................................in ce bir sızı iner köklere
............................................... sessiz ve derinden''
-----------

Tam da bütün yapraklarını dökmüşken
gıcırdayan paslı demir kapının önünde
nice yılların nice yellerini eskiten kavak ağacı

sürgüyü yokla iyice
karart bütün ışıkları
ve usulca çekil köşene hancı

tıka kulaklarını yorganın içinde /
sık dişlerini
etimi morartırken duyasın istemem
yılan gibi kıvrılıp havada ıslık çalan kırbacı

eğer durdurmanın ve kesmenin vakti gelmişse
başımın üstündeki enli kılıcı taşıyan sarkacı
kelleyi kurtarıvermek gibi basite indirgenebilir mi hiç
zamanı kör jiletle iğdiş etmenin amacı

dibi delinmiş mataram da buharlaşırken su
irisine umutsuzluk oturmuş gözlerimin başlamamış uykusu
bitmedeyse
neylerim ben hekimi?
neylerim ki ilacı?

karanlığı ellerinle yokla allah aşkına

eğer
gecene ağır bir yük yüklediyse bu yabancı
onun Son kelamını sabaha iletmek boyun borcundur
bilesin hancı

sorana,
son sözü suskunluktu demelisin

suçlamadım, suçlamıyorum
ne nemli taşlarda pamuk kurutmaya çalışan hallacı
ne kurdeşen olmuş yaralarda kalem kıran yargıcı

ve şayet;
son anı tasfire gerek olursa susma, anlat /anlat ki

yürek şekline bükülürken sancı
gülümsediğim bilinsin
acı acı



#202
Vefasız Sevgiliye Sitem
Yirmi yıldan fazla oldu sen gireli hayatıma.
Bir arkadaşım tanıştırmıştı seni bana.
Tutuldum , aşık oldum ben hemen sana.
Herkes karşı çıktı , seni terk etmemi istedi.
Anam , babam , bırak bundan sana hayır gelmez dedi.
Kimseyi dinlemedim , sana daha da bağlandım.
O beyaz tenin , o güzel kokun , o ateşin ,
Başımı döndürüyordun benim.
Yıllar boyu , gece , gündüz demedin yanımda oldun .
Gülerken , ağlarken , sinirliyken hep benimleydin.
Sonra , sonra sana karşı olanları haklı çıkarttın.
Nazar mı deydi sana bilmem birden değişiverdin.
Hani dostum , hani sırdaşım hani en yakın arkadaşımdın.
Hani ömür boyu yanımda , hani hep benimle olacaktın .
Beni kandırdın , bana ihanet ettin , beni aldattın .
Beni bitirdin , soluğumu kestin , sonunda kanser ettin.
Beni gönderiyorsun bu dünyadan , sen kalacaksın.
Kahrolası öyle güzel , öyle gizemli , öyle çekicisin ki.
Adım gibi eminim , hemen başka birini bulacaksın.
Onu da benim gibi kandırıp , hayatını karartacaksın.
Kırgınım sana , çok kızgınım ve ilk defa isyan ediyorum.
Bana ihanet ettin , beni bitirdin , beni yaktın ya inşallah sende
Cayır cayır yanasın , duman olup , kül olup savrulasın .
İnsafsız , vefasız , zalim , hain , kalleş sigara.

Ocak 2004


#203
yüreğin,emeğine sağlık


#204
Böyle bir dilek ne kadar güçmüş
Sana mutluluk huzur dilerim
Seni sevmek ne büyük suçmuş
Bağışla güzelim ÖZÜR DİLERİM!

Bilirsin dilimden düşmedi adın
Bir gönül öldürdü senin inadın
Nasıl sevildiğini hiç anlayamadın
Affet beni sevdiğim ÖZÜR DİLERİM

Sanmıştım en güzel duygular sende
Bak şimdi ayrıyız istemesemde
Hiç önemli değil sen ne dersen de
Bütün hata benim ÖZÜR DİLERİM!

Seni sevemeye değmezmiş meğer
Vermedin ki bana bir parça değer
Seni çok sevipte üzdüysem eğer
Bağışla güzelim ÖZÜR DİLERİM!


#205
Gitme!!
Gitme…
Ne olur, daha çok erken değilmi
Daha gün ışığı saçlarında doğacaktı,
Daha şarkılar besteleyecektik notalara
Daha ismini bile koymadık köhne sokakların
Gitme …
Anlamadım ki bu acelen neden
Ne kovalanacak gün kaldı,
Nede yakalanacak sen…


#206
Yanlış Anla Beni
keskin bıçak aşkının kestiği damarımdan fışkıran
ayrılığı intihar ediyorum
kırık şakaklarıma yapıştırdığın teselliyi dudağımda uçuklattım
gidiyorsun yağmurun kızı çekmişsin pimini ayrılığa
gözlerinden ağrılar sızıyor çığlığını yüklerken gemilere
geldiğin her yere yabancısın içinde taşıyorsun katilini
tokada doydu yüzünün sol yarısı
kalın bir kalem altını çiziyor şimdi
kanat sürçüyorsun bir gidişe
ardında gurbetleşen kavuşmalarımız

yakıştırıyor her intiharı bana
benden çok sağanaksın
parmaklarımın ucusun
yaktım ve içtim
dön ve gül
gül ki
gözlerim
çiçeklensin
yalanlarla
saklıyorum
sevdamı

ne olur yanlış anla beni.....


#207
- Elvedalarım Dönüşüm Oldu


Günlerin esareti ile bir gün daha bitiyor…
Ne zaman başlamıştı, paslaşmalar ile tanışma faslı?
Günlerin acele etmeden, günü zor terk ettiği günlerdi.
Uzun sohbetlerin anısı büyüktü.
Arkadaşlık mıydı? Tanışıklık mı?
Yıllar öncesine dayanan geç kalınmış zamanların birlikteliği miydi? ..
Sözlerle dokunuşları içinde barındıran,
çocukluğa kadar uzanan masumiyetti ya da.
Birlikteliği kutsal kılan da buydu.
Artık suretler yoktu, yüzler belirgin değildi.
Mezar sessizliğinde olan ruhlar, ölmüşte dirilmek üzereydi.
Yavaş yavaş canlanıyordu duygular.

Hiç kimse bilmiyordu ki böyle derin yaralar bırakacağını.
Dostlukların oluştuğu mecliste neler konuşulurdu?
Kimler neler söylerdi, ne muammalar yaşanırdı.?
Et üzerine yapılan sohbetlerden kimsenin haberi yoktu.
Olmayacaktı…
Zaman boyadı paylaşımları siyaha azar azar.
Belirsizliklere terk edildi duygular.
Derken bir kaos yaşandı.
Bir gül uğruna kurtlar kapıştı, gül kimin elinde kalacaktı.
Bir savaştı bu.
Diller, sözler, gıybet susmadı ve bir sürü pazarlıklar yapıldı.
İhanetler başroldeydi yine. Ve maskeler oynuyordu oyunu.
Dağların üzerinde yapılan savaşta kim kazandı.
Gören olmadı, sesler duyuldu sadece…

Gülün hiçbir şeyden haberi yoktu. O hep mağrurdu..
“Dürüstlük kazanır bu harpte” diyordu, savaşçı ruhu.
Direniyordu an be an.
Bu yüzden o da bilemedi savaşı kim kazandı.

Gül, öylesine yücelttiği duygu yumağı sevgi, sevda,
aşk ile örtüşmeyen duygu seline sahipti.
Sonucu ahirete tehirli sevdası ile dünyalar üzeri kurduğu bir düşün içindeydi.
Yok yok, düş ötesi şeffaf duygulardaydı, duyguluydu…
O hala bin yıl öncesinin atmosferinde soluk alıp veriyordu..
Dönen dolaplardan habersiz,
Semazenlerin teslimiyetinde döne döne içiyordu özlemleri vuslat hayalleriyle…

ONU kimseler anlamadı. Anlayamadı….
Gül kendi dünyasına döndü.
Her şey, yaşananlar, istikbal derin manalı, imana dayalı idi.
Gül bulmuştu kendi gerçeğini.
Hayatını yeniden düzenledi.
Ceviz kabuğu kadar küçük olsa da barındığı dünya;
onlar ceviz ağacı kadar büyülttü büyüteçleriyle, miyoplardı çünkü…
Belki de cücelerdi devler dünyasında.
Bilgileri kadar idrak güçleri vardı.

Anlayamadılar, anlayanlar içinde….

Kargülü vazgeçti bu dünyadan.
Soğuk parke taşlarına bıraktı gülüşlerini, Yetim Asumanlar gibi.
Koca bir Uludağ Göknarının eteklerinde sığındı kendi dağlarına.
Kurt yalnızlığında açmak için çiçeklerini karlar altında….
Herkese Elveda diyordu sisler arasında..
E L V E D A.
_________________
*-*-*-*-* A.ş.İ.K.aR.--.p.S.i.K.o.P.a.T*-*-*-*-*


#208
Ne sen beni gördün ne de ben seni
O büyük tesadüf olmadı farzet
Tanışmamış olalım artık seninle
O sevgin gönlüme dolmadı farzet

Farzet ki bir rüyaydı uyandım bitti
Farzet ki bir hayaldi kayboldu gitti
Farzet ki gözlerim bir oyun etti
İki gözüm seni görmedim farzet

Artık seni anmam seni düşünmem
Sevgilimsin diye koşmam peşinden
Uçan küş misali geçtin başımdan
Ellerim ellerini tutmadı farzet

Farzet ki seninle hiç yaşamadık
Farzet ki seninle barışamadık
O güzel aşkımız bitti sonunda
Mutluluklar dilerim yeni aşkınla


#209
paylaşımlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar hepsi harika

Üşümesin Baharlarım

Gitme,
Üşümesin baharlarım.
Bırakma beni karanlıklara.
Alışkın değilim sensiz uyanmaya.
Dikenleri serme gülümseyen yüreğime.
Gitme, bir gülüşün avutmaz beni..

Gitme,
Ardından bakakalmasın gözlerim tozlu yollara.
Simsiyah bulutlar çöreklenmesin gözlerime.
Buğulu pencerelerimden,
Kanatlanmasın düşlerim mavi gökyüzüne.
Gitme, alınyazım.

Gitme, dayanamaz bu can gidişine.
Yalnızlık öpmesin sensiz dudaklarımı.
Solmak istemiyorum,
Kırık aynaların kirli suretlerinde.
Hazanlar girmesin taze gelincik tarlalarıma.
Göçmen kuşlarım gitmesin uzak diyarlara.
Dur gitme...

Islak şiirlerim kederimle,
Yüreğim gidişinle ağlamasın.
Gülen gözlerime hicranlar inmesin.
Ne olur gitme canım,
Uçurumlar büyümesin duvarlarda.
Pencere önünde kurumasın.
Sana büyüttüğüm kardelenler.

Uyandırma beni ayrılıklarınla..
"Gitme " diyen dudaklarım,
Senden sonra fırtınalarda delice kanamasın.
Üşümesin gönül bahçem.
Benek benek açan güllerim,
Mevsimsiz avuçlarımda solmasın.
Gitme, sol yanımdaki nefesim,sevdiğim.

Gitme, ne olur.
Üşümesin, gülüşlerinde açan baharlarım.
Arsız rüzgarla kırılmasın kapılarım.
Öksüz kalmasın şarkılarım.

Gitme, ne olur sevdiğim.
Senin gözlerinden,
Senin yüreğinden başka
Sevgi sığınağım yok Selenim....


#210
Ne olurdu seni görmeseydim?
Sana kalbimi vermeseydim?
Seni ölesiye sevmeseydim?!
Aşkının kölesi oldum sayende!
Kavuşmak imkansız biliyorum,
yinede SENI seviyorum!
Her gün yeniden ölüyorum!
Yasayan ölü oldum sayende.
Saçımı ağarttım uğruna!
Mutlu olmak varken yanında,
Yalnızlığa mahrum kaldım sayende!


#211
Belli ki terk edip gitmişsin beni.

Sen yoktun hüzün vardı içimde!
Anladım maziye görmüşsün beni.
Bir mektup bir resim vardı masada!


Bir kalemde beni silip atmışsın!
Bu askın Sonu yok diye yazmışsın!
Hersek bitti diye imza atmışsın!
Bir mektup bir resim vardı masada!

Yıktın gönlümdeki askı inancı!
Biçki unutulmak ölümden acı.
Yazılar tanıdık , sözler yabancı!
Bir mektup bir resim vardı masada!


#212
teşekkür ederim arkadaşım yüreğine sağlık

Kendine Benim İçin Bir Gül Ver
sensizlikle flört etmeyi sen değil
sensizlik bilir
sesi ses/sensizliği sensizlik bilir

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
çok ağrımış kendinin, siyah
ve ayaz kendinin
hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver...


bak, palandöken dağlarında karlar erimiş
teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
bir gül ver söküldüğüm günler için

- ve önce kendinin ellerinden tut! -

kendimin ellerinden tutunca
içimden nehirler gibi akmak geliyor
yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor
geberesiye içip salaş meyhanelerde
buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

tutunca kendimin ellerinden
pusulasız gemilerde yatmak
yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda
sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor

sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden
ömrümün içinden akmak geliyor...


sessizlik sensizliği ezbere bilir
sensizlik her şeyi bilir...


#213
SENINKİLERIN YANINDA BENIMKILER HİÇ VALLA SUPERSIN


#214
Buradaki herkesin şiirleri çok güzel arkadaşım


#215
yüreğine sağlık engin hepsi birbirinden güzel paylaşımın için teşekkürler


#216
beğendiğine sevindim songül gözlerine sağlık

Kutsanmışım Ben Ayrılıklara
Yalnızlık ham ayva gibi
Çökünce boğazıma ,
Beni bile bırakıp
Kaçmak istiyorsun.

Benimsin diye
Canan koydum adına
Yüreğimi açtım
Yakışır mı kaçmak canana

Söz vermedin,
Söz vermedim..
Sözümüz:
Gözlerin derinliğinde kayboluştu..

Yanılsam da
Öfkem geçmez sana
Yine de bu,
Akşam sefaları duruşun
Dokunuyor be Canan
Kıyamıyorum sana

Et bedenden öte
Benimsediğimsin..
Bu gitmeleri, kalmaları kabullenmek,
Yufka düşer ruhuma...

Var git, sen de git
Kutsanmışım ben ayrılıklara


#217
Senin soldurduğun yerden
Bu hayat yeşerecektir yine.
Ve dağılacaktır,
Giderken gökyüzüme astığın bulutlar...
Aydınlık sabahlar da olacak elbet
Yeni sevdalar filizlenecek,
Daha önce duyulmamış bir merhabayla...
Düştüğüm yerde bıraktığım gülüşümü,
Yine takacağım yüzüme.
Hep efkar türküleri söyleyecek değiliz ya?

Sesime mevsimlik hüzünleri ekleyebilirsin...
Bir süre anlamsız kılabilirsin şarkılarımı...
Hatta,
Çıldırmış yağmurları yükleyebilirsin geceme...
Ama umudu çalamazsın yüreğimden
Çünkü hayat ordan başlayacak!
Tam da senin vurduğun yerden...


#218
teşekkür ederim arkadaşım

Bir de Şu Burukluk Olmasaydı
Kızgınlık ve öfke
Bitmesi gerektiği için
bitti sanki
Artık ,daha az yer kaplıyor
senden kalanlar
Yüreğimde ve beynimde.

Dalgın dargınlıklarım bitti .
Sigaramın dumanında da yoksun
Ahlar ve oflar çıkmıyor
ağzımdan artık.
Okuduğum şiirler ,
dinlediğim şarkılar
ve bir çift ceylan göz,
Unutturmasa da :
Sürekliliği yok anımsamalarda ..

İnanır mısın ?
çay bile uykumu kaçırmıyor,
sigaralar eskisi gibi
parmaklarımı sarartmıyor.
Ve hatta buzlu rakı bile
sadece keyif için .

Her şeyi benim için yaptığını biliyorum
Galiba durmamı istediğin noktaya geldim
Keşke tanışmasaydık , keşke keşke
Ahh ! Ahh ! Bir de keşkelerin yarattığı
Şu burukluk olmasaydı


#219
Tek kişilik kalabalıktır aşk.
Aşk tek kişiliktir; ikinci kişiye bilet yoktur.
Kendinin yayasıdır aşkta ikinci kişi, kendinin mayası;
herkes kendi sevgisini sever...

aşk nedir İncil’e göre? nedir Tevrat’a, Zebur’a, Kur’ân’a göre?
Bu kitaplardaki aşklar neyin rengine göre?

insandır, insan aslolan: insana göre!

bir bedeni o kıyısızlığa bırakma saati geldiğinde
gitmek bir yalnızlıktır.

Bütün gitmeler yalnızlıktır.Kalmaya göre...


#220
paylaşımın için teşekkürler arkadaşım

Karanlığın Orta Noktasında
Madem ki kararlısın ,
Öyleyse ,
Seçtiğin yadellerin ol
Ben kalırım buralarda .

Bir ölüyü ziyaret gibi
Yine yürürüm o yollarda.

Etkilemez sanma ,
Yokluğun çok şey farkeder,
Acı da verir , sızı da .

Yine de haber gemişcesine senden :
Durur...
Elini tutar...
Öpmeni beklerim,
Karanlığın orta noktasında ...




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:56 .