#2241
Bir Hal Ki



Taht-ı Süleyman yıkılıyor üstüme
Tarihin en büyük yangını bizim için kurulmuş görüyorum,
Şaşkın gözler etrafımızda temaşa etmektedir,
Akıbetimden korkmuyorum aslında..
Mancınıkla, ateşe İbrahim peygamberle beraber atılıyoruz
Bir yetimin canhıraş ağlaması duyuluyor önce
Ve sonrasından kaçınamıyoruz zaten, bir şehir talan edilir gizlice
Kaçamıyoruz, kaderin anaforuna tutuluyoruz öylece,
Derken gagasında bir tutam çalıyla bir kuş belirir
Ve atar dağ gibi odunların içine onu,
Bir ceylanın gözyaşı düşer toprağa
Ketum ve sükuti umutlar yeşerir sonra,
İbrahim peygamber farkına varır olan bitenin ve kuşa:
“Zaten büyük bir ateşin içerisindeyim
Bilirsin ki eğer kastın varsa faydası yok” der
Fakir ruhların gizlenmeyen adaveti belirir havada,
Ve İbrahim peygamberi asıl bu kuşun son sözleri yakar
“Ben de biliyorum.” der. “ Maksat düşmanlığımız belli olsun” ..

Bir ceylan dağdan suya iner sessizce
Obadaki nergisler içler açar,
Bir şehir yeniden kurulur tüm Cengiz’lere inat
Yalnızlık şairlerin ilhamıdır kalabalıklarda,
Tarihlerde bir “sin, şin” muhabbeti!
Ve Hallac’ın yüzülen deri menkıbesi anlatılır..
Derken bir kuş daha belirir, çaresiz ve bitkindir
Ağzındaki iki damla suyu ateşe bırakır aniden
Bir kuş da olsa tüm İbrahim’ler (a.s) için
Çarpan bir kalp vardır anlaşılan,
İbrahim peygamber sorar bu kuşa da:
“Görüyorsun ki ben zaten büyük bir ateşin içerisindeyim
Bilirsin ki bana hiç bir yardımın dokunamaz” der
Ve kıyamete kadar tüm kalplerde iz bırakacak
Alevler içerisindeki yüreklere su serpecek
Şu sözleri söyler:
“Ben de biliyorum, ey Halil İbrahim!
MAKSAT DOSTLUĞUMUZ BELLİ OLSUN” der
Taht-ı Süleyman tekrar üstüme yıkılıyor..

Bir hal var şimdi tarifsiz
Bir hal ki geçmişe tekrar dönüş imkansız
Bir hal ki adama aslında bu yakışır
Bir hal ki kaybetmek aslında yok bir daha,
Merhaba sabah
Merhaba arkadaşlar, merhaba...



#2242
Şiirharikaavatarmuhteşemyüreğinesağlık

"SEVMEK YÜREK İSTER" DEDİ İNSANLAR
BENDE YÜREĞİMİ KOYDUM ORTAYA
AMA GELENLER EZİP GEÇTİ NEDENSE
"SEVMEK FEDAKARLIK İSTER" DEDİ İNSANLAR
BENDE FEDA ETTİM SEVDAMI GÖZÜMÜ KIRPMADAN
AMA GELENLER BENDEN ALDIKLARINI BANA GERİ VERMEDİLER
"SEVMEK DOĞRU İNSANI BULMAKTIR" DEDİ İNSANLAR
BENDE BULDUĞUMU SANDIM NEDENSE
AMA O DA KIRDI HAYALLERİMİ, ÇEKTİ GİTTİ DÜNYAMDAN
"SEVMEK MÜCADELE ETMEKTİR SEVDİĞİNİNUĞRUNA" DEDİ İNSANLAR
BENDE CANIMI ORTAYA KOYUP SAVUNDUM SEVGİMİ
AMA BANA DESTEK ÇIKANLAR YOKTU NEDENSE YANIMDA
"SEVMEK AĞLAMAKTIR, ACI ÇEKMEKTİR" DEDİ İNSANLAR
ÇOK AĞLADIM, ACI ÇEKTİM, SEVDİM ÇÜNKÜ BEN
AMA NEDENSE SEVİLEMEDİM, SEVMENİN KANUNU OLSA GEREK
"SEVMEK 'O' NU SEVMEKTİR DEDİ YÜREĞİM!!!
EN DOĞRUSUNU O BULDU, SEVDİ YÜREĞİM
KİMBİLİR BELKİ KARŞILIK BULUR DA
DİNER ACILARIN
SEN İNCİNME YÜREĞİM!!!!!
[/i]


#2243
Ozlemek; sevmektir ilk once
Cunku sevmezsen ozlemessinki delicesine.

Ozlemek; aglamaktir
Akan her gozyasinda anilari animsamaktir.

Ozlemek; uzaklara dalmaktir
Cok uzaklara...

Ozlemek; umit etmektir
Hayal etmek basarmanin yarisidir misali.

Ozlemek; sıkılmaktir
Bazen yalnizligindan, bazen ise etrafindaki gereksiz kalabaliktan.

Ozlemek; haykirmaktir
Sesin kisilircasina ozledim diye bagirmaktir.

Ozlemek; kizmaktir
Bazen ozlemine neden olanlara, bazen ise kadere çaresizce.

Ozlemek; yanilmaktir
Gece yarisi kalktiginda, herseyin bir ruya oldugunu anladiginda mesela.

Ozlemek; sabretmektir
Usanmadan safagi gozlemektir
Yillari, aylari, haftalari, gunleri, saatleri, dakikalari hatta saniyeleri kovalamaktir.

Ozlemek; yasamaktir
Yalnizliga inat mucadele etmektir

Ozlemek; kavusmaktir
Bir daha ayrilmayacasina... Hayal bile olsa.



#2244
gözlerine sağlık arkadaşım


Beni Kınama



Hasretinden bir gün deliye dönüp
gidersem bu yerden kınama beni
her gün biraz daha fazla süzülüp
kaçarsam bu yerden kınama beni.

Tükenir kalırsam sensizliğimden
kaybolursam eğer arama beni
olur vazgeçersem direnişimden
ben beni yitirirsem kınama beni.

Şu gurbet elinin bir kösesinde
soranım yok zaten derdin ne diye
anla su halimi çarem yok iste
gidersem bu yerden kınama beni.

Verdiğim sözleri tuttum yeminle
yıllarca savaştım kendi kendimle
yine seni unutamadım diye
kaçarsam bu yerden kınama beni.

Bir gün bende tükenirim yalnızlığımda.
Benliğim yok olur hasretin kucağında.
İşte o gün sende beni kınama...

Sevdam uğruna bendeki ben ölürse...
bir mezar kaz ama taa yüreğine;
ne bir damla gözyaşı dök
nede tek bir çiçek dikme,
yeter ki adimi dudakların fısıldayabilsin...
kimse bilmesin neden öldüğümü,
nereye gömüldüğümü...

Sevdalım;
Duyabiliyorsan yüreğimdekini
hak ver bana,
Hoş gör şu seven kulu
ne olursun sende beni kınama...
İste o gün beni dualarla göm yüreğine
ben sersefil yaşamış olsam da...


#2245
Alıntı: HıRçIn_PrEnSeS´isimli üyeden Alıntı
Bir gün bende tükenirim yalnızlığımda.
Benliğim yok olur hasretin kucağında.
İşte o gün sende beni kınama...
Yüreğinesağlıkbuşiirleriözlemişimteşekkürlerprenses



Günün birinde yeni bir işyeri açmaya kalkarsam,
benimle çalışan herkes önce gülümsemeyi bilenlerin arasından seçilecek. Ve sonra onlar problemlerin üzerinden gülümseyerek atlamayı öğrenecekler. Bütün kapıların üzerinde notlar olacak,kocaman: "GÜLÜMSE"
***************************************
Güleryüzlü insanlar işsiz kalmaz, aşksız kalmaz.
Güleryüzlü insanlar eşsiz kalmaz, arkadaşsız kalmaz.
Gülümse gülüm. Dikenlerin elbette var ve olmalı.
Ama gül isen önce gülen yüzünü göster.
***************************************
Çevrende güleryüzlü birini görsen sen de ona tebessüm ederdin değil mi? Elbette. Bunu, çevrendeki birine sormuştum! Onun "elbette" deyişini duydun mu? İnsanlar hazır aslında gülümsemeye, kucaklaşmaya; bir kıvılcım bekliyorlar. Ama herkes bekliyor!
***************************************

Önce, rahat olmayı dene. Ben, bir karış mesafeden, gözbebeklerinde kendi mimiklerimi ve tebessümümü görerek,
bu tonda konuşuyorsam seninle; Gülümsemeni beklemeye hakkım var, değil mi? Kendini iyi hisset.
Ve gülümse.....
********************************
Gülümseyen insanlarla mı yoksa
gülümsemeyen insanlarla mı vaktini geçirmek isterdin? İşyerinde, verimin yükselir miydi? yüzüne baktığın herkes gülümsüyor olsaydı? Ve sokaktaki problemler insanlar gülümsediğinde mi
gülümsemediğinde mi daha kolay çözüme ulaşırdı? Kendini iyi hisset.
Ve gülümse....
Gülümsediğinde kendini daha da iyi hissedeceksin.
********************************
Sen "farkını" göstermek istiyorsan sıradan insanlardan; gülümsemen yeter! . Gücün, düşünme şeklin ve olumlu yapın
gözükecek gülümserken yüzünde. İnsanların içi yüzlerinden okunur. Ve içine göre değil, yüzüne göre davranılır sana! Farkını göster, herkes somurturken: "Kar hepimizin başına yağıyor ama ben gülümseyebiliyorum."

Ödül olmanın "ödülünü" sun kendine,
insanlara tebessümünü sunarak.
Ve bu onuru "yüzünde" taşı,
Gülümse.

Gülümseyerek hatırlayacağınız
bir gün geçirmeniz dileğiyle...


#2246
Varlığın Yeter

Her sözün kurşun gibi
Saplanır yüreğime
Bir kez duydun mu
Ahh dediğimi
Senden gelen çilelere
Duydun mu isyan ettiğimi
Seni seviyor olmak yeter
Sevmesen de
Acı çektirsen de
Varlığın yeter
Tek sen ölme
Tek seni görmekten
Beni mahrum bırakma
Başka bir şey istemem


#2247
Tutsak kaldığım gecelerde camların buğusuna yazılan şiirlerim vardı sana dair..


Ne zaman gelip geçse aklımdan bir şairin dizeleri

Ben sana mecburdum bilemezdin..

Suskunluğuma boş bakışların karşılık verirdi.Neden diye sormadan, umursamadan belki..
Sandıklar dolusu hüzün biriktirdim sana..

Ben sana mecburdum bilemezdin

Sevdanın her çelme takışında yanımdaydın
Aldatıldığında, bir kenara sessiz sedasız bırakıldığında
Sana verirdim kendime saklamayı bir türlü beceremediğim umutlarımı
Ne zaman elini tutsa yalancı gülüşler ardından bir sevda
Yokluğunu hissettirip bir kez daha onun kollarına giderdin

Oysa ki Ben sana mecburdum bilemezdin

Okduğun şiirlerim sanaydı
Kim söylüyor bunu diyerek dinlediğin şarkılarım sana
Gözlerinin içine bakarak söylediğim sözleri med-cezir sevdalarına ilanı aşk ederdin

"Sen iyi beceriyosun bu işi güzel bişeyler söylesene bilmem kime mektup yazıcam" derdin hani

Hepsi sanaydı o sözlerin...

Hepsinin içinde sen vardın....

Ben sana mecburdum... anlamadın

Deniz kıyısında oturmuş izlerken güneşin batışını
Kolunu omuzuma atıp seviyorum ya ben bu kızı diye haykırkdığında

"Ben de seni" dediğimi hiç bir zaman duymadın

Sonra gittin birgün
Sustu martılar
Dalgalar isyan etti suskunluğuma

Ben sana mecburdum sen yoktun

Neden sustun..
Neden sustum
Neden sustuk ki....

Biz birbirimize mecburduk... bilemedik...



#2248
Yüzün Gülsün

yeter artık yüzün gülsün
sevdan senin senin olsun
çektiğim acı çilenin
yeter artık sonu gelsin

kalem kaşlım kara gözlüm
hüzün doldu bütün özüm
sevdam senin yaptıkların
çiçek gibi solsun güzün

kır çiçeğim bahar gülüm
gönlümdeki aşk bülbülüm
yetiştiğim ana dolum
sevda sana mezar olsun

akan suyun akmaz olsun
gören gözün görmez olsun
osman sevdan senin olsun
cehennemde yüzün gülsün


#2249
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Korkar oldum noktalar koymanın ardından yeni cümleler kurmaya. Artık yokmuşsun, artık yokmuşum, artık yokmuşuz. Gün batımları yokmuş oturduğumuz odanın sarı duvarlarına yansıyan. Ellerin yokmuş en beklenmedik anda ellerimle kavuşan. Aşklar yokmuş artık, bir zamanlar var olduğuna inanılan.

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… İçimde kırılan bir ayna kaldı sadece. Geceler yokmuş artık, gündüzler de… Saatlerin kadranları kırılmış, küsmüş zamana. Kala kala bir rüya kalmış geceleri buluştuğum. Bir zamanlar bir romantiğin sarhoş eden gitar sesini dinlediğimiz yer de silinmiş gitmiş haritalardan. Ne çok şey kalmamış, ne çok hiçbir şey var olmuş yaşanıp bitmişlerden…

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… En çok da isminin içinde geçenleri. Bir pusula ömründe ilk kez yanlış yönü göstermiş. Gururuyla intiharı seçmiş, düşüp kırılmış yanlış yönü gösterdi diye. Güney de yokmuş artık, kuzey de… Sabahları yaşadığımız doğu silinip gitmiş, batıysa hiç olmamış ki daha önceden zaten…

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Kala kala sadece ve sadece o kelimeler arasına yerleştirilen birkaç küçük nokta kalmış. Sadece üç nokta… Apostroflar yokmuş artık, virgüller de çoktan yitip gitmiş geldikleri masallar alemine. Ne bir ünleme rastlayabilirmişiz artık bu ucunu göremediğimiz sokağın ortasında, ne de kendini sorgulayıp duran tek bir soru işaretine…

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Yok olmuş dakikalar, saatler, saniyeler. Ve sen biraz da. Sahi biz hiç var olduk mu dersin? Belki olduk, belki olmadık. Aslında ne kadar yanıldık, ne kadar aldandık. Biz koskoca birer yalandık. Odanda dağınıklığımı toplayan bir gölge vardı ya hani, o da yok artık. Dağınıklığım da yok, serzenişlerim, boşvermişliklerim de. Artık biz yokuz ki…

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Ancak, bana aldırmadan geçip giden zaman kalabilirdi ardımdan. Devam etti takvim yaprakları ardı ardınca koparılıp atılmaya. Aylar yıllara dönüp gitti. Artık ay yok, yıldızları da kaybettim ne zamandır. Sahi gökyüzü var mıydı seni sevdiğim zamanlar? Bilmiyorum ama, banyonda her sabah baktığım aynada gördüğüm siluetin yok artık. Ya da telefonlarda duyduğum sesin. Yoklar ne zaman var oldu? Veda etmeyi mi unuttuk artık olmayanlara yoksa?

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… İki şehir, bir köprü vardı bir zamanlar. Eskiden izlediğimiz filmler yok artık, ilk kez gittiğimiz bale de oynanmadı bir daha hiç. Belki bir tiyatro oyununun ta kendisi bizdik. Tanrım, sen ve ben ne çok şey yitirdik. Birdik, bizdik, “en”dik, tektik… Sahi biz ne zaman bittik? Ne kadar zaman geçtiyse üzerinden, bu gece o kadar yutuyorum sesli harflerimi… “Ah”larımı yutuyorum artık. Avaz avaz susuyorum, sessiz sessiz çığlıklar atıyorum bu gece kendi kendime. Bitenlere gülüp başlamak isteyenlere ağlıyorum. Hüzünler mutlu ediyor beni, mutluluklara ağlıyorum. Her şey ters dönüyor ama ben yırtıp atıyorum bir kağıda yazdığım seni, yutuyorum bütün sesli harflerimi… Elveda sevgili…



#2250
İlk Aşk





İlk köz, düşen
körpecik kalplere
çizilen ilk resim
hiç resim çizilmemiş bâkir gönüllere
ve ilk sarhoşluk
mührünü sonsuza dek vuran, her yere
ilk, bilinen iklimlerden farklı iklim
ve bilinen mevsimlerden farklı mevsim…
duyguları tutuşturan ilk alev
tutuşturan ilk bakış gözlere
her nefes ateş
sevginin ve sevdânın ilk yüklenmesi
sözlere
güneşe tutulanlar
dağlardan kurtulamaz
ve kimseye tutulmaz
yıllar geçse bile
her şey
herkes unutulur
ilk aşk unutulmaz...


#2251
Her aşk kendi masalını yarattı; beni perilere bıraktı, seni kaf dağının
ardına attı derler ya hep...

Benim sevda yolculuğumda sen en güzel masaldın ya. Hani herşeydin ya, hani
hep yanımdaydın ya....
Yada belkide hiç yoktun, ben sadece var olduğunu düşünmüştüm....

Hiç yaşanmamış bir sevdada, sen hiç yaşayamadığımdın...

Yüreğim ellerinde ne güzelde duruyordu... Sen alırken sormamıştın.. Alıp
gittiğinde ben sormadım. Biliyordum geri vermeyeceğini versende yüreğimin
geri gelmeyeceğini biliyordum..

En çok sende güzeldi En çok senle güzeldi....

Bırakıp gitiğin günden beri kaç gece gecti saymadım, bu yorgun bedenim buna
nasıl dayandı hıc anlamadım..Bilgiğim tek sey vardı... Sen vardın yanımda,
yalnızlığımda, korkularımda, gözyaşlarımda ve aldığım her Nefeste

Sen Nefesimdin.....

Gittin.... Gittiğinden beri hiç yazmadığım cümleler döküldü yüreğimden...
Gidişinin ve senin adına...
Dön diye değil, Sev diye değil... Sadece Bil Diye.....

Sende yüreğimin seni nasıl sevdiğini bil diye... Anladın mı?

Anlamadın değil mi? Boşver anlama... Önemi yoktu değil mi, önemi yoktu senin
için akan yaşların ve senin için solan bakışların...
Kac bakış solmustu ugrunda ve kac göz kurumustu yolunda....

Sen Sevdaya Tutsak; Ben Sana
Sen Aşka Aşık; Ben Sana
Sen Sevilmeye Mahkum; Ben Sensizliğe
Sen ve Ben Farklı Yollarda

Sonsuzluğun getirdiği aşk olsun kağında ve kainatın getirdiği mutluluk olsun
yolunda ve aradığın olsun ömrüne ömür eklediğin....



#2252
En yakına diktim gözlerimi. İçime !!! Varlığını kanıksamış artık kalbim ( olmasan da ) içinde bir SEN buldu kendine.

Ne yana baksam, ne yapsam hep senden kalma. Dağılmış olsa da dört bir yana...




Bakıyorum içime, sen ben oluyorsun konuşuyorsun sen yerine koyduğun benle. Anlatıyorsun bütün nedenleri, niçinleri. Yetiyor mu sanıyorsun?

Bir bütünü oluşturma yolunda bütünlenemeyen bir ben kalıyorum ortada. Tüme varamayan uğraşsa da.

Aradığım hep senmişsin ya, şimdi bana söyle bütün bunların neresindesin ? O inandığım benliğin çok ötesindesin.

İçimde öyle güzelsin ki, kirletmemek adına sormaktayım en zor soruları kendime.

Sonra bi gün , farzet ki ben yokum dedin bana. Hiç olmadım.

Farzettim...

Sende zaten ben hiç yoktum olmamıştım, ama bi umutla, farzet ki hep vardım ben, her yerdeydim, derinlerde içinde saklandım dedim.

Farzetmedin...
peki merak ettim, sen beni ne kadar sevdin.........



#2253
ellerimin arasından kayıp gidiyor hayat....kendimi avutmak için bulduğum herşey bir süre sonra anlamsız geliyor....birşeyler biterken yanı başında neyle avuna bilir ki insan...

kendimce oyunlar buluyor,sıkılıyorum bir süre sonra,kitaplar hiçbirşey anlatmıyor yada kendimi dinlemek canımı sıkmaktan başka birşeye yaramıyor....


sense bir yerlerde kendine duvarlar örüyorsun....biliyorum ki ne kadar ararsam arayayım yanına gelebiliceğim bile kapı bulamayacağım...kendine duvarlar örüyor ve bizi dışarıya bırakıyorsun...


olsun diyorum, ördüğün duvarları maviye boyuyorum....çiçekler
ekiyorum dibine,büyümüyorlar...mavilerim soluyor,sen susuyorsun...ben ölüyorum...

kendime yalanlar uyduruyorum,kendim bile inanmıyorum....oyunlar buluyorum sıkılıyorum durmaksızın birşeyler bitiyor içimde...


sana sorduğum soruların hiçbir cevabı yok aslında duymayı beklediğim...sadece sesini özlediğimden...

ellerimin arasından kayıp gidiyorumkendim bile tutamıyorum kendimi....ama olsun ben sana elimi uzatıyorum kurtar diye değil,sadece dokunmayı özlediğimden sana....


senden başka bir nedenim yok....
senden başka bir isteğim yok...
senden başka hiçbirşeyim yok...


SENİ SEVİYORUM...

duy diye değil....


sadece kendime hatırlatmak için söylüyorum....



#2254
Sensizlik Belki Huzur



Saplanıyor göğsüme hançer gibi yokluğun
Okşuyor gözlerimi kapansın da
Umutsuz kalsın diye
Ama kapamıyorum gözlerimi
O karanlık düşlere, o sensizliğe
Katlanmak zorunda kalmamak için
İçim içimi kemiriyor yalnızlık düşüncesi ile
Koşuyorum arkandan soluk soluğa
Gelmeyeceğini bile bile.

Bir rüzgar esiyor sol yanımdan
Yalnızlığı getiriyor bana
Bu sonsuz uğultunun içinden
Yaklaşmak sarılmak istiyorum sana
Ama istemek yetmiyor ki buna
Aslında hiç bir şey yetmiyor
İnsan kurtulmak istiyor bu boşluğun içinden
Ama Azrail geldikten sonra
Ölümden kurtulmanın imkansız olduğu gibi
Yalnızlıktan kurtulamıyorum ki bu safhada.

Sensizlik içime işliyor
Azrail geldi işte götürüyor beni
Umarsızım elim, ayağım tutmuyor
Hiç bir şey düşünemiyorum
Kımıldayamıyorum ruhani bir biçimde
Seninle olmak istiyor bu bedenim
Ama Mevla’ya yükseliyorum artık
Sensizliğe düşen de benim
Ölmüşüm artık ben
Bir rahatlık hissediyorum üzerimde
Neden farkedemedim bu güne kadar
Belki sensizlik rahatlıktır, belkide
Belkide huzurdur diyorum
Kendi kendime.


#2255
Alıntı: HıRçIn_PrEnSeS´isimli üyeden Alıntı
Ölmüşüm artık ben
Bir rahatlık hissediyorum üzerimde
Neden farkedemedim bu güne kadar
Belki sensizlik rahatlıktır, belkide
Belkide huzurdur diyorum
Kendi kendime.

Yüreğinesağlıkprenseselifşiirlerinyineharikaydışimgilikhoşcakal


BUZ TUTAR İÇİN!...

O GİDECEK VE SEN BAKACAKSIN.KİMSE OLMAYACAK YANINDA,ACINI YALNIZ YAŞAYACAKSIN.AŞKI TEK KİŞİLİK YAŞAMANIN MEVSİMİDİR ŞİMDİ.BAHARDA OLSA YAZDA OLSA,KIŞ HÜKÜM SÜRECEKTİR SENİN YÜREĞİNDE.BUZ TUTACAKSIN BU MEVSİM ŞAFAĞINDA.HERKESİN BURAM BURAM TERLEDİĞİ GÜNEŞLİ BİR GÜNDE ÜŞÜMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ÖĞRENECEKSİN.

TÜM RENKLER,DÖNÜŞ TARİHİNİN BELLİ OLMADIĞI BİR YOLCULUĞA ÇIKMIŞTIR.BAKTIĞIN HER ŞEY YA GRİ,YA DA SİYAHTIR.HAYATA DAİR HİÇ BİR ŞEY İLGİ ALANINA GİRMEZ.ÖYLECE BİR KÖŞEDE,SESSİZCE,GÖZYAŞLARINI İÇİNE AKITA AKITA OTURUP DURURSUN.NE DOSTLARINI GÖRMEK İSTERSİN,NE DE SÖYLENECEK BİR TEK SÖZÜ BİLE DUYMAYI.

"NEDEN BEN?" DİYE BİN KERE SORACAKSIN KENDİNE."HAK ETMEDİM BUNU"DİYE HAYIFLANACAKSIN.MERAK ETME "UMUDUMUN YOK EDİCİSİ" HER TERK EDİLEN HAK ETMEDİĞİNİ DÜŞÜNMÜŞTÜR.HİÇ BİR FARKIN YOK ONLARDAN ARTIK.AMA SEN BİR TÜRLÜ KABUL EDEMEYECEKSİN ELBETTE TERK EDİLDİĞİNİ."NEDEN GİTTİ" SORUSU GELECEK ARDINDAN.ARAYIP DURACAKSIN AMA TELEFONLARINI AÇMAYACAK.YARADANA YALVARACAKSIN BİR SANİYE DE OLSA SESİNİ DUYABİLSEM DİYECEKSİN AMA ULAŞAMAYACAKSIN ONA.ULAŞTIĞINDA SEN AĞLIYOR AMA O UMURSAMIYOR OLACAK "BU KADAR VİCDANSIZ,UMURSAMAZ OLMA"DİYECEKSİN TAKMAYACAK SENİ.SON SÖZLERİNİ SÖYLEMENİ BEKLEYECEK SEN TEKRAR ARAMAK İÇİN İZİN İSTEYECEKSİN AMA VERMEYECEK


#2256
Ne İleri, Ne Geri

Ne ileri, ne geri;
Kimlerin var haberi
Benim sonsuz dünyamdan?
Belki sabahtan beri
Ve belki de akşamdan,
Bakıyorum bir camdan,
Renk renk billur ehramdan,
Haberim yok, rüyamdan,
Ne geri, ne ileri!

İskemle düşmüş, bırak,
Açma, çalsın çıngırak!
Geçen trenlere bak;
Rüyada bir kabartma.
Onlar gidiyor ama,
Kalıyor dumanları.
Tirenler götürüyor,
Kendi gölgelerinden
Kaçışan insanları.
Tirenler götürüyor,
Dağdan dağa sürüyor,
Kendi gölgelerinden,
Başsız gövdelerinden
Kaçışan insanları...
Ve rüzgâr üfürüyor,
Geride dumanları.
Ve rüzgâr üfürüyor,
Kaynaşan ummanları.

Vaz geç onlardan vaz geç!
İstediğim bu değil;
Ve o değil, şu değil.
Eğil, ruhuma eğil!
Bin hayal içinden geç
Ve benim hülyamı seç!

Bak, şu ağaçlı yola,
Bize doğru geliyor.
Orda üç kız kol kola,
Bize doğru geliyor.
Kömür tozundan ince,
Su gibi şeffaf gece,
Doldurmuş yüzlerini,
Silmiş pürüzlerini.
Kalmamış, Meryem gibi
Yüzlerinde kırışık;
Ve o Bâkirem gibi,
Yüzleri birer ışık,
Vücutları bir âhenk.
Öyle hafif ki, onlar,
Elimizi uzatsak,
Havayı kımıldatsak,
Üçü de titreyecek,
Bir âhenk gibi ürkek,
Havada eriyecek.

Başka ses, ayrı biçim,
Ne de istiyor içim,
Kapının kenarına,
Parmaklık duvarına,
Bir genç aşık otursun.
Tel tel sazını kursun,
Karanlıkta başbaşa,
Gömsün başını taşa.
Ve derin, sıcak, uzun
Şarkısını okusun.

Tirenler gitmeseydi.
Yolda gezen kızları,
Rüzgâr eritmeseydi.
Döşekler yalnızları,
Dürtmese, itmeseydi.
Şarkılar bitmeseydi.

Bu çözülmez bilmece;
Hep sayı, harf ve hece...
Peçe üstünde peçe...
Böyle aynı noktanın
Üstünde saatlerce,
Benliğime eğilsem,
Sabah, akşam ve gece,
Ortasında odanın,
Karanlıkla çevrilsem,
Bir çözülmez bilmece;
Hep sayı, harf ve hece...
İçinden bu kafanın,
Fâni dünyayı silsem.
Dünyalar nice nice;
Yavaşça ölebilsem,
Yeni baştan dirilsem,
Duysam, görsem ve bilsem!
Ne ileri, ne geri,
Ne geri, ne ileri!..


#2257
Güllerim Bana Kaldı



Çığ düştü gecelerime, sokağıma karanlık büründü
Gözlerin yıldızdı ayrılığınla o da söndü
Tek bir kelimenle umutlarım yurdumdan sürüldü
Adın vardı sadece ,bir gece ansızın yüreğimden söküldü
Hicranında erirken vicdanın bile sevdama acımadı
Sana büyüttüğüm güllerim yine bana kaldı

Ağladığımı görme, bulutlara sakladım gözyaşlarımı
Yoksun ; kutuplara sürdüm sana açan baharlarımı
Yalnızlığına esir düştüm, aramıyorum artık yarınlarımı
Avuçlarımda bir umut vardı ; onu da yüreğin aldı
Sana büyüttüğüm güllerim yine bana kaldı


Toprağımda dikenler filizlenirken dinmez artık bu acı
Gözlerin aklıma gelse nüksediyor kalbimdeki sancı
Sürmeyin yarama merhem niyetine tuzu, ayrılığın yoktur ilacı
Gülüşlerim alındı düşlerimden, yüreğim gözyaşımla ıslandı
Sevdamız ayrılıkta yandı , güllerim yine bana kaldı.


#2258
Bilmelisin ki

Bilmelisin ki... Bilmelisin ki ...
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.

Bilmelisin ki ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.

Bilmelisin ki ...
Karsındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Bilmelisin ki ...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!

Bilmelisin ki ...
Tecübenin kaç yasgünü partisi yaşadığınızla ilgisi
yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

Bilmelisin ki ...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven
öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil

Bilmelisin ki ...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da
ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.

Bilmelisin ki ...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

Bilmelisin ki ...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin
için dönmesini durdurmuyor.

Bilmelisin ki ...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz

Bilmelisin ki ...
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini
sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri
anlamına gelmez.

Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

Bilmelisin ki ...
sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar
sürüyor.


#2259
Gizlice seviyorum seni
Kimse bilmesin,duymasın
Yüreğimde saklıyorum seni
Sen bile bilmiyorsun.
Yüreğim yansada alevler içinde
Ağlasamda seni her düşündüğümde
Kaybolsam bile kadehler içinde
Ben seni gizlice seviyorum.
Açıklarda bir gemiye benziyorum
Binlerce balığın benden haberi yok
Denizlerin içinde kayboluyorum
Denizin bile benden haberi yok.
Gizlice seviyorum seni
Tarifi imkansız duygular içinde
Sen gözlerimin içinde,her baktığım yerde
Ben gizlice seviyorum seni.
Yolum hep çıkmazlarda
Hikayem yalan kitaplarda
Sürgün gibi diyarlarda
Hep gizli kalacaksın
yüreğimin köşesinde
Ve bir gün gelip ben ölürsem
Kendini bulacaksın benim kalbimde.


#2260
°¤Sen umudun resmi bense AFFEDİLMEYEN¤°
Sadece kim oldugun degil, sen oldugun için ve seninle beraberken kim oldugumu, benligimi anladigim için.

SENI SEVIYORUM!..
Sadece kendine yaptiklarin için degil, bana kattigin güzellikler için.

SENI SEVIYORUM!..
Içimdeki çocugu, sakli kalmis ben'i yeryüzüne çikardigin ve sana ihtiyacim oldugu her an tüm duyarliliginla yani basimda oldugun için.

SENI SEVIYORUM!..
Elini kalbimin üzerinde hissettigim zaman, üzüntülerimi alip, onlarin yerine simdiye kadar hiç kimsenin basaramadigi o sicakligi, o içtenlik isigini bana duyurmayi basardigin için.

SENI SEVIYORUM!..
Hayatimi kutsal bir sevgi tapinagina çevirdigin ve her günümü yasam senligine, unutulmayan siirlere dönüstürdügün için.

SENI SEVIYORUM!..
Çünkü, sen, simdiye kadar hiç basaramadigim seyleri, kendimle dost ve barisik olmayi ve hiç bir zaman tadamadigim kadar mutlu olmami sagliyorsun ve bütün bunlari yalnizca sözlerinle, dokunusunla yada isaretle degil, kendin olmakla yapiyorsun.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:17 .