#221
Seni bilmem ama ben kararliyim
Su garip sevdadan cayalim gitsin
Bu askta senden cok ben zararliyim
Bir kumar oynadik diyelim gitsin

Icimde bir his var benden pes diyor
Olmayan duadan ümit kes diyor
Madem ki bahtimiz böyle istiyor
Kaderin emrine uyalim gitsin

Seninle burcumuz tutsaydi keske
Aslanlar bir baska yengec bir baska
Yarini olmayan hayirsiz aska
Ayrilik nikahi kiyalim gitsin


Farzet ki bir rüya gördük ikimiz
Gercekte bu hissi tanimadik biz
Böyle bir masali yasamadik biz
Bir varmis bir yokmus sayalim gitsin

Marifet felegin elinden cikmis
Dünyada baska bir terzisi yokmus
Keremi Asliyi narina yakmis
Atesten gömlegi giyelim gitsin



#222
Hani ağlamak isteyip de ağlamadığın zamanlarda, hani dertlerin içinde fırtınalar kopardığı anlarda, hani bir damla gülümsemeye muhtaç olduğun günlerde içinden bir ses sana “ gül ” der ya, işte o benim...

Hani düşlerden taşıp gerçekle sevişen, hani şiirlerden anlamın atlarına binip dört nala gelen, hani sevgi için hep birisini arasında aslında o aradığın kişi sakladığın güzelliklerin içinden sana yakamoz sevdalarıyla gelir ya.. işte o sensin sevgili...


Ne zaman ki, düşlerini bir sahilin soğuk yalnızlığında, içine yürekler, şiirler ve gemiler sığdırılan bir şişenin içine koyup, mavi denizle saklambaç oynayan yakamoza saldın işte sen o zaman beni kaybettin sevgili işte o andan sonra o içinden sana “gül” türküleri okuyan bülbül’ü gerçek sandığın yalanın sapanıyla öldürdün. umudun nerede?


Peki sen neredesin?

Ben sana aşkı verememiş olabilirim, ama ben sana umudumu verdim içinden filizlenen sevgiyi göremeyen sensin, onu umudun kaynağı olan “sen” ile sulayıp yeşertemeyen sensin sevgili, ben değil! ... benim hatam ise umudu kendinde değil de, başkalarına aramana yol açmak oldu eğer senin içinde ufak sevgi bahçeleri olmasa ben filizlenince aşk açan o umut tohumlarını ekemezdim.

Kendinin gerçek olduğunu kanıtla bana?

Bana öyle bir örnek ver ki, “ tamam sen gerçeksin sevgili ” diyebileyim ve odamın nem ile döşenmiş izbe yalnızlığına yakamoz yoksunu bir deniz özlemi gibi döneyim. düşleri kucaklamadan gerçekle sevişemezsin sevgili, önce hayalin derinlik isteyen denizinde ıslanacaksın, sonra gerçek ile kurulanacaksın, kalbin unutmadan beynin unutamaz, kalbin düşlerinin bana “gel ” diyen türküsü, beynin ise, mantığının beni gerçekle karşılayan sevgilisi...


Haydi sevgili hala geç kalmadın...


Gece diye karanlığından korktuğun deniz aslında sende biliyorsun ki mavi, gündüz olsa bakıp aşık olursun şimdi kaçışın neden? bak düşlerini içine koyduğun o kocaman küçük şişe hala bir arka oda yakınlığında, korkma! ... ben seni hep bekleyeceğim, sal şimdi kendini karanlığın mavi sularına, bakarsın bir deniz kızı olmuşsun, yada bir yakamoz.......


Dedim ya sevgili aslında sen beni tanıyorsun....

Yabancılaştığın bu kentte sığındığın yalnızlık, hüzünlendiğin, hatta ağladığın yağmurlarda camlara vurarak “ haydi gel bana ” diyen deli sevgili, mutluluğundan korktuğun karanlık mavi benim...

Aç düşlerini bu gece ay ışığı ile odandayım.......


#223
Artık sormuyorum 'beni sevecekmisin' diye
Sevsende bir sevmesende.
Ben yoklugunda buldum seni
Sevsende olur sevmesende sevgili.
Artık sormuyorum 'dönecek misin' diye
Dönsen de bir dönmesen de
Ben yoklugunda buldum seni
Dönsen de olur dönmesen de sevgili.
Artık aşk acısı bile koymuyor bana
Olsada bir olmasada
Ben yoklugunda buldum seni.
Gerisinin ne önemi var ki sevgili


#224
ellerine sağlık arkadaşım şiirler için çok teşekkür ederim

Yağmurlar Baksın Diye
Rüzgarlarla yoldaş olmuş
denizler gibiyiz.
Yanyana geldikçe ,
Kumsallarımızı dövüyoruz .

Peynirle şarabın yarenliğinde
sigara içimi öfkelerle
Geçmişten gelip ;
Bugünün molalarında ,
Yarının terlemelerinde tıkanıyoruz .

Dalgalarımızın dövdüğü kayalar ,
Buruk şarabın çürüttüğü peynir ,
Bugünün yorgunluğundaki gelecek ,
Ve biz...

Her sevinç , her beis , her yeis ;
Küçücük adalar olmuş yaşam rotamda .
Ne yapsam hepsi sana çıkıyor
Roma olmuş
gün doğumları , batımları

Zirvelerimde sisler var ,
Düşüncelerim çıkılmaz bataklık .
Binbir umar arıyorum
Seni de peşimden sürükleyerek .

Yelkenlerim inmiş ,
Emanet limanlarda
rüzgarlarını bekliyorum ,
Bizim olacak yarınlara , aydınlıklara .

Bitmez bir kasım ayındayım
Denize , güneşe ,yeşile ,dalgaya
doyasıya hasret .

Esmeyince rüzgarların ,
Tutmuyor planlarım .

Sen yağmurlardan özür dilerken
Ben ,bir tutam umudun
vurgunlarındayım sensiz .

Özür dilediğin yağmurlara inat
Yamaçlardan uçasım geliyor
sisler arasından ovaya .

Gelmene özendiğim zamanlarda
Vurgunlarımdan darbe almış
Kuruttuğum çiçekleri , dalları ,
yaprakları savuruyorum
Aşağılara
Aşağılara
Yağmurlar baksın da
Gözyaşı neymiş , görsün diye


#225
Dudaklarım ilmek ilmek aşk sözcüğü dokurken
Gözlerim hâlâ her yerde seni arıyor yârim
Dilim hatıralarla dolu mektupları okurken
Gözlerim hâlâ her yerde seni arıyor yârim.

İnanmazsan kalbime sor,ogün bugün matemde
İndirdi kepenkleri kapattı tüm kapıları
Girmedi senden başka hiçbir sevgi,sevgili
Bir zifiri zindan oldu kalbim senin sayende

Bir muammayım şimdi,kördüğüm ettin beni
Yine senin elinde bu zindanın kilidi
Gel çöz şu yüreğimi,azad et bu köleyi
Yeniden kavuşayım,bulayım eski seni.

Sür şu gönül bahçemi,ek sevda tohumları
Yeşersin yüreğimde,boy atsın sereserpe
Sonra aşk kuşlarına yuva olsun dalları
Arasında dolaşsın muhabbet tellalları.


#226
aşk korkakların işi değil
korkuyla tutku aynı kalbe sığmaz

aşk zenginlerin de işi değil
derler ya para ile saadet olmaz

aşk cimrilerin işi hiç degil
tutup yastık altına saklanmaz

aşk sabırsızların işi de değil
ilmek ilmek işlemeden aşk dokunmaz

aşk kahramanların işi mi? hayır
kaybeden sen olmadıkça aşk kazanılmaz

aşk pek akıllı işi de değil
aklından zoru olmayan aşık olamaz

aşk delilerin işi gözümün içi
delinin halinden sual olmaz


#227
Yağmurlar Baksın Diye
Rüzgarlarla yoldaş olmuş
denizler gibiyiz.
Yanyana geldikçe ,
Kumsallarımızı dövüyoruz .

Peynirle şarabın yarenliğinde
sigara içimi öfkelerle
Geçmişten gelip ;
Bugünün molalarında ,
Yarının terlemelerinde tıkanıyoruz .

Dalgalarımızın dövdüğü kayalar ,
Buruk şarabın çürüttüğü peynir ,
Bugünün yorgunluğundaki gelecek ,
Ve biz...

Her sevinç , her beis , her yeis ;
Küçücük adalar olmuş yaşam rotamda .
Ne yapsam hepsi sana çıkıyor
Roma olmuş
gün doğumları , batımları

Zirvelerimde sisler var ,
Düşüncelerim çıkılmaz bataklık .
Binbir umar arıyorum
Seni de peşimden sürükleyerek .

Yelkenlerim inmiş ,
Emanet limanlarda
rüzgarlarını bekliyorum ,
Bizim olacak yarınlara , aydınlıklara .

Bitmez bir kasım ayındayım
Denize , güneşe ,yeşile ,dalgaya
doyasıya hasret .

Esmeyince rüzgarların ,
Tutmuyor planlarım .

Sen yağmurlardan özür dilerken
Ben ,bir tutam umudun
vurgunlarındayım sensiz .

Özür dilediğin yağmurlara inat
Yamaçlardan uçasım geliyor
sisler arasından ovaya .

Gelmene özendiğim zamanlarda
Vurgunlarımdan darbe almış
Kuruttuğum çiçekleri , dalları ,
yaprakları savuruyorum
Aşağılara
Aşağılara
Yağmurlar baksın da
Gözyaşı neymiş , görsün diye



#228
Gittin, beni bende bıraktın.Umudum olmuştun bir solukluk, dinlendim.Acımın en koyusunu beyaza çevirdin.Oysa, hani bazen tam uykuya dalarken düşersin bir boşluğa irkilirsin.Öyleyim şimdi.Eylül dolunayı bu gece son dolunay kışa varmadan bir yazıda okudum.Işıltılı gecelere paydos, puslu, gri gecelere merhaba...Eylül dolunayı ışıt yüreğimi son kez.Karalara merhaba demeden son kez aydınlat içimi.Sevdamın gözlerini göreyim ışık ışık. Evet veda ışıltılı gecelere, benim de sana yürek vedam olsun bu gece.Sevdama veda edemem ama çok iyi biliyorum.O hep içimde sen bilsen de bilmesen de...Benim için dolunaya bak ne olursun sevdiğim.Buna bile değmeyecek miydi bu yüreğim?

İçimdeki acı öyle bir sarmış ki bedenimi.Yaşamla ölüm arasındaki çizgideyken bile seni düşünüyorum.Dakikalar geçmiyor, Saatlere telefona bakmaktan yoruldum.Bu kadar yanımda bu kadar canımdayken neden uzaksın? Neden yoksun? GÜNEŞin şu parlaklığı bile bana ne kara şimdi.Ne değişecek seni sevsem demiştin ya.Öyle çok şey değişecekti ki oysa.Yaşama umudum olacaktı bu sevgin.Sevgime karışacaktı, çoğalacak, akacak akacaktı...

Tekrar tekrar yaşamak, tekrar tekrar ölmek sende.Gittim mi? Sor yüreğine...''Bırakıp gidersem seni , yağmurlar canımı alsın.'' Hep bende sen olacaksın.Yine yeşil gözlerine bakmayı, karışık saçlarını bir gün karıştırmayı hayal edeceğim.Sevgim seni korusun.Yüreğin huzur bulsun ömür boyu.Paramparça ettiğin ruhum, kalbim hep seni sevecek... ...

Gözyaşlarımla süsledim bu yazımı, yüreğimdir iyi bak emi


#229
teşekkür ederim arkadaşım paylaşımın için yüreğine sağlık

Ayrılık



Dokunulmazlığına dokundukça
Yasaklarına yaklaştıkça yıkıldım
Bakışlarının derinliğinde
Çılgınca bölündüm içimdekilere
Dakikalar gibi
Saniyelere bölünüp
Acizleştim yaşama
Kulaklarımda son sesin
Dudaklarının adıma parlayan
Son ritmi.
Rüzgâra karşı duraksayan ağaçların
Dalından düşen son kuru yaprak
Gözlerin mi ağlamaklı olan
Bakışların mı
Düşlerimin ve takıntılarımın suçlusuyum
İşliğimin ritminde titreyen
Eski bir türkü
Duraksayan bir kızın
Gözlerinden düşen
Son ayrılık türküsü.

Biliyor musun
Yalın yalnızlıklarda sensiz adımlara esir olmak
çok zor.


#230
Umutlar hiç bitmesin güller yeşersin diye
Ellerimde baharla sevdaya koşuyorum
Sevenler ayrılmasın aşklar sönmesin diye
Yüreğimde sevgiyle sevdaya koşuyorum . . .

Sabah çıplak ayakla basa - basa toprağa
Dokunup filizlere yeşillenen yaprağa
Girerek ayrılığın ilk düştüğü sokağa
Aşklar yeşersin diye sevdaya koşuyorum . . .

Öğle vakti sıcakta Mecnun çölde gezerken
Zamansız saatlerde Ferhat dağı delerken
Kaybolan gölgelerde Kerem Aslı ararken
Visaller demetleyip sevdaya koşuyorum . . .

Alnından vurmak için ayrılığı gurbeti
Kalmamalı sevenin sevmeyene minneti
Yürekte olsun diye mutluluğun iffeti
Gözlerimde neşeyle sevdaya koşuyorum . . .

Eyvallah dememeli aşkı bilmez zalime
Uğratmamalı asla sevenleri zulüme
Gidilmesi gerekse hep beraber ölüme
Aşkla ölümler güzel sevdaya koşuyorum . . .

Ne ayrılıklar yıksın ne sıla uzak kalsın
Bahane bulunup ta mutluluk çalınmasın
Aşıklar dile gelip aşkı için haykırsın
Delikanlı aşk için sevdaya koşuyorum . . .

Nice güller ekmişim sevginin tarlasına
Bin bir heyhat (!) demişim sevenin sevdasına
Aşkına kurban ey yar gadası belasına
Sevenlerin aşkına sevdaya koşuyorum . . .

Ne deli zorluk gördüm yolumu çevirmedim
Ne naçar aşık gördüm yüzümü gizlemedim
Kimi sönmüş aşkları yeniden alevledim
Sönmeyecek aleve sevdaya koşuyorum . . .






#231
teşekkür ederim çok güzeldi yüreğine sağlık


#232
Suskunum Sana

Hangi şiire başlasam suskunum sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
Yağmura suskun yaşamaya suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kuraklığın bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde

Hangi güzelliği özlesem suskunum sana
Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
Özlüyorum seni masmavi
Koşuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykırabilsem
Işık yumağı bir pınar olur soluğum

Hangi türküye uzansam suskunum sana
Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmuşum
Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
Bir saçlarının rüzgarına
Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasırga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
Coşkuların her şahlanışında
Sana deprem deprem susmuşum
Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum

Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunluğumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun


#233
paylaşımın için çok teşekkür ederim arkadaşım yüreğine sağlık


#234
senin de okuyan gözlerine sağlık arkadaşım


#235
Ayrılık Ve Sevgi Devam Ediyor



Demek bu kadar sevdin,
Bilmiyordum.
Demek çok ciddiydik,
Anlamıyorum...
Demek bu kadar çabuk vazgeçebiliyor insan sevdiğinden.

Peki geçirdiğimiz günler n'olacak?
Sanma ki hemen unutulacak
Bu yara bir sende,
Bir bende kalacak..
Aşk yarası sevgilim,
Bizi de vurdu vuracak...

Olmaz bundan sonra zaten,
Yeniden veya en baştan,
Sıfıra vuramayız hayatı...

Sen vursan bile,
Ben vuramam.
Ben vursam bile,sen vuramazsın...
Çünkü ikimizde sevgilim,
Hiç ortak karar alamadık..

Neyse,
Bir kabustan uyanmış gibiyim
Ve ben bir daha uyumamaya yemin ettim sevgili
Seni kendimden,
Seni canımdan çok seviyorum,
Unutma beni...



#236
Yüreğim yaralıydı..
yandığımda aşkına..
Aşkın haramdı..
Vardığımda farkına..
Seni sevmek yasaktı.
Canını veren sevdalına..
Yasaklarıma gömdüm seni..
İmkansızlığınla bitirdim seni..
İstemedim belki ama elden ne gelirki..
Yasaktı aşkımız,İmkansızdı kavuşmamız.. :
agla:


#237
Alıntı: ceylan_gözlü´isimli üyeden Alıntı
Yüreğim yaralıydı..
yandığımda aşkına..
Aşkın haramdı..
Vardığımda farkına..
Seni sevmek yasaktı.
Canını veren sevdalına..
Yasaklarıma gömdüm seni..
İmkansızlığınla bitirdim seni..
İstemedim belki ama elden ne gelirki..
Yasaktı aşkımız,İmkansızdı kavuşmamız.. :
agla:

ellerine yüreğine sağlık çok güzel bir paylaşımdı teşekkür ederim arkadaşım


#238
bekle beni istanbul
bekle
yolları gözler gibi
bekle beni
hayrına.
yitik sözler gibi
ekle beni
bağrına.


yo yo taşında toprağında gözüm yok
yemin billah sevdandadir gözüm

zilzurna hasretim
bir nebze nefes aradım
kaybedilen umutlarımı
bulmak muradım

umut yamalı yılları
yırtık pırtık yollarda tozlandırdım
itirafım var
evet, ben
ben kandırdım
gökteki uçurtmayı.
pişman mıyım?
asla!
gene görsem maviliklerde süzülen
gerçekten bihaber bir uçurtma
takıp kuyruğuna en süslü yalanlarımı
gene kandırırım.
yalvarırım
bekle beni istanbul

belke beni istanbul
ananın yavrusunu beklediği gibi
ve sen
rahatsız olma
bir sakin köşende sesim çıkmaz
..
yaaalnıııızzzz!!
dokunma nasırlı sevdama
seven sevmişti ama
âmâ kaldı aşk
terkedildi bir cami avlusuna
dert yumağı sarmaladı sonra
yolcu eyledik kahpe pususuna
ve hiç perdeyi aralamadı sonra
dokunma
ne olur ne olmaz
bu konuda
eyvallahım olmaz

bekle beni istanbul
yedi tepende
yedi dilek bırakayım
ve sonuca bakayım

ben yanmışım ey istanbul
çatlamış dudakla susuyorum
peki, susuyorum
çıkmaz gıkım.

yo yo taşında toprağında gözüm yok
yemin billah sevdandadir gözüm

cilalı kaldırımlarını kirletmem söz
aleyhine tek bir laf etmem söz
edenin de
böğrünü delerim en keskin kelimelerle

bekle beni istanbul
sen bana muhtaç
ben sana mecbur

gelmeye gitmelerin zamanı şimdi
İSli bir TAN vaktinde beni BUL
istanbul


alıntı


#239
çok teşekkür ederim özlem paylaşımın için telşekkürler

Üşüyor musun Kalbim

Üşüyor musun kalbim?
Üşüyorsan yakayım ciğerlerimi.
Meğer , ayrılıklara doğmuşuz biz.
Günahlarla dokunmuş ölümüne sevgimiz.
Yine terkedildik baharlar gelmeden..
Yine bize ağıtlar kaldı terkedilenden.
Hadi gidelim yaban ellere..
Yalanın olmadığı,
Çiceklerin hiç solmadığı,
Yetim çocukların düşlerine gidelim.

Sürgüle, kırılmış kapılarımızı,
Yak, çileye yoğrulmuş anılarımızı..
Hadi gidelim artık güneş doğmadan.
Sahillerimize ateşler uğramadan.
Gidelim kalbim, uçsuz bucaksız ummanlara.

Üşüyor musun ayrılıklarda kalbim ?
Üşüyorsan yakayım umutlarımı.
Meğer, acının toprağında filizlenmişsiz.
Batan dikenleri gül diye severken,
Sevda hiç bitmeyecek zannetmişsiz.
Yanıldık be yüreğim,
Dağ gibi yüreğimizle yıkıldık be yaralı kalbim.
Hadi hazanlar vurmadan gözlerimize.
Bir daha çıkmamak üzere
Zifiri karanlıklara girelim.

Biz kır çiçeklere alışkınız.
Kirpiklerimize ateş düşmeden,
Bu can hasretlikte közlenmeden,
Bir daha dönmemek üzere
Karlı yamaçlara, küskün baharlara gidelim.


#240
Yağmurlar hep sen olup yağıyor bulutlardan toprağa
Sen açıyor bütün çiçekler tomurcuk tomurcuk
Sen kokuyor tüm karanfiller söz birliği etmişcesine
Güllerde sen, lâlelerde sen
Sümbüllerde sen, leylaklarda yine sen
Çeşmelerden gürül gürül hep sen akıyor yaz kış
Kana kana içiyorum seni
Sana olan her susuzluğumda
Güneş hep sen olup doğuyor gelen her yeni güne
Seninle aydınlanıyor tüm dünyam
Bahçemde sen, penceremde sen
Odamda sen, tenimde yine sen
Velhâsıl herşeyde sen varsın
Baktığım her yerde seni görüyorum
Seni okuyup, seni dinliyorum hayallere dalarak
Şiirlerde sen, şarkılarda sen
Sende sen, bende yine sen




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:44 .