#441
Alıntı: Tatlı cadı ezel´isimli üyeden Alıntı
Bir şey var sende, bulamıyorum. Beni nasıl bu hale getirdin anlamıyorum. Yüzümde bir gülücük içimde sonsuz enerji güne keyifle başlayıp keyifle bitiriyorum. Aşka küskün yüreğimde kelebekler uçuşuyor.Neredeyse yaz bitecek ben sanki baharı daha yeni yaşamaya başlıyorum.
Bir şey var sende, adını koyamıyorum.Nereye baksam seni görüyorum, kiminle konuşsam sen oluyorsun. Sen olunca başka hiç bir şey umrumda olmuyor. Senin adını heceliyorum.Yanımdasın_değilsin farketmiyor. Her anımda seni yaşıyorum.
Bir şey var sende, nedir bilmiyorum.Seninleyken bile seni özlüyorum. Yollrım hep sana çıkıyor, ben sana yürüyorum. Gökkubenin en hoş sedası olup sadece senin adını haykırmak, sadece sana duyduğum hayranlığı anlatmak istiyorum.
Bir şey var sende, bir türlü anlıyamıyorum. Uçsuz bucaksız masmavi deryasın sanki, ben ise senin kıyıların avuruyorum.Maviyi bir tek sana yakıştırıyorum. Sen mavi oluyorsun, ben sana bakıyorken kendimi kaybediyorum.Sessizlik dağılıyor sesin kulaklarımdan yüreğime akıyor. Bütün şarkıları sana armağan ediyorum.
Bir şey var sende, dilimin ucunda söyliyemiyorum. Yalnız gecelerime inat şimdi karanlığımı milyonlarca yıldızla aydınlatıyorum. Her yıldız sensin, gecemin yıldızı, sevdamın yıldızı ömrümün yıldızısın. Yoksan kaldırıyorum başımı göye senden milyonlarcasını görüyorum. Her gece yıldızlarla sevişiyorum.
Bir şey var sende, soramıyorum. Seni kimse bilmesin, kimse görmesin istiyorum. Bana kal, benim ol diye dualar ediyorum. Yalancı aşkları, tükenmiş sevdaları kendi tarihimin sayfasın agömüp, yeni bir defter açıyorum. Bir tek seni yazıyorum. Yaz yaz bitmez öykülerin kahramanı oluyorsun.
Bir şey var sende, tanımlayamasamda, işte ben o şeyi arıyorum.Seni nefes nefes gecelere, deli sevişmelere, sevdayla uyanan sabahlara, bitimsiz günlere davet ediyorum. Gel seninle aşkında, sevdanında en koyusunu yaşayalım. Bir kalbi keşfetmenin mutluluğuna yeniden varalım.
Bir tende erimek neymiş öğrenelim??Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken ne kadar çaresiz olduğumu görüyorum. Her sözcükten sonra yeniden düşünüyorum. Seni yeterince anlatabildim mi diye. Ne desemde sevdamı anlatsam diye düşünüyorum. Bu güne kadar söylenmiş en güzel sevda sözcükleri bile sana olan sevdamı ifade edemeyecek diye korkuyorum.
Dünyanın bütün dilleri ile ''Seni Seviyorum'' desem yatmeyecek biliyorum.
Sen sözcükleri ölümsüz kılansın, senin adını anmak bile tarif edilmez bir sevinç yayıyor içime.
Şimdi yaşamayı seviyorum.
Çünkü içimde sen varsın

Ne kadar yalnızlık vursada yüreğime şimdi bir umut var hissediyorum belki algılıyorum sevmeyi belkide çok korkuyorum yanılıyorum diye vurgun yemiş yüreğim şimdilerde sevmekten kaçıyo yüreğine sağlık ezelim



#442
Alıntı: Tatlı cadı ezel´isimli üyeden Alıntı
Seni Seviyorum

NEDEN Mİ? ...
Şafağın her söküşünde
Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın
Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için
Milyonlarca sebebim var....
Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin
Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi
Fakat...sönük bir parıltı değil..
Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı
Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin
Cayır cayır esiyorsun
Yüreğime işleyerek..
Sonrada çekip gidiyorsun
Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden..
İnan öyle tabi bir duygu ki...
Yüreğimin kuyularında
Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var..
Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu...
Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum...
Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa
BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı
ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa
Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem
Melodilerde sen akıyorsun
Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam
Damlayan mısraları hep ama hep..
Saçlarını gözlerini getiriyor bana..
Bilmelisin...her an yanımdasın
Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli..
Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor..
Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi
O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Gözlerinde ki milyonlarca parıltı
Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor
Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum...
Ruhum sana ait
Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin
Yüreğinin içine de alabilirsin
ALLAHIM! ...
Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ....

Belli sen busun
Fakat sen beni
Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun...
Söyle bunu kim bilir
Saçlarını okşamayı
Saçlarımı okşamanı
Boynuma atılışlarını..buselerini
Tenini koklamayı
Sarılıp sarılıp kopmalarını
Seni seviyorum
Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken
Sahte dünyada cennette gibiyim
Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti
Bilmem bir müddet sonra ne olacak
Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak
Seni SEVİYORUM
NEDEN Mİ? ...

Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım
Bu bana hep ters gelmişti..
Fakat şu an
Senin için binlerce dize yazsam az geliyor...
İçimde hep bir ülkü var
Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın
Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını..
ALLAH tüm güzellikleri yaratırken
Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış
Kır çiçeklerinden güzel
Gülden narin
Menekşeden şeker
Kardelenden daha güzel kokulu
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ..

Eşsiz haline huriler gıpta ediyor
Sahte alemde ise
Beşeriler arasında..
Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı..
Bu güzelliği algılayabiliyor..
Ömür bitene kadar
Mahvolana kadar
Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam
Bunu hissediyorum bu bir işkence olur
En çok yüreğinde senle olamadığım için
Seni Seviyorum
Neden mi? ...


Hayal ma yal olsa dahi
Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile
Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek
Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar,
Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL...
Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor..
Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda
Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için
Milyonlarca dizeler yazdı....
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım
Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor
Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum
Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor..
Ah! ..bebeğim..seni seviyorum
Bak her şey yetersiz
Bu kadar nedenin ardına bile
Seni ne çok sevdiğimi
Ne çok saçlarında asılı kalmayı
Kollarında uyumayı
Sana dokunmayı...
Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım....

[b][i][u] nedenmi seni tam bulmuşken sevmişken böylesine kaybetmekten korkuyorum bunların hepsi bir birinden güzel ve anlamlı olmuş yüreğine sağlık ezelim çok teşekkür ederim


#443
[marq=right:e7c63431af] [/marq:e7c63431af]



.: Bekle Postasını Kuşların :.

sustu sevinci evin
yârin gitti gideli
yıllar geçti dönmedi
tut elinden özlemin

bekle postasını kuşların
bugün değilse yarın
sevgi yüklü turnalar
selâm getirecek yârinden

göğsünde yayla çiçeği
ağzında türkülerin tuzu
susuzluğunu pınarlar söndürür
yüksel doruklarına dağların

dağlarda destanlar yürüyecek
kentlerde umudun işçileri
vahşetin hükmü hücrelerde
ama
direnen sevda serpilecek

dört mevsim
binlerce sözcük
demir örgülerden geçerek
size şiir getirecek


[marq=left:e7c63431af] [/marq:e7c63431af]


#444
Alıntı: güllerin içinden´isimli üyeden Alıntı
[marq=right:286ed7597f] [/marq:286ed7597f]



.: Bekle Postasını Kuşların :.

sustu sevinci evin
yârin gitti gideli
yıllar geçti dönmedi
tut elinden özlemin

bekle postasını kuşların
bugün değilse yarın
sevgi yüklü turnalar
selâm getirecek yârinden

göğsünde yayla çiçeği
ağzında türkülerin tuzu
susuzluğunu pınarlar söndürür
yüksel doruklarına dağların

dağlarda destanlar yürüyecek
kentlerde umudun işçileri
vahşetin hükmü hücrelerde
ama
direnen sevda serpilecek

dört mevsim
binlerce sözcük
demir örgülerden geçerek
size şiir getirecek


[marq=left:286ed7597f] [/marq:286ed7597f]
selin harikasın arkadaşım ya teşekkür ederim


#445
teşekkür ederim arkadaşım beğenmen beni sevindiriyor



.: Deniz Kızı :.

Soyundu
ak zambak gibi
deniz kıyısında
bir kız
Saçları saman sarısı
Gözleri buzdan mavi
Gülüşü gül
bakışı naz
yanakları kızıl elma
dudakları bal kiraz
dişleri inciden beyazdı
Giysilerinden kurtulan kız
Tanrıça Afrodit'ten daha güzeldi
Denizin koynuna girmeden
Baktı etrafına üzünçle
Bakmadı kendisini süzen aç gözlere
Karşılık vermedi
güzelliğine hayran sözlere
El salladı yalnızca
Yeşil kayaların tepesinde
Kendisine el sallamayan sevgilisine
Sonra
Atladı azgın dalgaların köpüklü koynuna
Yöneldi son hızla
güneşin battığı yere
Yüzdü gitti küskünce
yüreğinin götürdüğü enginlere


#446
ne mutlu o zaman bana

Baharla Ölüm Konuşmaları

I
Memelerim koparıyor
Yüzyıl süren bir yalnızlık
dile gelmişçesine
Nasıl nasıl bir sevinç yarabbi!
Ve ağrıya
ağrıya tabi,
ağraya
ağraya ağbi...
Nakkaş Tepe de ancak
bezmimize böyle gelmiştir
Gelincikleri ve Nazım Hikmet’leriyle
Yerbilimsel bir hapisten sonra

II
İçimdeki karanlığı patlatacağım
Zifiri bir su akacak
kamışımdan toprağa
Bir kedi yavrulayacak
köpek dişli bir kedi
Ve böğürtlenler köpürecek ağzından
Yedikçe
kendi
kendini
mayhoş
Ya da Posta Nazırı dedemden kalma
Mors’un en morundan bir karga
Konacak karşıki direğin doruğuna
Düşmanlarım öyle doldurmuşlar ki onu
Ne kadar taşlasan boş
oynamıyor yerinden
Ben kargadan korkmam ama
bunun gözleri baykuş
Ve tüyleri güngörmedik deniz dipleri kadar ıslak
Ve ötüyor
ötüyor
ötecek
Beni ışığa bağlayan
(Bağlayın beni ışığa!
Gerin telleri gerin!)
beni ışığa bağlayan
o gelin telleri
o gelin telleri
kopuncaya dek...
Akpembe bahar yelkenleriyle
Güneşin rüzgarına gerilmiş
bir badem ağacı gibi...
İçimdeki karanlığı patlatacağım
Ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla
ağlaya
ağlaya
Yepyeni bir insan
pırıl pırıl bir can
bitecek toprağa...

III
İki çöpçü geliyordu karşıdan.
Biri
(Aynen Selahattin-i Eyyubi Haçlılar
Seferinden, sanırsın, pos bıyıklarıyla
Tarihin, süpürmeye gelmiş Prens Adalarını)
Öbürüne
(Marmara’yı bizim Yaşar Küklopsunun o
Anavavza gözüyle dünyanın en güzel
atlarının neredeyse ineceği e biraz
genişçe bir çakır su gibi görüyordu,
eminim)
Eyitti kim:
Halk Partisi’nin solunda bir parti olsa
Hiç dinlemez oyumu ona veririm

IV
Sevda Tepesinde geçen gün
Karşıki masanın altında
İki tane tavuk gördüm
Toprakla yıkanıyorlardı
Eşeledikleri çukurda
İnsanlar için de belki ölüm
Toprakla bi tür
Yıkanmaktır diye düşündüm

V
Üşüyor mu deniz
üstüne boşandıkça yağmur?
Ondan mı dersin
tüyleri böyle ürperiyor?
Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta
Alı al moru mor bir sandal gibi acaba
Yıllar sonra yılmayıp yine
Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?

VI
..........
..........


#447
.: Bitmeyen Şiir :.

Sardıkça sevgimi sevgin
Akarsın pınarından özlemin
Yansıtır sözlerin güneş gibi
Yüreğimin içini

Sesine yaslandıkça
Göğsünü dinledikçe
Hırçın bir deniz gibi
İnledikçe kürelerin
Açılıp saçılıyor sevgim

Sen bitmeyen bir şiirsin
Altın saçlı bebeğimsin
Karanfil gibi büyülü, sıcak
Kızıl bir keklik gibi yumuşak

Ne zaman seni düşünsem
Başkaldırır sevgimde bir ıtır
Mavi bir şaraptır gözlerin
Baktıkça gözlerimi ısıtır


#448
Bir deli özlem bu..

Özlüyorum seni,
Yalansız bir özlem bu
Dolansız, saf bir özlem.
Yeni doğan bir çoçuğun
Minicik elleri gibi
Yumuşak ve mazlum
bir özlem bu...

Gökyüzü kadar büyük
Senin kadar yüce
bir özlem bu...

Hasretten ağlayanan sevdalıların
Yıllarca kavuşamayanların
İki gün bile dayanılamayan
bir özlem bu...

Ne yapacağini bilmeyen
Telefonlar bekleyen
Ağlayan, isyan eden
Kendisini harap eden
bir özlem bu...

Yolda yürürken
Otobüslere dört gözle bakan
Belki, onu görürüm diye
Kıpır kıpır yerinde duramayan
Salak salak, bos bos gezinen
Seni arayan bir özlem bu.

Bulutlara baktığında bile
Sanki seni göreceğini sanan
Orda olmadiğını bilen
Ama yinede şansını deneyen
bir deli özlem bu...

Yani güzelim,
Bir kalpsizi bile,
Ağlatabilecek,
bir deli özlem bu...


#449
Kahpelik son moda
Soze nerden baslasam
Bilmem nasil anlatsam
Satilan bir askin hikayesi bu
Sanma ki kapiyi vurupta gidenlerin
Geri de kalanlarin hikayesi bu

Ecelin kapidan
Bu canin telastan
Durma ser gibi
Cek git bir anda!
Kaybettin her seyi unut diyorsan
Once sen unut
Ihanet boynunda!

Al hadi hanceri
Vur hadi sirtima
Acimam!
Nasilsa kahpelik kac para?
Namerdim bakarsam
Donupte arkama
Acimam!
Nasilsa kahpelik son moda!


#450
Erişilmez Hayâlin
Erişilmez hayâlin belirir ufuklarda
Seni arar gözlerim sonsuz uzaklarda
Hüzünlü bir şarkının güftesi dudaklarda
Seni anar sözlerim beklerim duraklarda

Günleri günlerime birer birer eklerim
Her köşe başında ben yalnız seni beklerim
Yol almıyor bu sevdâm, kırıldı küreklerim
Tükeniyor umudum, bitiyor yedeklerim

Unutmak mümkün değil senle geçen günleri
Mâziye eğil de bak, yâd et biten dünleri
Gönlüm sensiz yaşıyor en hazin sürgünleri
Karabasanlar sarıp sarmalar bügünleri

Sensizliğin ayazı vurmuş buruk yüzüme
Geceler kapkaranlık uyku girmez gözüme
Ayrılık zehri dolmuş sensiz kalan özüme
Adın pelesenk olmuş hasret kokan sözüme

Tozlu raflarda bu aşk kalmasın bir başına
Sevdâmı da katık et pişirdiğin aşına
Bir son ver artık akan gözlerimin yaşına
Yontalım aşkımızı her bir dağın taşına


#451
yüreğine sağlık zeynebim ya çok güzellerdi

bir türküdür özlem yanık yanık
çığlıktır avaz avaz
zemheri ayaz
özlem diyorsam yadırgama bunu bir kenara yaz
yaz ki nasıl savaştığımı biraz paylaşasın belki
aklımdan neler geçtiğini
yetinmek adına nasıl özlem dağlarının üstüme yıkıldığını

özlem ilkbahardır yeşile bezenmiş
çeşit çeşit çiçekler
kuşlar
esen cılız bir rüzgarın savuracağı kadar payandasızsın
alır götürür seni
geri dönüşü yok mu bu feryadın dersin demesine de
her defasında kendin duyarsın

özlem sensin sen
herşey bahane
türküler sensiz anlamını yitirmiş
çığiığım tükenmiş
biraz daha çıksın diye sesim
biraz daha yürüsün diye dizlerim
özlemini teselli etmeye çalışıyorum bu viranelerde
vurmadım diyemezsin

delil yetrsizliğinden beraat edeceksin şikayet etsem
al özlemini git diyeceksin
ben bu feryadı keyfime
özler miydim sanıyorsun


#452
okuyan gözlerine sağlıkk canım


#453
Alıntı: harbi_kıs´isimli üyeden Alıntı
okuyan gözlerine sağlıkk canım


sen yaparsında güzel olmazmı yüreğine sağlık canım arkadaşım


#454
.: Mor Seviler :.

en yoğun acılarla
özlemleri damıtan
mor seviler tunçlaşır
şaşırtan gizliliğinde
umutlara gebe yılların

yasak seviler
kinlenir öte sevilere
günler geçmek bilmez

uykusuz geceler
ya göz kapaklarımızda
ya da kanayan
yüreklerimizde morlanır

sevilerin
çıldırtıcı fırtınası kopar
delirir coşkularımız
yaşantılarımızda
sonra
bitimsiz bir susuzluk başlar

susayan özlemler
tutsaklığında tutkuların

yabanıl açlıklarıyla seviler
bilinçaltlarımızı
pembeleştiredursun
doyumsuzca
tatlı uykularda

artık mor sevilerin
büyülü gölgesinden
çok uzaklardayız
gönüllerimiz tedirgin
ve büsbütün yalnızız


#455
°¤Sen umudun resmi bense AFFEDİLMEYEN¤°


.: Sarı Çiçek :.

Özlem, ateş çemberinde
Üzünçle öpüşüyor yüreğim
Duygu denizinde
Sevgi, ölümsüz ışık
Aşk, şiir üreten tek kuvvet
Ve sığınabildiğim tek kucak

Tutku, aç ve azgın bir istek
Bekliyor kafesinde tutsaklığın
Tüm esin kuşları kondu kalbime
Yalnızca
Yakamoz üreten gözlerin yok

Karadeniz'den esen meltem
Saçlarının kokusunu getirse de
Sen yoksun
Sıcak gecenin ıslak koynunda
Rüzgârla sevişiyorsun belki
Belki de denizi alıyorsun koynuna

Biliyorum bütün aşklar
Mutsuzluğa çıkar sonunda
Sen aldırmıyorsun hüzne
Hırçın dalgalarında azgın suların
Öpüyorsun tenini tutsak arzuların

Alacağın olsun sarı çiçek
Unutsan da şiirimin sesini
Unutmaz seni bu yanık yürek

Tüm çılgın sevgileri
Kucağında konuk et
Kıskansın seni cehennem
Aşkı, ateş içinde üret



#456
Nerden bilebilirdim habersiz çekip gideceğini.
Dün vardın bende vardım.
Bugün yoksun; Bense varmıyım yokmuyum bilmiyorum.
Dolmayacak cinsten bir boşluksun şimdi.
Ne sana benzeyen biri bu boşluğu doldurabilir.
Ne de yeniden çıkıp gelsen SEN doldurabilirsin.
Öyle bir boşluk ki sorma gitsin.
Boşver ve sevgili
Alıştım ben yalnızlığa ayrılıklara
Bırak artık böyle sürüp gitsin!


#457
Bir rüzgar esti.insanin kanini donduracak kadar soguktu.Zaten çocugunda eli ayagi buz kesmisti.Pek de güvenilir olmamakla beraber iki gündür kayip oldugunu saniyordu.Iki kocaman gün geçirmisti bu karla kapli daglarda.Tek bir lokma bile yiyemeden saatlerce arayip durmustu köye giden yolu.ama yoktu.Dönüp dolasip ayni yere geliyordu.O kadar yogun bir kar vardi ki arkasinda biraktigi ayak izleri çeyrek saatte bir kapaniyordu.Ve su an çok yorgundu .Ne de olsa henüz çok gençti.ve onun yasindaki gençler günde dört bes kere yemek yerlerdi.,aralardaki abur cuburu saymaksizin.ama iki gündür açti.iyi ki annesini dinleyip yanina biraz su almisti köyden çikarken.Annesiyle birlikte gelmisti bu köye.Annesi isinin hakkini veren bir gazeteciydi.Ve bu yil senlikleriyle çok ünlü olan bu Allah’in dagindaki köye gelmislerdi, annesinin gazetedeki yazisi için .En baslarda hosuna gitmisti bu gezi.
Köy bayagi güzeldi.Fakat kisin henüz basinda olmalarina ragmen çok kar ve dondurucu bir soguk vardi.Kislari pek sevmezdi.Zaten burada hoslanmadigi tek seyde buydu.Tabi içinde bulundugu durumu saymazsak. Ama böyle bir kista bu köy böyle güzel olabiliyorsa baharda en çok da yazin kim bilir nasil güzel olur diye düsünmeden edemiyordu.
Aslinda buraya gelmesinin bir baska nedeni de hayvanlari çok sevmesiydi.Zaten gitmeleri için annesi teklifi yaparken sirf bu nedenden dolayi kabul etmisti.Çünkü su siralar annesiyle aralari bozuktu.Kendine göre de haksiz sayilmazdi yani.Zaten Onur daha 3 yasindayken babasiyla ayrilmislardi.Düsünsenize bir, en tatli zamaninizda babanizdan hayatta sizin için en degerli kisilerden biriyle ayriydiniz.Neyse ki annesi medeniyet sinirlarini zorlamayip,babasini göstermemek gibi hatali bir davranis yapmamisti.Su an 13 yasindaydi ve buna alismisti.Peki ama annesinin su zamanlardaki davranislarina ne demeli?Saniyordu ki hatta nerdeyse emindi.Annesinin isyerindeki birisiyle özel birisiyle iliskisi vardi.Hatta adam birkaç kere geç vakit evi bile aramisti.Onur’da aklinca bu telefon görüsmelerini yasaklayabilecegini düsünerek çalan her telefona kosuyordu.Hatta bir keresinde annesinden güzel bir azar bile yemisti.Akli böyle bir seyde hiçbir sakinca olmadigini görüyordu fakat yüregi bir türlü kabul etmek istemiyordu.Nedense kimseyle annesini paylasmak istemiyordu hemde hiç kimseyle.Belki de onun yasindaki bütün çocuklar böyle düsünürdü.Bunu bilmiyordu çünkü kimseye söyleyememisti.O kadar utaniyordu ki bunu birisine söylese onunla bir daha arkadaslik etmeyecegini saniyordu.Fakat birazcik zaman geçince ne kadar yanildigini anlayacakti.Zaten zaman her seye çok iyi gelen bir ilaçti.Hani biraz öksürünce anneniz hemen nane limon kaynatip içirir ya öksürükte hemen geçer.Iste onun gibi bir seydi zaman.Gerçi Onur hala marifetin nanede mi limonda mi yoksan nane limonu annenin elinden mi içmek oldugunu anlayamamisti.Aslinda yüreginin derinlerinde çok iyi biliyorlardi ama belki de itiraf etmek istemiyordu.
Neyse ya su an çok daha önemli bir sorunu vardi.Hayvanlari çok ama çok seviyordu fakat su an o çok sevdigi bir hayvan yüzünden bu Allah’in daginda kayipti.
Iki gün önce biraz dolasmak için köyden çikmisti ve buradayken görmeyi çok istedigi tilkilerden birini görmüstü.Aslinda tehlike çok fazlaydi yani tilkinin üstüne atlama riski vardi.Ama tabi fark ederse.Onur da sessiz olabilecegini düsünerek tilkiyi izlemeye basladi.Sadece birkaç fotografini çekmek istiyordu o kadar.Ama
Kendini kaptirmisti bir kere.Bunu fark ettiginde artik çok geçti.Tekrar köye dogru dönmeye çalisti ama nafile.Iki gündür ariyordu köye giden yolu fakat ne yol ne de yoldan bir iz vardi.En çokta gecelerden korkuyordu.Uyursa bu havada donarak ölme riski vardi.Hem bir sürü güçlü hayvanda vardi.Hayir uyuyamazdi.Biraz daha aramaliyim dedi kendi kendine.Mutlaka bulacagim.
***
Buraya geldiklerinden beri o sonsuz karin içindeki köyde, iki katli biraz harap fakat dis duvarlari sarmasiklarla kapli,gerçi su zamanda sarmasik yoktu bir kulübede yasayan yasli bir teyzenin yaninda kaliyorlardi.Çok sevimli, anlayisli bir teyzeydi.Basinda bas örtüsü vardi her zaman.Fakat gazeteci kadin bir keresinde odanin kapisindan baktiginda o bas örtüsünün altinda bembeyaz ,pamuk gibi saçlar oldugunu görmüstü.O yemyesil gözleri ve pembe pembe yanaklariyla Hatice teyzeyi zaten sevmemek imkansizdi.O da zaten gazeteci kadini kizi, Onur’u da torunu gibi sevip benimsemisti su birkaç gün içinde.
Fakat kizi gibi sevdigi kadin iki günden beri hiçbir sey yememisti.Sadece agliyor ve tahmin ettigi gibi oglunu düsünüyordu.Yasli teyze onu bir seyler yemesi için ikna etmeye çalistiysa bakti ki ise yaramiyor baska bir yol denemeye karar verdi.
-Bak kizim bilirsin seni çok seviyorum.Üzülmeni ister miyim hiç?Köyün bütün adamlari dagildi daga, ormana.Hepsi oglunu ariyorlar.Bizimde kaç çocugumuz kayboldu.Ama hepsini sip diye buldular.Zate bu havada fazla uzaklasamaz bulurlar hiç üzülme bir kas saate.
Aglamakli bir ses zor bela yanit verdi.
-Ama Hatice Teyze ya bulamazlarsa oglumu.Ben ne yaparim onsuz???
-Bulurlar kizim.Bak gör.Haber gelir zate biraz sonra.Köpekleri de saldilar hiç merak etme.Bizim yan komsu vardi Kocasi çocugu odun kesmeye götürmüs.E tabi çocuk bu.Durur mu muzurluk yapmadan.Iki dakikaya bakmis ki adam, çocuk yok.Iki saat geçti buldular valla.Oralarda bir yerde oynuyormus.Bak gör kizim gelir simdi haber.
-Hatice Teyze iki gün geçti. Koskoca iki gün…
Ve kadin aglamaya baslayarak ,disariya , oglunu kendi basina aramaya kostu
***
Köyün her isiyle ilgilenen, herkesin her seyini bilen ama kendinde tutmasini bilen çok iyi bir muhtari ve bu muhtarin çevresine cin gibi gözlerle bakan kisa boylu tam anlamiyla velet gibi bir oglu vardi.Gazeteci kadin muhtarliga dogru kostugunda o cin gibi çocuk bagirmaya basladi.
-Babaa bak, O teyze geliyor hani Onur’un annesi.Yasli muhtar bakti oglunun gösterdigi yere.Kadin kosarak yanina geldi muhtarin.Ve telasli fakat bir o kadarda kendinden emin bir sesle hizli hizli konusmaya basladi
-Muhtar Bey .Benimde yanima birkaç adam ,köpek verin bende arayayim oglumu.dedi
-Olur mu Hanim sen git otur evde .Biz getirecegiz sana oglunu.Akilli çocuga benziyordu bir seycik olmamistir.
-Ama bende aramak istiyorum.O benim kendi canimdan, içimden bir parça.Belli mi olur beklide bulurum Onurumu.
Bakti ki muhtar,kadin nerdeyse aglayacak hatta zaten aglamis, bitmis tükenmis iki gündür.
-Tamam hanim.Sende bizle gel.Gidiyoruz simdi. Der demez muhtar kadin kosmaya baslamis bile.Muhtarda arkasindan ya sabir çekerek…
***
Köye yaklastigini saniyordu çocuk.Aslinda iki gündür birçok sey saniyordu.Ama simdi farkliydi.Tilkiyi izlerken geçtigi yerleri fark edebiliyordu.Birden durdu.Sanki bir köpek havlamasi duymustu ve ona çok sessiz bir sekilde gibi gelen ,kendi adinin seslenilmesi vardi.Sasirdi.Ne zamandir kendi sesinden baska ses duymuyordu.
Köy evlerini görmeye basladiginda iki gündür bir sey yemedigi ve sürekli yürüdügü halde ,kalan bütün gücüyle kosmaya basladi.Kaybolduktan sonra bu sevmedigi bu sevmedigi ,Allah’in dagindaki köy dedigi yer cennet gibi görünüyordu ona.Ve sonra derin bir uykuya daldigini hissetti.
Sonra onu buldular.Çocuk yorgunluktan düstü bayildi.Gözlerini açtiginda kendisini annesin kucaginda buldu.Ve ona mutluluktan piril piril bakan gözlerini gördü annesinin.Dünyanin en güzel yerinde en güzel seye bakiyordu.Yeni yeni anliyordu annesinin kiymetini, onu ne kadar sevdigini…Demek ki her yer güzel her yer cennet gibiydi ,hiçbir sey önemli degildi .Sadece sevdiklerinin yaninda ol gerisi hiç ama hiç önemli degil…


#458
HAYAT BİZE

… hayat bize
mutlu olma şansı
vermedi sevgili
biz kendimizden
başka herkesin
üzüntüsünü üzüntümüz,
acısını acımız yaptık
çünkü. Dünyanın öbür
ucunda hiç tanımadığımız
bir insanın gözyaşı bile
içimizi parçaladı. Kedilere
ağladık, kuşların yasını tuttuk…
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat
karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında
ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili…
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine
üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün
hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili… Sevinerek,
Severek, sevilerek, düşünerek… Ve o
vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın…


#459
ezelim & selin çok teşekkür ederim o güzel yüreklerinize sağlık


#460
Ağlayan Gözlerime Yazdım Seni

Ağlayan gözlerime yazdım seni
Umutsuz geleceğime çizdim seni
Tek sen seversin diye sakladım kendimi
Dönüp bakmadın bile umutsuz aşkım

Deli hayalleremi kapıldın
Pembe dünyana kara mı ekledim
Yoksa ben suçmu işledim sevdiğim için
Aşkta gurur olmaz demiştin sevdiğim

Haykıramadım sevdiğim
Serseri olupta dağıtamadım o tatlı yüreğini
Suç bendeki sevmişim seni hemde deli gibi
Ama yinede mutlu yinede umutluyum
Umutsuz AŞKIMMM!!!




Konuyu Toplam 4 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 4 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:34 .