#1241
Adsız Bir Çiçek

Rengini dünyaya ilk defa sunan
Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
Sevgilim
Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman.

Yalnız sana yazıyorum bu şiiri
İstersen bir şiir gibi okuma
Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
Soğuklar başlayınca havalanıp
Millerce yol katettikten sonra
Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle.

Ve yazmış olacağım bir de
Her dönemde her çağda
Sevdanın kendine özgü diliyle



#1242
Adını koydum senin
Sen "hüzünsün" arkadaş!
Sonbaharda kuruyup dökülen,
Islak caddelerde ayak altında ezilen
Bir yaprak misalisin. . .
Gözlerin hep uzaklarda
En sevdiğini arıyorsun
Farkettirmesen de,
Fark ettiğimi bilmiyorsun. . .
Sağanak yağmurda kanat çırpan,
Sığınacak bir dal arayan,
Tek başına savaşan kuş misalisin. . .
Sen "hüzün"sün arkadaş!
Gözbebeklerin hiç parlamadı.
Özlemini çektiğin
Yanında olmalıydı. . .
Ne ben, ne de başkası
Yardım edemez ki sana.
Ne sen, ne de giden
Karşı koyamazdınız Tanrı'ya. . .

. . . En sevdiğini yitiren herkese adandı. . .


#1243
Bir günün bu kadar uzun olduğunu
Bazen saatlerin ayları geçtiğini
Bazı özlemelerin
Ayakları yerden kesmek
İçerdiğini bende bilemezdim

Neredesin
Bir tanem nerede
Nefesimi kaplayan sızılardan
Başımı döndüren rüzgarlardan
İçimde tutamadığım sevdadan
Haberler almadın mı

İçinde seni bana çağıranlar
Olmadım mı hiç
Bakamadın mı hiç uzaklara
Bir anlık sessizliği de bulmadın mı

Yollar kapalı
Bulutlar engel mi oldular
Yoksa oraların kirli havaları
Peşine setler mi koydular
Bir kerecik habersiz
Duy be gülüm
Boğucu sıkıntılardan canım acıyor

Artık ister duy ister duyma
İster gel istersen bekle
Kapımı kilitledim dünyaya
Uykumu yolladım zindanlara
Kararlar çıkardım değiştiremem
Yeminler ettim bozamam
Sürecek ve yine sürecek


#1244
Bir günün bu kadar uzun olduğunu
Bazen saatlerin ayları geçtiğini
Bazı özlemelerin
Ayakları yerden kesmek
İçerdiğini bende bilemezdim

Neredesin
Bir tanem nerede
Nefesimi kaplayan sızılardan
Başımı döndüren rüzgarlardan
İçimde tutamadığım sevdadan
Haberler almadın mı

İçinde seni bana çağıranlar
Olmadım mı hiç
Bakamadın mı hiç uzaklara
Bir anlık sessizliği de bulmadın mı

Yollar kapalı
Bulutlar engel mi oldular
Yoksa oraların kirli havaları
Peşine setler mi koydular
Bir kerecik habersiz
Duy be gülüm
Boğucu sıkıntılardan canım acıyor

Artık ister duy ister duyma
İster gel istersen bekle
Kapımı kilitledim dünyaya
Uykumu yolladım zindanlara
Kararlar çıkardım değiştiremem
Yeminler ettim bozamam
Sürecek ve yine sürecek


#1245
Sağanak Yağmur Damlaları

Özlem yağmurları yağdı biz beraberken,
Gri bulutlarda geceyi yaşadı aşkımız...
Yağmuru dinledim adının her harfini yazarken,
Gökteki yıldızlara dost oldu bizim şarkımız..

Yağmur başlamıştı,yağmur altında yürürken,
O güzel yanaklarına doğru sessizce süzülen.
Sağanak yağmurlarının tane tane damlaları mı?
Yoksa; yüreğinden akıp giden gözyaşların mı?

Batıp çıkan bir martıya baktım,birde sana,
Yanan denizdi,ağlayansa derin gözlerin.
Belkide hiç bitmeyecek aşkımızın anısına,
Bir kilit vurulsaydı,elvedalara sözlerin...

Yağmur başlamıştı,yağmur altında yürürken,
O tatlı yanaklarına doğru sessizce süzülen.
Sağanak yağmurlarının tane tane damlaları mı?
Yoksa,yüreğinden akıp giden gözyaşların mı?

Saçların ıslak,yanakların ıslak,şehir ıslak,
Zamanı tutabilseydik,hiç bırakmamacasına....
Sonsuza dek bu yağmurların altında kalsak,
Bir dur diyen olsaydı, yürüyüp giden adımlarına.

Yağmur başlamıştı, yağmur altında yürürken,
O doyamadığım yanaklarına sessizce süzülen
Sağanak yağmurlarının tane tane damlaları mıydı?
Yoksa,yüreğinden akıp giden gözyaşların mı?


#1246
Ellerinizesağlıkcanımarkadaşlarımçokgüzeller


#1247
Bir gün uyandığımda,
Sen yoktun gülüm yanımda,
Kalbim boşluklarla o gün dolmaya başladı.
Sensiz aldığım her nefes,
İnan gülüm haram olmaya başladı.
Yanımda olmadığında çekiyorum,
Bütün ayrılıkların acısını,
Artık bir kuş kadar özgürüm,
Fakat bir şahin kadar da yalnızım.
Göklerde uçuyorum seni görmenin arzusuyla,
Ama bir gün biliyorum ki yorulacağım,
Seni aramaktan değil seni sevmekten.
İşte o zaman daha çok anlayacağım yalnızlığı,
Sen olmadığında yanıyor yüreğim alev alev.
Duy sesimi,
Duy yüreğimin feryadını,
Dön artık gülüm ne olur dön…


#1248
SAVRULAN KÜLLERİ ÖMRÜMÜZÜN
Bir kızın kocaman gözlerinde gördüm
Bulutların dağlara sessizce çöküşünü
Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci
Ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım
Çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya
Bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda
Harelenen sularda bir yanık kokusu
Ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi
Işık zamana bağlı zamansa onun
Kocaman gözleridir artık
Anladım tarih de yazılmaz
Bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa gün

Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir
Deryalara savrulup çöllere düşmüştü
Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı
Hangi sokakta vuruldu sevgilim
Bir demet menekşe bir avuç toprak
Burkulan bir yürek miyim hep

Sesimde bir yanma bir kekrelik
Uzayıp giden bir çöl yalnızlığı
Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor
Sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey
Her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor
Gidip de gelmemek üzere bütün yüzler

Puslu yamaçlarda bir çakal gölgesi
Bir dağ suskunluğu yürüyor kentlere
Yenilen biz miyiz yoksa aşklar mı
Bir kızın kocaman gözlerinde görüyorum
Savrulan küllerini ömrümüzün
Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum

Ölümden şikâyeti yok ölüp gidenlerin
Ama bir kızın kocaman gözlerinde yangınlar çıkıyor
Acılar dehşetli kinlendiriyor beni
Kabarıp duruyor içimde, kabarıp duran bir okyanus
Yurdumu arıyorum batık bir tekne değilim
Yurdumu arıyorum kızgın küller ortasında


#1249
arkadaşım yine harıkaydın tebrikler


#1250
Teşekkürederimarkadaşımbeğendiğinesevindim


AKLIN OKYANUSUNDA SORULAR

Aklın okyanusuna açılmayı bilmeyen anlar mı hayatın
gizemini
Dalgaların altında kalmadan cüce hissetmeden kendini
Ve kutup yıldızını anlamadan yol bulmaya çalıştığında
Uzayın niye karanlık olduğunu bilmeden
Ve güneşin niye aydınlatmadığını kendi sisteminin
anayollarını
O zaman
Hayatın umudunu bir soğanın cücüğünde arayacaksın ve
olur olmaza karışmayacaksın
Senin mutluluğuna dokunmuyorum ben
Sevgi değil aşk değil benim söylediğim
O denli çok şey var ki bilmediğim
Ve o denli az zaman var ki bu kadar bilinmeyene karşı akıl
erdiremediğim

O nedenle aklın okyanusunda boğulmadan
Aşkın denizlerinde boğulmak tercih edilir bir sebep oluyor
Bu küçük gezegende ilk teması sağlamak için
Canlılığın sesini duymak için
Aşkın sesi bu kime ve neye hissederseniz hissedin
Doğumla insanın taşıdığı iki duygudur acı ve haz
İşte aşktır bu aynı zamanda
Aklın okyanusunda gördüğüm ilk kara parçası sığınmak için

Sorular öğrendikçe sorulan sorular
Okyanusta yol bulmaya yarar doğru verilmiş cevaplar,
Her yanlış yanıt kaybolmaya yarar
Her kayboluştan bir tecrübe çıkar
Güven
Dostluk
Nefret
Düşmanlık
Ve nice diğerleri
Doğru ve yanlış cevapların eserleri

Akıl okyanusundaki geminin kaptanı biliyor tüm cevapları
Bizler gemiye alınmaya layık görülmüş tayfaları
Hayatımız kolay değil


#1251
Bitti…
Bu son cıglık, benden yana…
Son haykırıs…

Kapatıyorum sayfamı…
Seni yazmak geceler boyu, sana bile fazla..
Tasıyamazsın cümleleri..

Bu son…
Vazgecmek, kendime verdigim en kolay ceza…!

Tükenişimi izlemeni istemiyorum…
Bu sefer ben terk ediyorum seni…

‘’Seviyorum’’ ve ‘’Gidiyorum’’…
Sevmek ve gitmek…
Sana yakısır bir sevgi bu…
Al, sana yakısanı ve cek git sevmelerimden…!

Sen beni degil, ben seni gönderiyorum bilinmezliklere…
Sana dair ne bir yazı ne bir gözyaşı…
Sen diye birsey yok ki umutlarımda…

Sen bugüne özel bir dünya..
Ben o dünyanın icinde, sana yabancı bir sehir..

Sehrimin ısıklarını sönduruyorum, sana ragmen…
Seni ögütüyorum kalbimde, keskelere yer vermeden…!

Sana ölüyorum, yeniden dogmak adına!

Bir kez daha olmayacak!
Alıstır benden gelen son cümlelere kendini…
Ben diye birsey yok sende…

Şimdi, seni bitiriyorum her nefeste…

Bil ki;

Seni ‘’sana’’ hapsediyorum, bana ragmen…


#1252
Teşekkürederimarkadaşımellerindertgörmesin


AKLIN OKYANUSUNDA SORULAR

Aklın okyanusuna açılmayı bilmeyen anlar mı hayatın
gizemini
Dalgaların altında kalmadan cüce hissetmeden kendini
Ve kutup yıldızını anlamadan yol bulmaya çalıştığında
Uzayın niye karanlık olduğunu bilmeden
Ve güneşin niye aydınlatmadığını kendi sisteminin
anayollarını
O zaman
Hayatın umudunu bir soğanın cücüğünde arayacaksın ve
olur olmaza karışmayacaksın
Senin mutluluğuna dokunmuyorum ben
Sevgi değil aşk değil benim söylediğim
O denli çok şey var ki bilmediğim
Ve o denli az zaman var ki bu kadar bilinmeyene karşı akıl
erdiremediğim

O nedenle aklın okyanusunda boğulmadan
Aşkın denizlerinde boğulmak tercih edilir bir sebep oluyor
Bu küçük gezegende ilk teması sağlamak için
Canlılığın sesini duymak için
Aşkın sesi bu kime ve neye hissederseniz hissedin
Doğumla insanın taşıdığı iki duygudur acı ve haz
İşte aşktır bu aynı zamanda
Aklın okyanusunda gördüğüm ilk kara parçası sığınmak için

Sorular öğrendikçe sorulan sorular
Okyanusta yol bulmaya yarar doğru verilmiş cevaplar,
Her yanlış yanıt kaybolmaya yarar
Her kayboluştan bir tecrübe çıkar
Güven
Dostluk
Nefret
Düşmanlık
Ve nice diğerleri
Doğru ve yanlış cevapların eserleri

Akıl okyanusundaki geminin kaptanı biliyor tüm cevapları
Bizler gemiye alınmaya layık görülmüş tayfaları
Hayatımız kolay değil


#1253
SEN GİTTİN MASAL BİTTİ
Sen gittin evimin adresi, kapımın zili gitti
Sen gittin sazımın teli, kuşumun dili gitti
Yangınlar düştü yüreğime /ıssızlaştı şehir
Sokaklara hüzün yağdı/ gözlerime yağmur
Üstüme kapandı kapılar, ben kapandım içime
Günlerce haftalarca ağladım
Kırık bir ağaç dalında,öksüz bir kuş gibi kaldım

Sen gittin
Hazanlar başladı bahçemde
Yaprağa duran ağaçlarım gitti
Umutlarım gitti,baharlarım
Tutam tutam saçlarım gitti
Dudağımda şarkılar öksüz kaldı
Yanağımda damlalar
Katar katar göçüp gitti kuşlar
Bir bulut gibi nehirler gibi
Gözlerimde akıp gitti yaşlar
Kapandı üstüme kapılar, açılmadı bir daha
Bir daha güldüğümü gören olmadı
Zehir-zıkkım oldu yaşamak
Küstüm bütün dünyaya

Sen gittin
Kapımın zili, kuşumun dili
Sazımın teli gitti
Yüreğimde kanayan siirler
Masamda sigara izmaritleri kaldı
Ben kaldım öyle kimsesiz öyle tesellisiz ortalarda
Birde yıkıntım
Yaslandığım duvarlarım yıkıldı,güvendiğim dağlarım
Her gece yıldızlara bakıp bakıp ağlarım

Sen gittin
Şiirlerim öksüz kaldı
Kalemlerim, defterlerim
Ellerim, gözlerim, kirpiklerim
Yüreğimde kalkıp giden gemilerim
Dillerim öksüz kaldı
Dağıldı ne varsa senden yana geride kalan
Çöl oldu şiiristanım
Hayalim, düşistanım

Sen gittin
Kemanım yayım, güneşim ayım
Mutluluk payım gitti
Kara bulutlar çöktü üzerime
Bir ben kaldım öyle boynu bükük ortalarda
Bir de yastığımda yağmur hıçkırıkları

Sen gittin
Sustu kalbimin bülbülü
Bahçemin gülü soldu
Yoldu bağrımı yokluğun
Sarardı çimenler
Bütün çiçekler boyun büktü
Bütün ağaçlar yaprak döktü
Kuşlar da göçüp gitti ardından
Yaşanmamış mevsimler gibi
Geçip gitti baharlar

Sen gittin
Evimin adresi gitti,zilimin sesi
Ağzımın tadı
Mutluluğumun adı gitti
Yaslı yaşım, gamlı başım
Zehir aşım, otuz yaşım kaldı

Sen gitin
Hayalim düşüm
Sevincim gülüşüm
Servetim işim gitti

Sen gittin
Özlemin yüreğimde
Yokluğun kirpiğimde çoğaldı
Sen gittin umudum gitti
Gururum gitti
Her gece oturup ağladım
Islandı/ ekmeğime karıştı korkunç acı
Gülmek nedir unuttum gitti

Sen gittin
Kavruldu bahçelerim
Çiçeklerim soldu
Gelmedin
Acılarım içimde fışkıran kan oldu

Sen gittin
Çakıl taşlarım
Yürekvuruşlarım
Sevgikuşlarım gitti
Yaralı bir ceylanın bakışında yaralı kaldım
Her yerde izimi arıyor avcılar
Korumasız savunmasız kaldım
Sen gittin anlımın kara yazısı kaldı
Kalbimin sızısı

Sen gittin, masal bitti


#1254
çok güzeller eelirne ve yüreğine sağlık


#1255
Gözlerinesağlıkarkadaşımbeğendiğinesevindim


#1256
çok güzelll


#1257
Ömrüm Senin

Onca yaşam kavgasından
Sonra beni bırakmaya hakkın yok
Son sözümü söylemedim
Bu laflara karnım tok

Her dediğin söze kandım,
İnandım
Meğer yalancının biriymiş, aldandım
Sonunda yine sana bağlandım ,yanıldım…

Sen ve ben hani olamazdık birlikte
Yalan yanlış yaşandı herşey gizlice
Bırak gitsin gönlün sevsin kendince
Kalbim senin, ömrüm senin olsun…


#1258
nil nehrenin bittiği yerdeyim
eriyip tükendiği yerdeyim, karların
rüzgarların sustuğu ,fırtınaların koptığu yerdeyim
denizlerdeyim ,kah üstünde ,kah dibinde

esmekteyim rüzgar olup ,yaprak dökümünde
sevgideyim sende ,senin olmadığın heryerde
içmekteyim meyhanede,kadehin bittiği yerdeyim
nerdemiyim bana sorma ,bıraktığın yerdeyim

sensizlikteyim ,ölüme kucak açmış gülümsemekte
bitmeyen yollardayım,bir adım ileri iki adım gerideyim
yürüyordum düz bir ovada ,birde baktım sarp bir tepedeyim
yaz bitti kış geldi,şimdi baharı beklemekteyim

sevginin hiçe sayıldığı bir yerdeyim ,kerem oldum kaya dövmekteyim
bir pehlivan yiğittim,sana yenildim ,gururun bittiği yerdeyim
yeri geldi bir taş oldum ,kale duvarların da beklemekteyim
şimdi taş beni bekliyor,ben toprağın altın da taş başucumda
öğrendinmi şimdi ben nerdeyim,"peki sen nerdesin ,
bir gün olup san ki sen gelmeyeceksin ,benim gittiğim yere"..


#1259
Rüyagözlüm&selinellerinizesağlıksaolunTerrarossosaolarkadaşım


#1260
YAŞAYABİLME İHTİMALİ . . .

Soğuk ve şehirlerarası
Otobüslerde vazgeçtim
Çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda
Otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama
Yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o
Zaman) özlemeye başladım herkesi.. Ve bu hasret öyle
Uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım
Sonra..
Bizim Kemalettin Tugcu'larimiz vardi...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan
kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor
Oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu,
Pütürlü duvarlara ve Türk Dil Kurumu'na inat bir
Türkçeyle... Ağbilerimizden öğrendik, s harfinden
Orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yagiyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu
Haber bültenleri..
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
(Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik
Dikenleri saymazsak..)
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu.. Ve belli bir
Saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber
Bültenleri.. Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim..
Ve hiçbir mahkeme tutanağında geçmedi adım..
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm
Sadece..

Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama
Sen yoktun.. Ben, senin beni sevebilme ihtimalini
Seviyordum, suni teneffüs saatlerinde.. Okul servisi
Seni hep zamansız, amansızca bir lojman griligine
Götürüyordu.. Ben, senin benimle Tunalı Hilmi
Caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum..
Ben senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.
Yaz sıcağı topraga çekiyordu tenimin çatlamaya hazır
Gevrekligini.. Sonra otobüs oluyordum,
kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü..
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum Muş
Ovasının yalancı maviliğini.. Otobüs oluyordum bir
Süre.. Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum,
Yanağım otobüs camının garantisinde..
Otobüs oluyordum.. Bir ülkeden bir iç ülkeye..
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum...
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın
Listesinin.. Korkuyordum..Sonra iniyordum otobüsten..
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun, ömrümün
En kısa, ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu
Koşuyordum.. Çünkü sonunda annem oluyordum babam
Kokuyordum sonunda...
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim,
Çocuk olmaktan..
Ve beslenme çantamda
Otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle birgün Van'daki bir kahvalti salonunda...
Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği)
Bir yol üstü lokantasında...
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay
KIvamında bakan Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak
Damında..
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli
Coğrafyasında olma ihtimalini sevdim..
Ben senin,
Beni sevebilme ihtimalini sevdim !

Yılmaz Erdoğan




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:29 .