""HaYaT_H€яş€yİyLe_GüZ€L""
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 25-11-2008, 01:45 #41

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~



ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLARBurada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün
Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
Tarih de kekemeleşiyor bazan
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini
Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan
Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun





Alt 25-11-2008, 01:47 #42

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı.





Alt 25-11-2008, 01:53 #43

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

özdemir asaf...





Alt 25-11-2008, 01:54 #44

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


“İsminin anlamını taşıyacak bir sıfat bulamadım. Üzgünüm “


Sen varlığıma umut saçan bir mürekkeptin ucundan hayat damlayan… Eteklerinden avuçlarıma salkım salkım dolan umuttun gözlerinde tazelenen. Sevda sığınağım, mutluluk sağanağım. Yılmaz fırtınalarıma göğüs geren dalgakıran yalnızlığım. İçi boş cümlelerime anlam katan kelime hazinem, mutluluk lehçem. Bilmediklerimin / Denklemlerin sende çözümlendiği tek bilinenim… Kan bürümüş çığlıklarıma diş bileyenim. Ezberim, tek dileğim. Yarılanmış bir ömre ilave edilen cansın ölgün alyuvarlarımda. Kırılmış sabahlarıma düşen çiğ tanesi. Kirli yüzüme aldırmaksızın bulut bulut yağan sevda mucizesi… Ketum dilimin sesli harfleri, karanlığımı ihbar eden aydınlığım… Yitirdiklerimden bile bir kazanç elde ettiren gülen yanım. Sırdaşım, sevda yoldaşım, ganimeti gülüşlerin olan tek savaşım…


Kökleri toprak olan bir adamın gökyüzüne uzan ellerisin sen. Mesai sonrası yorgun sesimi nefesinle tazeleyen, sırtımda bir asalak gibi yaşayan hüznü hunharca hançerleyen. En temiz yanım, hüzün sirayet etmemiş yarınım. Sabahım, adı bende saklı sevda kahramanım. Tam bir payda olmanın en büyük hazzı, dibi tutmayan sorularımın tek cevabı, gönlümün ölüme sadece seninle olan sonsuz rızası.. Sen; adının sonrasına hiçbir sıfat yakıştıramadığım. Tüm alfabeyi dizlerimin önüne çöktürüp seni bir türlü anlatamadığım.


Hayattan alıntı yapabildiğim tek cümlem. Sevdikçe büyüyen, büyüdükçe çoğalan sonsuz özlem. Bir merhabanın, bir dilim sözün sende israf edilmediği, gülüşlerinin hiçbir mevsimle ödeştirilemediği bir mutluluk sağanağım. Umutla yoğrulup sevda fırınında harelenmiş sevda azığım. Monoton bir hayatın satır aralarına yönelmiş rengârenk düşlerim. Bozkır dudaklarımın denize kıyısı olan varlığım. Susmalarımda sevdaya çoğalan, nefes alışlarımda hüzne azalan en büyük bakiyem… Kıymetim, zenginliğim.


Sonsuzluğum…
Mutluluğum…
Umudum…
Us’um…

----


Biliyorum sana dair bir şeyler karaladım. Lakin hiçbir cümle yüreğinde taşıdığın sevdayı anlatacak büyüklükte değil…


Unutma;

Sen geldin / Sevdalandım.

Sen geldin / Umutlandım.

Sen geldin / Hayata Kök Saldım…


Velhasıl;

Elveda Hüzün / Hoş geldin Hayat…

“ Sustum çünkü beni en iyi sen anlarsın “


İsmail Sarıgene





Alt 25-11-2008, 01:55 #45

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Hiçbir filiz kendi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..”
Ey gözlerime bahşedilmiş mucize,
Ey yüreğime hediye edilmiş Cennet kokusu,
Ey nefesime serpiştirilmiş bir yudum taze hayat,
Kan ter içinde susuz dudaklarıyla ve semâya dönen dualarıyla “ bir avuç derya’yı “ dileyen bir Haziran Cumartesi vaktinden düşüyorum sen kokan bu satırları…
Vaveylâ eden bir öğle saatinde bulunduğun yerin deli rüzgarlarında düşlüyorum seni…

Deli esen rüzgara inat başını eğmeyen gözlerine baka baka seni sevdiğimi haykırıyorum dua dua…
Kulağımda yankılan Cennet şarkılarıyla yeniden huzuru doldururken seni çekiyorum içime... Toprak kokan benliğimle deniz kokan türkülerin söylendiği yüreğine akıyorum…



Sen mavi bir derya, ben sana kavuşmayı arzulayan - ruhi haliyle- Leylâ..
Sana gelen yollarıma sunulmuş tüm engelleri teker teker aşarak sana koşuyorum. Yüreğimde toprak kokusu, yüreğimde sana bir an evvel kavuşma coşkusu…
Hadi sevgili
Kapılarını, perdelerini sonuna kadar arala... Mevcudiyetinin ve geleceğinin tek idamesi / gayesi koca yürekli “ umut “ sayfalarına bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse olmaya geliyorum…

Heybemde yetiştirirken her nefesine bir “ Elif “ miktarı huzuru kattığım birkaç sevda gülü ve nefesimde Cennet tahayyülü ile sana koşmaktayım...
Yıllarca sana sakladığım yüreğimi benden emin olana “ sana “ katmaya geliyorum…

Yollarım sana, menzilim sana… Kan ter içinde kalan Haziran ayının aksine ben “ senin gözlerinde “ yaşlanmayı diliyorum.


Senin mevcudiyetine idrakim tamamdır artık... Gayri benliğim senin varlığında sonlansın sevgilim…
Çünkü biz bir mucizenin gerçeğe en yakın halinde sevdik birbirimizi...
Biz ki; dallarında bir “ Elif “ miktarı huzur, köklerindeki taze umutları taşıyan gül-i râna’nın sevdaya sunulan bir avuç mutluluğuyuz...
Tedavülü çoktan kalkmış bir ömrün peyderpey yeniden yaşatılması değil bizim sevdamız. Bitkisel hayatta yaşayan bir bedene yeniden ömür biçmek değil yaşadıklarımız…


Ayrı gökyüzüne aynı gözle bakan bir sevdanın en yalın haliyiz..
Tümceleri sevda ile nakış edilmiş cümlenin içinde yüreği Cennet kokan bir özneyle ile bir yüklemiz...



Biz ki toprağın suya hasret kaldığı zaman diliminde gökten düşen - bir “ Elif “ miktarı “gül”ümseme’yiz…
Şimdi sevme zamanı…
Şimdi kavuşma zamanı…



Gökten inen nurun toprakla kavuşmasında temaşa edilen mucizenin kelimelere dökülen haliyiz biz...
Sen ve ben bir’iz...
Sen ve ben hep biziz...



Biz ki ;bir “ Elif “ miktarı huzuruz yetim ceylanlara hediye edilen…
Biz ki; taze gülüz nadasa bırakılmış topraklarda yeniden yeşeren…
Ve biz ki, birbirimizin kaderine yazılmış bir ömürlük sevdayız yıllarca kıyıda köşede delice beklenilen…
Nefesindeki hayatla soluklandığım saklı sevdam,
Sevda mucizesinin yeniden tezahür ettiği gözlerine yaşat beni…
Sonra da yeşil Cennetindeki gonca güllerinle sar beni…
Hadi sevgili durma öyle…
Mavi bilyelerin cam soğukluğunda üşüyen yüreğimi sıcak şefkatinle kundakla.
Üzerinde ütüsüz gömleği bir de yamalı pantolonu ile sana koşan bu adamı ilkokul cağındaki örgülü saçlarıyla siyah- beyaz fotoğraflara bile renk katan yaşı küçük ama yüreği büyük o kahve gözlü kızın yüreğine al…
Gözlerinde her gün tekrarlanan bayram sabahlarının güzelliğine kat beni...
Baktığın her gökyüzünde benim gülen yüzümü görebilecek kadar benimse beni…
Bir an tıkanan hayatın içinde anlamını idrak edemediğimiz ama onsuz mevcudiyetimizi idame ettiremediğimiz nefesinle sev beni…
İçine çek beni… Taaa ciğerlerine doldur beni.
Uzaklığımı unut, nefesime sokul… Şah damarlarımdan bir an bile ayrılma sevgili..
Yoğunluktan bitap düşen yüreğimi nefesinle tazelendir...
Hadi el gibi sevgili durma yanımda.
Ne olursa olsun yaşat beni yaşadığın sevdanın en yalın vaktinde…
Kapı zile basan kişinin aşikâr olmasına inat sen hep benden başka her şeyi unutacak kadar sev beni…
Hadi sevgili…
Bu Cumartesi bana memleketinden güneşler topla heybene...
Biraz da deli esen rüzgârdan doldur eteklerine…
Bana gelirken toz toprak koksun yüreğin… Ellerin ise huzur…
Şimdi seni bekliyorum aynı gökyüzünün altında. Sana kanatlanmak üzereyim…
Hicretim sana…
Yollarım sana…
Menzilim sanadır…
Unutmadan sevgili…
Gözlerimi kapattım…

Hani her zaman sana dediğim gibi” bir gün gözlerine bir şey olur da bir göz gerekirse karanlıklarına..
İşte bak yine gözlerimi sana verdim…
Kapattım ışıklarımı... Annemin tülbentiyle perdeledim güneşi…
Sağım- solum karanlık mı sanıyorsun şimdi... Tut ellerimi şimdi…
Gözlerin ışığım, adımların adımlarım olsun…
Hadi gözlerimi kapattım ve kulağımda Cennet şarkılarıyla coşarken kulağına fısıldıyorum sevgili…
“ Senden başka her şeyi unutacak kadar seviyorum seni …”
Hep bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse ne olur…
Çünkü; gülmek sana yakışıyor…
Gülümse ne olur…
Gülümsediğin,
Bende yaşadığın,
Beni “ sende “ yaşattığın için
“ Eyvallah sevgili eyvallah...”

İsmail SARIGENE





Alt 25-11-2008, 02:07 #46

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Sen yoktun… Cümlelerim çıplaktı… Yavandı gülüşlerim. Adım kadar yalnız, yüreğim kadar kalabalıktım... Karanlıktı kirpiklerimin altı. Yüreğim işgalin en acımasız halleri yaşadı. Öznesizliğin girdabında köklerimi söktüm yüreğimden. Bulutlarımı topladım gökyüzünden. Gökkuşaklarıma perdeler çektim. Sen yoktun, ellerim soğuk, gözlerim solgundu. Kısır bir toprakta filizlenen yarım cümlelik adamdım ben… Sende değildim ben… Yamalı bir düşün peşinden sürüklenen bir çocuktum ben. Kirliydim... Gözyaşlarım bulanıktı, dilim ise ketum. Gökyüzüne uzanan köklerim yoktu benim. Bir yanım hep açıktı, yaralıydı. Yüreğimin sol kenarında açılan her bir yarayı yamalarımı sökerek yamadım. Kapamaya çalışsam da yaralarımı, yine bir yanım kanamaktaydı… Kapatamadım boşluklarımı... Başaramadım yalnızlığımı yüzümde gizlemeye. Ne zaman içime gömsem suskunluğumu, gözyaşlarım ele verdi içimdeki yamaları. Sen yoktun velhasıl. Koca bir boşluk… Karanlıktı yüzümün gölgeleri… Susuzdu dudaklarım. Adımlarım bir uçurum korkaklığında yürüdü hep. Sağım solum uçurum. Önüm arkam hüzün. Sen yoktun… Kanamalı… Uzattığım her ele yalnızlıkla doluyordu… Kendimle kavgalarda yenilen hep ben oldum. Dik durmaya çalıştım ama bir yanım hep eğik kaldı. Sığamadım aşkın hiçbir cümlesine… Belki de adım yalnızlık kadar büyüktü. Ama sen yokken adım yoktu; tanımsızdım… Sen yokken, yüzüm yoktu gülüşlerimi serecek. Perdelerden geriye koca bir yalnızlık düştü bana. Durduğum her safta yenilgiyi göğüsledim. Yeknesak düşüncelerde eridim durdum. Ye’s duvarlarına çarptım yüzümün yalnızlığını. Fayda etmedi. Kırıldım. İncindim... Kaybettiklerimle avuttum kendimi. Yalanlar söyledim yüreğime. Kazandıklarımı görmezden geldim... Hiçbir zaman ruhumla yüzleşemedim. Yüzleşsem renksizliğim, yetimliğim ve öznesizliğim suratıma fırlatılacaktı. Kırık aynalara özenip kırdım kendimi. Ve kanadım öylece… Yüreğimden sızdı öznesizliğim. Sen yoktun velhasıl !


Sen yoktun. Ağladım ekmek tadında

Sen yoktun. Kanadım bir serçe ıslaklığında…

Sen yoktun… Susadım durdum adımın içi boş yalnızlığında.


Hayatı hep sevdim her şeye rağmen. Elimden geldiğince gülümseyerek baktım. Kendime küçük bir dünya kurdum içimde. Kimsenin bilmediği, görmediği… Gözyaşlarım orada ıslattı yanaklarımı. Kâh kızdığımda duvarlarını yumrukladığım, fırtınalar kopardığım, kâh sevinçlerimde kahkahalarımla duvarlarını çınlattığım bir dünya oldu bu. Sen yokken bu dünyanın etrafını tel örgülerle çevirdim. Yetmedi. O tellere elektrik verdim. Kendi kendimi acıttım sırf başka birilerini acıtmamak için. Taşmaktan korktum. Korktukça çocukluğumu sonra da geleceğimi kaybettim. En sonunda sesli kelimelerimi kaybettim… Sustum… Adımın kapladığı yer kadar sustum.


Sonra geldin. Denize kıyısı olmayan düşlerime doğdun. Solmuş cana hayat verdin. Umut oldun kuru dallarıma. Köklerime ab-ı hayat verdin. Karanlık geceme yıldızları serdin. Renksizliğime gözlerini bıraktın… Nadasa bırakılmış topraklarıma sağdırdın gül sağanaklarını. Lime lime edilmiş gençliğime can verdin. Yüreğime giydirilmiş deli gömleğime inat sen temize çektin gözlerimi. Dudaklarımdan sızan meczup kelimelere inat sen umut bildin nefesimi. Canhıraş çığlıklarda yitirdiğim sözlerime yeniden hayat verdin. Bayatlamış ve tozlanmış dudaklarıma sürdün baharın çiçeklerini. Yüzümde yeniden yeşerdi gülüşler. Susmadım bu sefer. Senin her nefesinde duaya durdu ellerim.


Sen geldin. Yeşerdim.

Sen geldin. Gülümsedim.

Sen geldin. Yaşadığımı fark ettim...


Sus(ma)lar bitti gayri. Her nefesimde sana hayat vereceğim. Yönüm hep sana olacak. Yollarımın sonu sana varacak. Susuzluğum, suskunluğumu feshettim. Gayri sen yok. Gayri ben yok. Her cümle “ biz “ ile başlayacak. Avuçlarımda ölmüş kelebeklerden iz yok artık. Filizlenen nice kök var adımın sen kokan yamaçlarında. Susmak bilmeyen acılarımı gülüşlerinle teskin ederken adını dua yapıyorum dualarıma. İbrahim gibi yanıyorum. Kül oldum gül dalında. Suretimden vazgeçtim aslıma döndüm. Ben “ sen “ oldum. Sen ile ben “ biz “ olduk.



Haramzade uykulardan uyandım artık.
Açtım gözlerimi.
Seni soluyorum…
Yalnızlığın esaretinden kurtuldum…
Saldım gülüşlerimi.
Doya doya gülümsüyorum...

Yandım. İbrahim oldum.
Susadım. Yunus oldum

Kanadım. Eyyub oldum...
Sustum... Gül oldum.

Adın miktarı susuyorum...
Sustuğum her kelime; sanadır...
Çünkü sen benim sesli kelimelerimsin...





Alt 25-11-2008, 02:08 #47

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Geniş bir yaradır dilimin ucunda dolanır
İki damak arasında yuvarlanarak AŞK
Belki umarsızca bir söyleyiş
Belki kırılgan bir serzeniş...
AŞK budur işte en güzeli bu
Diyemedi hiç kimse
Çünkü her nefes bir yaradır
Ve alır seni senden
Bulamazsın artık kendini bir ürperiş bir hezeyan
AŞK budur işte ...
özgür CEYLAN





Alt 25-11-2008, 02:12 #48

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


""HaYaT_H€яş€yİyLe_GüZ€L""


Hava çok soğuktu.Rüzgar hoyratça masum yüzünü yalıyordu,elleri çatlamış pul pul olmuştu.
Yazın cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle dolan parkta şimdi yapayalnızdı.Rüzgarın etkisiyle salıncaklar ıslık çalıyor rahatsız edici bir ses oluşturuyorlardı.Pembe bir kaydırağın içinde tirtir titriyordu güçsüz bedeni.Çok küçüktü bu soğuğa,yalnızlığa,sevgisizliğe,açlığa ne kadar dayanabilirdi?Üzerinde yardımsever bir bayanın verdiği rengi soluk kırmızı bir t-shirt vardı.Altında ise bel lastiği gevşemiş penyeden bir eşofman vardı.Ayakları ise coşkun dalgaların ortasında kalmış bir denizci kadar çaresizdi.Ve onu sokağa atan insanların kalpleri kadar soğuktu minik ayakları.
Annesi olsaydı şimdi yanında,melek yüzlü annesi ve babası,gururlu,hayatın tüm darbelerine rağmen dimdik durmayı başaran güçlü babası.Onlar yanında olsalardı belki üşümezdi bu hayatta!Ama yoklar,ne melek yüzlü annesi nede güçlü babası,onlar sadece hayaller!Kışın ortasında ıssız bir parkta pembe bir kaydırağın içinde üşüyen bu nefesin çaresiz hayelleriydi onlar!
Daha sekiz yaşında öğrenmişti yalnız üşümeyi!Bir kez olsun bile göremediği annesini,babasını özlemeyi öğrenmişti.Annesinin okula giderken kendisine kahvaltı hazırladığını,babasının sırtını sıvazlayıp cebine harçlık koymasını hayal etmişti acılarla olgunlaştırdığı beyninde.
Annesini,babasını,sıcak bir yuvayı hayal ederken kazandığı şey hayal kırıklığı ve kaybettiği zamanı olmuştu.Kimbilir ne kadar üşüyecekti,hayal edecekti sokaklarda ve sonra üzülecekti hayal kırıklığı yaşayacaktı yine.Birisi onun ürkek ellerinden tutana kadar onu sokağa atan insanların soğukluğunu hissedecekti masum bedeninde,ve sevgiye muhtaç kalbinde.





Alt 25-11-2008, 02:14 #49

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Sana yâr diyorum yaram kanıyor...

Bitti sanmıştım, unuttum demiştim, ömrümün geri kalanını sensiz geçirebileceğim fikrine bile kendimi inandırmıştım!... En büyük yalan, insanın kendine söylediği yalanmış geç anladım. Kaleminden çıkan birkaç cümleyle gözlerimin karşılaşması, yüreğimin seni yeniden hissetmesi, beynimin içine kazınan kare kare resimlerin ve kalabalıklar arasında yaşadığım başıboş dalıp gitmelerim!...

Seninle yaşadığı bir günü, tüm geçmişine ve geleceğine denk tutan bir ruhu, mahşere kadar taşımak zor gelecek biliyor musun?...

Öyle ya bir yağmur da, bir göl kenarında, gözlerinden içtim yağmur ve gece kadar yoğun şarabı ben!... Gece senin derinliğindir ben de, yağmur benim yüreğimin sağanakları...

Aklıma düşmeye gör, en fırtınalı denizde yolunu kaybeden en acımasız dalga olur bakışlarım... Dalgalarımın kayalıklarla buluştuğu an çıkan sesleri duymanı hiç istemem! Canı çok acıyan bir deniz ağlıyor dersin eminim... Seni özledim, anlıyor musun, özledim!!!

Gördüğüm her kuşun kanadına gözlerimi koyuyorum, bulunduğun diyarlara gelirler de seni görürüm diye...

Sana " yar" diyorum, " yaralarım" kanıyor...

Sana "yara" diyorum, tüm sözlerimin öznesi oluyor
" yar' a"...

Yara giden yolda kocaman bir yaram var!!!

Ne diyeyim, yara yardansa akan kanım değil, onun için gözümü bile kırpmadan verebileceğim canımdır!!!...



S.Karaağaç





Alt 25-11-2008, 09:06 #50

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


en güzelinden yalnızlık ver bana...
içinde tamamen ben kalayım...
ve yalnızlığım bile olmasın...
benden uzak benden farklı kim varsa bensiz kalsın...
ben benim ile baş başa seni yaşayayım...
senmi kimsin?
beni hiç terk etmeyen...

RÜZGARIMIN SESİSİN ...




Emilov ve TheAhmet Bunu beğendi.

Alt 25-11-2008, 09:07 #51

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~




Neler mi istiyorum
Uyanınca her sabah?
Ne bahardan bir neşe,
Ne de yazdan bir çiçek
Siyah, siyah, çok siyah,
Kadife kadar siyah
Bir saçın buklesini
Bana kim getirecek?
Neler mi istiyorum
Gurbette akşamlardan?
Ne rüzgârdan bir buse,
Ne de bir pembe kelebek
Derin, derin, çok derin,
Ufuklar kadar derin
Bir çift gözün rengini
Bana kim getirecek?



Victor Hugo...




Emilov Bunu beğendi.

Alt 25-11-2008, 09:07 #52

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Tam da kara kışlara yakalanmışken, unutmuşken baharı.
Tam da örselenmişken yüreğim acılarla, örslerde dövülmüşken...
Umutlara darılmışken, unutmuşken umut etmeyi.
Karanlıkları yar, yanlızlıkları yoldaş edinmişken.
Kaptırmışken ruhumu serseri yağmurlara.
Tam kendimden vazgeçmişken...
Girmeyecektin dünyama,
Yalancı uykular sunmayacaktın ürkek uykularıma.
Hatırlatmayacaktın uykusuz gecelerde nasıl ağlandığını.
Aldanmışlığı çok gerilerde bırakmışken,
Döndürmeyecektin yolundan duygularımı.
Kıpırdatmayacaktın yüreğimin yalnız kuşlarını.
Açmayacaktın gönül pencerelerini sonuna dek...
Gözlerini sürmeyecektin gözlerime.
Sevdanın o en çıkmaz yollarına salmayacaktın düşlerimi.
Benimsemişken boşluğu,
Boşlukla bütünleşmişken yıllar yılı,
Onulmaz acılara kucak açmışken,
Direnmişken, yaşama,
Yeni gelen günle aydınlatmayacaktın sabahlarımı.
Ve bütün bunlardan sonra,
Acısına vurulduğum aşkı,
Bir tokat gibi çarparak suratıma,
İmkansızlığı zehir gibi akıtarak ruhuma,
Çürümeye terk edilmiş bir tekne,
Yuvası darmadağın olmuş bir kuş, çalınmış bir yıldız gibi
Bırakmayacaktın beni yolun tam ortasında.
Evet hayat devam ediyor...
Ben biraz daha eksik,
Biraz daha yorgun, biraz daha yenik,
Hayat devam ediyor.
Artık kapalı yüreğim, yeni acılara, yeni aldanışlara.
Umudun soğuk ikliminde defalarca yüzleştiğim geçmiş...
VE BUGÜN...
SEN UZAKLARDA, BEN BURADA...





Aziz EKİCİ





Alt 25-11-2008, 09:08 #53

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


""HaYaT_H€яş€yİyLe_GüZ€L""

Gecenin kokusu sinerken üzerime, beyin kıvrımlarında dansetmekte kelimeler.

Anlamsızlık yapışmışken ömrümün sayılı kalan zamanına, tüm ihtişamınla geldin sensiz kıyılarıma.
İmkansızlığını soyundukça sevdanı giydirdin üzerime.

Ben sana aktıkça sen doldun.. Sen benimle doldukça taştın.. Taştıkça sardın, sardıkça yaktın.

Ayazda iki yürek, yangınlar ortasında, küllerin içinde dans ederdi bir zamanlar... Hangi zamanlar..
Ne zaman..var mıydı öyle bir zaman;

Yoktu senden öncesi yaşanmışlıklardan arta kalan. Yaşanmamış ne varsa sana dair, akreple yelkovanın takılı kalmış ucunda...

'Sensizliğim.. Kalın bir örtü gibiydi yüreğimin üzerini örten..'

Seninle bu kadar doluyken, her yanım seninle çevriliyken ne yöne dönsem sana sobelenirken,
görünmez ellerin hala yüreğimi sıkarken.....

De bana sevgili, Yok sayabilir miyim seni?
De bana; Yok sayabilir miyim yaşanmış bir sevdanın küllerini eşelendiğimi?
Yok sayabilir miyim sana olan sevgimi?
Peki ya, yok sayabilir miyim sendeki yüreğimi?

Sen gitsen de benden, ben yine söküp getiririm seni yaşadığın şehrin kalbinden..
Ben bu kadar senken..
Sen bu kadar benken..
Bizken..
Yok say beni diyemezsin, isteyemezsin bunu benden...

Ama; gittin benden.. Gitmemi istedin senden.. Korktun belki de aşktan, hiç yaşamadığın bu tılsımlı duygudan..

Affet, yok sayamadım seni sevgili.. Ben seni yok sayamadım.. Zamanın durduğu bu noktada susuyorum. Kanayan ruhumun tüm kırılmışlığıyla, hiç yapmadığım bir şeyi yapıyorum..
Ve ilk kez yüreğine fısıldıyorum: Yok sayabilirsin artık beni

Yenilgiyi yakıştıramadım kendime, tıpkı gidişleri yakıştıramadığım gibi.. Ama bana çok yakıştığını düşünmüş ki hayat, iğneledi üstüme hayal kırıklığını ve terkedişleri..

Acaba bir gün...Bir gün hayat eğilip de öper mi beni de alnımdan...



sEMa şeNeR




Emilov Bunu beğendi.

Alt 25-11-2008, 09:09 #54

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Aşk Buzlu Bir Yanardağ

üşümek üşümek bir tanem
çocuksu gözlerinin alevinde
titreyip üşümek
ve kaçıp gitmek buralardan
buralar bana dar geliyor
sevdiğim

yüreğim sığmıyor göklerin altına
vurup gidiyorum
rüzgarın kanatlarında
belkısların diyarından ta kehkeşanlara
dolaşıyorum yeryüzünü
gökyüzü,melekleri,
yıldızları
ayda duruyor hala canlı ve dipdiri
aşkımızın izleri
buralar bana dar geliyor
birtanem
tutunamıyorum bu zalim dağlara,
ovalara, vadilere
taşıp gidiyorum okyanuslardan
üşüyorum
üşüyorum
alev alev kartipilerinde üşüyorum

dönüp bakıyorum yollara
virane evlerin silueti düşmüş
hatıralara
dönüp bakıyorum dumanı
göklere biriken yakılmış zamanlara

sen daha çocuksun bilmiyorsun
aşkın buzlu bir yanardağ olduğunu
kaldırımların sensizliği nasıl
haykırdığımı yüzüme
denizin korkunç dalgalarını
ve kıyıdaki insafsız
çarpıntılarını
ve durup durup çılgınca
yokluğuna nasıl ağladığını
istanbul,un
sen bilemiyorsun

üşümek üşümek bir tanem
çocuksu gözlerinin alevinde
titreyip üşümek

ve kacıp gitmek buralardan
buralar bana dar geliyor
sevdiğim
yüreğim sığmıyor
çırpınıp duruyor deryaların
uçsuz bucaksız ufuklarında

üşüyorum
zümrüt gözlerinin alev alev
yangınında
üşüyorum bir tanem
üşüyorum

Ferman Karaçam





Alt 25-11-2008, 09:09 #55

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


""HaYaT_H€яş€yİyLe_GüZ€L""

Görmediğimden değil,
Yanımda olsan yine özlerdim...
Ve bil ki! bu kadar sevmem senden değil,
Gitsen benden,
Ben gidişini bile severim.
Aramızda hep aynı fark,

Sen gitmeyi bilirsin...
Ben sevmeyi...

Kimseye soramıyorum seni.
Kirlenme diye hiç öpmedim ya
Belki başkasını seversin diye,
Hiç söylemedim sana sevdiğimi.
Bilmiyorsun, boğazımda düğümsün.
Yutkunsam gideceksin,
Yutkunmasam, ölürüm.

En mutlu anlarımda bir dert içimde,
Gülsem kahkaham sırıtır tebessümlerin içinde,
Anlatsam derdimi anlatamam ki...
Herkesin güldüğünü bilmek kolay ama,
Kimsenin ıslanmadı ki gözleri benim kadar.

Akşamın matem rengine büründüğü sattelerde,
Gökyüzündeki kandiller tek tek yanmaya başladığında,
İçimde sessiz bir çığlık,
Özlemeyi özledim, özlemeye değer ne kaldıysa...
Boşluğunu dolduramaz demiştim giderken,
Gelme...

Sana bol gelecek artık bu aşk.
Düşün ki esmeye hakkı olmayan bir bahar meltemiydi bizimki.
Yüreğimize sadece eli değdi,
Değdi ve geçti...
Sen benim kalbimi parçalardında,
Yinede ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını.
Sırf ayaklarına batmasın die...

Bir sönüşe sığmadım sönmedim.
Bir gidişe sığmadım gitmedim.
Öyle korkunçtu ki sesi sessizliğin,
Bir haykırışa sığmadım.
Sustum...
Gelmeni bekledim, gönlümün boş koridorlarında
Gelmedin...

Sen gitmeyi bilirsin...
Ben sevmeyi...

Umutlarımın boynu bükük şimdi.
Gelme...
Alıştım yokluğuna.
Gittin...
Ben ardından sadece baktım.
Oysa söyleyecek o kadar şeyim vardı ki!
Gidersen iyiye dair ne varsa içimde,
Yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş,
Ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi,
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim.

Diyecektim sana,
Konuşamadım.
Yüreğim ıslaktır benim, kuytularda ağlamaktan.
Ve hafif uçuktur rengi,
Kurusun diye kaç kez, güneşe asılmaktan her kıtada.

Gün penceremde gecenin siyahını eritirken,
Ben uyumamış gözlerimle sensizliğimi biriktiriyorum.
Kaç sitem,
Kaç boşvermişlik indiriyorum yüreğime.
Öyle çok konuşacaktım ki..
Anla o kadar sustum işte...
Geldiğin gün ancak o zaman anlayacaksın,
Beklendiğini,
Ve ancak o zaman anlayacaksın geciktiğini...

Uzağında kaldım herşeyin,
Senin sevginin uzağında.
Direnemedim sensizliğe,
Kahırla isyanla geçti her günüm.
Alıkoydu herşeyimi sensizlik nöbetleri.
Bakma öyle birşey olmamış gibi,
Sen gittin.. Ben bittim...

Sen gitmeyi bilirsin...
Ben sevmeyi...



ceYHun yıLMaz





Alt 25-11-2008, 09:10 #56

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


""HaYaT_H€яş€yİyLe_GüZ€L""

hasretti zor oLan yaLnızLık değiL..
haykıramamaktı içindekiLeri cesaretsizLikti..
neden söyLeyemedim ki sana bunLarı neden?
$imdi toprakLa mezar ta$ına bakıp sesLensem sana duyar mısın?
anLarmısın beni,dokunurmusun yüreğime, severmisin?

her gördüğünde kaLbim deLice çarpardı, bi güLü$ünü yakaLamak için saniyeLeri sayar,
geceLerce o güLü$Le giderirdim yaLnızLığı..
ama vardın hep vardın benLe oLmasanda nefes aLdığını biLmek vardı,
bir gün benLe oLacağını ummak vardı..
ne güLü$ün kaLdı geride ne bakı$ın..
dönüLmez bir yoLa girip uzandın sonsuzLuğa..
öLüme kar$ı çıkamam ama yüreğim kanıyor..
özLüyorum gözLerini, güLü$ünü, seni..
öLüm hiç sokuLmamı$tı bu kadar yanıma en incinir yerimden en güçsüz anımda geLdi dayanamıyorum sensizLiğe..

sana dair rüyaLarımı topLayıp biriktireceğim yüreğimin bi kö$esinde..
unutmayacağım seni hep özeLdin öyLesin de..

içim kanıyor, yüreğim kanıyor, a$kım ağLıyor..
gittin sonsuz bir yoLcuLağa son kez ve de iLk kez tutmak isterdim eLLerini..
özLüyorum seni deLicesine, çıkarsızca, tüm yüreğimLe..

papatyaLar getirdim sana, hadi güLerek uyu sonsuzLuğunda..







BİR İNSAN NASIL DELİ OLUR ANLADIM, AMACIM ANLATMAK BUNU İNSANLARA..
SANA ACIYAN GÖZLERLE BAKAN İNSANLARA..
HER BİTİ$ BİR BAŞLANGIÇ BELKİ AMA HER GİDİ$ BİR DÖNÜ$ HİÇ OLMADI..
DEMİNDEYİM MAZİNİN.. İHTİYACIM VAR BENİ ANLAYAN DOSTLARA..
İHTİYACIM VAR BENİ BU HALİMLE KABULLENEN İNSANLARA..
:üğğ :üğğ




Emilov Bunu beğendi.

Alt 26-11-2008, 01:47 #57

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Yine ayrılık düştü mısralarıma
Şiirlerimin vazgeçilmezi olan hüzün vazgeçmedi benden bir kez daha!

Yine ayrılık vurdu tüm gemilerimi uğurladığım limanıma!Her şeyden vazgeçmiş,


Her şeyi, herkesi hayatından
Gözünü bile kırpmadan, Arkasına bile bakmadan uğurlayan ben,
Yine kaldım yalnızlığımla…

Mutlu musun?

Değilsen bile ne fark eder nasılsa olursun!

Beni düşünme!
Mutluluk dileklerini ise başka sevdalara sakla!
Onlara ihtiyacım olmaz benim, hiç tasalanma!

Bu ilk ayrılığım değil!
İlk üzüntüm ya da ilk yıkılışım!
İlk olmadın ama son olursun sanmıştım!

Ben istemedim hayatıma girmeni!
Hayatımdan çıkmanı istemediğim gibi!

Kendi kendine girdin yaşantıma,
Hayatımın merkezine oturdun!
Sonrada olmadı diyerek birden bire kayboldun!

Beni kendi canından vazgeçebilecek kadar seven bi sevgilim vardı benim!
Benden vazgeçti evet ama canından vazgeçebileni görmedim!
Göremedim!

Sahte mutluluk dilekleri bana göre değil!
Mutluluk oyunlarının bana göre olmadığı gibi!

Mutsuzum!

Bunu hiç inkâr etmedim!

Huzursuzum!

Bunu da kimseye belli etmedim!

Gururluyum!

Ama bunu sana hiç göstermedim!


Hoşça kal güvensizliğim!

"Son" olacağını sanarken "sonum" oldun benim!!!


Alıntı.





Alt 26-11-2008, 01:48 #58

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Acı neydi
Hep sorarım kendime
Acı annenin bababının zamanı geldiğinde ölüp gittikten sonra arkasında ağlanmasımıydı
Acı dostun arkadaşının seni sırtından vuruşumuydu..
Yoksa acı yoksuluk fakirlikmiydi..
Acı bunların hiç birisi değildi..
Evet anne baba eşi bulunmaz varlıklar ve değerlerdi anne baba en büyük servetti ama ölüm allahın taktiriydi
zamanı geleçek hepimiz öleceğiz akıp gideceği hayattın içinde.kimi acısıyla kimi sevinçlerini yarıda bırakarak kimis ise yapamadıklarının üzüntüsüyle çekip gidecek bu hayattan
Evet dostun seni kahbece sırtından vurmasıda çok acı bir olay ama onuda unuttursun zamanı gelince
Yoksulluk fakirlik zor bir durum bir lokma ekmeğe muhtac olmak. hele birde evliysen çoluk çocuk sahibiysen gerçekten çok bir zor durum heleki çocuğunun istediği şeyi alamamak ona boynu bükük kalmak ağlanacak bir olay ama içinde bir ümit var yinede yarın öbür gün yada öbür hafta hep içinde zengin olmaya hayali var çünkü zamanın ne getireceğini bilemesin..
Bence acı yani en büyük acı delice sevdiğin ve uğruna ölümü bile göze alaçağın insanla olamamaktı.
Ve onunla hayattın güzeliğini paylaşammaktı el ele tutuşamamaktı göz göze bakamamaktı dünyadaki bütün güzel sözleri kulağına fısıldıyamamaktı öpememekti al yanağında ve dalından bir çiçek koparıp vermemekti o narin ellerine
Heleki onu başkasıyla görmekse ölümden beterdi.
Başka eller değerken onun elline başka gözler bakarken onun gözlerine .
Ölmemek içten değildi
Evet acı buydu aslında sevgilinin yanında olamamktı alıp saramamaktı kolarınla.ve artık anlıyor insan bu ellerinin bu gözlerinin ve ayaklarının boş olduğunu anlıyor
Kendini insan bir hiç sayıyor bu dünyada bir sararmış yaprak gibi ..çürümeye yüz tutulmuş eski bir ayakabı misali yada karalanmış bir köşeye atılmış bir kağıt gibi his ediyor insan kendini
Alıp başını gitmek istiyor hiç bilemdiğin şehre doğru
Unutmak için ama bırakıp gitmekte bir care olmadığını anlıyorsun .çünkü unutamıyorsun nereye gitsende… ve sen onu unutmak için sevmedinki .zaten unutsan bunun adı sevgi olmazdı
Çünkü yüreğinde o gözlerinde değilki
Çünkü o bedeninde teninde değilki
O senin ellerinde değilki söküp atasın
O senin yaşam kaynağı olan kalbinin en temiz köşesinde
Artık onu unutamıyacağını anlıyorsun
Ve bu hayat böyle devam edecek içinde acı üzüntü dert keder kalacak sadece mutlu olan
Seven ruh olacak…





Alt 26-11-2008, 01:49 #59

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


GİTME

Bir eylül yangınıydı yüreğimizdeki
Bir dokunsalar yaremize benzimiz sararacak
Bitmeyen hasret damlalarıydı gözlerimizdeki
Sarı yapraklı nehirlere karışacak.

Ani bir rüzgar eseniydi ayrılık
Bakışlarımızda güz çiçeği sevinçleri saklarken
Vuslat kokulu nefeslerimizle ılık
Soğuk karanlıklarda ellerimizi yoklarken.

Ya şimdi gitmeliydin buralardan
Ya da sonsuza dek yanımda kalmalıydın
Kaçırmadan saçlarını ayrılık rüzgarlarından
Ezelden ecele hep yanımda olmalıydın.

akşam geçkini düşer buralara yağmur
Ve yanlızlık daha bir çelilmez olur
Umutlarım ıslak yapraklar arasında kaybolur
Sabahları buğulu guneş yüzüme gülmez olur.

Gitme yağmurlar seni bekler
Islak saçlarında aşkı tatmak için
Gitme yanlız ellerim soğuk akşamlara titrer
Sıcacık ellerini yüreğime katmak için.





Alt 26-11-2008, 01:50 #60

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


Neden bilmiyorum...gözlerim gözlerine yalan söyleyemiyor...
Benim için çok önemlisin...
Tahmin ettiğinden de çok...
Öyle çok ki korkuyorum...

Bir daha yaşam amacım olmayacağına...
Bir köşeye atılıp, fırlatılacağıma...
Karşılık bile değil...saygı bulamayacağıma...
Herşey birkaç kelimede gizli...
Ve onlar senin...
Sadece...
Senin...
Benim olansa ...

Senle geçirdiğim zamanlaSeni dinlediğim ...anlar...
Hayata inanışımın...insan olduğumuzu....
Anladığım anlar...
Sen çok şey kanıtladın bana....
Mesela yaşadığımı...
Saçların, gözlerin, ellerin aslında...
Ne kadarda güzel olduklarını...
Doğru insandayken...
Çok şey öğrettin bana...
Mesela yaşamayı...
Amaçları gösterdin...
Zordu ama sendin...onlar...
Sadece...
Sendin...
Bana korku nedir...öğrettin...
Kaybetmenin acısının ne büyük olacağını...
Çaresizliği...
Hiçbir şey yapamamayı...
Ağlamayı...çaresizce...
Bağlı olmayı...bağlanmayı...
Yitirince güvensiz kalmayı...
Her insanın sevgiye layık olmadığını...
Acıya karşı en korunmasız olduğum zamanın...
Sevdiğim zaman olduğunu...

En çaresiz olduğum zamanın ise...
Seni yitirdiğim zamanın olacağını...........






Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:35 .