YeşiL ßursam
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 28-11-2008, 21:00 #1

EwReeem

Acemi Üye

YeşiL ßursam



Osmanlı seninle burda var oldu
Türklüğün hamuru burada yoğruldu
Nice saltanatlar sende kuruldu
Tarihin sembolu sevgili bursam

Emir sultanımız var yücedir bizim
Hanlarımız var hepsi dizim dizim
Seni anlatmaya yetmiyor sözüm
Seviyorum seni sevgili bursam

Nice canlar yaşadı bu güzel ilde
Türkü oldun yaşadın her gönülde
Bir yeşil bir beyaz oldun dilimde
Seviyorum seni sevgili bursam

Dumanlı dağların karı ayazı
Güzel vatanın yeşil beyazı
Taze gelin gibi yapıyor nazı
Gönüllerin sultanı sevgili bursam

Altıparmak çekirge popiler yerin
Sefasını sürmeli uludağda karın
Çok güzel olur baharın yazın
Seviyorum seni sevgili bursam

Çınarların var yadiğar atadan bize
Yeşilini anlatmak gelmiyor söze
İnsan ömründe seni bir kez geze
Seviyorum seni sevgili bursam




Görüntüleme:353, Cevaplar:9

İlginizi Çekebilir >
Alt 28-11-2008, 21:01 #2

EwReeem

Acemi Üye

devam ediyorum yorumlarınızı bekliyorum





Alt 28-11-2008, 21:03 #3

EwReeem

Acemi Üye

bURSA
içinde aşkların ve sevdaların tüttüğü
al şal üzerinde seyreylediğim şehir...
senki yalnızlıklar üzerine
salınan bir kütüksün
yalnızlık bayramında ağlayan bir kulsun
sahipsiz bir şehri bülbülsün
unutulmuş bir mendil gibi
bir dalda sürgünsün
ah ki sen
benim içimde ulaşamadığım sevda üzerine
ellerimden kayan bir gülsün
bir gülsün





Alt 28-11-2008, 21:04 #4

EwReeem

Acemi Üye

bURAM bURAM HER SATIRI bURSAMIN
Şu Bursanın ova'sı
Dört mevsimdir hava'sı
Yazın bile güzeldir
Meşhurdur Uludağ'sı

Ufak tefek taşları
Gururludur kızları
Hatır sayar dostları
Erenler şehri Bursa

Osmanlıdır erkeği
Bükülmez hiç bileği
Tertemizdir yüreği
Yiğitler şehri Bursa

Emir sultan Yıldırım
Dua ile at adım
Çok şey vardır saymadım
Erenler şehri Bursa

Heykel kapalı çarşı
Tophane ona karşı
Eğilmez diktir başı
Osmanlı şehri Bursa

Ulu Cami maksemi
Tarih kokar her yeri
Şanlı Tarihten beri
Şehitler şehri Bursa






Alt 28-11-2008, 21:11 #5

yalan_dunya

FENERBAHÇE

Yarım kaldım
Dudağında tebessüm eksik olduğundan beri
Veda busesine alışkın değilim
Dokunmasın dudağın yanaklarıma
Durma istersen daha
Takılan saçlarını çek umutlarımdan
Dağıt gönül odalarımı
Tüm aynaları kır
Kır da
GİT

Depremler geçirdim
Fırtınalarla savruldu gençliğim
Gölgeler takıldı peşime
Titriyor ellerim
Yüreğim titriyor gene
Hadi
Bakma dönüp ardına
Düşünme geride kalanı
Karanlık kuytuları yar
Yar da
GİT

Dalıdan koptun sen
Yönünü rüzgar tayin edecek elbet
Pusulalarından çıkartmışsın beni
Meçhul bir yönüm artık
Nerde olduğu bilinmeyen
Yolların uğramadığı
Hadi
Yırt resimlerimi
Yak, yık
Talan et ömrümün şehrini
Akıt tüm zehirleri içime
Cellatlar ruhuna pazarla
Zemherilere sar beni
Sar da
GİT

Yanlışlara saplan
Ağlat bütün anaları
İşkenceleri bırak bana
Zulümler yağdır üzerime
Belki peşinden gelirim diye
Boş bırakma
Kelepçeler tak
Pırangalar vur
Vur da
GİT

Yüreğimde bir volkan olacak yokluğun
Unutmamın mümkün olmayacağını biliyorsun
Ben kanarım
Ben yanarım
Sen aldırma
Savur kendini
Yaşanmışlığın üzerinden
Dağları yükle sırtıma
Ülkem kadar büyük sevdanla
Başbaşa bırak beni
Dondur bütün zamanları
Kır kalemimi
Daya namluyu şakağıma
Zindanlara mahkum etme
Yaşatma gurbetleri
Cehennemlere atma dünyada
Çek tüm tetikleri
Düşsün bütün horozlar
vur
vur
vur da
GİT...





Alt 28-11-2008, 21:27 #6

fatihahmet027

Foruma Alışıyor


gzl





Alt 29-11-2008, 10:01 #7

£vin

<<AH YALAN DÜNYAA>>


Alışkanlık
Gitgide alışıyorum sana….
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz…
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin…
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun…
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan…
Alışkanlıklar daima korkutur beni…
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim…
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır…
Fakat şimdi sana alışıyorum…
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum…
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum…
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum…
Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin… Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı…
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni…
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim…
“Bana alış” demeyeceğim… Nasıl olsa alışacaksın bir gün…
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir “ben” yaratacaksın benden!
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum…
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor…
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde…
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan…
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni…
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden…
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor…
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri…
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum…
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık…
Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz….
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum…
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde…
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim…
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez…
Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil…
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız…
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle…
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık…
Ümit Yaşar OĞUZCAN





Alt 29-11-2008, 10:01 #8

£vin

<<AH YALAN DÜNYAA>>


GüLüşünü özLedim, üşüyorum..
YeşiL ßursam


Ben senin yüreğini gördüm
Sen istediğin kadar sus şimdi
Yüreğini gördüm diyorum sana..
Yürek ki ;
Uğruna savaş verdiğim her şeyi
bir gecede ateşe vermeme sebep olan bir yürek
sahip olduğum her şeyi yıkıp geçmeme
bir gülüşün için herkesi ağlatmama sebep olan
bir yürek
Alevlerin arasında gözyaşlarımın beni
bu denli üşütebileceğini ise kestiremedim
hayatımın hatasıydı belki,
biliyorum
dokunmaya kalkmamalıydım
ve sen
bu denli susup kaçmamalıydın

Gülüşünü özledim
Üşüyorum!





Alt 29-11-2008, 10:02 #9

£vin

<<AH YALAN DÜNYAA>>


Bugün Cumartesi...


YeşiL ßursam



hey, bugün cumartesi;
orda mısın?
ağlıyor musun?
yoksa gülüyor musun…

hey, bugün cumartesi;
yolda mısın?
yoksa çiçekçide mi…

hey, bugün cumartesi;
uyamadın mı gece boyu?
canını mı acıttı düşlerin…

hey, bugün cumartesi;
yağmuru mu getireceksin?
yoksa ellerini mi…

hey, bugün cumartesi;
kahvaltı mı yapıyorsun?
gözlerini mi yiyorsun zeytin yerine,
kara gözlerini…

hey, bugün cumartesi;
ekmek kızartıver kahvaltıya,
nar gibi kızarsın yüzü
ve ikiye böl...
farzet ki; bir yarısı benim,
diğer yarısı arkadaşlarımın...
buharında ısıt, üşümüş yüreğini...

hey, bugün cumartesi;
yer döşeği yap, evinin bir köşesine,
bağdaş kur,
o çok sevdiğim romanı oku...
çayını yudumla,
ellerini gözlerine sür,
sonra yüreğine koy,
ısın... ve gülümse…





Alt 29-11-2008, 10:03 #10

£vin

<<AH YALAN DÜNYAA>>


Bizim Trenimiz Belli..
Bizim trenimiz belli


YeşiL ßursam
YeşiL ßursam

Bizim trenimiz belli
Bir sabah uyandığımda yine düştü dilime
Sabahtan uğradım ben bir güzele
Figan dolmuş gözleri dilindeki sözlere
Nere gidem gönül senin elinden
Her nereye gitsem gül ister benden

Bizim trenimiz belli
Seherde ağlayan bülbül
Sen ağlama ben ağlayım
Kara tren yol alıyor cürekten
Dinleyenler ağlamaz mı yürekten
Ahu zar eyledim gamsız felekten


Bizim trenimiz belli
Tutam yar elinden tutam
Bu sevdaya ben nasıl dayanam
Ayrılık hasretlik kar etti cana
Dinledikçe ağlarım yana yana

Bizim trenimiz belli
Seyyah oldum şu alemi dolaştım
Ardahan’dan Kars’a kadar saz çaldım
Sarardım ben sarardım
Çok sözüm var türkülerde aradım

Bizim trenimiz belli
Açma zülüflerin yar yar ellere karşı
Bulamadım özümü dolaştım çarşı pazarı
Ne feryat edersin divane gönül
Senin bu feryadın ummana kaldı





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:26 .