Günün Şiiri..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 28-07-2013, 20:28 #2001

Gölge.

Bizden Biri


Hepsinin gelmesini bekleme
Bir kişi gelmeyecek.

Sen alışmayasın diye
Korkmayasın diye
Düşünesin diye.

Kendine yetmen için
Herkesin kendinden kaçacağı yerlerde
Sen kaçmayasın diye.

Gelenler gitmeyecekmiş gibi
Doğumlarda ölümlerde
Duyasın diye.

Bildiğini bildirmek için
Bilmemeyi öğrenmelisin
Tam kalasın diye.

Hepsinin gelmesini bekleme
Sen var olasın diye
Bir kişi gelmeyecek
Sen bir olasın diye.

Özdemir Asaf





Alt 20-08-2013, 03:20 #2002

Eflâ

Forum Heveslisi


SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE


IV
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'in
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın sen bellisin.
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgelendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgân'da
Kandilli'nin kurşunî şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yâr vardır
Yoktan da vardan da öte bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır

Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

Sevgili
En sevgili
Ey sevgili





Sezai KARAKOÇ





Alt 26-08-2013, 14:44 #2003

Günce

your time is limited.


Adını anmıyorum artık ,
Çıkardım bütün harflerini alfabemden.
Yok olmaya başladı bile yavaş yavaş gözlerin.
Şimdi sorsalar en çok kimi sevdin diye ,
Biraz düşünür ondan sonra söylerim adını/anmıyorum artık.

Resimlerini yaktım birazda tütün serptim üzerine,
Sigarayı bıraktım...
Numaran kendiliğinden silinmiş rehberimden ,
Ezberimden silmeye çalışıyorum
Son iki rakamı unuttum sayılır ,
Şimdi sorsa seni bana o kim diye.
Biraz düşünür ondan sonra söylerim adını/anmıyorum artık...

İnsanlarda yardım ediyor seni unutmama,
Çiçekçiler yüzüme bakmıyor artık ,
Dilenciler Allah sevdiğine kavuştursun sözünden vaz geçti.
Annem mürüvet kelimesini unutalı çok oldu zaten

Toplu taşıtlarda tekli koltuklarda oturuyorum artık.
Hep bir kadeh duruyor evdeki masamda
Yemekler tek kişilik , çay tek bir bardakta.
Film izlerken boş kalmasın diye koltuktaki yerin
uzanıyorum boylu boyunca .

Allahta unutmamı istiyor sanırım seni,
Kanser diye bir ilaç yüklemiş bedenime.
Herşey bitecek diyor doktorlar,
Bir kaç aylık ömrün kalmış bende.
Bir kaç ay sonra unuturum bende...




Serkan Kahraman




A?k'Lâ Mecnun Bunu beğendi.

Alt 27-08-2013, 23:12 #2004

Owl

...


Günün Şiiri..


EY SÖZDE PROFESÖR!..

Ey sözde profesör ! Ey fitnenin çomağı !
Ey postal yalakası, Ergenekon yamağı.
Ey ! Kur’ân’ı, nefsine âlet eden maskara,
Ekranda oynaşmanın, karşılığı kaç para ?..

Dinle ey sözde hoca ! Tapıyorsun kendine,
Azgın seller gibisin, sığmıyorsun bendine.
Şuûraltı çöplüğün, cinsel putlarla dolu;
Şehvetlerle süslüdür, bil ki cehennem yolu.

Ey ! İlim ahlâkının, müzminleşen yarası,
İlâhiyat mensûbu zümrenin yüz karası.
Ey ! Ulusal yardakçı, ihânet şampiyonu,
Siyonist eşkiyanın, Ortadoğu piyonu.

Ey ! Reenkarne olmuş, medya maymunu kişi;
Zâtınızın dünyaya, bu kaçıncı gelişi ?
Ey müslüman düşmanı ! Ey câmi köstebeği !
Secdesiz güruhların, baş tâcı, gözbebeği.

Ey şeref sahtekârı ! Şarlatanlık ustası;
Tıbbın gözünden kaçan, klinik ruh hastası.
Ey ! Tepeden tırnağa, kibir kuşanan yobaz,
Yosmalara kur yapan, kaşarlanmış hokkabaz.

Ey tescilli psikopat ! Ey şan, şöhret delisi !
Ey iblisin kuklası ! Çirkefin şeddelisi.
Ey ! Lânetli şeytanın, sağdan yanaşan türü,
Ne yazık ki; peşinden, gelenler var birsürü.

Her nefsâni fetvâna, bayılıyor “çağdaş”lar;
Bilirsin ya toplumda, çürüme böyle başlar.
Cinneti; “ahlâk” diye, satıyorsun pazarda,
Ahlâkı öğrenmezsen, öğretirler mezarda…

Dinle ey profesör ! Gitmese de hoşuna,
Haddini bilmiyorsan, bildiklerin boşuna.
İrfandır.. İnsanları, yücelten ortak payda;
Ârif olmayan kişi, âlim olsa ne fayda ?

Sûret-i Hak maskesi, bil ki seni aklamaz,
İslâm’a iftirâyı, toprak bile paklamaz.
Sen ki; insanlık için, vebâdan da betersin;
Şöyle Nasuh cinsinden, bir tövbeye ne dersin?


Cengiz Numanoğlu




Çoban Y?ld?z? Bunu beğendi.

Alt 31-08-2013, 17:20 #2005

Vera.

nevbahar

Aradan bunca yıl geçtikten sonra
Çıkıp bir yerlerden gelsen ne olur.
Sen de biliyorsun ki artık;
Ne sen o eski sensin
Ne ben o eski ben...
Aynen o şarkının sözleri gibi;
Biz miydik yoksa, zaman mı değişen!...

(B.Gökçe)





Alt 02-09-2013, 19:43 #2006

Dгєαмs `

Deneyimli


Bir kadını ortadan ikiye böl.
Yarısı annedir,
Yarısı çocuk,
Yarısı sevgili.
Yarısı aşk.
Duyanlar bunu bilmez,
Görenler anlamaz bunu!
Yarısı rivayettir,
Yarısı gece.

Cemal Süreya





Alt 05-09-2013, 13:22 #2007

Kulûbu'd-Dâria

Forumun Tiryakisi




Sana şiirler yazayım ister misin, içerisinde benzetmeler olan…
Umuda dair çoğaltılmış hisler ile besleyip.
Etrafını gökyüzü ve denizler ile süslediğim.
İçine de seni gizlediğim.

Sana şiirler yazayım ister misin?
Yağmurdan sonra gelen gökkuşağı renginde.
Yağmurdan sonra ki toprak kokusun da.
Sen tadında, sen kıvamında.

Sana şiirler yazayım ister misin?
Küçük bir kulübe içerisinde. Yamaçlarında orman olan
Sen olan,umud olan,sukut olan,sade olan…

Sana şiirler yazayım ister misin?
Okuyunca gözlerimi görebileceğin
Bu şiirin devamı olan
Sen olan
İster misin?

Mehmet Deveci





Alt 06-09-2013, 00:26 #2008

Çoban Yıldızı

Aktif Üye


Sevgili Kızım;
Sana elveda demiyorum.
Bilakis görüşmek üzere.





Alt 16-09-2013, 04:25 #2009

♂kyanus

...


+ YouTube Video
ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.



Fukara Cümleyim (Üstadem)


Ben, zengin cümlelerin zekâtıyla geçinen
Bir fukara cümleyim ey sevilen.
Baş hecem sen, son hecem bir hayalin iç çekişleri…
Ümitsizlik boynumu büktüğünde, kalbime en yakın olur başım.
Kalbimdekiler gözlerime yansıdığında görmen gerek
Bir hüznün nasıl yürekten yaktığını.
Sen, Güneş uyuyunca en sevgili niyazsın…
Patikalar boyunca, yüreğim seni yazsın.
Nemli gözlerle, gözlerinin güneşine baktığımda
Gökkuşağının yedi rengi siner her zerrene.
Sen, gözlerini her kırptığında
Dünyanın en efsunkâr gösterisini izler dururum.
Her bakışın bir güzellik senfonisi…
Bir nota miktarınca sığsam gözbebeklerine.
Sesinde lalelerin hüsnünü bulurum…
Sen her konuştuğunda bir gönül orkestrasını
Pür dikkat dinler dururum.
Ballar balını bulmuşum, varsın her şey bitsin, tükensin…
Zemheri yüreğime inşirah veren sensin!
Ey sevilen…
Senin için kalem tutunca ellerim,
Birden atağa geçen yüzlerce kelimenin birbirine sıkışıp
Kapı eşiğinde kalmasına şahit olurum.
Halbuki sadece bir tanesi sıyrılsa
Ve sadece bir tanesinin elinden tutup çeksen
Tespih taneleri gibi dizili verecek bütün cümleler.
Her dizilen cümlenin baş hecesi yine sen,
Son hecesi, bir ‘Ah’ miktarınca uzayan iç çekişlerim olacak!
Hasret, hıçkırıklara boğulmuş bir sükût ve yanmaksa madem,
Kasvet şehrinden en kutlu fasıllara çeker beni üstadem.
Ey yar, sen kalbime ne yazıl, ne de nakış nakış işlen;
Çünkü, yazılan silinebilir, işlenen sökülebilir.
Ya aşk’ın közünde pişir kendini, gel vurul kalbime
Ya da aşk bıçağıyla oy yüreğime kendini..!


Kadim Dolunay










Alt 17-09-2013, 00:42 #2010

♂kyanus

...


+ YouTube Video
ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.



Bismi-nûr…
‘Yasin’ serinliğiyle,
Bir avuç toprağı katran gözlere üfüren gecenin mukaddes meltemine;
Nur-ul Envâr’ı basıp bağrına, siyahı üzerine çeken karanlık geceye;
Mübarek bir yatağın, ölüm kokan yanında nefes alan aşk’a, Es-selam!
Melekler toplarken arşın yıldızlarını,
Gecenin yüreğine düşer aşk, bir sırrın metanetiyle…
Fasl-ı gül serinliği gelir mavera’dan bâdiye’ye;
Buseler bırakırken Nebi’nin ayaklarına…
Hicran örtüsünü giyinir Kâ’be;
Hüzün, Makam-ı İbrahim’den sonsuzluk ötesine bakarken…
Mühürlenmiş kalpler dehlizini ağıyla kapatır örümcekler,
Bir ağ öteye geçemeyen âmâ yüreklerin ayaklarına takılır düşer irade…
Sevr’in sinesinde atarken kâinatın kalbi,
Güvercinlerin kanatları arasında okunur kutlu risale…
Özlemi uyandırılır, çığlıklar koparır bir lehfan, topuklar ardında…
Aşk’ın zehriyle süzülünce Ebu Bekir’in yanaklarından acı,
Öper Nebi’yi yılan damla damla,
Delikten bakan mahcup gözleriyle…
“Elif, Lam, Ra…”
Esince kâinat nefesi bağrına Yesrib’in,
Okur melekler en mukaddes aşk’ı kulağına Medine’nin…
Birbirini kucaklarken İslam’ın çocukları, çekilir hüzün sevincin heybetiyle…
Aşk tepelerinden dolunay doğar beşeriyetin şeb yüzüne…
Takvimler sıfırı çekerken, dirilir toprağın ölü gülleri..
…
Ruhumun minberinde Muhacir yürekli, ensar gönüllü bir aşk/ın derinliğindeyim..
Mekke karanlığından, Medine aydınlığına hicret eder ruhum,
Bir örümcek hassasiyetiyle işlenmiş duyguların serinliğindeyim..


Kadim Dolunay






Alt 19-09-2013, 03:53 #2011

♂kyanus

...


Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz
Kış gecesi amcamızdır bahar yakından kardeşimiz
Alır başımı Erzincan’a giderim seni düşünmek için
Dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor
Kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için

Bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur
Ne var ki ıslanır gider coskunluğum durmadan

Dağ biraz daha benden deniz her zaman senden
Hiçbir dileğimiz yok şimdilik tarihten coğrafyadan

Kimselere benzemesin isterim seni övdüğüm
Seni övdüğüm zaman
Güzel bir çingene yalnız başına dolaşmalı kırlarda
Seni övdüğüm zaman

Turgut Uyar





Alt 27-09-2013, 13:24 #2012

Kulûbu'd-Dâria

Forumun Tiryakisi



Benim annem benim kadar güzel şiir okuyamaz!
Gökkuşağının yedi rengini de sayamaz bir solukta
Benim kadar ezberinde ayeti de yoktur, hadisi de
Manzaraya da bakmaz, kafasını çıkarıp da pencereden
Ama
Benden daha güzel
ve daha çabuk ağlar
Bir de daha çok
Korkar günahtan

Mehmet Deveci





Alt 03-10-2013, 01:55 #2013

'ѕαяƒ-ι ηαzαя'

Bizden Biri


~
Düşerim
Bazan oturduğum yerde
Kendikendime dalıp giderim,
Bulanık geçmişimle.
Genişleyen halkalar çizerim,
Bir düşün uyanık imgesine.


Gölünüze taş düşerim.


Sizse hep konuşursunuz
Sığınıp kof sözlere,
Kaçarak kendinizden
Uğuldayan hüznünüzle.
Telâşla geceyi bulursunuz.

Gözünüze yaş düşerim.


|Metin Altıok





Alt 07-10-2013, 00:26 #2014

'ѕαяƒ-ι ηαzαя'

Bizden Biri


~
Günaydın Sevgilim

Islak elin, içime batan kirpiklerin
Ve çoğalan saçların dokundukça,
Aşkın yeşil yaprağı mı hissettiğim?

Likenlere mi yazmıştır
Senin için ilk şiiri
Benden önce rüzgâr?

Nereye giderim evrende
Yarın yönsüz, kör bir kuş gibi
Bulamazsam seni?

Gökyüzünde bulutlar
Şarkı söyleyerek mi geçer?

Kardan adamın
Kardan mı yapılmıştır sözleri?

Neden hüzünlüdür sokakta
Senle uyurken yağan yağmur?

Kimin eli düşürür
Gözyaşıyla dolu küçük üzümleri?

Güneş ne söyler şubatta solan çiçeğe?

Bir martı öldüğünde
Neden kaskatıdır deniz?

Neler yazar sabah ayazı
Sisin ellerine?

Ve söyle lütfen bana
Nerede uyur ay ışığı?


Kadir Aydemir





Alt 18-10-2013, 20:31 #2015

♂kyanus

...


İçimdeki boşluk seninle damla damla dolarken,
Gözlerim yıldızların seyrine daldı, baktı öyle, Gülefşan…

Bir hüznün son çırpınışlarını hissettim sevince dönüşürken.
Bakışlarının ahusuna tutundum senli hülyalara düşerken.
Aynı şehrin havasını içime çekerken
Nefesin doldu ciğerlerime ey Gülefşan…

Öp beni kalbimden,
Gülüşün düşsün siretini okuyup hatmeden yüreğime…
Gecenin karanlığına örülürken ruhum hüzünlerle,
Arşın perdesine işlenir gözlerinden dökülen inciler…
Zamanın avucuna bırakılır herbir şey,
Ben kendimi sana bıraksam, tutmaz mısın Gülefşan..?

Annemi ocak başında ekmek yaparken
Seyredişlerimde bulduğum huzuru duydum sesinde;
Ekmek kokusu gibi güven verdi varlığın…

Sevdanın başladığı yerde hasrete alışırken,
Külfetin sonuna düştüm..
Aşk’ın senli halini yaşamaya çalışırken,
Hasretin koruna düştüm Gülefşan…

Islanan yastığım şimdi kurumaya çekilir ümit güneşinde.
Seccadeleri yıkayalım birlikte, gözyaşı ırmağında yâr…
Hadi, tut ellerimden, dua dua yürüyelim ey Gülefşan…


Kadim Dolunay





Alt 20-10-2013, 03:11 #2016

♂kyanus

...


Her dokuduğum söze bin tokat düşer kitab-ı aruzda
Duygularımı derinlere iten, sevincimin azlığıydı
Kalemim savunmaya çekildi, düşüncelerim taarruzda
Mürekkebimi siyah yapan, sayfalarımın beyazlığıydı

Ayraç koydum her anıma, bir külfeti yaşamaya başladım
Besmele miktarınca inşirah duydum gecemin ayazında
Şu fakir ömrü, sonsuz hayatın zenginliğine bağışladım
Her ‘ah’ bir dua niyetiyle yükselir gönlümün avazında

Bir dağın sinesinde yankılansa vaveylam, yine az gelir
Yusuf kokan kuyulardan çıkardım yalnızlığımın demini
İçimde, müebbede mahkum özlemlere itiraz yükselir
Çatlar, ‘sessizlik’ isteyen emirle, arsızlığımın zemini

Heybeme nice hayaller sığdırdım, umutla döndüm ufkunda
Efsunlu cümlelerim yok benim; her harfin sonunda bir keder…
Çocuksu gülüşlerim kaldı, yorgun uçurtmaların ucunda
Makbere girince bedenim; ardımdan her satır bin ah eder

Kadim Dolunay





Alt 21-10-2013, 04:22 #2017

♂kyanus

...


Kalbimde gül, yüzümde gonca yetiştiren yâr,
Yüreğin aşina bakıyor, gözlerin ağyar…

Bugün, yokluğunun uçurumunu çiziyorum suretime,
Hece hece sensizliğe düşüyorum.
Bakışlarımdan okunuyor gidişinin salâsı,
Kefensiz gitmelere gömülüyorum.
Nedir bu sevgimizin payına düşen inkâr?
Yüreğin hüzün çığırıyor, gözlerin ikrar…

Bugün, bir şeyler var boğazıma düğümlenen,
Her düğüme bir ah sürüyorum.
Dalgalanıyor zaman zihnimin en köhne yerinde,
Bir anıdan bir anıya sürülüyorum.
Olmaz mı bu ayrılık kavuşmaya feda?
Yüreğin vuslat okuyor, gözlerin veda…

Bugün, sükût perdesinden seyrediyorum dünyayı,
Haykırış desenli yorganlarda üşüyorum.
Acının örtüsüne dikiyorum bakışlarımı,
İplik iplik sökülüyorum.
Ne zaman açılır ki bu geçit?
Yüreğin gel diyor, gözlerin git!…

Bugün, karanlık yine itiyor güneşi dağların ardına,
Kızıllığın kan renginde yüzüyorum.
Bir sen kalıyorsun aydınlıktan geriye,
Hüznün avuçlarına dökülüyorum.
Artık bu yorgun çelişkiden uyan!
Yüreğin dayan diyor, gözlerin yan…

Bugün, sürükleniyor vakitler yine yarına,
Bir ömrü, bir günden süzüyorum.
Bi dünya sessizlik boşalıyor ışıksız odama,
Boynumdan kalbe bükülüyorum.
Mecnun ellerimden tutarken, nerede Leyla?
Yüreğin sükût içinde, gözlerin vaveyla…

Kadim Dolunay




izmir-lee Bunu beğendi.

Alt 24-10-2013, 01:39 #2018

'ѕαяƒ-ι ηαzαя'

Bizden Biri


~
Y a s l a n . . . g ö ğ s ü m e . . .S e v d i ğ i m


Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir

Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir toprak gibidir

Sen ki bulut gibisin
Ay gibisin güneş gibisin bazan.
Usul usul inen
Yağmur tıpırtılarını
Dinler gibi
Dalıp gitmiştik
Sen konuşuyordun
İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun
Onlar ki konuklarımızdı
Adları Keremdi Yusuftu Kaystı
Hepsi de ezelden tanıdıktı dosttu.


Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım
Her gelişin bir taze haberdi unutmadım

Aşktı alıp verilen altın bir vakitti yaşadığımız
Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki
unutmadım




| Erdem Beyazit





Alt 24-10-2013, 13:14 #2019

_AKARSU_

Foruma Isınan Üye


Tek Kişiliktir Aşk

Anlamını yitirdiğinde sözler susup beklemeli doğru zamanı
gelmiyorsa zaman için acımamalı..
erkek ağlamaz derler ya kendi kendine söylemek sakın o yalanı
saklama sakın gözyaşını bağır çağır keşkelerin hayatın gerisinde kalmalı
umut etme boşuna bütün bunlar belkide vazgeç düşünmekten diyenlere yinede tebessümle gülümse
geçer diyecekler yine seni kimsenin anlamasını bekleme

yine al eline kağıt kalemi sanki o okuyacakmış gibi yaz herşeyi
özlemekten bıktıysan geçmişi yine kapat gözlerini
düşünme hayatında olanı biteni anı yaşa sev yine gülümseyerek etrafındaki herşeyi
izi kalır biliyorum her gidenin sende... sana kısmet olmayan ne varsa gidenlere sadece mutluluklar dile


Ekrem Şenel





Alt 30-10-2013, 14:28 #2020

-Blu'é

Bizden Biri


Sonra sen kendi yolunu çizdin
benim ilkokulda resmim zayıftı, pek bir şey çizemedim
bir işe girdim
beşiktaş’ta bir eve taşındım,
ve sigarayı bıraktım
bulaşık makinam var,
alttan iki dersim var,
bir kitap projem var,
ve sen yoksun.”
- Ah Muhsin Ünlü





izmir-lee Bunu beğendi.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:10 .