Günün Şiiri..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 22-01-2009, 11:51 #241

Mσllaѕѕє.

Forumun Tiryakisi


Rüzgârınla uyandım bu sabah Sevgili...
Ellerini getirdi uzaklığından saçlarıma;
Dokunuşunu, kokunu...
Sensizliğe ‘sen’ diye sığındım,
Issızdın! ..
Gözlerimi kapadım,
Yanıbaşımdaydın! ..

Özleminle uyandım bu sabah Sevgili...
Gözlerini getirdi uzaklığından bakışlarıma;
Dudaklarını, kucaklayışını...
Boşluğa ‘sen’ diye sarıldım;
Sıcacıktın! ..
Nabzımı tuttum,
Canımdaydın! ..

Yangınınla uyandım bu sabah Sevgili...
Ateşini getirdi uzaklığından avuçlarıma;
Nefesini, tenini...
Düşlere sen diye uzandım;
Yalındın! ..
Zamanı durdurdum,
Sonsuzdun! ..





Alt 22-01-2009, 13:26 #242

Havin

Eylül.


'Bir düş'tü bu sevda'
Böyle diyor sevgilim ve beni
Silinen bir anı olarak tanıyor artık
Kaldırımlardan sessizce geçip giderken
Belirsiz devinimler bırakan gölgeler gibi
Silinen...gittikçe silinen

Ne zaman dolunaya baksam
Yalnızlığımın ölü bir sessizlikle
Ruhumu beklediğini görüyorum
Ve sevgilim yalnızlığımı geri veriyor bana
Onun yalnızlığını kucakladığım bir liman da

Düşleri düşünüyorum
Düşler
Uyanışların başka düşlere uyanmasımıdır!
Yada bir düşü düş kılan
Anlaşılır olmasımıdır!


'Bir düş'tü bu sevda'
Böyle diyor sevgilim
Ve demek ki ben halâ
Vazgeçilmeyen bir düşü görmekteyim ...





Alt 22-01-2009, 20:46 #243

ѕıяαт

Forumun Tiryakisi

Şimdi saat sensizliğin ertesi
Alışmaya çalışıyorum yokluğuna;
Yokluğun içimde büyük bir ürperti.
İki damla yaş gözümde
Sanki, sanki seni çağırırcasına
Alışmışım bir tanem
Olmuyor, olmuyor sensiz! Yapamıyorum
Bir görsen şu halimi
Aşkın aldı götürdü bütün benliğimi.
Karşımda duran ayna bile,
Bana, bana yalnız sensizliği yansıtıyor.
Anla bir tanem seviyorum
Söyle var mı daha ötesi?
Sensizlik ölüm bana!

Şimdi saat yokluğun ertesi
Kahrediyor bu ayrılık içimi.
Nefeslerin kesik kesik olmuş;
İçimi çekercesine,
Sanki, sanki her nefes alışımda sensizliği soluyorum.
Olmuyor, olmuyor! Yapamıyorum sensiz.
Göz yaşlarımla boğmaya çalışıyorum kendimi
Ya sen, ya hiç dercesine.
Anla bir tanem seviyorum,
Ölesiye, ölesiye seviyorum,
Söyle, var mı daha ötesi?
Günün Şiiri..
Şimdi saat, ayrılığın ertesi
Sensizlik büyük bir alev oldu içimde
Ya sen söndürürsün bu alevi,
Ya ölüm!
Şimdi içimde kalan korku
Bir Allah, birde sensizliğin korkusu!
Anla bir tanem her şeyden vazgeçerim,
Ama senden asla!
Artık tek bir şey diyeceğim:
Ya sen, ya sensizlik,
Sensizlik ölüm bana!

Murat Ak






Alt 23-01-2009, 11:57 #244

EdαLı

- Frezya -


Hasretin düşer yüreğimin orta yerine,
Garip bir hüzün sarar ruhumu,
Her zaman yaslıdır bu şehir sensiz,
Fakir odamda döner durur yokluğun,
Dalar, gider gözlerim uzaklara,
Silindi rüyalarımı süsleyen renkler,
Ne kar tanelerini tutuyor ellerim,
Ne de melekler teselli ediyor beni,
Düşlerim kapkara artık, düşlerimde bile yalnızım,
Birden çalsan diyorum kapımı, ansızın uyandırsan beni,
Kurtarsan bu kâbustan, kurtulsam bu mahpustan,
Güneşi getirsen bana, yani sen gelsen diyorum,
Ellerim acıyor, ellerim bağlı şimdi, ellerim tutsak,
Ellerim saklı, ellerim kayboldu karanlığında gecelerin,
Ellerime yokluğunun kelepçesi vuruldu,
Sana çiçek veremem can,
Ellerim acıyor, ellerim bağlı simdi, ellerim tutsak,
Resmin puslu vaktine düştü düşlerim,
Mezar olacak bana bu dört duvar,
Yokluğun kadar gerçek bu ecel,
Yokluğun kadar büyük içimde acı,
Azar azar ölüyorum sen bunu bilmiyorsun,
Mezar olacak bana bu dört duvar,
Resmin puslu vaktine düştü düşlerim,
Şimdi ben yokluğuna tutsağım,
Ölüm içiririm sensiz her güne,
İşte bu ben senin fakir şairin,
Gökyüzüne şekil veren o ressamım ben,
Bundan gayri okuna sala,
Eşhedü en La ilahe illallah
ve Eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu!
Bir sen yoksun, görünmüyorsun!
Gökyüzünde döner durur bir kartal,
Ben yaralıyım vurgun yedim gözlerinden,
Terliyim ateşliyim, yanıyorum,
Bir yudum su olsan diyorum çatlayan dudaklarıma,
Yüreğim kurak topraklar gibi,
gözlerim karanlık kuyu dibi,
Sevdanın kurşunladılar can,
kahpelerin hesabı var ömrüme
Bir sen yoksun görünmüyorsun!..
bir sen yoksun, görünmüyorsun!


...





Alt 24-01-2009, 11:07 #245

EdαLı

- Frezya -


Boşuna yağıyor yağmur
Birlikte ıslanmayacağız ki...

Boşuna bu nehir
Çırpınıp pır pırlanması
Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki...

Uzar uzar gider
Boşa yorulur yollar
Birlikte yürüyemeyeceğiz ki...

Özlemlerde ayrılıklar da boşuna
Öyle uzaklardayız
Birlikte ağlayamayacağız ki ...

Seviyorum seni boşuna
Boşuna yaşıyorum
Yaşamı bölüşemeyeceğiz ki ...






Alt 24-01-2009, 13:05 #246

sari_melek

Azimli Üye

kaderime isyan ettim aslında
niye milyonlarca insan sana yakınken ben bu kadar uzagım
bumu yoksa benim ömrümün dönüm noktası
seni beklersem mutlu vazgecersem mutsuzmu olucaktım
bumuydu yüce Tanrım sınavın
ama ben bu sınavdan kalamam
hayatımın en güzel seyini mahvedemem
ruhumun diger yarısını gözardı edemem..





Alt 24-01-2009, 14:39 #247

ŞevaTari

Bizden Biri

Ellerim üşürdü


ELLERİM ÜŞÜRDÜ

Ellerim Üşürdü
Ellerim üşürdü, üşürdüm.
Şehrin vitrinlerinden kayardı düşlerim
Seni düşünürdüm.
Sense, bir başka mevsimde sağanak halinde yağardın
Başka ülkelere sımsıcak.
Ellerim üşürdü.
Nikotin kokan ellerim üşürdü ve...
Bir sigara daha yakardım.
Şehir ıslanırdı duman, duman.
Çocuklar uyanmış olurdu
Düşlerini kaybetmeden uykularından
Benimse kâbuslarım kese kâğıdı buruşukluğunda
Asılı kalırdı gündoğumlarına.
Ellerim üşürdü
Ellerim üşürdü, donardı.
Donardım teninin yokluğuna değince ve
Bıçak ağzı bir yalnızlık ikiye bölerdi her şeyi.
Bir yarısı sen olurdun her şeyin, bir yarısı ben olurdum hiçbir şeyin.

Ellerim üşürdü, üşürdüm.
Bir bardak çay ve taze bir simit gibi kokardı rutubetli geçmişim.
Küçük bir saçak altı kahvesinde güneşi soğuturdum. Sonra denize karşı…
Kimsesiz bir adam gibi dalgalar hıçkırıklarımı boğardı.
Varlığına açken, muhtaçken bir lahza görmeye seni.
Ellerim üşürdü, üşürdüm ve doyardım yokluğuna.
Donardım. Martılar göç ederdi,
Demirlerdi tüm gemiler limana boşalırdı deniz
Yürüyüp çıkardı balıklar tuzlu bir yaşamın soluk aralarından.
Seni düşünürdüm. su olurdum, toprak olurdum, kuş olurdum ama
Yaşam olmayı beceremezdim. Sensizliğinde acemi bir ölümü karşılardım.
Beceremezdim ölmeyi.

Ellerim üşürdü, üşürdüm.
Tanıdık bir adam sesine karışırdı hüzünlerim.
Kapanan bir kapı sesine kilitlenirdim.
Duvar, duvar karanlık büyürdü içimde yollar,
Ne bir köşe başı, ne bir viraj ne dur ne durak
Adımlarım soluklarını arardı kayıp yollarda
Sonra, bir kadın çığlığı kayardı yıldız, yıldız.
Önce ilkbahar defnedilirdi karınca ayazında
Sonra bir pervane yanardı.
Gözlerimin sırılsıklam aydınlığında
Kanatlarına işlerdi yaşanmamış bir yaz kelebeklerin.
Sonbahar geçerdi, kar yağardı.
Ellerim üşürdü üşürdüm
Ve şubatla biterdi bir masalın son cümlesi
Seni düşünürdüm





Alt 24-01-2009, 17:12 #248

Havin

Eylül.


Bir izdin şimdi koca bir sevda oldun yüregimde..
Duamsın..
Yüregimi aydınlatan ışıksın
Yüzümdeki tebessümsün
Gökyüzündeki parlak yıldızımsın
Güneşimsin...
Sen benim sevdigimsin
Sevdigim..
sevildigini bilmiyorsun içimde öyle bir izin var ki kimse silemez kimse göremez seni ben seni kalbime yazdım sonsuza dekte orada saklayacagım...
Ve sevdigim seni çok özlüyorum ahh bir bilsen seni nasıl özledigimi şimdi sensizim ama benim yerim senin yanın sevdigim
ben seninim
Seni özlüyorum..
Ömrüm'e..





Alt 24-01-2009, 17:21 #249

Sahilim

-SaRı CiVCiViN-ッ


Yine girdim gecenin korku tüneline cesurca,
korkarken binmeye alışıktır bu trenin vagon araları,
yine kapımda karakış
Ne zaman düşünsem seni,
intihar çığlıkları gelir kulağıma
şehrin arka sokaklarından.
İçimde eriyen buzun tepkime ısısı gibisin
Eridikçe ısıtır sonra yine donarsın
Ve her donuşunda beni de yakarsın,
Söyle gecelerimin gardiyanı olan masal perisi
Sen nekadar, kaç mevsim yalansın.

Ne zamandır sezen söylemiyor “keskin bıçağı”
Ve artık radyolar çalmıyor bab-ı esrarı.
Uzaklarda bir yerlerde bakan gözlerin,
hangi cinayetlerini görmüştür bu gecemin.
Yer altı zindanlarında saçlarının
kimleri asmıştır boynuna dolanıp
bu yasadışı militan sabahlar.
Onursuz kalmaktansa dolaşan kanında,
yara olup kanadım her adımı andığında.
Oysa sen hiç görmedin
bu cam kesiği ayrılığın
ne depremlerin artçısı olduğunu
ve ne kadar yıkım yaptığını
o gözlerime bakan iki gözün.
Hani bu şehirden gitmek kadar
mülteci bir rüyanın orta yerinde girmiştin ya gecemin ikindisine.
Yok saydığım hayatıma,yalgızım şimdi
bu kalabalıkların mahşerinde.
Bir iççekişsin gecemin ayazında.
Beni kovarmısın kalbinden,
Atarmısın beyninin en ücra köşelerinden
ve gözlerin nasıl görmez
sana olan susuşlarımı biriktirdiğim göz pınarlarımı.
Yağmurlar erken yağardı
her mevsimin gençliğinde kentime
Susuz kalmış martılara
ve sokak kedilerine inat
Kana kana tadıyorum
sensizlik okyanusunun tuzlu sularını.
Toprağımın kokusu geliyor
her yağmur sonrası küçük köyümün,
Günler ötesinde kalmış
ağustos mesafesindeki dağların arkasından.
Senden sonra biriktirdiğim tüm sitemleri bileyledim,
gözyaşlarının altında
geceler boyu kalmış, pas tutmuş varoluşuma.
Tüm silahlarını bana doğrult
razıyım ama ne olur dilini kana bulama.
Yüzüme gözüme saydır
terkedilmişliği ve yalnız geçen gençliğimi
Kıpırdarsam namerdim,
ama bu sevda savaşında oyun taktiği sayıp
beni arkamdan vurma.
Ne olur beni sana terket benden.
Dönüşsüz bir bilet al bu akşam
coğrafyamın en uzak istasyonuna,
bu gece gitmelisin son terk treniyle
o intihar adalarına.
Yitirilmiş tebessümlerimi biriktiriyorum salı rüyalarıma
Kalmak için artık erken
ey gecemin gardiyanı,
Bu çığlık sokakların meçhul failli katili beni sana terket.
Mevsimsiz bir yaprak savruluşuyla çiziyorum rotamı
Uğramadık liman
demirlemedik sahil kalmayana dek
geziyorum
yalnızlık okyanusunda maviliğini.
Ne yana dönsem mahşer mevcudiyeti,
kalabalık yalnızlar.
Bu son kaçışta olsa
bilmiyorsun ışığa kaçarken
geride bıraktığın karanlığın
neleri gizlediğini.
Bir gece ansızın uyanıyorum
uçurumun kenarından atlarken o kabus gözlerinden,
Topladım valizimi
senden arta kalan hatıraları atarak içine
Sensiz sana taşınıyorum
bedeli ağlayarak.
Bir merhabanı bekleyen
o küçük umutla bekliyorum
beni götürecek olan kahır trenini
bu gece beni sana terket.
Sen ve ben bir denklem gibi
iki bilinmeyenli
Hiçbir özdeşlik çözemiyor,
hiçbir formül bulamıyor matematik
Ansızın aklıma geliyor liseden kalma bir metod,
yerine koyma metoduydu galiba adı
buluyor sonunda çözümü aşk.
Seni yerine koyuyorum
hangi şıksın bilmiyorum.
Tek soruyu ancak yetiştirdim diyorum bu sınavda,
ama nafile bütünlemeye bıraktım seni
kalemimi kırarak.
Beni temize çekme istemem
beni sana bırak
Beni sana terket bu denklemin bilinmeyenleriyle birlikte
saçlarının zifiri maviliğine bırakarak,
Ağırlığını taşımak hayatın,
sensizliğin,
ağırlığını her gece tartmak.
Taşıyabilmek
bu katarlar yüküyle çekilmiş ağırlığı,
bir çift kırık omuzla
tek başına ayakta kalarak.
Yorgunluk belirtileri baş gösterdi
bir yanı kırık gençliğimin uyku saatleri.
Vedalar ne kadar ağır olursa olsun
her sonun bir başlangıcı var.
Ey benim son başlangıcım ağırda olsa bu karar
Ne olur beni sana terket...
beni sana terket bu son firar.
Bu son firar...





Alt 24-01-2009, 17:45 #250

Mσllaѕѕє.

Forumun Tiryakisi

Unutmak "yazık" olur diye,
Boşluğunda hiç tutunmadan düşüyorum gönüllü...
Kendimi duymuyorum nicedir,
Bu suskunluk senden sonra en sevdiğim...
Sadece benim....

Gölgeler arasından izliyorum insanları, sadece suretlerden ibaret sanki herkes.
Öylesine bir boşvermişlik sarmış aslımı.
"Yüreğin sahipsizdi, emanet bende gözüm gibi bakıyorum ona" demiştin,
Gözlerini aradım, yüreğimi bulmak için,
Bulamadım...
Yüzüme çarptığın kapılarda, sessizliğine karışmış.
Dört kapı, bir çift göz, iki yürek.....
Bir sensizlik, bin sessizlik...
Hepsi bu....

"Aç kapıları, bende sahipsiz izlerin kaldı...."


En sancılı mavilerden geçtim, buz gibiydi dokunamadım
Siyaha gülümsedim, beni sevsin diye
Senin gibi...
Avuçlarımda bir parça sen kalmış,
Parmaklarıma küstüm bu "bir parça" için..
Masallarım, koşarken düşen bir çocuk gibi
Epeydir yaralı dizleri, yüzünde masum bir çamur...

Öyle derin bakma aynaya, saklanamıyorum içime
İçim dışım sen doluyor, yüreğimde çiçek açıyor, gözlerimde yaz yağmuru
Ruhumla yüzleşemiyorum..

"Kapat gözlerini, çözülüyorum......."

Gittin, herşey bitti...
Birşeye ağladım ben: Canıma...
Nehirlerce kanadım, kör oldum, sağır oldum,
Görmedim, duymadım belki ama dilini kesemedim aşkın
Şimdi sessizliğin hangi harfindesin?
Bilmediğim bu alfabede hangi heceden sormalıyım seni?

Ellerim siyah bir gece,
Yüzümün coğrafyasında binbir deprem,
Enkazda mı kaldı şefkatinin izi?

Söylesene,
/E N S E V M E D İ Ğ İ N Y A L A N I N K A D A R B İ L E Ö Z L E M E D İ N M İ B E N İ/







Alt 24-01-2009, 17:49 #251

nûnvakti

"Sû'yun yanışı..."


FARK ETMELİ INSAN

Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen...
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.

Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.

Henüz bebekken 'Dünya benim!' dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçların 'her şeyi bırakıp gidiyorum işte!' dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.
Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.

Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.

Azraillin her an sürpriz yapabileceğini,nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan
Hayvanl arın yolda , kaldırımda , çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.
Yaratılmışların en güzeli oldu ğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı.

Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.

Evinde kedi,köpek beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.

Eşine 'seni çok seviyorum!' demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.

Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.

Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.
Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark
etmeli, fark etmeliyiz çok geç olmadan.....
Ömür dediğin üç gündür,dün geldi geçti yarın meçhuldür...

O halde ömür dediğin bir gündür,o da bugündür...

Can Yücel






Alt 25-01-2009, 09:26 #252

ALeчzα

Forumun Tiryakisi


Herkesin bir masalı var hayata ait kendi derinliklerinde sakladığı yaşamaya çalıştığı,

Kimisi düze ait kimisi engebeli kimisinin ise kendi duruluğunda bir masal bu,

Ama kendi masalına ait olamayanların çaresizlik içinde yananlar;
onların da sesi var elbet,
Yaşayıpta sürecin her evresin de bitmek bilmeyen
derin sessizliklerinde boğulanlar da var,

Denizin sesi gibi Hırçın dalgaları arasında kalmış olanlar var hayatta bir masalı olmayan,
Küçük çocuk saflığında yürekler var elbet bir ninni uykusunda saçları öpülesi büyük Yürekler var,

Benzer resimlerde yuzler aynı şehir de yaşarken
Yabancı olan tanıdıklar var elbet,
Tanınan bilinen mutsuzlukların yaratıldığı
Hoşgörüsü olmayanların kendi tavan yaptıkları duvarları da var,

Hayatında masalı olmayanların düşünerek Çığlıkları var elbet,
Umutları yakarak ısınan yurekleri var elbet çareler ararken
çaresizliklere boğulanlar var elbet,

Şimdi ışıkları yanan odalarında başkalarının karanlığını izleyenler var elbet,

Kendi ışıklarının başkalarının karanlığına ait olmadığını duyumsayanlar var elbet,

Ne çok şey var ne çok şey yok
Hayatta Ne çareler var ne de çok çaresizlikler,
Bir masal bu işte herkesin varlığında
bir haykırış bir direniş bir çaresizlik bir çarelik
duyumsaması gibi...





Alt 25-01-2009, 09:42 #253

nûnvakti

"Sû'yun yanışı..."


ZİNDANDAN MEHMEDE MEKTUP

Zindanda iki hece.Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam,boynunda yafta...

Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim!

Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...

Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!

Bir alem ki, gökler boru içinde.
Akıl almazların zoru içinde
Üstüste sorular soru içinde.

Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu?
Buradan insan mı çıkar,tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı,asıldı
Kaydını düştüler,mühür basıldı.
Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı

Ondan kalan,boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler,bugün"maruzat"!
Çatık kaş...Hükumet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?

Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem...
Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem!

Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!

Insanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik,mintanlarla et.

Somurtuş gibi bıçak,nara gibi tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yönünde şefkat

Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan,sen öp seccadem!

Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim,senelik paydan!
Zindanda dakika farksız aydan

Karıştır çayını zaman erisin
Kopuk kopuk,duman duman erisin!

Peykeler,duvara mihli peykeler
Duvarda,başlardan yağlı lekeler
Gömülmüş duvara,bas bas gölgeler...

Duvar,katil duvar yolumu biçtin
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin

Sukut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar
Tek nokta seçemez dünyada nazar
Yerinde mi acep,ölü ve mezar?

Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç varda ,kalan biz miyiz?

Ses demir,su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden,kader bu,emir...

Garip pencerecik,küçük daracık;
Dünyaya kapalı,Allah'a açık

Dua,dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla,hep yoncalanmış

Bir soluk,bir tütsü,bir uçan buğu
İplik ki incecik,örer boşluğu

Ana rahmi zahir ,şu bizim koğuş
Karanlığında nur,yeniden doğuş....
Sesler duymaktayım;Davran ve boğuş!

Sen bir devsin,yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin!

Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin,eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!
Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir

Necip Fazıl Kısakürek





Alt 25-01-2009, 17:27 #254

EdαLı

- Frezya -









Ellerini tutup sıcaklığını hissetmeyi özledim..
Seninle içtiğim kahvenin o tarifsiz tadını özledim..
Bana kızmanı, ve hatta bazen sinir olmanı özledim..
Tepkime kızıp sigarayı bi hışımla söndürüşünü,
kısa bir sessizlikten sonraki o gülüşünü görmeyi özledim..
Kısaca seni özledim ben…



Sana bakarken gülümsemeyi özledim,
gözlerine mühürlenip öylece kalmayı,
Soğuk günlerde sımsıkı sarılıp sıcaklığınla ısıtmanı özledim..
Bir nefes gibi derin derin içime çekmeyi,
Ömrün son demine dek izle[n]meyi…
Kısaca seni özledim ben…



Şu minik dünyamda ki koskocaman sevgiyi canlı canlı hissedebilmeni,
ve sonrasında gözlerinin parladığını görmeyi özledim
Bana olan güvenini, sadakatini özledim
İçimde tutsak ettiğim duygularımı yüzüne söylerkenki halimi[zi],
ve akabinde senin söylediklerinin yanında benimkilerin hafif kalışını görmeyi özledim..
Otobüste uyuklamalarımızı özledim.. ve
benden önce uyanıp kulağıma bişeyler fısıldamanı özledim..
Aniden sarılarak korkutmalarını özledim..
Kalp atışlarını duyabilmeyi özledim..
Sonra sonra kokunu da özledim ben..



Takvimlerden rakamlar değil sen düşüyorsun üzerime..
Saatlerin de rakamlarını unuttum ben..
Sen giderken saat kaçtı ki?!.. Hatırlamıyorum hatırlayamıyorum..
Akreple yelkovanında özlediğim seni görüyorum hep..
sebebim'i sebebim geçe.. sebebim'e sebebim kala.. sebebim.. sebebim..
Sensiz geçen zaman düşman sanki..
Sende sen, bende sen.. Herşey de sen.. Hepsi sen..

Yokluğun ateşten bir gömlekmiş sanki, her gün istemeyerek üzerime giydiğim..
Gözlerimi gözlerine istersen bir ömür mühürlerim..
Hadi durma! Aslını resmet ruhuma sevdiğim..

Kısaca seni özledim sebebim… Sana · 68 · kala seni özledim..





Alt 25-01-2009, 18:10 #255

.Ėċѓîи.



xKanadın mı Kırık,Uçamadın mı Bana?x

Kanadın mı kırık uçamadın mı bana
Ansızın gelip konamadın mı yanıma
Çaresiz mi kaldın sevgilim

Bir fırsat bulup kaçamadın mı bana
Elleri savıp kopamadın mı yanıma
Çok yalnızım sevgilim . .





Alt 26-01-2009, 01:15 #256

Aşк-ι Łαl

Deneyimli


Aşkın Tarifi...!!!

Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...
Ama;kendimden bile önce tanıdığım...
Her saniye yeniden doğmak gibi...
Ama, asırlardır süren...
Kışa dönmeyen sonbahar;derin, duygulu...
Yaza dönmeyen ilkbahar;serin, coşkulu...
Ilık avuçlarında,kar taneleri...
Güneş sıcağı, gözleri...
Ve sözleri...
Ve sesi...
Böyle olmalı aşkın tarifi...Ki, tarif edilememeli...
"Resmini çiz!" deseler...Bacası tüten bir ev belki...
Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir...
Veya kaldırımların kanına giren...Aşkın ayak sesleri...
"Resmini çiz!" deseler...Her köşe başı ıhlamur kokar...Yağmur kokar...
"Resmini çiz!" deseler...Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm...
Veya...
Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları...
Gizli ve mahcup...
Aşk, istemektir belki...
Belki bir ticaret;pazarlıksız...
Bedeli kalbinizdir...
Bedeli herşeydir...
Sonrası bir uzun yolculuk...
Sonrası; nasip!
Tarifini sorsalar....
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...
Az kalsın ölüyormuşum gibi...





Alt 26-01-2009, 11:49 #257

EdαLı

- Frezya -


bir aşkın tarihine kaç unutulmuşluk sığdırılabilir..?

.../...

sesimin çaresizliği taş plakları aşındırıyor
detone olmuş bir sevdayı
yüreğim inatla ömrümün şarkısı yapıyor..!

tenimi dağlayan göz izleri tenimde
hiç gülerken ölmemişim ben
hep bitmeye yakın,
hep gitmeye..
bir damla akıyor..
öyle usul usul...
kaderim dudaklarımda;
he-ce-li-yo-rum
-en iyisi..derken;
gözyaşımda teninin tuzunu bulmak
köz oluyor yürek yangınıma
yapamıyorum...!

gidip gelmeler,
başa dönmeler,
başımı döndürüyor..
kaldığım yeri unutmasam,
hani devam etsem diyorum..?
yaşadığım hikayede sayfanın ucunu kıvırdıkça;
kırılıyorum..!

bırak beni şehir..
anılar sana emanet..!
gözyaşlarım sokaklarına yağmur olsun..
süpürsün ayrılıklarını...
vicdanımı salma peşime..
unuturum diyorum..
nasıl olsa giden hep sevilir
ama ben ne zaman niyetlensem;
ayaklarımdan oluyorum...!


...gözyaşlarımla yıkadığım gülüşlerimin rengi soldu
şimdi bu tablonun değeri sen/ce..ne olur..?





Alt 26-01-2009, 11:53 #258

cadıkuş

Deneyimli


GÖZLERİN KAL DİYOR
Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar, gözlerin kilit
Ellerin aç diyor, dudakların git.

Günün Şiiri..
Ayrılık; dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık, yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kim bilir
Gözyaşın kal diyor, dudakların git.

Günün Şiiri..
Gidersem, bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam, kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor, dudakların git.

Günün Şiiri..
Duvardan insin mi resimlerimiz,
Yabancı olsun mu isimlerimiz?
Ya o, deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor, dudakların git.

Günün Şiiri..
Bu roman da biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan, nazdan
Ağlıyor besteler yine hicâzdan
Şarkılar kal diyor, dudaklar git...





Alt 26-01-2009, 12:05 #259

ALeчzα

Forumun Tiryakisi



Hangi cümleye sığınırsınız canınız yandığında,
sözcükler yeter mi içinizdeki acının şiddetini anlatmaya(?)


Hangi densiz demiş; zaman her acıya ilaç,

zaman kendine çare bulabilmiş mi ki; olabilsin dertlere ilaç!..
Zaman ancak olgunlaştırıyor benim bahçemdeki meyveleri,
ya da sararıp zaman için de yok olacak güllerin gelişmesini…
Ama asla çare olamıyor ne içimdeki dertlere,
ne de çığlık atamadığım gecelere…


Pare pare bölünüyorum gecenin en zifirisi dünyama bulaştığında…

Ve bedenim, arınamıyor acının şiddetinden…
Dörtnala koşan çaresizlik büküyor belimi,
dudaklarım lal olmuş diyemiyor ki artık yeter!..


Suspus olmuş gece gibiyim;

sözcükleri asmışım ay’ın ücra bir köşesine,
en güzel düşlerimi gizlemişim dağların aradın da ki ulu çınarın göğsüne ve kurban vermişim en ihtişamlı çağımı,
karanlıkların prensi olan geceye…


Artık masallar anlatmak neye yarar,

gökkuşağının tüm renkleri siyaha çalarken kendini kandırmak koca bir yalan… Edilen hangi yemin tutuldu ki acıları son buldursun bu sahte zaman…


İzaha lüzum kalmadı;

konuşmak anlamsız artık ve beden,
metruk bir şehir gibi ak sanılan çarşaflar arasında…
Benlik, kabullenmenin arifesin de,
ama geç kalmışlığın ertesinde ve acımasızlığın
kol gezdiği hayatı bir solukta çekiyor ciğerlere…


Şimdi hangi yemin rücu eder aslına,

hangi sözcük aldığını getirip bırakır kapıma?
Her söylenen yalan soğuk bir hançer gibi sokulurken bağrıma;
dışarıya bahar gelmiş diyorlar, o da ne?
Şimdi tüm mevsimler hazan mevsimi,
baharlar çoktan solmuş,
bu dert benim kime ne!..






Alt 26-01-2009, 13:11 #260

Korcan

beyrut


Denizler mi Engel Olacak


Denizlerin dalgasında yok oluyorum
Havalar soğuk üşüyorum...
Sen yokken çaresiz kalıyorum...
Denizler yüreğimde acımasız bir yelken olmuşlar sanki..?
Beni ıssız bir adaya hapsetti..
Seni ise benden alıp gitti...
Uzaktasın şimdi biliyorum
Ölüm olsada yanına gelmek istiyorum...
Denizler hapsetsede beni ölüme...
Biliyorum hep kalbinde yaşayacağımı...
Denizler engel koysada şu gönlüme...
Yinede seni seviyorum....!





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:30 .