Günün Şiiri..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 05-10-2009, 22:32 #801

Sir Darkness

Yeni Üye

Feeling Lonely



I'm so alone.
There's nobody, to hold my hand.
I can't take this anymore.
I don't even know, where you went.

You was the one that made me shine.
You was the one that made me happy.
You was the only girl in my life.

I was alone yesterday.
Im feeling lonely today.
And I'll be by myself tomorrow.







Alt 06-10-2009, 11:25 #802

sanal

Yeni Üye


http://i7.tinypic.com/66m8ju8.jpg


Yùksek dozda zehir enjekte ettim kelimelerime
Hepsi birer olù artik





Alt 08-10-2009, 17:21 #803

izmir-lee

Forum Heveslisi


Uzun zamandır yoksun
Yoksun lu sabahlara uyanıyorum
Aynı
Bildiğin gibi
Yeni bi şey yok
Eski bi şey de yok
Sen gibi..........
Bir ben kaldım
O da...
Ben miyim değil miyim belli değil artık
Arta kalan ne ki?
Daha ne kadar özleyebilirim seni
Şimdi yalvarsam geçmişime
Bir gün daha yaşamak istesem misket oynadığım sokakta
İlkokuldaki yerli malı haftasına katılsam?
Bana 3 beden küçük gelir çocukluğum
Sen de öyle sevgilim
Boşluğunu dolduramaz kimse demiştim giderken
Gelme.........
Sana bol gelecek artık bu aşk!





Alt 08-10-2009, 20:36 #804

Sahilim

-SaRı CiVCiViN-ッ


Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.

Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.
Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen
Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.
Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince
Yalnız gözlerime bak diyeceksin.
Ellerim usulca ellerine değince
Kaybolup gideceksin
Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
Bir elim seni silecek.
Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere
Senin için yeni baştan can kesilecek.
Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
Yapayalnız kalmak iskelelerde.
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.





Alt 08-10-2009, 20:37 #805

Sahilim

-SaRı CiVCiViN-ッ


şimdi çok uzaklarda ışık mı oldun sen?
Kanatsız bir melek,
Belki kanatların bile vardır şimdi, bilinmez

Gülen gözlerin gülmezmi artık?
Kızıl saçların öyle beline kadar uzanamaz mı?
Yalnız mısın gittiğin yerde…
Bizim burda nasıl yaşadığımız ise, bilinmez…

Şimdi ne zaman aklıma düşse gülen gözlerin
İstanbul sen kokuyor biraz
Ezanlar kulağıma hep seni okuyor,
Başım önümde, gözyaşlarım avuçlarımda?
Büklüm büklüm yüreğimdeki tek dilek sen oluveriyor….

Bizi nelere bırakıp gittiğini, bir sen misin bilen?
Gittiğin yer, burda bıraktığın herşeyden ne kadar güzel?
Senin de bağrın yanar, seninde kalbin kanar mı?
son birkez daha gülümsemene nasıl hasretiz, bilemezsin

Pamuk ellerin yine de allaha kalkar mı?
Duaların gökleri aşıp bize ulaşmaz mı?
Üşüyor mu kalbin şimdi o uzaklarda?
Bizim yüreğimiz ne haldedir, bilemezsin

Bıkmış olamazsın…
Ne de yorulmuş,
güzel yüreğin daha yepyeni
Çok uzaklarda sönmeyen bir ışık mı gözlerin?
Peki ya pamuk yığını ellerin?
Kursağımızda kalan herşeyin cevabı sende gizli
seni bizden çok sevenin yanındamısın şimdi?

Sevgili küçük kız!..
Ezanlar kulağımıza seni okuyor şimdi
İstanbul her gün biraz daha sen kokuyor
Gözyaşlarımızı saymazsak daha yağmadı yağmurlar…
Çok sürmez mevsim döner, soğur burda havalar
Dilerim gittiğin o yerlerde
Sen hiç üşümezsin…





Alt 09-10-2009, 13:19 #806

izmir-lee

Forum Heveslisi


Bazen
çocuklukta kalmış,
kaygısız günlerin hafifliği gelip oturuyordu içime.
Günlük hayatın, geçmişin,
gelecekle ilgili bütün düşüncelerin dışına çıkıyordum o zaman
Her şeyi bir kalemde silip atan
her şeye yeniden başlanabilinir sandıran bir duyguydu bu.. Hayat bir oyundu,
istediğimiz gibi oynayabileceğimiz bir oyun...





Alt 12-10-2009, 14:27 #807

izmir-lee

Forum Heveslisi


Gönül, kararın bulurum
Ten yıpranır, elden gider.
Üstüne kilit vururum,
Kul, köle, kurban olurum
Can çekişir, elden gider.
İki gözüm iki çeşme,
Düşerim canın peşine
Yar tükenir, elden gider..





Alt 12-10-2009, 14:28 #808

izmir-lee

Forum Heveslisi


Ne olur söyleyin sevenler bana
Ayrılmak kanun mu aşk kitabında
Elele tutuşup gülmeden daha
Terketmek kanun mu aşk kitabında

Ümitlerim kırıldı bitti
Hayallerim yıkıldı gitti
Bu dert beni benden etti
Sevdim sevdim bak ne hale geldim

Her seven sonunda düşüyor derde
Bu aşk kitabının yazanı nerde
Bir aşık inandı çok sevdi diye
Terketmek kanun mu aşk kitabında





Alt 12-10-2009, 15:05 #809

askim_sin

Yasaklı Üye

yuregine saglik guzelldi





Alt 15-10-2009, 20:28 #810

Nuг-uL HüĐα

Fî Sebîlillâh


Söylemem..... sır
Bilmesin gece yarılarında hayaliyle
Nasıl sarmaş dolaş
Ve özlemiyle ne kanlı savaşlarda... olduğumu

Söylemem..... sır
Kimse bilmesin bu hüznü hangi mevsimden çaldığımı
Umutsuzluğu nasıl canımla besleyip
Yokluğuna ne yalanlar kattığımı...

Sus
Söyleme sen de şiirim
Adının dilimde ne dualarla döndüğünü duymasın
Kanasın içimde / bırak
Terli ellerinden alsın nemini gözlerim...
''O'' bilmesin!

Bilmesin semtime mesken kurduğunu yalnızlığın
Tortu tortu dökülsün sevincler
Kitap arasındaki kuru güllerde koksun acı
Çığlık çığlığa sevişmelere salınsın sessizliğim
Kuytularında bir yetim duygu vurulsun / gecenin
İçten içe bir yangın sarsın İzmir''i
...
''O'' bilmesin!

......

Sonra zamanlı / zamansız
Bir türkü misafir olur zihnime
Savrulur kelimeler, başım döner çırpıntılardan
Kollarını uzatır ölüm meleği
Ve kanlı mızrağını doğrultur yokluğunu giyinmiş iblis
Sırat olur sevdam, korkarım
Geçemem sevdiğimden öteye
Takılır arasata yüreğim / sol yanım cehennem
Kırılır içimde inceden bir dal
Tutunamam kendime zaman zaman
Severim, çok severim...

Söylemem....
Kırgın sevdalı yanım
Sus
Sen de söyleme şiirim;

''O'' bil(me)sin!


(Cevapsız değil aslında hiçbir soru. Sustuğum kadar seviyorum, konuştuğum kadar özlüyorum... Sessizce akar kelimelerim, usulca okşar saçlarını derin uykudaki sevdiğimin. Ama; ''O'' bilmesin...)





Alt 16-10-2009, 00:18 #811

[A]b-ı haya[T]

....




Günün Şiiri..

Bilenler bilir :

Zaten tabiatı bile ayrılık üzerine kurmamış mı yaradan;
Yaprak düşer dalından, su iner bulutlardan;
Seviyorum derken bile ayrılır sözler dudaklardan...





Alt 16-10-2009, 00:25 #812

[A]b-ı haya[T]

....


Günün Şiiri..


El kaldırmadığım taksiGünün Şiiri.. binmediğim otobüs kalmadı bu şehirde.
Ama gidemedim şehrin bir ötesine.
Sebebim sendin…
Sebepsizdim…
Hava pusluyduGünün Şiiri.. hava soğuktu.
Köşedeki lale ağacı yapraklarını sarartıp döküyordu...
HazinliydiGünün Şiiri.. Hüzünlüydü.
Yüzündü….

Sende döktün gittin ya. Yüzünü….
Tam tamına sekiz mevsim geçirdim bu şehirde. Sensiz…
Tam tamına dört bahar geçti…
Sevgisiz...
İki tanesi yalancı "ilk"lerdendi…
Gerisi hüzün bozgunu sarı….


Hazanlı bir gündeGünün Şiiri.. hazin bir yağmur ahmaklığı üzerimdeyken karşılaştım seninle…
Yüreğimde hissettim sonbaharı hüznüyle… Elimi uzattım okşamak için saçını…
Sen görmedin…
Oysa ne kadar çok kucaklamak isterdim. Kucaklayıp yüreğime sarmayı…
Seyrettim ben de…
Dudaklarımda yarım bir gülümsemeyle
Oysa ne çok isterdim öpmeyi. Öpüp kokuna bulanmayı …

Görmedin…
Gözlerimde sonbahar hüznüGünün Şiiri.. kalbimde sarı yapraklar…
Gidişini izledim bende.
Yanaklarımdan süzülen yağmur damlalarıyla…

Sonra…
SonraGünün Şiiri.. yürüdüm…
Sonbahar hüznüne bulanmış kordonu.
Bir ucundan..
…sensiz sonuna...





Alt 17-10-2009, 21:10 #813

Yer6



Gidecek Bir Adamı Seviyorum!


Siz hiç gideceğine emin olduğunuz birini sevdiniz mi? Sadece sevdiğiniz için yanınızda olmasını istemenin haksızlık olacağını, sizinki kadar olmasa da, onun yüreğinde yeriniz olduğuna inandığınız bir adamı sevmenin, ne kadar zor olduğunu bilir misiniz?
Gidecek Bir Adamı Seviyorum!
Günün Şiiri..

Ne bana, ne başkasına ait olan; bir çınar gibi yalnız yaşayan, özgürlüğünü ellerine kelepçe etmemiş bir adamı seviyorum. Her düşündüğümde kalbimi sızlatıyor sevgim. Nasıl anlatmalı bu duyguyu bilmem ki? Doktorların, ölecek dediği hastanın başında beklemek gibi, elinizden bir şey gelmez, sadece iyi bakarsınız, başında beklersiniz. Bir yandan kendinizi hazırlarsınız, ne kadar hazır olabilir ki insan?
Ayrılığın çok uzak olmadığını bile bile sevmek, kalbin kaldıracağından ağır bir yük gibi ama öyle dayanıklı ki şu kalp, sanki etten, kandan değil de demirden. Onu seyrettim uyurken, kırılacak gibi duruyordu. Öyle narin ki, pamuklara sararak saklamak geliyor içimden. “Erkek adam narin olur mu?” diye düşünmeyin, oluyor! En kadın yanım bile kaba kalıyor.
Vakti geldiğinde gideceğini bildiğim bir adamı seviyorum. Oysa kalsın isterdim. Bir ömrü birlikte geçirelim. Yaşlanalım koltuğun üzerinde, balkonunda begonviller açan evin serin saatlerinde birlikte ölelim. Omuz omuza duralım ayakta, zor bu yükü hayatın, her köşe başı geçene çelme takmak için bekleyenlerle doluyken, saklanalım birbirimize. Dışarıda fırtına çıkmış, güneş açmış, volkanlar patlamış, bize ne? Ama öyle olmayacak! Onun gidip kafa tutması gerek hayata, tüm sakinliğine rağmen, kızgın bir güneş altında bağırması lazım kan ter içinde.
Birine, sen seviyorsun diye “kal” denmiyor. Biliyorsun, hissediyorsun, şimdi olmasa yarın, mutlaka gidecek. Zaten sevgi, seven yüreği bağlar, karşı taraf sorumlu değil ki! “Sevmeseydin arkadaşım” derler adama, silah zoruyla yatmadık ya koluna!
Acı, aşkın kan kardeşi, ayrılmamaya yeminleri var. Ne zaman gönlüne aşk ateşi düşerse, bil ki canın yanacak. Öyle büyük alev topları patlayacak ki içinde, her yan kül, duman olacak. Gözünden yaş yerine ömrün akacak. Birine tutulduysan, söz geçiremiyorsan kalbine, kendini yangınlara hazırlayacaksı n. Önünü, sonunu görmeyi öğreneceksin. Aşk dediğin, bir çeşit delilik hali, akıllı insan aşık olur mu hiç? Aslında, aklı olan sever. Bilirsen ki bu bedenler ihtiyarlayacak, büzüşecek, geriye hiçbir şey kalmayacak güzellikten, önce aklı seversin.
Gidecek bir adamı seviyorum. Kendine zulüm etmek böyle olmalı ama bu, zulmün en asil olanı. Karşılık beklemeden sevmeyi öğretiyorum kalbime. Tüm insani isteklerime rağmen, olduğu kadarıyla yetinerek tadını çıkarıyorum. Ruhumdaki yabani otları koparıyorum. Egomu, gururumu, şeytan yanımı, çıkarları, almayı, sadece istemeyi, bildiğim bütün aşk oyunlarını yolarak söküyorum. Bir daha hiç çıkmasınlar diye ateşe veriyorum. Sevgi tarlasına yakışmayan ne varsa temizliyorum. Kirlenmiş neresi varsa, eskimiş hangi gönül yarasının artıklarını tutuyorsam, hepsini kaldırıp atıyorum. İçimde büyük bir bahar temizliği var. Hak ettiğine inandığım bir erkeğe, daha önce kimseye bakmamışım gibi bakıyorum.
Sonu ayrılık olacak bir aşka koşuyorum. Üstüm başım ne kadar kirli olsa da, sevgimi yıkadım, gümüş bir tepside sunuyorum. İster alır, ister almaz ama ben aşka inancını kaybedenlere inat ve aşka rağmen; dimdik sevdamın arkasında duruyorum. Her yaşam mutlu bitecek değil ya? Ben payıma düşeni aldım, gidecek bir adamı seviyorum!





Alt 18-10-2009, 03:48 #814

ʍαυι

ÖZEL ÜYE



Gittin gittim gittik

Dönüşü imkansız bir yol,
Ulaşılması imkansız bir biz
Kan damlarken yüreğimizden
Sahiplenemediğimiz duygularımız ağlıyor duyuyor musun?
Ama duyamazsın ki
Sen beni hiç sevmedin ki








Alt 26-10-2009, 13:39 #815

Łєgєηd

(=


Belki de ölümün gizli provasıdır ayrılık...
Aldığın her nefes yalnızlığın zabtına geçmiştir.
Gülümsemelerin solduğu yüz çukurlarından savruluyor
Aşkın imla hataları;
Virgüllerin beli kırılır satır ortalarında,
Ve noktasız,
Sorusuz, işaretsiz
Hatta ünlemsiz satır sonları...

Gidenden sadece " hatıralar " kalır..
Boylu boyunca pişmanlıklar uzanır
Gözyaşlarınla deştiğin yastık kenarlarına...
Zaman durmuş gibi gelir sana...
Herşey bitmiş gibi,
Sona yaklamış gibi susakalırsın kapı diblerinde..
Giden, gider velhasıl....
Perdelerimden taşınır güneş
Varlığında konuşmayan duvarlar,
Cümleleri sırtına yüklenip
Kirpiklerinde oyalanır kuru ayazlar..
Giden, daha gitmeden gömer seni.
Ve sen,
Sesini yitirmiş bir rüzgar gibi kalakalırsın
Mevsimlerin ayak ucunda.
Sonra konuşmak,
Deli haykırmak istersin...
Ama beceremezsin...

Sonra ömür boyu susmak..
Ya da delice ağlamak istersin...
Onu da beceremezsin...
Saklasan da içindeki yalnızlığı,
Seni ele verir ıslak kirpiklerin....

Akşamın karanlığı düşer ayak uçlarına..
İcinde birikmiş özlemi anlatacak birisini ararsın
Ya da sıcak bir omuz..
Ama bulamazsın...
Kimsesizliğin sert rüzgarı yalpalar yüzünü...
Ve sonunda pes edersin..
Yenilirsin...
Sonra da esaretin başlar
Gri gökyüzünün altında....

Gün gelir ölümü arar olursun...
Yenilgiyi kabul etmiş bir asker gibi
Diz çökersin mağlubiyetin iki yüzlü gölgelerine...
Ve beklerken ölümün saatsiz sırasını,
Gözetlerken Azrail`in gececeği tozlu yolları,
Kelimelerinle yalnızlığın kıyısına kusarsın çığlıklarını.
Gözyaşın akmaz sanırsın;
Oysa iç cebinde biriktirdiklerin ayrılığın tek şahididir.
Baktığın her kadın,
Gideni hatırlatıyorsa;
Dudaklarında yüreğin yavaş yavaş soluyorsa
Susmaya mecbursun..
Yalnızlığın ayak dibine düşmüşsen bir kere
Kalkmak için bir el arama etrafında..
Ve boşa çabalama..
Artık yenilmişsindir...
Tüm zaferler senin eserindir artık...


Hayata cezalar kesercesine
Hala sol yanım içten ice kanamakta...
Hala cerahatı bitmemiş bir ayrılığın narkozunda yüreğim.
Ve soğuk parmak uçlarım,
Israrla onun adını gökyüzüne karalamakta...

Sensiz ölmeyi göze alıp ölemiyorsam
Uzaklarda senin saçlarına değil de
Başkasının saçlarında dolaşan ellerini hala özlüyorsam
Hala sevilmektesin...
Hala bendesin...
Hala yüreğimde " aşka " demlenmektesin...


Bir zamanlar elele dolaştığımız sokaklarda
Anılarımızı ve gül kokunu hala arıyorsam
Saatleri duvarları mıhlayıp,
Hep aynı şarkıyı dinleyip
Rüzgarın kovalandığı caddelerde sana arkası dönük olanları
Hep " sen " zannedip
Senin olmadığını anladığımda
Yüreğimi topuklarımda eziyorsam
Demek ki hala ben de yaşamaktasın....
Hala ben de nefes almakta,
Hala ben de " dua dua " kanamaktasın...

Belki de yaşadıklarım acıdır.
Ama aşk her acıya göğüs gerip gideni hala sevebilmektir...
Aşk;
Belki de imkansızlığın dudaklarına mıhlanmış tek kelimedir.
Ya da cümlelerin namlusundan
Yüreğine saplanan kanlı bir gözyaşıdır.


" Belki de sensiz aşk;
Ayrılığına göğüs gerip
Bir yudum gülüşünle hiç gitmemecesine seni yaşayabilmektir..."

" Belki de sensiz hayat;
Ölümün önsüzünde birkaç cümlelik olsa da
Mutluluğa senin adını yazabilmektir....."





Alt 27-10-2009, 12:28 #816

KaRa*MeLeK

Forum Heveslisi



Aldanmaktan yoruldun mu
Acılarla yoğruldun mu
Hiç sırtından vuruldun mu
Ne bilirsin yağmur olup
Çağlamayı ne bilirsin
Kahkahalar savururken
Ağlamayı bilir misin?






Alt 29-10-2009, 22:12 #817

ʍαυι

ÖZEL ÜYE


Ben bir başkasını sevmeye bile utanıyorum artık
Biri çıksa karşıma ne diyecem ki
Ben ' Seni Seviyorum ' desemaklıma sen geleceksin
' Aşkım ' diyemeyeceğim mesela
' Bebeğim ' diyemeyeceğim
' Bitanem ' O kadar yabancı kaldı ki bana
Yok bütün kelimeleri sende kullanmışım
Kullanılmış sözcüklerle kime ne diyecem ki
Bak sen ne yap biliyor musun unut beni !
Sev sevil mutlu ol !

Ben mi ?
Sen beni seni unuttum say !!!








Alt 29-10-2009, 22:40 #818

Hürrem.

fazlasözegerekyok


S/andıklarım, kandıklarımmış aslında!
En ufak bir sarsıntıda, yıkılmasıyla anladım.
Geç kalınmışlığın çaresi yok işte.
Ne zamanı geri alabiliyorum,
Ne de yaşananları yaşanmadı sayabiliyorum!
Derin bir sızı kalıyor en içerilerimde,
Birde keşkeler...
Sonra en beklenmedik anda isyanlar sarıyor dört bir yanımı
Kaçmaya çalıştıkca kördüğüm oluyorlar bedenimle.
Yavaş yavaş süzülüyorlar ruhuma!
Her hücremde yaşıyorum o acıyı..
Bitmek bilmiyorlar..
Bitirmeden gitmiyorlar!
İşte böyle..
Gidişin sancıların gelişi oldu!
Göz kapaklarımdan, tırnak uçlarıma kadar sancıyorum artık!!
B/aşka yolum yok dedi giderken..
Haklıydı da..
Onun aşka yolu yolu yoktu.!!
Yinede;
Gidişi hicran oldu döküldü dudaklarımdan,
En acılı şarkılar eşlik etti gözyaşlarıma...
Ve sonra;
Cevaplanamayan tek bir soru kaldı ardında;

Hangi gün/ahın bedeliydi tüm bunlar..??






Alt 03-11-2009, 12:23 #819

»| BeRVa |«

Yasaklı Üye

o'nun parsellediği koynundan
tomarla çıkarıp
yüzümün tam ortasına çarptığın ihanetinin ardından gelen
şirret bir vedayla nasıl başa çıkabilirdi ki zaten
benim aciz,
'kal' işlemeli dilsiz sözcüklerim?
sayende içimin cehennemine yakıt olan gidişlerinde yanmaktan
öyle bir hale geldi ki kalbim
artık bana bile geri dönüşümü olamayan bir atıktır adı!





Alt 07-11-2009, 15:10 #820

MaVi..AşK

Deneyimli


bir insana iftira atmak ne kadar da kolay..
gelmyecek mi sanarsınız bu yalan dünyanın sonu..
Ama görür elbet yukardaki unutmayın bunu..
sizede sıra gelir ozaman hatırlarsınız onu..





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:24 .