Günün Şiiri..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 11-08-2010, 09:40 #1001

Leyl-i Serâir

DâussıLa.



Günün Şiiri..
Kirli sakalına uzanır saçımdan bir tel
Hapsedilmiş sözlerim özgürlüğünü bulur bakışında
Artık tutuksuz yargılanacaktır
Hüküm giyen sevdam damarlarında

Yeniden uyanacağım güne
Yeniden eleyeceğim gerçekleri eleğinde
Artık tenin yabancı değildir tenine
Yerini alacaksın yıllarca boş kalan o çerçevede


Gözlerim göğün mavisinde tutuşurken
Yangını sönen sokaklardaydı rüzgar
Haylazdı
Bir o kadar da sıcaktı özlemi
Sarıp sarmalıyor ensemde geziniyordu nefesi

Huzurumun resmi gün gün büyüyor
Adı şiirlerime
Tadı dudaklarıma mühür

Ne çok özlemiş
Ne çok beklemişim meğerse
Zaman gençliğimi alsa bile
İçimde sakladıklarıma el değdirememiştir kimse

Şimdi yum gözlerini sevgili
En tatlı rüyadan daha güzel bir sabaha
Uyandırayım seni





Alt 15-08-2010, 01:03 #1002

-Josєpнiиє-

Mavi uçurum.


Kavgalarla, tartışmalarla, mahvolmuşluklarla geçen aylar;
Kim bu kadar üzer ama bu kadar severdi beni senin kadar?
Fark ettim ki biz daha fazla mutluluğa sahip olmayı,
Her defasında elimizdekiyle yetinmelere tercih etmişiz...
Güneşte karın yağışını, karda güneşi özlemişiz;
Bu yüzdenmiş anlaşmazlıklarımız, parçalanışımız.
Eğer bir kere olsun tereddüt etmeden sevebilseydik,
Uğraşmasaydık hep gözümüzde daha iyi olmaya,
Düşünmeseydik hep karşımızdakinin sonraki adımını,
Belki o zaman yan yana hiç tökezlemeden yürüyebilirdik.
Biz elimizdeki zamanı zamansız yere tükettik,
Doğru zamanda yanlış şıkkı, yanlış zamanda doğru şıkkı seçtik,

Keşkelere aşık olup belkilere sığınarak kaybettik,
Hiçbir şey uğruna birbirimizden vazgeçtik...





Alt 15-08-2010, 01:54 #1003

Ezan`Sesi

Bizden Biri


Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.





Alt 16-08-2010, 03:54 #1004

ucnoktabir

Foruma Isınan Üye


Seni düşündükçe herkesi seviyorum
Bütün öykülern hayal kahramanı benim
Kimse üzemez artık beni
Hele gülüşün aklımdayken
Yağmur bile yağsa...
Yüzümü yıkarım hüzünle...





Alt 20-08-2010, 20:51 #1005

btLkayaPnar

Yeni Üye


Hangi Ayrılık

Hangi gün karar verdin,
Küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana,
Böyle inceden inceye?

Hangi otobüs söyle,
Hangi uçak, hangi tren;
Seni benden götüren,
Beni bir kuş gibi öttüren?

Hangi kırılası eller dolanır şimdi,
Kırılası belinde?
Hangi rüzgar şarkı söyler,
O ay tanrıçası teninde?

Hangi çirkin gerçek uğruna,
Tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin,
En mahrem sırlarımızı?

Hangi cama kafa atsam;
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip,
Hangi masaları dağıtsam?

Ben de bu sersem başımı,
Karakolun duvarına vursam!
Kendimi caddeye atıp,
Arabaların altına savursam!.

Hangi tercih beni,
En hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de
Ömür boyu süründürür?

Kayıp ilanı mı versem,
Şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri,
Seni bulup getirene?

Hangi ayrılık var ki,
Böyle diş ağrısı gibi, durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki
Böyle musluk gibi, içime damlasın?

Hiç sanmam, hasta kalbim,
Bunu bir süre daha kaldıramaz..
Feriştah olsa, böyle
Eli-kolu bağlı, bekleyip duramaz!..

Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder,
Ateşimi söndürmeye?

Olur mu be, olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi;
Buruşturup bir kenara atılır mı?

Vefa bu kadar basit mi?
Alınır mı, satılır mı?

Hangi hırsız çaldı
Seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı,
Bizi birbirimizden?

Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü,
Yerden bütün izini?

Hangi yaldızlı otel,
Çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara,
Seni kolayca kandırdı?

Hangi şarlatan imaj,
Böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaatler,
O saf kalbini cezbetti?

Dağ gibi adamı eze-eze,
Hangi anası tipli parlak çömeze
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?

Hangi yamyamlara yedirdin,
O masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi,
El değmemiş sevdamızı?

Hangi bıçak keser şimdi,
Benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır,
İnsanlara olan inancımı?

Hangi bekçi,
Hangi polis artık zapteder beni?
Ve hangi su bağışlatır,
Hangi musalla temizler seni?

Hangi sevgili var ki
Senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki
Benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki
Böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taşyürek var ki
Benim kadar ağlasın?

YusuF HayaLoğLu





Alt 20-08-2010, 23:06 #1006

Sahilim

-SaRı CiVCiViN-ッ


Kabugunu koparmadan
ne bir elmayi soyabildim
ne de iyilestirebildim bir yarami
ama karsima çikinca
kizmadim hiç elma kurduna
bendim çünkü biçagi saplayan
onun yurduna


Sair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her siire konmali mi uyak
her yere nedense
konamiyor tayyare
hay dilimi
ari türkçe soksun; uçak

Kaptan olmak isterdim
aynanin karsisinda
eski bir sinema yildizi
gibi aglayan
Istanbul hatlarinda
bir firça hafifligiyle gidip
gelen vapurlara

Eskimo bir sair dokunuyor omuzuma
ve Kiz Kulesi'ni göstererek
birak artik diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu sehirde
siir okunacak tek yer
elbette denizin ortasindaki
su küçük buz dagi

Terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnizca sen anlarsin
ignenin deliginden geçsin
diye ipliklerin
bir anlik islatildigi dudaklara
takilip kalan annem. .





Alt 21-08-2010, 00:25 #1007

[A]b-ı haya[T]

....


biLiyorum Gelmeyeceksin...


İşte; bu gecede yanlızım,yine dilimde aynı sözcükler..
Yüreğimde aynı hüzün,yine karanlığa teslim olmuş yanlızlığım...
Yine sana, gel diyeceğim biliyorum,gelmeyeceksin...
İnadına düşüneceğim seni inadına,inadına seveceğim...


Güneşi bilirsin hep aynı yerden doğar,
Bazen ılık,bazen sıcak,bazen de yakar.
Kimi gün bulutlar saklasa da,bilirsin ki ardında bir gerçek var...


İşte; sende benim gözlerimde öyle doğdun
Bazen ıslak,bazen kederli,bazen de ışıl ışıldın.
Bir an gözlerimi kapatsam da,bilirsin ki ardında sen vardin....


Bak, işte yine çocuk oldum,ağladım karşında.
Hadi saçlarımı okşa ellerimi tut.
Yoksa,yok olup gideceğim kahrımdan..
Yine sana gel diyecegim,biliyorum gelmiyeceksin..
Inadina düsünecegim seni inadina,inadina sevecegim...





Alt 21-08-2010, 00:26 #1008

[A]b-ı haya[T]

....


Güneşe kısık gözlerle bakmak gibi
Cilalı sözleri kazıyorum defterimden



Süslenip sırtımı dayadığım uçurum ağızlarından geri dönmüyorsam
Ve hala sevdiğini söylemeyen bir gecenin çıplak gülüşüne şahitlik ediyorsam
Yalan söylüyorsam hala
Kaçıp kaçıp giderken
Bırakırken avuçlarını bir veda havasında
Sevişmeden gözlerinle
Bitirmeden



Yarısına gelmeden korkarak söndürülmüş bir aşkı
Hasretini çektiğim sigaranın ateşinde bırakıyorsam




Bende hiçbir şey kalmıyor
Senden başka hiçbir şey
Bir can seni çok özlüyor titreyen bir üşümenin tam ortasında


Becerebildiğim tek şey özlemek…
Bir de giderek sana benzemek…Beni bul bıraktığım bitişlerde
kaynak: Baktabul Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler Becerebildiğim tek şey özlemek.. Bir de giderek sana benzemek - Baktabul Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler
Sevdası kâğıttan bir gemiyi fırtınayla karşılayan derya gibi…



Güneşe kısık gözlerle bakmak gibi
Cilalı sözleri kazıyorum defterimden
Kağıttan bir gemi yapıyorum
Ölmek gibi bir başlangıç istiyorum son sayfasından…





Alt 21-08-2010, 00:43 #1009

-Josєpнiиє-

Mavi uçurum.


Sen yokken bambaşkaydı dünyam.
Sen yokken mutluydum farkında olmadan
Sen yokken belki yalnızdım ama bir o kadar da huzurlu.
Sen yokken tatlı uykulara dalardım.
Sen yokken gündüzü bekleyen gece nöbetçilerinden değildim.
Sen yokken gözyaşım pek akmazdı. .
Sen yokken gülümsemek yakışırdı dudaklarıma.
Sen yokken umarsızca yaşardım .
Sen yokken gözlerim parlardı.

Ve sen yokken severdim yaşamayı.





Alt 21-08-2010, 18:20 #1010

^..Dyq..^

Foruma Isınan Üye


Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin....

Demeyeceksin işte.Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin o'nu sevdiğinden...
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya ya da pembeye
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

Can YüceL





Alt 28-08-2010, 22:17 #1011

Sahilim

-SaRı CiVCiViN-ッ


yazmadıklarından korkarsın en çok
yaşadığın hiç bir şeyde
ve adın gibi bilirsin
aramayı unutan
bulmayı öğrenemez../





Alt 29-08-2010, 02:43 #1012

Leyl-i Serâir

DâussıLa.


Eşkıya Bir Kahır Biçti Ömrümü
Sonrasında Canhıraş Kavgalar..Küskün Ölümler...
Aynı Yollardan Geçtim..Farklı Sehpalarda İdam Edildim
Ve Unutmanın En Deli Yükünü Taşıdım Ben, Sözlerinin Kahpe Yüzünde!!!
Yalanın Ve İhanetin İnsafsızlığı Bendeydi...
Benden Soruldu Uykusuzluğun Yük Olduğu Gecelerin Hesabı!

Aşkı Geçemedim, Vuramadım, Sökemedim, Kıramadım!!!
Kendime Kaldım... Kendimi Topladım. Tuttum Elimden. Bağladım Gözlerimi
“Aşk!” Dedim Attım İçime Seni...
Sonrası Kimsenin Kalbini Meşgul Etmeyecek Kadar Basit:
İçimde Bir Sen Aşk İçinde...
İçimde Bir Ben Bir Sen İçinde
İçimde Bir Biz Bin Hiç İçinde...

Sırrın Kalemine Perde İndirdim
Ve Ben Bir Kez Daha Ye-Nil-Dim!!!

Kahraman Tazeoğlu





Alt 03-09-2010, 19:30 #1013

-şeker-

Aktif Üye


Ağlamak İçin...
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?





Alt 05-09-2010, 23:54 #1014

νανєуℓα

Azimli Üye



Gelmesen önemli değil,
gelsen önemli olurdu!..
Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu...

Ö.Asaf





Alt 06-09-2010, 11:41 #1015

morpin32

Yeni Üye

Yüreğimin sol yanına iltica etmiş illegal bir aşk'sın sen.. Bültenlerde adı okunmayan... Öyle cesur öyle pervasızsın ki... Nasıl tütüyorsun içimden dışa doğru bir bilsen.. Saçlarında "özlem" kokusu rüzgarlara karışan... Hangi kent ne kadar saklar seni benden kendinde.. Hangi yürek "suça yataklık" eder, yüreğimden başka..!





Alt 06-09-2010, 19:44 #1016

Leyl-i Serâir

DâussıLa.


Beklemek;Bir sırra vakıf olmanın yükü altında ezilmek kadar ağırdır. Bir kez daha bakarsın gidenlere. Bu son görüşün olur. Sana ait olan ne varsa onlarda kalan, vazgeçersin hepsinden. Yüzünde, o güne kadar ki sana en çok yakışan gülümsemen. Ellerinde ne veda anındaki heyecan ve hasret, ne de keder. Sen, bu yalnızlığı tek başına yaşarsın.



Beklemek; Ağlamaktan yorulan bir çocuğun iç çekişi kadar hüzün vericidir. Yüreğini yaslayacak birini ararsın. Zaman biraz daha uzar sanki. Her yeni günü bir öncekiyle aynı yaşarsın. Yüzünde, o güne kadar ki verilen sözlerden sakladığın bir yorgunluk. Artık hiç kimseye inanmazsın. Sen, uzun zaman önce kaybedilmiş bir iddiasın.



Beklemek; İlk kez uçacak olan kuşun kanatları kadar hafiftir. Asla vazgeçmezsin ve kendine ait bir hikayen olur. Yağmurları gözlersin, yere düşen yaprakları. Soğuk, habersiz gelen bir misafir gibi telaşa verir seni. Ona da alışırsın. Yüzünde, o güne kadarki yaşadığın hayal kırıklıklarından kalma bir sükunet. Son kez gözden geçirip yırtarsın adres defterini. Sen, unutulan bir şiirin son mısrasısın.



Beklemek; Beğenerek okuduğun bir kitabın son sayfasına gelmek kadar heyecan vericidir. Adını hatırlatmaya yarayacak bir hayatın olur. Hayallerini sırayla terk eder ve her gece uykuya, belki güzel bir rüya görmek için yatarsın. Yüzünde, o güne kadar ki umutlarının son çığlığı. Açılan her kapının ardındaki boşluk bıktırır seni. Sen, yanlış adrese gönderilen bir mektup kadar uzaksın.



Beklemek; Ayrılık anında söylenilen sözler kadar akılda kalıcıdır. Arkanı döner ve içindeki çocuğa bir şans daha tanırsın. Kopan her fırtınada bir ayna kırılır içinde. Yüzünde, o güne kadar ki mutluluklarından çoğalttığın bir teselli. Ellerini güçlükle cebine sokarsın. Sen, fotoğraf albümünün sayfaları arasında kalan bir hatırasın.



Beklemek; Yetim çocuklar gibi kimsesiz kalmaktır. Her gün içini ısıtacak bir yakınlık ararsın. Ağaçtan kopan son yaprak da düşer yere. Gözlerin ufka bakmaktan yorgun, kendi haline ağlarsın. Yüzünde, o güne kadar ki yaşadığın kederlerden bir çizgi. Adımlarını anlamsızca atarsın. Sen, deniz kenarında kumların üzerine yazılmış güzel bir söz kadarsın.



Beklemek; Belki de dipsiz bir kuyuya taş atmaktır. Ne bir ses gelir kulağına, ne de sen bir ses ararsın. Belki biri daha gelir yanına ve onunla derde yanarsın. Yüzünde, uzun zamandır beklediğin haberlerin sevinci. Artık kendine daha yakınsın. Sen bilinmez bir geleceğe atılan ilk adımsın.



Beklemek; Bir müjdeye yüreğini yatırmaktır. Herkes gelip geçer yanından ama sen kalırsın. Ardından seni anlatan bir şiir yazılır. Omuzlarındaki yük kalkar, kuş gibi dallara konarsın. Yüzünde, seher vakitlerine aşina olmanın ışığı. Yaşadığın mutluluğu anlatacak bir dost ararsın. Sen, kırkikindi yağmurları sonrasında rengarenk açan bir gökkuşağısın.



Beklemek; Güneşin doğuşuna şahit olmaktır. Bir nehir kenarına uzanır ve gökyüzüne bakarsın. Bulutlar el sallar uzaktan. Herkesin unuttuğunu sadece sen hatırlarsın. Yüzünde, asırlık çınar ağaçlarının gölgesinden kalan bir serinlik. Artık bütün hatıralarda ismine rastlanır. Sen, bir çocuğun rüyasındaki Zümrüdüankâsın.



Beklemek; Geç kalınan bir hayata yeniden başlamaktır. İçindeki bütün pişmanlıkları atar, arkadan gelenlere yer açarsın. Tutar, itiraz kaydı düşersin sonradan yaşanacaklara. Yüzünde, yeniden okunmuş bir ayetten işaret. Anlatılan bütün mazeretlerin kabul edilecek yanları vardır. Sen, yeni doğan bir bebeğin nefesindeki sıcaklık kadar cana yakınsın.



Beklemek; Güzel geçen bir günün akşamında dostlarınla sohbete dalmaktır. Akıp geçer zaman ve bunu ancak gece bittiğinde anlarsın. Gitmek, aslında beklenebilecek bir yer aramaktır. İçindeki kuşkular bir bir dağılır. Yüzünde, kabul olmuş duaların bereketi.Elbette birazda sabırdır beklemek, O'ndan gelen her şeye sabır…Ve beklemek her şeyin şükre durmasıdır sessizce,Derin sessizlikteki yerini alırsın; soluduğun havaya, içtiğin suya, attığın adıma, kederi sevince döndüren dost eline…Her şeye şükür Ya Rab...





Alt 08-09-2010, 07:01 #1017

Beyaban

Deneyimli


Gün iyiden iyiye ışıdı artık
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu
berraklaştı ortalık


Sevgilim,sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire:
aydınlık, alabildiğine aydınlık...

Nazım Hikmet RAN.





Alt 08-09-2010, 08:56 #1018

kimsesizim

Aktif Üye


sensizliğin o korkunç girdabında
tek başıma bırakma beni
seni yaşamak istiyorum seni
ve senden başka hiç kimse kandıramayacak beni






Alt 08-09-2010, 23:35 #1019

Beyaban

Deneyimli


İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : "Buyur..." dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur :
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
NAZIM HİKMET RAN.





Alt 10-09-2010, 11:47 #1020

Aѕα

`


Çekilmez Bir Adam Oldum Yine Uykusuz, Aksi,
Lanet ...
Yine Her Seferki Gibi Haksızım...
Sebep Yok Olması Da İmkansız...
Bu Yaptığım İş Ayıp Rezalet...
Fakat Elimde Değil...
Seni Kıskanıyorum....

Nazım Hikmet





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:25 .