[ »| Crab |« ] Yengeç'ten şiirler
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 08-12-2008, 10:11 #41

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli



BENİ UNUTMAAA
bir gün gelir de unuturmuş insan
en sevdiği hatıraları bile
bari sen her gece yorgun sesiyle
saat on ikiyi vurduğu zaman
beni unutma

çünkü ben her gece o saatlerde
seni yaşar ve seni düşünürüm
hayal içinde perişan yürürüm
sen de karanlığın sustuğu yerde
beni unutma

o saatlerde serpilir gülüşün
bir avuç su gibi içime, ey yar
senin de başında o çılgın rüzgar
deli deli esiverirse bir gün
beni unutma

ben ayağımda çarık, elimde asa
senin için şu yollara düşmüşüm
senelerce sonra sana dönüşüm
bir mahşer gününe de rastlasa
beni unutma

hala duruyorsa yeşil elbisen
onu bir gün benim için giy
saksıdaki pembe karanfilde çiy
ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
beni unutma

büyük acılara tutuştuğum gün
çok uzaklarda da olsan yine gel
bu ölürcesine sevdiğine gel
ne olur tanrıya kavuştuğum gün
beni unutma





Alt 08-12-2008, 10:11 #42

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


BU YOL NEREYE GİDER
bir kuğunun boynuna dokunurken…

yol bir yere gitmez
içerde
düz saçlara uğrar
ayak üstü bir akşamüstü
her plansız ürperişin sonu
hüsran
ve hüsran
çok sanat müziği bir kelimedir

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yol yoluyla gidebilir yare
yoldan çıkabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan önce
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir
düşünce ışıktan yavaşsa
erken gidilmelidir
gerdan sözcüğüne
bir kuyumcuda da rastlayabilirsin
bir kasapta da
kalbin sızlamaz
bir kuzu yüreğini vitrinde görünce
o bir beslenme biçimidir
ama korkarsın
kurdun sevdiği havadan
ayakkabı yaparsın yılandan

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
her garantiyi istersin hayattan
oysa ölümle yaşam arası
uzun malum ince bir yol
bir yere gitmez
o bir ölme biçimidir

iyi yolculuklar denmez bir gidene
yapılamaz çünkü
çok yolculuk bir seferde
yolcu denmez her gidene
herkes o yolun taraftarı olmayabilir
hiç bir sürgün
gittiği yolu sevmez mesela

yol bir yere gitmez
o bir susma biçimidir
soğuk bir taşıtın uğultusunda






Alt 08-12-2008, 10:12 #43

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


ÜVERCİNKA
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil





Alt 08-12-2008, 10:13 #44

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


İstasyon
ne gelen ne giden
bir istasyon ki
Anadolu'da bahtsız bir yer
aylar var bir yolcu geçmez

yazları susuzluk,
kışları ayazlık
ne gelen ne giden
bir güvercin bile uçmaz.

cümbüşlü yılları geride
bir sultan sofrası
bazı bazı tren sesi
herşey gibi onlarda mazide

yol uzak, istasyon yola
dumanına hasret
o koca çınarlar
birde biletçi keseceği biletlere
yeterki giden olsun
gelen zaten gidecek.


ne gelen ne giden
bir istasyon ki
Anadolu'da bahtsız bir yer.....





Alt 08-12-2008, 10:14 #45

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


Eşek Destanı
Şöyle bir insan var ki,olmaya başka tarif,
dinlesin ümmî,alim,dinlesin şair,arif.

Bir tip insan türemiş,talan edip zamanı,
arasan bulamazsın,getir ister mizanı.

Her şeyin özü hesap,ki bunda hayat hesap,
uysun da hesabına,ne yöne saparsan sap.

Farketmez ana,baba,farketmez kardeş,bacı,
farkedilmiş bir şey var,zakkumdan daha acı.

Ne kardeşi,bacısı,binmezse torba takmaz,
eşek sanır alemi,kendi yüzüne bakmaz.

Desen ki;ölüyorum,katre versin ırmağın,
yüzüme tükür eğer ki,oynatırsa parmağın.

Kıpırdamaz zerresi bilseki yıkılacak,
mümkün olsa başka yer,dünyadan kaçar alçak.

Faydası yoksa eğer ademoğlu tek kalem!
öyle ya;dünya onun,onundur bütün alem.

Paradır ana,baba,çoluk çocuk hep para,
her şeyi para olmuş,tapmaya gelir sıra.

Adam yine adamdır,yoksa parası,pulu,
eşek yine eşektir,çoksa palanı,çulu.

Eşekte çul gibidir,bundaki atlas libas,
çul çıksa eşek kalır,bunda kalan;ihtiras!

Bütün ömrün bak böyle,arpayla saman için,
eşekten fazla çalış,nefes alma bir an için.

Kalsa miras eşekten,köpeğe kalır derler,
büyük olsa işkembe,önce b..unu yerler.

Ne kalmış gidenlerden,dön de şöyle bak geri,
eşek vardı sen gibi,koyup gitti semeri.

Serveti nalı idi,hem varken dört tane nal,
ölüp gitti yine de,sende iki be hey mal!

Her dem söyler selami,eksik etmez övgüyü,
burda eşek bitse de,bulur eşekli köyü.





Alt 08-12-2008, 10:15 #46

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


Gidişlerin Güneşi Olmaz
(sevdanın ipini boynuma geçirdim../..hadi gel, it sandalyeyi)

bu nasıl bir gidiş böyle..?
hastalık bulaşmış bir köyü terk eder gibi
suya sabuna karışmadan akıp gider gibi
suç işlemişcesine vatanından kaçar gibi
bu nasıl bir gidiş böyle..?

imge toplamak için mi istila ettin yüreğimi,
batırdın bayrağını göğsüme..?
isteseydin...sana el değmemiş ilhamlar verirdim
gerek yoktu uygarlığımı ateşe vermene

şimdi...küllerinde duman tüten
ve içinde ekmek pişen kerpiç fırınların yıkıldığı,
harabe bir bedende soluk alıyor sevdan
bu muydu istediğin..?
yakışmadı
yakışmadı bu galibiyet erliğine../..sırıttı

can özüm../..yaşlı kurdum../..serserim..
bir zamanlar hasretle bekleyenim
söylesene,
bu nasıl bir gidiş böyle..?

cinayet mahalinden uzaklaşır gibi
kan davalını görüp saklanır gibi
bir evi soymuşcasına pencereden atlar gibi
bu nasıl bir gidiş böyle..?





Alt 08-12-2008, 10:15 #47

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


BEN YOKSULLUĞUMU ÖZLÜYORUM


Umut ekmek arası bir düş.
Hayat verecek bir iksir gibi
seni düşünmek ve hissetmek.
Ve soluksuz bir rüya gibimsin gecemde.
Unutulmuş seslerimle bir köşede
bir esintiye teslim olurdu güzelliğin.
Yaranmaya geç kalmış sevgide
sıramı savardım sevmelerde,
sıramı savardım düş kurup.
Bakışlarımızla ödeşirdik
saygı sanırdık utanmaları.
Yüz kızarmalarına yenik düşerdi
yüreklerdeki sevdalar.
Ben örfümü özlüyorum.

Bütün yüzlerin gülmediği
gecikmiş bir ayrılık
gecikmiş bir sabır
yabanıl dağ kuşları yüreğinde
ürkek ve tedirgin.
Yitirmelerinden belli baharlarını.
Kırılmış bir dal ucu arar
konmaya kendi yalnızlığına.
Hani lepiska saçları çocukluğunun
karşılıksız sevgilerden çıkardın yoluma.
Yaşlandığımızı bilmezdik zaman içinde
ölümler çoğalırdı farkında olmadan.
içlerinde sevgi taşıyan
bağışlayan sözler gülümserdi dudaklarda.
Ben senin feri kaçmış mavi gözlerini görmesemde
renksiz bir sevginin ışığı vuruyordu gözüme.
Ölümsüz dokunuşlardı
iki okyanus mavisi gözlere.
Sessizdi eller.
Çocuk hırçınlığında
ve susmayan ağıtlarda
büyüyen bir geleceği taşırdık
sevgimizle suladığımız yüreklerimizde.
Ben çocukluk aşkımı özlüyorum


Ne arabam vardı
ne villam yatım eskiden.
Ayakta kalmaktı yaşamak
ölüme ayak sürüyüp.
Sıkımı askerlerimi öldürecek biri
halkımı düşman belleyecek.
Cezası ölümdü be yapanın.
Hangi devlet niye astınızmı derdi.
Onurumuz vardı be eskiden.
Aslına dönsün be ne varsa
bir rüyadan uyanır gibi.
Varsın hep yoksulluğa yüreğini aralasın yaşam
Komşu gözlerin kem bakışlarında bile
bir mutluluk vardı be
Beyazlar yamalıydı, çatılar çaresiz.
Ne perişanlıklar damlardı yağmurla
Bir Anamın şefkati vardı
kardeşlerimin güler yüzü
Ben gecekondumu,
ben yoksulluğumu özlüyorum.






Alt 08-12-2008, 10:17 #48

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


Hiçlik Bir Müebbet
HİÇLİK BİR MÜEBBET

Okyanus sırılsıklam çöl
bir damla ateş, bir damla ses
bir damla uyanış
gülüş bir damla
acım bir damla
mor dağlara vurmuş öfkem
bir hiçe.
Kök salmış acılar
kuşkular içinde yüzüyorum
kulaçlarım çığlık çığlığa acele.

Ne eklersen çoğaltamazsın
içindeki hiçliği
Ne kadar hiçlik yaşarsan
o kadar yokluktur büyüyen.
Hep ertelenir umutlar.
Çoğalan rüyalarda
bölüşmeliyiz korkuyu
çabalasakta eksiltemediğimiz.

Yokluğu hiçlikle çarpmak kalıyor geriye.
Belkide bölmek hiçliği yokluğa.
Sonra yatmak gülünç düşlere
sonuç her ikisindede aynı
beklenen çaresizlik.
Birini diğerinden çıkarsan azalmaz
ama toplasan çoğalır dene.
Sevgine dert bassan içinde aşklar
durağan bir zaman içine girer
başlar taş kesilir düşünmez beyin.

Çaresizliğine iki kişilik
bilet kes nereye çıkarsa çıksın.
Günaha yolculuk olmasın sonu
gözlerin dalmasın yarınlarına.
Bileşenine ayrılmış suların akışında
bir telaş karanfillerde
ayrılık basar yarana.
Bizi kabul etmeyen ne varsa
beklerken pusuda sinsi
girer arana
bir yokluk müebbet.

Bir resim dalından düştü
yaşanılmamış bir geçmiş bıraktı
soy ağacında.
Bilinmezki ardından
bir sevgili sessice ağlayacaktı
yaşanılmamış erken sevdalarda
birşeyleri bölüşür farkında olmadan
susturur geceden kalma
tek kişilik bir korkuyu bastırıp.
Bir ağıttır geriye kalan
doğmadan yargılayıp
astığında geleceği.

Bir gelecek karşımda
sessiz kaldı tek kişilik ayrılıkta.
ayrık otu kökleri içinde sıkışmış
bir ölüm uçurumu yaratır.
Bir sevgi kalmış çürüyen
bir eski baharın tortusundan
susuz toprakta.
Birde ayrılıkta ayrık otu
umudun terkisinde
özleminde su.
Ve birde ölümün korkusu
bu çıplak sesimin çığlıklarında.

Bomboş bir dünya
yanlış duraklarında inmiş zamanımın
ardından yetişemediğim bir yolcu
bir ömür yaşam alacaklı benden.
Ağır bir sevgiyi
ağır ağır
bir buse alacağına taşır.
Kalanı sevgiden düşmesin borcun
içimde bir geçmiş yüklü
bir boşlukta avare
geleceğime sessice yanaşır.
Seni eksiltiyorum içimde
sevgini harcıyorum hemde
müebbet bir sevişe mahkum olup
müebbet bir hiçlikte.





Alt 08-12-2008, 10:19 #49

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


HAYAT BİRAZDA MASALSI


Şimdi bensiz hangi gerçeklere açıksın yüreğinde
Bizi kim yönlendirir doğru gerçeklere yalın
Düşüncelerine gelen mesajlar soyut
Hangi verilerle donatılmışsa hücrelerin
Tesirinde kalacak tatlı bir masalın

Uykularımın avlusuna serilmiş
Kurumaya yüz tutmuş bir yüzüm
Hani ölümü ödeşmek olmasa
Zamandan çalardım senin için
Bilki senin için yaşamımda öksüzüm

Korkularımız tünerdi geceye
Cesaretimiz cehendem kapılarına sürgün
Çıplak bir yalnızlıkla başbaşa
Çocukluk sevincimi yaşarken
Bırakırdım kendimi akşam hüznüne hergün

Dağların kar yağmış lekeli beyazlığında
Beyaz kurşuni simli göz alıcı rengi var
Bir kabusa dönüşmesin gelecek
Derin dipsiz bir kuyudur yalnızlık
Ve yıkılmaya yüz tutmuş yamalı duvar

Bir öfkeye mahkum olmuşsa beyin
Bir bak gözlerde haksızlıklar desen desen
Yası kalmış bir sevinci neyleyim
Sığınağım mor karanfil sarı düş
Bir alevden soluktur şimdi içimde esen





Alt 08-12-2008, 10:19 #50

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


ACILAR BENDE



aşk ve dert

Başın göğemi değecek
derdin tasan olmasa.
Senin
fırfırlı gömleklerin üstünde
renkli fularların,
bermuda pantolonun üstünde
dik yaka ceketin var.
Giyinip poz yaparsın lakostan.
Aşkını çalana
nispet yaparsın
üstelik.
Bir başka aşk yaşarsın
nasıl bir aşksa.
İşte senin derdin aşk acısı
ekmek değil.

dert ve mutluluk

Mutsuzluk üzerine yazılmış şarkılarda
yalnızlığa hazırlanıyorum.
Kime borçlu isem bir selam
ve şayet esirgemişsem bir gülücük
şimdi dağıtıyorum borçlarımı.
Sonra belki yıkılır giderim
ucunda yaşadığım uçurumlarda.
Belkide dönerim
susmanın utancı olmadan içimde.
Kim bilir nelerle büyür gururum.
Acını eklersen bir bütün olurum senile
sevgini çıkarırsan bir ağıt.
Hangi sıkıntının uzantısı paralar içini
ve acı feryatların türküleri büyür
acı çığlıkların kıskanç gülüşünde.
Nasıl bir kıvılcım çıkarır iki acı
nasıl bir sevgiye dönüşür
katmerli dert.





Alt 08-12-2008, 10:20 #51

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


BEN SUSARIM

Babam anam kardaşım
dostlarım merhaba merhaba.

Gitsem canım kalır darda.
Bir ölecek askerin var
oğlunla gurur duy baba.
Ayrılmak ne zormuş sizden.
Son bir kere daha sarıl
ardımdan dua et
yalvar Allaha.
Anam gardaşım ne olur
bu son deyip sarıl daha
sarıl daha
daha daha çok sımsıkı.
Biliyorum sarılmanın
gelmez sonu.
El sallamak yaşlı göze.
Bunlar giderken söylenen.
Ya dönmeyen geliş nasıl.
Adım anıldığı anda
bir yıkıma döner her şey
köşe bucak dostlar ağlar.
Söylenmemiş sözüm saklı içimde.
Söylenmemiş sözüm ağlar
Mehmet ağlar satır satır.
Hani ağlama demiştim sözlüme.
Söz verdi
sözün zoruna.
Veda demek bu son mektup
kendini bırakma bana.
Susmak demek geleceğe
susmak demek bu son mektup.
Birçok Mehmetlere sıra
gelir tükenmez Mehmetler.
Makineli ölüm kusar
neler gelmez ki hatıra.
Ama en son
kalem susar
ben susarım
hasret susar
ölüme.

Babam anam gardaşım
dostlarım merhaba merhaba.

Yıllar geçti yemin ettim
hıncımı alacağım.
Dalıma bastılar inadına
baş için omuz aradım
şimdi dostsuz kalacağım
bu haykırış ondan bende.
ilk göz ağrım değil bu
bende acılar
müzminleşti
kinim ondan.
Yeminim
ondan.
Bir hainin ayak izi silindi
toprak şimdi çakırkeyif.
Ellerim kalem tutmuyor babam
Yanı başımda
şehitler var canım acır.
Şimdi yas tutmak zamanı
üzüntü bende at başı.
Ben sussam ağlar yüreğim.
Sarıldım sımsıkı öfkeme.
İçime akarken gözyaşı
zor veda edeceğim.
Biliyorum mektubumun
gelmeyecek sonu.
Kalem susar
ben susarım
hasret susar
ölüme





Alt 08-12-2008, 10:20 #52

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


SENİN GÖZLERİN ATEŞ, BENİM RUHUM AĞAÇ
Senin gözlerin ateş, benim ruhum ağaç sakızı ve ırmaklar.
Bir çıra gibi tutuşmadan, uzaklaş benden!
Kutusunda dünyanın tüm şarkıları saklı bir kemanım ben,
Çıkar şarkıları ve çal, nasıl ve hangisini istersen.
Beni bırak, ama dön bana! Hem yanmak hem serinlemek istiyorum
Ben tutku ve özlemim, hazan ile ilkyazın kavuşumdaki konuk.
Gerilsin teller, şarkı söylesin sarhoş ve çılgınca
Aşkla geçen yıllarım aşkına son bir şarkı işte kahkahalarla.

Beni bırak, ama dön bana! Bir hazan akşamı gibi yanalım;
Fırtınaların sevinci esip duruyorken içimizde-
Duruluncaya dek ve akşam karanlığı inerken gözden
yitiyor adımlarınla
Ve sen, benimle gelen en son
ateşli gençliğim aşkına.






Alt 08-12-2008, 10:21 #53

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...





Alt 08-12-2008, 10:22 #54

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


ZOR GÜNLER
Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığına
Kizdığım oldu vaktinde ama inandığımda
Ömrümde her şarki başka bi kapi açti
Bu sarkinin ardinda sen
Bu kapinin ardindaysa benden önce söylenmiş sözler vardi

Çok zor günler geçirdim vaktiyle
Alemde savaşlar çirpinişlar nihayetinde
Asik olmak kismetmis yar, sana
Asik olmak kismetmis yar

Seçtiğimiz hayatlar mi bunlar? seçtiklerimiz mi
Bunca yokluk, bunca kiriklik, bunca aci
Seçtiklerimiz evet
Hayat bu sevgilim çoktan seçmeli
Senin askinsa bi dönem ödevi

Bir gece cikip gelsen olmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen gelmezsen yar
Bir aksam çikip gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen öleceğim yar

Bir şarkı tuttum sevgilim bir kapı açtım ikimize
İkimiz çokmuşuz meğer bu resme
Kapatmadan bu kapıyı yinede
Bu yaralar bereler sanadır bileler

Bu yaralar bereler sanadir bileler
Göreler askimi
Sahidim gök kubbe
Asigim bekletme

Çok canım yanıyordu gördüklerimden ve göreceklerimden
Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bi tek
Benim de kanattıklarım vardı elbet
Ezdigim kumlar ve geçtigim yollar hala gölgeni taşıyorlar
Hani demiştim ya en başında
Ne ayrılıklar ne aşklar ne başlangıçlar diye
Yani demem o ki çok zor günler geçirdim vaktiyle

Çok zor günler geçirdim vakiyle kalbimde
Firari endiseler nihayetinde
Asik olmak çok zormus yar sana
Asik olmak çok zormus yar

Bir gece çikip gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm begen gelmezsen yar
Ölecegim yar
Bu şarkı sadece benimdi sevgilim
Ve ben büyük bahçeler istemiştim ikimize
Yazmışsın ya 'onu sevebilecegimi düşünmüştüm' diye
İşte o günden beri belkide bu yüzden sadece
Bu yaralar bereler sanaydı aşkı bileler
Göreler aşkımı şahidim gök kubbe





Alt 08-12-2008, 10:23 #55

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


Bebeğim
Dayan!
Bak kapıda bahar!...

Kuşlar uyandıracak yakında
Yakamozlar birer çengi
Ve güneş göz kırpacak
Az kaldı…

Yüreğin ısınacak
Ve… Kim bilir kaç baharla
Dağlanacak…

Kaç bahar yarana gül basacak…

Dayan bebeğim,
Boşuna değildir çıkması gökkuşağının
Yağmurların ardından,
Her bir sıkıntının
Elbet bir armağanı var!...





Alt 08-12-2008, 10:24 #56

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


sUs
Sessizliğimdeki gözlerimi sessizliğinle dinle
Ve içinin uzantısından sensî bak!
Suskularımız konuşsun gözlerimizde dillenerek
Gözlerim ki gözlerine si/perde olacak.
Tüm düşlerini orada oyalandır ve sonra,
Bir nefescik dokun-
dur içindeki senden oraya! .

Düşündün mü niyeler neden hep 'Ney’e tutsak?
Sus yine sus, h/içliğimdeki n/asıllığımda!
Sen kendi içinde dönens/in-
san’a bak,
Sözler Akl’a pervane sende seni yak!
Unutma; geceyi boğmak,
Güne güneşten önce doğmaktır.
Say ki yaşamda Akl-anmak
Gölgemizi gölgesine düşürüpte boğmaktır! …

...

Kayıp aklımı istiyorum
Bulamazsam ağer,
Akla naklimi istiyorum...





Alt 08-12-2008, 10:25 #57

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


Kimi Sevsem Sensin
kimi sevsem sensin / hayret
sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor elbet
yarım bakışları o kadar tehlikeli
senin sigaranı senin gibi içiyor
kimi sevsem sensin / hayret
senden nedense vazgeçilemiyor

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor

kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum





Alt 08-12-2008, 10:25 #58

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


SÜRGÜN
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili

En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkıs'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti sapan olumsuz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili





Alt 08-12-2008, 10:26 #59

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ’NE

Bu cennet vatanın bekası için çıktılar yola,
Binlerce Mehmet’im ayrıldı üç ayrı kola
Allahuekber Dağlarında verildi mola,
Yollar Çanakkale’ye, Yemen’e, Sarıkamış’a…

Üçüncü Ordunun seçilmiş doksanbin eri,
Cennetlik bir ordunun bu son seferi,
Geriye dönmeyecekmiş meğer tek bir neferi…
Mahşere kalmıştı yine, düğünleri, tüm ümitleri…

Soğuktan buz tuttu gözleri, tükendi birden dizlerin feri,
Sarıkamış’ta kaldı, Mehmet’lerin o nur bedenleri
Toprak ağır bir bedelle almıştı, o dağ gibi koçyiğitleri,

Mehmet’im bir başka uykuya dalmıştı burada,
Kurban verilmişti doksan bin nefer vatana, yurda,
Bu aziz vatanı vermediler o namert çakala kurda,
Ruhları hala nöbettedir Çanakkale’de, Sarıkamış’ta…

Dedi ki Mehmet’im.
Biz bu ordunun savaş erleriydik geldik buraya,
Hiç gönül koymadık ki biz, yâre, yarene hasret sılaya,
Göğsümüze değmedi, ne top, ne de bir mermi,
Düşündüm bir an, yarasız asker cennete böyle gider mi?...
Eğer vatan içinse bu kutsal sefer, yaralı, yarasız bütün neferler,
Hiç şeksiz şüphesiz cennetin bağrına gidermiş meğer…

Bir ara tüfeğim, yüküm kaydı omuzlarımdan,
Tutmak istedim tutamadım, sıyrılıp kaydı avuçlarımdan,
Haksız bir medet ummuştum, kanı donmuş parmaklarımdan,
Buzdan bir düşman tutmuştu sanki ayaklarımdan…
Sesimizi duymaz olmuştu artık hiçbir komutan,
Dizleri kilitlenip ayakta ölmüştü çavuşum Osman…
Yavaş yavaş örtülüyordu üstümüze kardan bir yorgan…

Hiç bilmediğimiz tatlı bir uyku sarmıştı gözlerimizi,
Helallik için söyledik birbirimize son sözlerimizi…
Hayret! O Şimal rüzgârları öpüyor gibiydi tenlerimizi,
Son anda melekler şefkatle ısıtıyordu üşüyen ellerimizi…

Baktım, karların içinden göründü anamın o nurlu yüzü,
Bakıyordu bir yerden eşimin o ceylan sürmeli gözü,
Duydum,“Yavrum haydi gel” der gibiydi babamın sözü,
Artık Sarıkamış olmuştu bize, bir nur denizi…
Meleklere gamze olacakmış meğer yüzlerdeki buzların izi,
Sarıkamış ta bedenlerle, cennette ruhlarla bekleriz sizi…

Zaman haklı çıkardı, eşim cennete gitti diyen nenemi,
Cennetteki törende gördüm, 93 Harbine giden dedemi…
Dün akşam cennete bir başka şehitler ordusu geldi yeniden,
Yüzleri Ay gibi parlıyordu, kimi Çanakkale’den, kimi Yemen’den





Alt 08-12-2008, 10:26 #60

» Aтα'тüгкiчєпєs «

Deneyimli


SENİ SEVDİM
Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
"Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve günışığı sislerden düşsel ovalara

Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
Yitik ceren arayı arayı anasını buldu
Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
Soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı Ağustos dindi
Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi

Seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar
Ve onların yoğun boyunlu kadınları
Düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa
Yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce
Köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde
Dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce
Nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz
Senet senet satılmadan önce
Şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp
Tanrı parsellenip kapatılmadan önce
Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:51 .