Tam anlamıyla bile çok eksik -
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 09-12-2008, 23:38 #21

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye


Tarifsiz Sürükleniyorum..

Kayboluşun en kuytusunda,
Kan gülleri açıyor yüreğimde bu akşam

Kavrulan siyah gecenin,
Caddelerin bağrına ılık ılık akarken yalnızlığım
Kirli sarı düşünceli iblis kol geziyor şah damarımda…
Yanağımdan düşlerim soluk soluğa kayıyor;
Avaz avaz toprağa…
Hüznüm büyüyor,büyüyor,büyüyor içimde
Zehirli bir sarmaşık gibi sıkıyor sıkıyor,
Tenimde şafak rüzgârı zangır zangır titriyor
En mavi gülüşlü düşler karanlık gözlerimde tutuklanıyor
En çirkin sözler ilkin ellerime ilişerek
Damarlarımdan kalbime,geceyi yırtan bir hızla,yol alıyor
Matemlerin kucağında büyüyen bu serkeş gönül
Gölgeler…
Gölgelerim raks ediyor gönül penceremde ağlamaklı
Martılar…
Gözü yaşlı martılar yanıyor çığlık çığlığa
Sevdam,
Sevdamsa tütüyor buğu buğu…
Kendimi demliyorum ruhumun
Sensiz sokaklarında adım adım…
Matemlerin kucağında büyüyen bu serkeş gönül
Buz gibi donuyor;ölümün rengi gibi soğuk

Ölümün rengi gibi anlamsız…




Kaç hecede tüketirim seni,
Kaç sayfa yazar çizerim bilmiyorum...
Bilki! bunlar son sözlerim..
Kalemin tükendiği yerde,
Alır başımı giderim...





Alt 09-12-2008, 23:39 #22

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

Bakma gözlerime
Çoktan perde indi üstlerine
Bakarsam dayanamam ağlarım
Sarılma ne olur
Böyle bir şefkat fazla bana
Hep isterim sonra, alışırım
Sevme be güzelim beni.
Gönül sayfamı çoktan kapadım
Dokunma sakın bana..!
Yüreğim yaralı..
Seninde canını acıtırım.....!





Alt 09-12-2008, 23:40 #23

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

... susmaların bir sonbaharı olurmuş meğer,
yapraklar candan koparmış, can dipsiz feryatlardan...


yarım kalmış bir sözüm vardı, dinlemedin...
hoyratça hırpaladığın masum zamanlarda küstürmüştün, benim gerçeğimi




bir yürek dolusu ağlarken avuçlarında, gözyaşlarımda hiç gizlemedim ki aşkı..
gecelerin şerrine kapılır da, iki çift lafında sus olur mu sandın yoksa?
bir daha hiç ağlamaz mı sandın, avuçlarından düşerse...
buz gibi soğuk bir yağmur damlasıyla, kilitlerken dudaklarımda baharı,
ruhunun çıplak, yalnız kışları geçer mi sandın yoksa?



dinlemedin...
susmaya alışkındı oysa, sana çoğalttıklarım...
keder içinde, hazin sabırlar doğururken özlem/in
bir dokunsan anlardın, canım nasıl da kırgın..


...susmaların ne çok kalabalığı varmış meğer,
"gitme" içindeki en yalnız kelime


dinlemedin...
sesin bıçak gibi kestiğinde, ömrüm yüz çevirdi benden,
yine de, içinde sen varsın diye beyaz bir masalla avutmadım yüreğimi..



sözlerin tuz basarken yarım kalmışlığımın çıkmaz yollarına
kocaman dağları sımsıkı tuttum içimde,
ufacık bir taş parçası düşürmedim ayak izlerine...



yarım kalmış bir sözüm... dinlemediğin...
şimdi son nefesini veremiyor aşk,
bende... (sende olmadığı kadar...)



... gelişi güzel ayrılıklardı benimki..
senin kadar esaslı, hiç gitmedim senden...





Alt 09-12-2008, 23:46 #24

Eмel R.

Cem Adrian


Kaçtıkça o beni kovalıyor.
''Bir daha aşka dair yazmayacağım
!Bana aşkı yazdırmayın!''
diye düşünsemde,ya aşk beni buluyor,ya da aşıklar.
Ya aşk vuruyor yüreğime yada yüreğimde aşk acıyor...


Bu sefer ''aşk cinayetleri'' başlıklı haberler takıldı gözlerime ve yüreğime.
Neredeyse hergün gazete köşelerine yansıyor aşk cinayetleri.
Yazık...
Hem kızıyorum hem üzülüyorum.
Aşkından intihar edenlere de katil olanlara da...
Ölenlere de kalanlara da...
Yakanlara da yananlara da...

Aşk zehir olmamalı...
Aşk gibi bir duyguyla
''cinayet''
gibi bir kavram yanyana yakıştırılmamalı..
Sevdiğinin canını alan bir insanın sevgisine kim inanabilir?
Evladını boğarak öldüren bir annenin sevgisi ne kadar sevgi ise
aşk cinayeti de o kadar aşk tır...



Aşk su gibi hayat vermeli insana.Ama zehir oluyor bazılarına!...Neden?

Ne yaşamayı öğretebiliyoruz,ne de sevmeyi...

Ne mutluluğu anlatabildik,ne de imtihanı...

Ne hayatı anlatabiliyoruz.ne de ölümü...




Anlayacağınız şudur ki;kavuşmak için sevilmez!!!...
Bilmelisiniz ki ''kavuşmak'' kadar ''özlemek'' de güzeldir.
Kimbilir belki ''aşkın kendisi'' kavuşmaktan daha güzeldir?



Ve şunu asla unutmayın!

Kulak verin bu sese

Aşk bilekte yaşanmaz,yürekte yaşanır..

Yürekte yaşanan aşk,kavuşamadığını kırmaz...Kıramaz...Çünkü kıyamaz

''Mangal gibi yürek''derler ya...''Aşk''içinde mangal gibi bir yürek lazım,yumruk olmuş bir bilek değil!!!



Aşk'a dair yazmayacaktım ama yinede yazdım.Aşk yazılacak bir duygu değil.Yazılamaz,yaşanır.Aşkı yazmakta zor,yaşamakta...

Allah yaşayanlara sabır versin.

Aşkı yazarken bazen ellerim acıyor...
Tıpkı yüreğim gibi...





Alt 09-12-2008, 23:46 #25

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

An gerisindeyken gecenin
ve salkım salkım dökülüyorken karanlıktan
dokunma çığlığıma..
dokunma eteklerine masallar doldurduğum sabahlarıma..


Farkında mısın..?
olabildiğince telaşlıyım binlerce kış inşa edilmişken omuzlarıma..
bu yüzden titrerim
bu yüzden temmuz yükleyemem dokunmalarına..!





Alt 09-12-2008, 23:51 #26

Eмel R.

Cem Adrian


*

Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz.
Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var
Ne de benim gözlerimde şiir…
Yaz dedin, oysa kışlar yaşıyorum her mevsim
Açmak üzereyken papatyalar yeni karlar yağıyor üzerine
Üşüyorum…
Evet hala üşüyor ellerim..
Hüzün kapımızı çalalı beri bin günü aştı
Bin ömür, bin soluk, bin yıkılış yaşadım
Ömrünün arka sayfalarında altı çizilmiş satırlarımı okumaya başladım
Sığınışlarını, susuşlarını ve haykırışlarını işittim maviadadan
Korunaklı bir liman olamadım sana
Ve arkama bakmadan giderken
Haykırışlarını duymamak için kapattım yüreğimin kulaklarını
Şimdi, bin ömür geçmiş ömrümden
Ben bir rüyadan uyanmak istercesine çırpınıyorum
Hani zaman ilacı olurdu her şeyin?
Hani zamana bırakmalıydık?
Atalar yine yanıldı…
Bir günün sonunda binlerce tükenişle ölürken ben
Zaman zehrini içerken yudum yudum
Artık bitsin istiyorum ataların ilaç dedikleri yoksuzluğun..
Bitsin…
Bitmezlerin bilincinde diyorum diye
Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz.
Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var
Ne de benim gözlerimde şiir…
Şimdi kendini yok edişlerini dinliyorum
Susuyorum…
Susuşlarımın öznesi sen oluyorsun hep
Şehrine gidiyorum…
Yokluğun açıyor kapıları
Yıkılan şehirlerarası bir otobüs terminalinde ayak izlerimiz duruyor
Hala haklısın
Kokun sinmiş soğuk duvarlarına şehrin
Herkesin gözünde seni arıyorum
Yoksun…
Yokluğunu salıp gitmişsin
Gidişle bırakıldığın bu kentte…
Susuşlarına bile yandığım soğuk dağlarımın eşkıyası
Bağışlama dilemiyorum, gel demiyorum, sev demiyorum
Haykırışların yankılanıp boşlukta kaybolmadı bilesin
Sığındığın maviadada yaktığın ateşi görüp
Yanaştırabilirsem gemilerimi
Tutacağım ellerinden…
Şimdi yanıyorum, kanıyorum
ve yıkılışların altında tekrar eziliyor bedenim
geç kalınmış bir soluk mu bir günün sonunda
yoksa çaresizliklerimin son çırpınışları mı bilmiyorum
kayıp adresten yazıyorum son kez
sussam yalnızlık, konuşsam ayrılık
dönsem yıkılış, dönmesem yokoluş...
şimdi ben susuyorum, yalnızlığa talip
sende sus bana
sus ki, bir daha ölmeyeyim…

(Kahraman TAZEOĞLU)





Alt 09-12-2008, 23:52 #27

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

Hüzün, yağmalanmış şehirlerime bakıyor bugün
derin bakışlarından gizliyorum yokluğunu, bir dar sokağa...
çocuk sesleri gelmiyor parklarımdan
bahçelerimde umutları soldurup, yağmurlarda dinlendiriyorum acıları
soluksuz kalmadan,
yavaş yavaş sökülsün istiyorum, aşkın...
ismini, aklımın karanlık köşelerine itiyorum tüm gücümle
ki bir isyan cümlesinde yanlış yazılmasın tekrar.....
gülümsemen düşüyor yüzümden sonra, parça parça...
ve adımlarını saymaya başlıyorum bir bir,
sayıların vicdanı yok!

Sol yanım nefes almıyor, kapattı gözlerini az önce...
dedim ki "bırakma" ellerim kayıp!
avuçların yanmıyor mu?
bu düşün satırarası boşluğu çok, hüznü ağır
dedin ki "ağlama" can firarda!
sağır oldu gözlerim duymadın mı?....

bitmelerin vicdanı yok!

/...kaldırım taşlarına sıkıştı zaman, çelme takıp canımı yakacak.../

Sabrım hiç olmadı ki benim
şimdi bir yanık kokusu eşliğinde sabır çekiyorum içime,
duman sarıyor şehirlerimi....
yangınlarda paramparça ediyor rüzgarın,
kül olur mu sana (senden) sakladıklarım... ?

/...içimde açtığın yaralar çırılçıplak, utanmıyorum bak gözlerime.../

Hadi kaldır sırt üstü düşen yalnızlığımı yerden …
Bir masaldan peydahlanmış umudumu yatır dizlerinde..
Avuç içimdeki çizgilerden sana çıkan bir masal yolu daha aç,
Dokun gözlerimin titreyen ince çizgilerine!
Yol al kalp atışlarıma doğru.
Dinle!
Kekeme bir çocuğun ilk haykırışıdır kalbim.


Hadi al içimdeki yalnızlığı erken doğumlarla,
Alnının ortasından vuralım çelimsiz düşlerimizin.
Soytarı acılarımızın ukala yanlarını tutuştur dokunuşlarınla.
Bir gülümseyiş düşür gözlerinden, faili olalım gecelerin.

Sana doğru uzanırken sesim.
Göz bebeklerime düşürüyorum seni..
Yirmilik düşlerim beliriyor dudak aralarımda ,
Hangi masalın nefesine sığdırayım şimdi seni … ?

Son deminde bir umuda emanet etme aşkımı
Sakın yapma bunu, sakın yapma, sakın!
-di li geçmiş zamanlar pusuda
Gel kaldır yüzümü nefesi pis, ağzı bozuk cümlelerden...
binlerce şehri feda ettim ya uğruna
Yeditepeden düşürdün ya kalbimi
Hadi gel, İstanbul ol bana...!





Alt 10-12-2008, 00:04 #28

Eмel R.

Cem Adrian


Tam anlamıyla bile çok eksik -





Alt 10-12-2008, 00:05 #29

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

Sabah ezanıydı...
Aklımın bütün kuşları buz kesmiş, kanatları sancılı bir sessizliğe kapanmıştı.


Uçsuz bucaksız uçurumlar sarmıştı derinliğimi, hangisinden atlasam yüzün tutuyordu beni.
Keder de yüzünü çok sevmiş olmalıydı...

Dokunmak ne zamandır günahtı ki sevişmelerimizin parmak izi tenimize düşmüyordu!
Avuç içlerimde uyuttuğum bir yalan olabilir miydin?
Fısıltıyla söylediğim ninniler, bilmediğim gözlerden damlarken
Fondaki hüzün seni görmüyor olabilir miydi?

Hazin bir rengi vardı bütün sabahların...
Ve iliklerimden geçiyordu sert rüzgarlar...
Ya da gözlerim hep yorgun olmalıydı..
Belki de ağzımdaki tadın ağırlığından yanıyordu canım...
Ama yanıyordu işte....



Sana gelen yollara çığ düşmüştü
Ve ayaklarımdan geçiyordu cesaretsizliğim
Ya da ben yol yordam bilmez olmuştum
Belki de gözlerindeki iklimlerin kara kışlarında kalıyordum
Ama gelemiyordum işte...

/... Tarifsizdim .../

Senin huzurlu yalnızlıkların vardı ve bana düşmandı!
Ne zaman gelse, beni incitmeden tutar, aklının en uzak odasına götürürdün
Kapanan kapı incinen huzurun olurdu bilmezdin...



Bütün duvarları kana boyardı öfkem ve ben de kırmızıya düşmandım!
Yüzümde en koyu ağıtı yakıp, ses çıkarmadan çıplak ayakla dolaşırdım düşüncelerinde...
Her köşe başında seninle karşılaşır, gözlerinin tam içine bakmaktan alıkoyamazdım kendimi.
Bakışlarımın ayazı bütün yaprakları dökerdi ama üşümene asla izin vermezdim
Yağmurlarım senin toprağına yağmazdı çünkü, bilirdim..

/... Kırmızıydım .../




Altı üstü üç gündü ömrüm,
Seni beklerken tükettiğim kaç ömürde (s)akladım günahımı?
Sığdırabildim mi?
Aşk çok mu mühimdi ki, ölümlerden ölüm beğenemediğimizden bütün suçu biz üstlendik?
Acısını ciğerlerimizde hissedip,
Sigaradan sandık, idam ettik dumanını son arzusunu sormadan...


/... Ya şimdi? .../

Akşam ezanı...
Aklımın bütün kuşları göç etmiş olmalı
Uçsuz bucaksız uçurumlar sarmış derinliğimi, hangisinden atlasam aşka düşüyorum yüzüstü



Sersemim, başı dönüyor duygularımın
Hatta tutmasam kendimi aşkın tam üstüne kusabilirim.....

Kelimelerimde isyan var, dudaklarım açısını şaşırıyor
Adını mırıldansam, harf harf dişlerime çarpıyorsun
Tarifsizliğimi alıp, öfkeme gizliyorum kırmızı nabzımı tutuyor
Belki de, bu ağıt yakışmadı yüzüme ondan yanıyor canım....
Ama yanıyor işte, yanıyor...



/... KAYBOLUYORUM.../
b e n i / i ç i n e / a l !





Alt 10-12-2008, 00:08 #30

Eмel R.

Cem Adrian


Git artık... Ve Asla Gelme!

İstemiyorum senli düşleri, senle dolu hayalleri.

Tam unutmuşken, seni yok etmişken geri gelmekte neyin nesi?

Nasıl bu kadar hakim olabiliyorsun hayatıma?

Neden karşı koyamıyorum ben sana?

Niye Nefret edemiyorum, neden bir türlü unutamıyorum seni?

Nesin ki sen! Vazgeçilmeyişinin sırrı nedir?

Bu nasıl bir aşktır, nasıl bir tutkudur, duygudur ki bu...

Bir anda içimi senle doldurabiliyorsun...

Tek bir kelimen yetiyor!

Tek bir kelime bir " Funda" demen, beni benden alıp sana doğru getiriyor.

Ve vazgeçilmez, geri dönülmez bir yola doğru ilerliyorum..

Eskiden susmak tek çareydi, ama artık dilim sussa da gönlüm susmuyor!

Dur diyemiyorum ki Ona...


O Yüzden Git artık! Ve Asla Geri Gelme...
Beni Benden Alıp, Sana Doğru Götürme..


..





Alt 10-12-2008, 00:10 #31

Eмel R.

Cem Adrian


Yüregim dünden kalma sözlerin agıdında...
Hani söylemek istersin diyemezssin
Susmak en kolay gelir sana
Ve gözlerinde bıraktıgı iki damlayla
paylasırsın hüznünü
O bilmez , bilemez
Gece yoldasın olur suskunluguna
Hapsolmuslugun ellerinin sıcaklıgında kalır
Nefesin solugundadır sevdanın
Ama korkak tebessümler
Kacırdıgın gözlerini yakalır
Bir el götürüp kızıllıgına
Yüzündeki her cizgide onu ararsın
Tenin mahpus, tenin titrek
Baska bir bedende hayat bulursun
Ve yüregin carpmayı unutur
Adını her andıgında.
Onu anımsarsın soguk sehrin gizeminde
Yagmurlar yagar üzerine
Ama onunla ıslanmak istersin
Kimsesiz yatagının ayak ucunda
oturup saatlerce
Gelmesini beklersin, tüm hasretiyle.
Gönlünden akan iki satırla
dolanırsın sabaha dek
Ezberlemek istersin teninin her karesini
ve yoklugunun her saniyesine
isyan eder ellerin
Sebebi yoktur düsüncelerin
birbiri ardına gelir cümleler, kanattıgın dudaklarından
O yok, belkide hep vardı
Yaralıydı belki, gec ulastı
Belki yüregin cocuktu
O erken olgunlasmıstı ve agırdı yaraları
Nefesin nefesine karısmıstı belki
bir gece yanına sokulup, seni titreten oydu, ihtimal
Denizin bugusu gibiydi
sana gelisi usul usul
Ve rüyasına daldıgın hep O
Kim oldugunu sorgulamadan
buz kesen ellerinde hissettigin
Damarlarından akıttıgın, belki hep Oydu
Senin farkına gec vardıgın
Onun sana gec kaldıgı...





Alt 10-12-2008, 00:11 #32

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

Gözlerine takılı kaldığımda
anladım ki
gitmeye kıyamayan benden
çoktan gitmiştin,
yoktun artık,
uzaklarda sessizdin,
elvedanı sessizce yapıp
sıvışmıştın usulca,
anlamalıydım
dediğin gibi
‘anlık olduğunu’
tesadüflerin
geri dönülemez
yollarda
tökezlettiğini
anlamalıydım
ben gelirken
vazgeçmiş olduğunu.
Senin yüreğindeki
eski sayfan kapanmadan
çılgınca bana
yolculuğa çıkmanın
çıkılmaz bir sokak,
imkansız aşk olduğunu.
Gözlerindi
susturan,
bakışındı
akreple yelkovanın
üst üste kesişmediğini,
anlatan.
Karanlık değildi
artık
kulaç atmalıydın
eski limanlarına,
kapanmamış
defterlerin izlerini örtmeden
başlamamalıydın
yeni aşklara.
Anlamalıydın
heyecanın anlık olduğunu
elveda dediğini, anlattığın gibi,
bakışlarından anlamalıydım
ben de.





Alt 10-12-2008, 00:11 #33

Eмel R.

Cem Adrian


Gözlerin doğuyor seher vakti,
güneşten daha evvel gözlerin.
Kuşlar donmuş gökyüzünde.
Denizin kıpırtısı durmuş.
Ellerini tutmak istiyorum.
Bana uzanmıyor.
Gülüyorum...
Zamanı durdurduğumu unutuyorum...

Gunesi sogutarak buzdan gozlerinde.
Beni kimsesizliğime bırakıp gidiyorsun.
Arsız değilim hakir değilim.
Sadece sana tutkunum sevdiğim.
Bir sahipsiz ceset gibi kaldı saçlarında ellerim.
Benide zorlama bu hicrete.
Gitmeyecegim...

Bilegimi kessin bu usturalı yalnızlık.
Kelepcelenmisim bikere kopamamki senden.
İnsan gibi sevmenin yaşamanın gayretindeyim.
Ben seni kucucuk kagıtlara sıgdırmısım ceplerimde.
Bu kocaman yuregimemi sıgmayacaksın.
Oy gozundeki ısıltıya kurban oldugum.
Hangi gun yuz cevirdim sana tapmaktan.
Hangi gun gozlerine yaslar indirdim.
Ki ben senin gülüşündüm,düşündüm.
Hangi gun umidini kestinde benden.
Simdi onume asilmaz daglar dizmektesin...

Yoksun...
Sustum...
Simdi varlıgına susadımda...
Alev alev yanmaktayım...

Keşke hiç gitmesende kalsan hep gözlerimde.
Olmazmı be sevdiğim.
Ben bir adım senden uzaklaşsam,
bin adımda sana gelirim...





Alt 10-12-2008, 00:12 #34

Eмel R.

Cem Adrian


Tam anlamıyla bile çok eksik -



müsait mi yüreğin göz bebeklerinde kendim yerine başkasını gördüğüm insan yalan söylerken bile nasıl bu kadar masum durabiliyordun
oysa sana sarılırkan başka birinin tenini soluk kokusu varmıydı beninde ? bilmiyordum ...
ya içten içe ağladığım onca gecenin hesabını nasıl vereceksin ki söyle en fazla kaç intihara sebep olabilirsin ? yüreğimin sancısıyla nasıl yok edebilirsin ?
bu gece başka bir ölüm gecesi daha .. bu kez gem vurmadan geldim acılarıma .. senin yüreğin uçurum ve ben hiç korkmadan ölmeye razıyım kollarında ...
kahretsin sana son bir kez sarılmak için o soluk kokusunu duymaya bile razı olmak ne kadar acı ...
korkularımı ve acılarımı bir yana koyup sadece herzaman hasret olduğum yüzünü alıp gidiyorum bu gece ölüme
peki bir geceliğine müsait mi yüreğin ?
sadece ölüp son bir kez gideceğim !!!





Alt 10-12-2008, 00:14 #35

Eмel R.

Cem Adrian


Şimdi yaralı yüregimden tükenmişligin ayazından benligimin yüreginden cikacak su son sözleri Iyi Dinle...

Gözyaslarim yanaklarimla sevisirken omuzlari basimin altinda olan insan...
Bana baktigin gibi kimlere bakmissin!
Ellerimi tuttugunda ellerinin niye okadar itici oldugunu simdi cok daha iyi anliyorum !!!!!
Ellerimi tutan o ellerde ...baska tenin kokusu izi varmis ...
Güzelim sen hala anlamadiysan....
Ve hala istiyorsann !
Ben yokum ki artik
biz olamayiz bundan gayri !

Tut istedigin eli ...
Koy basini aglayan herkezin omzuna
Bak simdi bana baktigin gibi ele !!!

Ne Kanimda
Ne Canimda
Ne de Umurumda degilsin !!!!


Yıkılırdım belki yıkan sen olmasaydin

Aglardim ugruna ...gözbebeklerimden akitacagim bir damla gözyasimdan degerli olsaydin !

Simdi cek git yoluna ...
Yalan aşklara...
Yooook artık ''eyvallahım'' yürekten vuranlara !!!!





Alt 10-12-2008, 00:30 #36

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

Sevenlerin ardından mendil falan değil de
Masum sevdalar sallandı dilek ağaçlarında
Yalan yeminlerle süslendi aşk edebiyatının satır başları
Paragrafı bile tamamlamadan
Pişman oldu birileri aşık olmaktan
Zaten sen gibi satanlardı en çok reyting kazananlar
Bunları gözlerimle gördüm
Ellerimle gözyaşlarını biriktirdim
Aldatılanların...
Ellerimle omzuna dokundum
Komalık sevdaların...
Şimdi ellerim nasırlı
Ellerim sabıkalı
Her ne kadar gözün gördüğünü görmese de bu eller
Senin ihanetinin tek görgü tanığı
Ve şimdi; tadilat dolayısıyla
-Geçici bir süre için-
Ellerim korsan sevdalara kapalı





Alt 10-12-2008, 00:33 #37

Eмel R.

Cem Adrian


Eğlenmek için ne müziğe ne de dansa ihtiyacım vardı. Odamın tüm camlarını açıp, gün ışığının odama rengarenk süzülmesinden oyunlar yaratırdım kendime. Ellerime garip şekiller verir, duvara yansıyan gölgesinde renkli ışıklarla giydirirdim parmaktan bebekleri. Yollara düştüğünde ayaklarım, bulutların arkasında ki güneşi bile görebilecek kadar dolu bakıyordum dünyaya. Ufuklara daldığında gözlerim, dolmuyor, aksine ışıl ışıl parlıyordu. Ne mazi vardı içimde, ne de yarın... O an seni seviyordum ya, bu bir ömre bedeldi.
Seni sevdikçe kendimi daha çok hayata dost eder olmuştum. Tüm kırgınlıklarımı, tüm kızgınlıklarımı, kadere küslüğümü bile unutmuştum. Nefes alıyor ve seviyordum işte... Ne ekmek ne de su... Sadece aşk... Sadece sevgili...
Günler geceler öylece akıp gidiyordu. İçimde hakim olmadığım bir duyguyla nereye gittiğimi görmeden, sarhoş gibi dolanıp duruyordum. Zamanın hainliğini, kurduğu tuzakları göremeyecek kadar kaptırmıştım kendimi sevdaya.Aşk dolu bahar bitmiş, acımasız kışa terk etmişti yüreğimi.
Sevgili hiç olmadığı kadar uzaklara düşmüş, gözlerim ufuklarda yalnızlıkla oynaşır olmuştu. Tükenmişti... Bitmişti... Doyuma ulaşmış olmalıydı sevgilinin yüreği. Daha fazlası yoktu işte. Hepsi bir bahara sığacak kadardı. Oysa benim yüreğim, dört mevsim açtırırdı çiçekleri. Buzları kırar, altından taptaze filizlere ulaşırdı. Sevda demek, yürekli olmak demekti, mert olmak, dimdik durmak demekti... Emek isterdi... Sıcaklık isterdi... Ama kutup yıldızlarına kanmıştı bir kere sevgilinin yüreği...
Yalnızlığa alışmaya çabaladım önceleri... Bahar tekrar gelir de beni yine sever diye umuyordum. Oysa her geçen gün daha çok sarmalıyordu yalnızlığın dikenli sarmaşıkları bedenimi. Canım acıyordu, etim kanıyordu ama hala seviyordum... Vazgeçmek bu kadar kolay olmamalıydı... Gök-gündüzde yıldızları görebilirsem ancak sevdaya olan borcumu ödeyebilirdim. İsyan etmemeli, beklemeliydim...
Ve bekledim... Ömrümden binlerce ömürler çalarak bekledim... Ne mevsimler geldi geçti, ama sevgili asla gelmedi. Baharları yapayalnız geçirdi sevdaya aç yüreğim. Ama yine gelmedi... Biliyordum artık gelmeyeceğini... Beklediğim ne varsa hepsi umutsuzluğun en diplerine gömülmüştü. Birlikte geçirdiğimiz anları, dokunuşları, bin bir anlamı koynunda besleyen bakışları düşledikçe, sızlayan yüreğimi satmayı bile denedim. Ama kimse almadı...
Şimdi bir ben, bir de sızlayan yüreğim var... Ne o beni avutabilir, ne de ben onun sızısını dindirebilirim. Tüm güzellikler şimdi uzanıp dokunamayacağım kadar geride kaldı. Aşk bitti, yerini çaresizliğe bıraktı.
“ Şimdi söyle bana sevgili... Bir zamanlar hayat dolu olan bu kalbi sızıdan kurtarabilir misin... Bana gülen gözlerimi tekrar verebilir misin... Beni tekrar sevmesen de olur; bu yüreğe yeniden umudu, bu yüreğe yeniden aşkı tattırabilir misin... “





Alt 10-12-2008, 00:51 #38

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

Unutulduguma degilde,
Unutulacak kadar az sevildigime yandım!

Keşke inanmasaydım o kadar,
ucmasaydım gökyüzünün en tepesine..
Yıkmasaydım kumdan kalelerimi bir UNUTAN icin!
Keşke yagmur olup yagsaydım,
fırtına gibi esmeseydim boş yere!
Bu sevdaya umut baglamasaydım,hayat kaynağımdır diye!
Bana şimdi maziye daldığımda bukadar acı veren bu aşka,
Tutulmasaydım keşke delicesine!

Unutamamaya degilde,
Unutmayacak kadar cok sevdigime yanıyorum şimdi..
Degermiydi bukadar cok sevmeye?
Bilmiyorum..

Ama unutulduguma degil..
Unutulacak kadar az sevildigime yandim!





Alt 10-12-2008, 00:52 #39

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

Sonunda bitti
Giden gitti
Tek kalan; kuru bir hasret ve sonsuz acı
Tek kalan; yanlızlık ve karanlık
Acıyorum;
Eğime, sevgime, gözyaşlarıma, kendime
Ama en çok da sana be gece gözlüm
Bulamayacaksın benim gibisini
Bulamayacaksın yürekten seveni
Bulamayacaksın illede sen diyeni
Ha bulacaksın dilde seveni
Illede ben diyeni
Sırtından hançerleyeni
Acırım sana gece gözlüm
Bulurum dersinde böylesini bulursunda
Sonunda gelirsin sözüme
Sonunda dönersin bana
Neylersin bitti
Giden çoookttan gitti
Acırım sana gece gözlüm
Acırım bana gece gözlüm
Kaybolacak gözlerin gecede
Kaybolacak yüreğim gecede
Çünkü; çünkü;
Sonunda bitti
Giden gitti





Alt 10-12-2008, 00:53 #40

YαnLızßαяon

Yasaklı Üye

Yalnızlık Şarkısı

Bir tren geçer uzaktan çığlıkları kalır yüreğimde
Bir kuş süzülür, bir çocuk ağlar içim yanar her seferinde.
Acılar toplanır, çepeçevre sarar beni inlerim.
N'olur, bu kez olsun ağlama ey gözlerim.
Zaman geçer, gün kararır akşam olur.
Zaman geçer, yalnızlığım beni kovalar durur boş odalarda.
Adım adım giderim hüzünlerin koynuna
Adım adım düşerim dertlere, acılara.
Duyulmayan çığlıklarım gözlerimde.
Geceden karadır umutlar yüreğimde.
Türkü söylerim, kendim dinlerim. Gülerim yine kendime
"Kimsem yok" diyemem, arkadaşım, derdimle...





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:34 .