alem-i gönül
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 27-12-2008, 17:35 #1

.. ebrulikelebek..

isot

alem-i gönül



Düşlerde Güldü Zaman





Benzer Konular
  • "ÂLEM-İ GÖNÜL" DÜNYAMIZ...
    “ÂLEM-İ GÖNÜL” DÜNYAMIZ Evet, iki âlem vardır biri yaşadığımız bu güncel hayatta ki, dünyamı...

  • Âlem-i Gönül!...
    Âlem-i Gönül! Âlem-i Gönül! (Gönül Âlemi veya Gönüldeki Âlem!) yani her insanın bir iç dünyasıdır. Bu d...

  • Alem-i Sır dan / Âlem-i Gönül !...
    Âlem-i Gönül: Âlem-i Gönül! (Gönül Âlemi veya Gönüldeki Âlem!) yani her insanın bir iç dünyasıdır. Bu dünya...

  • Âlem-i Gönül!...
    Âlem-i Gönül: Âlem-i Gönül! (Gönül Âlemi veya Gönüldeki Âlem!) yani her insanın bir iç dünyasıdır. Bu düny...

  • Âlem-i Gönül...
    Âlem-i Gönül: Âlem-i Gönül! (Gönül Âlemi veya Gönüldeki Âlem!) yani her insanın bir iç dünyasıdır. Bu dü...



Görüntüleme:285861, Cevaplar:8001

İlginizi Çekebilir >
Alt 27-12-2008, 17:42 #2

.. ebrulikelebek..

isot

anladım


ANLADIM ...

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
Kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil...
Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım.

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.

Bir insanı herhangi biri kırabilir,
Ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım.

Fakat,
Hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini avucuma koyduğunda anladım.

''Sana ihtiyacım var, gel !'' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım.

Biri sana ''git'' dediğinde ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım.

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.

Özür dilemek değil,
''Affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım.

Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş;
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.

Ölürcesine isteyen beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.

Sevgi emekmiş...
Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş...

Can YÜCEL





Alt 27-12-2008, 17:44 #3

.. ebrulikelebek..

isot

özledim seni


ÖZLEDİM SENİ ...

Özledim seni...
Ayrılık yüreğimi uyuşturuyor, karıncalandırıyor nicedir.
Beynimi uyuşturuyor özlemin...
Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin
Bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp,
Mütemadiyen bir boşluğa...
Sabahları seni okşayarak başlamaları,
Akşamları her işi bir kenara koyup
Seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
Oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını,
Çocuksu küskünlüğünü...
Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken;
Ve ne kadar yumuşak,
Bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken.
Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek,
Ve sana bunları söylemeden ''Git artık'' demek,
''Beni ne kadar çabuk unutursan,
O kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa''
Demek sana ne de zor...
Seni görmemek,
Ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda
Bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....

Can YÜCEL





Alt 27-12-2008, 18:39 #4

кirîѕтаи

ÖZEL ÜYE

gümüs renkli sabahlara uyandiginda
ince bir hasret uçusmuyorsa gözlerinde,
bu kendimdir diyerek bakabilecegin bir yüz yoksa aynalarda
ayaklarindan cesaret
yüreginden merhamet akmiyorsa yürüdügün yollara
ve ne olmussa bir sekilde
bir yerlerinde hayatin
yasadim dedigin ne varsa unut gitsin!

Sen bir kalbe sigamazken
sigmayacaksa dünya sana
sat gitsin benim dedigin ne varsa!
her yeniliste eksiliyorsa adres defterinde isimler
o defteri yirt gitsin!

Yik gitsin, yaptigin her kapi gün gelip kapaniyorsa yüzüne.
siritkan bir durusun olsun sehrin karsisinda
unutma !

Ebu Zer’i, Selman’i, Bilâl’i ve Umeyr’i
Unutma !

hiçbir sehrin paçalar sivanmadan geçilmeyecegini
varsin kopugun biri desinler sana
varsin vaadkâr bulmasin seni yarinlarina leylalar
sehri kanalizasyonlara Leyla’yi kendi yalnizligina göm gitsin!

Asklarini satarak yeminlerini yiyerek büyüyenlerce
kovulup dokuz köyden
sana asla Taif olmayacak onuncuya itildiysen
aska ihanet etmeyen Neron’un hatrina
onuncu köyü yak gitsin!




Marilyɳ Monroє Bunu beğendi.

Alt 27-12-2008, 18:54 #5

|LivєcorqSє |

ҳ̸Ҳ̸ҳ


dün gibi hatırlıyorum seni ilk gördüğüm anı...
yüreğime ateşten damlalar düştüğü zamanı...
cümlelerin birbirine karışması...
gözlerimdeki kaçamakları...
dün gibi hatırlıyorum bana sarılışını...
beni sarıp sarmalayışını...
sıcacık bakışlarını...
ellerim ellerinde...
gözlerim gözlerinde...
dün gibi hatırlıyorum beyaz gelinlikler giydiğimi...
damatlık ne çok yaışmıştı oysa tenine...
gözlerimiz pırıl pırıldı...
sevinçle... heyecanla...
mutlulukla... seninle olmak sonsuzlukta...
dün gibi hatırlıyorum aşk vardı karnımda...
yavaş yavaş büyüyordu....
tekmelerini hissettim...
elleriyle dokunuşunu...
hissettim içimde...
varlığına hazırlandım..
sevdim çok sevdim...
ve aşk doğdu daha dün gibi...
ama sen yoktun...
yalnızdım... yalnızdık...
bizi bırakıp gitmiştin...
bir trafik kazasıyla...
aşk hiç babasını görmedi belki...
ama seni görseydi böyle iyi tanıyamazdı...
görseydi böyle iyi bilemezdi seni...
uğruna ömrümü feda ettiğim...





Alt 27-12-2008, 18:58 #6

Nuг-uL HüĐα

Fî Sebîlillâh



Gökyüzü çaldı gözlerimin maviliğini
Duduğımdaki ıslığı,
Kalleş bir rüzgar aldı ötelere
Sabahlar uzak diyarlara göç etti
Geceler hüküm sürüyor bu yerlerde
Bana laf düşmüyor bu serseri sokaklarda
Berduş gölgemi eziyor,
İnsafsızca kaldırımlar
Ayak seslerimi yutuyor,
Gecenin hırçın sessizliği
Hergün biraz daha kendimi kaybediyorum
Bu daracık yollarda.
Mevsimler artık umrumda değil
Zaten ilkbaharları hiç sevmedim
Kışları severdim ilk tanıdığımdan beri
Kapımı çalardı soğuk bir ayaz,
Elinde hüzünleriyle.
Ama şimdi onlarda gitti
Güneşin olduğu yerlere.
Bir ben göç etmiyorum
Melankoli diyarından,sevda ülkesine
Bir ben hancıyım burada,
Geride kalan hepsi yolcu
Diyorum ki;
Bir ılık yağmur yağsa da karışsam sellere
Ben de gitsem,
Beni terkedenlerin gittiği yerlere!.....





Marilyɳ Monroє Bunu beğendi.

Alt 27-12-2008, 19:16 #7

.. ebrulikelebek..

isot


güzel şiirleriniz için tşkrlr





Alt 28-12-2008, 16:46 #8

.. ebrulikelebek..

isot

Gidiyorum Ben


alem-i gönül



Gidiyorum Ben



Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum
Bulduğumu zannettiğimde
Kendimden ayrı düştüm

Bu garip bir veda olacak
Çünkü aslında hep içimdesin
Ne kadar uzağa gitsem de
Gittiğim her yerde benimlesin

Söylenecek söz yok
Gidiyorum ben...

Hoşçakal, hoşçakal..!
Hoşçakal, hoşçakal..!

Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
Şahlanıp koşmak içimde var
Hoşçakal...

Biraz su biraz yeşillik
Her yer benim evimdir
Taşırım dünyayı sırtımda
Her dil benim dilimdir

Ama söylenecek söz yok
Gidiyorum ben...


alıntı*




TheAhmet ve Marilyɳ Monroє Bunu beğendi.

Alt 28-12-2008, 16:48 #9

кirîѕтаи

ÖZEL ÜYE

Bu aşk bitti artık,
Nedenini ellerde ara.
Sen istedin ayrıldık,
Vebalini ellerde ara.

Hiç kendini düşünmedin,
Hiç kendin sevmedin,
Hep ellerin sözüne gittin,
Çaresini de ellerde ara.

Eller mi kurtaracak seni?
Çalıştırsaydın taş kalbini,
Bundan sonra sen beni,
İnandığın ellerde ara.




Marilyɳ Monroє Bunu beğendi.

Alt 28-12-2008, 16:56 #10

.. ebrulikelebek..

isot


tşklr cnm (:





Alt 28-12-2008, 16:57 #11

.. ebrulikelebek..

isot

Anlatabilsem Keşke


alem-i gönül

Şimdi sana neden seni yazamayışımı anlatsam...
Anlatabilsem keşke...
Seni anlatabilecek kadar güçlü değilim belki de...

Ayrılığın bıraktığı hüzün izleri varken içimde, susmayan kalemim; konu sen ve sevgin olunca nasılda susuyor...
Hâlbuki en çıldırmış sevgi satırlarını bırakması lazımken tarihe; sus-pus oluyor...
Seni anlatabilecek kadar güçlü değilim belki de...


Ben en iyisi sana sensizliği anlatayım...


Gözünde ki gülüşü görmeden yaşamak;
Tüm gülüşleri kefene sarmaktır ..!


Varlığını inkâr edip, görmezden gelmek;
Hayatı saymamaktır..!


Ve seni üzgün görmek,
Kanser bir hasta gibi acı ve sancı çekmektir...
Göğsünün tam orta yerinde...
Allah’a el açıp “al beni buradan” diye yalvarma sebebidir...


Ey benim dilsizliğimin çığlığı...

Gözümün gören bebeği...
Düşüncelerimin yol göstereni...
Ruhumun eşi...
Kaderimin en yaşanılası olanı...
Alın yazımdaki en güzel iz...

Karanlığımın gölgesi...
Aydınlığımın perisi...
Özümün, varlığımın, yaşamamın en değerli sebebi...
Hayallerimin ötesi...
Kıyamette bile el ele olacağım seninle.


Bende; seni anlatacak daha fazla kelime yok..!

Dile gelemeyen binlerce melek var şimdi yanımda...
Sana; bendeki seni anlatamazlar...


O öpülesi yüreğini, sevilesi yüreğini,
Hakk’ ın huzurunda
Bir daha hiç kırmamacasına,
Ömrümün yettiği kadar el üstünde tutmacasına ve yaşadığım hayat boyunca seni mutlu etmek üzere
Emanet alıyorum...

Allah’ın emaneti saydım seni..!


Şimdi sana neden seni yazamayışımı anlatsam...
Yazmak istemeyişimi anlatsam...
Anlatabilsem keşke...
Seni anlatabilecek kadar güçlü değilim belki de...


alıntı..





Alt 28-12-2008, 17:10 #12

кirîѕтаи

ÖZEL ÜYE

Çığ düştü gecelerime, sokağıma karanlık büründü
Gözlerin yıldızdı ayrılığınla o da söndü
Tek bir kelimenle umutlarım yurdumdan sürüldü
Adın vardı sadece ,bir gece ansızın yüreğimden söküldü
Hicranında erirken vicdanın bile sevdama acımadı
Sana büyüttüğüm güllerim yine bana kaldı

Ağladığımı görme, bulutlara sakladım gözyaşlarımı
Yoksun ; kutuplara sürdüm sana açan baharlarımı
Yalnızlığına esir düştüm, aramıyorum artık yarınlarımı
Avuçlarımda bir umut vardı ; onu da yüreğin aldı
Sana büyüttüğüm güllerim yine bana kaldı


Toprağımda dikenler filizlenirken dinmez artık bu acı
Gözlerin aklıma gelse nüksediyor kalbimdeki sancı
Sürmeyin yarama merhem niyetine tuzu, ayrılığın yoktur ilacı
Gülüşlerim alındı düşlerimden, yüreğim gözyaşımla ıslandı
Sevdamız ayrılıkta yandı , güllerim yine bana kaldı.





Alt 28-12-2008, 17:12 #13

.. ebrulikelebek..

isot

Yüreğini Koy


Yüreğini Koy

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna Rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan 'Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?' diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.

Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.Sen, 'Ama senin için şunu yaptım' derken o, 'şunu yapmadın' diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.


Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. 'Peki o ne yaptı' deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.

Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. 'Acılara tutunarak' yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....

Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....


Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Nazım Hikmet




Bu?lem Eslem Bunu beğendi.

Alt 28-12-2008, 17:29 #14

кirîѕтаи

ÖZEL ÜYE

Hangi siire baslasam suskunum sana
Dag gögsünde bir kaya diliyle suskun
Güneste kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarim oluyor her gece
Yagmura suskun yasamaya suskun
Haykirabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kurakligin bütün izleri
Upuzun çöller vadilesebilir içimde

Hangi güzelligi özlesem suskunum sana
Yürek boslugunda bir of kadar suskun
Özlüyorum seni masmavi
Kosuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykirabilsem
Isik yumagi bir pinar olur solugum

Hangi türküye uzansam suskunum sana
Agit agit, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmusum
Asktan ve kandan bir damla olmusum
Bir saçlarinin rüzgarina
Bir de agzinin kiyilarina konmusum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasirga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi olmusum
Coskularin her sahlanisinda
Sana deprem deprem susmusum
Ve sana susmaktan inan ki yorulmusum

Yeter olsun gözlerinde isik firtinasi
Sözlerinde baski yasasi yeter
Hangi kavgayi özlesem suskunum sana
Zafer sabahlarinda gece kadar
Bayram sabahlarinda yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunlugumu al artik
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun





Alt 28-12-2008, 20:22 #15

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Yürüyorum ama nereye bilmiyorum. Belki az sonra bir uçurum karşılar ayaklarımı ya da çamurlu karanlık sular.. Bilmiyorum... Güneş artık parlak mı, yağmur ıslak mı bilmiyorum. İnsanlar hala aşık oluyorlar mı? Kayıp bir şehirde kaybolan insanların iniltil

Yürüyorum ama nereye bilmiyorum. Belki az sonra bir uçurum karşılar ayaklarımı ya da çamurlu karanlık sular.. Bilmiyorum... Güneş artık parlak mı, yağmur ıslak mı bilmiyorum. İnsanlar hala aşık oluyorlar mı?
Kayıp bir şehirde kaybolan insanların iniltileri, nemli feryatlarının kokusu, üzerimde...

Ta ki kayıp gidcekler birgün o derin, ulu, bilinmez diyarların verimli bilinmezliğine...

Evet, seni özlüyorum... Her biten ilişkinin ardından, bu sözler kulaklarıma yelken açıyor.
Sonra kulaklarımı kanatırcasına sivri uçlu dişleriyle demir atıyor ...

Haykırmak istiyorum dağlara tepelere sonra yankılansın istiyorum diyar diyar, seni özledim. Yüreğim haykırıyor, isyanda susturduğum o çocuk, ağzına bezler pamuklar tıkıyorum olmuyor haykırıyor seni özledim. Sakladığım karanlıklara sığmıyor, onu daha ne kadar dizginleyebileceğim bilmiyorum gücüm tükeniyor, seni özledim. Güneşin doğuşunda, gözlerimi her kırpışımda acı veriyor, saklayamıyorum seni , seni özledim. Yasaklı manastırımda yasaklı sözcükler; kanatları bağlı, çırpındıkça kanayan, sana uçmak istedikçe ağır ağır ölen... Seni özledim...

Kusmak istiyorum, kusmak tüm benliğimi, yüreğimi kusmak istiyorum, seninle dolu yüreğimi. Patikalar yeşil değil sensizken, sensizken içkinin tadı yok sensizken özleminin tadı olmadığı gibi. Kusmak istiyorum kendimi. Artık sen olan beni...

Her çıkmaz sokağımda her labirentimde sen varsın oysa sen düz bir ovada bana koşsaydın desem, bulutları pembeye boyayıp ayaklarımın altına alsam demekle aynı şey olurdu biliyorum. Sen sadece dipsiz kuyularıma hapsoldun ve bende hep seninle oldum... Hep üşüdüm sıcak gözlerinde . Hep bana bensiz baktı efsuni gözlerin.

Terledim bir zamanlar teninde, terin terime karıştı ben sen oldum, seni içtim, içtikçe susadım ve o ter içinde buzların içine ittin beni. Gözlerim seni ağlıyor hala ve hala üşüyorum...

Biliyorum hiç umurunda değil, belki benden de fazla kanadın ve belki sen o denli kanarken kanımın kızıllığının farkına varamadın. Belki sana silik göründüler ve sen daha da fazla kanatmaya çalıştın. Kendi kanının kızıllığını aradın her kurbanının kanında fakat senin kanın hep kızıl, onlarınki ise griydi. Sen onlarınki de kızıla çalsın diye daha çok hançerledin, dermansız kalıp diz çökene dek... O zaman çekip giderdin başka kurbanlar arardın kendine taze kanlar... Dünyadaki tüm aşık kanları bir araya gelse seninkiler kadar kızıl olamazlardı. Sen ne kadar hançerlesen azdı...

Arka sokakların karanlıktı, bir kız çocuğu ağlardı hıçkırıkları azapların en büyüğüydü duyanlara. Fakat duymazlardı ki onlar, geçit vermezdi, kamaştırırdı şuleli gözlerin bakanları. Hani bakmasını da bilmezlerdi derinlere. Onlar kendi sığ sahillerinde kumlarla oynayan çocuklardı. Ben hep ellerinden tutup çıkarmak isterdim seni ve senin ellerinle derinlerine dalmak isterdim. Belki sadece ben duydum sen fısıldamadan bunları bana. Sana o kadar yakın olmaktı şimdiki uzaklığımın acısı. Memleketimi terkedişimdin sen... Seninle nefes almayı öğrenmiştim seninle akıp gitmeyi. Seninle yeşermişti kuru dallarım. Seninle büyümüştüm ben. Güneşimdin yapraklarıma vuran ve toprağımı ıslatan yağmurumdun. Şimdi ne kadar çıplak, ne kadar soluk, zayıf, kırılgan dallarım var.

Yıllar önce parmaklarının ucundan kayıp gidişimde yeniden dudaklarında nefes alacağımı biliyordum.. Ve senin kancık dişiliğine tırnaklarımla tutunacağımı da biliyordum.. Ve bitiş öykümü tasarlıyordum her zaman..






Alt 28-12-2008, 20:23 #16

кirîѕтаи

ÖZEL ÜYE

Bitmeyen Yalnızlık
yine herzamankinden farksız birgün,
dışarıda güneş we hareket
içerde bir genç we yorgunluk bir de
YALNIZLIK.

we televizyonda reklamlar
yukarı katta tıkırtılar
aşağı katta sessizlik

uzaklarda ölüm,yakınlarda yine ölüm
bir yerlerde unutulanlar,bir yerlerde ise unutanlar
bilinmeyenlerde bir genç kız we bir genç kız daha...

uçurumun kenarında düşmek için hazırlananlar
uçurumun sonunda ölüm çığlığı!

arkada sonsuz gözyaşları,
uzun bir sessizlik,
anılarıyla başbaşa bir genç kız
Ve BİTMEYEN YALNIZLIK!!!!!.........





Alt 28-12-2008, 22:05 #17

.. ebrulikelebek..

isot

Yorgun ..


alem-i gönül

...
alem-i gönül
...
alem-i gönül





Alt 28-12-2008, 22:07 #18

.. ebrulikelebek..

isot


Geceler bırakır mı yıldızlarını bir kenara?
Bulutlar bırakır mı yağmurlarını başka bir diyara?
Seven yar bırakır mı sevdiğini tek başına?

Güneş doğmadan geri batar mı?
Sevgiliye kavuşmadan aşk solar mı?
Aşkın damgası son veda mı?


alıntı...





Alt 28-12-2008, 22:09 #19

.. ebrulikelebek..

isot


ne bana huzur verdin
ne kendine
ne de aşkıma....
yalanların bahanelerin biri bin para
senin için var mıydım yok muydum;
az mı çok, muydum?
düşündün mü,
sevdin mi kimseyi kendin dışında?
ben karar verdim :


"seni ne zaman aklar ne de sular paklar"


vaktinde ödenmemişse günaha girer günahlar..
af dilemek için yalanında bir aselati olmalı
Yüce makama havalesin
Hesabı tez sorulmalı





Alt 28-12-2008, 22:46 #20

.. ebrulikelebek..

isot


alem-i gönül





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:19 .