× ``SiLSin Чagmur GeçmiSimi`` / єgℓιв~ ●
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 04-02-2009, 23:00 #41

' FrauBiologin

RuhuBedenimeİşliSevdiğim*

Çaresizseniz.. Çare"SizSiniZ"



"Çaresizseniz.ÇareSİZSİNİZ" demiş bir filozof.. Düşün kim üzebilir seni senden baŞka ? Kim doLdurabiLir icindeki boşluğu sen istemzsen? Kim mutlu edebiLr seni, sen hazır değiLsen? Kim yıkar yıpratır seni, sen izin vermzsen ? Kim sever seni sen kendini sevmezsen ? Her sey sende basLar. Sen de biter.. Yeterki yürekLi oL "Tükenme.Tüketme.Tükettirme" içindeki yaşama sevgisini... Hep hatırLa:Caresizseniz . ÇareSİZSİNİZ..!!!









Alt 04-02-2009, 23:07 #42

кirîѕтаи

ÖZEL ÜYE

× ``SiLSin Чagmur GeçmiSimi`` / єgℓιв~ ●


İçimin tenhalaştığı saatler...




Suçlarım ağladı bu gece...
Dilim battı içime...
Geçmedi geçmiş... Geldi çattı yine...
Susamazdım...




Özrü kabul edilmiyor kimsesizliğimin...
Kimse kendini üstlenmiyor bu masalda...
Oyunu ben bozmadım oysa, yalnızca düş kurdum çocukça...


Yine de...


Affedin, gözlerinden yaralanmış bu sızıyı...
Affedin, geçmişime asılmış bu sizi...



Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece...
Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime...
Gerisini susuyorum...


Masallardan düşüyorum bu gece...
Bir martının gözlerinde üşüyorum...
Sonrası yok...
Biliyorum...



İstasyonlar ıslaktır...
Kentler çamurlu..
Sesler soluktur biraz, birazda yorgun...
Susmaksa çoğuldur...



"gitmek" derse biri; içim kanar...



Ve işte "gitmek" diyor ötelerden biri...
K/anıyorum...



"gitmek, çoğaltmıyor hiç bir masalı" diyorum... Susuyor...
"kalmak ölümü yaşatmıyor" diyorum... Gülümsüyor...
"gitmeliyim" diyorum... "kalmalısın" demiyor... !



"gitmek" diyor biri...
"gitmek; kalmanın en erdemli yoludur..."



İçim acıyor... !




Bir gün onunda değermiş yüzü düşlere...
Aynalarda ölüm...
Gülüşü kırılırmış gözbebeklerinde...
İşte o gün "gitmek" denen bitermiş...


Bir gün... Bir gün o güldüğünde, ölüm şehri terk edermiş...
O güldüğünde, masallar hep mutlu sonla bitermiş...



Gitmeliyim... Ağır yaralı ruhumu alıp yanıma, ölüm tehlikesi olan düşlere iz sürmeliyim...
Gitmeliyim... Sol yanımdan başlayıp şehri terk etmeliyim...
Gitmeliyim... Yüzüme düşmeden gülüşün, hüznümü yitirmeliyim...


İçimin sessizliğinde arındırıp gözlerimin derinliğini, kuytu köşelere astım kimsesizliğimi...
Şehrin karanlığından başladım kendimi içmeye...


Bir tutam huzurdu belki ölüm...
Bir tutam sevinç...



Adımı kininizle yıkadım... Aklar mı nefretiniz gülüşümü?


Hadi!
Bunca suskunluğunuzun üstüne, suçlarınızı yükleyin gözlerime...


Hadi!
Suçsuzluğumu susturun yine...


Hadi!
Düşsüzlüğümü ağlatın her gece...


Alın buda elma şekerim... Alın buda gülüşüm... Alın buda masalım...


Hepsi diyeti gözlerinize bakmamın...
Hepsi bedeli böylesine susmamın...



Kent soysuzuyum biliyorum...
Yine de...
Hiçbirinizden af dilemiyorum...
Varsınız...
Varsınız ve masalsınız...
Belki de en az bir masal kadar yalansınız...
Ve ben; böylesine yalanken bile, seviyorum sizi !!!


Harabe gülüşlerim vardı, masal diye okudunuz...
İlişmedim kimseye...
İçimde bir yangın vardı, sığındım gözlerinize...
Hepsi bu...


Suçsa masalsızlığım, kendim/sizliğim vebalse çoğulluğunuza, bir "sus" daha dayayın şakağıma...



Gözlerimi kapattığımda göremediğim her düşün katilisiniz siz...
Doğmayacak çocuklarımın yetimliği, ölmeyecek gençliğimin ecelisiniz..
Kırgın değilim kimseye...
Kırgın olmasında kimse...
Kırılacak kadar var olmadım ki sizde...


Hazırım ödemeye hüznümün suçunu, kesin kirpiklerimin boşluğunu...
Sökün içimi benden, bir "siz" damlar belki gözlerimden...



Neyin bedeli bu?


Kirpiğimin suçunu gülüşümle ödüyorum...
Alınmayın sakın size değil bu ıslaklığım...
Kirpiklerime şiir düştü ondan böyleyim...
Çok geçmez geçer bu kimsesizliğim...
Vebalinizi alır bir masal üstümden...
Öder hakkınızı ölüm üzülmeyin...
Yazık ki kırgın değilim...
Yazık ki yine kendime biriktim...



Bakmayın sitemime...
Bakmayın kinime...
Dedim ya...
Kırgın değilim size...
Sadece biriktim bir şiirin ilk harfinde...


Özrümün kabahatini affedin...
Kimsesizliğime verip yanılmışlığımı, yangınımı beni azad edin sesinizden...
Ki ben sessizdim...
Sessizim...
Neden değdi kirpiğim gülüşünüze?



İçimi yıkadım geldim işte...
Suçsuz değilim...
Suçlarım kaldı sizden arta...
Onu da çok görmeyin masalıma...





Alt 05-02-2009, 02:36 #43

DüŠLeR ÙLKeSì

(&ÕMRÙMSÙN&)


Gidiyorum


İşte sırıl sıklam yalnızlıkla gidiyorum
Ardımda geleceğim önümde serin karanlıklara
Sırtımda hançerin kan revan dinlemiyorum
Ben bu gece yarısı gidiyorum.

Şehir uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Eylül yaprağı gibi savrularak
Usulca akan nehir gibi durularak
Ben bu gece yarısı gidiyorum.

Güneş uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Roman gibi sessiz sedasız
Zaman gibi zamansız
Bu gece yarısı ben gidiyorum.

Gece uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Nefesimi tutarak ama seni içime binlerce kez çekerek
Kendimi senden ederek son sigaramı içerek
Ben bu gec yarısı gidiyorum.

Güller uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Gidenler sokağından son kez geçerek
Bir sevdayı kara toprağa gömerek
Ben bu gece yarısı gidiyorum.

Şehir uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Cebimde son mektubumla sönmüş mehtabımla
Şu sokakta sol yanımla
Ben bu gece yarısı gidiyorum.

Volkan dudakların uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Bu gece yarısı birtek ben gidiyorum
İstanbul uyuyor sen uyuyorsun
Bu gece yarısı ben gidiyorum.





Alt 05-02-2009, 02:37 #44

DüŠLeR ÙLKeSì

(&ÕMRÙMSÙN&)


Bir Mektubun Cevabı

I.
Karanlığın içindeki aydınlık,
güneşin siyah rengi,
nefretin içindeki sevgi,
sevginin içindeki saflık...
ve o müthiş heyecan.
Heyecanın içindeki garip ama bilmediğin korku,
konuşamadığım ama anlatabildiğim şeyler,
ağladığım ama nedensiz gözyaşlarım,
sana olan gözyaşlarım.
Notasını bilmediğim, ama seni gördüğüm melodiler,
yürüdüğüm, fakat yere basmadığım zamanlar,
dinlediğim fakat, duymadığım, duymak istemediğim hainliklerim,
kimsenin bilmediği ama benim bildiğim sancılarım,
ve seninde bilmediğin...
Bilmeni istediğim; kaybetmekten korktuğum,
çünkü kaybettiğim çok şey var,
bilmeni istediğim sana değer verdiğim.

Ve denizin o mavi rengi...
Huzur vermesi için baktığımız,
ama kendi kendine savaştığını asla bilmediğimiz...

Güneş; gözlerimi senin saçların kadar kamaştırmıyor,
güneş; toprağa vurduğunda güzel durmuyor gözlerinin kahverengisi kadar.

İçimde ölesiye bir sevgiydi eskiden kime duyduğumu bilmediğim,
ölesiye bir özlem,
karşılığını bekleyen sevgim,
saf,
doğal,
yapmacıkların olmadığı
sadece sen ve ben,
herşeyin anlatıldığı, bir sürü çözümün bulunduğu sevgim

sırtımı anneme vermişcesine güven duyacağım sana yaslandığımda,
öyle bir sevgi olmalı.

II.
Acı; kelimelerin gölgesindeki siyahlık kadar silik
ellerimin titreyişi kadar yakındı bana,
yürekler acı çekmek içindir dedin,
acı sevgi için var,
peki sevgi kimin için?

Anlatabildiğin şeyler, baktığın manzaranın ötesindekilerdir,
çünkü benliğin daha ötesini anlatamaz,
çünkü anlamazlar,
bu; kayanın altında kalmış karınca yuvasına benzer aydınlığı görmek
isteyen...
Duyduğun şeyler, duymak istemediklerinin dışındakilerdir,
ama ben öyle yapmıyorum,
çünkü ben bilmek için sadece kulağımı kullanmıyorum.

Ağlaman bana duygularının içine sığmadığını belli ediyor,
ağlamak; "geri dönemeyişlerin anası"
kalbimdeki mezara bir yenisi daha eklendi işte!
Niye öyle tuhaf tuhaf bakıyorsun ki?
Ölmek yalnızca toprak değildir,
herkesin kalbinde bir mezar, bir dünya vardır
yalnızca şekilleri değişiktir...

İnsanlara bakıyorum,
kendilerini zamanın girdabına fırlatmışlar,
hiç bilmezler; birden fırtına durur, yere düşerler, herşey darmadağan
olmuştur,
nerede olduklarını bilmezler,
aslında herzamanki yerlerindeler,
'boşlukta'
bir şekilde mutlu olacağımı biliyorum, ama o şekil ne?
neden mutluluğu başka birinin gözlerinde ya da gülümsemesinde arıyorum ki?

Gerçeği; engel tanımadan akıp giden bir ırmağa,
onu kabul etmeyide ırmağın köpüklerini tutmaya benzet.
O zaman anlarsın vaktin ne hızla geçtiğini,
hayatın ne kadar zor olduğunu
sevgilim...





Alt 05-02-2009, 02:38 #45

DüŠLeR ÙLKeSì

(&ÕMRÙMSÙN&)


Susmalıyım Diyordum


Kırmızı olmalıydı, koyu kırmızı
her zaman dikkat çekmeli, göz alıcı olmalıydı

heyecan duyacaksın bana baktığında,
o gizemli çiçek gibi,
doğan her yeni güneşin ardından yine aynı renginle açmalısın bana ,
bende sari saçlarımla her güzel gecenin sonrasında eriteceğim seni
dişiliğin doruğundayken lacivert denizlere açılasın gelecek, boğulacaksın
çünkü kullanacak kelime bulamayacaksın.

Ve denizin o mavi rengi,

dalgalar birbirleriyle sevişir, martılar şahitlik eder,
yeryüzüne düşen her damla onların aşkının bir simgesi, kelepçesidir.

Ama bu başka birşey olmalıydı,
böylesine derin bir haz veremezdi bedenler birbirlerine,
yoksa dalgalar sıkılırlardı.
gökyüzü ne renkse mavi parıltılarda o renkle simleniyordu,
bu bir bağlılıktı, bu birbirini sevmeydi.

Susmalıyım diyordum,
susmalıyız, bize dokunmamaları için,
belkide sadece yüreğimizle konuşmalı, gözlerimizle duymalıyız.

Kelimelerin yetmediği yerde bedenimi sokmalıydım yaşamıma ,
yaşamımın sebebine,
yetmeliydim ona...

Ezanlar haykırırken,
insanların kendilerince ahkam kesmeye çalıstıkları bu yeryüzünden,
meleklerin dokunuşuyla ayrılıp, ibadete dalmalıyım çok, derinlere

ve ruhum bedenimden ayrılmalı bir müddet,
görmeli okyanuslardaki şiddetli fırtınaları
ya da;
afrika'nin kızgın kumlarını,
ya da;
ılık rüzgarında kizkulesini izleyen eslerini Istanbul'un...

görmeli ki
daha da olgunlaşsın bedenime sığmayacak olan ruhum,
sevmek lazımdı;
tren yolculuğu misali; aşığına sarılıp seyir halinde dünyayı;
en çılgınından, en mantıklısından, en tutkulusundan, en masumundan, bazen de
yalanından yaşamalıydı,
ve hızlısından...

Hayat lazımdı bana,
sevimli sevimsiz bir sürü yaşanmışlıklar,
onlarıda tanımalıyım,
tanımaliyim ki hiçbirşey yabancı gelmesin

ve ruhum tekrar döndüğünde
gözlerini iyi açmalı,yüreğini sıkı kapamalıydı
sadece istediğini yapmalıydı...





Alt 05-02-2009, 02:38 #46

DüŠLeR ÙLKeSì

(&ÕMRÙMSÙN&)


Gurbette Akşam



Çöker akşamın sesizliği

Garip bir hüzün sarar

Ve hasret dolar yüreğime

Bir yangın sarar içimi

Ayrılığın katmerleşmiş izlerine

Karışır gider gurbetin kahrı

Erir sigaramın dumanında

Çay bardaklarında tükenir zaman

Tüter gözümde sılanın hasreti

Hissederim anamın ılık nefesini

Bir titreme sarar bükülür dizlerim

Bir umut vermez bilirim

Sönük ışıkları gurbetin

Anlatmak istesem derdimi

Bir yumru tıkanır göğsüme

Sıkar etlerimi zalimce

Ve akar iki damla yaş

Karışır gurbetin tozlu yoluna

Loş bir odada geçer gecelerim

Emer kanımı betondan yatak

Ve birde eskimiş buruşmuş toprak

Çağırır koynuna beni anlarım

Anlatır hikayemizi belki sorarsak

Şu kaldırım taşı karanlık sokak.





Alt 05-02-2009, 20:38 #47

' FrauBiologin

RuhuBedenimeİşliSevdiğim*


TeşekkürLer..





Alt 08-02-2009, 20:38 #48

' FrauBiologin

RuhuBedenimeİşliSevdiğim*


SırLar oLsada sözLeri sakLayan.....
SözLerdiR asLında sırLarı sakLayan....





Alt 08-02-2009, 20:47 #49

» KrizaĿit «

IslaKelebek


Sustukça çoğalan,çoğaldıkça biriken,biriktikçe anlam kazanan bir ikametlik yerin var sol yanımda!

Hani anlatılmayan,hani anlatılsada aslında hiç bir şey demek olacak olan!

Önce harfler,sonra kelimeler ve bir bütün olmaya yeminli cümleler..

En kötüsü de biriken onca cümlenin aslında hiç olduğunu ve hep bir duvara çarpıp da geri döneceğini bilmek..

Ve ama en güzeli,sol yanda tutulanları dile dökebilmek!

Saçma mı .. Belki ..

Hata mı .. Bilmiyorum ..

Yanlış mı .. Sanırım ..

Peki ya gerçek!

Ya da dile kolayın kalbime yerleşen o kaybetme korkusunun verdiği sızı..

Sızlaya sızlaya geçeceğine inandığım,hadi konuş hadi anlat dedikçe -ya hepten yok olursa- diyen yürek sesim!

Verdiğin huzurun,anlayan yüreğinin,gözlerinde ki o yıldızların telafisi yok ki!

Diyorum ki bazen ;

Hapset

Tut

Sus

Bırak

Unut ...

Değmez çünkü AşK bile senden geçmeye!

Ama yine de ele avuca sığmayan bir yürek işte bendeki ;
Gözlerinde gördüğüm o muzip bakışlı çocukla, küllerinden doğan yeniden!

Yani istemesende,
Göze alamasamda,
Ortaya dökeceklerim var işte!

Öyle kocaman varsın ki,yok edemem seni gerçeği ceplerimde..

En içerimden geldiği gibi asıl yani!
Ve nüshalara yer yok,senin bulunduğun coğrafyada ..

Giriş,gelişme ve sonuç aramayacak kadar kalpten üstelik,soyuttan somuta dönüşen her ide!

İnansanda,inanmasanda ..

Cesaretin olsada,korksanda ..

-Bi gün bi çılgınlık yapıp
Seni sevdiğimi söylesem..
Alay edip güler misin ,
Yoksa sende sever misin?-





Alt 08-02-2009, 21:15 #50

» KrizaĿit «

IslaKelebek


× ``SiLSin Чagmur GeçmiSimi`` / єgℓιв~ ●

× ``SiLSin Чagmur GeçmiSimi`` / єgℓιв~ ●





Alt 08-02-2009, 21:33 #51

' FrauBiologin

RuhuBedenimeİşliSevdiğim*


TşkrLr... (:





Alt 08-02-2009, 21:41 #52

Morgan Le Fay

Lazu, lazu me..


Seni İstiyorum, Şimdi!

Hiçbir duygumu ertelemedim ben. Yaşayacağım hiçbir şeyi sonraya bırakmadım. Sonra diye bir şeyin olmadığını biliyorum çünkü. Hep yarına dair hayaller kurmak, gelmesi mümkün olmayacak zamanları beklemek benim işim değil.

Aşk zamana meydan okur; ama, sen karşı koyamazsın ona. Orada durup öylece bekleyemezsin geleceği. Bir adım atmalısın, bir el uzatmalısın aşka doğru.

Aşkın anahtarı cesaret değil mi yar? Cesur olmak gerekmez mi bir sevdayı yaşamak, büyütmek için?

Kaç gece geçti hesaplasana…Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti. Neler yapabilirdik, neler yaşayabilirdik düşünsene…

Her sabahı birlikte karşılamak vardı seninle. Sevişmekten yorgun düşmüş bedenini öpücüklerle yeni güne hazırlayabilirdim. Gözünü açar açmaz ilk gördüğün şey ben olurdum ve sen benim yüzümde mutluluğu görürdün.

Bu kentin sokaklarında el ele dolaşabilirdik. Girmediğimiz sokak kalmazdı. Bakışlara aldırmadan sokağın ortasında sarılıp öpebilirdim seni.

Bir şarkıyı sözlerini bilmesek bile bağıra çağıra söyleyebilirdik. Sonra bir filme gider, bir kitap okur, bir martının bir lokma simit kapabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik.

Paylaştığımız her anı, beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınırdı. Özlerdik birbirimizi delicesine. Bir saati yalnız geçirsek, bir sonraki saati iki saatlik yaşardık, arayı kapayalım diye.

Peki biz ne yaptık? Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik. Her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kâşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkûm ettik birbirimizi.

Bu sürgünlüğe son vermenin zamanı geldi artık. Sana huzur vaat etmiyorum. Aşkta huzur arayan yanılır. Ben tutkunun, en koyu sevdanın sözcüsüyüm. Onlar adına konuşuyorum. Yarını olmayan zamanlarda erimek adına konuşuyorum.

Gözlerinin içine bakıp “Seni Seviyorum” demek istiyorum. Aşkın akışına kapılıp hiçbir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum. Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığı ile irkilmek istiyorum. Yaşama senin adınla anlam katmak, mutluluğu bulmak ve bir daha kaybetmemek istiyorum.

Seni istiyorum ey yar, canıma bir can daha katmak için, daha mavi bir deniz, daha mavi bir gökyüzü, daha mavi bir sevda için.

Seni istiyorum, yarın, öbür gün, öbür hafta, öbür ay, öbür yıl değil….Şimdi!






Alt 08-02-2009, 21:58 #53

' FrauBiologin

RuhuBedenimeİşliSevdiğim*


SaqoL (:





Alt 12-02-2009, 17:46 #54

кirîѕтаи

ÖZEL ÜYE

Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin,
yolları zorlu ve dik olsada
kanatları sizi sardığı zaman ona teslim olun
tüyleri arasına gizlenmiş kılıç sizi yaralayacak olsa da.
Ve aşk sizinle konuştuğu zaman ona inanın,
Bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgarı gibi darmadağın etse de düşlerinizi sesiyle.

Çünkü aşk hem taç olur başınıza hem çarmıha gerer sizi. Hem besler büyütür hemde budar sizi.
Yücelerinize tırmanıp okşar sever güneşe titreyen en körpe dallarınızı
İnip sonra aşağı, sarsar toprağa tutunmuş köklerinizi.
Mısır demetleri gibi derer aşk sizi.
Kabuklarınızı elemek için kalburdan geçirir.
Apak edinceye kadar öğütür sizi.
Yumuşayana kadar yoğurur;
Ve sonra atar sizi kutsal ateşine, Tanrı'nın kutsal şölenine kutsal ekmek olasanız diye.
Aşk bütün bunları yüreğinizin sırlarına ermeniz ve bu bilgiyle hayatın yüreğinin bir parçası olabilmeniz için yapacaktır.
Fakat eğer korkular içinde, sadece aşkın huzurunu ve hazzını aramaksa muradınız,
o zaman çıplaklığınızı örtüp aşkın döven yerinden çıkın daha iyi.
Girin güleceğiniz ama doyasıya gülemeyeceğiniz, ağlayacağınız ama bütün gözyaşlarınızı dökemeyeceğiniz o mevsimsiz dünyaya .
Kendinden başka bişey vermez aşk ve kendinden başkasından almaz
çünkü aşka aşk yeter.
Sevdiğiniz zaman "Tanrı yüreğimde" değil," ben tanrının yüreğindeyim" demelisiniz
ve aşka rota çizebileceğinizi sanmayın çünkü sizi layık bulursa eğer rotanızı aşk çizer
aşkın kendini tamamına erdirmekten başka tutkusu yoktur.
Fakat aşıksanız ve tutkularınız olacaksa mutlak şunlar olsun tutkunlarınız
erimek ve akan bir dere olmak ezgisini geceye söyleyen
tanımak aşırı muhabbetin sızısını
yaralanmak kendi aşk idrakinizle
ve kan ağlamak isteyerek ve sevinçle
şafak vakti kanatlanmış bir yürrekle uyanmak ve minnet duymak aşkla dolu yeni bir güne
öğleyin dinlenmek ve aşkın çoşkusunu düşünmek derin derin
akşamleyin eve şükranla dönmek
ve sonrada uyumak yüreğinizde sevgiliye bir dua ve dudaklarınızda bir şükran şarkısıyla..





Alt 13-02-2009, 14:23 #55

' FrauBiologin

RuhuBedenimeİşliSevdiğim*


Çok tşkrLr bitanem





Alt 13-02-2009, 17:09 #56

' FrauBiologin

RuhuBedenimeİşliSevdiğim*


Yasamak ne guc seymis Kadinlar ogrettiler bana Basta anam Hamamda kaynar sular dokerek basimdan... Onlar uyandirdilar beni cocukluktan Erkek olup ustlerine cikayim diye... Bu oyle bir esatir ki Hem yesir tuccari olacaksin, hem yesir... Ve vucutlarinin akkagitlarina yazdigim o siir degil, met-cezir... Kadinlar dogurdular beni bagira bagira Gine onlar oldurecekler beni asktan Bagirta bagirta...





Alt 13-02-2009, 17:09 #57

' FrauBiologin

RuhuBedenimeİşliSevdiğim*


GERÇEKTEN SEVMEK

O durmadan kaçıyor;
Sen ardından gitmiyorsan;

O günün her saatinde saklanıyor,
Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;

O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;

Boşuna aldatma kendini,
Onu sevmiyorsun demektir.

Elindeki içki kadehinde,
Dudağındaki sigarada ,
Okuduğun kitapta,
Mırıldandığın şarkıda,
Söylediğin şiirde,
Gördüğün rüyada
Ve yaşaman için
Ciğerlerine doldurduğun havada
O yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Renkler onunla değerlenmiyorsa,
Örneğin onsuz kırmızı kırmızılığının,
Mavi maviliğinin farkında değilse,
Beyaz yalnız o giydiği zaman
Güzelligini haykırmıyorsa,
Sabahları onu görünceye kadar
Güneş doğmuyorsa
Ve onsuz gökyüzü geceleri
Aya, yıldızlara
Hasret değilse
Onu sevmiyorsun demektir.

Sokakta gördüğün her yüzde
Ondan bir şeyler aramıyorsan,
Güzel bir manzara,
Hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
Uykudan uyandığın zaman
Yaşamakta olduğundan önce
Onu hatırlamıyorsan,
Omuzlarına dökülmüş saçları,
Bir sis perdesinin ardında
Her zaman gülen,
Işık saçan gözleri
Aklına gelmiyorsa,
Durup durup avuçlarının
Sıcaklığını özlemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Dünyada yaşıyan öteki insanların
Senin için hala bir değeri varsa,
Ona karşı tutumunu
Toplumun köhne ve anlamız
Kurallarına göre ayarlıyorsan
ve açık açık
Sanki var oldugunu haykırırcasına
Sevgini söylemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Yok o senin için
Herşeyden değerliyse,
Gözünü yumduğun anda
Onu görebiliyorsan,
O bütün şarkılarda,
Bütün şiirlerde,
Bütün resimlerde ise,
Ona muhtaç oldugunu
Söylemekten utanmıyorsan,
Senin içten ve büyük sevgine
Karşılık vermiyeceğinden
Korkmuyorsan,
Bütün bencil duygularından
Sıyrılabilmişsen
Onun için herseyi,
Ama herşeyi yapacak gücü
Kendinde buluyorsan,
Her hali sana
Ayrı ayrı güzel geliyorsa,
Karşısında kendini
Bir çocuk gibi hissediyorsan,
İstediği anda onun için
Ölebileceksen,
Onun için yaşıyorsan
Ve yine onun için
Bildiğin bilmediğin
Bütün düşmanlıklara
Karşı koyabileceksen,
O her geçen dakika
Sende biraz daha büyüyorsa
Ve kendi kendine bile
Çok sevdiğini bütün
Samimiyetinle,
İnanmışlığınla
İtiraf edebiliyorsan,
Bir gün o seni hiç,
Ama hiç sevmediğini söylese bile,
Senin sevginde azalma olmayacaksa
Ve ölünceye kadar onu aşkların
En ölümsüzü ile sevebileceksen;
İşte o zaman
Onu seviyorsun demektir.

O sana sevmeyi,
Gerçek aşkı öğretti.
Sen onu hep sevecek
Ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

O, hiç sen olmasan bile,
Seni bir parça sevmese bile






Alt 13-02-2009, 17:27 #58

» KrizaĿit «

IslaKelebek


Rüyalarımda seni görüyorum
O kadar yalnız uyanıyorum ki
Biliyorum gitmek istememiştin
Kalbin kalmayı istemişti
Fakat sende her zaman sevdiğim o güç
Sonunda pes etti
Her nasılsa biliyordum beni bu şekilde terkedeceğini
Her nasılsa biliyordum asla asla benimle kalamayacağını









Ve sabahın ilk ışıklarında
Huzurlu, sessiz bir geceden sonra
Kalbimi de aldın götürdün uzaklara ve ben kederleniyorum
Hayallerimde seni görebiliyorum
Sana hissettiklerimi söyleyebiliyorum
Rüyalarımda sana sarılabiliyorum
Bu tıpkı gerçek gibi geliyor
Ve hala o acıyı hissederim








Hala sevgini hissederim
Hala o acıyı hissederim
Hala sevgini hissederim
Ve her nasılsa biliyordum asla asla benimle kalamayacağını
Ve her nasılsa biliyordum beni bu şekilde terkedeceğini
Ve sabahın ilk ışıklarında
Huzurlu, sessiz bir geceden sonra









Kalbimi aldın götürdün uzaklara
Ben kalabilmiş olmanı dilerdim





Alt 13-02-2009, 19:26 #59

Rećkless.

~ 12.`


iyileşmez hiçbir yara bilirsin
tortusu kalır
hangi ses unutturabilir
ilk bıçağın yankısını
sende rehin kalmıştır
gecenin saplantısı

hiçbir yara
hiçbir zaman iyileşmez bilirsin
saklısı kalır
yel esince sızılanır
su susunca ikindilerde
herşey vakitsizce gelişir
birine sevişirsin
ötekini düşünürken

sabahları zordur korsan sevişmelerin
eski yaraların ağrır
oysa ne bir iz görünür teninde
ne şiiri ses verir orta kulağında
yalnız bir yürüme isteği vardır
eski yaraların eski yerinde

kahvaltısı zordur olmasaydı bir sevişmenin
ve hep ten tuzu basmaktır
eski yaraların eski yerlerine
hiçbir yara
tam olarak iyileşmez bilirsin
hangi bakış unutturabilir
ilk bıçağın ışıltısını
karanlıktaki

şairden bir b.k olmaz sabaha karşı
sebepsiz hüzünler yazar ehliyetinde
ve ne söylese yalandır
alkol kontrolünde
sevmek bizahiti yaralanmaktır
ve yaralar hiçbir zaman iyileşmez teninde
yanlış vurulmuş bir aşıdan sızar da
diriltir solgun baharları
şiire sebep istemez
şairden bir b.k olmaz ve
hiçbir yara
hiçbir zaman tam olarak iyileşmez

bardaklarda dudak izleri birikir
sahnede eğri büğrü sesler
ve sade bir yürümek isteği tek başına
eski bir yaranın artık gözle görülmeyen izinde...

çünkü hiçbir yara hiçbir zaman tam olarak iyileşmez
çünkü en hızlı hatırlanandır
en eski unutulan
ondan gelen ıtırlar olur yellerde
her esinti bir acılı kokuyu taşır hassas burunlara
savrulur gidersin
çok eski çok acıtan bir ağustosa
nasıl kıyısında kalmıştık
yapış yapış bir yazın
daha başkaydı hani yüzünde
herkese aynı oranda bulaşan tuz
yolların açmazıydı enginlikle kabaran
ve bütün yanlışları dalga dalga saklayan
şarkılıktan usanmış deniz
ve denizi herşeye benzeten şiirler
ve kıstırılmış istridyelerde kullanılmış inci taneleri...

çünkü bilirsin
hiçbir yara hiçbir zaman
tam olarak iyileşmez!





Alt 13-02-2009, 19:27 #60

Rećkless.

~ 12.`


yaralı yanlarımı kuşanıyorum
çırılçıplak ve erkek
uykuların kadar uyanık ve yenik
şiirler kadar

içtikçe
cam kırıklarına basıyorum hayatımın
yeniliyorum
galip gelen yerlerimi seninle
öncekiler gibi sıradan
gidenler gibi kızgın
kırgın tarihinden
savaşların başlangıç ve bitişlerini
imzalı imzasız antlaşmaları
kan renginde verilen sözleri hatırlıyorum
uğursuz haziranlarını
meydanlarda çürüyen ölülerin
yetiş diyorum yeniliyorum
galip gelen yerlerimi
ölü sevişmelerden devşiriyorum
içine boşaldığım sabahları
sancı diyorum sancı
köpeklere kızıyorum nedensiz

yeniliyorum
galip gelen yerlerimi
önsözlerini ezberliyorum okumadığım kitaların
kahramanlar adam gibi ölsün istiyorum
sozsözü intiharla yazılan romanlarda
herkes için mutsuz sonlarım var
yar yeniliyorum
iyileştirmiyor beni
yarım kalmış uykular
durup dururken yabancı dillere çevriliyor
en sevdiğim şarkılar

yineliyorum yar
yeniliyorum
galip sandığım yerlerimden
yeniliyorum yar
yenildikçe
yenileniyor aramızdaki duvar..





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:20 .