#21
teşekkürler.....



#22
ADINI KOYAMADIM

Bir şiir yazdım adını koyamadım .
Bir güzel sevdim adını soramadım .
Yalan dünyanın tadına doyamadım .
Şu dünyada geçliğime doyamadım .

Ben Antep fıstığını soyamadım .
Ben Yaban gülüne doyamadım .
Ben onu, koynuma koymadım .
Ben şu gençliğime doyamadım .

Muz yerine nar verdiler soyamadım .
Bir güzel gördüm adını soramadım .
Bir kız sevdim koynuma koyamadım .
Ben şu dünyada geçliğime doyamadım .

Hurma yerine erik verdiler yiyemedim .
Bir güzel gördüm , adın nedir diyemedim .
Üzüm yerine koruk verdiler yiyemedim .
O güzele benim olur musun diyemedim .

Elime bir saz verdiler çalamadım .
Bir güzel sevdim isteyip alamadım .
Şu dünya da o güzele yar olamadım .
Çok aradım , onun gibisini bulamadım .

Elime soğan verdiler soyamadım .
Bir yaban gülü verdiler doyamadım .
Kendimi ağlamaktan alıkoyamadım .
Ben dünyada gençliğime doyamadım .

Bir yaban gülü verdiler, koklayamadım .
Bir ömür boyu koynumda saklayamadım .
Aşkıyla ateş olup yandığımı saklayamadım .
Ben şu fani dünyada geçliğime doyamadım .

Yetim şair der yaban gülüne doyulmaz .
Yaban gülü çabuk solar ayrı koyulmaz .
Yaban gülleri muz değil ki soyulsun .
Fani Dünya baki değil ki doyulsun ...


#23
Koynumun En Yavan Yalnızlıkları,
Adı Sen Yasaklı Sevdaların Vazgeçmiş Umutları,
Sesini Duyur Hadi, ….

Sana Aç Yüreğimin Çıkmazları , Sana Tutsak Kendim….
Suskun Bakışlarımın Ardından ki Hüznün Bir Bileni de Yok Hani,Neden Sen Sebebi..

Bilirdim de Sana Satmadan Önce Ruhumla Tenimi…Hiç Aşka Kanıcak Kadar Aciz miydim Oysa,

Yanılmışım, Yanılgın….
Sana Kadarmış Namusum,
Sana Uzanmış Yollar,
Senle Sonmuş Her Şey…

Bir Yalanı Kuşanıp, Rüzgara Adını Sunmak, Uçursun Diye , Kimsesin Duyamayacağı Şehre..Bensizliğe…

Dudaklarında Gecelerden Ayaz…
Gözlerinin Dolusunda Saklı Yalnızlıklar,
Yüreğinin Kuytusunda Namussuz Kahkahalar….

Çığlık Çığlığa Susarım…..
Hangi İsyan Kuşatır Beni,Bir Tutam Günahıyla…
Söyle Sen Hadi….

Kahverengi Yalnızlıkların Ellerıine Kınamı Yakmış Kan Kırmızı Günü….

Şimdi Salıncağını Rüzgarım Mı Sallar , Başını Öne Eğip Yalnızlıkların Geçmişine Mi Ağlar….

Ayakların Çamur Mu Bağlar Düşlerinde..Bir Adım Bile ……..
Adını da Sildim Hani Dudaklarımdan ….

Kalemimin Sivri Ucu da Yazmaz Oldu ,Ucu Kırık Cümlelerimi, Adı Sen Sevdaları Kelimelere Sattığımdan Beri…

Şimdi Çok Kalabalık Yalanlar ,Hatıraları Acıtmayacak Kadar Küflü….

Bilirimde Ayrılık Bakışların Beni Arar ,Ben Kendimden Kaçarım Sensiz….

Tenimi Dola….
Ellerin Kefenim…
Gözlerinin Kuytusuna Çek..
Ardına Göm Beni…

Sonra Yine Sev Bir Diye Bin Kez Öldür Beni…
Vazgeç Benden ,Yeni Güne Gebe Yalnızlıklarıma Doğur Beni….
Sonra Yine….

Bakışlarıma , Cümlelerime , Yüreğime Vurul….
Şafaklarımda Acın,
Şakaklarımda Kanın….

Kınından Çek Bir Kez Diye Bin Söz Vur Beni….
Şimdi Sen , Üzerime Sevdanı Dök …

Yak Beni….
Şehirler Dökülür İsyanlarımdan,Bir Sana Kalır Kahrım,Bir Sona ,Bir Tutsağı Saklar İçim….
Şimdi,

Boş Bir Akşam Üstü Kadar Dolusun İşte,Özleyişse Sahte Bir Sen Bu Şehrin Es Geçmişliğinde….

Ve Ben Yarası Derin Serzenişleri Asıp Dudaklarımın Arasında,Bir Başka Yalana Doğuracağım Sesini…

Kimse Dinlemesin Diye Hevesini Keseceğim Nefesimi…
Sen Yasaklı Sevgili..

..Unutma Sen Sebebimsin Sen Sonumsun..


#24
ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.


#25
teşekkürler....


#26
O güne kadar

Aşık olduğumu sanmıştım
Aşkı sende tattığım güne kadar
Sevginin nasıl bir duyğu oldugunu
Biliyorum sanmıştım
Sana olan duygularımı farkedene kadar

Seni tanıdığım güne kadar,
Ne sevgiyi biliyormuşum, nede sevmişim
Sevginin hep acı dolusunu bilmişim

Gözlerim gözerline baktığı,
Ellerim ellerinde değdiği,
Dukdaklarımın dudaklarına dokunduğu ana kadar!


#27
söz ümit yaşar olunca farklı oluyo tabi

tşkler...


#28
SEVMEK



Kişi sevdiğiyle olmak ister!.

Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadarıyla, onunla yaşar!.

Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için,
çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız..

“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.


Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve
üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın…

Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!.

Kimi, beğendiğini cebine sokar;
kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister;
kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre,
beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.

“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…

Sevince, yanlızca sevdiğin için yaşamak istersin!.

Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak,
yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin!
Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana,
onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!…
Yakınlık bile uzak gelir sana!…

Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!..

Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir,
onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez,
kulağın ondan başkasını duymaz,
elin ondan başkasına uzanmaz olur!.

Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an
üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!…
Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana;
ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.

Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni;
ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde
sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!

Beğenen sahip olmak ister…

Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.

Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!.
Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra,
o koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!.

Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz…
Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın
güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!.

Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde…
Eksiklikler görmeye başlar başlar, yetersizlikler görmeye başlar…
Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini;
uzaktan acıyarak seyretmeye başlar…
Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!.
Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!..
Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..

Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse,
bu defa “nefret”e döner “beğeni”; ondan intikam alma duygusu
gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında
bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın,
layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..

Oysa yanlızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!.
Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için,
mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış;
sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş;
yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir…

Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı…
Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı…

Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!.
Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan…
O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!

Seven, karşılıksız sever!…

Beğenen karşılığını ister!.

Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!..
Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!..
Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır;
maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar…
Ama pervane gibi sevemez!. Atamaz kendini ateşe!.

Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.

Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “sevgi” delilikten bir türdür!..
Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip,her şarta katlanmayı!
Ve “delillik bu” derler…

Beğenme bir tür “hobi”dir!…
Bazen ömür boyu sürer, bazen bir kaçyıl, bazen bir kaç ay!..

Sevgi bir ömür boyudur!…
Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!.


#29
emeğine sağlık...


#30
teşekkürler....


#31
♥♥♥AYRILIK SEVGİDENDİR ♥♥♥

Çektirdiğin acılar sevginin kanıtıdır
Ben de hiçkimseyi sevmedim senin kadar
Sonunda ayrılık kaçınılmaz olsa da
Dünyam kararsa da ela gözlerin kadar

Beni bana bırakırken sordun mu hiç kalbine
Neler hissettin dudakların ‘hoşçakal’ derken
Mutlu musun şimdi zambak yanlızlığınla
İnanamam hiç vazgeçtiğine sevgiden

Çaresiz ayrılıklar her kavuşma öncesi
Pişmanlık ırmağıdır saçlarından akan
Suç sevgide değildir, sevenler kırılgansa
Kimse suçlu değildir, çılgın duygularından

Hayata yeniden doğmak içindi son buluşmamız
Gözlerindeki ılık barış gülücüğü ardından
Aydınlanır gökkuşağı altında sevdamız
Ayrılık da sevgidendir, sen söylemiştin...


#32
teşekkürler....


#33
sen ağlama

Hasret oldu ayrılık oldu
Hüzünlere bölündü saatler
Gördüm sarkan iki damla yaş
Ayrılık da sevgiyle beraber
Bir şarkı bir şiir gibi
Yaşadım canım acıları
Senden bana hatıra şimdi
Sakladığım sevgili kederler
Bir sır gibi saklarım seni
Bir yemin bir gizli düş gibi
Ben bu yükü taşırım sen git,
Git acılanma....
Sen ağlama dayanamam
Ağlama göz bebeğim sana kıyamam
Al yüreğim senin olsun
Yüreğim bende kalırsa yaşayamam


#34
mutluluk gözlerinin rengi


Yaşayamadığım çocukluğum

Gençliğimin baharında göz yaşlarımın yalnızlığı

Sen ve sensizlik alevlerinin ardında

Çığlıklarımda kalan son söz

Seni unutmak basit değil

Basit olan hiçbir duygu bana ait değil

Aşk, mutluluğun gölgesi rüyaların sihiri

Yaşamak değil nefes almak benimkisi

Mutluluk gözlerinin rengi

Alevlerde yanan ruhuma su ol yağmur ol

Özümü sev melek ol cennet ol

Ben yokum artık tükendim ben ol benim ol

Günahlar gülümsüyor günahsızca

Gölgen yavaş yavaş gelirken rüyalarıma

İstediğimi ver bana acıt ruhumu acımasızca

Yapraklar düşerken yenilir rüzgara

Fırtına koparken rüzgar ağlar masumca

Göz yaşlarım akar özüme

Aşka can verirken gurursuzca

Gökyüzünde kayboldu yıldızlar

Her yağmurda filizlenir korkular

Çocukluğum ve sen yaşayamadığım duygular

Seni unutmak basit değil

Basit olan hiçbir duygu bana ait değil

Bana ait olmayan her duygu kadar benim ol.


#35
teşekkürler....


#36


Bu gece bilmedigim bir sessizlik gördüm gözlerinde...
Anladım!
Gitme vaktin geldi...
Sus, duymak istemiyorum...
Kapadım gözlerimi yalnızlıga!
Gitme desem kalırmısın ki?
Tamam, söyleme!!!
Unuttun mu ?
Gözlerini okuyabilir yüregim...

Gidiyorsun...Gidiyorsun...
Elimden bir$ey gelmiyor !
Gidiyorsun, dü$ündükçe içimde bir$ey acıyor...

Öyle zor ki!
Öyle zor ki, senin oldugun cümlelere nokta koymak...
Ah bir bilsem!
Bir bilsem içimdeki ate$i söndürebilmeyi...
Ozaman böyle akıtır mıydı yüregim gözya$larını?
Ozaman senli, sensiz yagmurlar acıtır mıydı içimi...?
Sahi gitmek zorunda mısın?
Peki, sustum...
Sormadım farzet!

Gidiyorsun...
Senden sonra hicbir$ey aynı olmayacak!
Gidiyorsun, düşündükçe içimden ölmek geliyor...

Ve sen gittin....

Yüregim gitti!
Sayamadım adımlarını...
Nezaman ayak seslerin kesildi!
İşte o an ruhum ayrıldı bedenimden, izin almadan!
Geli$in gibi sessiz oldu gidi$in...
$ayet, yüregimin cıglıklarını saymazsak..

Kahretsin....Gittin mi yani ?

Mühürlendi dilim..
Sözcükler mi anlamını yitirdi?
Yoksa ben mi kelime bulamıyorum, gidi$ine...

Sen gittin...

Alı$ırsın, diyordu gözlerin...
Bilmiyorsun...Görmüyorsun...Duymuyorsun....
Yazık...Anlamıyorsun...!

Ke$ke, beni bende bıraksaydın...
Ke$ke !
Ke$ke bana ait olanı,
ruhumu bende bıraksaydın giderken...
</I>


#37
ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

Bir nehir kenarında imlalarımı düşürdüm cebimden,
Baktı yüzüme mavi gecenin yıldızları,
Sırtımda taşıdığım,
Yüreğimde yaşadığım bir sendin sevdiğim,
Bir çocuk neşesi kopardı beni dalımdan,
Ben bahar oldum sana,
Ürkek,çekingen ve bir o kadar utangaç,
Vurgun yedim sevdanın kollarında,

Öyle hızlı okuma sana yazdıklarımı,
Yüreğimden başla hayata direnişe,
Ve bak gökyüzüme,
Aşk beni anlatıyor uykularına,
Anlattıkça unutturuyor yalnızlıklarımı,
Durmak bana göre değil sevdiğim,
Ben sen olurum,
Gözlerin,ellerin,
Yüreğin kalırım yaşadığın zamana,

İmlalar beni aşar cümlelerde,
Kör bir cellada bırakılırım şiirlerde,
Uzat ellerini özlediğim,gitmeden sen,
Ağlarsam ben,
Yalnız sensizliğe ağlarım...


#38
ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.


#39
ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

o hep kalbi kırık küçük kız yok artık
kurtarmış kendini, duyduk inanmadık


ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

Ben boşlukta yürüyen biriydim eskiden

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

çıkmazdı benim hiç ellerim cebimden

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

korkardım hayattan bütün insanlardan

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

bıkmıştım artık çok koşturup durmaktan



ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

yok kimse anlamaz beni

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

yorulmuş bedenim
kesilmiş nefesim
kalbim yok yerinde
ellerinde ellerim


ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

yok ceplerime baktım, anılarımı yaktım
gözyaşlarımı ben bir deliye sattım


yok kimse anlamaz beni

yorulmuş bedenim
kesilmiş nefesim
kalbim yok yerinde
ellerinde ellerim


#40
ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.

ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:29 .