#81
Çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım.
Büyük harflerle, yalnızca adını.
Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum.
Mektup cebimde,
Cebim yüreğime yakın,
Yüreğim sende,
Sen yüreğime yakın,
Öyleyse mektup sende...



#82
Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.


* Ümit Yaşar Oğuzcan. ~


#83
O gece sen gidiyordun
Yıldızlar bir bir düşüyordu
Günlerden bir yaz gecesi
Ama kalbim üşüyordu

O gece sen gidiyordun
Bir aşk daha bitiyordu
Buz gibiydi ellerin
Ayakların titriyordu

O gece sen gidiyordun
İçimde dağlar yıkılıyordu
Sanki bütün mermiler
Üzerime sıkılıyordu

O gece sen gidiyordun
Yollar sana küsüyordu
Yüreğimde bir ihtilal
Dudaklarım susuyordu

O gece sen gidiyordun
Oysa gölgen duruyordu
Kimsesizdim pencereme
Binlerce sen vuruyordu

O gece sen gidiyordun
Yeni bir son başlıyordu
Gururum direnişte
Duygularım çıldırıyordu

O gece sen gidiyordun
Bütün denizlerim yanıyordu
Böyle bir ayrılığa
Ölü kuşlar ağlıyordu

O gece sen gidiyordun
Ama kimse bilmiyordu
Olacak şey miydi bu
Dünya hala dönüyordu
Hayat devam ediyordu!



#84
Aslında hiç kimse sevmedi,
Bir ben sevdim seni...
Severmiş gibi değil,
Kana kana sevdim seni.
Tıka basa ...sevdim...
Dolu dolu sevdim...
Aslında kimse sevmedi seni,
Sevmekten çekindi
Oysa ben;Yana yana sevdim seni...
Bile bile sevdim...
Aklımdan zorun var gibi,
Aklıma silah dayanmışcasına,
Mecburmuş gibi,
Ve başka çarem yokmuşcasına,
Bir ben sevdim seni...
Aslında bir sen sevmedin beni,
Herkesi sevdiğin gibi...



#85
Evet / Soruların Cevap Hali
Hal ekini alamayan bütün aşklar kahrolsun...


Evet.

Bütün soru işaretlerini kaldırmalı.
Sessiz sedasız değil
Feryat figan verilmeli cevaplar.

Kelimeler işlemeli kurşun sesinde.
Sensizliğimize.
Kimsesizliğimize.

"Isırdıkça kanayan dudaklar" bir şeyler anlatıyor olmalı.
Göğün kararışı
Martıların çığlıkları
Bir şeyleri ifade ediyor olmalı.
Uçurum rengiyle büyürken
“Gök” yüzün
Hatıralarımın sinsi bir inatla
Hatırlamadığı bir şeyler olmalı.

Oysa bize bırakılan
Bir çift gözün ufkumuza gerili olan
Kitabın ilk bölümüydü.
Platonik aşklar cehenneminde
Göğün üstüne düşen gölgenin
Cennetiydi.

Şimdi.

Koru Kendini.

Aklım ve nefesim yetmiyor
Gecenin Ay çitlerine.
Nice Yunus emziren göğsüm
Yetmiyor senin göğüne.

Bir sigara daha bitiyor.
Kemani çalıyor.
Neyzen derinden üflüyor.
Armoni halinde dakikalar ve saatler
Titrek ve usanmadan.
Utanmadan.
Sana göçüyor.




#86
çıplak bakışlarını kaybetmiş şehrin
sokaklarındaydım
yoktun
yalnızlığın infilakıydı şakaklarımda patlayan
ziyan bir zamandı harcadığım
tramvaylar geçiyordu özlemlerimin içinden
kan süzüyordu
sigaramdan duman çalan
yorgun bulut
gülüşün
doğuşumdu
gidişin
ölümüm
sorgusuz sualsiz ayrılıktı gözlerini ufka gömüşün
tenime bulaşmıştı teneşir rutubeti
aşkın mevsimsiz sancılarına tutulmuştum
zemheri bir vuslatta
alacak haneme yazılmış güneşleri
sana esir ediyordum
anladım ki
‘ismini koyma’ dediğin bir vurgunu yaşıyordum…


#87
sığınak anların efendisi
ay’ın intiharını izlerken güneşten
anlat bana
aşkın ‘a’ halimi acı olan
yoksa
gecenin zifiriliğine kan damlatması mı
aşkı acı kılan


#88
Konuşsam kan dolar ağzım
Dilimden yaralıyım
Suyunu akıtarak yiyemedim hayatı
Acı bir tebessümdü sevdalarım
Kaç kez geçtim kendimden
Kendimi bulamadım
Siyahtı zamanın rengi
Önünde ağladım
Kanadı göz kapaklarım
Büyüdüğümü kaybolduğumda anladım
Düşmüştü düşlerim
Künyemden silinmişti adım


#89
( Öyle ki bir havada gel ki vazgeçilmezim olasın. )



Biz olarak yıllara başlayıp

Ben olarak gecede bitirdik

Aradık içimizde bulamayıp

Biz bizi bir günde kaybettik



Adına ayrılık demek konarsa

Günler kısa geceler uzuyorsa

Karşımda hayalin duruyorsa

Rüyalarım ol sabah olmayacaksa


#90
Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan`da Ganj Nehri`nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York`ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ


#91
İşte; bu gecede yanlızım,yine dilimde aynı sözcükler..
Yüreğimde aynı hüzün,yine karanlığa teslim olmuş yanlızlığım...
Yine sana, gel diyeceğim biliyorum,gelmeyeceksin...
İnadına düşüneceğim seni inadına,inadına seveceğim...

Güneşi bilirsin hep aynı yerden doğar,
Bazen ılık,bazen sıcak,bazen de yakar.
Kimi gün bulutlar saklasa da,bilirsin ki ardında bir gerçek var...
İşte; sende benim gözlerimde öyle doğdun
Bazen ıslak,bazen kederli,bazen de ışıl ışıldın.
Bir an gözlerimi kapatsam da,bilirsin ki ardında sen vardin....
Bak, işte yine çocuk oldum,ağladım karşında.
Hadi saçlarımı okşa ellerimi tut.
Yoksa,yok olup gideceğim kahrımdan..
Yine sana gel diyecegim,biliyorum gelmiyeceksin..
Inadina düsünecegim seni inadina,inadina sevecegim…

Yine anıları çıkartacağım yüreğimden,sereceğim önüme…
O güzel günleri bir bir buruşturup atacağım çöptenekelerine.
Sonra albümden resimlerini ayıracağım tek tek.
Parçalayıp yırtacağim,..ama, bir tek tek resmin kalacak elimde,
O da bana verdiğin ilk resmin.iste onunla bileklerimi keseceğim
Yine damarlarımdan, damla... damla....sen akacaksın....
Gene sana gel diyeceğim, biliyorum,gelmeyeceksin.
İnadına düşüneceğim seni,inadına inadına seveceğim.

Şimdi sevgilim bir başıma doruğundayım sensizliğin.
Yüreğim utanır seni özlemekten,aydan parlak gözlerin
Çocuk gülüşlerin gelir aklıma,ellerim tutar ağlayamam.
Evet acı çektiğim doğru,seni sevmenin bedelidir bu…
Sana gene gel diyecegim, biliyorum gelmiyeceksin...
Inadina düsünecegim seni inadina, inadina sevecegim....


#92
ümit yaşar oğuzcan-beni unutma.


Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün.


Gerisi zaten kendiliğinden gelir...


#93
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
...Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.


#94
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
...
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia


#95
Nedeni olmadan bağlanmak birine.
Gözlerine baktığında erimektir içten içe.
Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.
Hatta sarılamamktır utançtan,
...Çünkü utanmaktır sevmek aslında,
Sevmek nedir aslen?
Ölmek mi uğruna?
Yaşamak mı onunla?
Sevmek mi ömür boyunca?
Yoksa ayrılmak mı gerekince?
Nedir insanı başkasına bağlayan?
Güzelliği mi? Bilmez kimse bu soruların cevabını..
Kimi sever güzelini, kimi sever özelini.


#96
Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte,
Yani yürekte..
...
Meselâ bir barikatta dövüşerek,
Meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken,
Meselâ denerken damarlarında bir serumu,
Ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin,
Ama o bunun farkında değildir.
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o senden ayrılacak.
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık,
Yahut hiç sevmeseydi,
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil...


#97
süper yüreqine saqlık




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:31 .