Sponsorlu Bağlantılar:
  a$qımmm
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Lahana Çorbası Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 22-01-2009, 16:57 #21

Nuг-uL HüĐα

Fî Sebîlillâh

Bir kadeh rakı masamda,
Bir paket sigaram var,
İçimde yılların ezikliği,
Mezem ise sensin.

Kimse bilmez halimi,
Kimselere anlatamam derdimi.
Sorsalar bile gelip bana,
Söyleyemem, çünkü sensin.

Bizim şarkımızı çalıyor plaklar,
Bizi anlatıyor şarkılar.
Ağlasam sesimi kimse duymaz,
İçimdeki nameler sensin.

Sensin gözbebeğim sensin,
Yıllarla gelip gidemeyen,
Yalnızlığımın hüznümün gizi,
Sensin beni ağlatan serseri...


Alt 22-01-2009, 16:57 #22

Nuг-uL HüĐα

Fî Sebîlillâh

Bitmez denen aşklar bile,
Bir gün biter gider.
Ve bir gün unutulur o gidenler,
Ölürcesine sevilenler...

İşte,
Bir kaç buruk anı kaldı ondan,
Buğulu gözlerimde.
Andıkça huysuzlandı kalbim,
Adını anmak istemedi dudaklarım,
O sıcaklığı,o yalanları hatırlamak istemedim,
Unuttum.

Kim unutamaz ki zamanla,
Günler ayları kovalarken,acılar azalır.
Gözlerden akan damlalar yorulur,tükenir.
Kim unutulmaz ki zamanla?
İşte o ölürcesine sevilenler bile;
Bir gün gerçekten giderler.
İlk gidişlerinden farklı...


Alt 23-01-2009, 14:44 #23

xXxEsMeRCaDiLaRxXx

ѕαяι ρємвєℓι

Bu bölümde her üyenin tek baslik acma hakki vardir
Siirler bölümünün kurallarini okuyunuz...
https://www.tatliaskim.com/siirler/58...yenilendi.html
Basliklar birlestirildi


Alt 23-01-2009, 18:55 #24

़ Mahra ਂ

-SNVB-

Yarıda kalmış şiirler
Bilirmisiniz ?
Dudaklarda...
Kalplerde unutulmuş şarkılar
VE
Öylesine söylenmedik hikayeler...
Siz mutlu insanlar
Hiç düşündünüz mü ? beni
Yalnızlığım boyunca uzayan kaldırımlar
VE
Karanlık penceremden
SİZ
Mutlu insanlara seslendiğim zamanlar...


Alt 23-01-2009, 18:55 #25

़ Mahra ਂ

-SNVB-

Seni özlediğimde yüzümü dağlara dönerim ben. Sırtımı bir ırmağın akışına yaslarım.Kırgın ikindiler gelir, göğsüme batırır tırnağını bir alıcı kuş. Taşlar susar, taşlardan suskun bir ağrı şakaklarımda. Ben beklerim, gözlerinde saklı şehrin kapılarından bir gün yine yalınayak, perişan girebilmek ümidiyle. Gurbet derim, kandan oyulmuş her harfi. Sıla derim sonra, adınla başlayan bir hikayenin vatanına. Uzağım, yaralıyım, yabanım ne çıkar? SEN BEKLE BENİ, GELMESEM DE.


a$qımmm


Bütün tebessümlerin altından sen çıkarsın, gözyaşlarımın dünyanın bütün damarlarına karıştığı yerden sen. Gün pılısını pırtısını toplayıp göçer dağların ardına, ben kalırım. Rüyadır, kovsan ayrılmaz kapından sana varmanın umudu. Hayaldir, ellerinin alnıma dokunuşuyla koklayacağım deniz mavisi. Şiirlerini yağmura tutmuş bu kız, ağlayıp bir fotoğrafa yüz sürmenin kaydını mecnun diye tutan geceye kanına bandığı bir çevreyi gösterir. Ayrıyız, ateşim ve ellerim fırtınada. Gider ayağım, kanamalıyım, yorgunum ne çıkar? BEKLE BENİ, GELMESEM DE...



Hiç kimse böyle bir sevdayı sırtına vurup, yaralenmedi. Hiç kimse, kanadına yokluğunun sancısını nakışlayıp uçurmadı kuşlarını. Hiç kimse, gece başladığında ve ışık kuytulara saklanıp sessizce ağladığında, kalbini ben gibi kucaklamadı. Sevdimse verdiğin yürekle sevdim, bunun için azizdi yüreğim, bunun için senden başkasını alamayacak kadar müstesna. Öldümse, verdiğin yürekle öldüm, katliamın salası önce sana ulaştı. Sordular elbet: Nasıl bilirdiniz? Sen seslendin mi, bekleyip de gelmeyenine, ah sen, dedin mi ki: YAKARDI!!!


a$qımmm


Gittimse, baharın peşi sıra değil, senden ırak mevsinlerin delibozuk çığlıkları peşine takılarak gittim. Bilemedim '' hangi şehre insem yar beni karşılar.'' Simsiyah urganlara asılacak iniyor ruhumun kuyusuna zaman, dağılıyor, ağıt oluyor ayrılıktan yeşermiş kamışlar. Ne hoyrat ne ağır bedeldir beklemek, yine de bekle beni aşkı utandırmamak için, BEKLE GELMESEM DE...



Bu şehre ben yakışmıyorum. Çünkü, sensiz bir şehrin toprağında ayak izim öksüz duruyor. Sensiz, penceremde gün ışığı mahzun. Sanmaki yolcular sadece bavullarını alarak giderler bu şehirden. Giderken bana verdiğin güvercin ürkekliğini götürdüm, yağmur ferahlığını, kardelen cesaretini



a$qımmm

Kavuşmaya yüzümüz olsun diye, ağlamadım. Unutmaya kavlimiz olsun diye, mahzun dokunmadım kirpiklerine. ''Sen ağlama kirpiklerin ıslanır'', ağlama, bekle yalnızca, emanetlerini yerli yerine , yani bakışlarını Zühre yıldızının burcuna, sıcaklığını mezarımın başucuna ve aşkını hüzzam bir yağmurun dudağına koymaya ahdetmiş bu kızı bekle , GELMESEM DE...


Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:08 .