!!!!!......:::::^^ Vatanımıza ÖzeL^^ ::::....!!!!!
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 05-02-2009, 01:45 #1

By_$aDRaZaM

Foruma Alışıyor

!!!!!......:::::^^ Vatanımıza ÖzeL^^ ::::....!!!!!



BU VATANA NASIL KIYDILAR
^
İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : «Buyur...» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur :
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
========================================
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor...
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
==================================
KOMANDO OLMAK ONURUMDUR!
Olur ya bir çatışmada ölürsem, arkamdan yas tutmayın.
Bırakın toprağımda rahat yatayım.

Bedenimden komandomu çıkartmayın, onlar nice yollar aşacak.
Şehit olursam sırat köprüsünden geçecek.

Elimden tüfeğimi almayın, o benim namusumdur.
Ölünce mezarıma sembol olacak.

Yaramın kanını silmeyin, ahirette hesabı sorulacak.

Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın, o benim madalyam olacak.
=================================================

Vatan

Vatan topraktır
Vatan davadır
Vatan her tarafı senin olan
Ebedi mülkündür
Vatan sahip olamazsan
Leş kargalarının düşüdür
Vatan adın vatan evin
Vatan rengarenk çiçeklerin
Ovaların yaylaların
Vatan güzel ötüşü hür kuşların
Doğan güneşin
O doyumsuz sabahların
Vatan hayat ve sulh bayrağını
Tutan ne Stalinin eli
Ne Amerikadaki hürriyet abidesi
Bir sürü keşfedilmemiş değerleriyle
Hâlâ bir dünya prensi
Vatan dediğin vatan
Her yanı kanla sulanmış toprağın
Vatan şehitlerin üzerinde
Ay yıldızlı şanlı bayrağın
Vatan köyüm kasabam
İllerim ilçelerim
Vatan Türkiyem cennetim
Vatan Anadolum meralarım
Gözü yaşlı analarım babalarım
Kardeşlerim sevdalılarım
Bir yanda ihanet edenlerin
Bir yanda hısızların hortumcuların
Bir gün gelir
Hesabı sorulur o kansızların
Ah benim hicran yaralarım
Çalar söyler ozanım
Durmaz çizer ressamım
Vatan şükretmektir yaradana
İmtiyaz sadece sana
Yaşa dört mevsimi
Kana kana
Vatan namusla alın terinle
Her köşesine sahip çıkılan
Uzandığın uzanamadığın
Mutluluklarını hüzünleri yaşadığın
Aşkın aşığın otağın
Kanımıza girmek istedi
Bir yandan Amerika
Bir yandan eski Rusya
Hepsi fos aldatan fasarya
Hepimiz aldatılmaya çalışıldık
Çare sandık gurbete yelken açtık
Oysa biz candık canandık vatandık
Gurbet kime yar oldu
Kimin yüzünü güldürdü
Zamanlarımızı çaldı
Bizleri bir birine düşürdü
Ama başaramadılar
Damarlarımızdaki asil kan köpürdü
Bayramı olsun herkesin
Gerçekler görüldü
O kör düğüm çözüldü
Ben vatan sen vatan o vatan
Biz bir birimize yeteriz
Farklılıklar olsada
Yüzüne sinsi gülene aldanma
Biz ancak bir birimizi severiz
Düğün dernekler ederiz
Yine de ister cahili ister okumuşu
Kendi insanın kendi canın
Güzel gözüksede
Meyvası olmaz yabanın
Çatlam çatlam
Çatlasa da her yanın
O yavan tadına
Kurban etsinler beni bu toprağın
Ne sen ne de ben
Çanakkale de yatan şehitler
Ve adsız kahramanlar
Gerçek sahibi bu vatanın
Ey sen ey ben
Ölene dek sahibi olmalıyız
Bu kanla yazılmış mirasın
Yalnız sadece ve sadece
Şunu bilmeliyiz
Sonsuza dek değişmez ilkelerimiz
Bizden olamaz her türlü bizi satan
İster içten ister dıştan
Her beden onların karşısında
Kılıç kalkan
Uğrunda nice kefensiz şehitleri
Her karış toprağında yatan
Benim senin onun
Hepimizin adı vatan



Benzer Konular

Görüntüleme:441, Cevaplar:9

İlginizi Çekebilir >
Alt 05-02-2009, 01:49 #2

By_$aDRaZaM

Foruma Alışıyor


BAYRAK

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kızkardeşimin gelinligi, şehidimin son örtusü.
Işık lşık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver!
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar!
Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim;
Yer yüzünde yer beyen:
Nereye dikilmek istersen
Söyle seni oraya dikeyim!


=================================

Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

İhanet şebekeleri yurtta işliyor
Düşman sinsi,sinsi toprak alıyor
Vatanı da yavaş, yavaş bölüyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Patrik hane olmuş kendi başına buyruk
Vatanı kardeşim ne hallere koyduk
Haini.insan hakları savunucusu yaptık
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Avrupa birliği diye birlikten olduk
İMF’ ye borçlandık batağa battık
Özelleştirme adına fabrika sattık
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Özelleştirdik stratejik kuruluşları
Millete anlatmadık hileli oyunları
Yok fiyatına sattık kâr eden kurumları
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Bak Kıbrıs hangi şartta,nasıl sattılar
Zafer diye millete de nutuk attılar
Girit adasını da yunana böyle sattılar
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

==========================================

Vatan Elden Gidiyor

İhanet şebekeleri yurtta işliyor
Düşman sinsi,sinsi toprak alıyor
Vatanı da yavaş, yavaş bölüyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Patrik hane olmuş kendi başına buyruk
Vatanı kardeşim ne hallere koyduk
Haini.insan hakları savunucusu yaptık
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Avrupa birliği diye birlikten olduk
İMF’ ye borçlandık batağa battık
Özelleştirme adına fabrika sattık
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Özelleştirdik stratejik kuruluşları
Millete anlatmadık hileli oyunları
Yok fiyatına sattık kâr eden kurumları
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Bak Kıbrıs hangi şartta,nasıl sattılar
Zafer diye millete de nutuk attılar
Girit adasını da yunana böyle sattılar
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Haran ovası Şanlıurfa şehri talan edilmiş
Tarlalar bir, bir Yahudi’ye satılmış
Güney doğu siyonistlerce işgal edilmiş
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

İsrail gözünü dikmiş arzı mevduda
Davanın amacı, işgal etmek, Fırat’tan Nil’e
Hainlerle düşman el ele, kol kola
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Alanya sanki olmuş Alman kazası
Didim olmuş tamamen İngiliz yeri
Satıyorlar şehit kanları ile sulanmış yeri
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Trabzon da Rumlar oyun peşinde
Patrikhane ihanetin başında
Vatikan gibi bir devlet peşinde
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Van’da ermeni alenen toprak satın alıyor
Erzurum’da yerli satılmış alet oluyor
Ağrı dağına ***** ermeni sahip çıkıyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Vatan severleri bir zaman hain ettiler.
Veli olan ulu Hakanı kızıl ettiler
Devlet kuruluşlarını bir, bir işgal ettiler
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Vatanı satmak için gizli, plan yaptılar
Milletin öz evlatlarını bir birine düşman ettiler
Sağ, sol diyip vatan evlatlarını vurdular
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Köhne kiliseler, tarih diye, kurnazca onarılmakta
Üç beş, haclı bir araya gelinip, ayin yapılmakta
Yıkılmış, köhnemiş Bizans hortlatılmakta
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Yaşar emmiler,Fatma bacılar,Ali dayılar
Sütçü İmamlar,Bizans’ı dize getiren Battal gaziler
Türkün kahraman kadınları,kara Fatmalar,Nene hatunlar
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Bu kutsal toprak için şehit düşen yiğitler
Vatanı bekleyen ey Mehmetçikler
Ey bu vatan bağrında yatan şehitler,evliyalar
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Bak orada vatan toprağı Karabağ kan ağlıyor
Kerkük Musul kandaş elden gidiyor
Telaferde her gün katliam oluyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Uyan asil Türk milleti vatan gidiyor
Hainler haclılara durmadan toprak satıyor
Şehitlerin yattığı topraklarda kemikleri sızlıyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Horasan ereni yüksek sesle feryat etsene
Uyuyan Türk gençliğini uyandırsana
Vatanın her tarafına haber salsana
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

=======================================
VATAN

Tarihin yönünü çok emek çekip
Çağı değiştiren çabadır VATAN.
Kutsal bayrağını al kandan dikip
Nöbetini tutan babadır VATAN!

İnsanlık deyince yoktur ayarı
Özgürlük, hoşgörü, dört bir diyarı
Fakir, fukaranın namusu arı
Yoksula yetime abadır VATAN!

Sinesinde ayla güneş salınır
Dost yoluna davul zurna çalınır
Çakılına göz dikene alınır
Düşmana korkudur, vebadır VATAN!

Çağdan çağa barış ile üreyen
Adım adım bilme, fenne yürüyen
Gönül gözümüze sevgi küreyen
Merhamet yüklenmiş yabadır VATAN!

Misafirperverdir hemen sezilir
Denizi var, güneşi bol, gezilir
Türküsünde kinle kibir ezilir
Titreyen garibe sobadır VATAN!

Vefakardır köyü, kenti, kadını
Hikmetiyle duyurmuştur adını
Unutamaz gezip gören tadını
Yiğitlik timsali obadır VATAN!

İPEKLİ; töresi dengindir dengin
Tarihi boyutu müthiştir zengin
Halkının yüreği enginden engin
Fesada, zalime kabadır VATAN!







Alt 05-02-2009, 01:50 #3

By_$aDRaZaM

Foruma Alışıyor

Annelerimize özel


1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı;


Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.


2 yaşınızdayken size yürümeyi oğretti;


Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.


3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı;


Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.



4 yaşınızdayken elinize rengÃçrenk kalemler tutuşturdu;


Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.


5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi;


Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.



6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü;


Sokaklarda "gitmiycem" diye ağlayarak teşekkür ettiniz.



7 yaşınızdayken size bir top hediye etti;


Komşunun camını kırarak teşekkür ettiniz.


9 yaşınızdayken size piano öğretmeni buldu;


Notaları bir gün bile çalışmayarak teşekkür ettiniz.


10 yaşınızdayken doğumgünü partilerinden,


dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü;

Arabadan firlayıp giderken arkanıza bile bakmayarak

teşekkür ettiniz.




11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü;


"Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz.



12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi;


O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.


15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi;


Tek satır mektup yazmayarak teşekkür ettiniz.


17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi; Bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz.

19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı,


sizi arabayla kampüse götürdü ve eşyalarınızı taşıdı;

Arkadaşlarınız alay etmesin diye

kampüs kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.


21 yaşınızdayken iş hayatı ve kariyerinizle ilgili


size fikir vermek istedi;
"Ben senin gibi olmayacağım"diyerek teşekkür ettiniz.


22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı;

23 yaşınızdayken Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz. 24 yaşınızdayken uzun süredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi; "Zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz.

25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı,


sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı;

Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.


30 yaşınızdayken bebek bakımı hakkında size akıl vermek istedi; "Artık bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz.

40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğumgününü hatırlattı;


"Anne işim başimdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz.


50 yaşınızdayken o, çok hastalandı, hafta sonunda


onu görmeye gittiginizde mutlu oldu;

Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek

teşekkür ettiniz


Derken bir gün... O, öldü...

O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa,

o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü...



EĞER HALA SİZİNLEYSE,


ŞİMDİ ONU HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK SEVİN...

not: sizin de annelerime ait şiirlerinzi burda paylasabirlisniz





Alt 05-02-2009, 01:55 #4

By_$aDRaZaM

Foruma Alışıyor


ANNE
Burası çok soğuk üşüyorum Anne
Her taraf beyaz her taraf kar
Saçlarım ıslandı ayaklarım donuyor kanım çekiliyor
Sar beni kollarına “Anne”
….
Doğduğuma sevinip
Basamadın bağrına
Emzirip ak sütünden
Doyurmadın beni Anne
Geceleri uyanmadın hiçbir zaman uykundan
Almadın minik bedenimi koynuna
Öylesine hasretim ki…
Tenimde Anne kokusuna…

Bir tek gün diyemedim yüreğimden koparak “Anne”
Sanki doğduğumda yasaklanmıştı o sözcük bana
Oysa her bebek gibi,
Benimde ilk sözcüğüm olsun isterdim “Anne”

Ne görebildin yürüdüğümü
Ne de düşe kalka büyüdüğümü
Tek sevincim nedir bilir misin? “Anne”
Ne ben gördüm, ne de sen görebileceksin öldüğümü …

Giydiğimde siyah önlüğümü ablamdan kalan
Sen göremedin “Anne”
Yakıştı mı bilmem, kimseler umursamadı
Kimselerde saçımı taramadı
Gözümde mutluluk parıltısı yerine
İki damla yaş vardı “Anne”

Okşanmak isterdi saclarım
Öpülmek isterdi yanaklarım
Ana şefkatiyle…
Ne çantam vardı. ne defterim,kalemim
Ne de her gün yıkandı çorabım
Bir tek gün giderken okuluma
Yavrum deyip uğurlanmadım…

Ahh.. Anneciğim..
Ana yüreğiyle sarıp sarmalasaydın
Geceleri uzanıp yanıma
Masallar anlatsaydın
Bir gün sadece bir gün tarasaydın saçlarımı
Öyle gitseydim okuluma …
….
Biliyorum üzüleceksin “Anne”
Genç kız olamayacağım
Pamuk prensesim deyip sarılamayacaksın boynuma
Düşlerimde olmayacak “Beyaz atlı Prensim”
Umutlarım hep kalacak yarım

Görmek isterdin sende her ana gibi
Kara kızını gelinlikler içinde
Gözlerinden dökülürken gururla karışık gözyaşın
Kınalarla süslenmeliydi ellerim
Şimdi kardan kına yaktım bembeyaz
Oysa duvağımı sen takacaktın öpüp alnımdan
Belime bağlayıp kuşağı
Yolcu edecektin beni göz yaşlarınla
Bu gelen, düğün alayı değil Anne
Bir yanımda öğretmenim diğer yanda arkadaşlarım
Uğurluyorlar beni
Ölümün koynuna
Geliyorum yanına beni al kollarına Anne

Ölmek değil beni üzen,
Hatta mutluyum geliyorum koynuna,
Ama hep içimde bir sızı kaldı;
Bir tek gün göremedim seni dünya gözüyle “Anne”

Ahh..Anacığım..
Ana diyemedim,
Üstelik olamayacağım ana da …
Senin bana sarılamadığın gibi
Bende sarılamayacağım çocuklarıma
Ve en kötüsü..
Hiç umudum olmadan
Hiç hayal kurmadan
Giriyorum toprağa…

Hiç unutmuyorum,
Ablam hastalanmıştı bir gün
Yanarken ateşler içinde
Sayıklıyordu“ Anne” diye
Ne olur ayıplama beni
Kıskandım onu Anne

Ne mutlu ki ona, gördü seni
Sarıldı boynuna, yattı koynunda
Çekti anne kokusun yüreğine
Doya doya “Anne” dedi sana
Ben bir kez olsun kopup yüreğimden
“Anne” diyemedim,
Bana mı benzerdin, ablama mı?
Ela mıydı gözlerin kara mı?
Siyah mıydı yoksa sarı mı saçların?
Bilemedim …
Ama güzelmiş sindir her ana gibi

Anne diyen her çocuğa
Annesine sarılan her bebeğe
Giyip temiz önlüklerini,
Saçları çift örgülü okula gelenlere
İmrendim,
Gözlerim nemli
Hep izledim uzaktan,

Hadi Anne aç kollarını,al beni koynuna sarıl öp beni
Kokunu istiyorum,üşüyorum ısıt beni Anne
Ne olur bir tek gün, bir saat gel Anne
Sonra gidersin..


Al beni yanına,
Cennetine al beni,
Burası çok karanlık korkuyorum Anne…

(Kardelenler, karları yararak çıkarlar güneşi görmeye
Özlemleri güneştir,
Bu kez Karlar aldı Kardeleni,
Söküp yüreğinde umutları,
Çocukluğunu, gençliğini ve yarını çaldılar...)

=============================================
Anne...

Bırak kalsın masada ekmek
testide su

Ayna puslu, pencere camı kirli
Bırak kalsın saçların dağınık,
gözlerin uykulu.
Saksıdaki çiçek susuz, kedi
yalını bekler bir köşede
Bırak kalsın meyve ağaçta,
kırlangıç havada
Dama düşen ince bir yaz yağmuru...
Yoruldun artık, bütün gün
didinip durdun
Toprak bile, gök bile, deniz bile
bir yerde yorulur.
Bırak kalsın süpürge duvarda,
sabun kovada
Anne, gel yanıma otur.
======================================

Muhterem Annem'e

Merhamet sende saklı sevgi layık şanına
Huzuru buluyorum yaklaşınca yanına
Can koyarsın insanın damarında kanına
Samimi duygularla olur arkadaş anne

Senin yerini tutmaz dünyada hiçbir varlık
Sana duyduğum hürmet yüreğimde nazarlık
Seni üzen insanı kabul etmez mezarlık
Senin rızanı alan oluyor bir hoş anne

“Ana gibi yar olmaz”demiş büyüklerimiz
Seni mutlu etmektir bütün emeklerimiz
Hakkını ödemezsek cehennemdir yerimiz
Çırpınıp ağlamamız elbetteki boş anne

Ana her yaşta ana o baştaki tacımız
El vurup okşadıkça hemen geçer acımız
Ekmeğimiz.havamız,suyumuz,ilacımız
İyi ve kötü günde en güzel sırdaş anne

Kalplerimiz buluşur günün her saatında
Ben cennete talibim ayağının altında
Mahcup olmak istemem ALLAH’ımın katında
Rızayı kazanmaktır verdiğim uğraş anne

Kokuların geliyor cennet bahçelerinden
Doya doya öpeyim o güzel ellerinden
Dua et kurtulayım beterin beterinden
Yoksa perişan eder “ilahi ateş”anne

Anlatamadım seni kelimeler yetmiyor
Seni ihmal edince sıkıntılar bitmiyor
Bir türlü musibetler başımızdan gitmiyor
Bana duanla güç ver imdada yetiş anne

Can anne,canan anne,yol anne,yoldaş anne
Göz anne,sevgi anne,yürek anne,baş anne
Nur anne,sevda anne,hayat anne,aş anne
Dilerim ALLAH’tan ol meleklere eş anne


===================================
ANNEM' E MEKTUP

Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.

Necip Fazıl KISAKÜREK

========================================
ANNECİĞİM

Ak saçlı başını alıp eline,

Kara hülyalara dal anneciğim !
O titrek kalbini bahtın yeline ,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim !

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar ,
Gecenin ardında yine gece var ;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar ,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim !

Gözlerinde aksi bir derin hiçin ,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için ;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için ,
Beni de beraber al anneciğim !...

Necip Fazıl KISAKÜREK (1926)







Alt 05-02-2009, 01:56 #5

DüŠLeR ÙLKeSì

(&ÕMRÙMSÙN&)


emeğine yüreğine sağlık





Alt 05-02-2009, 01:56 #6

DüŠLeR ÙLKeSì

(&ÕMRÙMSÙN&)


DÜN GECE

Dün gece daldım gökyüzüne
Parlayan yıldızlara sordum
seni
Hiç aklımdan çıkamayacasına
Düşündüm seni
İşte o an bir yıldız kaydı
hani derler ya ne dilersen dile
Ne diledim biliyormusun
Ellerim ellerimde
Gözlerim gözlerinde
Olmasını diledim
Ama hiç biri olmadı
Gerçekte olan tek şey var
Senin sevginle yaşayıp
Senin sevginle
ÖLMEKTİR.......





Alt 05-02-2009, 02:03 #7

By_$aDRaZaM

Foruma Alışıyor

Bitmiş sevdalara


Sana Ulaşmak

Bir gün
bir yangın yerinde
buldum ben bu aşkı
Belki
Umudum vardı
yalanlamak için aşk yok diyenleri
Umudum vardı
Diyebilmek ne güzel;
bir umutsuz için
ne manalı.

Belki birgün bir yangın yeri
daha bulabileceğim
yine bir yangın yerinde bulduğum bu sevdadan
kurtulmak için

Ömer Seydi Ekinci
=================================================
ADIMIZ SERSERİ

BİZDEKİ ACIYI ÇEKMEYEN BİLMEZ,
ELİMİZDE KADEH BİRGÜN EKSİLMEZ
BİZ SEVERİZ BİZİ KİMSELER SEVMEZ
ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL

DERTLİDİR ŞARKILAR DİLİMİZDEKİ
BİR ÖMÜR ÇİZGİSİ YÜZÜMÜZDEKİ
YAĞMUR DEĞİL YAŞTIR GÖZÜMÜZDEKİ
ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL.

Hakkı Yalçın


===================================

Ayrılık şiiri

Her satırı
mendireğe dizili karabatağa benzeyen
bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler içinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan

Bütün yolcularını
boğaz köprüsünün çaldığı
araba vapurunun
boş seferleri
gibi yalnızca rüzgar
gezinir sensiz
yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların
acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdığım
ayrılık şiirini okudukça
dalgalanır

Sunay Akın


=====================================

Ayrılanlar için

Yollarimiz burada ayriliyor
Artik birbirimize iki yabanciyiz
Her ne kadar aci olsa, ne kadar guc olsa
Her seyi evet her seyi unutmaliyiz

Her kaderin tesellisi bulunur, uzulme
Insan ne kadar sevse unutabilir
Mevsimler, gelir gecer, yillar gecer
Sen de unutursun bir gun gelir

Hic yasamamiscasina, hic sevmemiscesine
Unutursun o gunlerimizi, gecelerimizi
O gunlerce gecelerce sevismelerimizi

Her seyi evet her seyi unutabilirsin

Hatta butun yazdiklarimi satir satir
Kalirsa, icinde bir derin sizi kalir
Ümit Yaşar Oğuzcan
==================================
Gizli Sevda

Hani bir sevgilin vardı
Yedi sekiz sene önce,
Dün ona rasladım
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan burdan.
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan,

Seni sordu.
Hiç değişmedi, dedim.
Bildiğin gibi...
Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş.
Kendilerinmiş evleri...
Bir suçlu gibi ezik,
Sana selam söyledi.

Behçet Necatigil
=========================
Her şey uzaktadır

Uzaktadir her sey; gokyuzu, deniz,
Her an pesimizden kosan golgemiz,
Ozlenen limanlar, yanan yildizlar.
Uzaktadir her sey; anneler, kizlar...

Uzaktadir her sey, hep... yalniz o"lu"m,
Her yerde, her an yakinimiz, o"lu"m.

Ahmet Muhip Dranas


===================================

Anlamıyordun



Ben gerçek bir aşkın olgunluğuna
Erdim,ne yazık sen anlamıyordun...
Hayır cevabını dalgınlığına
Verdim,ne yazık sen anlamıyordun...

Karanlık kapladı gündüzlerimi,
Görseydin sensizlik krizlerimi!
Geceler boyunca bu gözlerimi
Yordum,ne yazık sen anlamıyordun...

Sağ salim çıkar mı bilmem yarına?
İncittin kalbimi yaktın nârına,
En yakın dostları senin uğruna
Kırdım,ne yazık sen anlamıyordun...

Sevginin kanaat ettim azına;
Çaresiz boynumu büktüm nazına,
Ben senin yüzünden aşk çıkmazına
Girdim,ne yazık sen anlamıyordun...

Aşkımı sorsaydın ağaca,kuşa;
Tutuldu derlerdi bir tek bakışa
Yeter anla diye başımı taşa
Vurdum,ne yazık sen anlamıyordun...

Şiirdim kalbine yaz beni diyen,
Resimdim aklına çiz beni diyen,
Gönlüne sığınmış çöz beni diyen
Sırdım,ne yazık sen anlamıyordun...

Çevir dim kendimi sabır yönüne,
Sonunda kavuştun leyla ününe,
Mecnunum aşkımı gözler önüne
Serdim,ne yazık sen anlamıyordun..


====================================================

Ayrılık Sevdaya Dahil

görinen yıldız değil yir yir delinmişdür felek
gün yüzünün hasretiyle tir-i ahımdan benüm

-1.
açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın

-2.

rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

-3.


ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

-4.

yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle

-5.

sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız
not:siznde bulduğunuz ayrılıkla şiirleriniz burda paylasabilrisniz







Alt 05-02-2009, 02:07 #8

DüŠLeR ÙLKeSì

(&ÕMRÙMSÙN&)


Hicran Fermanı

Kaybolup gittin, gecenin karanlığında,
Gelirim demiştin, sımsıcak kollarıma,
Vuslat kokusuna gerçekte doymasan da,
Aşk düşlerde, retlere alıştık nasılsa...

Şimşekler çakardı umutlu gözlerimden,
Sitemler akardı, bal akan dillerimden,
Suskun kalışımın müsebbibi olsan da,
Gerçekler dökülür, sevgili kalemimden...

Seni rüyalarıma gir diye sevmedim,
Hovarda gecelerde düşünle yetindim,
Ölürcesine sevip, aşk ile sarsan da,
Yine de kalbine vuslatı yazamadım...

Umut çiçeği ekip durdun yüreğime,
Yemin içtin, haince sattığın sevgime,
Umarsızca sarıp, resimlere baksan da,
Hicran fermanı yazılır ta benliğime...

Sebebini sen bilirsin hırçınlığımın,
Kılıcımı sen bilersin kızgınlığımın,
Gözyaşları döküp, ağzınla kuş tutsan da,
Hükmünü çekersin elbet azgınlığının...

Can parçası için ne yapsın kahpe felek,
Dünyam karardı, yok olsun mamelek,
*** gecelerde kahpece vursan da,
Mevlandan bulasın sahibim diyerek...

Hatırlarsın, son nokta dedirten olguyu,
Tanrı soracak gerçi verdiğin duyguyu,
Mahşere dek yüreğimden af dilesen de,
Muratsız zemzem bile acı hicran suyu...

Umut hesabını mahşerde mi yapalım?
Yoksa namus sahnesinde mi savaşalım?
Murat adıyla ta can evimden öpsen de
Sızım dinmez, ahrette mi hesaplaşalım?





Alt 05-02-2009, 02:07 #9

DüŠLeR ÙLKeSì

(&ÕMRÙMSÙN&)


Hayat Seninle Olmalı

Hayat ya seninle olmalı; ya da hiç olmamalı,
Akan damlalar sürekli olmalı
Damlalar ask denizi olup tasmalı
Aşk denizinde seninle yüzebilmeli
Uçan martılar şarkımızı söylemeli
Gökyüzü ikimize imrenmeli
Hayatı seninle yönlendirebilmeli
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Baharda açan çiçekler sen kokmalı
Seni yudum yudum koklayabilmeli
Sen bir gül olmalı
Suyun dürüstlük olmalı
Gübren aşk olmalı
Güneşin ben olmalı
Seni benden başka kimse koklamamalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Gecenin ayazlarında rüzgar sen kokmalı
Yanan sigaram sen olmalı
Ciğerlerim seninle dolmalı
Nefesim seni arzulamalı
Gözlerim dumanından damlamalı
Ayaklarım ayazda seninle adımlamalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Saçlarım seninle parlamalı
Gülüşün içimi ısıtmalı
Kalbim her an seninle heyacanlanmalı
Elllerim karanlıkta ellerini bulmalı
Dudaklarım alacakaranlıkta seni sormalı
Dillerim dillerini okşamalı
her gecemiz aşk olmalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Her yağmurda gökkuşağı olmalı
Gökkuşağına seninle bakmalı
Renklerini seninle saymalı
Her sayışımızda sayı tam olmalı
Eksik olursa kafaya takmamalı
Her an hayatı seninle yudumlamalı
Kırlarda seninle el ele çılgınca koşmalı
Gelincikler laleler kulaklarında olmalı
Onları senden kıskanmalı
Kelebekler beraber kanatlanıp uçmalı
Güldüğün zaman yüreğimde güller açmalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Sana olan bu sözlerim daima olmalı
Bizim sevgimiz sonsuzluk olmalı
Konuşmalarımız aşk kokmalı
Şiirlerimde sen olmalı
Gönlüm seninle dolup taşmalı
Ölüm sensiz olmamalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı





Alt 05-02-2009, 15:53 #10

By_$aDRaZaM

Foruma Alışıyor


Memleket Isterim

Memleket isterim,
Gokmavi, dal yesil, tarla sari olsun,
Kuslarin, ciceklerin diyari olsun.

Memleket isterim,
Ne baska dert, ne gonulde hasret olsun,
Kardes kavgasina bir nihayet olsun.

Memleket isterim,
Ne zengin fakir, ne sen ben farik olsun,
Kis gunu herkesin evi barki olsun

Memleket isterim,
Yasamak, sevmek gibi gonuldan olsun,
Olursa bir sikayet olumden olsun!!!

==============================================
KURAL KONAMAZ

Benim vatanıma dil uzatıldı mı
Haykıran her sesi kimse kısamaz
Hep birlik içinde olunca insan
Kimse bu vatandan bizi atamaz.

Vatan hainine dur demek için
Yanan ateşleri söndürmek için
Dünyaya tek vücut görünmek için
Yazara şaire kural konamaz.

Tanrı ayetimi konan kurallar
Kural koyana da hesap sorarlar
Yapılan her işte niyet ararlar
Art niyet güdenler burda duramaz.

COŞAR’i der bu ses kişiye değil
Hiç kimse diyemez düşmana eğil
Düz yolu yapmayın bizlere meyil
Vatan tehlikede, kimse susamaz.

=====================================
YOLLARIN SONU



Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden
Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.
Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
İtler bile gülecek kimsesizliğimize.

Gidiyorum: Gönlümde acısı yanıkların...
Ordularla yenilmez bir gayiz var kanımda.
Dün benimle birlikte gelen tanıdıkların
Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda.

Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;
Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağı'na.
Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin
Degişilir topu da bir sokak kaltağına.

İster düşün... Kendini ister hayale kaptır...
Uzar, uzar, çünkü hiç sonu yoktur yolların.
Bakarsın aldanmışşın, gördüğün bir seraptır
Sevimli bir hayale açılırken kolların.

Ey doğunun alnımı serinleten rüzgarı!
Ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay!
Arzularim bir oktur, aşar ulu dağları,
Düştüğü yer uzakta dilek adlı bir saray.

O sarayda bulunca Tanrı'laşan erleri
Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek.
Hepsi sussa da "Kür Şad" uzatarak elini:
"Hoş geldin oğlu ATSIZ, kutlu olsun" diyecek


H.Nihal Atsız

===========================================
Vatan olmayınca!
Din, can ve mal güvenliği
Olmaz vatan olmayınca!
Bayramın mutlu şenliği
Olmaz vatan olmayınca!

Özgürlüğün, hüriyetin
Bereketi variyetin
Mutluluğu zürriyetin
Olmaz vatan olmayınca!

Hiç bir şeye olmaz katkın
Çünkü senin yoktur etkin.
Yer yüzünde hiç bir yetkin
Olmaz vatan olmayınca!

Ne metheden ne övenin
Ne hoşlanan, ne sevenin
Ne emniyet ne güvenin
Olmaz vatan olmayınca!

Mikdatî der olmaz tarzın
Ret edilir her bir arzın
Koruyanı namus, ırzın
Olmaz vatan olmayınca

==============================
VATAN AŞKI



Vatan aşkıyla çarpıyor yÜrekler
Fatih olmak için yarışıyor bebekler
Selam duruyor sizlere gökler ve yerler
Ey yiğit askerler

Ellerinizde bayrakla tuğla
YÜreklerinizde huşuyla
Kalbinizde imanla
Gidiyorsunuz dÜşmana

Vatan uğruna dÜştÜnÜz yollara
Cenkte gazanız mÜbarek ola
çiğnetmeyin toprakları dÜşmana
Yazık olmasın akıttığınız al kanlara

Vatan ki sizden bekler şahadeti
Gökten melekler izler asarı rahmeti
Komutan emreder ahkÃçmı nusreti
Kılavuzluk edip yaymanız için islamiyeti

Gittiğiniz sÜrece HakkÂ’a ebediyete
Ererseniz mutlaka hidayete
Ulaşırsınız sonu gelmeyen gÜndÜze
çıktığınız için Allah indinde dÜze

=============================
DİL KAVGANIN VE İHANETİN SEBEBİ MİDİR YOKSA ARACI MI?

Korku salan ve öfke çağrıştıran meselelerin parçaları değil, esas

gerekçeleridir aslında Türkçe dışındaki başka diller.
Dil özgür olunca, Özgürlük dil olur artık ve bütün bölünmeler böyle başlar.
Özgürlük daima yeni sınırlar ister.
Okul der, ayrı olsun.
Bürokrasi der, bu dilde anlayamıyorum ayrı olsun.
Bayrak der sonra, ayrı olsun dilim ayrı nasılsa, ben da ayrıyım ve bu da
varlığımın sembolüdür.
Toprak der arkasından, ayrı olsun birazını bana ver, nasıl olsa daha önce
dilinin, özgürlüğünün birazını vermedin mi?
Hem ne olacak, birazcık topraktan ne çıkar biz kardeş değil miyiz?
Özgürlük paylaşılmaz oysa.
Birinin özgür olduğu yerde, diğeri özgür olanın kurallarını ve özgürlüğünü
tehdit edinceye kadar özgürdür.
Yani dilin de kişinin de özgürlüğü esas mülk sahibinin özgürlüğünü ve
geleceğini tehdit edene kadardır.
Sonrası anarşi, sonrası terör, sonrası bölücülük, *****lik ve ihanettir.
Sonra arkadan vurmalar ve mayın döşemeler başlar yollara ve zihinlere.
Ama her hal ve şart altında tüm bölücülerin yardım ve yataklığa ihtiyaçları
vardır.
Gizli olmalıdır yardım ve yataklık, sinsice.
Kimse fark etmeden yapılmalıdır, Türkçe konuşmalıdır ama aslında başka dilde
anlaşılmalıdır.
Türkçe yazmalıdır işbirlikçi mektuplar, ama başka lisanda anlaşılmalıdır.
Acındırmalıdır, ama aslında acımadan katletmelidir, dili, egemenliği ve onun
bekçilerini.
Yardım ve yataklık yapanın da yardıma ihtiyacı vardır.
Dışarıdan.
Çok uzaktan, denizler ve tarihler ötesinden. Eski kinlerden ve hesaplardan
ve o hesapların sahiplerinden beslenir yataklık yapan.
Para alır, vaat alır aferin alır.
Bu eski ve çok ağır bir mektuptur.
Türk bağımsızlığını koruyanların kanları ile yazılmıştır.
Ne suya salınan bir şişenin ve neden kuşkanadının taşımaya gücü yeter;
karabaşlı kartal olsa nafile.
Başlığı binlerce yıl önce atılmıştır ve Edirnekapı`daki şehit mezarlarının
taşları üzerine yazılmaya devam etmektedir.
Emin olun binlerce yıl daha yazılmaya devam edecektir.
Türkçenin sahipleri yaşadıkça bu kanlı mektup yazılmaya devam edecektir
çünkü Türkçenin ve onun sahiplerinin özgür yaşamasını istemeyenler, yollara
ve zihinlere mayın döşemeye, parçalamak ve bölmek için çabalamaya,
parçalamaya çalışanlara yardım ve yataklık etmeye devam edeceklerdir.
Bu eski mektup bir yazıttır aslında, Türk`ün var oluş destanıdır, binlerce
yıldır yaşlı dünyanın bağrına saplı kaidelere ve mezar taşlarına yazılır.
Yazanlar asla diz çökmezler ve kimseye yalvarmazlar.
Kimsenin toprağını, dilini veya özgürlüğünü istemezler ve kendilerinin olanı
da kimseye vermezler.
Bu bir mektuptur.
Vatan, bayrak ve onur üzerine yazılmıştır.
Vatansızlar, dilsizler, hainler, bölücüler ve toprak hırsızları gibi aczi ve
acınmayı anlatmaz.
Var olduğu yerde kendinden gayri herşeyi önemsizleştiren, vatan ve bayrak
aşkını anlatır.
Onurlu ve egemen ölebilmenin, onursuzca ve esir yaşamaktan daha önemli
olduğunu anlatır.
Asla diz çökmeyeceğimizi anlatır.
Yüreği olan varsa gelsin de çöktürsün diye.
Yüreği olan varsa okusun diye yazılmıştır.


"Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun"
OKTAY YILDIRIM
Emekli Astsubay








Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:22 .