nasıL kırqınım biLemezSin..(:

#1





Bırak! Dokunma!


Gidişinle enkaza çevirdiğin ruhumu artık rahat bırak!
İstemem toparlamaya çalışma, zaten alışkın kalbim anlamsız yalnızlıklara
Dönüp bakma arkana, sıralama ardı ardına saçma sapan pişmanlık üzgünlük cümlelerini
Çünkü işe yaramaz daha öncede gördüm bunları
Yalnızlığımla beni baş başa bırak ve artık defol git
Kahrolası karanlıklara terk et beni
Uykusuz gecelere güneşi olmayan sabahlara hediye et bedenimi
Korkma gelmem, peşinden dön demem, gitme de demeyeceğim
Öylece çek git
Bırak! Dokunma! Gidişinle enkaza çevirdiğin ruhumu artık rahat bırak!
Defol git, kapıyı çıkarken açık bırak, belki bir teselli belki bir anı
Giriverirse diye senden kalan sana ait olan
Hadi işin bittiyse çekte git, yalnızlığımla baş başa bırak beni
Git artık git de bir an önce alışmaya başlayayım güneşsiz sabahlara
Kapıyı kapama!
Bırak! Dokunma!
Gidişinle enkaza çevirdiğin ruhumu artık rahat bırak!


Artık istemiyorum seni hadi defol git kalbimden ve beni artık rahat bırak…

İlginizi Çekebilir


Ay buqeCe yaRımDıR...

#2


Ay bu gece yarımdır, bu şarkı öyle değil
Her yalnızın adına uçurdum bir ebabil
Ay yarım doğsa bile yarı aydınlık yeter
Karanlık bahçede de ishak kuşları öter
Bu gece dua edin, bu gece uyumayın
Gelin ey garip dostlar, erime vakti ay'ın

Ay bu gece yarımdır, bu özlem öyle değil
Vuslata ne kaldı ki, ne isterseniz sebil
Doğudan ve batıdan, kuzeyden ve güneyden
Gelin ki taşıversin yürek denen bu düden
İsteyen soframızdan bal, kaymak, börek alsın
İsteyen yüreğine bedel bir yürek alsın

Ay bu gece yarımdır, bu dua öyle değil
Her can biraz Kabil'dir, her can biraz da Hâbil
Öldürmenin sonu yok, yararlı erdemi de
Kader ortaklarıyız dünya denen gemide
Çiçekleri ezmeden, çocukları üzmeden
Bana taş yağdırana yüreğimi açtım ben

Bağışlar ve seversek ay da imrenir, büyür
Acıları bölüşmek yârin saçlarınca gür


Çok uZaktayım ŞimDi..

#3


Çok uzaktayım şimdi
Oyun bitti O telaşlı ve heyecanlı kalabalık Sonra sahnedeki macera Bitti

Salon boşaldı

Işıklar söndü

Herkes gitti

Ben buradayım Ve burası çok uzak

***

Elimde bilet

Yanlış yer için Yanlış zamanda

Gecenin dipsiz kuyusunda

İstasyonun yapayalnızı

Yarın sabaha kadar soğuğun ve ıssızlığın

Gün ağardığında yabancı bir kalabalığın içinde

Yapayalnız

Kaldığım yer, gidemediğim yerden çok uzak

Çok uzaktayım şimdi

***

İki kelimeyi sarıp sarmalayıp kalbimin içinde

Senin için

Söylemeye kıyamamıştım!

Kullanılmamış ve saf ve tertemiz

Çok güzeldiler

Senin içindiler

Söylemediğim yere çok uzağım şimdi

Senden çok uzaktayım

***

Bu mevzide kurtaracaktık dünyayı

İnancın, aşkın, cesaretin adı olmuştuk hani

Sonsuzluğa ertelemiştik ya, yaşanacak ne varsa ve Allah için

Bu mevzide kurtaracaktık kendimizi

Ne kılıçlarımız ışıldadı, ne güllerimiz açtı

Bizi şimşek gibi yerimizden fırlatacak o beklediğimiz nara hiç yankılanmadı

Uzun ve yalnız bir nöbetin sabrında

Çok uzaktayım şimdi

***

Bir elimde geçersiz bilet

Diğerinde paslı bir kılıç

Sonra biriktirdiğim kelimelerle

Bekliyorum

Ve biliyorum; çok uzaktayım


DeLi Bozuk SevqiLim :)

#4


seni yazmak istiyorum gecenin koynunda
seninle uyumak
ilk defa yıldızların altında
selviler boyu sen kehribar kokularıyla
ölü bir dilin tarih tutanaklarında
her gün biraz daha sen her sen biraz daha
rüyalarım da

seni yazmak istiyorum denizin dalgalarına
seninle ulaşabilmek
ilk defa yakamozların altında
dalgalar boyu sen yosun kokularıyla
ölü bir dilin tarih tutanaklarında
her gün biraz daha sen her sen biraz daha
rüyalarım da

düşlerim gebeyken sana
başka düş yasak bana
kalbim uymuyor başka aşka
dön gel artık lütfen anla

ah incindim, tazelendim
hep kaybettim
deli bozuk sevgilim


Kaybettik Biz

#5



Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların !!!
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim !!!
Kaybetti kumarda gözleri !!!



Bir koru rüzgârlandı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekik gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden



karanLık,seni yaracak tırnakLaRım =)

#6





Karanlıkta Mavi


Karanlık bana esin ver
Karanlık beni besle
Karanlık gözlerimi gizle
Karanlık ciğerlerime dol
Karanlık bileklerimi sar
Karanlık kanımı kurut
Karanlık yüzümü ak çıkar
Karanlık çekin benden
Karanlık seni yaracak tırnaklarım
Karanlık koru kendini

Biliyorum yarının denizi ve göğü mavi
Ve şiiri güzel olacak yarının biliyorum


Deliler deliler deliler
Deliler ellerin ellerinde
Ölülerden deliller bilirler
Yuvarlayıp duvarları bayırlardan
Ezdikleri sessizliğin üzerinde gezinirler
Haykırarak yargılanmayı arzulamadıklarını
Deliler şairleri öldürmediler

Karanlık geçip gitme yanımdan
Karanlık dur gitme
Karanlık kazı sözlerimi derine
Karanlık söyle uykusu kaçan herkese

Biliyorum yarının teni yumuşak
Ve sıcak olacak bakışları yarının biliyorum


Geldiler geldiler geldiler
Ardımda yanımda ayaklarımın altında
Durmadan homurdanıyorlar hiç durmadan
Götürecekler

Ama bekle
Bir masalım var onlara
Ufukta bir şövalye gölgesi yanaşıyor
Yanlayarak şafağın kızıl mızraklarını
Kulede bir prenses
Üzgün gözlü ejderhasının başını okşuyor

Kandıracağım ölümü

Karanlık bana esin ver
Karanlık bana şiirimi yazdır
Karanlık bana öykümü anlattır

Biliyorum yarının karanlığı da mavi
Karanlık bırak beni yaşama





#7
Bakma güldüğüme gülüşlerimin ardına sakladım gözyaşlarımı
Sessiz akar içten içe hissettirmiyorum kimselere
Bakma suskunluğuma içimden avaz avaz bağırıyorum
Git dedin gitmemem yüzsüzlükten değil
Bekliyorum döneceğinden değil ya verdiğim sözden.


Bakma kalbimin acıdığına o alışkın gitmelere
Her gidişin kalbimi acıttığı kadar da yüceltti
Deli dolu olduğu kadar aşk da dolu
Gidişlerin kalbimi acıtmasına izin vermeyeceğim
İşte o yüzden susuyorum.


Suskunluğumu bozduğum an bitecek
O zaman dökülecek içimdeki herşey
Aşkım,nefretim,öfkem,hayallerim,benliğim
Hepsini sana hayatın bir tokatı gibi vuracağım
Gitmelerinin verdiği o acıyla


Beş para etmez yüreğini acıtana kadar
Nefretimi yüreğine ekeceğim
Her mutlu anımda seni eski bir hatıra olarak andığımda
O tohum büyüyecek kalbinde acıtacak..


Sana söz verdim gitsen de beklerim diye..
Belki senden başkası giremeyecek bu kalbe
Şimdi kendime söz verdim
Bu kalp seni silecek ...İzi kalsa da silecek...diye


#8
Bu bölümde her üyenin tek baslik acma hakki vardir
Siirler bölümünün kurallarini okuyunuz...
https://www.tatliaskim.com/siirler/58...yenilendi.html
Basliklar birlestirildi


#9
KOKUN SİNMİŞ SOGUK DUVARLARINA ŞEHRİN
HERKESİN GÖZÜNDE SENİ ARIYORUM

AMA YOKSUN
YOKLUGUNU SALIP GİTMİŞSİN
GİDİŞLE BIRAKILDIGIN BU KENTTE



Sanki uçurumun kenarından boşluğa düşecek gibiyim.
Ellerimi uzatıyorum.
Ne olur tutan sen ol
Beni sevmiyorsan bile yalanlar söyle
Ben buna da razıyım
Yeter ki bırakma beni






,



İCİMDE HALA BİR UMUT
GÖZÜMDE HALA BİR DAMLA YAŞ
VE KALBİMDE HALA O VAR


#10

Sevmek
Gitmeyi de becerebilmektir...
Becerebiliyorsan gideceksin!
Başını yastığa koyduğun zaman;
Bir gidişin vehemi zonklatacak beynini...
Gözlerin maziye daldığı zaman;
O en kahredici sır çöreklenecek içine...
ve
Sen bunları göze alabiliyorsan;
Gideceksin
Çünkü:
Sevmek Gidebilmektir bütün sırlarınla beraber...



Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usul boylum, güzel gözlüm hoşca kal

Gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum.

Gidiyorum
başımda gam, gözlerimde nem
bütün hatıraları bırakıp geride
usulca çekip kapıyı ardımdan
alıp başımı gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için...

Gidiyorum
bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum.

Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
gecelerin zifiri saçlarında kaybolmaya
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum.

Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal...


#11
Gece yıldız gibi kayıyor avuçlarımdan
düşlerime kar yağıyor, üşüyorum.
şimdi ay ışığını biriktiriyorum gözlerimde,
senin gözlerine sunabilmek için bir gün.
yüreğim buruk,
içim ezik,
gözlerim dolu,
gözlerim ıslak,
hasretin öyle bir vurduki;
vakit yok oturacak.
Bir kıyıya atmalı şimdi kendimi
bir arzu bir fırtını
bir kaos yaşamalı.

Gece karanlık,ay ışığıda yok artık
Dışarıda lapa ,lapa kar yağıyor
düşen her kar tanesinde adın yazıyor sevgili.

çekilip bir sokak lambasının altına
kedersiz gülüşlerini getiriyorum aklıma,
ağız dolusu ,
kahkahalarla gülüşünü
yada ne bileyim
ayaz bir gecede sımsıkı sarılışını bana.
bir ılık rüzgar gibi,
sıcak bir gülüş gibi,
kar beyazı,dost gibi düşünüyorum seni
menekşe gözlü bir kız çocuğunun
kırmızı düşlerini biriktiriyorum yüreğimde
senin yüreğine sunabilmek için bir gün.
biliyorum sevgili,ikimizede yer var
senin o kor ateşi yüreğinde

sokak lambalarının ışığıyla yıkıyorum ellerimi
kar tanesine resmini çiziyorum sevgili
yorgun, yılgın ve çaresizlik dolu yüzleri
ve hayata meydan okuyan yürekleriyle
sokak çocukları geçiyor önümden
hepsi çıplak ayaklı,
hepsi karanfil kokulu çocuklar
ihtiyar bir kemancı
çiçek satan bir çingene kadınına,
aşkını anlatıyor yıllanmış kemanıyla
tanıdık bir ses
hüzünlü bir tını bu
ah! rambetiko bu
rembetiko,
sokak ve gece
rembetiko,
çiçek ve kadın
rembetiko,
gece kadın ve ışık
sokak ,ışık ve kar,
kadın,kar ve müzik,
kar, müzik ve dans.,
Ah! Esmeralda!
altın bir tepside sunulmuş bu şölen sana,
haydi kalk ayağa,
hangi kadın dayanabilirki bu kadarına.

Gece yıldız gibi kayıyor avuçlarımdan
düşlerime kar yağıyor üşüyorum
şimdi,
kırık ,dökük çerçeveli,
eski bir siyah beyaz fotoğrafdan bakıyorum hayata
Ey sıska çocuklar!
Ey gözüyaşlı kadınlar!
Ey ihtiyar kemancı!
bomboş sokaklar ,ıslak duvarlar
terkedilen aşıklar, terkeden aşklar
gri ve siyah
sizede yer var eflatun kokulu yaşamımda

Çığlıksız bir diriliş,doğum sancısı benimkisi
sesi kısılan
ışık altında eriyen,
yada,
tahta köprülerde yığılıp kalan
ben değilim sevgili
bilmeni isterimki
benim gri renkteki gölgemdir aslında.

Ah sevgili!
Yüzüm yanıyor,
Yanaklarım al,al
Şuramda bir ağırlık
Tarih çıldırmış olmalı.
Bu çocuklar neden aç?
Bu toprak neden çorak?
Savaşlar neden gerek?
Çiçekler neden soluk?
Yüreğim neden buruk?
Neden hasretin karasaplı bir bıçak gibi saplanıyor göğsüme?
Neden yanında değilim mesela?
Saçların neden yüzüme savrulmuyor yada?
Neden sesim çıkmıyor?
Gözlerim neden bağlanmış?

Ah sevgili!
bilmeni isterimki
bu yorgun surat benim değil,
gri renkli gölgemindir aslında.


Gece yıldız gibi kayıyor avuçlarımdan
düşlerime kar yağıyor, üşüyorum
umudu büyütüyorum ellerimle
tertemiz ve sevdalı umutları
senin umudun olması için
biliyorum sevgili
bir isyan bir arınma
bir hürrüyet benimkisi,
biliyorum,
daha mevsim dönecek,
şafak sökecek gün ışıyacak,
çiğ düşecek toprağa,
toprak yeşerecek.
efil efil rüzgar esecek,
başakla sevişecek rüzgar biliyorum.
sen geleceksin bahar gelecek,
yüreğine sevda,yüreğime sevda düşecek biliyorum.
En son sözüm şu ki sana seni canımdan çok seviyorum.
..




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:18 .