#81
Sen; içinde baharı gizleyen kışımsın benim...

Ve biliyorum ki o baharın güneşinde tenim esmer olmayacak hiç. Bana susmak
düşecek, payıma kilitlenmiş bir yürek kalacak. Kaderi önceden belirlenmiş
konuşmalar, paylaşmalar, bakışmalar olacak. Bir yerde aykırılığım tutup sarılsam
da içimde sana, sen bunu hiçbir zaman bilemeyeceksin...

Git diyorum sana, kalma yüreğimde, bu kadar özleteceksen kendini. Bir bakış;
gözüm gözüne değiyor; hissediyorum... Gitme diyorum. Kal geldiğin yerde. Ne
gitmelerin bitiyor; ne de benim sana kal demelerim...

Hangi aralıkta girmiştin içime anlamadım. Tüy gibi hafif, usul usul inivermiştin
yüreğime. Kabullenemedim önce. kocaman yalanlar söyledim kendime. Ben dışımda
tutmaya çalışırken seni, meğer içerde hakimiyetin çoktan başlamıştı. Kuşatmıştın
dört yanımı; ve kendim için çok geçti. Yerle bir olmuştu her şey. Olmazsa
olmazlarım; ilkelerim, yargılarım...

Nasıl bir şeydi, bu beni böyle yağmalayan. Şimdi karşı durmuyorum Sana, nasılsa
buluyorsun bir yolunu ve sarmalıyorsun içimi dışımı. Ayak seslerini duyuyorum
hangi yöne gittiğini bilemeden. Ben yaşanmış bir aşkta eski yaralarıma
yanıyorum, Sen yaralarına benden sevda sürüyorsun. "Belki"lerden,
"ihtimal"lerden, "keşke"lerden medet umuyorum, Senin belki de yabancısı olduğun
düşler büyüterek...

Ben, suretine değil, aslına dokunma ihtimallerinde mutlu oluyordum.
Ben seninle, aynı coğrafyada yaşayabilme ihtimalinden huzur buluyordum.

Şimdi, bilinci küflerinden kurtulmuş bir yürekle, süresi diğer aşklardan çok
daha uzun olacak bir aşkın ömrünü anlatıyorum, Sana dair yazılanlarda...

Şimdi, bir sayfa dolusu cümlelerle; bir imkansızlığın mucizeye dönüşünü
anlatıyorum...

Şimdi, bozgun sonrası imkansız bir zafer kazanan bir orduyum, bir yenilgide
zafer ne kadar anlam taşıyorsa o kadar anlamlaşıyorum...

Şimdi ben, dağıldıkça kurulan yeni düşlerde Sana bakıyorum…
<<Umut; hep var olacak
çünkü...





Mademki qittin Dönme..

Gittin beni öylece bırakıp gittin.
Hiç düşünmeden Bensiz ne yapar?diye Bensiz mutlu olabilir mi, yaşayabilir mi? demedin.

Her şeyi bir anda üstelik bir hiç uğruna sildin...

Demek ki hiiç sevmedin sen.
Öyle ya sevsen bir anda bırakabilir miydin?
Beni yıkıp, yalnızlığıma terk edip gidebilir miydin?

Ne yapalım sevdiğim, canın sağ olsun.
Madem ki sevmiyorsun, istediğin gibi olsun.
Zorla sevdirecek halim yok.
Sana alıştığım gibi sensizliği de alışacağım başka çaresi yok


Kalbim durmak istese de atar bir müddet daha...Sanma ki ömrüm boyunca seni seveceğim.
Dedim ya bir süre daha, belki bir ay belki üç yıl...

Ama sonunda unutacağım.
Göreceksin senin beni sildiğin gibi ben de sileceğim seni.

Senden tek isteğim artık karşıma çıkma sevdiğim.
Sözünde dur ve sakın geri dönme.
Çünkü ben dönmeyeceğim
Aşkından ölsem de, sensiz bu dünyaya her gün lanet okusam da dönmeyeceğim.
Sen de öyle yap gelme geri.


Madem ki gittin dönme...



#82
emeğpine sğLık çok güzeLdi...


#83
HTML-Kodu:
[center]emeğine sağLık...Çok güzeLdi...
[/center]


#84
pyLaşm ıÇn tsq.


#85
Bu bölümde her üyenin tek baslik acma hakki vardir
Siirler bölümünün kurallarini okuyunuz...
https://www.tatliaskim.com/siirler/583-siir-kurallari-yenilendi.html
Basliklar birlestirildi


#86
Alıntı: romasanta´isimli üyeden Alıntı
Aşk acı cekmenin zevkli tarafıdır ..

Sen Çekmeye Devam Et Ozaman Canım


#87
Bilir misin?

Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.
Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?
Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki.
Yani ´sevmek´ işte.
Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
´Seviyorum´ diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?


#88
bi şiirini mektup yazıcam birtine teşeekkürler


#89
Bir güneşimiz vardı bizim !
Sımsıcaktı elleri,ay gibiydi yüreği,
Bir güneşimiz vardı bizim !
Sanki pamuktandı dizleri,
Çatılırdı bazen kaşları,
Yinede sevecen bakardı gözleri

Bir güneşimiz vardı bizim !
Damarımızda kanı,yüreğimizde aşkı,
Ne bilirdik ki toprak göz koyacak
Hiç ummadığımız bir anda,
Bedenini kefen saracak
Azrail sormadan çaldı kapımızı,
Güneşimiz tam tepedeyken,
Alıp gitti yarınımızı

Mevsim bahar dediler,
Meğer bahar zindana konulmuş
Biz ışıkları beklerken;
Geceler işe koyulmuş
Yıldızlarda mat duruyor şimdi
Ay nasıl da tutulmuş
Dedim ya dostlar
Güneşimizi toprak çaldı
Eller bir gün ağlarken;
Bizim yüreğimiz yandı
Bir umuttu oysa yarınlarımız,
Kırıldı,dağıldı yelkenimiz,
Gemimiz çok zamansız battı,
Yitirdik babamızı yitirdik
Kahrolası kara toprak,
Yarınımızı nasıl da çaldı

Söyle sevgili babacığım !
Şimdi dövünsek,ağlasak,haykırsak,
Çırpınıp da uzatsak,tutar mısın elimizi ?
Bir bıçak saplasak bedenimize,
Kanatsak bağrımızı,
Dokunabilir misin 'baba' diye atan yüreğimize

Söyle !
Söyle baba
Söyle hiç uykunu böldük mü senin
Neden kalkmıyorsun yattığın yerden ?
Kaç ay geçti aradan
Zilimiz çalmıyor,kapıda yoksun hiç,
Soframız zevk vermiyor sensiz
Oysa tuzu değil miydi aşımızın,
O bir damla gülüşün
Söyle !
Söyle nasıl bir yola gittin ?
Yazık ki...
Yazık ki yokmuş dönüşün
Kimleri yaktı bilmem ama
Biz yaraladı ölüşün.

Bak !
Bak dudaklarım nasılda titriyor,
Sevgin bir şarkı olmuş
Sanki çıkıp gelecek gibisin,
Yoksa zamanlar mı durmuş ?
Hiç veda bile etmedin
Demedin ben gidiyorum
Sizi size bırakıp,
Böyle zamansız göçüyorum
Demedin !
Demedin hiç yiğit babam !

Söyle !
Ne olur söyle...
Şimdi biz bu koca şehirde,
Belki yükselip belki de batacağız
Bilmem ne diyelim dostlar !...
Güneşimizi toprak çaldı
Belki bedenimiz değil ama
Yüreğimiz acı yandı

Ne diyelim Allah böyle buyurdu
Babamız toprak olurken,
Ne danışıldı ne de soruldu
Rahat uyu,
Sen rahat uyu güzel babam
Toprağın bol,mekanın cennet olsun !...


#90
ben tesekur ederım arkadaslar gozlerınıze saglık


#91
Saymadım kaç gün geçti
Yokluğunda.
Özledim.
Ve bekledim geceler boyu.
Adını çağırdım, duyarsın diye,
Duymadın.

Her sokağın başına gölgen düştü.
Bir kıpırtıyla yüreğimde
Koştum.
Ama sen yoktun..

Öyle zordu ki yokluğun!
Ağlamak geldi içimden,
Sustum.

Olur da, gelirsen eğer,
Ağladığımı görmeyesin,
Güçsüzlümü bilmeyesin diye.

Sonra bir haykırıştır koptu işte!
Bağırdım, avazım çıktığı kadar:
Dön, dön seni çok özledim diye.


#92
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana

Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona

Pablo Neruda


#93
sagol canım guseldıı


#94
kısa bir öyküdür hayat
uğruna upuzun acılar çektiğimiz
kısa bir türküdür
bir kez daha söylemek için
delirdiğimiz...


#95
ELVEDA



Sana kalbimin sonsuz derinliklerini açtım
Ama sen o derinlikten korktun
Ama ben hergün o derinliğin içinde boğuluyorum
Sen ise küçük bir oyun oynuyorsun kendince
Küçük ama tehlikeli bir oyun bu
Fakat insanların duyguları şakaya gelmez
Sen nasıl davranırsan davran artık beni ilgilendirmez
Kendi kabuğuma çekiliyorum
Kendi dünyamda küçük ama uzun bir yolculuğa çıkıyorum
İnsanlar için küçük bir dünya olabilir ama benim için uçsuz bucaksız bir dünya bu
Nerede yanlış yaptım aramaya gidiyorum
Farkedemediğim güzelliklerin peşine düşüyorum bulana kadar gelmeyeceğim Belkide sonsuza kadar SENİ GÖREMEYECEĞİM
ELVEDA dünyanın en anlamsız duyguları ,
ELVEDA bu şehrin loş ama gizemli ışıkları
ELVEDA DÜNYANIN EN GÜZEL KIZI ,
ELVEDA SANA BENİ BEN YAPAN GÜZEL KIZ...

alinti


#96
Kalbim Unut Bu Şiiri


Uğuldayan ve hep uğuldayan
Bir orman kadar üşüyorum şimdi
Yanlış rüzgarlar esiyor dallarımda
Yanlış ve zehirli çiçekler açıyor
Kanımda kocaman gözleriyle bir cığlık

Su ve ses kadar beklediğim
Ne kaldı geride,bilmiyorum
Uzanıp uyumak istiyorum gölgeme
Yine sarılmak o kocaman gozlerin
Uğuldayan rüzgarlarına

Bir acıyı yaşarım bi zehirden
Çicekler üretirim kömür karası
Uçurum kadar bir yalnızlık
Yaratırım kendime,atlarım
Anısı yoktur küçük rüzgarların

Yapraklarım yok artık kuşlarım yok
Büsbütün viran oldu dağlarım
Ezberimdeki türküler de savrulup gitti
Ömrümün karşılığı kalmadı sesimde
Sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü

Yanlış daha baştan yanlış
Bir şiirdi bu,biliyorum
Ye belki ömrümüzün yakın geçmişi
Bu kadar doğruydu ancak, kimbilir
Kalbim unut bu şiiri

alinti


#97
Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.

Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedi

alinti


#98

Gözümü açtım seni gördüm
Seni sevdim ve bağlandım sana
İçimi verdim sana
Tüm benliğimi
Ve veririm hala
Ki bi robot misali
Programlanmışım sana
Sen vardın ve bide sen
Kimse yoktu gözümde
Olmuyordu başkalarıyla
Sen vardın hep aklımda
Gözlerine baksam gözlerindi
Ve tutamazdım kimsenin ellerini
Kıyamazdım ellerime almaya
Senin ellerin gelirdi gözümün önüne
Sesler aynı sen
Ama bir sen aynı değildin
Ve ben bir seni bulamadım
Ki hiç kimsede sen değildi
Kimsede olamazdı
Doldurulamayacak bir yerin vardı kalbimde
O kadar derin bir izdi ki bu
Kim düşse içine kaybolup gidiyordu
Ve ben seni bekledim
Tek hekim sendin
O izi iyi edecek
Ama sende gelmedin
Ömür boyu taşıyacağım
Bir izle bıraktın beni
Eğer olsaydı gidecek bir yerim
Bir dakika durmazdım buralarda
Giderdim
Ama benim gidecek yerim sensin
Açmadın kapılarını bana
Yeterdi yanımda olman
Huzur dolmam için
Tek kelime etmesen bile
Yeterdi yanımda olman
Nefesini hissetmem yanımda
Yada bakmam gözlerine sen bakmasan bile
Yeterdi bana
Unutamıyorum bir türlü seni
Unutamıyor işte şu yaralı kalbim
Biliyorum belki kaçmam gerek buralardan
Sadece alıp sırtıma bir ceket
Kimselere görünmeden
Kaçıp gitmem gerek
Biliyorum aslında hiçbir şeye çare olmayacak
Peşimden gölgemden daha yakın takip edecek beni
Bırakmayacak yakamı anılar
Düşünceler belki de
Tek bildiğim bir şey var
Bütün düşüncelerimin kesişme noktası sendin
Ve gözümü açtım seni gördüm ben
İlk sana seni seviyorum dedim yaban gülüm.
Ve Seni sevdim
Taki gözümü tekrar kapatana kadar.
Seveceğim.


alinti


#99
İçimdeki yalnızlık
Dışarıdakilere ve kalabalık adımlara rağmen
İçimde yaşattığım yalnızlığım
Acılarıma sıkıntılarıma kırgınlıklarıma
Arkadaş sandıklarıma inat edercesine
Beni sakla
Sakla ki kimse beni görmesin
İncinen ruhumun yaşattığı buhranlarla
Ruhum daha fazla incitilmesin
Diye alıp bedenimi sakla toprağın en koyu rengine
İçimdeki yalnızlık
Yalnızlığım ruhumu alıp götür
Geldiğimiz yere
Sakla ruhumu masmavi gökyüzünün en saf tonuna
Saflığı özlediğimi haykırmam için


aLıntıdır


#100
Senin...
Senin tenin gidiyor tenimden...Çünkü alışıyorum artık SENSİZLİĞE...
Yavaş yavaş arınıyorum yüreğimdeki SENDEN...Arkama dönüp bakmak istiyorum ... Ya yine doldurursam bendeki senin yerini... Ya Da....
Aşk acı cekmenin zevkli tarafıdır


BaNa sen demiştin ya... Seni Seviyorum...İşte bu senin en büyük YALANIN olmuş...
Benim en büyük yalanım ise sana çektğim son mesajdaki SENİ UNUTURUM lafıymış....

Aşk acı cekmenin zevkli tarafıdır


ŞİMDİ SENİ SENSİZ YAŞIYORUM
ZAMANLA YOKLUĞUNA ALIŞIYORUM
SENSİZKEN BENİMSİN SANMIŞTIM SENİ
AYRILIK GERÇEK DEĞİL OYUNDU SANKİ

Evet elimin yettiği kadar seni unuturdum ama olmadı...Sözlerin çok ağır oldu yüreğim buna dayanamadı...
Sensizken seninim sanmıştım çünkü reallere inanmadım hep hayallerle yaşadım...Yine de Sende beni unutamazsın bunda kararlıyım...

Yüreğimin çığlıklarını duymaz oldum...Artık onlar normal geliyor alıştım...çünkü...

Çünkü
Çünkü
Çünkü ; onlar hep aynı şeyleri söylüyor...

Bunu Diyorlar...

Aşk acı cekmenin zevkli tarafıdır




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:34 .