#2001
Yeniden aynı yerimdeyim, aşkımı gökyüzünden alıp satırlara döktüğüm yerdeyim diğer zamanlarda her gün burada olmama rağmen camdan yansıyan yüzüme bakıyorum da bugün daha da resmiyim ama duygularım hala aynı çılgın, aşık bir çocuk gibi. Pencerenin önündeyim şu anda başka mekanlarda senin saçlarına değen güneşin gelip gözümü kırpıştırması bir işaret mi diye düşünüyorum, iyiye doğru bir işaret mi? Sevgim sevginle buluşuyor mu? Bu sevginin adı var mı? Genelde sakin bir yapıda olmama rağmen bazen bundan sonraki yaşamım hususunda endişelere kapılıyorum, ama bu anlarımda seninle ilgili olan kıt ayrıntıları tekrar etmem bile bana huzur veriyor. Ben ki çok değil yakın zamana kadar sessiz içe kapanık kişi, sanki seni tanıdığından beri değişti, senin benden uzak olman, sevgimden kaçman için bir sebep arıyorum, mesela burçlara çatıyorum, çiçeklere kızıyorum, kuşlara dert yanıyorum. Bazen gün içinde gördüğüm güzel manzaralara dönüp dönüp yeniden bakıyorum, sanki içlerinde seni
buluyorum. Bazen de sana yazdığım satırları gün boyunca dönüp dönüp yeniden okuyorum, satırların içinde seni arıyorum. Yüreğimin beynimi kandırarak yazdırdığı şeyleri yeniden okuduğumda aldığım hazdan dolayı bu kez de beynimin yüreğimi kandırdığını hissediyorum. Ben sana yazdığım her satırda biraz daha yaklaştığım umudunu seviyorum, yaklaştıkça daha çok tanıdığımı sanıyorum. Seni tanıdıkça da harflerle bile olsa seni kıracak, incitecek bir şeyler yapmaktan korkuyorum, senin mutsuz olmana sebep olmaktan korkuyorum. Lütfen sakın değişme ve gülümse, yağmurlara kızma, kaşları çatık bulutlara aldırma, tozunu yüzüne savuran toprağa küsme, bu yaşamın tüm meselesi benimle, sen sadece gülümse.



#2002
GözLerini aÇma hiÇ....



en keyifli sabah kahvaltım ! Sen,
göğsünde yürüdüğüm balıkçı kasabası
akşamdan kalsın öpüşlerin, yalpalasın dudaklarımda
susuyorum, özlemin gelincik tarlası
susatma...


#2003
GözLerini aÇma hiÇ....




Farkedip bilip affedene kadar
Sıradışı güneş doğana kadar
Seninle çoğalan hücrelerim
İhanet edip unutana kadar
Elimle çizdim kara bi resim
Sence tutarsız zor bi seçim
İçimde duran nefes alan için
silemiyorum ...
AŞKIM DİYORUM.


#2004
Ağaç yapraklarıGözLerini aÇma hiÇ.... döker unutur
Can canı mezaraGözLerini aÇma hiÇ.... koyar unutur
Gece gündüz olmazGözLerini aÇma hiÇ.... küser unutur
İstesemde seniGözLerini aÇma hiÇ....

unutamadım ..!





GözLerini aÇma hiÇ....GözLerini aÇma hiÇ....


Yapılan teselliGözLerini aÇma hiÇ.... fayda sağlamaz
Bulutlar döktüğüGözLerini aÇma hiÇ.... yaşa ağlamaz
Et Tırnaktan geçerGözLerini aÇma hiÇ.... gönlü dağlamaz
Sevgin kalbi dağlarGözLerini aÇma hiÇ....

unutamadım..!


GözLerini aÇma hiÇ....


Çiçek dalda kalanGözLerini aÇma hiÇ.... gülü kurutur
Kuşlar yuvasındaGözLerini aÇma hiÇ.... yavru unutur
Aşkın damarlardaGözLerini aÇma hiÇ.... canı büyütür
Ben bu ayrılığıGözLerini aÇma hiÇ....

unutamadım ...!




GözLerini aÇma hiÇ....GözLerini aÇma hiÇ....


Kuşlar unutulurGözLerini aÇma hiÇ.... akşam dalında
Mecnunlar yok olduGözLerini aÇma hiÇ.... aşkın yolunda
Ben sana baglandımGözLerini aÇma hiÇ.... sevgi kolunda
Prangaya vurdunGözLerini aÇma hiÇ....

unutamadım . .!



GözLerini aÇma hiÇ....


#2005
GözLerini aÇma hiÇ....


#2006
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık
Bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar
Yalnızlık yağar caddelerine
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar
Kahveleri bile dert yüklenir
Çayları daha bir demli
Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin
Her adımın yalnızlığa uzanır
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
Kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir
Sokakları gibi evleri de acı doludur, gözyaşları taşar pencerelerinden…
Geceleri gerçeklerini saklar da, her gün b
aşka bir maske takar insanları…
Hayatları vardır anlatıkları, bir de tek başına kalınca yaşadıkları…
Aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehrin
Onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmediği zamanlara
Onun için kimse üzülmez gidenlere ve acır geride kalanlara
Herken kendi türküsünü söyler bu şehirde sadece kendi acısına ağlar
Herkesin tiyatrosudur bu şehir herkesin en yalandan sahnesi
Ve onun için bulunmayı bekler bu şehrin denizlerinde incilerin en sahtesi
Yine de yalan olduğunu bile bile hergün aynı oyunu oynar bu şehrin insanları
Herkes kendi hikayenini en acıklı sansa da her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları…
+++++
Bu şehir en çok sevenini aldatır
En çok sevenini üzer hiç acımadan
Sokaklarında gezmek de bir savaştır burada hayatta kalmak da…
Ve çok zordur buna rağmen ayrı kalmakta
Nefret etmek çok kolaydır bu şehirden
Küfür etmek çok kolay
Yine de ayrılamaz aldattıklar, ayrı kalamaz…
Her gidişinde dönüşü özler, onsuz kalamaz
Bu şehrin sokakları hüzün doludur, acı doludur her zaman
Her bir köşesinde bir hikaye gizlenir
Boş sokaklarında gece yarısı masallar anlatır bu şehir
Bir kez göreni 100 kez aldatır…
Onun için adımlar hep hızlı atılır, koşulur bu şehrin sokaklarında…
Çektirdiği onca acıya rağmen her zaman bir b
aşkadır…
Her zaman ilktiri tektir ve sondur bu şehir
Ve en kalabalık caddesi görünmeyen acılardan bir nehir
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda
Herkes kendi türküsünü söyler kimseyi umursamadan
Herkes hergün insanlığından bin defa utanır

Abdullah Özdoğan


#2007
hayata rağmen hergün bir düne ölüyorum
yaşamak bile ustalık ya!

söz gümüş sükut altın ya,
ben sandığım şiirlerle dolduruyorum
kefenim beyaz kağıt!



GözLerini aÇma hiÇ....



yalnızlıklara rağmen dostluklar biriktiriyorum kumbarama
gün gelir tedavülden kalkar mı bilmem?
her biri can,
her biri ben,
paylaştıkça çoğalıyorum,
harcayamam...



GözLerini aÇma hiÇ....


zamana rağmen ağırdan alıyorum sevmeleri
sindire sindire inadına
takvimimde aşk yaprakları
kopa(ra)mıyorum..!




GözLerini aÇma hiÇ....



şimdi herkese iyiliği dokunan bir gülümseme suratımda;
kime sövsem sevdiğim oluyor
kimi sevsem el..!
ister çocukluk de,
ister delilik..
ben herşeye..
ben herkese..
ben sana rağmen seni seviyorum...


#2008
Sonbahardan kalan son soğuk esintiler var dışarıda

Gökyüzü ilkbahar cıvıltısını saklıyor bulutlarının ardında

Gözlerim gözlerini görmeden güneş doğmayacak sanki..

Ellerim üşüyor, sanmaki güneşin yokluğundan

Ellerim avuçlarının sıcaklığını hissetmediği heran üşüyor..

Seni özledim sevgilim

Sana olan özlemim bir çığ oldu

Sen benim nefesimken sensiz nasıl nefes alırım..

Seni özledim Kalbim..

Gül bahçesi güzelliğine her baktığımda yüreğim ilk günkü gibi göğüs kafesimden çıkacak gibi oluyor..

Seni SEVİYORUM sevgilim

Her doğan yeni günde sana Aşık oluyorum,

Ve her doğacak yeni günlerde sana Aşık olacağım..

Sevgilim seni düşününce zaman duruyor

Ben hariç herkes ve herşey hareket ediyor,

Bense mecnun gibi sadece tebbessüm ediyorum..

Seni özledim sevgilim

Sana olan özlemim bir mengene gibi kalbimi sıkıştırıyor..

Seni özledim Sevgili.


#2009
GözLerini aÇma hiÇ....

/..Faili meçhul bir aşkın kimliğinde saklı kaybım…/
Bırak…sorma!
Hanesi boş kalsın ismine yüklediğim anlamın
Aşk de, nefret de ne dersen de..
Ben bile bilemezken bendeki vazgeçilmezliğinin sebebini
Bırak sözcüklerin kafası karışmasın…
Bir kelimeye
Bir dizeye
Bir şiire sığamayacak kadar ağrılı harflerim…
Yürekte sevmek çok zor
Dışarı çıkmak istedikçe içimdeki tutsak aşk
Susturdum çığlıklarını
Çırpındı
Yüreğimin duvarlarına yumruklar attı
Yırttı
Kanattı
İçim birkez daha acıdı
Sen acı/ma..!
Son gözyaşımı da yuttum
Şimdi ağrılarım dinmek bilmiyor
Aşk kaybından gideceğim…
Açın ışıkları geceler
Sigaramın dumanından kalemim ne yazdığını görmüyor…!
Yüreğimdeki mahkum aşk… Dur/ma kaç!
Nasıl olsa bulurum seni gidişinin ardındaki damla damla kan izlerinden..


#2010
Benmiyim derdini kimselere anlatamayan?
Yoksa onlarmı anlamayan?

Etrafımda binlerce ses duyuyorum, ama dinlemiyorum..
İçimden ağlamak geliyor, ağlayamıyorum..
Konuşmak istiyorum, konuşamıyorum, derdimi anlatıcak kelime bulamıyorum,

Susuyorum..

Ve birileri çıkıp sorgulamaya başlıyor beni, hayatımı, yaşadıklarımı..
Oysa ben bu sorgulama hakkını o birilerine verdiğimi bir türlü hatırlamıyorum..

Sordukları sorulara, istedikleri cevapları alamadıklarında, sustuğumda hemen hüküm veriliyor..
Benden yapmadığım birşey için, sustuğum anlatmadığım, anlattığımdada istenilen cevabı vermediğim için ceza çekmem isteniyor..
İfazım hemen veriliyor..
İçimde kopan kıyametten kimsenin haberi yok, boğuluyorum sanki, nefes almak istiyorum buna hakkın yok deniyor..

Hani çekip gitmek ister ya insan, tek kalemde silmek, unutmak herşeyi..
Ama yapamıyorum, kafesteyim sanki parmaklıklar ardında gün sayıyorum ne zaman biteceği belli olmayan günleri sayıyorum..

Sadece hayatı izliyorum, anlatamıyorum derdimi kimselere..


Konuşamıyorum..


#2011
PaYLaŞıM için tşkler...


#2012
çok güzel paylaşımın için sağol


#2013
Herseyi bile bile yasadim,aciyi tatliyi kederi hüznü mutlulugu...
Yinede acilara karsi gögüs geremedim yinede saramadim hicbir yarami...
Cekiyorum iste kahretsin bile bile bütün acilarini askin ve kaderin...
Tasiyorum göz göre göre bütün yaralarimi sarmadan kanini akita akita...

"Beni bekleyen seyleri yazikki biliyorum
Bile bile birtürlü askindan gecemiyorum
Seni özlerim elbette
Ve bilki özlüyorum
Gidisine birtürlü alistim diyemiyorum.."

Biliyorum seninde benimde hatali oldugumuzu..
Biliyorum kaderin bana oyunundan bir parcasi oldugunu..
Kiyamiyorum yinede canimizi yakmaya...
Olmuyor..oynayamiyorum bu oyunu kuralina göre..

"Kimseye kizamam
Ne sana ne kendime
Sabreder dururum
Buda gecer diye.."

Susuyorum,dinliyorum...
Konussam kimse umursamiyor söylediklerimi..
Anlatsam kimse anlamiyor derdimi..

"Sabir lazim bana sabredecegim
Zor olacak elbet üzülecegim
Elbet baskalarini sevip
Hak ettigim gibi sevilecegim..."

Hani olurda bu yapbozu tamamlamak icin son parcasiyla gelen biri cikar diye,
Sabrettim...Sabrediyorum...Sabredecegim....


#2014
kayboluşun simgesidir gözlerin,
engin denizlerin orta yerinde
belki de bir sevda uzak ve derin
serçe kuşlarının yüreklerinde
GözLerini aÇma hiÇ....
bugün güneş neden bu kadar ılık
nerede elleri bu ağaçların
bulutlardan mı damlıyor yalnızlık
ıslanır mı gözyaşıyla saçların
GözLerini aÇma hiÇ....
bir hüzün akşamı, bir koyu gece...
buğulu camlarda tükenen aşklar...
arkamda sessizlik kaldı sadece
artık seni fısıldamakta rüzgar
GözLerini aÇma hiÇ....
mavi hayallerle aynı duvarda
mavi bakışlara bürünmekteyim
gönlümde birikmiş mavi sularda
masmavi ölmekte, sürünmekteyim
GözLerini aÇma hiÇ....
gözlerine bakmadan sevmek seni
dokunmadan ellerine, vurulmak...
sisli rüyalardan kaçan gölgeni
bir sabah uyanıp karşımda bulmak...
GözLerini aÇma hiÇ....
kayıp sevgileri sahilde ara
tozlu sayfaları mazide bırak
şimdi gözlerini dik ufuklara
mavi mavi yaklaş mavi mavi bak


#2015
HATRINA DÜŞECEĞİM
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
...Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın Ağlayacak.!

Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik
Kahrolacaksın...!

Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir Şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..!

Gönlünden atamadığın gibi kafandan da
Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..!

Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kaleminde işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin her şeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın.!

(( NECİP FAZIL KISAKÜREK ))


#2016
GözLerini aÇma hiÇ....



Kışla yaz gibiydik , sen kar tanesi ben güneş.
Çözmek zor bu buzları yalvarsam ne farkeder.





GözLerini aÇma hiÇ....



Çocukça kavgalar bunlar mazaretler
Sebebimiz olmuş yabancı Gözler



GözLerini aÇma hiÇ....


Kışla yaz gibiydik ,


GözLerini aÇma hiÇ....


Hep aramızda bir yarış ..


GözLerini aÇma hiÇ....




Belki sen birinci ya da ben ne farkeder
Çocukça kavgalar bunlar mazaretler



GözLerini aÇma hiÇ....




Sebebimiz olmuş yalancı Gözler ..


GözLerini aÇma hiÇ....




Bir küçük yağmur damlası kadar
Değerim yok mu sende ?




GözLerini aÇma hiÇ....




Güz ayrıldığımız gündür kimbilir kaçı bitmiş


GözLerini aÇma hiÇ....



Gözyaşı yok bende *


#2017
GözLerini aÇma hiÇ....


Kışları hiç sevmiyorum Sevgilim.. Seni hep bir kış günü kaybettim ben..



Bak yine bir şubat soğuğu ve yine yoksun;

Ama bu sefer baska bu sefer bende yokum hem de içinde.. !



Kalbini çağırıyorum; küfrün çıkıp geliyor..
Sözlerin yaramı tuz misali yakıp geçiyor da sen bilmiyorsun be kadın..



Bir yarısı sen olan kalbimi kanatmak zorunda mıydın Sevgili.. ?



Bak sarkılar ne söyletiyor bu gece bana:
‘‘Nesine yandım bu yarin nesine kandım.. ?’’









#2018
GözLerini aÇma hiÇ....

son şiir öyle yarım kalacak!
Demek şimdi gidiyorsun;
Kuşlarımız acıkacak,saksılarımız artık sulanmayacak!
Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp
aynanın sahtekâr yüzüne -Oy benim yaralım-
Demek şimdi gidiyorsun;
Beni böyle toz gibi dağıtıp merdivenlern dibine!


Her şey tamam diyorsun,git...
Beni viran bir şehir gibi terket...
Haydi git!
Dışarısıispiyon...
Dışarısı ihanet...
Seni bir gören olmasın,dikkat et!..


Dostlukmuş...ölüme yürümekmiş...
Üstüne titremekmiş...vefaymış!..
Aşk dediğin,zavallı bir kapıyı duvara çarpıp
Çıkıncaya kadarmış!..
Bana komaz deyip
Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları,
-Oy benim yaralım-
Asıl sancı,uyandığında
Bütün odaları boş görünce koyarmış!.


Gitmek istiyorsun,git...
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit...dışarısı enkaz!
Şunu cebine koy,ne olur ne olmaz..


Eylül mağdurlarıydık,kimsemiz yoktu,
Yaralarımız aman vermiyordu canımıza..
Kimseye kıymamıştık oysa,masumduk.. Rahatsız ediyordu bizi bu yalancı tarih!
Yırtılan bir pankart gibi
Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz; -Oy benim yaralım-
En az bir karıncanın yüreği kadar
Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!


Artık bitti diyorsun,git..
Kırılsın kapı-çerçeve,kırılsın bu cam..
Sorma git!
Dışarısı panik..dışarısı izdiham!
Biliyorum,seni vuracaklar bu akşam...


Ne çok fire verdik üstüste..
Ne çok arkadaş yitirdik bu tozlu yolculukta..
Kimliği tespit edilmemiş, Ne çok ceset vurdu zeytin güzeli akşamlarımıza! Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi
İçerden çürümüşüz meğerse...
-Oy benim yaralım-
Her gelen ölüm yazmış,
Her giden ayrılık işlemiş bu talihsiz gergefimize...


Kendini arıyorsun,git..
Aptal bir hayat kur,içinde beni barındırmayan
Kalma git..
Dışarısı barut dışarısı gardiyan!
Yine bir tek ben olurum sana parçalanan..


Demek şimdi gidiyorsun;
Sonunda bizi de çökertiyor bu kancık zelzele! Demek şimdi gidiyorsun;
Yıkılan bir duvar gibi;ömrüme devrile devrile..
Demek mecburi istikametlerin,
Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında
-Oy benim yaralım-maralım
Demek şimdi gidiyorsun,
Ve bana bir tek secenek kalıyor:güle güle!


Beni öldürüyorsun,git..
Kalmasın sende kahrım,kalmasınderdim
Bakma git
Kafamı yumruklayıp ardınsıra ağlarsam namerdim...


#2019
Zamanla tükenen hemfikir yanlarımızı
Fark edemedik yar.



Ansızın ayrı düştük aynı uçurumdan
Aynı zamanda, ayrınoktalara.
Birlikte "Hiç"leştik birbirimiz için
Haksızlık olmadı ne iyi!...



Şaşkındık...
Şaşkınlığımıza gülmekten yola çıkıp
Ağlamaklara vardığımız ve hıçkırıklarımızla yorduğumuz
O geceyi hiç unutamadım ben.


Yani tümüyle bir uçuruma feda etmedim seni yar.
Kaldın yine bende biraz
O en kocaman "Sen" yanlarınla
Ve en çok o geceye döktüğün gözyaşlarınla.


Bilsen ne çok sorguladım kendimi "Hala mı?..." diye.
İyi niyetimden değil inan
Unutamadığımdan unutamadım seni.


İki taraflı başkalaşmalarda
En başkalaşan olduğum için belki de unutamadım seni.


Haklıydın, en çok bendim artık sence olmayan.
Sence ben, bence sen değildik artık yar
"En çok"ların ne önemi var?


Biz gideli çok oldu, üzme kendini.
Gönüllerimizde sevdamızın çürümüş artıkları
Tümüyle yok olma çabası içerisindeyken
Ve yüreklerimiz


Var oluşlarının en yorgun dönemlerinde
Usul usul demleniyor, hayır düğümleniyorken...
Yorma kendini "çoktan bitmiş"ler için


Üzme kendini yar.
Bir adamın kapkara gözlerine
Ne kadar yakışırsa sel gibi yaşlar
İşte o kadar yakıştı sana aşk için ağlamaklar.


"İÇİMDEN ATAMAM" dediklerinden kurtulabilmek adına
Yüzünü yol yol eriten
İçimi delik deşik eden
Yüreğimin en yaralı köşelerine düşen
Kezzap formüllü yaşlar akıttın gözlerinden.


İlk kez o gün tümden yitirdiğimiz o en kara sevdamız...
O en derin yaramız ve en çaresiz yanlarımız...
Ardınca el salladığımız aşkımız için
Gözümüz aydın yar!


Beni yaz bir kenara.
Vasati 40 çöpü tükendiğinde
Atacağından korktuğun için


Yanık çöplerini içine doldurup biriktirdiğin
Bir süre daha yırtık cebinde saklamaya karar verdiğin
Avuçlarının terinden erimeye yüz tutmuş
Bir kibrit kutusu üzerine mesela.


Beni yaz bir kenara.
İlk kez adımladığın ve bir daha asla uğramayacağın
Hayal mayal bir şehrin


İl sınırındaki şehir tabelasının nufus hanesine.
Sıradan bir taşa tebeşir kılığı giydirerek...


Silerek...
Gerçeklere yalan anlamlar yükleyerek...
Yaz beni yar.


Beni yaz bir kenara.
Hayatın tek kenarlarına
Sevdanın en geometrik yanlarına
Siyah kılıklı koyu gri tüm duvarlara.


Aşkın;
"İmkansızdı"başlığının yakışabileceği neresi varsa
Oraya yaz beni yar.


Yaz işte, bir yerlere yaz beni.
Kaybetmemiş olmak adına


Aradığında bulamayacağından emin olduğun
Hayatın en kuytu çıkmazlarına


En derin girdaplarına
En karanlık köşelerine yaz beni.


Yaz beni.


#2020
Belki de ölümün gizli provasıdır ayrılık...
Aldığın her nefes yalnızlığın zabtına geçmiştir
Gülümsemelerin solduğu yüz çukurlarından savruluyor
Aşkın imla hataları;
Virgüllerin beli kırılır satır ortalarında
Ve noktasız, sorusuz, işaretsiz
Hatta ünlemsiz satır sonları...



Gidenden sadece "hatıralar" kalır
Boylu boyunca pişmanlıklar uzanır dözyaşlarınla deştiğin yastık kenarlarına
Zaman durmuş gibi gelir sana, herşey bitmiş gibi
Sona yaklamış gibi susakalırsın kapı diblerinde
Giden, gider velhasıl
Perdelerimden taşınır güneş
Varlığında konuşmayan duvarlar, cümleleri sırtına yüklenip
Kirpiklerinde oyalanır kuru ayazlar
Giden, daha gitmeden gömer seni
Ve sen, sesini yitirmiş bir rüzgar gibi kalakalırsın mevsimlerin ayak ucunda
Sonra konuşmak, deli haykırmak istersin
Ama beceremezsin...



Sonra ömür boyu susmak, ya da delice ağlamak istersin...
Onu da beceremezsin...
Saklasan da içindeki yalnızlığı, seni ele verir ıslak kirpiklerin....

Akşamın karanlığı düşer ayak uçlarına
İcinde birikmiş özlemi anlatacak birisini ararsın, ya da sıcak bir omuz
Ama bulamazsın
Kimsesizliğin sert rüzgarı yalpalar yüzünü ve sonunda pes edersin
Yenilirsin
Sonra da esaretin başlar gri gökyüzünün altında...




Gün gelir ölümü arar olursun
Yenilgiyi kabul etmiş bir asker gibi diz çökersin mağlubiyetin iki yüzlü gölgelerine
Ve beklerken ölümün saatsiz sırasını, gözetlerken Azrail`in gececeği tozlu yolları
Kelimelerinle yalnızlığın kıyısına kusarsın çığlıklarını.
Gözyaşın akmaz sanırsın, oysa iç cebinde biriktirdiklerin ayrılığın tek şahididir.
Baktığın her kadın gideni hatırlatıyorsa
Dudaklarında yüreğin yavaş yavaş soluyorsa, susmaya mecbursun
Yalnızlığın ayak dibine düşmüşsen bir kere, kalkmak için bir el arama etrafında..
Ve boşa çabalama, artık yenilmişsindir
Tüm zaferler senin eserindir artık...




Hayata cezalar kesercesine, hala sol yanım içten ice kanamakta
Hala cerahatı bitmemiş bir ayrılığın narkozunda yüreğim
Ve soğuk parmak uçlarım, ısrarla onun adını gökyüzüne karalamakta...

Sensiz ölmeyi göze alıp ölemiyorsam
Uzaklarda senin saçlarına değil de, başkasının saçlarında dolaşan ellerini hala özlüyorsam


Hala sevilmektesin, hala bendesin
Hala yüreğimde "aşka" demlenmektesin...



Bir zamanlar elele dolaştığımız sokaklarda, anılarımızı ve gül kokunu hala arıyorsam
Saatleri duvarları mıhlayıp, hep aynı şarkıyı dinleyip
Rüzgarın kovalandığı caddelerde sana arkası dönük olanları hep "sen" zannedip
Senin olmadığını anladığımda yüreğimi topuklarımda eziyorsam
Demek ki hala ben de yaşamaktasın
Hala ben de nefes almakta, hala ben de " dua dua " kanamaktasın...




Belki de yaşadıklarım acıdır
Ama aşk her acıya göğüs gerip gideni hala sevebilmektir...
Aşk belki de imkansızlığın dudaklarına mıhlanmış tek kelimedir
Ya da cümlelerin namlusundan, yüreğine saplanan kanlı bir gözyaşıdır.

"Belki de sensiz aşk;
Ayrılığına göğüs gerip, bir yudum gülüşünle hiç gitmemecesine seni yaşayabilmektir..."

"Belki de sensiz hayat;
Ölümün önsözünde birkaç cümlelik olsa da, mutluluğa senin adını yazabilmektir....."




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:11 .