Sponsorlu Bağlantılar:
  İki Köşeli Yalnızlık
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 01-03-2009, 12:38 #1

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık

Gökyüzüne asılı kalmış bir yankı
Arıyor kendisini birakan ağzı
Yeniden, yeniden sesini bulmak için...
İki köşeli yalnızlığın
Bir ucunda sen, bir ucunda ben
Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz
Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz
Anı bile yok, ses, koku bile
Bir elin yazdığını
Öteki el karalıyor sanki
Silgiler hatırlıyor
Kalemler unutuyor bizi...


AHMET ERHAN



Benzer Konular

Görüntüleme:5590, Cevaplar:112

Alt 01-03-2009, 12:39 #2

Loresima

Foruma Alışıyor


Senden nefret etmem için bana yardım edermisin
Masum yüzünü unutmam için
Kayboldugum resimlerinde kendimi bulmam için
Seni tanıdıgım ilk gün kadar özgür olabilmem için
Bana yardım edermısın

Senden nefret etmek istiyorum,unutmak için
Hakaret et bana
Gözlerimin gorduklerının yanılgı oldugunu söyle bana
Sendeki imkansızlığı haykır bana
Gene hata yaptıgımı göster bana

Gösterki unutmamı kolaylastır
Gösterki, özleyerek atamadıgım kalbimden
Nefretle atıyım seni
Gösterki senin için ölürüm diyen dilimden
İsminle atıyım seni

Bana yardım et nolur
Bir an olsun açık kapı bırakma bana
Bir an olsun sözlerinde umut yakalamıyım
Bir an olsun gözlerinde parlaklık bulmıyım
Bir an olsun acaba demiyim
Bana yardım et lütfen...

Bana yardım etki
Bekletiklerime döneyim
Bana yardım etki
Artık bende umut veriyim
Bana yardım etki
Sana ayırdıgım değeri binlere böleyim
Bana yardım et gülüm
Gece 12 de yattıgım günlere döneyim

Son bir yardım eli uzat bana
Unuttur kendini
Ben yapamıyorum sen yap bana bu iyiliği
Yapki geceleri yatarken sensiz öldürme beni
Yapki sabahları eksik bı yanımla uyanmıyım artık
Yap bana bu iyiliği nolur
Kafamla kalbim arasındaki bu savaşı bitir
Aşk dediğim bu saçmalığa bi son ver artık

Ben senden çok şey istemiyorum
Dilinden çıkıcak iki üç söze bitir beni
Bi kere sok yuregıme ,sivri iki laf
Ben acımıda alır giderim
Sen yeterki umut verme
Ben virgülleri çeker noktamı koyar giderim..







Alt 01-03-2009, 12:40 #3

Loresima

Foruma Alışıyor

Biz O'na hiç arkamızı dönmedik ama Aşk ısrarla yüzümüze bakmıyordu...


Satırlarca gözyaşı biriktirmeyi aşktan sanıyorduk.
Kader aciz oyunlar kuruyor yine de her oyunda kazanan oluyordu.
Kaç iklim gömdük bir yağmura?
Sağanaklar bizi bir türlü bulmuyordu.
Yitip gitmek üzereydik Aşk inatla yüzümüze bakmıyordu.
Ve senin gözbebeklerinden ışığını çalmıştı eylül belki de küskünlüğü bundandı haziranın.
Bilmiyorduk...




Dizlerimizin yaralarından düşlerimizin yaralarını sarmaya vaktimiz olmadı bizim.
Hep aşka kalkıp yüzsüzlüğüne düşüyorduk.
Usanmayı hatırlamıyorduk.
Hep 1olmak için aldık nefesi oysa 2mizin gökyüzü farklıydı.
Senin gecen benim sabahımı sevmezdi bende senin gecene yüzgörümlüğü yıldızlar çizmekten yorulmuştum



Gel zaman-Git zamanlar bitmezdi fakat biz ne gelebiliyor ne de gidebiliyorduk.
Yerimizde saymayı aşktan sanıyorduk Aşk yüzümüze bakmıyordu..
Şakası yoktu hiçbir zamanda olmadı.
Ne zaman zorlasak intiharları diziyordu sıra sıra aramıza birinden kurtulsak diğerinde ölüyorduk.
Gazetelerin 3. sayfa haberlerine bile yazılmıyordu adımız oysa biz ölmeyi de Aşktan sayıyorduk...


Aklı beş karış havada şehirlerimiz vardı bizim seni alsa beni hep dışarıda unutuyordu sokakları.
Ve inan yalnızlık ikimize de hiç yakışmıyordu.
Ne zaman en masum gülüşün belirse yüzünde aklın Kız Kulesi'ne bakan o bankta oturuyordu
Ve ben ne zaman yanına gelsem o bank hep boş oluyordu.
İstanbul bizi aldatıyordu biz sayısız denklem kurup yine de bu aldanışa doğru cevabı veriyorduk.
Ama yanlışımız çoktu ve tabi ki yanlışların çokluğunda doğrunun bir hükmü kalmıyordu.
İstanbul bizi aldatıyordu...
Biz Kız Kulesi'ne hiç gitmiyorduk..
Belki de sen hiç gülmüyordun ben farketmiyordum.
Fena aldanıyorduk...





Ezeliydi düşmanlığımız.
Ateşle barut misali.
Sen yandıkça ben kül olabiliyorken ben yanarken sen ateş olmayı seçiyordun ve düşmanlığımız bitmiyordu bir türlü.
Kendimizi yakmayı Aşktan sayıyorduk biz fakat o yüzümüze hiç bakmıyordu..
Ne zaman gözlerini ayırsan gözlerimden silahlarını kuşanıp dilinin ucundaki sözcüklerde pusuya yatıyordu..
Ben vuruluyordum masal kanıyordu sen bilmiyordun...



Hiç unutmuyorum...
Yağmurlu bir gecede siyah elbisesiyle gelmişti bu masal.
Ayak bileğini burkmuştu ve hafifçe topallıyordu.
Ağır aksak yaşamlarımıza topal bir çizgi çizmişti farketmeden.
******ydi ruhu.
Bana giyinir sana soyunurdu..

Sen şefkatinle sahip olurdun ona o şehvetiyle senin olurdu.
Hiçbir zaman "bizim" olmazdı.
Bunun hırsıyla her seferinde kendinden geçer başka başka isimler fısıldardı kulağına.
Sevişmekten yorgun düşünce benim yüzüme saklardı aklamaya çalıştığı bedenini.
Ve senin cebinde biriktirmişti ihanetleri.
Sen gözlerime bakamazdın ben de kırıklarım batmasın diye gözlerimi hiç kapatmazdım.


Ve birgün "AŞK" masalı VURDU!


Yavaş yavaş elini eteğini çekti hayat kavak yelleri yerini poyrazlara bıraktı.
Uykularımız huzursuzdu kırılıp dökülmelerimizin mecazi anlamı kalmamıştı ve tabiri caizimiz hala kayıptı.
Sen susmuştun ben avaz avaz koynundaydım kelimelerin.
Tarifsizliği Aşktan sayıyorduk bölük bölcük tutunuyorduk kıyılarına ama O ısrarla yüzümüze bakmıyordu...


Biz O'na arkamızı hiç dönmedik oysa...
Yüzümüz birbirine haramdı..




Alt 01-03-2009, 12:41 #4

Loresima

Foruma Alışıyor

Sensizlik Öldürmüyormuş..!

şimdi sen
her gidişinde olduğu gibi
ardına bakmadan öylece gittin ya;

bil ki bu kez döndüğünde ben olmayacağım


eminim şaşıracaksın

bu kez seni beklemediğim
ve yalnızlığımı da alıp yanımda götürmediğim için


öylece ardımda bıraktığım yalnızlığımı
yağmalanmış bulacaksın üstelik

daha bir şaşıracaksın

öylece bakakalacaksın

“sen gittin gideli
takvimler aynı tarihte asılı kaldı
ben yine bıraktığın yerdeyim” diye başlayan
notlar olmayacak


“baharlar doğacak birazdan kara kışın kalktığı topraklardan
oysa sensiz baharı neyleyim ben? ” diye karalanmış satırlar da



“uzanıp gecenin koynuna
yıldızların değil de
gözlerinin hayalinde sabahlamak var ya” diye başlayan
o mektubu da unut gitsin

şimdi gözlerini bile hatırlamıyorum çünkü

her sabah sensizliğe uyanmak
ölümün soğuk kucağında uyanmak gibi değil artık

“bahara adanmış bu sevda kış ortasında mı bitmeliydi? ” de demiyorum

içimdeki tüm denizler durgun şimdi
yokluğuna çığlık atmıyor martılar

sükunetin o dayanılmaz hafifliğiyle sarhoşum

hiçbirşey hissetmiyorum artık
hiç - bir - şey!

ne zaman ki kurtarabildim kendimi
gözlerinin esaretinden
işte o an anladım ki

seninle düz bildiğim tüm yollar hep yokuşmuş

yalnızlığa demirlenmiş gemiler gibi
sensizliğin limanında beklerken
boşuna yıpranmışım

çıkmadık candan ümit kesilmezmiş ya!
doğruymuş

umut besleyebilmek güzelmiş yarına
umut besleyebilmek güzelmiş kendi adına

işte yine küçük bir serçe edasıyla
atmaya başladı yüreğim şükür

şükür kurtulabildim gözlerinin esaretinden

şimdi öfkeyle rüzgarın eteklerine fırtınaları doldurup
savursan da ardımdan
nafile

senli yangınlardan arda kalan
küllerime daha bir sahibim şimdi

elimde bana kalandan
kendimi yeniden yaratmam an meselesi
bil
bil ve benden uzak dur!

bir kez silkinip kalktıktan sonra

sensizlik öldürmüyormuş
artık biliyorum

öleceksem bu kez yazgımdan olacak
seni özlemekten değil

huzurla kapatıyorum artık
uykuya hasret gözlerimi
ve güneşin sıcaklığıyla gülümsüyorum güne


ve günler ki
nice umut dolu
yeni günlere gebe


merhaba hayat!
ben döndüm






Alt 01-03-2009, 12:41 #5

Loresima

Foruma Alışıyor

UzakLaş . . . yOksa Sana DokunuruM
yOksa yasak tanımam,GünahkaR oLursuN,GünahıN oLuruM. . .

rme, GörurseN hatirLamA
hatirLarsan aĞLamA.

GeLme, yOksa Sana DokunuruM . . .
Dudaklarina konariM, Gözlerini esir aLırım GeceLerce KöLem oLursuN ...

Benden baskasina yasatmam Seni, tarihini vururum, anilarini asarim yuregine sapLarim kendimi, bedeninde yatiya kalirim, teninde
BekLeriM GeLeceqimi . . .

YakLaşma . . . Seni aLirim
senin oLurum, özgürlügüne yoLdas oLurum, sensiz dusunceLerim toprak oLur, yuzunde GunesLer bekLerim, gitmezsen sana dokunurum sahiplenirim seni.
Sana Aşkı YaşatırıM daha küçük aşkLara katLanamazsin..
"BenimLe ÖLürN''




Alt 01-03-2009, 12:43 #6

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık






Bu gece canım yalnız kalmak istiyor
Nasıl yapacaksam..Hiç terketmiyor beni hayalin

Sürekli bir telaş bir kargaşa içinde kalbim
Sen gittikten sonra ise siyah-beyaz her şey; anlamsız...Sevgisiz..
Yok hiçbir şeyin anlamı, önemi sen yokken
Yine aynı kaldırımdan geçiyorum, içimden sana elveda derken
Yine susuyor dudaklarım, yine uyuşuyor içim, yine beynim düşünmek istemiyor
Tek istediğim ''Birazcık Sen''
Sanki sen olursan hayattaki her umudum olacakmış gibi,
Her şey anlamına rengine kavuşacakmışcasına
Gözlerim yansıtır sensizliği
Tek istediğim ''Birazcık Sen''




Alt 01-03-2009, 12:44 #7

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık

Hep bir şeyler olurdu, sende çözemediğim...Seni bana çeken, hayat bağım...
Ölünce anladım...
İçimdeki kıpırtının sebebi, yaşama sevinci
İçimdeki çocuk,
Ölmeyen neşe sen gittikten sonra anladım
Neden şarkılar bu kadar gelir üzerime
Neden camlar çeker kendine
Neden üşürüm böyle yaz ortasında

İki Köşeli Yalnızlık

Şimdi düşün bir kere daha
Sence Sen ''Arkanı Dön'' desende dönebilir miyim ?!
Hayır...




Alt 01-03-2009, 12:46 #8

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık

Sen yaktın da Ben yanmadım mı ?!
Zaten sensiz bitmişim
Anlamımı var bu dünyanın, bu uyanışların, bu sabahların bir anlamı olmalı
Acımasızca geçip giden zamandan geriye tek kalan sadece yalnızlıklarımız..
Söyle ne yaptın bana
Nedir sende bulduğum, acı çektirmeni mi seviyorum yoksa...

İki Köşeli Yalnızlık

Bir ölüyüm gözümde
Yaşamayan bir ölü, sen gittikten sonra her şey siyah beyaz...
Güneş her zamankinden biraz daha sönük,
Gözlerim gibi
Senden sonra...




Alt 01-03-2009, 12:47 #9

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık

Özledim seni...
Saatlerin gece yarısını çoktan vurup geçtiği, yarına başladığımız dakikalar...
ben seni özledim.
Adımı kulağıma hiç fısıldamadın.
Bana beni sevdiğini de hiç söylemedin ki...
elimi hiç tuttun mu?
ya da gözlerimiz birleştimi?
Radyoda, bir sonra çalacak şarkıyı bana tutup, sözlerini beğenmediğinde, "bundan sonraki şarkı bizim olsun" filan dedin mi?

ya ben...
seni düşünüp, senin içinde olduğun...o uykusuzluk girdabında, zorla rüyalara akışımda seni görmek için çırpınıp, ama senden başka herkesi gördüğüm rüyalarımda...

boşver...
bazen elele yaşanmaz sevdalar
gözlerde buluşulmaz...
saat geçmiş... ya da sabahmış...
bilemezsin.
Sen bir yerlerdesindir
ben başka yerlerde...
ben şiirler okurum sevdalar üzerine
sen...
gözlerinde mahmur bakışlar, ve aklında ben olmaksızın, yarının telaşıyla...
ama...
bilemem ki...

Biz bir şeyleri yaşamak isterken ne çok yaşanacakları kaçırdık farkında mısın?
seni seviyorum`la başlayan cümleleri kaçırdık önce
kaçtık...
severken sevmekten
kaçtık esir olmaktan aslında esirken sevgiye...
bile bile.
sonra birbirimiz için söylediğimiz şarkıları kaçırdık
ve
ellerimizi kaçırdık birbirimizden
ve gözlerimizi kaçırdık
başka başka yerlere bakarken, aslında birbirimize bakarken...
Yaşamaktan korktuğumuz dakikaları kaçırdık.

Şimdi sen yoksun
ve ben olabildiğimce özgür, olabildiğimce masum
seni yazıyorum suya...

Seni seviyorum
sen bana hiç söylemedin ama
ben suya bakıyorum ve...

seni
görüyorum...





Alt 01-03-2009, 12:48 #10

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık


Elin buz gibiydi.Ne kadar soguktu bakışların.Bir ulaşılmaz hayalken karşımda ,kırılmış bir cam gibiydin....
Yıkılışına saygılıyım .Uğrunda tükettiğim zamanlarsenin gelecek günlere özlemin olsun.
Kırdılar değilmi?
Anlamadılar bakışlarındaki gizemi,bakmasını bilemediler değilmi. Öyleya nerden bilecekler neyi sevdiğini,neleri düşündüğünü,hayallerini,sevginin boyutunu,bir gul yapragının senin için ne ifade ettiğini ,nerden bilecekler...
söylesen de bişey ifade etmez onlar için çünkü ruhun bende.. giremezler düşlerine....

Düzelt kendini..bakma sözlerime.Çektirdiklerin yüzünden senden intikam alacak değilim.Bunu yaparsam ne farkımkalır seni benden koparıp uzenlerden..
Hani bier şey söylemiştim hatırlarsan, Hazırlayacağın sonlarını iyi düşün sevmeye sonra hazırlan..
Kahretsin! Beni haklı çıkardın.
Sana sunacağım yaşama,senin beni seveceğinden daha bi çok uzağım.Yakınsamalarım guzel gözlerin içindir.Dost bilinmezliğinde bir aşk provasındadır artık kalbin.
OLSUN
Sıcak tut ellerini.Üşütme sana verdiğim o iklimsiz yoğunsuz,renksiz,kokusuz gülleri.
Şimdilik hoşçakal.Hayatını çıkmazlardan koru,çıkarcılardan uzak tut.
VE
Kurduğum bu düşü ve olmayan mektuplarımı unut...




Alt 01-03-2009, 12:48 #11

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık


Kar Yağıyor bu Şehire!.. Ve Sen Yoksun!

Senden ayrılalı kaç yıl oldu, kaç asır geçti, kaç yaz, kaç kış, kaç gün, kaç ay..? Saymadım.. Sen giderken ardında bir dağbaşı yalnızlığı bıraktın bana. Bir çöl ıssızlığı, yokluğun kimsesizliğim oldu, yokluğun kederim, söyle şimdi ben nereye giderim… Yağmurlar bu şehre kızgın artık, yağmıyor sokaklara… Şimdi kar içinde bedenim, buza döndü dünya...

Sen gittin kar yağıyor bu kente! Gökyüzü yere dökülüyor sanki, bembeyaz bir gülücükle, nazla... Bir eski hikaye geziniyor sokakları gözlerimin içinde... İnsanlar farkında değil, bilmiyorlar bu hikâyeyi…
Hani hayallerimiz vardı geleceğe dair, mutluluk dolu. Rüzgarlar savurdu, ulaşamayacağımız yüksek dağlara yağdı.
Öylede olsa hala koynumda mavi mavi hayaller taşıyorum sana dair... Sen gideli yüreğim yangın, gözlerim buğuludur benim...
Kar yağıyor bu şehire, üşüyorum!.. Ve sen yoksun! .. Kar yağıyor!..

Giderken ardından son bir çığlığımı ekleyebilmiştim sadece... Giderken "beni de al" diye bağırabilmiştim sadece... Ama nafile duymamıştın...
Yıllarca hayalinle yaşadım bu kahrolası yerde, hayalinle avundum senden uzaklarda, bir tatlı sözüne, bir tebessümüne hasret kaldım…. Sen bir serap gibi yıllardır içimin çöllerinde; yaklaştıkça uzaklaştın, uzaklaştıkça yaklaştın... Bilki hayalin bile serinliktir kavrulan ruhuma, üşüyen yüreğime sıcaklıktır…
Gel ey sevgi meleğim, cangülüm, bir bahar sabahı toprağıma can olmak için gel!.. Damarlarıma kan olmak için gel!.. Hasretlik boyu uzayan raylarda gönlünün sıcaklığına muhtacım.
Bilki, kaynağı sendedir mutluluğumun, çaresi sendedir yüreğimin. Uzaklığın çekilmiyor, uzaklığın işkence… Ne zaman seni düşünsem şiirler dökülüyor kar gibi kaldırımlara, şarkılar ağlıyor yokluğuna..
Uzak dağbaşlarının serin seherlerinde gökyüzünü süsleyen gözlerini aradım kaç kez. Seni ararken ırmaklara döktüm derdimi, rüzgârlara döktüm. Bin `âh`la iniledi dağlar, bin `âh`la aktı pınarlar, `âh`ımdan kan damladı gül yapraklarından, yaralı bülbüller figan etti…
Özlemin bir bulut gibi sardı beni, bir yağmur gibi üstüme yağdı her gece. Damlalar yüreğime vurdukça, seni sevmek her gün biraz daha büyüdü içimde.
Gel ey gül-i rana; gel ey cangülüm, ayakların kanasa da dikenlerden, binbir pusu kurulsada yollara, prangalar vurulsada ayaklarına, kırıp zincirleri gel… Gelmezsen yok olurum, tükenirim. Gelmezsen bil ki, ölüme savurur beni hayat…
Geceler boyu hayalinin peşinden koşarken şaşırdım yolumu... Bir uçuruma düştüm, canım yandı, kanadı her yerim...
Gel ki, uzak dağyollarında küçük bir su olup, sevda pınarı gönlüne akayım… Ürkek ceylanlar gibi sokulayım yanına. Gel koru beni zamanın zulmünden, merhametinin gölgesine al… Kucakla beni şefkatinle, yüreğime bıraktığın o kutsal ışık için, aşk için kucakla…
Her gece ismini anarım gecenin en ıssız saatlerinde. Korkuyorum senden uzaklarda sensiz, yüreğim sensiz dağbaşı ıssızlığı, yüreğim sensiz en karanlık gece... Sana doğru kayıyor gönlümün bütün yıldızları, sana doğru akıyor gönlümün ırmakları…
Uykusuzum her gece böyle, yorgunum sensiz.
Hani diyorum bir gece hasretini yüklenerek çıkıp gelsen, ısınsa üşüyen duygularım. Sonra başımı koysam dizlerine kapansa kirpiklerim; bird aha hiç uyanmasam…

Ey öksüzlere yüreğinden merhamet pınarları akıtan sevgili! Gel tut ellerimi, beni sensiz bırakma.
Rüzgarlara yükledim özlemimi her gece sevgimi yolladım sana.
Yalnızlığımda nice dilek ipleri bağladım ulu ağaçlara, ikimiz için. Belki dönersin ve yeşerir tüm hayallerimiz yeniden, diye...
Gel, adını ‘’Can Gülü’’ koyduğum can’ımın gülü... Gel, zamansız da olsa, kimseciklere görünmeden, bir gölge gibi, sır gibi, rüya gibi, rüzgar gibi, meltem gibi... Gel...
Gitme bir daha…




Alt 02-03-2009, 16:38 #12

Loresima

Foruma Alışıyor

Geceleri samanyolunun kucağında ahşap bir teknenin iniltilerini dinliyerek daldığım hayallerden sabah alacasında dağların sınır boyları pembeleşirken uğurlardım yıldızları.
Deniz gözlüğüyle bakınca o derinliğin ıssızlığında buldum huzuru...süngerlerin sarısında yosunların arasında...
Çivit mavisinden cam göbeğine oradan laciverte kadar mavinin tüm hünerlerini göstererek fener alayı gibi dalgalanan denizdeydi.
Denizin yüzyılların içinden taşıyıp kulağımıza fısıldadığı efsaneydi.İçimizdeydi...

Sonra bitti!
Her güzel şey gibi çabuk geçti.
Umutların ülkesini geride bırakıp sessizliğin kara sularına girdik.Egenin tuzunu genzimizde tenimizde saklayarak karaya yaklaştık.
Teknenin ardında ak köpüklerin gösterisi başladı.
Bir klarnet cazırdadı uzaktan...Bir taverna homurdadı ve telefon çalmadı yine.Biri seslendi içimden "Kara göründü" Evet
Kapkara göründü!

Merhaba Sessizlik!




Alt 02-03-2009, 16:38 #13

Loresima

Foruma Alışıyor

Sen adını gülden koyduğum,
Şiimdi ise ellerimde kanayan yitik sevdam.
Bak yokluğuna büyüyor sensizliğim,
Oysa adını kaderim koymuştum,
Umutla beslemiş,ellerimle hasretin sevdasını içirmiştim.
Tülden perdeler yapmıştım senin için ayışığında..
Sabaha doğmayan gecelerin koynunda,
Senin için şiirler yazmış,taç yapıp alnına dizmiştim.
Boğazında söylenmeyen cümlelerin arasında,
Nasıl da çıktı “elvada”
Ve nasıl güle güle demişim arkandan.


Şimdi söyleyemediğim türkülerimi söylüyorum
arkandan.
Dile gelmemiş mısralar dolaşırken satırlarımda,
Sensizliğin beliriyor karşımda..
Yürek biçare,doludizgin
Bir defne yaprağını sarar gibi hasretini içime sığdırıyorum. .
İşte sensizliğin kapısındayım
Ve şimdi sensizliğimi bir hüznü istikamet karşılıyor.
Kimin bu yorgun kırmızı gözler,kimin için sabaha gebe.
Ve kimin için karalıyor bu satırları.




Alt 02-03-2009, 16:39 #14

Loresima

Foruma Alışıyor

Bütün ışıkları söndürdüm
Susturdum bütün sesleri
Artık aglayabilirsin kanka
severken bana sormadın ağlarkende utanma
Nasıl unuturumdiye dünmeye başlama bir beyhude çabayla
Her unutmak çabası bir hatırlamak hamlesidir aslında
ilk akla gelendir en çok unutmak istediğin
Hep kaçmak istediğin yere koşarsın aşk
Çok ahmakça biliyorum ama
Herkez teslim oluyorsa eğer en çok kurtulmak istediğine
Bu Kez Ahmaklık sırası sende usta
Alımlı delikanlılıgında alıngan bir adam yarattmışın
Yumruklarının içine sıktın gururun kırıldı kırılacak
Ama dert etme gururum kırıldıkça çogalacak

Aşkın acısını çekmek
Aşkta hile yapıp gitmekten daha asil iştir
Sen şimdi seni sakız gibi çiğneyip tükürdü sanıyorsun
Vaziyeti şaşırıp algıda hata yapıyorsun
O sadece çiğnedi sen tükür gitsin
Gel şimdi bi haset şarkısı okuyalım
Allah gidenleri affetsin

Üsküdarda sandalda yıkılır sallanırlar

Topanede mangallar yar diye yağlar ağlar
İsmini çığlık çıglık haykırıyor martılar
Senin için söyledim kumpıda şarkılar
Yar yoklugunu ihtirazım var

Üsküdarda sandalda yıkılır sallanırlar
Topanede mangallar yar diye yağlar ağlar
İsmini çığlık çıglık haykırıyor martılar
Senin için söyledim kumpıda şarkılar
Yar yoklugunu ihtirazım var


alıntıdır




Alt 02-03-2009, 16:39 #15

Loresima

Foruma Alışıyor

Efkarımı dağıtsam ya
Bir yetmişlik sigaranın dumanında
Ne dersin?
Acıyan yanlarımı atsam ya
Buruşturup bir çöp torbasına
Yama yapsam ya kalbimin yırtılmış ‘sen’ yanına
Geçer mi dersin bu seven halim
Ah ah !
Başımı alıp çekip gitsem yarim
Ne kadar gidelebilir ki uzağa?

__________YOK HAYIR!
Bunlar gelmemeliydi benim başıma
Bu oyunda mızıklayan ben olmamıştım ki oysa
Çok sevmiştim ben seni
Bak bir kerecik geri gel
İnanmasan şiirlerime sor
Onlar yalan söylemezler sana

___________YA SABIR
Tek bu kelime mi kalacaktı bu sevdadan arda…
Daha söylenecek çok şeyim vardı sana
Şiirler kaldı sonu yazılmayan
Türküler kaldı notaları olmayan
Bir de can kaldı nefes almayan

Biliyor musun?
Nasıl canım yanıyor
Gittiğinden beri güneşte unuttu beni galiba
Uyku bile uğramıyor artık
Namussuz akşamlara
Bir beni terk etmeyen kalemim kaldı
O da kalsa ne yazar kalmasa da

Hatırlasana!
Nasıl bir sevda oyunu hayal etmiştik
/…/
Her karanlık gecede
Güneşin ziline basıp saklanacaktık
Mevsimlerden ayazı çıkarıp
Mutluluğu milyonla çarpıp
Sevda derslerinden yıldızlı karneler alacaktık
Sonra /
Bir uçurtma yapıp
Sen akreple
Bense yelkovanla yarıştıracaktık
Utanmasın diye
Tüm ayçiçeklerinin
Tek tek gözlerini kapatıp
Aşk yağmurları altında
Tüm olmazlara inat
Mutluluğa koşacaktık
Yorulan tarafa ceza verip
Bu oyunu tekrar başa alacaktık

Yoruldun galiba
Ne demiştik?
Oyunu başa alıyoruz..
Kural buydu hatırlasana
Neredeysen çık ortaya
Sana sesleniyorum duysana
Yok hayır’’’ gitmek’’’ yok…
Ceza alırsın karışmam sonra
Sen benden korkardın yorulurum diye
Hani ben güçlü olamazdım
Hani sen yorulmazdın
Tamam anladım

Bakma bana!
Gözyaşı değil bu akan
Oyunda ağlayan ceza almaz
Bu sevda oyununu
Her yürek oynayamaz
Geri gelsen de artık
Kapılar bir daha sana açılmaz


GÜLE GÜLE….




Alt 02-03-2009, 16:40 #16

Loresima

Foruma Alışıyor

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylar




Alt 02-03-2009, 16:41 #17

Loresima

Foruma Alışıyor

Genç kadın huzursuzca salonda dolanıp duruyordu. Gündüzler neyse de akşamlar bir türlü geçmek bilmiyordu doğrusu. Ondan ilk defa böyle ayrı kalıyordu. Anne babasının evine üç günlüğüne, bir nevi ufak bir kaçamak tatil yapma niyetiyle gelmişti. Uzun zamandır şehir dışında oldukları için ikisini de çok özlemişti. Gerçekten bu buluşma harika olmuş, ailesine olan özlemini bir parça olsun giderebilmişti. Ama şimdi de onu özlüyordu. Topu topu birgün ayrı kalmışlardı ama iliklerine kadar özlüyordu işte. Üstelik aralarında ülkeler, şehirler değil sadece bir semt vardı. Ama aynı mekanda yanyana olmadıktan, nefes alışını duyamadıktan, kokusunu içine çekemedikten, omzuna yaslanamadıktan sonra ha bir saat, ha bir okyanus ötesi ne fark ederdi ki... O hayatına girdiğinden beri ne anne-baba, ne kardeş, ne arkadaş sevgisi yetmez olmuştu. Onsuz hep bir parça eksik kalıyordu kalbindeki boşluğu doldurmak için.



Saatine baktı. Vakit gelmişti. Birlikte seyretmekten her zaman en çok zevk aldıkları dizi olan "Asmalı Konak" başlamak üzereydi. Çoğu kez gününü iple çeker, başladığı zaman ise işi gücü bırakıp tavşan kanı çaylar eşliğinde gözlerini kırpmadan yanyana izlerlerdi. şimdi ise "Asmalı Konak"ı izlemek ayrı mekanlardayken onunla birlikte olmanın tek yoluydu. Erkeğin de kendisiyle aynı şeyi yapacağını bilerek ekranın karşısına oturdu.



Dizinin bir yerinde geçen bir konuşma genç kadının çok ilgisini çekti. Konağın hanımı görmüş geçirmiş Sümbül Hanım gelinine şöyle nasihatte bulunuyordu:



"Aşk sırça bir kadehtir. Elinde böyle bir kadehle hoyratça koşabilir misin? Düşürdüğün zaman tuzla buz olmaz mı? Yapıştırıp tamir etsen de eski halini alır mı? Aşkı sakin yaşamasını öğrenmek gerekir."



Genç kadın bu sözlerin içinde bir yerlere dokunduğunu hissetti. "Evet " dedi. "Ben de aynen böyle davranıyorum aşkıma. Onu özenle saklayıp, koruyorum. En ateşli kavgalarımızda bile erkeğimi kıracak, sonradan tamiri mümkün olmayan sözler sarfetmiyorum. Çünkü bazı şeylerin geri dönüşü olmaz." Genç kadın bunları düşünürken uzunca bir reklam arası verildi. Fırsattan yararlanıp bir mesaj çekmek için arka odaya gitti. Cep telefonunu eline aldığında şaşırdı. O arada mesaj gelmiş, doğal olarak duymamıştı. Kimden geldiğini tabi ki biliyordu. Merakla açıp okuduğunda gözlerine inanamadı:



"Sen benim sırça kadehimsin işte..."



Gözleri dolu dolu mesajı bir daha, bir daha okudu. şu anda aralarında ışıkyılı kadar mesafe olsa dahi birlikteydiler artık. Hatta kalpleri bile aynı anda atıyordu. Birinci evlilik yıldönümlerini kısa süre önce kutlamışlardı ve ne güzeldir ki hala aynı şeyleri düşünüp, aynı şeyleri hissedebiliyorlardı. Hala tutkundular birbirlerine, hala sevdalı... Kim demiş evlilik aşkı, romantizmi öldürür diye. Genç kadın adı gibi biliyordu, eğer her iki taraf da sırça bir kadehmişçesine üstüne titrerse aşkının, romantizm sonsuza kadar yaşar, üstelik daha da güçlenerek.



Evlenmeden önceki flört dönemlerinde olduğu gibi sevgi dolu, coşkulu birkaç mesaj daha attılar birbirlerine. En son adam " Bebeğimize iyi bak. ıyi geceler" diyerek bitirdi. Genç kadın gülümseyerek karnını okşadı. şanslı bir bebek olacaktı galiba. Tanrı izin verirse, birbirine bunca düşkün bir anne babanın çocuğu olarak mutlu bir yuvaya gözlerini açacaktı. Büyüdüğünde ise annesinin ona ilk öğreteceği şey aşkın sırça bir kadeh kadar dikkat ve özen istediği olacaktı.



Ne mutlu ki onlar aşklarını sakince yaşamayı öğrenmişlerdi. Dışarıdan buz tutmuş bir nehrin yüzeyi kadar durgun ve kıpırtısız görünüyorlardı belki. Oysa nasıl buzun altında nehir gürül gürül akmaya devam ediyor, içinde sayısız canlıyı ve zenginliği saklıyorsa onların kalbi de aynıydı. En önemlisi birbirlerinin kalbinin içini görmeyi de başarıyorlardı. " Nazarlar bizden uzak olsun" diye mırıldandı genç kadın ve dizinin geri kalanını izlemek üzere salona yollandı.




Alt 02-03-2009, 16:41 #18

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık

Geceden koyu bir sessizlik dökülüyor parmaklarıma,



Sesimde küskülü bir çocuk iç çekiyor derin derin

Her an infilak edecekmiş gibi tedirgin şehir

İstiklal'de bir kırmızı anı

Gözlerimin gözlerine ilticası



Caddelerden akan nedir yağmur mu?

Yoksa yağmur kıvamında sesin mi?



Düşlerde ellerim üşüyor,

Bayram yaklaşıyor ellerim daha bir sızılı üşüyor

Yoksa

Ellerimin üşümesi yağmur kıvamındaki sesinden mi?

"Bu bayramda boynumuz bükük kaldı yüreğim

Haydi yüklen omzuna hicranını

Bu şehirden geçip gidelim"

Yüreğim bir tel örgünün kuduz dişlerine asılı

Yüreğim bana sağır

Yüreğim bana yabancı.



Çağlar akıyor kelimeler vadisinden

İmkansızdık'la başlayan

Ve sonu gelmeyen cümleler kuruyorum

Dilsiz sayfalara.

Birbirine sevdalı iki imkansız,

Biri yağmura yazılı,

Diğeri güneşin metresi



Sen, hep uzaktan seyrediyorsun

Yamalı umutların gündüze akışını

Yüzünün bir yarısını karanlık zapt etmiş

Esirsin çizipte geçmiş zamanlarda,

Derin bir ahla anılan boynu bükük karanfillere,

Saçlarında yağmur sonrası toprak kokusu

Avuçlarında liğme liğme bir güven.



Ben, araladığın kapının

Cılız nefesinden soluyorum hayatı

Göçüyor ağır ağır gökyüzü

Saçlarımın altın sarısından

Devirip kirpiklerimi yanaklarıma

Kandırıyorum "özlem kırmızısını"

Aynı sokakta buluyorum seni intihar dönüşlerimde

Bulut mavisinde Yemen Türküsünü söylüyor yetimliğin

Bİldiğin tek türkü bu

Gidenler dönmüyor, dönenlerse unutmuş...



Sözün bittiği yerde

Kesik bir kol gibi yarım ve yaralı gülüşün

Kendine sustuğun her surette

İzi kalıyor manası kendinden derin gözlerinin



Sen susuyorsun, ölüyor martıları İstanbul'un

Haliç'e çekilmiş vapurlar alnından vuruluyor

Galata Kulesi tozu dumana katarak

Çöküyor üzerine otobüs duraklarının

Sen susuyorsun, içimden hasret trenleri geçiyor

Sahipsiz bir bavul gibi yapayalnız

Kalakalıyorum şehrin en kalabalık caddesinde

Sen susuyorsun, İstiklal'de bir tranvay

Pervasız kahkahalarla linç ediyor bedenimi



Aralayınca sırrın sırlı perdesini

Karanlığı aydınlatır, kalbin kör noktası

Seni söylerim goncadaki hayale

Diner fırtınası usumun , huzura demir atarım

Sonra şehir eskir, şehir uyur

Sen açarsın gözlerini

Üç cümleyi şerh düşersin kainatın sebebine

İfadesizliğinden utanır alfabe...





Alt 02-03-2009, 16:42 #19

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık

Şimdi soğuk mermer üzerinde bir çift çıplak ayak sesi kulaklarımda.Gidişte ki sessizliği ve anlamsızlığı anımsatan.Kapıların yüze vuruk kısımları hep yaralı.Yarım ay ilişkiler kavşağından geçen herkes ama herkes umutsuzluk tellalı.Soygun yürekten başlar ve sessizlik hırsızın en sevdiği an..



Korkulara bulaşmış hayat entarisi ne de yamalı değil mi.? vaktinde çiçeklerle bezeli mis kokulu bahar yeli gibi dalgalanan saçaklarında ne de çok kırıntılar biriktirdi zaman. Ayaklarımıza takılan uçkur misali sökük her yanımız.Zamanı bilinmezliğin süzgecinde düşünmekte büyük bir hataydı belki de.Elimize değen her ne varsa, avuçlarımızı kavuran soğukluğunu hissetmek fazla sürmedi hiçbir zaman.Ve biz büzülmüş iki dudak, kat kat çizgilere bezenmiş alın, şakaklarımıza düşen kırağılarla baktık ayalarımızda ki çizgilere.Acaba hangi çizgi selametin çıkış yolu.Hangi çizginin karanlık sokağında ki çıkmazda işledik günahları.Muammaların gölgesinde yaşıyoruz..Sevdiğimizi zannediyor ama asla sevemiyoruz.



Şimdi bir yağmur düşleyin.Ayazında kışın tomurcukları ıslanmış olsun.Zifiri karanlıkta cadde ortasında alenen işlenmiş bir cinayet gibi.Kanaması lapalaşmış kar birikintilerini ala boyayan.Ve sıcaklığı zemheriyi dağlayan.İki körpe yanakta filizlenen kar gülleri, ıslak, dudaklarda açmış kardelen çiçekleri.Sapa sağlam iki beden..Aşkın ve sevdanın kışını yaza çeviren.Mevsimleri değiştiren sım sıkı bir sarılma düşleyin.Bedenin bedeni istemesi için uygunluk saçmalıktır.Uygunluk mantıktır.Oysa aşk mantığı kaldırmaz..Hissetmek mantık dışıdır.Siz hiç mantıklı bir hissetme gördünüz mü.? Ya da süresi nedir.?



Ellerimizi, dudaklarımızı, gözlerimizi sevdanın akımından soyutlayıp kendi kurgularımızla ne kadar yol kat ettik.Sorgulayın kendinizi.Hangi ilişkimizde natürel baktık hayata.Ya da ikilemde olmadığımız kaç ilişki yaşadık mağrurluğuyla övüneceğimiz.Masumdu diyebileceğimiz kaç hatıra var sayfaları solmadan kalan.Beyazı solmayan kaç düş gördünüz bu merdivenlerde.Gizemine pervane olduğumuz kaç perde açıldı da geri adım atmadık.Adı kadar tanıdık sevgiyi.Adı kadar kısa yaşıyoruz.Ve hayat bize değil ama biz hayata cömert davranıyoruz.





Alt 02-03-2009, 16:42 #20

Loresima

Foruma Alışıyor

İki Köşeli Yalnızlık
Ateşler içindeydi kalbim. Yanıyordu cehennem ateşlerinde. Gökyüzünde tek bir bulut yokken yağmurları bekledim. Belki söndürür içimdeki yangını, başımdan aşağı bedenime doğru süzülen damlalar. Yağmur yağdığında almayacaktım şemsiyemi yanıma ve dolaşacaktım sokaklarda; ta ki tüm bedenim ıslanana kadar. Hasta olurmuşum, olsun!



Bütün gün bekledim havadan düşecek o ilk damlayı; penceremi hiç kapatmadım. Çünkü suyun ferah sesini, toprağın o mis gibi kokusunu duyacaktım. Bütün duyularımla doğayı hissedecektim. Ben bekledim, bekledikçe güneş daha çok ısıttı, yandım! Yandıkça daha da büyüttüm içimdeki sevdayı; ta ki bedenim kül olup hafif bir meltemle savruluncaya kadar masmavi gökyüzüne. Boşunaymış bekleyişim.Ben bekliyorum ya, olsun!



Ne tek bir bulut göründü gökyüzünde, ne de bulutu getirecek rüzgar esti. Gün geceye döndüğünde umut karanlığa bağlıydı. Belki güneşin yokluğunu fırsat bilip bulutlar yağmuru getirecekti. Ama gecelerin şahidi Ay vardı karanlık gökyüzünde. Haber verdi güneşe ve yine gün doğdu. İmkansız bir aşkmış bu, olsun!



Ne önemi var günlerin, gecelerin; beklediğim hasret dolu ayların. Dün bekledim, bugün de beklerim. Yarın yine bekleyeceğim. Biliyorum ki bu yağmur bana aşkı getirecek. Hem bugün gökyüzünde küçük beyaz bulutlar var. Elbet bir gün onlarda gri yağmur bulutları olacak. Zaman aşkın ateşinde yanmak zamanıysa, yanarım. Bugün olmazsa yarın sönerim. Aşk biter diyorlar söndüğünde, ben onun için yanıyorum ya, olsun!



Soğuyor hava yavaş yavaş, gökyüzünde bir telaş var bugün. Bulutlar hızlı hızlı hareket ediyor, bir karışıyor, bir ayrılıyorlar birbirlerinden. Biliyorum, beklediğim gün bugün. Anlıyorum ki beklediğim geceyle birlikte gelecek. İçimde duyular sel oluyor, kelimeler dilime yürüyor. Sevdam şiir oluyor artık. Şiirler aşığın canını yakarmış, olsun!



Yağmur Gece ve Sen



Bir yağmur yağar yavaştan yavaştan

Bir gece iner karanlıktan geceden

Sen gelirsin gizliden gizliden

Ve bir çocuk doğar içimde o an

....................................çığlık çığlığa...

Barış Aluk



O büyük an bu gece. Düşüyor işte ilk damla. Gece başlıyor karanlıktan karanlıktan, yağmur yağıyor yavaştan yavaştan ve sen bana geliyorsun bu gece gizliden gizliden. Biliyordum, inanıyordum ve bekliyordum. Gece yağmurla birlikte seni bana getirecekti. Hoş geldin aşk, hoş geldin sevdam. Acılarıma baharlar açtın, teşekkür borcum olsun. Var mı dünyada benden daha mutlu insan. Ne, ne dedin? Geri mi gitmek zorundasın? Bana aşkı getirensin, gelişlerin varsa gidişlerin koymaz bana. Şimdi geldin ya, yine gelirsin, olsun!



Aşk Yağmurla Geldi



Dayanamadı acıma gürledi gökyüzü

İçimdeki karanlığa inat çaktı şimşekler

Başladı yağmaya bir yaz yağmuru

Akan sular bana aşkın anahtarını getirdi.



Yüreğime vurulan demirden kilit

Kırılmaz sandığım rezil esaret

Paramparça oldu bir anda

Kilit kırıldı, esaret bitti, aşk kapıyı çaldı.



Sustu içimdeki fırtına, hafif meltem eser

Saçlarımı okşar, sokulur usul usul tenime

Buz çağı bitti yüreğimin, eridi buzul

Şimdi yanmak zamanıdır aşkın ateşinde...





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:40 .