burasıda wimpir angel şiir cam kenarı :P
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 10-12-2005, 20:29 #1

wampir_angel

Forum Heveslisi

burasıda wimpir angel şiir cam kenarı :P



Beni Güzel Hatırla..



beni güzel hatırla
bunlar son satırlar....
farzet ki bir rüzgardım
esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur
sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu...
kaybolup gittim
belki de bir ruyadım senin için
uyandın ve ben bittim....

beni güzel hatırla
çünkü sevdim seni ben
herşeyini....
sana sırdaş oldum
dost oldum koynumda ağladın
yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
beni üzdün kınamadım
alışıktım vefasızlığa
el oldun aldırmadım...

beni güzel hatırla
sayfalarca mektup bıraktım sana...
şiirler yazdım her gece
çoğunu okutmadım
sakladım günahını sevabını içimde
sessizce gittim...
senden öncekiler gibi sen de
anlamadın.....

beni güzel hatırla
sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar...
gülüşümü....
gözlerimi...
sonra sesimi bıraktım
en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka....
söylenmemiş merhaba'lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda...
ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda....

beni güzel hatırla
dizlerimde uyuduğunu düşün
saçını okşadığımı
üşüyen ellerini ısıttığımı
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
alnından öptüğüm dakikaları......
birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun?
bu da sana son sürprizim olsun:
şimdi seninle yaşan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla
gidiyorum.....

Okan Savcı






Benzer Konular

Görüntüleme:2173, Cevaplar:54

İlginizi Çekebilir >
Alt 10-12-2005, 20:31 #2

wampir_angel

Forum Heveslisi

Dokunduğun Kadarım
Sen
Rüzgara teslim olmuş gibi dağılan bir bulutken ufkumda
Ben inadına seni topluyordum
Kavga dolu
Sevda dolu yarınlarıma...
Ve topladıkça
Biriktirdikçe seni içimde
Güzelleşiyordu hayat...
Değişiyordu imkansızlığın tanımı
Yadırgama ne olur
Başka yüzlere seslenirken kullandım adını...
Şimdi bilmiyorum
Sende ne kadar varım..
O kısacık yaşanmışlıkta belki de
Dokunduğun kadarım...
Okan Savcı





Alt 10-12-2005, 20:32 #3

wampir_angel

Forum Heveslisi



Alacaklı Gidiyoruz Sevgili


Terinin,
Terime karışmasıyla geçen
O dünya ötesi zamanlarda,
Bir kaybetme korkusu sarardı içimizi
Bedenlerimize bu korkunun ayazı düştüğünde,
Doğru olanı,
Aşka yakışanı yaptık biz!
Yarına sarkıtmadık hiçbir şeyi...
Aşk bize gücenip de sırtını dönmesin diye,
Epey soluksuz bıraktık takvimleri.....

Seni hep,
Bir gün sonra ölecekmişim gibi yaşadım
Coşardı duygularım böyle olunca,
Yanında olduğum her saniye,
Sana defalarca çoğalırdım....
Çalardım seni zamandan....
Binlerce saate çıkarırdık,
Bir günün süresini...
Ve bu dünya utanırdı halinden,
Bırakırdı kendi eksi etrafında dönmeyi.....

Tanrıya verilecek candan önce,
Bizim aşka olan bir gençlik borcumuz vardı.
Ödendi...
Henüz kurumayan,
O soluksuz kalmış takvimlerin teri şahittir buna sevgili!

Öldük ölmeden önce,
Bir gün gerçek ölüm kapıya dayandığında
Gözlerimizi kapatmış olacak sadece...

Ve o gün;
Meleklerin aşka dair soracak sorusu yok bize!
Alacaklı gidiyoruz sevgili...
Bundan daha güzel ne olabilir?
Şimdi gönül rahatlığıyla ölebiliriz,
Hadi öyleyse, kapa gözlerini...





Alt 10-12-2005, 20:32 #4

wampir_angel

Forum Heveslisi

Anlasana Bebeğim


Sonra sen geldin...
Bir yerlerden çıkıp doğdun ansızın
Gözlerin sürgünüm oldu o anda
Bunca zaman nerelerdeydin?

O ilk anı aklımda tutuyorum
Yüzünün saflığında kayboluşumu
Ellerinin beyazlığında aklanışımı
Ve hiçbir şey onu silmesin istiyorum

Gitme olur mu hep yanımda kal
Uykumda yanımda ol konuş benimle
Sesinin buğusunu bozmasın zaman
Sana temiz bir yer açtım... oraya dal!

Ve hiç çıkma dinlen. Başını omzuma yasla
Kapa gözlerini düşlerde gezin
Bir şeyler ümit et içinde ben olayım
Küçücük yüreğimi al avuçlarına sakla!

Yağmurlar altında çılgınca dans edelim
Dağılsın saçların bu şehrin en kuytusuna
Bursa rengini gözlerinden almış
Sevda diyorum... anlasana!

Her sokakta sen kokmalısın
Tenin sinmeli butun caddelere
Oksijen gibi solumalıyım saflığını
Son sevdiğim sen olmalısın....!

Şimdi geç kalmışlığın burukluğu içimde
Ve rastlantıdan doğan aşkımsı yakınlık
Ne oldu bana hangi ormana düştüm? Ipıssız...
Yemyeşil gözlerin büyüyor git gide!

Seni sevmem an meselesi inan!
Sende bir şeyler var? bir öncekine benzemeyen...
Sesine tutuldum... gülüşüne...!
En güzel geçmiş'ler bile, seninle yalan....

Okan Savcı





Alt 12-12-2005, 19:22 #5

melissa

Yasaklı Üye

Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi Gidecek habersiz uzaklara? Kaç yalan yıkacak Güvenleri?
Kaç satır yazılacak kader kitabına ve kaç dua Edeceksin tanrına, kaç damla gözyaşı dökeceksin Uğruna?
Kaç yarın bekleyeceksin? Sonralara kaç damla Gözyaşı?
Tasanın etrafında gezgin olmuş insanlar kısacık Molalarda tanıdılar mutluluk denen kelimeyi ve Tanrı bâş etti, çile doğdu, hile koydu adını Günahın.
Sille vurdu, illeler inatçı yordu, sınava tabi Tabiat ananın evlatları rabbi tanımadı, kimisi Küfretti yaradana, zülmetti kendine, hükmetti Paraya,
Çoğuna paralar sıktı kurşunu yaralar açtı durumu Battı. Dünya malı uçan halı, kırılır dalı her Ağacın, yıkılır her bina afette, gofret, Bedelindir o
Dökülen tuzlu yaşlar, haşlar gözünü yıka yüzünü, Hüzünü her Adem tanır, geçici bir dövmesin Şeklini çizdi tanrı topraklara; vakti gelinc e Kazma kürekle silineceksin. Dayanacağın bir Duvarın yoksa ! ör hadi, kuvvete dayanamayan Adalet aciz, adalete dayanamayan kuvvet Zalimdir,
Hakkımı isterim, payıma düşen herşeyi alırım Felsefesi, haksızlık oyunlarında hakkı yendi, Rengi kaçtı yaşamın, derdi sardı, yaranın acısı Tacı attırdı krala dahi, bir ömür fani, bir umut Hani? Tebessüm vahi, kabusum canî yazdıklarım; Yazacaklarımın güvencesi





Alt 13-12-2005, 15:15 #6

wampir_angel

Forum Heveslisi

Hasretinden Prangalar Eskittim



Seni, anlatabilmek, seni,
iyi cocuklara,kahramanlara,
haldan bilmez kahpe yalana
Seni, anlatabilmek seni,
Namussuza, haldan bilmez,
Kahpe yalana.

Ardarda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül gürül akan bir dünya....
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
..........
..........



Ahmed Arif





Alt 13-12-2005, 15:16 #7

wampir_angel

Forum Heveslisi

Ölmüş İçimde Hasret



İçimde bir sıkıntı
Bir kasvet... bir duman...
Dünya dar gelir inan
Seni düşündüğüm an

Titreyen ellerimde
Sevgimiz arap saçı
Umrumda değil zaman
Çalsa da bilmem kaçı

Zincirlere vurulur
Umutlar liman liman
Dünya dar gelir inan
Seni düşündüğüm an

Koparsam zincirimi
İlk koşacağım sensin
Sen çaresizliğimin
Çaresiz ümidisin

Bir hayıra yenilmiş
Yüreğimde bin evet
Kavuşmayı unutmuş
Ölmüş içimde hasret
Bir de çökerse kasvet...
Karanlık...duman duman...

Dünya dar gelir inan
İşte bana o zaman
Dünya dar gelir inan
Seni düşündüğüm an......

Sevgilim biz ikimiz
Ay ve Güneş gibiyiz
Alev alev yansak da
Artık birleşemeyiz

Hasretin tohumunu
Çıkar at yüreğinden
Bahar da yaz da geçti
Artık yeşeremeyiz......

İlhan İrem





Alt 13-12-2005, 15:17 #8

wampir_angel

Forum Heveslisi

Elveda Diyemedik



Yıldızsız bir geceydi
Bir dağ çiçeği gibi şimdiden hasretteydim
sürgündüm çok uzaklardaydım,
Ve gözlerindi sürgün sebebim..
Çok çabuk çekildin hayatımdan
Kaderle el eleydin,
Bense kederle sarhoş...
Yarım kalmıştı hikayemiz
Göçmen kuşları gibi gelip geçtin bu şehirden
Belkide hayatımdan
Duymadın haykırışımı, acılarımı,
Benimsin sanmıştım uçtun avuçlarımdan
Tutamadım, gitmede diyemedim
Olamadın bir yıldızın kayışı kadar hayatımda
Zaman çok kısaydı bizim için
Yetmedi gözlerimizden yaşı silecek kadar
Nede elveda diyebilecek kadar...

Abdulhak Hamit Tarhan





Alt 13-12-2005, 15:18 #9

wampir_angel

Forum Heveslisi

Acaba



Uyuyan göllere ay ışığında
Sevginin resmini çizsem kim anlar?
Tomurcuk ayrılıp, gül açtığında
Yağmurun saçını çözsem kim anlar?
***
Bir mekan kaplamış ne varsa nerde
Kendi ötesini saklar her perde
Sonsuzluğun sona erdiği yerde
Huduttan bir kulaç kazsam kim anlar?
***
Aşk, kömür beyazı; kin, süt karası
Eklenir yarama her dost yarası
Et oldum bıçakla kemik arası
Cellatla ahdimi bozsam kim anlar?
***
Doğumda yalan var, ölümde gerçek
Bir şeyler anlatır balık, kuş, çiçek
Kırık gönülleri toplayıp tek tek
Toplayıp göğsüme dizsem kim anlar?
***
Gün geldi zamanı gömdüm kabire
Dağ oldu aklımın verdiği fire
Bağlasam telaşı çelik zincire
Sabrın derisini yüzsem kim anlar?
***
İçte deprem olur dışın düğümü
İhlâssız çözülmez işin düğümü
Aklımdan geçeni, düşündüğümü
Okusam kim dinler, yazsam kim anlar?

Gökçekimi(sh.121)

Abdurrahim Karakoç





Alt 13-12-2005, 15:22 #10

wampir_angel

Forum Heveslisi

Akşam Erken İner Mahpusaneye



Akşam erken iner mahpusaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpusaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe...

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalda kaysı.
..........
..........



Ahmed Arif





Alt 13-12-2005, 15:24 #11

wampir_angel

Forum Heveslisi

Nereye Gidersin Sevdiğim...



Nereye gidersin sevdiğim…
Hatırlamak için harcadığımızdan çok daha fazla çabayı unutmak için harcıyoruz herhalde.
Unutmak…
Çaresizlerin, fırtınalar arasında, bir gün oraya ulaşmanın düşünü kurdukları o acıklı sığınak.Hayatımıza girenleri ya da girmek için kapılarımızı zorlayanları silmek aklımızdan, onlar yokmuş gibi davranıp onlar yokmuş gibi yaşamak.
Geçmişi, o geçmişi yaşayan parçamızla birlikte çıkartıp atmak içimizden, atılan her parçayla birlikte içimizde bir boşluk kalacağını bilerek yapmak bunu.
Ya da yaşanacak birşeyler vaat edenleri, bir gün onları da unutmak zorunda kalacağımızı düşünerek, daha baştan unutmaya çalışmak, geçmiş gibi gelecekten de parçalar ayıklamak.
Geçmişimiz ve geleceğimizle bir kazı yerine çevirmek hayatımızı.
Nasıl bir öğüt vermeliyiz kendimize?
“Unut “ mu demeliyiz?
Sana zevk vermiş olanları ve zevk vaat edenleri unut.
Hiçbir zaman yekpare bir kıta olamayıp birbirine köprülerle bağlı yüzlerce, binlerce küçük adacıktan oluşan hayatın parçalarını birbirine iliştiren köprüleri yakmalı mıyız?
Hafızamızın en çok dönmek istediği, en çok özlediği adacığı mı, köprülerini yıkıp, hayat haritamızdan silmeliyiz?
Geçmişimizde en çok özlediğimiz mi en çok unutmaya çalıştığımız?
En unutulmaz olan mı en unutulmak istenen?
Ya da geleceğimizde en fazla zevk vaat eden mi, köprüsünün başında en uzun oyalanıp gözlerimizi kapayarak, belki ben gözlerimi açana kadar, ışıklarıyla beni çeken o adacık aklımın haritasından silinir diye beklediğimiz?
Hatırlamak için harcadığımız çabadan çok daha fazlasını unutmak için harcıyoruz.
Unutabiliyor musunuz bari?
Hayatınıza kazdığınız o çukurların etrafından dolaşıp geçebiliyor musunuz?
Bir zamanlar bütün dünyayı birbirine katan o şarkıyı dinlediğinizde, sorulan sorunun cevabını verebiliyor musunuz:
“Nereye gidersin sevdiğim, yatağında yalnızken? ”
Nerelere gidiyorsunuz yalnızken yatağınızda? En çok gitmek ve en çok kaçmak isteğiniz yere mi?
Geçmişte en yakınınız olmuş olan”şimdiki yabancıyı” ya da gelecekte en yakınınız olabilecek “şimdilik yabancıyı” hafızanızın derinliklerinden söküp uzak sürgünlere gönderdiğinizde onunla birlikte giden birşeyler olmuyor mu?
Her “unutuş” bir “eksiliş” gibi gelmiyor mu size?
Unuturken eksilmiyor musunuz?
Ve korkmuyor musunuz, sımsıkı kapadığınızı sandığınız o sürgün kapıları bir gün aniden açılıverecek, sürgünleriniz, “nerelere gittiğinizi”hiç söyleyemeyeceğiniz yalnız yataklarınıza gülümseyerek geliverecekler diye?
Ansızın geliveren bir zarftan çıkan Haydar Ergülen’in yanına mavi çarpı atılmış şiirindeki mısralardan haberdar mısınız:
“Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır”
Acıyor mu gözleriniz, göze alamadığınız yakınlıklardan?
Geçmişe ya da geleceğe doğru uzanan kaç köprü yaktınız bugüne dek; hayatınızın haritasını çizerken kendi ellerinizle, sevgiyle, gülümseyişle, sevişmeyle denizlerinize kondurduğunuz kaç adanın, unutuluşun depremleriyle suların derinliğine battığına tanıklık ettiniz?
Kaç adayı batırmak için kaç deprem yarattınız, bir adanın üstünü kapatsın diye depremlerinizle yükselttiğiniz o dalgalar, o adayla birlikte daha başka neler yuttu sizden?
Yıllar sonra bütün bu depremleri yarattığınız için affedebilecek misiniz kendinizi?
“ ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak”
Acıyor mu gözleriniz?
Gözlerinizi bağışlayacak “öbür” gözleri aramıyor musunuz?
Unutulanlar arasında en zor unutulanı olan o gözleri aramıyor musunuz?
Kim bağışlayacak gözlerinizi, kim bağışlayacak?
Kim bağışlayacak bu unutuşları?
“sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim”
Hatırlamak için harcadığımız çabadan çok daha fazlasını unutmak için harcıyoruz
Bize zevk verenleri ya da zevk vaat edenleri unutmak, onları aklımızın haritasından silmek için.
Unutuyoruz, her unutuşta biraz daha eksilerek.En hatırlanacak olanları unutmak derin sürgün yaraları açıyor içimizde.
Ve biri soruyor bize şarkılar söyleyerek: ”
“Nereye gidersin sevdiğim, yatağında yalnızken”
Geçmiş köprüleri yakıyor, geleceğe uzanan köprülerin başında, o gelecek de kaybolsun diye bekliyoruz, geçmişi unuttuğumuz gibi geleceği de unutmaya çalışıyoruz.
Zevk veren ve zevk vaat eden her şeyi unutmak için çabalayıp duruyoruz.
Gözlerimiz unutmaktan ve ayrılıktan acıyor.
“biri hepimizle göz göze gibi hala uykusuz,
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde.”
Bu sessizliği kim bıraktı size?
Gözleriniz birbirine değmiyorsa gecenin iki şehrinde bunun suçu kimde, neden değmiyor gözleriniz?
Neden tek sözcük bile yok o konuşkan gözlerde?
Geçmiş… Olan her şeyi biliyor ve unutmak için kıvranarak unutuyorsunuz.
Gelecek… Olacak her şeyi tahmin ediyor ve kıvranarak unutmaya uğraşıyorsunuz.
İki ucunu birden yıkıyorsunuz köprünüzün.Nereye gider bu köprüler, kendi eksilmişliklerinizden başka?
Ve sen nereye gidersin sevdiğim, yatağında yalnızken?
“İki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın, göze alamadığım
bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin.”
Belki de hatırladıklarımızdan ziyade unuttuklarımızı taşıyoruz şehirlerden şehirlere, ”göze alamadığımız bir şehir” yerine her şehirde, yalnız yatağımıza yattığımızda unuttuklarımıza gidiyoruz.
Hatırlamak için harcadığımızdan daha fazlasını unutmak için harcıyoruz.
Ve bir şehirde unuttuklarımızı her şehirde hatırlıyoruz.
Yekpare bir kıta değil çünkü hayat, adacıklardan oluşmuş dantelli bir harita ve unutmayla hatırlamanın med cezirlerinde, silindiğini sandığımız bir ada birden çıkıveriyor ortaya.Her şehirde çıkıyor.
Unutmaya çalıştıklarınız zevk verdi çünkü, unutmaya çalıştıklarınız zevk vaat etti çünkü size.
Unutmak, yaşanmış ve yaşanacak olanları yok etmek, silmek, haritanızı derin boşluklara koyu lacivert noktalara boyamak ve eksilmek istiyorsunuz.
Unuttukça eksiliyorsunuz.
Eksiliyorsunuz, ama unutabiliyor musunuz?
Gözleriniz acımıyor mu gerçekten?
Gözlerinizi bağışlayabildiniz mi?
Peki şu şarkıyı dinliyor musunuz?
“Nerelere gidersin sevdiğim, yalnızken yatağında? ”

Ahmet Altan





Alt 13-12-2005, 15:25 #12

wampir_angel

Forum Heveslisi

Bursa'da Zaman



Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.

Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sesszilik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
..........
..........



Ahmet Hamdi Tanpınar





Alt 13-12-2005, 15:27 #13

wampir_angel

Forum Heveslisi

Nerdesin



Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.

..........
..........



Ahmet Kutsi Tecer





Alt 13-12-2005, 15:28 #14

wampir_angel

Forum Heveslisi

Adı Gül'dü



ADI GÜL'DÜ!

Adı Gül'dü
Gülleri severdi en çok
Güldü mü güller açardı gül yüzünde
Güllerle bölüşürdü yalnızlığını
Hep gül beklerdi sevdiğinden
Bir de 'gül mevsimini' takvimlerden
Bir gül kokusuna
Bir de 'gül reçeline' dayanamazdı
Hep güller kurutmuştu
Hayatının en hazin sayfalarında
Hep gülerek büyütmüştü sevdasını
Ve her sabah
Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya
Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi
Ahşap bir evin avlusunda
Mis kokulu gülleri derlerdi
Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi
Ne zaman bir haksızlık görse
Kanayan bir gül gibi
Ahh bu dünyada
Gülü gülle tartsalar derdi

Ne okur ne yazardı
Ağlasa gülleri sular
Gülse gülleri okşardı
Ama ne zaman içli bir şarkı duysa
Güllere bakar uzun uzun dalardı

İşte öyle bir çiçekti
Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi
İşte o kadın
Benim annemdi.

Bir bilseniz
Ne güller yeşertti hayatın dikenlerinden
Dökerek gözyaşını
Ve şimdi
O güller süslüyor onun mezar taşını...

Ahmet Selçuk İlkan





Alt 13-12-2005, 15:29 #15

wampir_angel

Forum Heveslisi

Ağladım



Dün gece uzun uzun
Seni andım ağladım.
Sonu yok yolumuzun
Ona yandım ağladım
.

Kim bilir acımızı
Bu yasak aşkımızı
O eski şarkımızı
Çaldım-çaldım ağladım! ..

Dolaştım sokaklarda
Ağaran şafaklarda
Seni senden uzakta
Sardım sardım ağladım


İmrendim sevenlere
Sarılıp gidenlere
Elele gezenlere
Baktım baktım ağladım

Benimsin bende değil
Ellerim sende değil
Yanmamak elde değil
Yandım yandım ağladım
.

Tuza bastım yaramı
Aşkla açtım aramı
Sensiz son sigaramı
Yaktım yaktım ağladım.

Ahmet Selçuk İlkan





Alt 13-12-2005, 15:30 #16

wampir_angel

Forum Heveslisi

Allah Kahretsin



Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi
Kim ne derse desin!
Tahammülüm kalmadı artık
Bıktım seni sensiz yaşamaktan
Nasılsa döneceğin yok senin
Çıldıracağım bu gidişle
Allah kahretsin! ..

Durup durup seninle gezdiğim yerlerde dolaşıyorum
Sanki köşe başından sen çıkacaksın
Sanki duraklarda beni bekliyorsun
Geçen gün birine rastladım aynı sokakta
Saçları sen gözleri sen kaşları sen
Koştum heyecanla peşinden
Ve hayatımda ilk defa bir tokat yedim senin yüzünden
Allah kahretsin! ...


Dünya ateşler içinde
Savaşlar almış başını gidiyor
Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor
Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim
Umurunda mı senin?
Kimbilir hangi cehennemdesin?
Allah kahretsin! ..

Hangi masaya otursam
Senin sevdiğin içikiyi koyuyorlar önüme
Vazomda hep senin sevdiğin çiçekler
Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar
Senin doğumgünlerini kutluyorum senden habersiz
Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için
Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem
Ecel gibi peşimdesin
Allah kahretsin! ..


İşte böyle bir sevda benimkisi
Bu zamanda, bu devirde
Haklısın adam olacağım yok benim
En güzeli artık son vermek bu hayata
En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi
Ya da en yüksek tepelerden
En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi
Ama içimde sen varsın
Ya sana bir şey olursa?
Allah kahretsin! ..

Ahmet Selçuk İlkan





Alt 13-12-2005, 15:30 #17

wampir_angel

Forum Heveslisi

Bana Bunu Yapmayacaktın!



Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin.
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?
İşte ellerimde
Suç ortağın bir sinema bileti
Bir pastane köşesi
Bir tiyatro gişesi.
Bu kadar ucuza gitmeyecektin
Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni
Şimdi boş bir mezar bulsam
Seni böylesine sevdiği için
Oraya bırakırdım kalbimi…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
Kaz kırmızısı yağmurlar
Yağdırmayacaktın gecelerime
Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın
Beni böyle çıldırtmayacaktın!

Artık
Adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
Söyle
Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini? ..
Bil ki
Bundan böyle
Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve ömrümce
Sarılmam yasak sana! ..

Ahmet Selçuk İlkan





Alt 13-12-2005, 15:31 #18

wampir_angel

Forum Heveslisi

Bana Gel Deme



Ayağım ayağıma dolaşır sonra
Gözlerim büyür büyür, kocaman olur
Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam
Bana gel deme!

Bırak umutsuzluğum bende kalsın
Yokluğunda eriyeyim bırak
Gözyaşlarım yağmurlaşır diyorum
Bana gel deme!

İşte resimlerine bakıp avunuyorum
Hayallerim yetiyor bana ne güzel
İnan dudaklarını ısırabilirim
Bana gel deme!

Zaten ölesiye hasretim aydınlıklara
Ve bitimsiz bir özleyiş bendeki
Kanatlanabilirim, uçabilirim belki
Bana gel deme!

Ahmet Selçuk İlkan





Alt 13-12-2005, 15:33 #19

wampir_angel

Forum Heveslisi

Gözlerin Kal Diyor Dudakların Git



Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor, dudakların git.
Bakışın anahtar, sözlerin kilit,
Ellerin aç diyor, dudakların git.

Ayrılık dönüşü olmayan bir nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir.
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir,
Gözyaşın kal diyor, dudakların git.

Gidersem bir daha dönmeyeceğim,
Kalırsam kalbime yenileceğim.
Çözemedim seni delireceğim.
Gözlerin kal diyor diyor, dudakların git.

Duvardan insinmi resimlerimiz,
Yabancı olsunmu isimlerimiz.
Ya deli dolu gecelerimiz,
Anılar kal diyor, dudakların git.

Bu romanda biter belki birazdan,
Ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan.
Ağlıyor besteler yine hicazdan,
Şarkılar kal diyor, dudakların git....

Ahmet Selçuk İLKAN





Alt 13-12-2005, 15:34 #20

wampir_angel

Forum Heveslisi

Gözlerin Kanıma Girdi Girecek



Öyle düşman gibi bakma yüzüme
Gözlerin kanıma girdi girecek
Sitemler yağdırıp gelme üstüme
Sözlerin kanıma girdi girecek

Adımın önünde adın yazılı
Resmimin yanında resmin basılı
Sabrım sabıkalı sevdam azılı
Hasretin kanıma girdi girecek

Hangi mahkum çekmiş böyle işkence
Asmalı mı dersin bu kalbi sence
Ne gündüzüm gündüz ne gecem gece
Sensizlik kanıma girdi girecek

Aldığım her nefes sana yazılı
Korkarım ki sensiz ömrüm sayılı
Yüreğim tutuklu gönlüm cezalı
Hasretin kanıma girdi girecek.

Ahmet Selçuk İlkan





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:36 .