Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 08-05-2009, 16:18 #61

єร๓єг

Foruma Alışıyor



Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.



bu SoN.! .dedikçe sonum oluyor...!



bir aşkın tarihine kaç unutulmuşluk sığdırılabilir..?

.../...

sesimin çaresizliği taş plakları aşındırıyor
detone olmuş bir sevdayı
yüreğim inatla ömrümün şarkısı yapıyor..!

tenimi dağlayan göz izleri tenimde
hiç gülerken ölmemişim ben
hep bitmeye yakın,
hep gitmeye..
bir damla akıyor..
öyle usul usul...
kaderim dudaklarımda;
he-ce-li-yo-rum
-en iyisi..derken;
gözyaşımda teninin tuzunu bulmak
köz oluyor yürek yangınıma
yapamıyorum...!


gidip gelmeler,
başa dönmeler,
başımı döndürüyor..
kaldığım yeri unutmasam,
hani devam etsem diyorum..?
yaşadığım hikayede sayfanın ucunu kıvırdıkça;
kırılıyorum..!

bırak beni şehir..
anılar sana emanet..!
gözyaşlarım sokaklarına yağmur olsun..
süpürsün ayrılıklarını...
vicdanımı salma peşime..
unuturum diyorum..
nasıl olsa giden hep sevilir
ama ben ne zaman niyetlensem;
ayaklarımdan oluyorum...!


...gözyaşlarımla yıkadığım gülüşlerimin rengi soldu
şimdi bu tablonun değeri sen/ce..ne olur..?





Alt 08-05-2009, 16:18 #62

єร๓єг

Foruma Alışıyor


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.


Akşamüstü yağmurları yağıyor...
Kurşuni, Kekik Mavisi, Su yeşili...
Karanlık basacak az sonra...
Yine hüzün, yine özlem,
Yine keder olacak bende...
Yokluğunun acısı çökecek yüreğime...
Yokluğuna alışmaya çalıştığım
Kimbilir kaçıncı gün?
Yokluğunu kabullenmek
Çok ağır geliyor sevdiğim...
Anlamak ve alışmaksa imkansız...
Kor ateşler içinde yangınlardayım...
Yüreğimin içinde karıncalar yürüyor...
Gece demini almış.
Uykuya kafa tutan gözlerim sensiz...

GİTTİN!
Önce gözlerim öksüz kaldı yokluğunda...
Yokluğun, ruhumu yakıp
Damarlarımda dalaşan sensizliğin acısı...
O acıyı uyutsun diye sığındığım,
Ama seni orada da
Hep ama hep kaybettiğim soğuk rüyalarımdı...
Yalnızlığımla sen diye her gece
Koynuna girdiğim zamansız ölmelerimle
Gözlerinden mavi akan
Nehirlerde boğulmaktı yokluğun...
Yokluğun, yüzüne bakarken
Gözlerinde unuttuğum dalgın gözlerim,
Yokluğun, bu yarı deli,
Bu hayattan kopuk ruhumdu senin yokluğun...

Oysa seni sevmek,
Soğuk yalnızlığımdan sıyrılıp
Nefes almak için geceleri tek başıma
Bu koca kentin karanlık sokaklarında
Yabancı yüzlerde senin yüzünü aramaktı...
Seni sevmek,
Seni her gün özlemek,
Her şeye direnmekti sevgili...

Gittin, öyle mi?
Gittin!
Beni ay ışığının vurmadığı bu kentte,
Sensizliğimle, aşkımla,
Bu hayata hep yabancı ruhumla,
Soluksuz, umutsuz,
Sensiz bırakarak gittin...
Bu kentin bilmediğim sokaklarında
Dolaştım kendimi kanatarak...
Sensizlik sürgünlerimle topladım
Lime lime düşlerimi...
Ve isyanlarımın çığlığı
Bu kimsesiz ömrüme saplandı hep
Senin yüreğine değil, ey sevgili...

Gittin, öyle mi?
Git!
Bedeli ebedi sensizlik olsa da
DÖN demeyeceğim...
BENİ BENSİZLİĞE, KENDİNİ BANA MAHKUM EDİYORUM...

HADİ ŞİMDİ SEN YAN, EY SEVGİLİ...





Alt 08-05-2009, 16:18 #63

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Bir haykırıştı gözlerimden aydınlığa yansıyan
Adını anmaya olan özlemimse
Buruk bir düşünceydi

Ve silinemeyecek kadar benden olmuş
Bana kesmiş bir keder

Telafisiz bir anın telafisiz tekrarları dönerken zihnimde
Geride bırakılmışlığın karanlığı eksilmeden geceme döner
Tepe taklak olmuş bir hayattır önümdeki
Gündüzsüz geceler eşlik eder
Dedim ya karanlığımın hükmü geçer

O anın değersizleştirdiği her şey mutsuzluğumu örseler
Yalnız kaldım nihayetinde
Yoksun bırakıldım hayallerle kuşatılmış krallığımın kıyısında

Karanlığımın hükmünde
Söylevidir tarihin
İnsan kadar aşk kadar eski

Dilek kuyusuna döndü içimdeki dipsiz kuyu
Meteliğe boğulmakta tek bir dilek uğruna

Bıkmadan ve usanmadan
Adının ibadet misali tınısını dudaklarımdan eksik etmeden…

Ağlamaktan bıkmadan
Sona ermesi için tanrıya yakarmadan
Bekleyeceğim

Ömrüm adanmış aşkının hezimetine ve ben bıraktığın karanlığı da sevmeyi öğreneceğim





Alt 08-05-2009, 16:28 #64

єร๓єг

Foruma Alışıyor


Beni burada bulumayacaksın
Sanma ki 24 şubatı hatırlayacağım
O günü ve seni unutacağım,neden mi?
Beni göremediğin için,
Bense seni tanıyamadığım için
O gün bir facia idi hayatımda
Öyle kalacak
Şu deprem vardı ya onun tarihi olacak
O gün…….. ve ben her yıl o günü
Deprem faciası olarak hatırlayacağım
Aslında ben seni unutmak için sevmemiştim,
Öyle olacak görünen
Neyse sana yolculuğunda
Mutluluklar
“seni düşünen bir yürek var”
deme bana, düşünmediğin ortada

Seni tanımadan önce ağlıyordum
Ağlıyordum ya
Tanıdığım günde
Hala ağlıyorum
Bu sefer sen ağlatıyorsun
Beklememiştim ya senden bunu
Sende öyle çıktın
Hain çıktın

Şimdi anlıyorum,ben seni değil
İçimdeki özlemi
Aşk özlemini sevmişim
Layık değilmişsin sevgime
Kapatmak istiyorum ya seni
Bırakmıyor içimden bir şeyler
Olsun yinede bitireceğim seni
O özlemi de terk edeceğim seninle
HOŞÇA KAL CANIMSIN BENİM





Alt 08-05-2009, 16:33 #65

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


<B>
Sen bensin aslında da...
Sen benim umutsuzluğum,
Sen benim huzursuzluğum,
Sen benim kusursuzluğumsun.
Gelsem yasaksın, tükenirim.
Kalsam dayanamam, yıkılırım.
Kaçsam faydasız…
Dönsem çaresiz…
Ölsem bir türlü, ölmesem bir türlü.
Sen benim yaşam kaynağım,
Sen benim son nefesim,
Sen benim özlemimsin.
Sen bensin aslında da, ben kendimi kaybettim

</B>





Alt 08-05-2009, 17:13 #66

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.


Dağların dorukları dumanlı olur
Geriye dönmez savaşçılar...


Fırtınayla yıkanmıştırömürleri
Karla yıkanmıştır yüzleri...
Bu yüzden asla vedalaşmaz
Ve kılıçlarında taşırlar şiiri! .

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Bu yüzdensevdalarımahzundur
Yürekleri kallavi!
Alınları ihanet vurgunudur.
Gözleri intihar mavi...



Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.


Yusuf Hayaloğlu
Anısına Saygıyla






Alt 08-05-2009, 17:16 #67

◊◊Gûñ~Іşıĝı◊◊

mavioje


üstat, beni müsait bir şiirde indir...

bugün bir şiir bile uğramadı yanıma
sana uğradı mı bilmiyorum
pencere kenarında yağmuru seyrettik yalnızlığımla,
balkona astığımız düşlerimizi içeri aldıktan sonra


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim../..ayrılırken
ama sen herkesin öğrettiğini yineledin
şimdi aşk../..inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda

deniz kabuklarından bir mumluk yapmıştım sana,
vermeye zamanım olmadı
şimdilerde içinde yakıyorum,
sesini duyuramayan kelimelerimin yorgunluğunu
biliyor musun../..bilmem
sen cümlelerimin 1. Kordonuydun

II

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.


..susmaya gidiyorum.../..birazdan dönerim..

acil servis gibi yetiştim bütün kanamalı sevdalarıma
yanlarına gittiğimde,
odaları boştu../..çarşafları temiz
bir küçük not bile yoktu../..”kurtardığınız için teşekkür ederiz”

bu yüzden emekliliğimi istedim yorgun aşkların baş hekiminden
tazminatım suskunluk
beni ait olmadığım şehirlerde aramayın,
adresimin caddesi../..burukluk

III

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

..teri soğumamış bir ayrılıkla içilen özlem, ateş yapar.. dün gibi hatırlıyorum ayrıldığımız günü 24 ocak../..kış../..kıyamet../..felaket sanki herkes beni görmek için toplanmıştı şehir meydanında parmaklarıyla gösteriyorlardı../..“işte bu kadın terk edildi” naralarıyla bu günlerde../.dalgasını geçebiliyorum vedaların o günlerde../..serum kokularına bulaşmıştı bütün kılcal damarlarım gerçekte kim olduğunu çok düşündüm, özleminin yer yer sağanak yağışlı olduğu zamanlarda galiba artık biliyorum sen../..büyümeye zamanı olmayan çocukların, dar zamanlarda attığı içten bir kahkahasın beni beklemeye gidiyordun.../..galiba yolu şaşırdın IV ...bu şiire girmek hüzünlü ve yaşlıdır..

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

biraz önce gözlerimden düştün
seni ıslattığım için üzgünüm
yanaklarımda kurumanı istemezdim,
dudaklarıma almışken ıslaklığını
sen../..gözlerim../..ve katre


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

sana yaşatmak istediğim çok şey vardı,
aşk’da kısa çubuğu ben çektim...

V


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

...kırgınlıklarımı kaybettim, hükümsüzdür...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

sabaha karşı gittiğin için bağışladım seni
sen de kendini bağışladın mı../.. bilmiyorum
zor oldu indirmek resimlerini duvarlardan
ki.../..tozlanma diye albümlerde yaşatmadım seni
seni../..bir “anı” olsun diye sevmedim

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

...ve hiç aldatmadım../..kirpiklerimle bile çok önceleri sorduğum bir soruydu, “şiir bir aşk’ı kurtarabilir mi?” diye yirmi dokuzuma iki adım varken gülümsüyorum da, şiir bir aşk’ın ancak bekçisi olabilir

VI

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

...bu şiirde U dönüşü yapılmaz...

illegaldir bütün terk edişler,
ölümlerde dahil...

VII

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

...kızım bahara aldanma, üstüne yine de bir şiir al sen..

mayıs’ın çocuklarıyız ikimizde
belki de bu yüzden acele ettik ayrılmak için,
tenlerimizin ateşi bizi kavurmasın diye..

biliyorsun../..çok erken aldım hediyemi senden
seninkini vermek içinse çok geç

doğum günün kutlu olsun../..unutmadı giritlalesi
mumlarını söndürdüm../..yüzümde gönderdiğim dileklerin gölgesi


VII

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

...aşk dersem çık, ayrılık dersem çıkma...

dedim../..çıkmadın
aşk bitti...





Alt 08-05-2009, 17:18 #68

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

sustum kimse bilmiyor



Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Sustum!

Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!


kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...

yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime

kimse duymuyor...

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

sustum!

sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir


yaraları yalayan rüzgar

sokaklarında kahrolduğum şehir

gözlerim konuşuyor yalnız...

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

sustum!

bin ah sürüp dudaklarıma


ne kadar susulacaksa o kadar sustum!

sustu benimle deniz,

sustu deli dalgalar, sustu martılar...

umutlarımı sarıp rüzgarlara

uzaklara savuruyorum her gece

yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne

kimse görmüyor...



saçı ağarmış hayaller

nemli kirpiklerle

bulutlandığında gözlerim

gökte şimşek olup çakıyorum

kimse görmüyor...



Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Sustum!

tuz basıp yaralarıma!


sustum...

içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi

yaslanıp yalnızlığın duvarına

gül döküp kalabalıklara

kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece

kimse bilmiyor..

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

sustum!

sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak


acılar konuşuyor şimdi yalnız

yaralı gönlümün sızıları konuşuyor

tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir

atıyorum uçurumlardan

kimse görmüyor...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

sustum!

saçlarını kokluyorum rüzgarların


dudaklarından öpüyorum hayatı

içimde incecik bir sevgi ürperiyor

sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme

gelmiyor beklediğim bahar

yaralar merhem tutmuyor

gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara

mendil silmiyor

yağmur dinmiyor

sevdiğim bilmiyor...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Sustum!

sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman


sustum

yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata

kimse duymuyor...



sustum!

İçimdeki dalgalar kabardıkça volkanlar gibi

sustum

sustu dudaklarım, sustu gözyaşlarım

sustu gözlerimdeki şiir

gönlümdeki nehir

bulutlar haykırdı isyanımı

şimşekler haykırdı

sadece ben duydum

sadece ben

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

sustum!

ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat


kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi

yaralar merhem tutmuyor

geceler avutmuyor

ben sustum

acılarım konuşuyor yalnız...

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.





Alt 08-05-2009, 17:21 #69

◊◊Gûñ~Іşıĝı◊◊

mavioje


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Kendimden yoruldum..
Sürekli maske takmaktan,
İçim kan ağlarken,
İnsanlara gülmekten yoruldum...

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Çok sinirliyken bile,
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum.
Hüzün çizgileri sarmışken yüzümü,
Gamzelerimi göstermekten yoruldum..
Bağıra bağıra ağlamak isterken,
Gözyaşımı içime akıtmaktan yoruldum.
İçimde deli gibi çağlayan aşk varken..
Dağlara taşlara haykırmak varken
Sesimi içime çekip,
Susmaktan yoruldum..

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.Bu resim yeniden boyutlandırılmıştır. Resmin tam halini görmek için buraya tıklayın. Asıl resim 618x424 boyutlarındadır.Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Gözlerinin mavisinde sana bulanmak isterken
Siyahın esiri olmaktan yoruldum..
Kendimden yoruldum
Hep güçlü olmak ne kadar zordur;
Hep sorumluluk sahibi olmak,
Çocukken genç olmak ,
Gençken olgun olmak
Kimlik değiştmekten yoruldum..
Çabuk tükettim
Umutlarımı
Yarınlarımı
Duygularımı..


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim
Yine kurulmuş sahne
Başrolde ben
Yardımcı oyuncular ;hüzün, acı maske
Konu;herşeye rağmen mutlu olma sanatı
Ha bide
Oyunun adı var ;Hayat
Gülüyorum yine zorunluluktan..
Bu kaçıncı rol alışım bu filmde
Alışılmış senaryolar bunlar..
Acemi mi sandın beni hayat!!
Ben her gece bu sahnenin müdaviniyim
Hadi bırak mutlu olma tasasını
Yapışmış alnımıza Hayatın kavgası
Düş yakamdan hayat!!!..
Oyunumu oynarım
Sahnemi kapatırım
Ölümdür sonuma yakışan
Bilmezmisin!...
En çok ölülerdir alkışlanan





Alt 08-05-2009, 17:22 #70

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


Suskunluk En Güzelidir...
Kabullenmek, Sessizce Çaresizce..
...
Ve Artık Çekip Gitmek Başka Gönüllere...
Özgürce...
İçim Buruk, Yüreğimde Hala İnce Bir Sızı
Dönüp Durdum Hayallerin Şehrinde...
Yüzümü Çevirdim Gerçeğe...
Kırgınım, Yorgunum, Bitkinim..
Senden Geriye Bunlar Kaldı İşte...





Alt 08-05-2009, 17:24 #71

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Kelimelerin bir dağ yamacında biriktirdiği yağmurlarım ben.
Damla damla tükenmeye hazır bir ateş bağrımdaki.
Sevdiğimin kor bakışları yok bu şehirde.
Hazır değilim sonu sızılı kelimeler kurmaya.
İçimde büsbütün ıslaklığını tadıyorum ayrılığın.


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Sevgilim...
Uzun zamandır gözlerin gözlerimde değil,
Şarkılar söyleyen senin, kulaklarımda ezgileri ek****
Zaman geçti...
Bir buruk yağmur yağdı üzerime.
Omuzlarımdan avuçlarıma...
Dokundukça yoksun,
Yoksun...
Yüreğimde acıdı bu sözcük,
Adı ayrılıktı...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Hıçkırdım sözcükleri dudaklarımdan,
Sancılarını çektim kalabalıklar içinde yüzümde gülücüklerle...
Hepsi yalandı...
Maskeler taktım,
Gülücük perisiydim karşısında hayatın.
Oysa içimdeki ben kandırılamaz bir gerçeğin izleriydi.
Dudaklarımdan hıçkırıklarla yoksun dedim,
Sessiz karanlıklara çekildim,
Çığlıklarımla içimde depremler yarattım.
Ayrılıktı...
Hıçkırdım... Öğrendim acılı kelimeler kurmayı,
ve yüreğimde bir gemi terkettim,
İçinde mutluluğun yolcuları vardı,
Dudakların vardı sabahları güneşten önce gözlerimi öpen.
İçinde yağmurların tadı vardı,
Binbir gece binbir renkte dokunmaların...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Ay gözlerinde parlıyordu,
Dudakların masallar gibi dudaklarıma heceliyordu,


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Senin tenin kırmızı meşale gibi yüreğimi aydınlatan,
Kor siyahlar içinden yüzümü göğe uzatan...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Sevgilim,
Gitme...
Gitme güneşleri sereyim mavi şehirlerine,
Gitme...
Gitme bulutları yağmur gibi ekerim gözlerime...
Senin tadında hiçbir çiçek,
Hiçbir toprak,
Hiçbir yağmur geçmiyor...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Sessizlikte dalgalar denizde,
Suskunluğun şarkısını duyuyorum.
Yalnızım,
Saçlarından okşadığım ellerim kadar yalnız...
Özledim...
Rüzgar sesini özledim,
Mavi düşlerime ninni ezgilerini...
Çiçekler kokan tenini...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Bir gülüşünle rüyalara dalardık iki beden.
Gelincikli saçlarımdan tut hadi.
Bir kere daha gamzeli yanaklarına dokunsun ellerim,

Ellerim üşüyor Sevgilim...






Alt 08-05-2009, 17:26 #72

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


Sevgin tereddütlü senin,
Ömrümü gölgeler istemem,
Adın yalnızlıkmış senin,
Yeni öğrendim,
Herkesin kaderi adına benzermiş,
Kaderinde adına benzemiş,
İstesen de çok geç veremem,
Aşkım küflenir sende,

Ruhunda yalnızlık şarkısı çalınır.
Bir ses gelmez gönül telinden,
Bizim için çalmasın,
Üryan notalarında isimsiz bir senfoni...
bestelerim sayende hep nemli,
Hiç kurumaz artık, kuruyamaz...
Zamansız geldiğin şarkımda
Sesin yakışmaz artık
Sakın adımı söyleme...
Sözlerini tutmaz aynaların,
Küf kokulu bir yalnızlık seninkisi;
Ve için acımaz sadece acıtır,
Kimseyi istemez benliğin,
Çaresizce susar kalbin,
Suskunluğu bilirim asaletindendir.
Kendini gösterir yine benliğin
Kör olmuştur, aydınlığı yoktur
Ve rezilliğini ayyuka çıkarırken yalnızlık
Bir ayrılık daha yazılır sessiz notalarda...

Dağınık zamanların;
Toparlanamamış ruhusun sen.
Dünün olmadı, bugününde olmayacak, yarının da...
Zamanlarımızı birbirine yetiştirmeye çalışsam da,
Nafile; vakit farkıyız biz.
Ben gündüzle doğarken ömür şarkıma,
Sen gece ile gelmeyi şeçmişsin bile...

Beklemiyordum; zamansız geldiğin gibi
Zamansız gidişini aslında...
Gidişinde hazırlık telaşı başlamış,
Kaç gün olmuş, kaç gün batmış...
Zamansızız henüz dedim ya...

Her gece aramızda sessiz bir düet olacak...
Aşkta bir olsak da düşlerimiz ayrılacak,
Adın artık ağır gelir bana,
Gölgende küflenir aşk,
Küflü aşklara ayrılık yazılmıştır zaten,
Çöpler yine çığlık çığlığa...

Ömür melodin çalmadı hiç,
Nakarat sadece sende yalnızlık...
Hiçbir ayrılık yakışmaz bana ama,
Hiçbir şey hak etmez ayrılığı senin kadar.
Aşk içtim sayende, dilim yandı,
Ayrılığı şimdi üfleyerek içmeli,
Yalnızlık sende bir ayrıcalıksa,
Küflenen aşkımın şerefine son kez
Gözyaşı şarabımdan içelim mi?




GUAPO! Bunu beğendi.

Alt 08-05-2009, 17:27 #73

◊◊Gûñ~Іşıĝı◊◊

mavioje


Bir bahar akşamı özlenenler gibisin ..
Aslında sen benim herşeyimsin
bazen gözlerim oluyorsun
her yerde sen varsın
bazen bir fısıltı olup yankılanıyorsun kulaklarımda
bazen en sevdiğim çikolatam oluyorsun
tadın hep dudaklarımda
bazen hislerim oluyorsun kokunu hissediyorum içimde
bazense bir yabancı oluyorsun
hatta iki yabancı bile olamıyoruz bazen ..
bazende ben oluyorsun tek beden gibi tek aşk gibi ..
bir zamanlar herşeyim oluyordun yani
oysa simdi sen de herkes gibisin ..
kahretsin ..! özlemek seni hemde en derinden ..
bunu biliyor musun sen ?
bilmiyorsun tabi nerden bileceksin ..
sen özlemek nedir bilmezsin ki
değerin ne olduğunu bilmediğin gibi ..!




GUAPO! Bunu beğendi.

Alt 08-05-2009, 21:36 #74

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

" S€N "



Sen yarının özü
Ah sen yarının dili
Sen yarının sözü
Ah canım benim sol yanım benim



Diren ey karam diren
Diren iç yaram diren
Diren sevdaya güven
Ah canım benim sol yanım benim



Sen umudun yolu
Ah sen kavgamın seli
Sen yarının dili
Ah canım benim sol yanım benim



Diren ey karam diren
Diren iç yaram diren
Sevdan hep dünkü gibi
Hiç yaşanmamış günlerim gibi
Ah canım benim sol yanım benim



Yar sol yanım yanar ...




Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.





Alt 08-05-2009, 21:41 #75

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Alem varlıkla


Tanıştığı an sevdim seni



Aşk varlığınla tanıştığı


Sevda,


Bir yüreğe sığdırıldığından beri



Ve bir ruhun


Kendine bakışındaki


Hayretle sevdim seni


Ne zaman mı sevdim seni?


Bir şairin ruhuna,


Aşk üflendiğinden beri



Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.



Cennetten sevdim seni


İlahi ırmaklarla çağlayan,


Tansık gibi...


Taş devrinden sevdim


Resmini mağaralarda


Yüreğimle yontarken,


Açılan yaralarımda,


Varlığını ruhuma perçinlerken


Özlemini sarıp


Asırlar açıp asırlar kapatırken...


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.



Seninle sevdim


Kuşlara kucak açan rüzgârı


Ruhların gözlerine doğan


dolunayı


Sessizliğin sana akmasını


Seslerin sende kaybolmasını



Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.


Seninle sevdim


Ressamın fırçayla tanışmasını


Şairin,


Kayıp bir duyguyu aramasını


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.






Alt 08-05-2009, 22:07 #76

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Daha uyanmamalıydık masallardan.
Ne zaman bitti o eşsiz ormanlar, yollar?
ne zaman ayrıldı yolları şehzade ile ipek kızın?
ve ne zaman vazgeçti yakışıklı prens yüzyıl uyuyan güzeli uyandırmaktan?
Ne zaman yoruldu aladdin lambasını ovmaktan?
iyilik perileri, sevimli cinler şimdi neredeler?
Daha uyanmamalıydık...

Masallar hep o renkte ve aynı inandırıcılıkta kalmalıydı kalbimizde.
Bir şey oldu, bir yerlerde.Büyüdük mü küstük mü birşeylere ne;
inanmaz olduk masallara.Dinlemez olduk ve anlatmadık bir daha.
Belki anlatılacak masalımız kalmadı,
çabuk yordu hayat bizi.

Oysa ne güzeldi küllerinden yeniden doğan Anka kuşu,
Kaf dağının ardındaki o gizemli ülke,
lal bir oba uşağı ile güzeller güzeli bey kızının başkaldıran sevdası.
Nasıl özlüyoruz geçmişi...Neden özler ki insan?
Hele birde mutsuz bir çocuksanız...
Çocuktuk çünkü.İnanıyorduk.

Köprüler geçmemiş,aldatmamış,aldatılmamış,bedeller ödememiş,
ayrılık ve hasret mektupları okumamıştık.
Ve dizlerimizi kanatmamıştı henüz hayat.
İnanıyorduk, duruyduk, saftık, çocuktuk.
Şimdi anlatacak bir masalımız bile yok, bir köşesine sığınacak...





Alt 08-05-2009, 22:50 #77

кαηı∂єℓi

Foruma Isınan Üye


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Sevgi bize imrenirdi, kıskancından yanardı

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Her nefeste mutluluk ciğere dolup taşardı

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Geçmiş gelecek sağlı sollu ellerimden tutardı

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Güven huzuru mest ederdi. Bu kalp senle atardı

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Yaşananlar kar etmezken.
Umutlarım el ayak çekmiş.
Yarın güzel olacak derken
Gelecek çoktan geçmiş.





Alt 08-05-2009, 23:17 #78

ʍαυι

ÖZEL ÜYE


Bak gözlerime, bitmiş olamaz..


Geride kalmıştı yaşanan ne varsa.
Artık her şey geçmişin raflarına kaldırılıp,
tozlanacaklardı orda belki. Elde kalanlar, anılardı sadece.


Yaklaştırsana yavaş yavaş kendini bana..
Al içine tekrar, derinine sakla,
Kat kasırgana...


Yalan söyleme, Bak gözlerime, bitmiş olamaz..
Yokla ceplerimi,Aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz...


"Bu kadar çabuk mu bitecekti herşey?
Bu kadar çabuk mu tüketilecekti? Aşk yalan mıydı?
Sevda bir hikayemiydi sonu belirsiz?
Bir zamanlar ruhunu yakarcasına ısıtan neydi o zaman?
Cevapsız sorular doluşuyor bir bir aklımın içinde.. "


"Öylesine zor ki iki yabancı gibi aynı sıradanlık
çemberinde dönüp durmak, değmeden birbirine.
Görmeden birbirini, görsen de dokunamadan,
dokunsan da hissedemeden.
Yanıbaşımdayken hissetmek yokluğunu.
En ağır şey bu olsa gerek. Artık ne yüzüm, o
eski yüz, ne yüreğim o eski yürek.
Bütün bakışlar silik, anlamsız."


Aşk kırıntısıyla doymaktansa,
Tek başıma aç kalırım bu hayatta,
Paylaşacak birşey artık yoksa,
Bir erkekle bir kadın arasında...


"Sen yanımdayken hissetmektense
derinlerimde yokluğunu, sarılır yalnızlığıma avunurum onunla.
Ağır geliyor geceler boyu süren yürümek..
Çöküyorum dizlerimin üzerine.
Adımlar yaklaşıyor belki yolun sonuna. Nerde unuttum?
Bu hikayenin hangi satırında bıraktım seni?
Hiç farketmedim. Belki tek bir kelimeydi,
önemsiz deyip geçtiğim, büyüdü içimde.
Aynalar iç içe, içlerinde bir tek ben, sen yoksun.
Düşüyor yüzüm, kırılıyor bir yerinden.."


Yürürüm ipte ağım yokken,
Hem de kopkoyu içim..
İnan çok çalıştım,Bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için...


Neyim var ki senden başka?
Hadi son bir kez.. Ceplerimi yokla,
Aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz...



"Kazanmak için yaşamadım. Senden iyi kim bilebilir ki bunu?
Bana benden çok sahip senden başka kim?
Ağır gelen bir yük gibi ezip geçiyorum düşen yüzümü.
İçinde sen yoksun ki, bir anlamı yok artık. Her şey aynı..
Gün doğuyor bir yerlerde. Bense hep karanlıklarda..
Bir ışık versen bana, güneşler doğacak ruhuma."


"Biz birşeyleri unuttuk.. Kabuslarımız değildi onlar..
Belki de gülmeyi unuttuk doyasıya.
Bir de aşkı habersizce, çaldırdık galiba güneşe.
Kendimizi verdik karanlığa."


"Görmediğin bir uçurumun kenarında ayaklarım.
Gözlerim, bilmediğin uzaklara bakıyor."


"Yorgun olmamalıyız.. Hala bir adım atabiliriz..
Ya sevdanın yangınına, ya da sonsuz düşüşe."





GUAPO! Bunu beğendi.

Alt 09-05-2009, 09:11 #79

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Anneciğim!
Evlatlar vardır başarılarını, zaferlerini yazarlar...
Sana yazacak bir başarım, bir ödülüm yok anne.
Keşke olsaydı da, seni sevindirebilseydim.
Keşke, benim de anneme yazacak, anlatacak başarılarım olsaydı.
Ama yok anne...

Sevdiğin, okşadığın saçlarıma aklar düştü anne.
İlk evvel saçlarım hayat mücadelesinde yenildi.
Düşmanlarım hep benden güçlü oldu anne.
Onların tahta kılıçları benim çelikten kılıcımı paramparça etti.
Onlar beni yenmek için ne senaryolar yazdı, ne iftiralar attılar.
Ben, ‘masumum’ bile diyemedim.
Düşmanlarıma hep yenildim anne.

Ve ne yazık ki, dostlarıma da... Dostlarım da beni hep yendi...
Ben onları dost bilirken onlar beni meydanlarda tuş ettiler.
Arkamda hep bir hançer yarası oldu anne.
Senin anlayacağın, dostlarım beni düşmanlarımdan daha beter etti!
Kahkahayı unuttum, tebessümle dost oldum.
Yüzümde acı bir tebessüm var şimdi.
Bahtıma yenildim anne!

Çocukluk yıllarımın özlemiyle seni aradım anne...
Senden daha şefkatlisini,
daha merhametlisini bulamayacağımı bilerek...
Her şey küçükken güzelmiş anne.
Şimdi büyüdüm ve yenilmeyi öğrendim anne.

Gülü çok sevdim, hele alını, pembesini...
Bahtıma hep beyazı düştü anne...
O çok sevdiğim güllerin, dikenlerine yenildim anne...
Açlığa-tokluğa, hastalığa-sağlığa, dosta-düşmana...
Hepsine ama hepsine yenildim...

Senin anlayacağın hayata yenildim anne...
Yenildim...





Alt 09-05-2009, 09:12 #80

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Bir el tutmak istersin ya bazen, yada birine sarılmak
İşte tamda öyle bir anda, tamda öyle bir gecede
Öylebi soğuk olurki dünya, öylebi donarki kalbin cehennem bile Çözemez artık o buzları
Heryer karardı, korkma sarıl bana, dunya yalan ama boşver elimi tut
Herşey bitebilir, korkma sarıl bana, herşey yalan ama boşver elimi tut
Herkes kalleş, korkma sarıl bana, bugece çok soğuk boşver elimi tut
Yine yalan atmadım, haydi darıl bana, son birkez olsada nolur elimi tut

Dünya boşa dönebilir ama ben geri dönemem yapamam birdaha ölemem
Gözlerim üstüne çığ gibi yaşlar dökülür ama ben yine seni sevemem
Olmaz yarim yalancısın sen, olmaz yaren çıkarcısın sen
Sen yine deligibi gel beni sev ama beni benden çok sevme sakın
Yalanının üstüne mum yaktım ben sakın onu söndürme ben yanarım
Ağlamaklıyım, fayda varmıki, ateşlerdeyim çare varmıki
Gecelerin üstüne gün doğarmıki, buz tutan kalplere kor düşermiki
Yalanlı dünya kahpe değilmisin, beni benden eden sen değilmisin
Heryer karardı, korkma sarıl bana, dunya yalan ama boşver elimi tut
Herşey bitebilir, korkma sarıl bana, herşey yalan ama boşver elimi tut
Herkes kalleş, korkma sarıl bana, bugece çok soğuk boşver elimi tut
Yine yalan atmadım, haydi darıl bana, son birkez olsada nolur elimi tut

Kalbimin üstüne kumarlar oynadım, aşklar yalanmı yalanada doymadım
Üstüme geldiler ama kalp kırmadım, çektim derdimi sabrettim yine
Sıktım dişleri, saklanıp ağladım, hergece yatağıma kederim yorgan
Hayalime sarılıp adımı bir ansan, ah birde sorsan nasıl geçiyor ömür
Durdur BENİ hadi ellerim yazmasın, güldür hadi beni gözlerim yanmasın
Mutlu son olmasada arada sırada gel benim elimi tut neolur sanki
Yine benim ol yine, yine bana gel yine, yine beni sev yine yeniden başa dön
Karanlığın üstüne bir ışık yakalım, cigaram söndü yenisini yakalım
Heryer karardı, korkma sarıl bana dunya yalan ama boşver elimi tut
Herşey bitebilir, korkma sarıl bana herşey yalan ama boşver elimi tut
Herkes kalleş, korkma sarıl bana, bugece çok soğuk boşver elimi tut
Yine yalan atmadım, haydi darıl bana son birkez olsada nolur elimi tut

SON BİRKEZ OLSADA NEOLUR, NEOLUR ELLERİMİ TUT





Cevapla

Etiket
unutulmuyor


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:35 .