Sponsorlu Bağlantılar:
  Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Lahana Çorbası Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree498Beğeniler
Cevapla
Seçenekler
Alt 06-05-2009, 12:36 #1

Ottoman Empire

Osmanlı İmparatorluğu

Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Her gece olduğundan biraz daha muhtacım sana,Kırgınım aslında, kızgınım…
Hayır sana değil; Seni kırıp üzen şu aptallığıma…
Ne olursa olsun
Zamanım da mekanım da değişmiyor Hep her zaman aynı yere çıkıyor bütün yollar;
Sana!..

Uzun zaman oldu içimdeki maviler donalı. Kendim seçtim sevdayı tek başıma
yaşamayı. Yalnızlığımın sorumluluğunu taşıyacak kadar da yürekli olduğumu
düşünür ve söylerdim herkese gururla. Geceler sancı olur işlerdi içime ama
yüreğimde yaşattığım sevdamı düşündükçe, içime yayılan sıcaklık alıp götürürdü
tüm sancılarımı...

Ne kadar zamandır böyleyim, ne kadar zamandır en yakın dostum özlem,
hatırlamıyorum. Sanki zaman durdu. Evet özlüyorum ve özlemeyi de seviyorum.
Çünkü özlemin içinde aşkım, mutluluğum, umutlarım var. Gidenlerin ardından ağıt
yakmamayı öğreneli çok uzun zaman oldu ama sen bambaşkaydın. Kimseyi senin kadar
sevmemiştim ki. Seni birine anlatmaya kalksam sözcükler yetmiyor, kelimeler
acizleşiyor. Neye benzetsem, hep bir yanın eksik kalıyor...

Gülemiyorum artık? En iyi yapabildiğim şeyi kaybettim? Aslında önce seni ve
senle birlikte herşeyimi kaybettim. Yanımda yoksun. Olsan sarılırdım sana sıkı
sıkı. Bırakmazdım, sıkılır, bağırır çağırırdın ama ben biraz daha fazla
sarılırdım sana. Biliyorum benden bağımsızdın, hiç sahip olamadım sana. Olmakta
istemedim aslında, çünkü hep yanımda olacaktın... Ya da ben öyle sandım...

Dinlediğim her şarkıda, her yağmurda ıslanışımda, dalgaların kayalara
çarpışında, her nisanda ve her eylülde, sen yeniden gidiyorsun benden. Ben bu
ayrılışların acısını yaşarken, birgün gidebileceklerini düşünerek, kimsenin
gelmesine izin vermiyorum…

Sana ilk satırlarımı yazdığımda, yine mum ışığı vardı odamda. Soğuk, beyaz bir
defterin her şeyi hayale dönüştüren sayfalarında, ilk kez seni yaşamıştım. Şimdi
uzun yağmurların ardından yine mum ışığıyla dolu odamda, yine ve hala sana
yazıyorum. Çünkü ben her hayal kırıklığım, her duvara çarpışımdan sonra hala
sana dönüyorum.

Ortasından kopartıldığı için hiçbir zaman sonu gelmeyecek günlerimize dönüp,
hala seni arıyorum... Çünkü hala seni .........

Görüntüleme:160623, Cevaplar:3722

Alt 06-05-2009, 12:38 #2

Ottoman Empire

Osmanlı İmparatorluğu
Yemin olsun! Yıllar sonra da gözlerinin rengini unutmamış olacağım ..

Ayrılığımızın tüm zamanlarını biriktirdiğim bu gecenin, son kahvesini içiyorum sevgilim. Düşündüm... Neleri seçip, nelerden vazgeçtiğimi! Seni seçip, senden vazgeçmelerimle geçmiş dolduramadığım gündüzlerim, gecelerim, kışım, baharım....

Hafızamın bizimle ilgili kayıtları sağanak halinde bu gece..Elimi sıkıca tutan elin, beraber söylediğimiz ama senin makâmını bir türlü tutturamadığın Sezen şarkıları, dolu dolu kahkahaların, çocuk gibi göz kırpışların, güz renkleri, kar manzaraları, veda buseleri, dalga sesleri, ışıl ışıl akşamlar..Dedim ya, bugün tüm kayıtlar yağıyor göz yaşlarıma..Hiçbir çağrışımınla ödeşemedim ki yokluğunda, bugün ödeşeyim..Sensizlik zor!

Sevdim seni deli adam!

Kahvaltı yapmadan içmeme izin vermediğin ve beni krize sokan sigarasızlıklarımı bile özledim.

Hayatımın, seninle geçen deli mi deli ama en hesapsız günlerini özledim.
Sevdim seni..

Sevda iştahı kaçmış aşıklar için, iştahsız yıkıntılar içinde, sözde sevda denilen, saçmalıklara tercih etmedim içimdeki yangını. Sensizken de seninleydim bir başıma.Yalnızlıktan bıkıp yelken açamadım olmayacak olan ve kaderimde yazmayan denizlere..Bütün bunların hayal gücünü aşacağını biliyorum oys¤¤¤¤endinle konuşurken bile, dudak payın var artık tüm kelimelerinde değil mi?.Olsun yine de seviyorum seni..

Bana gel dediğin an mesafeler anlamını hiç yitirmeyecek bilesin..Yol sevdadır..Böyle ihtişamlı bir aşk karşısında ne yapılabilir ki, seni ölesiye sevmekten başka? Bu sahne eşsiz bir an; geçerken onu selamlamak gerek ve ben sessizce selamlıyorum, bir kahve daha içmeliyim..Heyhat! Zamanı yine savuramadım.

Seni seviyorum..


Alt 06-05-2009, 12:39 #3

Ottoman Empire

Osmanlı İmparatorluğu
Hiç görmedin,
Senin için akan gözyaşlarımı...
Hiç bilmedin,
Seni düşünürken
Nasıl dalıp gittiğimi...
Hiç hissetmedin,
Çöl ortasında, vadiyi özler gibi
Seni özlediğimi...
Unutmaya çalıştım...
Unutamadım...
SEN, unutamadığımsın...
Hiç sormadım,
Unutulmuşluk kervanının bir yolcusu
Bir handa sabahlayan, bir yabancı
Bir günlüğüne açan çiçek..
Bir gecede bitirilen sohbet mi olmak istedin???
Göremedin çabamı...
Unutmaya çalıştığımı bilmedin...
Çektiğim ızdırabı hissetmedin...
Ne gelir elden??
Unutamadım...
SEN unutamadığımsın..


Alt 06-05-2009, 12:40 #4

Ottoman Empire

Osmanlı İmparatorluğu
SONSUZ AŞK

Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga, seven - kıyı, sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim yar.

Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini...
Sevilmeyeceklerini...
Koklanmayacaklarını...
Okşanmayacaklarını...
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni böyle beklerim yar.

Yar, ipek böceğini bilir misin?
Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını
Bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını
Ama aşkına feda eder kendini.
Öyle verir kendini yarenine korkusuzca
İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar.

Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için
Öyle zorludur ki ayrılmaları
Verir meyvesini ağaç
meyve tohum olur, tohum kök olur
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden

İşte bende böyle yar;
Yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak icin.




Alt 06-05-2009, 12:50 #5

<<NeyzeN>>

αуαи_ı ѕαв̔


Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim....
Ümit Yaşar Oğuzcan


Alt 06-05-2009, 13:03 #6

<<NeyzeN>>

αуαи_ı ѕαв̔


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.
Hiç okuyamıyacagın bir mektup yazıp hayali murekkeple
yorgun ayaklı bir postacıya veriyorum;
hiç ulaşmasın sana diye.
Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.
Çifte yedili atarsan
İpini koparmış bir ucurtma kadar özgür olacağım ; söz.
ama şimdi nane,limon kaynatmam gerek kalemime
Hapşırıyor tükenmezi
Titriyor kelimelerimin akibeti belirsiz hiçliği
nefessiz bırakılmış öznelerim
fiillerimde açkarnına tokluk hissi.
Üşüyorum nedeni belirli
Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.
Vaktini çalacağım belki ama;
hadi bana ateşe verilmiş bir cumle sonu bul


Alt 06-05-2009, 13:16 #7

Ottoman Empire

Osmanlı İmparatorluğu
Güzel şiirlerini sayfamda paylaştığın için teşekkürler esin.

Marilyɳ Monroє Bunu beğendi.

Alt 06-05-2009, 13:18 #8

Ottoman Empire

Osmanlı İmparatorluğu
Tek bir kalemde silip atabildiysen yaşananları, hiç için acımadıysa, korkmadıysan anıların altında ezileceğinden ve gün gelip vicdanınla yalnız kalacağını düşünmediysen, ne diyebilirim? Benim için şimdi susma vaktidir.
Şimdi Susma Vaktidir!
Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

İnsan yaşamında ne fırtınalardan geçiyor. Kaç denizde boğuşup azgın sularla, derede boğulmak olur mu? Oluyormuş! Bu kadar komik sebeplerden mi kavga ettik yani? Hiç mi hatırı yoktu sevdanın? Sen zaten gitmek istiyormuşsun, an yakalamamışsın meğer ayrılacağa davetiye olacak.
Yıllar geçti, içinde sevgi olmayan bir tek gün vermedim aşkımıza. İlk günden daha fazla sevmeyi öğrettim kalbime. Zamanla azalır aşkın diyenlere inat sevdim. Bir çocuğu büyütür gibi eğittim, korudum, sakındım sevgimizi.
Sıkıldın herhalde, öyle mi? Yoksa mantıklı bir cevabı yok bu anlamsız tartışmaların. Daha dürüst olmalıydı, daha yürekli bir gidiş yakışırdı bu ilişkiye. O zaman değerlenirdin gözümde. Başka birini sevip mesela, dimdik durabilseydin karşımda, hiç olmazsa başka birine olan sevgine sahip çıkabilseydin, bir kahraman edasında gidebilseydin yanımdan, bak o zaman daha kıymetli ve daha aşık kalacaktın gözümde!
Aklıma geliyor, üzülüyorum. Yok canım, gitmen değil ki derdim; gitme şekline üzülüyorum. O zaman senden daha adammışım gibi geliyor, kadın duruşuma, erkek yüreği ekliyorum. Bundan sonra gelecek olana, bonus olarak bu yüreği vermeyi düşünüyorum. Kim hak edecekse?
“İnsan birine tutkun olmalıdır” der Goethe! Bence insan en az bir şey olmalıdır. İyi bir dost, iyi bir eş, iyi bir baba, iyi evlat, mesleğinde iyi, iyi bir ağabey; bunlardan hiç olmazsa birinde başarılı olmalıdır. Hangi sıfatı kendine yakın buldun, söylesene? Gerçi sana kalsa, hepsinde bir numarasındır ama kazın ayağı öyle değil!
Ben yanıldım! Yanılmak yanlış oldu galiba, düzeltiyorum, kandırıldım! Ne güzel bir resim çizmişsin. Mükemmele yakın bir adam! Olmayacağını bile bile inandım. İnanmak istemiş olabilirim, peki sende hiç vicdan yok muydu?
Yalnız bir kere için, soruma dürüst cevap verir misin? Dost olarak gelsem, sana senin gibi bir adamı anlatsam, bana ne derdin? O adam için neler söylerdin? Sakın bırakma, sevginin peşinden mi git derdin? Çok merak ediyorum, aynada gözlerine bakabiliyor musun? Değer verdiğin, sahip çıktığın hiçbir şey yok mu bu dünyada? En azından evlatların, onlar için bile biraz çabalamaya değmez miydi?
Aslında tebrik etmek lazım, ciddi söylüyorum, hem de madalya vererek ödüllendirmek gerek. Nasıl becerebilir bir insan evladı bu kadar düzenbazlığı? Bunca emek, zaman ve çabayı sevgine harcasaydın, seni başımda taşırdım. Taht yapar, üstünde oturturdum. Zekana söylenecek laf yok, çevrendeki herkesi bu kadar başarılı bir şekilde kandırabilmen takdire şayan. Peki, hiç mi üşümez yüreğin? Korkmaz mısın gün olurda hesabı sorulur diye?
Kime, neyi anlatıyorum ki? Bunlar senin bir kulağından girip ötekinden ışık hızıyla çıkar. En iyisi her şeyi yukarıya bırakmak. Ne yaşayacaksan bu hayat yolculuğunda, seni ona teslim ediyorum. Beddua etmiyorum, arkandan küfür de etmeyeceğim. Kızgınlığım zaten yok. Bu yazdıklarım sadece şaşkınlık. Gözlerime bakacak kadar yürekli olsaydın, hepsini yüzüne söylerdim. Seni yaşamın ellerine teslim ediyorum. Sevmek için seni seçmek benim tercihimdi, bedelini ödeyeceğim. Bundan sonra bana sadece susmak yakışır, susuyorum…..

Marilyɳ Monroє ve A?K CELLADI Bunu beğendi.

Alt 06-05-2009, 13:18 #9

Ottoman Empire

Osmanlı İmparatorluğu
Gittiğin gün yumruğumu vurduğum
duvarla yüz yüzeyim şimdi
bu şehir
ayrılıkların en kötüsünü yükledi gençliğime


Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

ve sen bana
dayanılmaz bir bekleyiş bıraktın
bitmiyor

yine eylüle denk gelmişti firarın
sararmış bir mevsimde unuttun beni
ben gözlerini sakladım odamda
gülüşünü hapsettim ömrüme
gülüşün ki şimdilerde uykumu yokluyor






Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.



gittiğin günden beri durdu zaman
geçmiyor


Marilyɳ Monroє ve A?K CELLADI Bunu beğendi.

Alt 06-05-2009, 13:19 #10

Ottoman Empire

Osmanlı İmparatorluğu
Kalpten Dile Dökülen Nağmeler.

Şimdi bir şarkı yaz bana, adı dört harf olsun. Sözlerinin içinde bir bakışının dilencisi olduğum en çok özlenilen gözlerin olsun. O gözlerki anlamsızlıklara bin anlam katan. Ağlamanı gördüm, gülmeni gördüm, en acimaz bakışlarını gördüm. O gözlerde en çok uçsuz, buçaksız huzur vadisini gördüm.

Şimdi bir şarkı yaz bana adı dört harf olsun. Bu şarkının müziği ılık yağan nisan yağmurları gibi ruhuma işleyen gülüşlerin olsun. O gülüş ile kurumuş bir ağaca baksan dayanamaz yeşerir. Bir zamanlar kurumuş bir ağaçtım, sende yeşeren. Ne zamanki bakışların üstümden çekildi ben kurudum.

Şimdi bir şarkı yaz bana adı dört harf olsun. Bu şarkıda sen gül, ben bülbül olayım. Labirent yollardan kapına geleyim, sevgimi hürmetle sana sunayım. Sen gül'ün rolüne burun, isteme beni kapında, kov acizane sevgimi. Bu hep böyle olsun! Varılmaz olan sana, varmak değildi amaç! Senin yolunda ölmekti amaç. Boş ver bu sözleri, sen gül'sün bunuda anlamazsın, bülbül'ü asırlardır anlamadığın gibi. Sen gül'sün, ben gülünü kaybeden bülbül.

Şimdi bir şarkı yaz bana adı dört harf olsun. Bu şarkıda sen güneş ol. Her yeniden doğmak için battığında, seni izlerken ben kendi içimde bir daha doğmamak üzere tek bir defa batayım. Şimdi doğuyorsun her sabah sevdiğinin gönlünde. Bense o akşam battım içimde bir daha doğmamak üzere.

Sensiz yaşayamam, sensizliğin içinde ölürüm demiştim. Sen alaycı gözlerinle bana bakarak kimse, kimse için ölmez dedin. Evet kimse, kimse için ölmedi. Kimse olmayan sen için ölündü! Şimdi bir şarkı yaz bana, adı dört harf olan "ölüm" olsun.

Marilyɳ Monroє ve A?K CELLADI Bunu beğendi.

Cevapla

Etiket
unutulmuyor


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Kalpten Dile Dökülen Nağmeler. Konusuna Benzer Konular

Mojitos ⓛⓞⓥⓔ


ⓐ αуяıℓıк яüzgαяı ~ ⓡ


http://localhostr.com/files/085794/Fon%20Mzik.mp3 Ayrılığı anlat hadi bana (...) Çekip giderken bu bedenden ! Gözyaşlarımı nasıl dindireceğimi...

ⓢⓔⓛⓐⓜ


ん乇リ..! SeLamun Aleyküm.. Adım VoLkaN Forumla tanışmam biraz karmaşık oldu (: Canım sıkıldı işlerden kurtulup vakit geçirebileceğim paylaşım...

ⓡⓔⓕⓘⓚ ⓚⓔⓢⓣⓔⓜ ⓢⓘⓘⓡⓛⓔⓡⓘ ⓣⓤⓠⓑⓘⓚ '


Seni, Seni Bi Seversem Görürsün O Zaman Refik Kestem Seni, seni bi seversem görürsün o zaman… tatlı şey seni! Hasta etme beni, o yosun...

¤ ⓩⓘⓨⓝⓔⓣ ⓢⓐⓛⓘ ¤ вєş çαуι [b.a]





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:21 .