şimdi nefretimsin
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 06-06-2009, 12:22 #1

xxayshexx

Foruma Alışıyor

şimdi nefretimsin



ben seni senden daha fazla severken
bırakıp gittin beni bir sebeb göstermeden
zaman ile anladım sen beni sevmemişsin
aşkımıza ihanet lanetini eklemişsin
günleri günlerime birer birer ekledim
geçegi göremedim gelir dedim bekledim
yüzün kalmamış senin gelemezsin güzelim
senin yerin cehennem şeytandanda betersin
taparcasına sevdim kalbimi sana verdim
kör olmuşsun güzelim sevgimi göremedin
göremezsin bebegim taş kalplinin tekisin
sevmeyi bilemezsin ezmektir senin işin
kalbimi açtım sana art niyetle kullandın
sömürdügün gençligimi hayatımı harcadın
maziden bir hatıra bana azap bıraktın
terkedipte giderek büyük yalnış yaptın
elimdeki gülleri teker teker soldurdun
seni seven kalbimi nefret ile doldurdun
sen benim ilk aşkımdın vede son umudum
dilimde duam idin şimdi bedduam oldun
SATTIN BIRAKTIN BENİ BİR ZENGİN İTİ İÇİN
SATIN ALIRIM SENİ SEN SATILIK BİRİSİN
BENİM SEVDİGİM GİBİ SENDE BENİ SEVSEYDİN
GÜNAHLARDAN UZAKTA EBEDİYEN BENİMDİN
nankörsün ey sevgili bu aşkın katilisin aşkım demem ben sana sen sıradan birisin....



Benzer Konular

Görüntüleme:1756, Cevaplar:3

İlginizi Çekebilir >
Alt 06-06-2009, 13:45 #2

αѕι яυн_вנк

''αşкα ιηαηм


şimdi nefretimsin

Ben her zaman ağlamam ama sen giderken iş değişiyor .

Bitiyordu.
...
Bitiyordum.

Bana ait ne varsa ya eksiliyor,
Eskiyor.

Yaşlanıyorum.

Hiç kurumadan,
Güneş yüzü görmeden...

Yaşlanıyorum.


Bir hüznün gölgesindeyim. Adın duyulmuyor ve adımı haykırmıyorsun. Bitmiyor karabasanlarda adını haykırışlar, aynı sancıyla geceyi sabaha katışlar, yalnızlık!

Bu eksiklikte gel de yaşlanma! Sonra uzak bir ülkeden haberler salıp, bilmem hangi gelecek zamanda, güzel olacağından bahsediyorsun anların.

Lakin...

Geçiyor ömründen anlar,
Anlarda dünler,
Bugünler dündeler,
Yarınların geleceği de farksız...

Buna rağmen! Koca koca adımlarla sana göndürüyorum damlaları...

dediğim gibi işte;Ben her zaman ağlamam ama sen giderken iş değişiyor .





Alt 06-06-2009, 16:41 #3

αѕι яυн_вנк

''αşкα ιηαηм


Yüreğimin boşluğuna duaları doldurdum

Artık büyümüştür yüreğim...


Bir viran şehirde

Âh! Elime düştüğünde sağ olaydın...


Suskunsun...

Suskunum...

Bir hüzün kıyısında

Dalmaya hazır bir martı

Kanadına yazıldım

İnadına yazıldım


Hikayeme girdiğin gibi

Çıkıyorsun bir gün ortası

Bir gün ortası güneşe küsüyorum

Leyla çoktan susmuştur

Çöller içimde büyüyor

Mecnun çoktan bulmuştur Mevla'yı


Âh! Başına düşesi dağ olaydım!


Rüzgar senden beri esmiş

Duymamaşım...

Alıp götürmüştür sesini

Zaman senden yana geçmiş

Anlamamışım

Şarkılar hep seni söylemiştir

Ağlamışım...


Âh! Diline düşesi bağ olaydım.


Kaybettiğim ne çok şey var

Seninle kazandığım

Kaybettirdiğin...

Yüreğim en son yitirdiğim

Varlığım olaydı

En son kırılacak şeyim

Olaydı aynam.


Gittin...

Ben yokum...

Aynalar kırık dökük



Âh! Peşine düşesi çağ olaydım.


Kanlı gömleğini bırakıp bende

Kim duyuyor kokunu şimdi uzaktan

Ellerim hala kanıyor

Züleyha...

Biliyorum...

Züleyha beni kıskanıyor.


Uyku çiçekleri uyanmayacak

Ve biliyorsun...

Gün uzaklarda doğacak

Gidiyorsun...

Hergün...

Hergün yeniden gidiyorsun

Âh içine düşesi ağ olaydım.


Hücremde güzü anlatıyor martılar

Beyaz değildir artık onlar

Bir bir sararıyor tenleri

Sararıyoruz...

Gördükçe gidenleri

Zaman çoktan çöktü

Dibine yokluğun...


Bir şehir vardı burda bir yerlerde

Burda bir yerlerde sen olmalıydın

Bu vakit

Gölgeni bırakmalıydın yahut

Gittin tümünle...

Bütünümle...


Yüreğimin boşluğuna

Duaları doldurdum

Artık büyümüştür yüreğim...


Bir viran şehirde

Âh! Elime düştüğünde sağ olaydın...







Alt 06-06-2009, 19:47 #4

Slam_Jam

Birbaşkabaharabelki


Nereye gidersin sevdiğim…
Hatırlamak için harcadığımızdan çok daha fazla çabayı unutmak için harcıyoruz herhalde.
Unutmak…
Çaresizlerinşimdi nefretimsin fırtınalar arasındaşimdi nefretimsin bir gün oraya ulaşmanın düşünü kurdukları o acıklı sığınak.Hayatımıza girenleri ya da girmek için kapılarımızı zorlayanları silmek aklımızdanşimdi nefretimsin onlar yokmuş gibi davranıp onlar yokmuş gibi yaşamak.
Geçmişişimdi nefretimsin o geçmişi yaşayan parçamızla birlikte çıkartıp atmak içimizdenşimdi nefretimsin atılan her parçayla birlikte içimizde bir boşluk kalacağını bilerek yapmak bunu.
Ya da yaşanacak birşeyler vaat edenlerişimdi nefretimsin bir gün onları da unutmak zorunda kalacağımızı düşünerekşimdi nefretimsin daha baştan unutmaya çalışmakşimdi nefretimsin geçmiş gibi gelecekten de parçalar ayıklamak.
Geçmişimiz ve geleceğimizle bir kazı yerine çevirmek hayatımızı.
Nasıl bir öğüt vermeliyiz kendimize?
“Unut “ mu demeliyiz?
Sana zevk vermiş olanları ve zevk vaat edenleri unut.
Hiçbir zaman yekpare bir kıta olamayıp birbirine köprülerle bağlı yüzlerceşimdi nefretimsin binlerce küçük adacıktan oluşan hayatın parçalarını birbirine iliştiren köprüleri yakmalı mıyız?
Hafızamızın en çok dönmek istediğişimdi nefretimsin en çok özlediği adacığı mışimdi nefretimsin köprülerini yıkıpşimdi nefretimsin hayat haritamızdan silmeliyiz?
Geçmişimizde en çok özlediğimiz mi en çok unutmaya çalıştığımız?
En unutulmaz olan mı en unutulmak istenen?
Ya da geleceğimizde en fazla zevk vaat eden mişimdi nefretimsin köprüsünün başında en uzun oyalanıp gözlerimizi kapayarakşimdi nefretimsin belki ben gözlerimi açana kadarşimdi nefretimsin ışıklarıyla beni çeken o adacık aklımın haritasından silinir diye beklediğimiz?
Hatırlamak için harcadığımız çabadan çok daha fazlasını unutmak için harcıyoruz.
Unutabiliyor musunuz bari?
Hayatınıza kazdığınız o çukurların etrafından dolaşıp geçebiliyor musunuz?
Bir zamanlar bütün dünyayı birbirine katan o şarkıyı dinlediğinizdeşimdi nefretimsin sorulan sorunun cevabını verebiliyor musunuz:
“Nereye gidersin sevdiğimşimdi nefretimsin yatağında yalnızken? ”
Nerelere gidiyorsunuz yalnızken yatağınızda? En çok gitmek ve en çok kaçmak isteğiniz yere mi?
Geçmişte en yakınınız olmuş olan”şimdiki yabancıyı” ya da gelecekte en yakınınız olabilecek “şimdilik yabancıyı” hafızanızın derinliklerinden söküp uzak sürgünlere gönderdiğinizde onunla birlikte giden birşeyler olmuyor mu?
Her “unutuş” bir “eksiliş” gibi gelmiyor mu size?
Unuturken eksilmiyor musunuz?
Ve korkmuyor musunuzşimdi nefretimsin sımsıkı kapadığınızı sandığınız o sürgün kapıları bir gün aniden açılıverecekşimdi nefretimsin sürgünlerinizşimdi nefretimsin “nerelere gittiğinizi”hiç söyleyemeyeceğiniz yalnız yataklarınıza gülümseyerek geliverecekler diye?
Ansızın geliveren bir zarftan çıkan Haydar Ergülen’in yanına mavi çarpı atılmış şiirindeki mısralardan haberdar mısınız:
“Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır”
Acıyor mu gözlerinizşimdi nefretimsin göze alamadığınız yakınlıklardan?
Geçmişe ya da geleceğe doğru uzanan kaç köprü yaktınız bugüne dek; hayatınızın haritasını çizerken kendi ellerinizleşimdi nefretimsin sevgiyleşimdi nefretimsin gülümseyişleşimdi nefretimsin sevişmeyle denizlerinize kondurduğunuz kaç adanınşimdi nefretimsin unutuluşun depremleriyle suların derinliğine battığına tanıklık ettiniz?
Kaç adayı batırmak için kaç deprem yarattınızşimdi nefretimsin bir adanın üstünü kapatsın diye depremlerinizle yükselttiğiniz o dalgalarşimdi nefretimsin o adayla birlikte daha başka neler yuttu sizden?
Yıllar sonra bütün bu depremleri yarattığınız için affedebilecek misiniz kendinizi?
“ ve gözleri ancak gözler bağışlayabilirşimdi nefretimsin
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak”
Acıyor mu gözleriniz?
Gözlerinizi bağışlayacak “öbür” gözleri aramıyor musunuz?
Unutulanlar arasında en zor unutulanı olan o gözleri aramıyor musunuz?
Kim bağışlayacak gözlerinizişimdi nefretimsin kim bağışlayacak?
Kim bağışlayacak bu unutuşları?
“sis değilşimdi nefretimsin uykusuzluk değilşimdi nefretimsin iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim”
Hatırlamak için harcadığımız çabadan çok daha fazlasını unutmak için harcıyoruz
Bize zevk verenleri ya da zevk vaat edenleri unutmakşimdi nefretimsin onları aklımızın haritasından silmek için.
Unutuyoruzşimdi nefretimsin her unutuşta biraz daha eksilerek.En hatırlanacak olanları unutmak derin sürgün yaraları açıyor içimizde.
Ve biri soruyor bize şarkılar söyleyerek: ”
“Nereye gidersin sevdiğimşimdi nefretimsin yatağında yalnızken”
Geçmiş köprüleri yakıyorşimdi nefretimsin geleceğe uzanan köprülerin başındaşimdi nefretimsin o gelecek de kaybolsun diye bekliyoruzşimdi nefretimsin geçmişi unuttuğumuz gibi geleceği de unutmaya çalışıyoruz.
Zevk veren ve zevk vaat eden her şeyi unutmak için çabalayıp duruyoruz.
Gözlerimiz unutmaktan ve ayrılıktan acıyor.
“biri hepimizle göz göze gibi hala uykusuzşimdi nefretimsin
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık
bu sessizliği kim bıraktıysaşimdi nefretimsin göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bileşimdi nefretimsin
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde.”
Bu sessizliği kim bıraktı size?
Gözleriniz birbirine değmiyorsa gecenin iki şehrinde bunun suçu kimdeşimdi nefretimsin neden değmiyor gözleriniz?
Neden tek sözcük bile yok o konuşkan gözlerde?
Geçmiş… Olan her şeyi biliyor ve unutmak için kıvranarak unutuyorsunuz.
Gelecek… Olacak her şeyi tahmin ediyor ve kıvranarak unutmaya uğraşıyorsunuz.
İki ucunu birden yıkıyorsunuz köprünüzün.Nereye gider bu köprülerşimdi nefretimsin kendi eksilmişliklerinizden başka?
Ve sen nereye gidersin sevdiğimşimdi nefretimsin yatağında yalnızken?
“İki şehri var geceninşimdi nefretimsin biri gözümde
tütüyorşimdi nefretimsin birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken sisteşimdi nefretimsin bana bu uykusuz
şehri niye bıraktınşimdi nefretimsin göze alamadığım
bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin.”
Belki de hatırladıklarımızdan ziyade unuttuklarımızı taşıyoruz şehirlerden şehirlereşimdi nefretimsin ”göze alamadığımız bir şehir” yerine her şehirdeşimdi nefretimsin yalnız yatağımıza yattığımızda unuttuklarımıza gidiyoruz.
Hatırlamak için harcadığımızdan daha fazlasını unutmak için harcıyoruz.
Ve bir şehirde unuttuklarımızı her şehirde hatırlıyoruz.
Yekpare bir kıta değil çünkü hayatşimdi nefretimsin adacıklardan oluşmuş dantelli bir harita ve unutmayla hatırlamanın med cezirlerindeşimdi nefretimsin silindiğini sandığımız bir ada birden çıkıveriyor ortaya.Her şehirde çıkıyor.
Unutmaya çalıştıklarınız zevk verdi çünküşimdi nefretimsin unutmaya çalıştıklarınız zevk vaat etti çünkü size.
Unutmakşimdi nefretimsin yaşanmış ve yaşanacak olanları yok etmekşimdi nefretimsin silmekşimdi nefretimsin haritanızı derin boşluklara koyu lacivert noktalara boyamak ve eksilmek istiyorsunuz.
Unuttukça eksiliyorsunuz.
Eksiliyorsunuzşimdi nefretimsin ama unutabiliyor musunuz?
Gözleriniz acımıyor mu gerçekten?
Gözlerinizi bağışlayabildiniz mi?
Peki şu şarkıyı dinliyor musunuz?
“Nerelere gidersin sevdiğimşimdi nefretimsin yalnızken yatağında? ”





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:25 .