iLk defa

#1
İlk defa insanları
Bu kadar mutlu görüyorum.
Sevgililerine
Bir başka sarılıyorlar
Etin kemiğe sarıldığı gibi
İnadına
Bir başka öpüşüyorlar
Kan kırmızı dudaklarında
Yokluğunu görüyorum.

Bu sensiz ilk günüm
Geçmek bilmiyor

zaman
Gözlerinden akan yaşlar gibi
Dayanılmaz geliyor
Bulutlar çorap örmüş
Gecelerin üstüne
Ay doğmak bilmiyor.

Bu sensiz ilk günüm
Geçmek bilmiyor.

Yıldızlar
Bağını koparmışlar
Deli gibi üstüme geliyorlar
Ve sensizlik
Çığ gibi büyüyor
Örtüyor gecelerin üstünü

Bu sensiz ilk günüm
Geçmek bilmiyor

Güller
Koparılmayacak kadar hevessiz
Ve rüzgar
Sensizliği fısıldıyor kulağıma
üşüyorum

bu sensiz ilk günüm
geçmek bilmiyor

İçinden bir şey kopar
Bir pus çöker içine
Kararır etrafın
Yalnız hissedersin kendini
Üşürsün
Dışarda güneş
Titrersin


Gün ortasında
Karanlıktasın
Özlem duymasa başlarsın
Sebepsiz


Gecede ay vardır
İçine vuran
Söylemediğin kelimeler vardır dilinde


Suskunsundur
Tutarsın
Bırakmasın
İçindekileri


Gözlerine bakarsın
Unutursun bütün günü
Mutlusundur
Ne beklediğini bilmezsin
Ne hissettiğini anlamazsın


Sisli bir sabaha uyanırsın
Etrafın boş
Evin sessizdir
Anlarsın
Gitmiştir


Küçük bir not vardır
Bir tek kelimen yeterdi
Gitmemem için

Dilinden dökülür kelimeler
Gitme
...
Faydasızdır artık
Kararır birden dünyan
Gözlerin buğulanır
Çökersin olduğun yere
ve hala söylemediğin
bir sözcük var dilinde

İlginizi Çekebilir


#2
iLk defa

Sana gel diyemem
Ben kendimden gideli çok oldu,
Yüreğime ayazlar vurdu,
Şarkılarım öldü benim bugün,
Ve ıslak bir cama vurdu çocukluğum.
Küf kokan bir gece devriliyor üzerime,
İçimdeki kentler darmadağın
Dilimde ıslatmaya kalktığım cümleler hayatın akışında,



iLk defa



Pişmanlıklar ayak bağım, keşkeler için artık çok geç..
Belki sabahlarım nedenler ile dolar taşar
Ve bir soru işareti olurum kendimde.
Belki de kıyametler koparırım kendimde kim bilir.



iLk defa


İliklerime kadar hissediyorum ölümü,
Ama korkmuyorum.
Şimdi bakışlarımdan şiirler düşüyor,
Ve vuruyor beni dört bir koldan,
Eşkıya duygularımı tutukluyorum göğüs kafesimde,
Deli gömleği giydiriyorum düşlerime.
Aynalarda hüzün rengi; bakışlarımda mana yok.
Karantina zamanlara sıkıştırılmış, gülüşlerimin tozu avuçlarımda
Ve gecenin körü çarpıyor suratıma.
Gözyaşlarımdan yangınlar çıkarıp yakmalı bu yüreği,



iLk defa


#3
wow:P Süpersinn Zaman OLsa tasarim Yapcam ins zaman olur Bende Yaparim KaLBİNE SaLik


#4
iLk defa


#5
iLk defaiLk defa


#6
SENSİZLİK
Düşünmek seni getirdi bana yalnızlığımda
Hayaller seni getirdi yine rüyalarımda
Sessizliği hissetmek senden sonra başladı
Ve bağırmak avaz avaz yokluğunda
Sevgiye susamak sendin benim için
Düşüncelerim, hayallerim, umutlarım yalnız sendin
Oysa şimdi sensizlik sarıyor beni
Ve sensizlik yaşanıyor her yanımda.

iLk defa


#7
iLk defa


#8
Senin aşkın yok bu şehirde,

SessizLiği gövdesinden söküp çıkardığın dağLar yok.

Kim biLir hangi yaman ateş harlandı?

HarLanan KızıLırmak değiL.

Kim biLir hangi mevsimLer soğudu,

suLarın bittiği denizlerde?

Bu deniz Marmara değiL.

Başını çevirdiğin dargın akşamLar,

Utanırdı yaşamaktan,

Utanırdı sevdaLar yaLnız kaLmaktan...


YıkıLdı canına yandığım hayaLLerim.

GözLerinde dondu yokLuğun öLümLeri

GöLgeLer yürüdü,

AyakLandı şehirLer,

ÇığLıkLar boğuLdu sızLayan yürekLerde

KuLakLarının çınLamasından anLamaLıydın,

kuşLara senden söz ettiğimi...

Hüznü ayakLandırmanın boş oLduğunu,

anLamaLıydın.


BiLiyorum,

Senin aşkın yok bu şehirde...

Badem gözLü çocukLarın hayaLi yok.

Kim biLir hangi güL yaprağı tutuştu?

Tenimin akLığına hangi kanLar karıştı?

Son sıcakLığında aşkın,

Kim biLir hangi ufuk karardı?

DağLar, ayağına bağLı pranga

Toprak, kan kardeşi aşkımLa

Başını yasLadığın vakitsiz öLümLer,

Utanırdı uyumaktan...

Utanırdı sevdaLar hoyrat yaLnızLıkLardan...


Daha türküLer dinLeyecektim.

Acı kahvemi içecektim tek başıma...

KahpeLikLerin üstüne,

masmavi gökyüzünü çekecektim.

Sabah ayazında açıLacaktı güneşin yüzü

Kördüğüm aşkLarı çözecektim,

ihanetin boynundan...

Zaman benim yanımda değiL...

YoksuLLuk boşaLıyor umutLara


#9
Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum.
Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol
istiyorum.
Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.
Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.
Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
Güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla
kutlamalıyız.
Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek...
Böylece yaşamalıyız işte.
Sonra çocuğumuz olmalı,
Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.
Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız.
Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı.
Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta
kırmalısın.
Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı.
Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden
Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz
olmalı.


#10
AGLAYACAKSIN
Dönüpte bakinca, bir an maziye
Kirdigin kalbime, gönder taziye!
Bilemedim kiymetin, eyvah diye
Döküp gözyaslarin..Aglayacaksin

Askin kalpte sakli, görünmez derin
Yüregim yaniyor, ellerim serin
Bu perisan adam benim eserim
Deyip hiçkirarak, Aglayacaksin

Izdiraptan gayri, ne verdin bana?
Sen’i seven Ben’ken..gittin yabana
Içip hicran zehrini, kana kana
Geçmise vah! edip..Aglayacaksin

Benim gibi seven, nerde bulunur?
Sevgimin günahi, Sen’den sorulur
Bir gün minarede, SELAA duyulur
Askim ölmüs deyip..Aglayacaksin

Deger vermedin, bakmadin yasima
Bir demet gül, koyacaksin basima..
Affet! ..deyip, sarilarak tasima
Fatiha okuyup..AGLAYACAKSIN


#11
Kalbim Acıyor

Bir gönül yorgunu şu kalbim benim
Neden aldattın gittin ey zalim
Bu kadar mıydı senin o yüce sevgin
Dönüşü yok artık kalbim acıyor

Bırakıp gittin ardına bakmadın
Madem mutluydun neden ağladın
Doğan güneşimizi sen kararttın
Dönüşü yok artık kalbim acıyor

Dönüp de bir bak şu maziye
Ne kalmış o büyük aşktan geriye
Bu uğraş, bu çabalar boş niye
Dönüşü yok artık kalbim acıyor

Gönül defterimden sildim ben seni
Acı dolu mazime gömdüm sevgini
Tanrıdan dilemem bil artık seni
Dönüşü yok artık kalbim acıyor

Aşkı, sevgiyi sende aradım
En büyük acıları sende yaşadım
Başkalarının oldun ses çıkartmadım
Dönüşü yok artık kalbim acıyor


#12
Bu gün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu
yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür
gümbür bir telaş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne
güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz
kafalılar! Ey sadrazam!
Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç
yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz
Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl
bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar
Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz
bir gömlek giyiyorum
Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-i yağma
Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli
bir pardesü
Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir
kitapları
Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür
ucundaki ırmakları
Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor orda
Köprülerden geçiyorum, karanlık yağmurlu bir gün, yürüyorum
istasyona
Bu evler hüzünlendiriyor beni, bu derme çatma dünya
İnsanlar, motor sesleri, sis, akıp giden su
Ne yapsam...ne yapsam her yerde bir hüzün tortusu
Alnımı soğuk bir demire dayıyorum, o eski günler geliyor aklıma
Ben de çocuktum, sevgililerim olacaktı elbette
Sinema dönüşlerini düşünüyorum, annemi, her şey nasıl
ölebilir, nasıl unutulur insan
Ey gök! senin altında sessizce yatardım, ey pırıl pırıl
tarlalar
Ne yapsam...ne yapsam...Dekart okuyorum sonradan...
Sakallarım uzuyor, ben bu kızı seviyorum, ufak bir yürüyüş
Çankaya' ya
Bir pazar, güneşli bir pazar, nasıl coşuyor yüreğim, nasıl karışıyorum insanlara
Bir çocuk bakıyor pencereden hülyalı kocaman gözlü nefis
bir çocuk
Lermontov' un çocukluk fotoğraflarına benzeyen kardeşi
bakıyor sonra
Ben şiir yazıyorum daktiloda, gazeteleri merak ediyorum,
kuş sesleri geliyor kulağıma
Ben mütevazi bir şairim, sevgilim, her şey coşkulandırıyor
beni
Sanki ağlayacak ne var bakarken bir halk adamına
Bakıyorum adamın kulaklarına, boynuna, gözlerine, kaşlarına
yüzünün oynamasına
Ey halk diyorum, ey çocuk, derken bende bir ağlama
İlençliyorum bütün bireyci şairleri, hale gidiyorum portakal
almaya
İlençliyorum o laf kalabaklıklarını, kurumuş yürekleri,
bireyin kurtuluşunu filan
İlençliyorum o kitap kurtlarını, bağışlıyorum sonradan
Uzun kış gecelerinden sonra kim bilir nasıl olur her şey
Uzun kış gecelerinden sonra, masallarda anlatılan
Durup durup bunları düşünüyorum, bir sevinci bir hüzün
izliyor arkadan
Yüreğim ipe sapa gelmez bir bahar göğü, Türkçe bir yürek
kısaca
Beklemek usandırıyor, telaşlı telaşlı bir şeyler anlatıyorum
sağda solda
Bir otobüse biniyorum, inceliyorum bir böceği tutarak
kanatlarından merakla
Yürürdüm eskiden baharda, o yıkıntıların ve çayırların
olduğu alanlara
Aklıma şiiri gelirdi o yaşlı Amerikalının, sonbaharı anlatan
şiiri
Çayırlar vardı o şiirde, baharı anımsatan ne de olsa
Böylece yeniden hazırlanıyorum bir coşkuya, yeniden
sokaklara fırlamaya
Kendimi atmak için bir uçurumdan balıklama
Büyük ve mavi bir şey izlenimi var bende, gördüğüm
filmlerden mi ne
Bir şapka, telaşlı bir gök, sıcak yapay bir dünya
Anlat anlat bitmiyor, bitmiyor bendeki daüssıla
Bütün sevgilerimi harcayabilirim bir çırpıda, yağmurlu o
yollar geliyor aklıma
Benzin kokuları, ıslak direkler, babamın esmer bir somun
gibi tombul ve sıcak elleri
Uyurdum. Bir de bakmışsın yeni bir film sinemada, şehirde
yeni bir kız, kahvede yeni bir garson
O üzgün ve sabahlıklı dururdu balkonda...
Şimdi ne var hüzünlenecek burda, nedir bu çatlatan
yüreğimi bu telaş
Sanki ölecek gibiyim, sanki birazdan polisler gelecek ya da
Gelip alacaklar kitaplarımı, bu şiiri, sevgilimin
fotoğrafını duvarda
Soracaklar babanın adı ne, nerde doğdun, teşrif eder
misiniz karakola
Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür
ucundaki ırmakları
Bir kız sessizce ölüyor, sessizce Vietnam' da
Ağlayarak bir yürek resmi çiziyorum havaya
Uyanıyorum ağlayarak, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ihracatçılar, ey
şeyhülislam!
Bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bunu söyleyeceğiz bin defa!
Sonra bin defa daha, Sonra bin defa daha, çoğaltacağız
marşlarla
Ben ve sevgilim ve arkadaşlar yürüyeceğiz bulvarda
Yürüyeceğiz yeniden yaratılmanın coşkusuyla
Yürüyeceğiz çoğala çoğala...

Alıntı ..


#13
Bir şarhoşum gezerim gece gündüz sokaklarında
Bulut olup gökyüzünde her daim ağlarımda
Boğulurum diye korkarsın belki haklısın kaygılarında
Şunu unutma adın her an dolaşır damarlarımda
Yüreğim yangın yeri ama bir sen varsın aklımda
Vurulmuş yatarım kara gecenin karanlığında
Ayrılığın acısı kızılıyla doğarken şafaklarımda
Alev sarar her yanımı bir kere kalmışım ortasında
Hasta olsam sensin derdimde dermanımda
Namluya sürülmüştür mermi ayrılığın silahında
Adamı kaleşçe vurmak yazmaz bizim kitabımıda
Sıkıldım artık inmekten sedanın son durağında
Sanma unuturum o söylediklerin çınlar kulağımda
Biraz düşünüp seni ne kadar sevdiğimi anladığında
Bulamazsın bu ruhu o çamurdan varlığımda
İşte o zaman anlarsın değerini sevdanında ayrılığında..

Alıntı ..


#14
Bazan en sessiz insanlardan daha sessiz olurum.
Aslında sessiz olan ben değilim
Çığlıklarımı duymayan onlar
Korkutur mu onları bu sessiz çığlıklar?
Hani güneş doğarken geceyi yırtar
Hani saniyeler geçerken dakikaları kovalar
Hani tam bahar gelmişken kışla yaşanır karanlıklar
işte benimde içimde böyle çırpınıp durur
SESSİZ ÇIĞLIKLAR…
Fırtınayı hatırlatır bana bu sessizlik
Gidip gelindi iki şehir arasında tek seferlik
Kurşun-i bir renk kaplamış içimdeki sevgisizlik
İşte böyle yakınıp durur içimdeki
SESSİZ ÇIĞLIKLAR…
Sence sessiz mi yağar kar?
Yoksa duyulmaz mıdüşerken attığıçığlıklar?
Ve ya sessiz sessiz mi yaşanır acılar?
Her çığlığın bir hikayesi var
Hani rüzgar eserken savrulur yapraklar
Hemen arkasından yağar yağmurlar
Bu berekete doymaz topraklar
İşte böyle doyumsuz olmak ister
SESSİZ ÇIĞLIKLAR…
Bugünler geçmişten hesap soramaz
Gelecek düne anı bırakamaz
Sessiz çığlıklar boşuna atılmaz
Zamana armağan edilir
SESSİZ ÇIĞLIKLAR…

alıntı


#15
Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece.
Sevenin sevdiğini bilmesi kadar, sevilen de anlar sevildiğini.
Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez.
Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile…
Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu
sevme hakkından alıkoyamaz.
Sevmek çoğu zaman var olmaktır.
Sonunda bizi yok olmaya götürse bile.
Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum.
Sen bile buna karşı koyamazsın.
Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim.
Bir zaman başkalarında aradım seni,
başka yüzlerde, başka ellerde aradım.
Aldandım, fakat birgün seni bulmak ümidini kaybetmedim.
Nasıl olsa gelecektin birgün.
Ve işte geldin de!
Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya,
bilmediğim kederleri öğretmeye geldin.
Acıdan yana ne kalmışsa yaşamadığım
hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana.
Birgün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim.
Bu selin akışını hiçbirşey duduramaz artık.
Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma.
Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin,
mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri
beraberinde sürükleyerek gideceksin.
İşte o zaman yoklukların
en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım.
Ergeç gideceksin; beni anlayamadan,
beni sevemeden gideceksin.
Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden,
tesellisiz bir hüzün kalacak.
Yıllardır aradığım sendin
ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım.
Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni
Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden…
Geldin ya!
Şimdi herşey güzel seninle.
Yürümenin, konuşmanın,
nefes almanın bir başka anlamı var artık.
Sen varsın ya, herşey bambaşka gözlerimde…




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:29 .