#81
yine herzamankinden farksız birgün,Â

dışarıda güneş we hareketÂ

içerde bir genç we yorgunluk bir deÂ

YALNIZLIK.

we televizyonda reklamlarÂ

yukarı katta tıkırtılarÂ

aşağı katta sessizlikÂ

uzaklarda ölüm,yakınlarda yine ölümÂ

bir yerlerde unutulanlar,bir yerlerde ise unutanlarÂ

bilinmeyenlerde bir genç kız we bir genç kız daha...Â

uçurumun kenarında düşmek için hazırlananlarÂ

uçurumun sonunda ölüm çığlığı!Â

arkada sonsuz gözyaşları,

uzun bir sessizlik,

anılarıyla başbaşa bir genç kızÂ

Ve BİTMEYEN YALNIZLIK!!!!!.........ŴคЯภïŃզ!™ Şiir Arşivim ~



#82
Bir (İrem)'in içinde dolanırken,
Kabuğunu soyarım hayatın,
Bulaşsa da ekşiliği ellerime,
Tadı bir güzel gelir dilime

Bir (İrem)'in içinde dolanırken,
Bir gül dikerim bulutların üzerine,
Yağmasa da yağmurlar üstüne,
Kokusu siner bütün cennete

Bir (İrem)'in içinde dolanırken,
Tekrar izlerim geçmişi,
Karalar silerim mutsuz günleri,
Bir seni silemem hala kalbimdeyken

Bir (İrem)'in içinde dolanırken,
Bir su içerim yüreğimle,
Tadı ne kadar hoş gelse de,
Yüreğim senin tadını alamaz hiçbiriyle
Not: Sevdiğime Yazdığım Bir Şiir Kusurum Var İse Affedin


#83
Bir sürü aşkın cobanı bu gönül,
İtip kakılmaya değen bir yürek,
Yeşermeye bir adım kalmışken koparılan bir gül gibi,
Gönül vererek bakılmış bir sevda,
Ölümün eşiğinde eski aşklara bir veda,
Ve uyanmamak üzere kurulan bir rüya gibi,
Sabah 6.30'da kalkıp bütün yorguluğuyla,
Devam edip budaklanacak mı bu gönül ?


#84
Baharımın kızarmaya hazır güneşi gözlerimin altında,
Uçsuz bucaksız cöller bir yağmur duası vaktinde,
Sevda çiçeği soluksuz güneşin bitip ay akşamlarında,
Arı bile her çiçekten bal koklamakta,
Bakışların gözbebeklerimin aynasında,
Sevgi derdik ya olan olmuş bütün aşklara,
Mümkün olmayan bir aşk yeşertiyorum hüzün serasında,
Sonbahar bile bu durumdan muzdarip siniyor gönül avcuma,
Durdurak bilmeyen yolculuklar bir aşktan diğer aşklara,
Yalama olmuş vida gibi aşklar bir sevgilide kalamamakta,
Gönlüm deli, kalbim nefessiz atışlarımda,
Benzetmeye çalışırım seni doğanın her bir parçasına,
Durupta beklemek seni her kışımdan diğer baharıma,
Bu nasıl bir kavgadır, yüreğimin aşkla
Her bir hüzün yara acmış teninin çatlamaya hazır hazanına
Karar verilsin istemem sen yokken bu aşk davasında,
Duvardan satırlar ve buğulu bir cam ardında,
Muhtemel bir aşka ulaşmaya cok yakınımda,
Aşk dolu sözler çıkmaya hazır dudaklarında,
Söyleme yalan aşkı gül kurusu pembe dudaklarınla ...


#85
Yagmur yagiyor.. KAN´La kari$ik...
Toprak catLadi...
Gökyüzü gri tonLara büründü...
CiLe ve súkut hakim oLdu buLutLara...
Güne$ kayip kendi ate$i iLe kavruLmakta

ve zaman gecmekte...

KanLi bir gözya$i görüyorum gözLerinde..
Kaniyor gözLeri.. agLiyor sanki yüregi..
SessizLik kapLiyor birden her bir yani
ve cigLikLar haykiriyor!..
BöLünüyor kagit bin parcaya
ve kiriLiyor kaLem..
heceLer yikiLdi..
catLadi eLLer...

Kirmizi ve Siyah beLirdi uzaktan...
SEN kirmizi! döküL.. serpiL...
yerini birak karaLara!...
SEN Siyah! kaLk ve diriL...
Ama kapat gözLerini..
GörecekLerin kar$isinda köreLmektense yum zifiri gözLerini...
ve SON oLarak kapat kuLakLarinida
duyacakLarinLa yikiLacagina duyamayacakLarina sevin...


#86
Bir (İrem)'in içinde dolanırken,
Kabuğunu soyarım hayatın,
Bulaşsa da ekşiliği ellerime,
Tadı bir güzel gelir dilime

Bir (İrem)'in içinde dolanırken,
Bir gül dikerim bulutların üzerine,
Yağmasa da yağmurlar üstüne,
Kokusu siner bütün cennete

Bir (İrem)'in içinde dolanırken,
Tekrar izlerim geçmişi,
Karalar silerim mutsuz günleri,
Bir seni silemem hala kalbimdeyken

Bir (İrem)'in içinde dolanırken,
Bir su içerim yüreğimle,
Tadı ne kadar hoş gelse de,
Yüreğim senin tadını alamaz hiçbiriyle


#87
Derya kuzusu bir aşk yürekteydi param parça,
Gece aydınlığı vurmuş kara köyün sokağına sesler haram ola,
Dumanı üstünde tavşan kanı çay tepsi üzerinde bir sağa bir sola,
Yar çantası kolunda endamına kapılıp gözlerim ona dala,
Kuruyemiş misali avuçlarımda parçacıkların kala,
Dil sürmek tatmak ufaktan ufağa ,
Ayrılmak yavaştan yardan en uzağa
Otobüs gibi yüreğim hep itiş kakış,
Hayrola hayrola...
Yeminli mehtap dudakların yapışmış ayrılmamaya
Kitap gibi tozlu, mısra gibi yenidir aşk ya
Bilirsin de ne olacağını katılırsın bu oyuna,
Hüzün ve ayrılık her iki kollarımda,
Uyumaya meyilli değil sevda omuzlarımda,
Yormak bir vücudu ayaklardan omuza,
Mapus gözlerin etrafındaki zindan kirpikler
Ne kadar ulaşmak zor o yar vazgeçer senden,
Damlaları süzüp akıtıp bahar kalpten,
Umut çiçeği bir Polyana'yı gizler,
Hüznünü saklar ve domino taşı gibi dizer,
Bozulmaya meyilli sevda çok dağınık,
Kalıpta gitmeye meyilli bir komşu
Karşıyaka senin için mi ağlar...
Güven bir kanat çırpıp gözlerime perde çeker,
Arkasında bir ton yalan ve heba edilmiş sevda,
Karşıyaka sana mı ağlar ?
Yüreğimde kalan ihtimal temmuzda kış,
Ayrılık alışması zor bir karakış,
İçim üşüyor içim... Aynasız bilinmeyen bir bakış
Kalanlar alınsın anlasa benim derdim onla,
Yüreğim acıyınca şarabımdı hep yanımda ...


#88
Aşk yalanları çökmüş güneşin üstüne,
Işıldayamaz da ağlar her gece,
Anlatamaz derdini üşütür İstanbul'u
4Mevsim bir yanda aşk uzak bu yâra

Yolumu göremem yine koşarım,
Sağnak yağmur altında şemsiyeme sarılırım,
Ay ışık vermiyor ,
4Mevsim bir yanda aşk uzak bu yâra

Sigaramın dumanına benzer yalanların,
İçime çekerim hepsini bir anda yutarım,
Kış kadar acımasız yârım
4Mevsim bir yanda aşk uzaktır bu yâra ...

Hurafeler sölenir şarkılar eşliğinde sevgiliye,
Dualar edilir ayrılmamak üzerine,
Yalan var sende yârım,
4Mevsim de bir yan uzaktan bir bak...


#89
Elim, yüregim, dilim, gözüm, kalbimde
Ya ıslak boş bir rutubet aşkıysa yine,
Dikilmiş ahlad bile bekler yazı mevsimlerde,
Ben akrep olsamda, yelkovan hep kaçar onu neyleyim...

Hüzün, mutluluk, aşk beLkide bir düştür bu boş kalpte
Yada agzımdan dökülen argo kelimelerdir belkide,
Cigerlerimin havasız kaldıqı zaman diLimLerinde
Elim, yüregim, dilim, gözüm kalbimdedir yine

Yorgun derimde çatlamı$ yüregim
Bırak bir a$k suyu iLe yıkayıvereyim
Mechul a$k duraklarını neyLeyim
Belki birgün bulur æ$k beni, ben nerden biLeyim !


#90
Zaman Takvim YaprakLarını KovaLayan bir Ku$
b£n ise takvim yoku$Larında a$k KovaLayan bir Ruh

Vücuduma bir b£d£n daha boL geLen a$kLar
Ve Mevsim YaprakLarıyLa KayboLan YagmurLar

UçurumLarın Hep Dik oLduqu Yoku$Lar
Yine DaLıp Gidiyorum Hey Gidi a$kLar

DaLgaLarla boguşuyorum Gökyüzünün Maviliğinde
Ve RüzgarLarla Yok oLuyorum Ege SahiLLerinde

Ve b£n Yine b£nLiqimi Kayb£diyorum bu Gece
GeLde Kurtar b£ni Ey Yar !


#91
Sokul yanıma,
çığlıklar dolarken kentin sokaklarına
yirmi dört ayar yankılar düşer dağlardan.
Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi
sımsıkı tut ellerimi
ki,
bir kır çiçeği
korkusuzluğuna ulaşayım.
Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal,
okunması düşlenen bir kitabın
el değmemiş koyakları kadar gizemli,
sevdaya ait ne varsa içimde
sırtımda taşıyorum akşamları.
Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıp
ipini koparan uçurtma gibi
çılgın olmak istiyorum,
bu yüzden,
görmüyor musun kollarım
sana uzanıyor savaş alanının
tam ortasından
Peşimde kanıma susamış canavarlar var,
gecenin sabaha yakın olan kısmında
çalı ol
yapraklarının arasına al beni,
dikenlerin batmasın ama.
Çocuklar kadar berrak pınarlar
olsun avuçlarında,
bir yudum içtiğimde
ay kanatlarını tak
gözlerime gözlerinle
yak beni yüreğindeki ateşle.
Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü,
uyusam uykuların en derininde,
mermer yontular görsem düşümde,
kılıfından çıkarsam ölümü
rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden,
uyandığımda sen yoksan
haykırsam, haykırsam, haykırsam...


#92
Öldürecektim seni bende;
kendimde o gücü bulabilseydim eğer...
Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!
Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda...
”Ben demiştim” diyenlere,
üzüntümü belli etmemek için kuşandığım,
mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım
taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri...
Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım....
Başarabilseydim incitecektim seni,
incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle..
Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip..
Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım
hiç kullanmadığım o ağır lafları..
Kıracaktım seni bin bir parçaya ayırana kadar..
Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye
önüme sunduğun hastalıklı duygularını.....
Ama ben seni incitmeye de kıyamadım....
Elimden gelseydi unutacaktım seni..
Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını.
Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan;
ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime.
Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diye;
ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde..
Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın..
“Sözümü tutacağım,
adını anmayacağım”nağmelerini dinleyip
neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım derken..
Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım......
Ne kadar çabuk geldi ayrılık...
Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,
daha doğrusu ayak uyduramamaya..
Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu..
Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım...
Kaçar gibi veda ettin...
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!
Öldürecektim seni..
incitecektim seni..
unutacaktım seni...
ama lanet olsun!!! kı-ya-ma-dım.
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!

Kolaydi Sevmeler Ben İmkansizi Seçtim...
Ne Kadar Yakinsan O Kadar Uzaktin Bana...
Elimi Uzatsam Tutabilirdim
Ama Bir O Kadar Da Ulaşilmazdin...
Kaçanlardan Değildim Ben...
Kaçamadim...
Ne Zaman Vazgeçmeye Kalksam...
Yüreğim O Kocaman Haliyle Dikildi Karşima...
Ben Yüreğimin Sesini Dinledim...
Ve Yüreğim Aslinda Sendin...
Her Sözcüğe Denedim Seni Anlatmak İçin...
Her Sözcüğün Üzerinde Durup Bin Kere Düşündüm...
Ya Onlar Anlatamadi Seni Ya Sen Onlara Yetmedin...
Ben Ki Konuşmayi Bu Kadar Seven...
Böylesine Laf Cambazi ...
Bir Tek Seni Tarif Edemedim...
Sözcükler Yetmedi Ya...
Renklere Sarildim Bende...
Bir Tek Mavi Anlatti Seni...
Maviye Yakişan Yalniz Sendin...
Ne Kendimi Sakladim Nede Sözlerimi...
Duygularim İçtendi...
Seni Kendimi Sever Gibi Sevdim...
Tutkuyla Bağliydim Sana Ama Sevdam Senin Tutsağin Değildi...
Ben Özgürlüğüme Düşkündüm...
Ve Özgürlüğüm Sendin...
Dinle Ey Yar.........
Sana Bağimli Olmadan Büyüttüm
Ben Bu Sevdayi İçimde...
Sen Olsanda Büyümeye Devam Edecek Olmasanda...
Sevmişim Bir Kere Seni Kurtuluşun Yok...
Seni Özlemeyi En Çok Ben Bilirim...
Hiç Yakinmadim Seni Özlemekten...
Üstelik...
Kavuşmama İhtimali...
İşlenmemiş Bir Taş Gibi Önümde Dikilip Dururken...
Sana Dokunamamak Yüreğimi Böylesine Acitirken...
Yinede Bil Ey Yar........
Seni Göremeyen Gözlere İnat,
Seni Hissedemeyen Ellere İnat,
Seni Bir Türlü Bana Getirmeyen Zamana İnat,
Seni Sevmekten Vazgeçmeyeceğim...
Ahh Yar
Ahh Hasretim
Sustum Çığlıklarımı Geceye Asıp
Sustum Avaz Avaz Yokluğuna.........
Ahh Yar
Ahh Güneşim
Koştum Adını Dilime Dolayıp
Koştum Düşe Kalka Varlığına .........
Yüreğimin Kalemiyle Yazıyorum Bu Paragrafı;
Gözlerini Yumarak Oku..
Biz Hep Yumduğumuz Gözlerle Görmedik mi Birbirimizi..
Bir Hep Gözlerimiz Kapalı Dokunmadık mı Birbirimize..
Bir Hep Gözlerimiz Kapalı Sevmedik mi Sevişmedik mi..
Seni Umutsuzca, Beklentisizce, Hayallerce Sevdim Uzağından...
...Beklentisiz Beklentilerim Yine Kocaman...
...Engel Tanımayan Nüksetmelerin......Karşılıksız Sevdigim Gibi...
...Olmuyor Keçim ...Olmuyor... Sen Den Gidilmiyor...
...Zaman Yine Aldı Başını Geçip Gidiyor...Tutmak Ne Mümkün...
...Son Bir İstek Dürtüp Duruyor Tüm Bastırmışlıklarımı...
...Sadece Benim Olacak Bir 24 Saat...
...İçinde Senin Olacağın...Ve Her Saliyesine Kadar...
...Parçalanarak Tüketeceğim Bir 24 Saat...
...Hiç Konuşmadan...
...Gözlerimi Kapatıp...
...Sadece Varlığını Hissetmek İstediğim...
...Nefesini Duymak...
...Kokunu Almak İstediğim...
...Parmaklarımla Saçlarından Ayak Parmaklarına Kadar...
...Sana Sadece Dokunabileceğim...
...Şu Başı Belli Sonu Belirsiz Yaşamdan Çalınmış Bir 24 Saat...
...Son Dileğim...
...Yine "Ne Çok" Ve "İmkansızı" İstemekteyim.


#93
Zembereği boşalmış sözcüklerin
Akreple yelkovan öpüşüyor onikide
Bütün ziller vaktinde vuruyor,
tembellik edip gitmeyeceğim
Kusura bakma ölüm
Bugün de gecikeceğim
Sessizlik çökmüş kentin sokaklarına
Martılar uykuya dalmış
Kar bütün izlerini örtmeye hazır
Randevularımıza sadığımdır sektirmem saatini ama bu sefer tembelliğim tuttu, ölüm daha çok beklersin beni…
Şimdi kış ölümün vaktidir derler ve tecrübelerimden bilirim kışın ölene söverler.
Kusura bakma ölüm
ben ardımdan sövdürmem.
Bu randevuya asla gelmem.
Bu şiirin içinden tren de geçebilir
Uçak da
Vapur da
Bütün teknolojik ölüm aletleri de
ama hiç birine binmeyeceğim
Kusura bakma ölüm
gelmeyeceğim

***

Gelecek öyle uçsuz bucaksız duruyor ki
Ve ben ne olacağını merak ederken
hani filmin en güzel sahnesinde
sinemadan çıkar gibi
hayattan çıkıp gidemem
Kusura bakma ölüm
Adın çok soğuk gelemem
Bunca mazeretim varken
yaşama dair,
ölümü aklımdan bile geçirmem
Seviyorum seni hayat
tüm kötü sürprizlerini de..


hayâlin

#94
hayâlin

her içime düşüşünde

~~~~~~~çalkalanırım..


sonra taşar bir şiir

yüzüme bulaşır da

tebessümün

özleminde kalırım..

avuturum kendimi

kavuşacağız diye..

gunleri, saatleri sayarim..








Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:27 .