°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 09-08-2009, 02:15 #21

Lavi.

Forum Üstadı



"Sobeeeeee".....
Dediğimde tüm saklanan insanlar çıkacak sandım ama sanırım yanıldım...

Ne söbelendiği için kabullenip bana görünen vardı,
Ne de mızıkçılık yaparak ortaya çıkan...
Ya varsa saklanan biri hani, çıksın artık ortaya....
Dayanacak güç kalmadı da bende...

°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°


Yoruldum, açıkçası biraz da sıkıldım....
Neden hiç saklanan değil de, hep sobeleyen ben oluyorum ki...
Acaba çok mu iyi niyetliyim yoksa herkese olduğundan daha mı çok değer veriyorum...
Belki de farkında olmadan söbeleyenin ben olmasına sebep oluyorum...
Kim bilir....





°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°


Ama artık taakatim kalmadı,
Ben bu saklambaç oyununu burada sonlandırıyorum...
Sakın bana ebe ya da körebe oyununu da önermeyin, istemem sizde kalsın...
Tüm oyunların sonu bende hüsrana çıkıyor nede olsa...
Açıkçası bu oyunun en iyi oyuncusu kim o bile bilmiyorum ya aslında...



°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°


Bana düşen çantamı alıp, paltomu giyip oyunların bittiği bir yere gitmek...
Evet doğru duydunuz gidiyorum, kimselere küsmeden...
Hesap vermeden ve yargılamadan...
Ve
Benim bitirdiğim bu saklambaç oyununu,
Bana tekrar başlatmayan şehirlere gidiyorum...



°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°


Artık sobeee diyeceğim kimseler olmayacak hayatımda...
Bunu düşünmek bile ayrı haz veriyor bana...
"Sobe"ler bitti "ceee" ler yer alıcak artık hayatım da....
Kim bilir belki de bundan sonra biri karşıma...
"Ceeeeeee"
Diyerek çıkar, he ne dersiniz?





Alt 09-08-2009, 02:39 #22

Lavi.

Forum Üstadı


°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°



Gittiğine inansam dönmeni beklerdim
Köhne gemiler geçiyor içimden
Hangi sokağa dalsam hangi kapıyı açsam
Ardında sen


Hep sesine bir kulaç kala boğuluyorum
Bilmem
Sen mi erken demir alıyorsun
Ben mi geç kalıyorum
°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°
Ellerimi bıraktığın yerden
Çığlar yuvarlanıyor ta şurama
Her gece fırlatıp denizlere
Yitirilmiş tebessumleri
bir cigarayla parmak uçlarımı öldürüyorum
çürümüş rüyalardan arta kalan mirasınla
yolcusuzu yollara döndüm
alnımdaki girdaplar şimdi kan tarlası


fırtınalar kopuyor demişsin
yüreğinin en rüzgarsız yerlerinde
oysa ben
bin mevsim sana fırtınalandım
sen bilmedin
gittiğine inansam dönmeni beklerdim





Alt 09-08-2009, 02:46 #23

Lavi.

Forum Üstadı


Sıcak bir akşam üstü. Güzdüzleri pek sevmem ben. Vakit kilitlenip kaldığında bazı bazı, hiç hoşuma gitmiyor. Aslında seni hayal etmek için güzel bir fırsat ama sevmiyorum işde.

Geceye aşığım ben... Altı üstü gece ama senin kadar seviyorum geceyi! Hüznü seviyorum, düşünmeyi, ağlamayı, gökyüzünü, karanlığı... Koca bir sessizlik içindeki yalnızlığı en çokta!! Altı üstü gece ama ...

Bütün sevdiklerim birer birer yıldız oluyor ya, hafiften gün doğmaya başlayınca kaçıyor hepsi. Tıpkı benim yaşamım gibi, kimse benle mutlu olmak istemiyor! Bu yüzden sevmiyorum güneşi ve gün'ü...

Hani en çok maviyi yazarlar ya! Bende gökyüzünü yazıyorum; mavisi siyaha kaçmış gökyüzünü...

"Yıldız kaydığında , biri ölürmüş" derdi annem.. Ben kaç kez öldüğümü sayamadım ki ! Gece işde, altı üstü gece ama en güzel yanı sensin. Bu yüzden aşığım geceye...





Alt 09-08-2009, 02:49 #24

Lavi.

Forum Üstadı


°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°


" Aşk farkına varmaktır°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°
Ya herşey aşktır°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°ya hiçbirşey
Ya da herşey aşktandır
Ya aşk nedir?
Tarif etmek gereklidir ve aynı zamanda hastalıktır
Ve hiçbir tarif için bu aşkın tarifi değildir diyemezsiniz
Ve hiçbir tarif tam değildir
Seversiniz işte
Kavuştuğunuz°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°kavuşmayı istediğiniz veya kavuşamadığınızdır aşk
Aşk odur
Yarım ve bayat bir simit de karın doyurur
Bir ziyafet sofrasıda
Zaman gelir ikisi de birbirinin yerine geçer yaşamak için
Aşk vardır°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°yoktur°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°şu dur°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°bu dur
Hayır hiçbiri değil
Ya herşey aşktır°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°ya hiçbir şey
Ya da herşey aşktandır "





Alt 09-08-2009, 02:53 #25

Lavi.

Forum Üstadı


°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°

Bak..Sana ne getirdim?


Bak sana ne getirdim!
Bahçelerin baharını,
Çocukların gül dudaklarındaki
Şarkısını getirdim.
Sevdiğin ne varsa
Yanımda hepsi:
Akan suyun coşkusu,
Kuş sesi,
Çam uğultusu.
Çobanın
Yanık kavalına üflediği
Türküsünü getirdim.
Kır çiçekleri topladım
Kırağı düşmemiş yaylalardan,
Katıp sevgimi yanına,
Boynu bükük dağ menekşesinin
Kokusunu getirdim.
Bak sana ne getirdim!
Ucu yanık bir yürek,
Okşanmamış bir beden
Sevdası buram buram tüten / uzaklarda,
Sadakati dağlardan yüce bir kadının
Tutkusunu getirdim.
Her sınırı sana komşu,
Her ırmağı sana akan,
Her ülkesi sen olan bir dünyanın
Atlasını getirdim.
Bak sana ne getirdim!
Avuçlarımda bir tutam aydınlık,
Azığı umut dolu bir bohça,
Bedenini taşımaktan yorulmuş
Bir çift ayak getirdim.
Tuzunu getirdim / ocakta kaynayan yemeğinin,
Yıldızlarla arkadaşlık ettiğim gecelerin
Uykusunu getirdim.
Bak sana ne getirdim!
Yokluğunun susuzluğunu,
Gönlümün yoksulluğunu,
Gurbet elde ,
Ne zamandır
Unuttuğunu getirdim.





Alt 09-08-2009, 02:57 #26

Lavi.

Forum Üstadı


Gün yerini bırakırken karanlığa başladı yine beynimdeki dansın. Zamanın da değiştiremeyeceği şeyler vardır derlerdi, inanmazdım. Şimdi anlıyorum; üzerinden ne kadar zaman geçse de her figür kazınmış adeta derinlerime. Hala ilk gün ki gibi canlı gözlerimin önünden geçen sahneler.

Kağıdan kalemin başına oturduğum sıradan bir akşamdan farklı değil bu kez olanlarda. Yine fonda bir şarkı eşlik edecek yazdıklarıma. Belki bir iki kelimesi uzun uzun mısralarımın önsözü olacak, belki kendimi kaptırıp şarkının tüm sözlerini sıralayacağım birazdan.

Ne kadar çok benziyorum aslında dinlediğim şarkılara. Onların sözü notasına düşman, benim beynim yüreğime.
Bu benzerlik sıradan mı yoksa benmiyim bu seçimlerin sorumlusu emin değilim. Aslına bakarsan ilgilenmiyorumda. Gecenin çöküşü yüreğimde birşeylerin dizginlerini bırakmama neden oluyor. Parmaklarım bazen şuursuzca düşüyor klavyenin tuşları üzerine. Kimi zaman tutkulu bir aşık olup çıkıyorum, kimi zaman adın hasret diyorum, otur oturduğun yerde. Bir deli mavinin peşinden koşturduğum dizelerin akıbeti ne oldu inan bilmiyorum. Bir sigara paketi ardına gizlediğim imlamı düşünürsek eğer pek başarılı oldukları söylenemez herhalde. Ama yine de engelleyemediğim bir yazma arzusu yatıyor bu kıçı kırık imlanın altında.

Biliyorsun, en çok sana yazıyorum, yani sensizliğe. Bir hayalin peşinden sürüklenen onca mısranın parmaklarımdan döküldüğüne inanamıyorum bazen. Hele ki uzun susmaların ardından gelenler daha heyecanlı oluyorlar. Ben bile tanıyamıyorum bazen.
Bu akşam biraz farklıyım sanki. İçimde tuhaf bir dinginlik var. Adın hasret senin dediğin anı hatırlamak istemiyorum. Biliyorum şaşıracaksın ama beni sevdiğini söylediğin anlarıda hatırlamak istemiyorum bu kez. Sana bana indirgemeden içimdeki aşkı bildiğim tüm kelimeler ile ifade etmek istiyorum.

Hani bazen unutulmuş bir dilin hatırlanan son sözcükleri gibi sana gelişlerim vardı ya bu kez sadece aşka akmak istiyorum. Hesapsız, fütursuzca. Sonumu düşünmeden içimde yanan ateşi körüklemek istiyorum. Zihnimde uçuşan kelimeleri melodinin eşliğinde sıralarken aklımda bir tek mavi olsun istiyorum uçsuz bucaksız. Bazen sığ bazen derin.

Her tonunu hissetmek istiyorum bu gece. Laciverte dönen anlarında aşkında kaybolmak, yeşile dönerken kendimi bulmak istiyorum.

Çok mu yoğun, çok mu karışığım bu gece dersin. İnan bilmiyorum. Cevapları unutulmuş bir sınav kağıdı gibi bembeyaz lekesiz kalsın istiyorum bu gece. Büründüğüm onca kimliğe birde bunu eklerim ne çıkar ki. Bir eksik bir fazla. Neyi değiştirir.

Meğer açmış kollarımı bir mavi bekliyormuşum gökten kopup gelecek. Meğer bir su damlasıymış tek derdim. Biraz ıslak, biraz serin.
Boş yereymiş demek istemiyorum. Suya yazılan bir sevda mektubu olmak istemiyorum. Heybeme katıp özlemlerimi akşamları deviriyorum bir bir. Her yeni güne belkilerle başlayıp usul usul gözden kaybolan güneşimle beraber yitirmek istemiyorum ümidimi.

Gördün işte. Bir hayaletin güncesi olarak düşerim yine sayfana. Uyur uyanık görülen düşlerin arasından sıyırdığım deli mavinin koynunda karanlıktayım.
Anla işte. Her notada seni vuruyorum, her mısrada hançerlerimi saplıyorum sineme. Üşüyorum ve neden bilmiyorum korkuyorum bu gece karanlıktan.
Sensiz karanlıklardayım yine bu gece. Şimdi böl ikiye güneşi. Kurtar beni karanlıklardan.








Alt 09-08-2009, 02:58 #27

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Sensizlikle Terbiye Ettim Yüreğimi

Üzerine kurulmuş bir hayattı benim ki. Nefes aldığında nefes alıyor, güldüğünde gülüyor, üzüldüğünde kahroluyordum. Seni tanıdığımda doğmuş, sensiz kaldığım her an yeniden ölmüştüm.
Sensiz kalmak... Ne çok yokladı beni bu acı! Başını alıp gittiğin zamanlarda beni de bensiz bırakıyordun. Seni beklemekten başka bir de kendimi bulmam gerekiyordu. Yalnızca fiziksel değildi gidişlerin. Yanı başımdayken gidiveriyordun birden bire uzaklara. Aklın, kalbin, düşüncelerin gidiveriyordu, ellerin ellerimdeyken bile. Bilemediğim o yerlere gidiyordun ansızın. Kaybolmuş çocuklar gibiydim o zamanlarda. Dörtlüğünü bulamamış mısralar gibi anlamsız bir hayat kalıyordu bana yalnızca.
Benimse sabırla söylediğim şarkı aynıydı;
Hep aranan hep özlenen/ Gelir diye yol gözlenen/Öldürse de çok sevilen/ Sizden biri...
Sorgusuzca bekledim. Neden gittiğini, nereye gittiğini, ne zaman geleceğini sormadan, sadece bekledim. Nefes alacağım zamanı bekledim.
Her gelişin şenlik, her dönüşün bayramdı sanki. Sen de çok sevmesen gelir miydin hiç? Özlemesen benim kadar döner miydin?
Gidişlerine bahaneler bulmak en iyi yaptığım şeydi benim. Mecbur olmasan bırakıp gitmezdin ki beni sen. Vardı mutlaka kendince sebeplerin. Önemli olan gelmendi. Dönmüştün ya artık. Ne önemi vardı neden gittiğinin!
Şimdi anlıyorum ki, bu senin sevdiğin bir oyundu. Her gidişte geride bekleyenin olmasını seviyordun sen. Geleceğin yer aynı, bekleyen aynı, bulacağın sevgi aynıydı çünkü. Kendini güvende hissettirdi, gururunu okşadı.
Aslında bir küçük çocuk gibiydin. Dolaba saklanıp annesini korkutarak sevgisini ölçmeye çalışan bir çocuk gibi. Sınırlarımı ölçmek istedin her seferinde. Ne kadar sevdiğimi görmek istedin. Daha ne kadar dayanabileceğimi sınadın.
Fark edemediğim ise; hiçbir sevginin beslenmeden büyümediğiydi. Ben kendim besledim sevgimi, senin için büyüttüm. Kara kıştan, sert rüzgârlardan, yakan güneşten korudum senin için. Sen bir damla su bile vermedin. Kurak topraklara benzedi yüreğim, bir küçük çiçeğin bile büyüyemediği topraklara... Güneşe döner gibi yüzümü döndüm sana, sen bulutların ardına saklandın.
Ve ben derin uykumdan uyandım bir sabah. Anladım ki sevgimle birlikte bende kuruyor, ölüyorum. Sensiz olmaz derdim, baktım ki bensiz olmuyor. Daha fazla almadan benden beni bu sevda, koparıp attım ne varsa içinde yüreğimin, kanata kanata.
Şimdi sensizlikle terbiye ettim yüreğimi. Herkes gibi yaşamayı öğreniyorum yeniden. Kaçırdığım hayatı yakalamaya çalışıyorum. Sensiz nefes almayı başarmayı, günün, güneşin, yağmurun, karın tadını çıkarmayı öğreniyorum sensiz. Dolaştığımız yerlere yalnız gidiyorum, ağlamamayı öğretiyorum gözlerime. Seni hatırlatan şarkılar çaldığında dimdik duruyorum artık. Parçalara ayrılmıyorum gökyüzünü yalnız seyrederken.
Her şeyi öğretebildim kendime de; bir her sabah uyandığımda aklıma düşmeni engelleyemedim daha, bir de rüyalarıma girmeni.
Merhaba derken hayata yeniden, senin için söyleyecek tek sözüm var artık."Hoşça kal sevdiğim, nefesim, hayallerim, tek gerçeğim.

Hoşça kal her şeyim!"






Alt 09-08-2009, 02:58 #28

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Beni terk edip gitme ne olur ey hüzün!

Alıştım seninle yaşamaya, ağırlığını taşımaya, kahkaha attığımda bile bir yanımın burulmasına alıştım. Ne yaparım sensiz? Sen olmadan yaşamayı bilmiyorum ki ben.

Eskiden, çok eskiden sensizdim. O kadar eskiden ki yüzyıl geçmiş gibi sensizliğin üzerinden. Ya da yüzyıllardır birlikteymişiz gibi. Varlığın kanıma işlemiş sanki aldığım nefesin yarısı senin, gözlerimde ki bulutun adı sen.

Tam olarak ne zaman tanıştık bilmiyorum seninle. Hiç hissettirmeden yavaş yavaş geldin hayatıma galiba.

Hangi olaydan sonra fark ettim seninle birlikteliğimizi? Bir baktım ki hayatımın ortasına kadar ilerlemişsin. Bir baktım ki oradasın. O kadar arsız, o kadar umarsız kendi tahtını kurmuş, oturmuşsun bile. İlk önce korktum senden. Bilemedim seninle nasıl yaşanır. Yok saydım, görmezden geldim, varlığını inkar ettim. İstemedim seni hayatımda. Nereden bilebilirdim ki gelince bir daha gitmeyeceğini, benim sana böyle alışacağımı... Ah, nereden bilebilirdim ki en sadık sevgili olduğunu?

Zamanla seni sevmeye başladım. Varlığını unutturduğunda bir telâştır alıyor beni. Sanıyorum ki gittin artık. Sanıyorum ki herkes gibi terk ettin beni. Diğerlerinin gitmelerine, terk etmelerine, vazgeçmelerine alıştım artık. Ama sen! Sensiz yolumu bulamam ben.

Nefesim, gözyaşlarım, tek yoldaşım hüzün. Beni terk edip gitme ne olur!





Alt 09-08-2009, 02:59 #29

Lavi.

Forum Üstadı


Tesekkurler Ali





Alt 09-08-2009, 03:01 #30

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Sırtı yırtık, yamalı bir sevdaydı diyorum şimdilerde...!


Az uyuyorum bugünlerde... Hasretim çoğalıyor gecelerde...


Düşünüyorum sabahlara kadar... Odamın penceresi aydınlanmıyor bu aralar...


Boş gözlerle bakıyorum duvara. Bir an olsun durmuyor yüreğimdeki kanama. Hiç birşey derman olmuyor yarama.


Mutlu değil yüreğim sırtındaki yamayla... Alışık değil onsuz bir gecede solumaya...


Kapanmayacak kadar büyük bir yara, ulaşılamayacak kadar uzun bir yol, unutulamayacak kadar ağır bir kayıp o benim gönlümde...


Özlüyorum ama gelmeyecek hissediyorum. Seviyorum ama gizli gizli sancıyan sevdasını dillendirmeyecek biliyorum. Ve soluduğum her nefeste Allah' dan onu diliyorum.


Gelse diyorum. Gelsede yine eskisi gibi sevse... Ama kirlenmese sevdalar, kirletilmese... Lekelenmese... Buna izin verilmese...



Sevgi bazen vazgeçmektir!
Gün geliyor insan vazgeçmek zorunda kalıyor sevdiğinden... Vazgeçirdiler oysa o kılını bile kıpırdatmadı. Bize sahip çıkması gerekirken sustu. Duyarsızlık duvarına sığınmayı seçti.
Olmadı, yapamadık. Aşkı elimize yüzümüze bulaştırdık.


Bırakmasa kayıp gitmezdim avuçlarından!
Yenik ayrılmazdım bu sevdadan. Zordu yumruğunu sıkmak. Bedeli vardı korumanın, saklamanın. Göze alamadı o bunları. Sustu, sadece sustu. İnsanların bize yaptıklarına kayıtsız kaldı susarak...



Şimi günlerden Salı. Belki de Cuma. Günlerin ne önemi kaldı ki gitti gideli... Takvimlere bile küstüm ben.



Üşüyor mu yine elleri diyormuş. Gittiğinden beri hiç ısınmadılar ki..


Hem sıcak buralar, yüreğimdeki ayazı saymazsan...!
Bende mutluyum, içimdeki yangını saymazsan...!






Alt 09-08-2009, 03:02 #31

Lavi.

Forum Üstadı


Uyandım birden seninle
Gece üçü bulmamış
Bir bulut durdu gözümde
Hasret bize uymamış

İşte yine buradayım..Tanrı'dan ödünç aldığım son gece bu..Alıp ellerimin arasına başımı yıldızlardan sıyırıyorum bu kara lekeyi..Ne içindeyim aslında zamanın ne de dışında..Bir an için etrafımda döndüğünü sanıyorum bu koca dünyanın, bazende bir kum tanesi kadar küçülüyorum nedensiz yere..
Ben her gece sen oluyorum aslında..Değince kirpikler birbirine o tanıdık hüzün uçuruverir bir anda zamanlar ötesine..Şöyle kuş bakışı keyfini sürerim önce Istanbul'un, Marmara'nın..Sonra adımladığın kaldırımlarda dolanırım sere serpe savunmasız bir çocuk misali..
Şimdi kulağımda tanıdık bir tını, düşüyorum yürekten kağıda..Hatırlıyorsun değil mi..Sesinle ağarmasını diledim bu tanın..Usul usul çökerken karanlık sokaklarıma ne çok şey var aslında dilediğim..Ama yine en hoyrat zamanıma denk geldin..Gecenin bir yarısı sayıklayarak uyandım adını..Zamanın bu acımasız devinimlerinin arasında ağır aksak bir yürekle dolanırken yine senli anlara denk geldim..Yine bana geldin..
Duvarların ardında bir kuş misali çarpar o küçük yüreğim..Sensizliği biriktirip en kuytularımda hükümsüzdür ilanları veriyorum nicedir..Sonra kabarıyor içim..Tutamıyorum, nehirlere karışıyor gözyaşım..
Zaman sonra duruluyorum..Bu tek perdelik oyunda hasretti rolüm diyorum, oynuyorum..Aşk bize çok yakıştı, yakışanı çıkarma üzerinden demiştin..Tanıdık geliyor değil mi..Hala üzerimde biçtiğin kaftan..

Kalp kalbe karşı derler
Sende üzüldün mü
Ay bile çeker gider
Beni hiç düşündün mü

Seven duyar, işitir derlerdi..İnanmazdım..Ben deli boranlar arasında kıvranıp dururken düştüm mü aklına hiç..Yürekte sızı, gözde yaşmıydı o tanıdık şarkının mezesi..Her notasında yudum yudum içtin mi bensizliği..
Sonu yoktu..Ne günün, ne gecenin..Ne senin, ne de sensizliğin..Dillerin lâl olduğu zamanlara dayanıyor mazim..Sözsüz, sözcüksüz sohbetlerin konusuydu o ılık sevdam..Uzun uzun susuşlarım miras kaldı o anlardan..İki noktanın ardına gizleyip tüm benliğimi çözülmeyi umdum bir kaşif tarafından..Ama yok..Ne gizemim kaldı geceye inat, ne de uzun susmalar artık..Ne zaman çökse gece parmak uçlarımla teslim oluyorum sana..Ele veriyor senli mısralarım kendini, usul usul sana geliyorum..
Bir deli maviydi peşinden sürükleyen..Birkaç satır yazı, birkaç eski fotoğrafla koynundayım yine sensiz gecenin..Üçü olmuş ya da beşi..Ne farkederki..Bu dört duvar..Her duvarda hayalin..Bu koyu karanlık..Her deminde rengin..Ey deli mavi..Susma söyle..Düşlendin mi beni sende..

Sensizlik bende saklı
Çıkmaz bir an dışarı
Elimde bir fotoğraf
O şimdi burda olmalı

Aldırma her yazıda söz etmeme o yakıcı sensizlikten..Tahmin bile edemezsin bıraktığı tesiri..Sayfalarımdan taşan sitemlerin, alev alan mısraların tek faili..
Ne zaman bastırmaya kalksam bir tokat gibi patlar yüzümde o soğuk hali..
Her dilde anlatırım sana yokluğunu ama bir seni anlatamıyorum..Bir sana dönmüyor dilim..Bir kürek mahkumu gibi esirinim, haberin yok..Her gece hayalinin gözlerinde aradım seni, ellerinde..Yoktun..Ne zaman ihtiyacım olsa duvardı kapıların, açılmadın..Küskünüm sanada en az mavi kadar..Bir deli maviydi sevdam..Mavisi sende kaldı..
Şimdi mi..Bu yıldızsız gecenin ayazında alev alıyor parmaklarım..Dokunamıyor, yazamıyorum..Biliyorsun halbuki..Yazdıkça başkalaşıyor, sen oluyorum..
Ne desem boş..Suya yazı yazmak gibi seni sevmek..Yazdıkça seviyor, sevdikçe yazıyorum..Meraklandırmasın seni bu melankolik halim..Endişelenme..Elimde o fotoğraf, keşke burda olsa diyorum..Seni seviyorum..






Alt 09-08-2009, 03:03 #32

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


aRtik biReR yabanCiyiz ikimizde...
faRkLi yoLLaRa qiden iKi yabanCi..


bEn batiya, Sen ise doquya..

hizLa uzakLa$iyoRuz biRbiRimizden...

soL yanimizi hiC dinLemeden..

aRkamiza baKmadan, ko$aR adimLaRLa, uzakLa$iyoRuz biR'biRimizden...

yoLLaR qözü ya$Li bakaR bize.. ama yapabiLeCek biR $ey kaLmami$tiR aRtik...

bEdeninden ayRiLan biR Ruh qibiyiz...

dönü$ü yoq bu ayRiLiqin . . . ((!))

iKimizde fazLa Kan kaybettik..
aRdimizda biRaktiqimiZ yoLLaRda, bizden aRta kaLan Kan damLaLaRi vaR, bu issiZ sokakLaRda...

Kim biLiR ne Zaman duRuR bu Kanama...
Ne Zaman aLiRi$iz ba$ka vüCutLaRa...





Alt 09-08-2009, 03:04 #33

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Islak hecelere bırakılmış düşlerim ---


Gecenin karanlığına yüreğimi asıp sana yazıyorum. Yüreğimi sana kanatlandırıp seni düşlüyorum kırık dökük hayallerimde..Uzakları aşındıran kelimelerimi satırlara serip seni soluyorum mürekkebimle. Yine yokluğun düşüyor hecelerime, yine yokluğun bir hançer gibi deliyor hücrelerimi..Ne yapsam, ne etsem fayda etmiyor. Sensizlikte kanayan dudaklarımı nehirlerde yıkasam da silinir mi yokluğunun acılarını ?. Zaman sanki hasretinde durmuş..Herşey hasrete prangalı…





Bir gelsen, karanlığı ezen yıldızları sayacağım birer birer.. Ne zaman seni düşünsem yıldızlar düşüyor saçlarına Bir gelsen, yollarıma bir kez uğrasan gülümseyecek umutsuzluğa boyanmış geleceğim . Yokluk zindanı aşıp bir gelsen vuslatı giydireceğim ayazlara. Ah bir uğrasan şehrime, seninle kır bahçesinde sıcak çaylarımızı yudumlarken sevincimden simitlerimizin kırıntılarıyla yavru kuşları doyuracağım..Ellerim ellerine değdiğinde avuç içlerimin terini bırakacağım ılık meltemlerin koynuna …Bir gelsen bir dokunsan yüreğime, mevsim ne olursa olsun gelişin bahar olacak dudaklarımda..


Zaman akıyor gidiyor. Mevsimler değişiyor, turnalar şehrimi terk ediyor.. Ama bir ben kalıyorum yokluğunda..Her düş kırıntısından sonra kirli sakallarımla vuslata isyan bayraklarını açıyorum. Yüzümü yıkadığımda aynalarla yüzleşmekten korkuyorum. Pencereleri bir açsam senin sesin diye fırlıyorum dışarıya. Ne zaman telefonum çalsa buğulu sesin diye koşuyorum. Ama her defasında yıkılıyorum olduğum yere..Gün pencerelerime vurduğunda ilk işim, yokluğunda ıslanan gözbebeklerimi mandalla ipe asıp güneşte kurumasını bekliyorum.


Ama ne olursa olsun, hasret perdelerinden bir gün sevda türküleriyle uyanacağız vuslat sabahına.. Melek'lerin ağladığı gönül bahçelerinde delicesine gezip gülüşlerimizi delicesine soluyacağız. Sabırla, umutla vuslatı bekleyecegiz. Vakit, hasret zamanı. Ne olur ağlama. Ben senin icin bu satırları yazarsan hasretimize ağladım. Ne olur üzülme sen ağladığıma..Bırak aksın gözyaşlarım. Silemesem de ellerimle gözyaşlarımı, yüreğimde umutlarla kurumuştur gözbebeklerim..Ne olur dayan bu hasrete..Bir gün vuslatın bahar kokulu gecelerinde yıldızlarda gezineceğiz.
Seni seviyorken ne olur gülümse…





"Birazdan yokluğunu sereceğim
Hasretinin duvarlarına.
Ve yüreğimi ateşleyeceğim
Katransı yokluğuna..
Ve gözbebeklerimi ıslatıp
Seni sayıklayacağım
Gecenin koynunda..
Hasretini dudaklarımda öldürüp
Güneşle boynuna sarılacağım
Bahar kokulu sabahlarda.."





Alt 09-08-2009, 03:04 #34

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


eyy gözlerimin neminden düş'en yar
neydi seni ömrüme getiren!
bir kader busesi mi . . . . . . . ?

bir alın yazısı hikayesi mi. . . . . ?
ellerimin semaya bakan yönüne akarsın
zifiri geceler gözlerini yumarken üstüme
bir sözünle s/özümü beyaza çalarsın
ılık yağmurlar öper alnımı
bakışlarının deydiği mavilikten yağarsın
sen şehrinde adımlarken kaldırımları
ben içimde sana yollar açarım
kalbime girdiğin o an'ı vuslatım bilir
ömrümü, ömrüne bağlarım.



eyy sözlerimin ufkunda gün niyetine doğan yar
neydi seni ömrümde büyüten!
bir sevda güncesi mi. . . . . . .?
bir dua iklimi mi. . . . . . ?



iyiliğimi iyiklere boğan gönül aşımsın
kopkuyo kokan bir yalnızlıkta
başucumda bekleyip korkularımı toplarsın
ne kadar gözyaşı lekesi varsa hüznümde
bir yudum tebessümünde rengine boyarsın
sen iki dudağında süzerken kelimeleri
ben bir bir toplarım harfleri
bir güneş sıcağı değer ellerimin acizliğine
özlemini demlerim satırlarımda,sana dökerim şiirimi.



eyy ömrüme şifa gibi gelen yar
neydi seni ömrümde ömürsüz eyleyen. . . . . . ?
neydi yüreğimin yokluğunda seni var eden. . . . . . ?
belki çocukluk sevincime saklanmış bir mutluluk tanesi
belki aşk mey'ine damlamış bir su incisi.



saçlarıma değen rüzgarı, kirpiklerine şahit tutarsın
göz bebeklerinde uyutup kırıklarımı
bir ninni buğusuyla yoksulluğumu okşarsın
sen değil misin bütün gitmelerime 'kal' diye güller döken
bir gün gidecek olsam da
uzatıp ellerinin kifayetsiz halini
benimle o bilinmeze, gözün kapalı koşarsın.




eyy ismini üç hecede dilime ezber ettirdiğim yar!
bunca güzelliğinle
sen benim sevda y/aşımsın. . .





Alt 09-08-2009, 03:06 #35

Lavi.

Forum Üstadı


Neyin bedelini ödetti bana bu aşk…hayatıma girdiğin gün gideceğini biliyormuydum?..
ona rağmen mi sevdim seni?..ona rağmen mi vazgeçilmezim yaptım?…
ben mi istedim peki seni sevmeyi?..yoksa sen mi bildin kendini sevdirmeyi?…
aşk iki kişiliktir sevgili…ben hep tek başıma yaşadım bu aşkı…
sen gittin ben bekledim…masal gibiydin bir vardın bir yoktun…
beni önce uçurumun kenarına götürüp sıkı sıkı sarıyordun…sonra aşağı bırakıyordun…
tam düşecekken yine tutuyordun sıkıca…dengemi bozdun…yalanlarla oyaladın…
her yalan çıkmaza soktu beni…affettim hep…gururumu sattım senin için…
neden hep bıçak sırtında sevdim seni?…neden hiç hayaller kuramadım yarına dair?…
neden bu aşkı dolu dolu yaşama fırsatı vermedin bize?
Değerimdin benim…kıyamadığımdın…aşk’tı bendeki adın…ama yordun beni sevgili…
kangren olmuş bi aşktı bu…ve kesilmezse hayatımıza saracaktı…
ikimizde dirhem dirhem acı çeke çeke ölücektik sevgili…
ve ben senin acı çekmene dayanamazdım…o yüzden bu aşkı kesip attım sevgili…
aşk artık yoktu ama daha sonra farkettim ki ;içimdeki sen hala yaşıosun…
ve senin bana yaptığın gibi yaptım bende…yüreğimdeki uçurumun kenarına götürdüm seni…önce sıkıca sarıldım…ve sonra tutmamak üzere bıraktım aşağı…
sen kayıp giderken avuçlarımdan ölece baktım arkandan…düşüşünü seyrettim…ağladım…
isyan ettim hayata…sitem ettim sana…
başka birilerinin hayatında var olman dileğiylegözyaşlarıyla azat ettim seni…
Neyin bedelini ödediğimi hiç anlamadım ogünden sonra bile…
zamansız sevginin dedim…yanlış aşkın dedim…ama tatmin etmedi verdiğim cevaplar…sevmenin zamanı olmazaşkın yanlışı olmaz…sevmekteaşkta herşeye rağmen güzel sevgili…
ona ödenmiş bir bedelin ağırlığını yükleyemezdim…
senin verdiğin acılara boyun eymenin bedeliydi belkide bu…
bunuda yalanlarının arasında bana yüklemiştin belkide…
ve ben senden başka hiç birşeyi görmeyen gözlerimle farkedememiştim…
Büyüdüm senden sonra…adımlarım sertleşti…aklım kalbime söz geçirmeyi öğrendi…
bedenim ruhuma daha sıkı sarılmaya başladı…gözlerim ayrıntıları bile görebiliyor…
zor oldu ama sesin kulaklarımdan silindibaşka sesleri duyabiliyorum artık…
bir tek ellerim alışamadı sensizliğe…boşluğa bile dokunamadım senden sonra…
bir tek onlara söz geçiremedim…Hangi hayatta var olursan ol…
ama artık kimseye acı verme sevgili…önce kendine bağlayıpsonra masallara karışma…
unutma!!..dünya sana ait değil…
bıraktığın acıların bedelini ödeyeceğin bir yer mutlaka var.!!







Alt 09-08-2009, 03:08 #36

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


Birinin resmine bakıyorsunuz.


O; şimdi O’nu düşünüyor olduğunuzu bilmiyor.
Hasretinizin kuşları kanatlanıyor göğsünüzden.
İlle de onun omzuna konup kalmak istiyor.


Zor oluyor tekerlekleri kırılmış bir çek-çekle yokuş yukarı tırmanmak.
Zor oluyor, tek kanatla kalmışken özlem dağlarını aşmak.
Onu en özlediğiniz zamanda,
aklınız bir komutan olup, emir veriyor korku adlı askerlerine:
’sessizlik nöbetinizi aksatmayın’ diye.


Resmine bakıyorsunuz…
Özlemişsiniz besbelli ama aklınıza karşı gelin de, çıkın karşısına kolaysa…
Deyin ki; ‘’ÖZLEDİM İŞTE SENİ. İstediğim resmin değil ki…'’
Diyemiyorsunuz…
Konusamayacak kadar aciz; dilsiz, elsiz, kolsuz bir hayalet gibi dolanıyorsunuz
hükmünüzün geçmediği dünyasında.


Kucak dolusu anı ve hayal işte size, neyinize yetmiyor?
Dilerseniz geçmişe pişmanlık duymak serbest.
İsyanlar içinizde kaldığı sürece serbest.


Ağlamalar serbest.





Şişşştt ama ağlarken sessiz olun.




Gece boyu resmine baktığınız kişi şu anda uyuyor olabilir…





Alt 09-08-2009, 03:08 #37

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°



Aşka misafir değil bu yürek,
Sevecek ölesiye,
Gün gelip garip kalsa da kuytu köşelerde,
Aşka misafir değil bu yürek,
Bekleyecek, bir ömür boyu sürse de,
Masum sevgi açlığını haykıracak, duyuracak sevgiliye,
Aşka misafir değil bu yürek,
Demirledi artık son limanına,
Hasret kalsa da vira diyecek kaptanına...





Alt 09-08-2009, 03:09 #38

»ћaŁasкâя ♂

»semρatiκ √elet ˜


°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°

Sen bu şiiri okurken..
Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım..
Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası..
Ne de telefonların çalacak gece yarısı..
Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık..
Kaprislerinin hedef tahtası..
Seni sana beni bir akıl hastanesine..
Bırakıp gideceğim bu şehirden..

Nasılsa kavuşamadım sana..
Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım..
Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu..
Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın..
Ne yaptımsa bir türlü sana yaranamadım..
Artık adressiz, ışıksız, ve öylesine ıssızım..

Dünlerin kadar eskiyim..
Verdiğin acılar kadar paslıyım..
İşte çıkıp gidiyorum hayatından..
Nasılsa fark etmez senin için..
Belki çok şanslı, belki de en yaşlıyım..
Artık..
Pusulam hasreti, saatim yalnızlığı..
Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana..
Neylersin, yolcu yolunda gerek..
Belki bundan sonra, belki senden sonra..
Adam olur bu asi yürek..
Ve dersini alır da bu sevdadan..
Bir daha..
Boyundan büyük denizlere asılmaz kürek..

Yarın bu saatlerde ben yollarda olacağım..
Sen kimbilir kaçıncı uykunda..
Masal mavisi bir rüyada..
Ve elbette o korsan yüreğin..
Yine pusuda..
Oysa ilk defa sesimi duymayacaksın..
Sitemlerin sahipsiz..
Soruların cevapsız kalacak..
Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum..
Tanımadığın bir korku içini saracak..
Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın..
Ne oldu..? Ne oluyor..? Ne olacak..?
Sonra..
Bir gözün kör, bir kulağın sağır..
Bir ayağın kırık, bir kolun kesik..
Düşeceksin yollara..
Yani baştan başa yarım..
Yani baştan başa eksik..
Bütün duvarlar üstüne yıkılacak..
Belki ilk defa..
Unutuldum diyerek için sızlayacak..
Ve sen bu şiiri okurken..
Ayrılığımız çoktan başlamış olacak
Belki de son tesellin
Sana yazdığım bu son şiir olacak..
Ve kimbilir..
Unutulmuş bir gecenin tam ortasında..
Başucundaki bir radyoda..
Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak..
Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına..
Sana adanmış bu satırları..

Bütün şehirler uyur İstanbul uyumaz..
Ve birgün..
Bütün sevenlerin unutur seni..
Ama bu şair yürek asla unutmaz..





Alt 09-08-2009, 03:10 #39

Lavi.

Forum Üstadı


°°»»вєℓкι σ zαмαη υηυтυяυм ѕєηι«« °°



adam;
intihara meyilli düşüncelerim var
mendil arasında gizli / bilinmedik
gözyaşımı sen yapıp sakladığım
hatta isyanlarım tırnak yedirtircesine
yüreğimde biriken hınçlarım var
haykırmak için ölesiye

kadın;
adresi sen olan düşlerim var
sandığımda aşk yapıp sakladığım
hayallerim var bize ait
öyle ki isyan ettirir delice
dağarcığımda biriken imkânsızlıklar
sana ulaşmak için
biz olmak için
var olmak için belki de

adam;
hey yar
bu zulüm nedendir seven kalbime
oysa sevdamı ısmarladım birkaç ümit önce
gelirsin belki bir umut
bir sıcaklık veririsin
katlanırken hayatın acımasızlığına diye

kadın;
ah yar!
bana hiç yer yok muydu
şu kısacık ömründe
döküyorsun kelimeleri önüme ama ulaşmıyor
hayallerimi ısmarladım sana yetmedi
ben gözlerine değemedim sana yetişemedim

adam;
(güya) seninle katlanırken sensizliğe
ömrümün her safhasındayken
cümlelerim sana aşina umman oldu
sensizlik boğuldu açıklarda
boğazımda düğümlendin gel diyemediğim de
oysa hasrettim sımsıcak gülümsemene

kadın;
ey kalbe haramım
adamım insanım akla ziyanım
bir mendil hazırla şimdi bana
bir de seni ver yürek arası gözyaşlarıma
vaveyla dökerim denizler aşırı
vakit var mı / vakit dar mı yaşayacaklarımıza

adam;
ağlayan bendim başı önde
ağladığım biz
gözler imkânsızlıktaydı
yandım alevler arasında oysa
sevdikten sonra bendim ağlayan
düştüğümde dağıldım paramparça
avare şafakları bekledi kirpiklerim
üşüdüm güz misali sevdanda

kadın;
kıyan sendin acımasızca
kalbim önünde sevdamız yangın yeri
acı benim şuramdaydı
şimdi başucumda
aşkı çiğneyen de sendin
senin olduktan sonra
kalp yarası oldum kanadım
gündoğumlarını beklerken gözlerim
hiç bitmedim bitirmedim bizi oysa

adam;
ah yar!
bana ne kaldı sanıyorsun ki senden sonra
sadece düşman geceler
ah bir de sana nöbette gözler
yanmışım buruk bir sevdanın hatırına
anlamsızım yokluğunda
yapayalnızım unutulduğum sokaklarda
dolaşırken ayaklarım birbirine
kapanmıştır kapılar
biz mi
biz hala imkânsız sevdalarda.





Alt 09-08-2009, 03:12 #40

Lavi.

Forum Üstadı




Ne geçti başından nolur ağlıyorsan
Bu kadar üzülme topla kendini eskisi gibi
Eğer çok arıyorsan kaybettiklerini
Başkasını suçlama madem bir zamanlar onlar senindi
Söyle gerçekleri söyle
Kim daha çok sevdi sevmek istedi?
Söyle bir daha düşünüp hangimiz bu aşkta
Çok şey öğrendi?
Böyle her yalandan bir öykü yazarsan
Bir gün anlatacak bir şey kalmayabilir sabır tükenir
Belki çok yakından belki de çok uzaktan
Seyredersin hayatı istediğin herşeyi o sana öğretir
Söyle gerçekleri söyle
Kim daha çok sevdi sevmek istedi?
Söyle bir daha düşünüp hangimiz bu aşkta
Çok şey öğrendi?





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:49 .