Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

#1
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Kulak verin bu dediklerime,
Kimi bir bakışı ile yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözler ile…

Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle.
Korkaklar öpücükle öldür
Yürekliler kılıç darbelirye.

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlıyken.
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle

Merhametli kişi buçak kullanır
Çünki bıçakla ölen çabuk soğur
Kimi yeterince sevmez
kimi fazla sever

Kimi satar
Kimide satın alır
Kimi göz yaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan

Çünki herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez

İlginizi Çekebilir


#2
Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

İlk hamle kendi kalbine çekincesiz
Duru bir suyun çamur içinden akarak
yeni yolculuklara vurması gibi. Kuşlar
ne kadar yalnız bekleme anlarında bir treni
Uzun öten düdükler telaşını kamçılayan yeni senaryo.

Vezir iki kale arasında korumasız
Burcuna korsan bayrakları asılı
Gemiler yanaşıyor korkulu gözlerine, içinde çalkalanan
hiç durmadan çalkalanan bir deniz çılgınlığı
Öldürdükçe ölümden sıyrıldığını sanıyor.



Atlar güya dizginlerinden kurtulmuş özgür koşmakta
Yanlış haritalar çiğniyor nalları
Onlar batıya sarktıkça izleri doğuya büyüyor
Güneş ters yönde doğuyor, ışıtmıyor yıldızlar
Bu ikileme aşk diyor bazıları.


Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!


Filler uzun bir yolculuğun ağır aksak kelimeleri
Yönü belirsiz cümlelere yük taşıyan.
Hangi taşı çiğneseler hüzünlü bir öykü yazılmakta
Yitik anıları kurtarmak adına ayakları
En çok ayakları yoruluyor geçmişe uzandıkça.


Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!


Şah diye bir şey yok bu yenilgiler evreninde
Belki herkes şahlığını rakibinden gizliyor
Henüz ikekşi hamlede devrik bütün piyonlar
Devrik, anlatılması güç bir komplo kadar
Şah esir düşmekte masal sonlarına.


Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!


Son hamle yine kalbine çekincesiz
Gökyüzüne bağımlı bulutların arasından
sızan o yağmur tanesi, belki şaşkın bir yıldız
nasıl ekşitirse ve ansızın yeni korkular yüklerse
öyle şimdi dilinde donup kalan söz -aşk mat!



Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!



Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!


Sevmeyi unutanlar için

#3
SEVMEYİ UNUTANLAR İÇİN


sevmeyi unutmuşsunuz kardeşler
yalan her şey gibi
aşklarınız da.
yaşamı ölüm
diye anlatıyorlar size
yalanı gerçek diye.
ne leylakların
tomurundan
haberiniz var
ne önünüzden
kara bir tabut
gibi geçen geceden.
sevmeyi unutmuşsunuz kardeşler
yalan aşklarınız
da.

Behçet AYSAN


#4
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır.
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor.
Sende, seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim.
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
Toprakların en beceriklisini sende sürdüm.
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin:
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan.
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra birgün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Ve neden sonra
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür,
Ortalığa düşmüş seni arıyorum.

C.S.T.


#5
Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!
' Karanlığım . . '
Tüm ışıklarını söndürdüm gözlerimde şehrin
Siyahını çekmiştim üç beş nöbetlerinin karşı kıyıya
Hemen hemen her gece yaparım bunu
Günü teslim ettikçe düne, pembeleri solar çocukluğumun
Dibinde kırılganlıklarıyla birikir, yalnızlığımın cam askerleri
Asılı kalır gözlerim yıldızlara, kaydıkça bilirim ki
İzinde yaldızlanıp dağılır bir çaresizin daha sessiz harfleri

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Büyüdükçe, beyaz düşler bıraktı içimdeki çocuk
Açıldıkça saçlarının örgüsü, kör düğüm oldu heveslerim
Tüm inandıklarım soluksuz
Kalpten yağmur damlaları ve isminle gökkuşağını çizmiştim beyaz kağıtlara
Toprağa düştükçe ıslak renkleri,
şiirler açardı yüreğimin arka bahçesinde
Rengarenk olurdu yaşam
Oysa şimdi
Katili oldum papatyaların, her yaprağında ayrılığın kan izleri

Kirletti mavi düş tarlamı, sular çekildi gözlerimden
Sere serpe ölü çiçekler

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Teninin ateşine daldırıp kirpiklerimi
Resmini çizerdim kızıl dokunuşlarının
Sen mi yanardın bende yoksa ben mi kül olurdum teninde bilmiyorum
Renkleri yoktu bedenlerin, duvardaki sevişmelerde
Öğrendim ki, renk körüymüş Aşk

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Ne hayalleri beyaz, düşleri pembe, ne umutları mavi, huzuru yeşil
Arzuları da kırmızı değilmiş ki
Beyazda başlayıp siyahta bitermiş aşk
Belki de bu yüzdendir anılardaki
fotoğrafların çabuk solması
Renkler, bana bakın! büyüyorum siz iç içe girdikçe
Alacanızda yine de tutunuyorum hayata

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Seni düşünüyorum, yine özledim! yine, yine, yine
Sen ki sakıncalı sevdam, sen ki yasaklım
Büyümemin en ağır cezasısın belki de, razıyım

Sus! çocuk ol yanımda
Çığlıklarım zaten senden de, benden de büyük
Haykırmayacağım adını dokuz boğum yutkunarak

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Koklamalıyım tenindeki yasak çiçekleri ve uyumalıyım
Uyumalıyım da
Kaçıncı uykusuzluğumdayım, bilmiyorum
Karanlık, eflatun şalını çıkarmaya başladı el ele dolaştığımız sahilde
Ardın sıra kırılan ışıkları topladı ellerim gümüş tepsiye
Yaldız yaldız yalnızlık, yıldız yıldızdı gece
ve bittim

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Siyahla beyazın farkı olmadığı saatlerde
Kırmızı kostümünü çıkarıp aşkın
Efkarımı tütsülemek için yaktım karanlığı

Eski bir tangonun ritmiyle
Dört duvarın dipsiz köşelerinde ağını örüyorum yalnızlığın
An ile anılar arasında
Her defasında, bir öncekini unutup başka sözler yazıyorum bu
müziklere
Aşk
şarkı sözlerilarım, şiirlerim ve suskun hayalin kaldı bende

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Mülteci kampındaki
Ölümle özgürlük arası çizgide sıkışandan farkım yok aslında
Çizgiyi geçerse ölüm, geçersem sensizlik
Kalırsa işkence, kalırsam da sensizlik
İkisi de ölüm be! yokluğun ölüm

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Uzak ülkelerde olmak isterdim şimdi
Hiç bilmediğim insanlar arasında
Avazım çıktığı kadar bağırmak seni sevdiğimi

Kimsenin anlamadığı dilde
Sonra hırsız bir rüzgar yürütmeli sesimi
Sabaha karşı pencerenden içeri bırakmalı
Unuttuğun ninnileri mırıldanmalıyım sana güneşin sızlayan ışığında

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Bugün göğsümde uyanır mısın?
Saçlarımdan toplar mısın yıldızları?


Ne çok şey sığdırdım ismine
Ne çok sevda, özlem ve onca kavga
Her şey sensin aslında, ah! bu şehir, bu sahil
Her parmağının dokunuşu dipsiz kuyular açar da atar beni maviye
Saçlarımın dalgasında havalanır beyaz kelebekler
Tut, tut ki bahar sende kalsın, ben sende
Sabaha çıkıyorum düşlerin yorgun renkleriyle
Yine yarım kalmış
şiirler var yarına
Yine sen dolu yaprakları dökecek zaman
Birikeceksin bende


Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Karanlık gibi sarsam seni, Serilsem, sarılsam, sevişsem dizelerle

Öyle bir şiir yazsam ki
Hani o herkesin yazıp da yetmediği Seni Seviyorumlar var ya
O bile şaşırsın
O kadar çok kullandık ki aslında, ondan mı yetmiyor sanki?

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Kirpik altındaki kimsesiz sahillere bırakıyorum yaşlarımı
Esen onca mavisin bende, onca umut

Ah! bir de çıkmaza gitmese yollar
Hani akan suların toplansa coğrafyamın bakir kuyularında
Konuşamıyorum
Yorgunum
Tüm sesleri kesildi, sesini kulağımda hissettiğimde
Bak bir geldin arapsaçına döndü düşlerim
Ben alışkın değilim ki seni seviyorum diyen adamların gerçekliğine
Sen gerçeğimsin, belki de burada yanıltıyor beni aşk

Ramiz Dayı'nın dillere destan olan o şiiri!

Hafıza kaydımda ne varsa sildim
Kim varsa zaten kendini sildi gittiğinde
Şimdi kaydını tutuyorum öpüşlerinin ve fısıldadığın
şiirlerin
Söndürdün şehrin tüm ışıklarını, göz kapaklarımda
İşte şimdi yanımdasın
Bak, çekilirken gece, portakal çiçekleri koktu güneş
Duyuyor musun?
Renklerim, düşlerim yorgun
Beyazdan çaldım gecemi
Söylesene, senin ismin ne renkti?
Tüm ışıklarını söndürdüm gözlerimde şehrin
Karanlıktayım


#6
Sen beni sevmedin ya...
Ben de gidip herkesi sevdim..
Ve herkese böLdüm kendimi.. !!
Herkese az az düştüm..
Ve kimseye yetmedim...


Murathan MUNGAN


#7
bu bölümde tek başlık açma hakkınız var
başlıklarınız birleştirildi
bu başlık altından devam edin


#8
Büyümüş bir kız çocuğu

bir gün sen de anlayacaksın
kalabalıklardan kaçıp
dizlerini karnına kadar çekip ağlayacaksın
işteo an özleyeceksin
eski sevgilini değil
pili bitmiş oyuncak ayını.
yanından ayırmadığın, yatarken sarıldığın saflığını
tel sarar kızıma tel sarar diyen babana benzemeyecek her erkeğin gözleri.
o küçük kız çocuğu değilsin artık
ama birgün sen de ağlayacaksın!
kenarları dantelli elbisesiyle
saçlarıı ördüğün oyuncak bebeğini
nereye koyduğunu htırlaman gerektiğini anlayacaksın!
tel sarar kızıma tel sarar diyen babana benzemeyecek her erkeğin gözleri.

Ceyhun Yılmaz




#9
Kaçılmayacak kadar yakın
Tutulmayacak kadar uzaktasın
Ben yalnızım
Sana olan aşkıma yalnızlık çoktan kucak açtı
Senin yokluğuna dokunduğumda içim parçalandı…
Beni çıldırtan bu sessizlikte sana seslendim
Şu yıldızlarda seni diledim
Ama senin kapıların bana hep kapalıymış
Beni hiç duymayacaksın anladım…
Engin denizlerde kulaç attığım
Üstüne gök kuşağını bağladığım
Bu aşk yalanmış…
Yalanmış bana söylediğin sevgi adına
Kelimeler…
Cümleler…
Mısralar…

Şimdi karanlık sularda boğuluyorum
Gökyüzü kurşun gibi ağır geliyor taşıyamıyorum
Artık ne tarafa dönsem yalan
Gülüşler yalan…
İnsanlar yalan…
Sevgiler yalan…
Ben seni mi sevdim?
Senin gözlerinle mi baktım şu dünyaya
Kocaman bir yalanmış demek seninle yaşadıklarım
Oysa gözlerine baktığım zaman
Cennet bahçesine geçiyorum sanmıştım
Bir aldatmacaymış meğer…
Kötü bir rüya bile değilsin
Kötünün bile bir yüzü vardır
Bir görünüşü…
Ama en beteri de buymuş
Bu aldatmaca…
Bir masal olsaydın eğer razıydım
Bir şiir olsan alır saklardım
Hiç olmazsa güzel bir yüz kalırdı senden geriye
Hoş bir anı…
Kimsenin dokunamayacağı tarih…
Ama hiçbir şey kalmadı senden geriye
Yalnızlığım ve benim sadece…
Bir yokluğu var saymışım ben
Bir HİÇ’e sarılmışım sevgili diye
Nasıl olsa biterdi bu aşk
Unutulmaz bir hatıra
Gençliğin en güzel anısı olarak kalsaydı
Ne olurdu sanki?
Sen hiçbir şeyin değerini bilmedin
Kökün çürük…
Yaprağın kül…
Meyvense zehirmiş…
Ben seni aşkın yerine koymuş aldanmışım
Kabahat sende değil
Ben insan tanımamışım…
Sana karşı ne bir öfke duyuyorum
Nede kırgınım…
Çünkü sen zaten yokmuşsun
Anladım asıl kızılacak kişi benmişim
Küçük bir toz tanesini
Bir mücevher sanmışım
Kendi başıma bir aşk yaratmış
Tek başıma yaşamış
Bitirmişim…




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:42 .