>>HaSReT AyazLarında YüReĞiM <<
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 24-09-2007, 11:33 #21

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ



asiiLord dml61 *KaRizMa*

yüreklerinize sağlık çok güzeldi tşkkrler





Alt 24-09-2007, 12:09 #22

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Harflerin katline köşemi kaptım…
‘Sus’ çanağı gözlerimden ölüm düşüyor..
Yalnızlığın, kentin beton direklerinden,yüzünün yüksek evinden kendini atmış…
İntihar etti...

Bana ben kadar bir ‘sus’!

Yeter artık
Sus!





Bir ölüye güzelsin şimdi…
Aşk bana kaldıysa dedin çektin gittin!
dilimin tetiğinde bilindik şiirler …
beni kime öldürttün yar!
Kaç kişilik bir sağanak ki…
Ölümün y’az’ı, karını da küredi…

Aşka ısıt/tın ellerini…


Yolunu kesmeyin öncemin…
Düşümden ‘düş’tüm içinizi…
Topal bir aşkta huzurun adımı olmazmış…
Adamlarınız kadar yürüdüm…

Seni yetecek cümlelerimi asılıyorum…
Sonu anlatmayan romanlarına bitirdiğin kaç aşk var da;
Dönüp dönüp hep aynı ‘’düş’’ü kuruyorum…
Bana büyük ‘sus’’…
Bana o kadar büyük sus ki,
Kent vagonlarını satır raylarımdan geçiren okunaklı ayrılıklara bizden bozma hüzünler olsun…

Adın hep beklemeleri dinletir gibi…
üç hece…
Baş harfinde düş gördüm…
‘’düş’’tüm!
İçi çekilmiş bir aşk batağından kurnaz suskuların çıktı…
Tehirli yalnızlığıma kulak kabartan şehir adamlarından geç sen aşkı…
Hüzünlü yanlarımı suç koridorlarında s/akladıklarınla solla…
Ben bedenime soluk masallar biriktiririm…

İstanbul’a yüzünü deneyen adam!
Gözlerinin altında korku halkalarım var…
Bilir misin?
Gidersem tüm vaatlerim çığlık mezarı…

Eli cebinde z/amanlarıma dert yanan uzaklarda oturur dul ölümlerim…
Belki hayat beni dilenir…
beni dilenir de adımın cümlelerine tutturulmuş bir yas’a suçları çalınmış intiharlarımla giderim..

Sokak acılarının cılız yangınlarında aydınlanan kente üşüyorum şimdi…
Sen İstanbul/una bir şehir eskittin!
Sınırı, bir ihanetin yırtılan gözleri…

Tanıdık gemilerde kurulmamış baharların eksilsin…
uyku dönüşü terk et gecemi…
terk et…

beden avlusunda suçlarım seyiriyor…


alıntı





Alt 24-09-2007, 12:25 #23

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


isyankar bakışlarını üzerimden çek !
acının yüz ölçümünü vermem mümkün değil...
son çizikti bu attığın,
sevda yanığı yüreğim kanamaya devam etsin ... farketmez ...
son çizikti bu ... son ...



ömrümün telaffuzunu dudak uçlarından okuyorum
şehrin en sessiz çığlığını ruhumda duyuyorum
tenim ürperiyor... sensizlikten olsa gerek ya da sessizlikten (?)
kaçan hayaller geceme sığınıyor
"kalk, git artık" demeye dilim varmıyor
sınırsız sevgi ve şiddetli bi özlemle kucaklamak istiyorum seni
yeniden ateşe elimi sürecek olmak korkutuyor beni
yapamıyorum.. gücüm yetmiyor
biliyorum zaman geçer ve bana kalanı verir hayat, avuçlarıma
ben gelişiyle göğe açılan ellerimi indiremem
istediğim "O"dur Onun verdiği değil!

hiç bir gidiş senin gelişin kadar üzmedi beni
yenik hayallerle gelmeyişinin resmini çizdim hep
geldin... geldiğin gibi gittin...
masallara inancım bitti gidişinle
gök kuşağı çıkmadı ağlamalarımın ardından
bulutlar hiç gitmedi gözlerimden
hep bir gün gelir diye bekledim gelmeyişini
umudumda kalmadı ki artık
zaman hep senden yana ...
bende bitti vakit...
gelme... istemem...
kavuşuruz... buluşur bedenler...
hem sonra; "ölüme ne kaldı ki?"

alıntı





Alt 24-09-2007, 12:31 #24

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Yar Sızım, Yanarım ...


'' Gidiyorum sana varmadan uçsuzluğuna,

Susuyorum adım bile atmadan duraklarına.

Mahkum duruşunda kıyılarım yanıyor,

Sözler mıhlanıyor içimin duvarlarına.

Candan öte ölüme değiyor ellerim,

Küllerim miras kalıyor sana, yanıyor. ''





Sorma bana halimi ; nerdeyim, nasılım !

Yamaçlardan süzülen ömrüme yaşlar birikiyor,

Alnımda çizgiler geceme ulanıyor.

Varlığıma düşüyor körpe korkular,

Odalarda geziniyor suçlu adımlarım.

Sorma bana, sözüm yok cevapsızım!

Karanlığa büyüyor içsel sancılar,

Yaşımdan düşüyor kurşun rengi sabahlar.

Bir ses tutuyor yaka paça omzumu,

Kulaklarımda sonsuz bir ızdırap çınlıyor.

Bırakmıyor içimi ayrılık zehri,

İçiyorum gözlerinden bu gidişi.

Bakma bana , yolum yok yalnızım !


Göç vuruyor ömrümü uzak diyarlara

Ellerimde uçsuz bucaksız uçurumlar,

Rüzgara kavgalı yüzümde silinmez o yara,

Kanadıkça acıyor, derinimde son buluyor.

Sakin uçurumlarımın en hırçınına düştün

Senden dönen tüm sözlere beni gömdün.

Lügatime sürüldü tüm yasak sözler,

İçime sızdı ne kadar yara varsa,

Ağlama , gücüm yok, dermansızım !

Harsız tepelerden attım gölgemi,

Bakmadım ardıma, kalanlarıma,

Uçsuz ovalara dağıttım hasretini,

Boğuldum, dilimin ucunda ölüm.


Sende ömrümün tüm kışlarına üşüdüm,

Gece kabuslarına vurdum adını,

Duvarlara çarptı kan rengi hüzün.

Sorma bana, adım yok öyküsüzüm !

Haramiler çaldı ayrılıktan alacağım payı,

Başımda gece suskunu avaze baykuşlar.

Dilimi bağlıyor cebi delik düşler,

Acısı yakıyor boğazımı, küllerim çürük,

Yorgun harflerde büyüyor ömrüm.

Geçmişi öpüyorum gittiğin yollardan,

Saatler batıyor içime, çiziyorum bağrıma can.


Duvarlara siniyor öfkemin resmi,

Yollara vuruyor yorgun ayaklarım.

Susma bana , sözüm yok haksızım !

Gidiyorum sana varmadan uçsuzluğuna,

Susuyorum adım bile atmadan duraklarına.

Mahkum duruşunda kıyılarım yanıyor,

Sözler mıhlanıyor içimin duvarlarına.

Candan öte ölüme değiyor ellerim,

Küllerim miras kalıyor sana, yanıyor.

Ateşe boğuyor meçhul gözlerini,

Kavruk bir yürek yanık kokuyor.

Kuyulara hasret sularım uğramıyor.

Dönme bana, yüzün yok; sakın gelme, susarım !

Her susuşumda, yaram çok yanarım !

alıntı





Alt 24-09-2007, 12:35 #25

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Taş duvarlar ardından bir çığlık yükseliyor,

Bölüyor kentin uykusunu

Ölüm döşeğimde yakalıyorlar beni

Aşk oyunlarında ebe yapıp;

sonra oyunbozana çıkarıyorlar adımı

kaçmaktan yoruldum, ustura ağızlarına kovuşlandırılmaktan…

ayağıma çelme takacaklar, boynuma da halat…

sonra acıklı bir feryat… “kendi düşen ağlamaz”





amâ gözlerimden kan sıçrıyor şehrin fistanına
bu ölüm sana, şimdi şen şakrak oyna!

Ruhumu askıdan alıp, yüzüme çarpıyorlar

Dolabımdan son moda bir intiharı çıkarıyorlar

Bir darağacının kefesinde soluklanıyor boynum

Tek celsede aklım yerde…

Ağır kan kayıplarındayken bedenim; kılıfına uydur bu cinayeti

Ciğelerimde söndürdüğün sigaran; verem sebebim

Şimdi cinnet odalarına alabilirsin aklını

Bedenim can çekişmeye çok istekli

Ruhum savrulurken bir başka yöne;

Her an düşürebilir yüzündeki maskeni

Kalbime bir neşter vur, aşka boya ellerini!

alıntı





Alt 24-09-2007, 13:37 #26

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Küllerle yoğrulduğum bu gece sonrasında sabah ayartır beni

Martılar aynı yerden yolcular beni yine terk etmek için

Dağlardan inerken güneş

Aptallığıma sunacağım sıcak bir eleme

Bir tutam tuza bular beni.



Boğazlarımda bu düğüm niye.

Hangi şenlik iyi durur ki bende.

Yor beni telaşına.

Sıvazla en balçıklı yerimden.

Saçlarıma bereket tanrısı ol mesela.

Gel en küstah zamanla barışalım.

Hani şu tını var ya niye ağlatıyor ki beni yine aynı yerde.

Dua mua acayip bişey bu aynada tanrının görüntüsü

Aynada kendi gölgem siyah miyah bir kefen işte topu topu

Ses mes acayip bir uzantı dikişlerde

Hani en uzak yer yok ki

Desem ve yine desem ki

En uzağa gel yorduğun derdinle

Koşarken burkuluyor ayaklarım ve

En ince yerinden sızlıyor ki

Tedirgin bir varış sözü karşılar

Aksi bir duvara çarpmışken Nasıldı

Aksi bir duvardı işte

Ahu der ki gece sana gelmez

Sen geceye gidersin

Menekşe seni edebe çağırır

Dönüşü olmayan bir ağıda tutunmuşken

Dönüşü olan bir yolda tebessüm ayakta

Bölük börçük tabakalara sığınmış sunaklardan

Çağlar hükmeder ince düne

Yapayalnız dünya değil ki yarın

Bir rüya görür kainat ve yere çalınır yalvardığım herkes

Donuk yüzler arkamdan tufan yağdırırken

Dünüşü olmayan bir yol dönüş işte

Yakarmak istiyorum deli gibi

Kapında, cebinde, yüzünde

Ve her seste

Ne desem ne demesem

Hiç

Bişey


alıntı





Alt 24-09-2007, 14:06 #27

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Avuçlarıma adını yazdım,damarlarımdan akıttım aşkı.
Gözlerim düştü uzak bir çöle,
Bir seher serinliğinin ürperten nefesinde.
Adımlarım yol oldu, yollarım aşk, hüznüm yoldaş…
Mecnunun ahı vurdu yüreğime,
İçime dert oldu ,dışıma yolluk


Bir toz bulutunda kaybettim aklımı,
Ayaklarımda zincirler;
Her adım uçurum,uçurumda her adım.
Gözlerimi söktüm geçen her kervandan,
Durdurup içimin dalgalarını,seni aradım yorulmadan,
Koştum, her yanda ismin harf harf,
Düştüm içime, ne çoksun yar !

Issız çölümde kayboldum, mevsimler döndü.
Hicaz bir türkü şimdi dilimde,
Sen ki her sözde vurdun, ben sustum.
Aşkımın sabrı törpülendi
Hacer'in adımlarından,
Bir fırtına savurdu yüzümü,
Acıma deydi tuz, Yusuf’un kuyusundan.

Ağıtlar yankılandı; ucunu sende yitirmiş sahralarda.
Soğuk düştü içime, ayrılık da beni unuttu.
Açık kaldı üstüm, yıldızlar yorganım oldu..
Her zerremde kristallendi cümleler,
Üşüdüm ; tepeden tırnağa boyandım.
Aşk nehrine yalın ayak apansız daldım.
Ölüm geldi ardından aldırmadım…

Unuttum yılları, yollar oldu bana can,
Ayaklarımda çoğaldı adını soramadığım diyarlar.
Ne sular geçti ömrümden, ıslanmadım.
Bir damla düştü senden, şimdi sırılsıklamım…
Vurgunluğuma deydi Musa’nın asası,
İz buldu yüreğim, yürüdü ardından,
Göçtü içimde bir kuş daha;
Can verdi gönül ırmağımın kıyısında.

Ayrılık yakarken boğazımı,külleri savruldu Havva’ya…
Ay kondu göğsüme ,çöktü ağırlığı,
Hilali battı içimin sen köşesine.
Kanadıkça azdı yaralarım, yol oldu, iz oldu
En kavrulmuşluğunda sustu alevi.
Dönülmez bir ömürde yaş oldu gözlerime,
Kan oldu avuçlarımda,bağrıma düştü İbrahim’in ateşi…
Aşkın öz suyunda yıkadım gönlümü,
Akıp gitti senden sonrası, düşlerime kondu yitik türküler
Omzumda hicran beyitlerinden bir el.

Sarıldım sabaha,bir süvari oldu yüreğim dağların kucağında.
Hira’da büyüdü içimi kora düşüren bir hasret,
Yüzümden aktıkça hüzün, tükendi ömrüm.
Sevdama eş bir çocuk büyüdü bende,
Baktıkça içime lirik gözleriyle,
Sen kesildim sevdamın sessizliğinde.
Yırtıldı tüm sözler, sus yaşandı tüm zamanlar.
Çığlıklarımı topladım Kisra’nın sarayından,
Avaz avaz sustum, aşktı bende kanayan…
Şimdi bilmem hangi diyarın, hangi viranesinde

Ay ılık ılık doğarken üstüme; içimde sadece sen !
Sol yanıma sıkıca sarılmış,gerisi boş gerisi yitmiş…
Sana dair ne varsa bu ten kafesini evi bilmiş.
Yırtılan yüzümde bir iz kalmış senden,
Sevdanın adını ezberledim, ruhlar aleminden.
Benliğimi gizledim yaralarıma, yaramda can buldu canım,
Canımdan öte yarda, sana durmuş dualarım.
Şimdi içimdeki her zerre sorguya çekilirken aşktan,
Parça parça döküldü ömrüm zamanın çarmahından.

Kirpiğimde dondu gidişinin sesi,bin sancı büyürken,
Bendeki bu acı Meryem çaresizliği..
Ben seni içimi çürütürcesine,gözlerimi çölleştirircesine sevdim.
Ne söz kaldı dilimde susmadık,
Ne köz kaldı içimde yanmadık.
Yollar tükense de merhem değmiyor ömrüme.

Ben aşkı yüreğinin kıyılarında adımladım,
Benliğim gömülürken sabaha,yokluğuna uzadı varlığım.
Ömrümün senli alt yazılarını topladım,
Koydum içimde var ettiğim kutsal sandığa…
Tüm zamana ve aşka yemin verdim,
Dönmemek için gittiğim bu yolda,
Beni unutup sana ‘aşk’ dedim.
Yüreğimden tut beni aşk sakın bırakma !...


alıntı





Alt 24-09-2007, 14:21 #28

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Eğer Bu Akşam Gideceksen

Eğer bu akşam gideceksen , son kez karşılıklı susalım seninle.

Sen beni benim gözlerimde öldür, Ben seni senin gözlerinde.

Bakışlarımızla kan gövdeyi götürsün.

Ay yenilerken kendini ,

zihnimin arka kapısından çarpıp kapıyı çık git.

Bırak!!

Ben temizlerim gecenin namusunu.


Köprü korkuluklarında bulayım kendimi,

Sensizlik çağırsın beni karanlık sulara.

Çığlıklarımı yıldız yapıp yapıştırayım ayın yanı başına.

Sonra yakamoz olayım denize boylu boyunca,

Gözyaşlarında parlayıp kendime damlayayım.


Sen galibiyet bayrağını kaldır göğe,

Şimşek olup düşsün göğsümün tam ortasına.

Çığlık çığlık yayılan ateşimle İstanbul aydınlasın.

Gözlerinden kendi cenaze alayımı uğurlayayım;

Namussuz geceden kalma kan kırmızı mendille…


Bensiz kalınca, havada asılı kalan onca söz;

Devrik cümleler halinde üzerine düşsün.

Yokluğumun altında ağır gelsin bedenin.

Sen “susun” diye bağırırken sesini duyan olmasın çöllerde.

Yalnız bir bedevi gibi yabancılaş kendi diyarına.

Ve tıpkı benim gibi yalnızlık kaçınılmazın olsun…………..


alıntı





Alt 29-09-2007, 13:21 #29

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Her harf, yakıp kâğıdı, tek tek dökülür yere;
Eğer adını yazsam!..

Gözüne baksam; ateş akar içime...
Sokulsam; tenim kavrulur nefesinden, kururum susamış fidan gibi!..

.....

Aaah, dokunsam yârime; su toplar parmaklarım!..

Saçının her bir teli ateşlenmiş fitildir, bilirim;
Değdiğinde yüreğime yer(i)yerinden oynatır!..

Eriyen bir kırmızı mumla mühürledin ağzımı;
Hapsoldu dilim!..

.....

Mahpus oldum, içinde...
Sordular; kim o?..
Düşündüm;
Ben kimim!..

Kimim ben?..

.....

Kibrit yanar, tükenir;
Yaktı, diye suçlarsın parmağının ucunu!..

Suçlu kim?..
Ve suç ne?..
Saçının bir teline dokunamam..
ve bakamam yüzüne..
ve sokulamam nefesinin yayıldığı havaya...
Ateşin kararttığı bir kibrit çöpü gibi; yandıkça eğilirim, kıvrılırım, bükülürüm elinde...
..de, diyemem;

Mühürledin ağzımı!..
Hapsoldu dilim, açılmaz artık dudağım!..

Dokunsam tenine; su toplar parmaklarım!..
Sokulsam; kavrulurum!..
Baksam;
Ateş akar içime...

.....

Eğer adını yazsam...
Her harf, yakıp kağıdı, dökülür tek tek yere!..


alıntı





Alt 29-09-2007, 13:29 #30

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


' Gördüm. Meğer buz, bir su yanığı değilmiş. / Öğrendim. Buz, suyun yaralanıp kabuk bağlaması ! '

Bu satırlar, ilmek ilmek acıyla içlenmiş bir aşkın son deminden..
Eylül mevsimlerden..
Ateşi su söndürür derlerdi.
Bu nasıl mümkün sularda yanarken?

...

Karaya bürünmüş renk körü yalnızlıklarım.
Usul usul dağılmış yüreğim tuzla buz,
Sen öylece, aldırmadan gözyaşlarıma, çekip giderken,
Aşka kurulmuş bütün zerrelerimi idam ettim en kuytu köşelerden.

...

Aşkın acıdan geçmesine çeyrek kala taş yüreğim,
Taşında yüreği olduğunu nasıl da göz ardı etmişim.
Sesin kaybolduğu,taşın yürek olduğu yere doğru ilerlerken,
Ne yazık! Yaptığım en büyük hatayı silemedim bu sahneden.

Bildiğim herşeyin vehme dönüştüğüne inat bilmeliydim.Sesimi taşımaktan yorgun duvarları, ayrılıkların önüne örmeliydim.Çığlıkların tiz sesini susturmalı, ince sızılarımın üstünü örtmeliydim.Her gidişinde biraz daha sana gelmeliydim.Sen bir adım öteye ben bir adım ömre.Gidişini seyretmemeli, her ötede bi yudum sene daha ermeliydim..Ama dedim ya:


' Gördüm. Meğer buz, bir su yanığı değilmiş. / Öğrendim. Buz, suyun yaralanıp kabuk bağlaması !


alıntı





Alt 01-10-2007, 02:50 #31

*tubiş*

Y'oksun&Y'okum :(


Aşk ve Sevgi


AŞK bir yıl sürer
SEVGİ bir ömür

AŞK gözünde büyütür
SEVGİ razı olur

AŞK aldatır
SEVGİ ikna eder

AŞK (aşık) kıskanır
SEVGİ (sevgili) güvenir

AŞK seni de onu da ikiye böler
SEVGİ ikinizi bir eder

AŞK zehir gibidir
SEVGİ ilaç

AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen
SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır

AŞK gider (isteyince)
SEVGİ kalır (isteyerek)

AŞK çeker, ezer, cesaret kırar
SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.

AŞK ise; o senin için hedeftir
SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız.

Gül Ozan





Alt 01-10-2007, 03:03 #32

asiiLord

MaVi SeVDaM


Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu,ağlardım
Beni sevmiyordun,bilirdim
Bir sevdiğin vardı,duyardım
Çöp gibi bir oğlan,ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu ağlardım





Alt 01-10-2007, 03:05 #33

asiiLord

MaVi SeVDaM


Yerin seni cektigi kadar agirsin
Kanatlarin Cirpindigi kadar hafif..
Kalbinin attigi kadar canlisin
Gözlerinin uzagi gördügü kadar genc...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kasin gözün
Karsindakinin gördügüdür rengin..
Yasadiklarini kar sayma
Yasadigin kadar yakinsin sonuna;
Ne kadar yasarsan yasa,
Sevdigin kadardir ömrün..
Gülebildigin kadar mutlusun
Üzülme bil ki agladigin kadar güleceksin
Sakin bitti sanma her seyi,
sevdigin kadar sevileceksin.
Günesin dogusundadir doganin sana verdigi deger
..ve karsindakine deger verdigin kadar insansin
Bir gün yalan söyleyeceksen eger
Birak karsindaki sana güvendigi kadar inansin.
Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret
..ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin
Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin
Günesin seni isittigi kadar sicak.
Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin
..ve güclü hissettigin kadar güclü.
kendini güzel hissettigin kadar güzelsin..
iste budur hayat!
Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin
Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar üsürsün
..ve karsindakini unuttugun kadar cabuk unutulursun
Cicek sulandigi kadar güzeldir
Kuslar ötebildigi kadar sevimli
Bebek agladigi kadar bebektir
..ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ögren,

Günün Bu En Güzel Vaktinde
Günün bu en güzel vaktinde
Her yer sessiz,sakin,uykuda
Sen de uzaklarda bir yerlerde
Uyuyorsun tüm güzelliginle
Ve ben her zamanki gibi
Seni düsünüyorum..
Gökyüzüne bakip

Kimbilir sende uyaniksindir belki
Hatta belki sende düsünüyorsundur beni
Hatirliyorsundur gecen güzel günleri
Özlüyorsundur belki sende beni
Günün bu en güzel vaktinde..

Sakin kacirma gözlerini yildizlardan
Cünki seni görüyorum o en parlak yildizda
Piril piril parlayan gözlerini görüyorum..
Ipek gibi saclarini görüyorum..
Kalbinin tüm güzelligini görüyorum.. o yildizda..
Günün bu en güzel vaktinde..

Insan umut ettice yasar
Bende bir gün dönersin umuduyla
Günlerime gün ekliyorum
Eger sende biraz sevdiysen beni
O en parlak yildiza bakip
Bana dönecegini söyle..!
Iste o zaman emin ol ki
Gökyüzündeki bütün yildizlar
Bizim icin parlayacaklar sevgilim
Günün bu en güzel vaktinde..
Isyankarligima Boyun Egersem
Hep beraber olmak imkansiz
Imkansizliklarla dans ediyorsun cünki
Ama bu imkansizliklarida
Gerceklestirmeyi basariyorsun
Kendine bir yol ciziyorsun
Onu sürüyorsun..onu gidiyorsun
Bende herseyi göze alarak
-sana olan askimdan olsa gerek-
Kalbimi,ruhumu ve bedenimi sana
Sahneyi belirsizliklere birakiyorum
Bir gücüm biter de isyan edersem..
Eger isyankarligima boyun egersem..
Bil ki sevgim degil,
Sabrim tükenmis olacak..





Alt 01-10-2007, 23:33 #34

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Aşk adımları



bilsem adını
yollara düşeceğim
kervankıran yollara!

1.
hangi rüzgarsa yüreğimin yelkenlerinde
sürükler suların ışıklı yolunda beni
iklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye

kimdir beni böyle görüngesine çeken
uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken

bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın
ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi
saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın

2.
önce denizler olmalı, ak denizler
kumsallarında koşup oynaşacağımız
çakılların çıkırtıları arasında
güneşin altında, çamların gölgesinde
önce denizler olmalı
ve unutulmuş koyları o denizlerin

teninde damlacıklar domur domur
yosunlara değmeli ayakları
bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde
birden ufuklar yıkılmalı ki
ötesi yurdu olsun sevgimizin

önce denizler olmalı, ak denizler
sözlerimizde suların yalınlığı
kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak
yataklarımız değişmeli coşkumuzdan
birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak

3.
ıssız bir köy evinde
ocak başında
türküsü olup gecenin
yeniden yakılalım
alevlerin dilinde

üşüdünse sokul bana
örtün olayım
dünyama sunulmuş biricik meyvem
haramım
seni koruyan kabuğun olayım
üşüdünse sokul bana

ıssız bir köy evinde
yüzlerimizde yalazların yansıması
geçelim çağların itesine
iki masal kahramanı gibi
anlatılsın öykümüz
dilden dile

4.
yollardayız
eli elimde
fundalıklar arasından yürüyoruz
çiçekler öpüyor eteklerini

yollardayız
sevinci sağıyoruz günün göğsünden
üstümüz başımız çengi ışık
aşkın yolcularıyız

yollardayız
yüreklerimizde nice esinti
çiçek tozlarıyla yüklü
uçuyoruz düşlerin çavlanında

5.
kentin sokakları aydınlanıyor birden
yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna
kıskançlığın kıskacındayım
gir koluma
aç adımlarını
tenhalarda yürüyelim

haydi

yolumuz denizler olsun yoldaşımız martılar
birer çarpıntı gibi geçelim günlerin solgun yüzünden
esriyen yanımızda dalga dalga sevgiler
ardımızda anılarımızın açık sözlü yalınlığı
tenhalarda yürüyelim

haydi

en bildik sözlerle geçelim sevdanın çöllerini
bir ışık yağsın sonra sussun her şey
kanat vuralım yeşillikler arasında
solukları turunç kokan güneyli çocuklar gibi
tenhalarda yürüyelim

haydi

gümüş çizgilerini yoklayalım ufukların
sevginin yıldırımlarıyla yırtılsın içimizin karanlığı
yağmura hazırlanır gibi dolu dolu ve çoşkun
tenhalarda yürüyelim

haydi

6.
söyle
hangi denizlerin çocuğusun
görüyorum yüzünde
tirşe mavi yansımalarını dip dalgalarının

bu aşk derinliğindir senin

7.
kaç aşkın günbatımını yaşadım
çekildim yıkıntılarımın içinde
yürüdüm anıların tozlarına bulana bulana
içim boz duman

-oysa sen
beni kaçırdın benden-

türkülendim ansızın
şimdi bütün uçurumların çiçek
ve bu aşk
bu aşk sevgilim
senin kadar gerçek!


alıntı





Alt 01-10-2007, 23:35 #35

asiiLord

MaVi SeVDaM


Sevgi dalgın sular gibidir; gösterişsiz ve o nispette derin.
.. Sevgi gösterişin
olduğu yerden hicret eder, çünkü o bazen sevgilide bir
bakış, bazen de bir
sanatkarın gönlünde ürperiştir. işte o kadar sade, o
kadar yalın...





Alt 01-10-2007, 23:37 #36

asiiLord

MaVi SeVDaM


Bütün hüzünleri devirdim içimde
Zamanı durdurdum
Yaşam çekilmezdi
Geçtim aynaya, kendimi vurdum
Kalbimi çıkarttım içimden
Bir kenara koydum
Dostlarımı unuttum
Yalnızlığın yolunu tuttum
Şimdi ben yokum
Çünkü onsuzum...





Alt 01-10-2007, 23:37 #37

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ




Aşk



Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk
Mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu.
Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
Nicedir bir percereden deniz güzel değil
Nicedir ışımıyan insanlığımız sensizliğimizden.

Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar.


alıntı





Alt 01-10-2007, 23:42 #38

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Aşk



Aşk denilen bu illet; ne kânun, kural tanır,
Ne hüküm fermân dinler; ne arlanır, utanır...
Dâvetsiz kapı çalar; zannetme ki usanır! ..

Girdimi bir gönüle, nasıl yakar kavurur
Perme-perişân eder, küller gibi savurur

*Önüne geçmek* diye, deyim icâd bulmamış
Bir tutulan, bir daha aslâ iflâh olmamış
Göster! Hangi filinta, sâm-u zebûn solmamış?

Yağız delikanlı mı, yiğit mi, demez vurur
Şâh´a pençe taktımı, tâc-ı saltanât kurur

Çökmesin bir yüreğe; inletir, süründürür
Velî´yi deli eyler, Kırk hâle büründürür
Tanınmaz mecâl verir, yek-pervâne döndürür

Ne şeref, izzet kalır; ne de bırakır gurûr

Deldirir ferhât gibi, önünde dağ mı durur?

alıntı





Alt 02-10-2007, 00:00 #39

asiiLord

MaVi SeVDaM


aşksız yaşamaktan bulanık yüreğim ah eder
kirlenmiş mi herkes dilsiz gezer kim kimi dinler
mızrapta inleyen teller benim sevdamı söyler
uzat gülüşünü gönül pınarım sana aksın

hovardaca harcadım hayatı artık huysuzum
Kerbelada unutuldum bir sevgiye susuzum
gölgeli telaş sardı her yanımı uykusuzum
uzat dizini başımı dayayıp dinleneyim

çatlayan bir serap oldu hayatımda ne oldu
adrese varmayan pulsuz postaya döndü soldu
içimde kendimi dolaşırım yollar yoruldu
uzat ellerini tutsana beni çok bitkinimgünler askıda kuruyan yaprak yaşamıyorum
kırılmış narin çiçeğim mutsuzluk saçıyorum
başkaldırdım anılara kendimden kaçıyorum
uzat bakışını yoktan gelip tüme varayım tek sende kalayım

SERDAR SAN





Alt 02-10-2007, 00:13 #40

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


Ayrılık Sevdaya Dahil



Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin
En gorkemli saatinde yildiz alacasinin
Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader
Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin
Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari
Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan
Onu cok ariyorum onu cok ariyorum
Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari
Bir yerlere yildirim dusuyorum
Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu
Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus
Tedirgin gulumser
Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili
Hic bir ani tek basina yasayamazlar
Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
Telasli karanlikta yumusak yarasalar
Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu
Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
Yansimalar tutmus butun sahili
Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var
Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
Cunku ayriliklar da sevdaya dahil
Cunku ayrilanlar hala sevgili
Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik
Hava agir toprak agir yaprak agir
Su tozlari yagiyor ustumuze
Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir
Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
Karanlik coktu denize
Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina
Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ

Atilla İlhan





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:50 .