#501
Şems-i Tebrizi ‪#‎sonsuzluğa‬
Şu kaybolmayan ışığı mı? -Evet!.. Tıpkı kalbimdeki sen gibi... -O ışık gibi ben de kalbinden hiç kaybolmayacak mıyım?!

Sen benım aynamsın..










#502
Sana aşk demiştim oysa..!
Öyle sıradan bir kelime ile değil,
Elin elime değmeden daha , yüreğine aşk çiselercesine,
Asırlara meydan okuyan...
Nefs'i sureti'ne aşk yansıyan güzellik Billuru Edâsıyla...

Her harfinin ilahi kutsallığını hatm etmiş Elif Yâr'am..!


#503
Beklemiştik
Gelsin iyi huylu tanrılar da, kurtarsınlar diye bizi
Oysa ne bir hayal, ne bir fısıltı, ne bir ayak sesi
Ne de bir gören, bir soran var yitikliğimizi…

Edip Cansever


#504
Dedi ki:
Sen bu kadar DUYGU' yu yazmak için
kaç KİŞİ' yi ÖLDÜRDÜN

Dedim ki:
___''Öldürmedim hep ÖLDÜRÜLDÜM
Ama ÖLMEDİM
___''Her ÖLÜM' ün ardından
Daha GÜÇLÜ dirildim


#505


Git diyorsun da olmuyor işte git demekle, her şeye rağmen gidemiyor insan.
Ben de sana sev diyorum mesela, sevebiliyor musun?

Cemal Süreya


#506
Bu günlerde iyi gibiyim. Yorgun gri kaideler arasında hüzünlü bir yeşilim... Ya sen, sen nasılsın ? göğsündeki ağrılar nasıl iyi misin?


#508
Özledim ...yürek dilimi anlayan....Yangınları ile beni yakanı..
Özledim gönül kuşumu...hal , ahvalimi anlatmak için uçurduğu mu..
Özledim dost meclisinde gönülde demlenmiş çayını..
Özledim gözyaşımı..gözyaşı na kattığım canı
Özledim uzaklarda ki yakınımı.......


#509
Her şey biliyor her şey,
Sen biliyor musun bakalım
Seni nice sevdiğimi?
Üstüne titrediğimi?
Geldiğimi?
Gittiğimi
Hadi!


#510
Biz kınanmadık Âşk görmedik ki.!
Şems-i Tebrizi...


#511
Fakat bizim acılarımız nedense hapsedilmeye mahkumdur!
Onlar, dinlenilmesi sadece tesadüfe bağlı birkaç türküde yaşıyor…
- Ahmet Hamdi Tanpınar


#512
Anne biliyor musun? Ben doğduğumda sen seviniyordun... Oysa ben doğumumla beraber usulca ölüyordum! Herkes gibi. Sen gibi.


#513
en güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel'un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını..
en güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
düşmanımdır ikisi..
sana gelince...
yazıyorsun..
okuyorum..
kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
ne yazık!..
ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz var;
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
kalbimin kanıyla götüreceğim
ebediyete
ben o günleri..
sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için...
en güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi...
kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
sana gelince...
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz,
düşman bile değiliz..


#514
Oraya geldim -
oradan gittim:
Öylesine yakındık ki.

Dalından kopardığım yeşil elmanın
iki yarısı değil
hepsini yediğin kendisi gibi.

İçinden geçtiğimiz kokulu karanlığı
delip geçen parlak ışığım gibi.

Koyu yeşillikler içindeki evin
gözümüze çarpıveren
sarı sıcak penceresi gibi.

Ayaklarımızın altında kıpırdanan
serin denizin parıltıları gibi.

Öylesine yakınız ki
oraya geldim -
orada olacağım.

Yorgun musun?
Yattın mı?

Uyu -
düşünme beni.


#515
Mutsuz olduklarını söyleyen insanlara öyle hemen inanmayın!.
Hele önce bir sorun bakalım halâ uyuyabiliyorlar mı?
Yanıt evetse, her şey yolunda demektir. Bu da çokça yeterlidir!..

"Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir
Müptela-i gama sor kim geceler kaç saat.." #Fuzûlî


#516
Sen uzaklardayken

Ben gidişini çizdim,
Yıldızlardan aldığım beyazlarla.
Karanlığı tuval yapıp ayrılığı yok ettim.

Sen uzaklardayken
Ben şiirlerini okudum çatlamış fısıltılarla.
Bin kez dokundum yazamadıklarına
Anlamaya çalıştım anlatamadıklarını.

Sen uzaklardayken
Ben senli hayaller kurdum,
Kimsesiz çocuklardan çaldığım hayal tozları ile.
Yüzüne bakamadım ağlatırsın diye.

Sen uzaklardayken
Ben kaderimi parçaladım.
Yazgımızın değişmesini istedim.
Yaşanmış tüm günahları üstlenip ateşinle kavruldum.

Sen uzaklardayken
Ben göz yaşlarıma sevgimi gömdüm.
Dudaklarımdan çıkan her sözcükte hayat bulsun,
Yüreğime serpilsin diye.

Sen uzaklardayken
Ben mum ışığına resmini çizdim.
Mum gibi bu ayrılık erisin diye.

Sen uzaklardayken
Ben, beni bırakıp gittiğin yoldan hiç ayrılmadım.
Her giden otobüsün arkasından el sallayıp,
Her gelen otobüste inmeni bekledim...

Sen uzaklardayken
Ben...
Hep dönmeni bekledim


#517
Yıkalım demiyorum, örmüşsün o kadar ama pencere mi açsak bu duvarlara, hem kuşları görürsün, belki çiçek koyarsın önlerine. ne bileyim...


#518
Hayat, iki perdelik oyun gibidir. Birinci perde: geride bıraktıkların. İkinci perde: geride bırakacakların.


#519
Ne hoştur!
sevenle sevilenin arasında hiçbir teklif-tekellüfün olmayışı..
Bütün bu teklif-tekellüfler, yabancılar içindir..
Âşktan başka her şey haramdır âşığa...
Bu sözü iyice, tam anlatırdım!
Ama...
- beni anlayanların hasretiyle ölüyorum!..

âh Rûmî.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:44 .