[T]ub[Y]
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 08-08-2007, 13:28 #21

DOLORES

Foruma Isınan Üye



Hayat bazen tebessüm bazen hüzün

Bazense neşenin sevinnç gözyaşları

Bazen felaket sarar bütün dünyayı

Bazende dostluklar sarar etrafı



Hayat güzel olur yaşarsan eger

Dertlereri unutup coşarsan eğer

Şans denen falcıya yenilmeyerek

Nefrete kör olup sevgiyle dolarsan eger





Alt 19-11-2007, 20:59 #22

love sTorY

Deneyimli


SEN BİR ÇİÇEK OLSAN BEN BİR YAZ OLSAM


Her sabah her sabah suya giderken
Yar yolunda toprak olsam toz olsam
Bakıp dört köşeyi seyran ederken
Kara kaş altında ela göz olsam

Uğrunu uğrunu giderken yola
Nice dilsizleri getirir dile
Gövel ördek gibi inerken göle
Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam

Veysel ördek olsun sen de göl yarim
Yeter artık kerem eyle gel yarim
Lale sümbül mor menekşe gül yarim
Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam


aşık veysel





Alt 19-11-2007, 22:20 #23

Slam_Jam

Birbaşkabaharabelki


T.a DerinLerde
u.mutLarda
b.akıyorum
Y.akmış beni AşLar





Alt 27-12-2007, 18:35 #24

love sTorY

Deneyimli


Unutulmaz anları vardır hayatın

Islak kirpiklere takıp kalan
Zamana meydan okuyan
Biz de öylesine yaşadık seninle
Öylesine sevdik
Hatırla aşkım...
Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde
Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda
Beni sensizliğe nikahladılar
Yenildim duygularıma
Yenildim gururuma ağlayamadım
Şimdi sanadır bu ağlayışım
Hatırla aşkım..
Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin
Gelip gelip özlemin doluyor içime
Yokluğunda şair kesildi gönlüm
Artık hep hüzzamdan çalıyor şarkılarım
Sen de nasıl nasıl söylerdin
Hatırla aşkım..
Oysa nelere katlandı bu gönül
Ne acılara halay çekti bu yürek
Ne ihanetlere gülüp geçti bu gözler
Bir yokluğuna alışamadım
Bir de sensiz bu akşamlara
Unutamam demiştin giderken bana
Ben de unutamadım
Bu bizim son yeminimizdi
Hatırla aşkım..
Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor
Gözlerine başka gözler gülüyor
Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi
Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın
Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın
Bitmedi bitmeyecek bu şarkım
Nerede olursan ol
Kiminle olursan ol
Hatırla aşkım..
Hatırla
Yanındayken bile özlerdim seni
Şimdi içimde bir başka yangın
Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın
Ölmek kaderde var biliyorum
Her şeyin sonu yakın
Ama sen de bil ki
Yağmurlarca sevdim seni
Yağmurlarca sana yandım
Hatırla derya gözlüm
Hatırla Aşkım..

Ahmet Selcuk İlkan





Alt 31-12-2007, 13:04 #25

Ask_perisi_efsu

Foruma Isınan Üye


[T]ub[Y]





Alt 31-12-2007, 13:05 #26

Ask_perisi_efsu

Foruma Isınan Üye


Canım..

ilk sevgi yumağım ..İlk aşkım..ilk HÜZNÜM... ilk ayrılığım ..TEK yaram.. Geçer demişlerdi ya geçmedi ama kanamıyor artık gittiğin gün ki gibi...
bir yanı eksik kaldı kalbimin senden sonra..Sanma ki şikayetçiyim bundan.İyi ki vardın hayatımda.
İyi ki ordaydın.Yüreğimin tam ortasında..
Sen sevmedim diye üzülme.Ben iki kişilik sevdim .Bir borcun kalmadı aşka..Ben senin yerine ödedim.
Sen benim ilk aşkımsın..İlk arkadaşım..İlk öğretmenim.Bazen babam..Bazen yaram..En çok da KAVGAM....
Sen benim bir parçamsın canımdan önce ayrılmayacak olan..
Resimlerimize baktım geçen gün.Ne çoklar yarısı sende kaldığı halde...Paylaştığımız pek çok şey gibi..
Bizim zamanımızda modaydı yarısı sevgiliye verilen kalp kolyeler.Onun da yarısı sende.
Ben saklıyorum hala?Seninki şimdi acaba nerde?
Senden sonra sevmedim sanma..
Ama kalbimin bir parçasını almış götürmüştün ya o yüzden kimseyi senin gibi sevemedim bir daha.
Bir yanı sende kaldı aklımın.Her geçen uçakla bana selam gönderdin sandım...
tahmin edersin ki kimse yüreği yanında olmayan bir kız çocuğuyla mutlu olamadı..
Ve hepsi senden bir hatıraydı..Sen gittikten sonra büyüyemedim çünkü..
Ve yüreğimi gönderdim her giden uçakla senin yanına..Şimdi büyüdüm mü?
Kim bilir?
Gideceğini söylediğin günü hatırlıyorum.Aralık sonuydu.Gene uçaklar geçiyordu yükseklerden.Ellerin cebindeydi..Yüreğim ellerinde..Gidiyorum dedin.Yüreğim çırılçıplak kaldı.Üşüdüm.Dönecek misin dedim?
Ses vermedin..Ne dönerim dedin,ne bekle..Gidecektin ve daha gitmeden dönmemeyi koymuştun aklına.
Beni, aileni, mahalleni, arkadaşlarını, evini ve daha bir sürü şeyi bilmediğin uzak diyarlar
için bırakıyordun..
Oraları sevip sevmeceğini bile bilmezken.
Üzülme dedin.Üzülmek mi?Ben ÖLMÜŞTÜM oysa.Hayallerimi götürüyordun yanında. Sensiz olmayı hiç düşünmemiştim.Bıçak gibi keskindi oysa ayrılık..Sen tuttun ben kanadım.
Kaç yıl bekledim seni saymadım.3028 uçak saydım arkandan.Hiç biriyle dönmedin.
Dönmezsin de bir daha..
Bulutların arkasındasın..Gökyüzü aşık olmuş sana..Orda kalmışsın..
Şu an beni görüyorsun biliyorum..Seni göndereli 5 yıl olmuş.Gene Aralık.Gene uçaklar..
Ve gene hasret..
Dualarımdasın ilk aşkım..
Bir tanem..
Ben seni hiç unutmadım..Unutamadım..
UNUTMAK BANA GÖRE DEĞİLMİŞ DEMEK Kİ...






Alt 19-01-2008, 00:28 #27

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Seni bekleyisimin adı yok.. Kurulmamıs köprülerden geçmeye çalısan benligimin de.
Siirlerim sahit olsun ki.. iki satır arasına sıgmıyor yalnızlıgım.. Ne nokta anlatabiliyor kararsızlıgımı..
Ne de virgül koyabiliyorum yılların ardına..
Yenik düstü keskelerim oynadıgım oyunlara.. Yine de teslim olmadım..Sen, namluda hüzün...
Seni bekleyisimin adı yok...
Gelmeyisinin de.





Alt 19-01-2008, 00:28 #28

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


İçimdeki karanlığı büyütüyorum herkesten gizleyerek… Uzaklaşsanız da benden, dokunmasanız da içimdeki karanlığa anlamalısınız beni, içimdekileri. Karanlık… Gittikçe büyüyorlar içimde ve ben dur diyemeyecek kadar yorgunum onlara… Katlanamıyorum size anlamıyor musunuz? Hiçbir şey sandığınız kadar kolay değil hem de hiçbir şey…





Alt 19-01-2008, 00:29 #29

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Yetti dedi,bitti dedi sevgili
Duruşu ağaç dalında titreyen kedi gibiydi
Aşağıda salya kıvamında tehditleriyle köpekler
Ve adam serçe yavrusuydu,iki dal yukarıdaki
Yetti dedi,bitti dedi sevgili

Yetti dedi,bitti dedi sevgili
Ve gitti...
Bir tabutun kapağını örter gibi,
Kapandı ardından tahta kapı
Bir karanfil savruldu masadan
Ve üzerine yaralı bir fil gibi düştü kitaplık
Dağıldı kitapları
Dağıldı şiirler
Ve anatomi atlası....
Atlastan uzanan bir kadavranın eli
Kavradı,ısıttı
Sahiplendi karanfili
Doğruldu,kalktı-bir mum yaktı
Sonrası.. sevgi seli
O kadar canlıydı ayrılık
Ve o kadar gerçek! !
Artık peşinden koşulacak ufuk çizgisiydi adam için,
Birini sevmek....





Alt 19-01-2008, 00:29 #30

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Bilmiyorum ellerim niye yüreğime değmez ve bilmiyorum niye bu dökülen yağmur tanelerinden biride yüreğimi düşmez...Kayboldum yaşamın en derinlerinde..ve çok ağladım hala sevdasız gönülleri görünce...
Sevdasız gönüllerin en çıkmaz sokaklarında kaybolmanın acısıyla seslenirken hayata şimdi daha iyi anlıyorum insanlar neden muhtaçmış sevdaya...

Sevdasız yüreklerden korktum hep yada sevdaya açılmayan yüreklerden diyelim...Sevda bir yüreğe girmedimi onun bıraktığı boşluktan korktum...nasıl geldik bu dünyaya...Ne idik ve ne olduk...Hepimiz birer sevginin ürünü değilmiyiz yada sevgiyle büyüyen bi ağaç misali tohumumuz sevgi değilmi bizim....Hep bir acıyan yanımız oldu yani sevgisiz bıraktığımız yanımız...Unuttuk sevmenin güzelliğini....Ve anlayamadık sevginin tarifini...Şimdi yüreğimizle bir olarak,gözlerimizi buna şahit tutarak sevgimizi anlama ve yaşama zamanı...Yani sevmeyi sevme zamanı...

Karanlık sokakların aydınlık lambası gibidir sevgi...Suskun gönüllerin tek dilidir...Kapandığı zaman gözler rüyanda gelen sevgilidir sevgi....

Boş laflarla çoğu zaman sevginin tarifi yapıldı...Ama burda yüreğe danışılmadı...Bir kitaba yada kelimeye sığmazdıki sevgi...O yüce gönlün en güzel meyvesidir...Ve dünyaya sığmayacak kadar büyüktür...Yada şöle diyelim seven insanın esas yeri dünya değildir..

O bir dağın arkasında saklanan en güzel duygudur...Onu bulman emek ister...saklarsın buldunmu yüreğinin sıcacık yerlerinde..Kimse görmesin istersin, kimse bilmesin....Masum bir bebek bakışında görürsün onu...Yada gidenin ardında kalan bir bakışda..
güneş veda ettimi dünyaya onun vakti gelmiştir...Eller kalkar semaya....Sevgi dilenilir Rabten...Biz burda sevgi dilencisiyiz sadece...Gözyaşıyla karışık dualar arşa yükselir Hak katına kadar...

Sevginin tarifi olmazdı elbet...Sen sevgini sakla yüreğim vuslat gelecek bir gün sabret...

Ve gecede gizlenirken yıldızlar bizi sorar bazen..aydınlanır yüzümüz...
Ve deriz yıldızlara: biz kimmiyiz???

Sevda yağmurlarında ellerini açmış bekleyen bir garip dilenciyiz....
Sevdamla ölmektir hayalim...
Umuda yolcudur benliğim...
Beni sorarsan,ben kimmiyim..
Sadece ve sadece SEVGİ DİLENCİSİYİM.....





Alt 19-01-2008, 00:29 #31

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Bunlar doğru değil diye bağırmak, hatta karşısındaki adamı parçalamak istedi, hem de tek tek her zerresine ayırarak..olmazdı ama yapamazdı ki... Salon etrafında döndü, döndü, döndü... Başka biri vardı demek, bunca yıllık emek başka tenin çekiciliğine kurban edilmişti demek... Ya benim sevgim, ya benim aldanmışlığım... Çok güvendiği adam ne kadar kolay unutmuştu demek tüm yaşanmışlığı...

Hiçbirşey söylemedi, söyleyemedi, boğulduğunu hissetti. Afallamıştı, şaşkındı çok; bağırarak ağlamak, isyan etmek geliyordu içinden ama bir yumruk gelip oturmuştu işte boğazına, yapamadı. Kalktı usulca, farkında olmadan balkona çıktı, beyaz taşların üzerine oturdu, kolları iki yanda başını kaldırdı yıldızlara baktı uzun uzun... Orda olmak istedi, o kadar uzakta, olamadı... Gece ne zaman şafağa söktü, serinlemiş hava da... Kalktı yatağına gitti, hiçbirşey olmamış gibi uyuyan adamın yüzüne bir tokat almak geldi içinden ama yine kendini tuttu. Gitti kanepeye uzandı, yumdu gözlerini, uyumak istedi, uyanınca herşey bir rüyaymış çok şükür demek istedi, bunu tüm hücreleriyle istedi... Uyandı, herşey aynıydı. Sıkı sıkı yumdu gözlerini, tekrar açtı...Yok, kahretsin değişen hiçbir şey yok!

Yokoluştuysa o günler, ilk günü başlamıştı işte... Sorunu olan kadınlar ilk iş kuaföre gider, demişti biri geçen gün. Aniden fırladı bir yere yetişircesine koşar adımlarla kuaförüne gitti... Saçımı değiştir kes, boya... Yap birşeyler ama kalktığımda bu ben olmayayım dedi. Saçları kesildi, boyandı, fönlendi. Güzel oldum dedi içinden. Ama ya gözlerim, bu hüzün kaç saç bakımında silinir ki...Eve gitti alışık adımlarla.. Kapıya anahtarı soktu, açıldı kapı, yüzüne başka tenlerin kokusu vurdu, midesi bulandı. Tuvalete koştu çıkardı içindekileri tüm yaşanmışlığı temizleyecekmiş gibi...Ah aptal kadın! En kötüsü belirsizlikmiş, dedi, ne yapacağını bilmiyordu. Filmlerdeki onurlu kadın tavrıyla kapıyı çarpıp gitmek istiyordu, adamın yine filmlerdeki gibi pişmanca yalvaracağını umarak...Ama gidemiyordu çok emek verilmiş bu sevgiye bir şans tanımak istiyordu. Ondan şans isteyen bile yokken üstelik...

Beynindeki yanılsamalar işte tam da bu an başladı. Kocası bir çeşit hastaydı, yanında olmalıydı ona yardım etmeliydi, birşeyler yapmalıydı. Yoksa kadınca bir kaybetme korkusuyla istemdışı bir mücadele miydi , anlamadı hiç bunu. Şaşılası bir hızla tüm tavırlarını “hiçbirşey olmamış” a çevirdi, mutfağa gitti yemek yapmaya başladı, özenerek, tek tek severek her sebzeyi... Lanet olsun neden lezzetli olmuyor ki bu! Elimdeki mutluluk gitti ondan mı diye düşündü , düşünmesiyle de hemen hep yaptığı gibi bilinçaltına itti bunu da. Yok canım domatesler sera domatesi , hiç benzer mi bahçe domatesine. Hah, kokusu bile yok ki tadı olsun... Unuttu tencereyi ocakta, salona gitti... Kokusuz domatesler, soğanlar da karardı kaldı ocakta, tıpkı içi gibi... Olağanüstü bir enerjiyle koltukların yerini değiştirdi tam üç kez, sırtından terler akıyordu, kolları ağrıdı...Ağrıdıkça unuttu, ağrıdıkça daha büyük bir gayretle çalıştı. Koskoca halıyı sildi büyük bir hırsla defalarca...Camları ovaladı, p!
arlattı, vitrinin örtülerini değiştirdi, içindekileri tek tek okşarcasına sildi. Çok güzel olmuştu, işte bu benim yuvam, dedi, gururla. Kapının eşiğine oturup eserini keyifli gözlerle izlemeye başladı, bir de sigara yaktı, uzattı ayaklarını.... Vitrindeki çiziğe takıldı gözü, ilk evimizi yerleştirirken olmuştu, kapıya sürtünmüştü taşırken, nasıl üzülmüşlerdi, daha taksitleri bile bitmedi diye. Üzülme demişti, kocası, üzülme... Bizim mutluluğumuz minicik bir çiziği görmeyecek bu evde...Hep mutlu olacağız hep!!! Şu küçük hurda televizyonu da atmaya kıyamadılar hiç, oysa şimdi kocaman ekranlı bir tane varken..Ama onu ikinci el eşya satan bir dükkandan alıp koymamışlar mıydı başköşeye, atmaya kıyamadılar anıların hatırına ... En güzel örtülerle süsledi onu hep, üstünde de mutlu fotoğrafları... Hayvannn diye haykırdı, hayvansın, nasıl yaptın, nasıl unuttun? Böğürerek ağladığının ayırdına vardığında kendini durdurması imkansızdı. Günlerdir biriken ne varsa kusuyordu, sefilce ağlıy!
ordu, evin salonunda mutfağında yankılandı ağlaması, hıçkırıkları,.. Duvarlar sustu, vitrin sustu, televizyon sustu...Hepsi dinlediler...Sonra sesi yavaş yavaş küçük iç çekişlere kaldı. Kendini sürükleyerek banyoya attı, suyun altına girdi, hiç kıpırdamadan gözlerinden sicim gibi yaşlar inerek ne kadar kaldı suyun altında farkına bile varmadı. Uyumak istiyordu, uyumak... Uyandığında tüm belirsizliğin dağıldığını görmek, hayat onu uykudayken nereye bırakmışsa, kalkıp ordan devam etmek istiyordu. Birileri birşeyler yapsa, uyutsalar onu...

Zaman neyi çözmemiş ki, hangi acı sonsuza kadar sürmüş ki? Sonraki günler, içinde büyük bir sessizlikle, büyük bir kurulukla geçti, sadece nefes alıyordu, çok sevdiği kahvenin bile tadı, kokusu eskisi gibi değildi... Ağlamak bile zor geliyordu ona, parmağını dahi kıpırdatmadan içine gömülü günler, aylar geçirdi. Ve birgün diğer kadından gelen mesajı gördü telefonda, sadece git dedi adama, haketmiyorsun hiçbirşeyi, git... Adam gitti. Kapıyı kapattı ardından, mekanik adımlarla mutfağa gitti, içecek bişeyler hazırladı, televizyonu, ama büyük ekran olanı, açtı. Kendini de şaşırtan bir ilgiyle izledi filmi, film çok acıklı geldi ona nedense, gözyaşlarıyla oyuncuların gerçekliğini kutladı. Sonra sildi gözlerini, ertesi gün giyeceği kıyafetleri çıkardı dolaptan tek tek...Yattı, uyudu...

Her geçen gün aşk sandığı duyguyla hesaplaşmasını sürdürdü. Meğer ne çok dibe saklamış kendini yıllarca, dehşetle farketti. Sanki kendi kendine bir evlilik masalı yaratmıştı da onunla mutlu oluyormuş, adamla paylaşamadığı ne çok şey varmış içinde kalan. Şaşırdı, afalladı...Şaşırdıkça netleşti herşey...Beyni sanki bilinçaltına ittiği ne varsa dışarı kusuyordu tek tek. Bu adam mıydı sevdiği, kendine inanamadı, hayatındaki en önemli tutkularını bile paylaşamadığı bu adam mıydı hayatını bu hale getiren. Buna nasıl izin verdiğine inanamadı, bu kadar acıyı çekmesine anlam veremedi. Acımı çektim bitti artık, ben bunları haketmiyorum dedi tüm inancıyla. Aynanın karşısına geçti. Düzelecek herşey eskisinden güzel bir hayatın olacak, az güven, az cesaret, az onur, az kendinin farkında ol, silkelen bitsin artık.... Balkona çıktı, yağmur yağmış! Yıkanmış çamlarla karışık toprak kokusunu ciğerlerine çekti keyifle. Orta şekerli bir türk kahvesi yaptı sonra kendine. Kahve yudumunu ağzında !
tuttu, kokusunu tadını hissetti, hissedebilmenin keyfini sürdü, aylar sonra...

15 gün sonra adama bir mahkeme celbi ulaştı. Hakedemediği hayattan çıkarılışını bildiren celbi okurken onun da aklına geldi vitrindeki çizik...





Alt 19-01-2008, 00:29 #32

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Sen yokken hayatın nasıl olduğunu biliyorum,senin hayatıma katacaklarını kabullenmeye geldim.Eksilteceklerinin;canımı acıtan,düşlerimi kıran,gülümsemelerime ket vuran ne varsa olmasını dileyerek geldim.

Yaralanma cesaretimi giyindim geldim bugün,başka giysi kifayetsiz aşkın yangınlarına.
Zamanın izafiyetiyle;geleceği kazanmak için,geçmişimden yüklendiğim silahlarımla savaşmaya geldim bugün.

Hayatındaki dizelerin boşluklarını doldurmaya,uykusuz gecelerine masal olmaya geldim.
Okyanusuna fener,aynanda yüzün olmaya geldim bugün.

Seni tanımaya değil,hissetmeye...
Sana bakmaya değil,seni görmeye...
Seni duymaya değil,seni dinlemeye...
Sana yol değil,yoldaş olmaya geldim ben bugün.

Sana gelen yolu bulmam için sabırla bıraktığın aşk kırıntılarını toplaya toplaya geldim ben sana.

Beni düğüm düğüm dokuduğun şiirlerinden çözüldüm bugün.

Yanılma ama...Sendeki ''ben''değil...Ben geldim sana bugün...

Çerçevene uyar mı resmim bilmem...
Büyük gelirse,kesip küçültme
Küçük gelirse,çekiştirip yıpratma
Çerçeveye göre resim değil,resme göre çerçeve yapılır unutma...

Sana geldim bugün...

Bendeki ''sen''e değil...Sana geldim bugün...

Ben yokken,sende doğup büyüyen aşkı;yaşayıp,yaşlandırmaya geldim bugün...





Alt 19-01-2008, 00:30 #33

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Bu sefer sahiden bittik sanırım...
Bu kaçıncı arkanı dönüp gidişin saymaya çalışıyorum,kaçıncı vazgeçişin yaşamayı planladıklarımızın hepsinden birden.Nasıl bıktın bu kadar çabuk,nasıl kaybettim seni bu kadar çabaladığım halde,nasıl geldik bu hale şu kısacık bir yılda?
Gitmeseydin...Daha çok şey yaşayabilirdik birlikte,birlikte yaşamayı istediğimiz,sadece el eleyken güzel olabileceğine inandığımız onlarca şeyi.Şimdi hiç birini başka biriyle gerçekleştirebilecekmişim gibi gelmiyor o hayallerin,hiç biri seninle olacağı kadar güzel olmayacakmış gibi,sanki senden başkası beni öyle sevemeyecekmiş gibi...
Kimsenin beni anlamasını beklemiyorum,umursamıyorum.Kafamda onlarca soru var asla cevaplarını bulamayacağım ve hepsinden önemlisi kalbimin derinlerinde birşey acıyor her nefes alışımda,o kadar acıyor ki ölmek istiyorum bazen.Sen her an gözümün önünde oldukça içimdeki boşluk büyüyor,bazen gerçekten dayanamıyorum...
Sana da bir şiir yazmamı istemiştin,sana onlarca şiir,onlarca mektup yazdığımı hiç bilemeyeceksin,seni gerçekten çocuklarımın babası olmasını isteyecek kadar çok sevdiğimi de öyle...Yazık ki bunların hiç birini asla öğrenemeyeceksin...
Keşkelerim yüreğiminin üzerinde bir yük gibi duruyor,söyleyemediklerim,yaşayamadıklarım...' 'Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum'' demiştin,keşke bir gün baktığımda,hiç beklemediğim bir anda gözümü açtığımda karşımda seni bulsam,keşke hayat bize tek bir şans daha verse ve ben o şansı değerlendirmek için yapabileceğim her şeyi yapsam.Ama biliyorum bu gerçek sondu,her şeye rağmen umarım hayat karşına benden çok daha iyisini,seni benim sevdiğimden bile çok sevenini çıkarır ve sen bende bulamadığını onda bulursun ve umarım çok çok mutlu olursun çünkü her şeye rağmen bebeğim sen hep en iyisine layıksın.
Ve ben seni her şeye rağmen hala çok seviyorum,umarım tutmayı unuttuğun onca söze rağmen bunu hiç bir zaman unutamazsın...
Bu sefer sahiden...
Hoşçakal aşkım...





Alt 19-01-2008, 00:30 #34

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Sensiz aldigim nefesin yüregime yetmedigini bilmeni isterdim. Sensiz yasadigim her günün harcanmis gün oldugunu bilmeni, seni sevdigimi, seni sevmenin bana yetmedigini, sevmekten çok kendimi sana adamak için çirpinip dururken, seni ne kadar çok seversem seveyim hep daha fazla sevebilirmisim gibi geldigini, seni canim gibi, nefesim gibi, suyum, ekmegim gibi bildigimi bilmeni isterdim. Bilmedin. Ben de söylemedim. Söylemekten çok yasatmak istedim bunlari sana. Sana bakarken yüregimin nasil sıkıştığını, nasil çocukça bir heyecanla çarptigini, sana her dokunusumun ilk dokunus oldugunu, her gülüsünün bir damla huzur, her bakisinin binlerce mutluluk oldugunu söylemeden gör isterdim. Yasamimdan bir parça degil, yasamimin tamami oldugunu, sebeplerim, ümitlerim, gerçeklerim oldugunu bil isterdim. Bilmedin. Ben de söylemedim. Herkesin bildigi, gördügü, anladigi kadar anla istedim hayatimdaki anlamini. Gittiginde anlamsiz kalacagimi bil istedim. Bilmek yerine gitmeyi tercih ettin sen. Ben de dur demedim. Deseydim degisir miydin? Deseydim daha mi az yakardin canimi? Deseydim bilir miydin bunlari? Söyleseydim gitmez miydin? Söylemedim diye mi gittin? Artik bir anlami var mi bunlari bilmemin? Bir seylerin anlami var mi artik? Yok… Sen yoksan ben yokum. Sen yoksan hayat yok!..





Alt 19-01-2008, 00:30 #35

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Gözlerin kayIyor gözlerimden , sözlerin birer bIçak gibi ; karnIma saplanIyorlar teker teker.
sen anlatmaya devam ederken , ben asLInda seni dinlemiyorum. kokularIn anlatIyor bana gidecegini , simdiden gitmeye basladILar bile.

ellerini bir yukarI, bir asagI hareket ettirirken bile gözlerin yükselmiyor yerden.sürekli aynI kelimeleri seçiyorum cümlelerinden "olmadI." "olmaz." , bir döngü halinde 2
cümlede bir kendilerini tekrar ettiriyorlar , sen benim gözlerime hala bakamazken.

bütün oda dagILmIs , kitaplar yerlerde , yastIgIm kucagImda , bIraktIklarIn ise yatagIn üzerinde duruyorlar ; dokunulmamIs.
kIrIk kapImIn hemen berisinde durup bana bakIyorsun , agzIna gelen her lafI söylerken.

ben seni dinlemiyorum ki ; sadece ileriye geriye sallanIyorum. kokularIn gidisinin yasInI tutuyorum.

uzun bir sessizlikten sonra "bir seyler söyle" lafInla bozuluyor sessizlik.

ne diyebilirdim ki sana ; ellerim titrerken , ben yastIgIma sarILmIs ileri geri sallanIrken.diyecek gücüm mü vardı ki?

hatta , sana bir "gitme" diyebilecek gücüm bile yoktu. yastIgI sIkIyordum ben bütün gücümle ve senden kalanlar yatagIn üzerinde duruyordu.

sen beni "hiçbir seysizlik" ile suçlarken , ben seni dinlemiyordum ki.

sen benim "imkansIzLIk"larımdan bahsederken , ben seni hiç mi hiç dinlemiyordum.

sen bana küfür ederken ,
ben senin gözlerine son bir kez daha bakmaya çaLIsIyordum.

ki , sanIrIm basarIsIz oldum.
çünkü ; sadece gözlerim anlatabilirdi sana ne oldugunu. ne hissettigimi , neden yaptIgImı , o gün ne olduğunu , kapImI neden kIrdIgImI , neden sürekli tIrnaklarImI yedigimi , neden iç
çektigimi , neden oldugum yerde saydIgImI.

ama sen benim gözlerime hiç bakmadın ki.
hiçbir kelime anlatamazdI sana , seni ne kadar çok geri istedigimi , eskisi gibi.
ama sana dur da diyemedim , gücüm yoktu.
yitiktim , kötü bir sekilde düsmüstüm.
ve bu sefer kaldIran bir "sen" yoktun.

sen orada senden geri kalanlarI çabucak toplarken , ben yastIgImI IsIrIyordum , ileri geri sallanIyordum. içimden "gitme" diye bagIrIyordum , gözyaslarIma engel olmaya çaLIsarak.

"hala bir sey söylemeyecek misin?" derken parçalandI içim , kendimi bir türlü inandIramadIgIm "senin gidecegin" gerçegini artIk beynim de algILamaya baslamIstI.

ne diyebilirdim ki.
gitme demeye cesaretim ve gücüm yokken ;
"hosça kal" çIktI agzImdan.

sen benim KIrIk kapImI vurup çIkarken , ben yastIgIma sarILIyordum yere yatIp , kIrILmIs camlarIn üzerine , ilk ve son yas töreni için.

sana , "gitme" diyecektim.

ama sen benim gözlerime hiç bakmadIn ki...





Alt 19-01-2008, 00:31 #36

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Kaç gidişe dayandı bu yürek kaç terk edilişe katlandı.
Kaç yangında yandı kaç kere yaralandı hep dayandı hep direndi.
Ama bir senin gidişine alışamadı olmayışına dayanamadı.
Pes etti yüreğim senden sonra vazgeçti yaşamaktan.
Senli günler hayal ederken bu köhne dünyada şimdi iliklerime kadar sensizim.

Ne bir haber ne bir selam her şeyi aldın benden.
Sen benim nefesimdin yaşam kaynağımdın.
Boğuluyorum şimdi sen yoksun nefes alamıyorum her şeyimi aldın giderken.
Bumuydu bana verdiğin değer bumuydu beni önemsemek düşünmek,
hani üzülmeme dayanamazdın istemezdin ağlamamı peki nerde şimdi ellerin
silsene eskisi gibi gözyaşlarımı bana sarılıp teselli etsene beni her şey
düzelecek deyip.

En azında yalandan da olsa bir arayıp iyi misin diye sorsana neden aramıyorsun
neden her şeyimle çıkardın beni hayatından. Ne yaptım ben hiç olmayı hak edecek.
Nerde kaldı senin iyi yüreğin vefan dostluğun nerde kaldı.
Onca yaşanan güzel günler hatırına bumu olmalıydı.

Neyse ne desem boş artık aramasan da olur.
Nasıl olsa mutlusun sen şu anda yeni aşkınla nasıl olsa gülüyorsun eğleniyorsun
kendince biri ölmüş uğruna sanane. Bir hayatı yıkmışsın ellerinle önemlimi ki
vicdan azabı çekmezsin ki sen çekemezsin ki. Üzülmezsin ki sen benim kadar
bu gidişe istediğin buydu senin.
Sevin şimdi gittim ben ve ölüyorum bir köşede sırf sen mutlu ol diye.

Kaldıramadın çok sevilmeyi beklide suç bende sana hak ettiğinden fazla verdim
değeri. Ömrüm yerine koydum seni dünyam yaptım beklide hiçbir şeydin.
Ama ben seni her şey yaptım yukarda Allah var ben ondan sonra sana taptım.
Belki de bundan kaçtın çok sevilmek değer verilmek sana göre değil.
Sen kovalamaya alışmışsın sevmeyenin peşinden gitmeye değersiz
görülmeye ilgilenilmemeye sen maceraya tutulmuşsun ölümüne sevilmek
sana göre değil. Ölümüne sevgilere inanmazsın sen sevgi geçicidir sende.
Sen tutkuya âşıksın.

Umarım bulur zavallı yüreğin aradığını bir gün. Tabi ne aradığını biliyorsa.
Ama şunu unutma benden bir tane daha çıkmaz karşına.
Olduğundan fazla değeri kimse vermez sana bir sözüne dünyayı sermez
ayaklarına, benim kadar ilgilenmez kimse seninle ilk sırada olmazsın hep ikinci
sırada kalırsın başkaları için önce bir şeyler gelir sonra sen kimse her şeyden
önce tutmaz seni benim gibi.
Ne söylediğini gözlerinden anlamaz değer vermez düşüncelerine
benim kadar.

Hastalanırsın bir kuru geçmiş olsun ilaç aldınmı olur cevabın, benim gibi deli olmaz
başkası başında içi erimez sen hasta olunca.
Kimse uğraşmaz bir gülüşün için kimse cebindeki son parayla gül almaz sana mutlu
olasın diye. Sürprizler hazırlamaz sana
benim gibi. Kimse sana kitap yazamaz sayfalarca anlatamaz benim gibi seni.

Gözyaşlarına ortak olmaz kimse sen ağlıyorsun diye ağlamaz durduk yere.
Kapında sabahlamaz özleminden kimse camlarına bakıp iç geçirmez.
Her dakika düşünmez acaba iyimi morali bozukmu hastamı diye.
İyiliğini düşünmez benim kadar geleceğinle ilgilenmez içten.

Benim kadar kimse masum bakmaz sana yüreğini temiz görmez bir ufak
hatanda harcarlar seni adını kötüye çıkarırlar benim kadar kimse anlamaz seni.
Benim kadar kimse beğenmez her halini hayran olmaz güzelliğine.
Ve benim gibi kimse uğruna ölmeyi göze alamaz unutma.
Kısacası benim gibi seven zor bulursun bir daha.
Sakın bana yaptığın hataları başkasına yapma üzülürsün aldanırsın.
Hatalarını örtmez kimse unutma kullanırlar yanlışlarını.
Harcanırsın olmayacak dillerde.

Her şeye rağmen candın candan öte, kandın damarda akan,
nefesimdin ama öylece gittin bitirdin her şeyi tek kalemde.
Git aramasanda olur artık beni bir gün anlarsın belki çektiklerimi
belki anlarsın değerini sevilmenin. Bir gün sevgisiz kalacaksın yüreksiz
Bir gün kimsesiz kalacaksın bu dünyada yanında olanlar anlamayacaklar
seni benim kadar işte o zaman sızlasın yüreğin ben geleyim aklına seni nasıl
sevdiğimi ve buna karşılık senin beni hiçe sayışın gelsin. Sadece o zaman
ağlasın güzel gözlerin o zaman sızlasın taş kalbin o zaman
anla bir zamanlar ne kadar çok sevildin…




Benim Olmayan Sevdiğime.





Alt 19-01-2008, 00:31 #37

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Gözlerine ihtiyacım var
Yine bir akşam üstü... Ve ben yine bulutlarla beraber çay içiyorum...
Az şekerli. Aylardan ekim. Üç gün sonra dolunay çıkacak.
Hava birazcık serin gibi.
Senin yanımda olmanı istediğim akşamlardan birisi işte.

Her akşamki gibi yine boş ve yine sabaha gebe.
Sanki kar yağacakmış sanıyorum.
Birazcık serin dedim ya işte bu serinlik sadece bu akşama özgü
bir serinlik değil. Temmuz dada böyleydi hava benim için.
Seni arıyorum.
Belki biraz sana sarılır ısıtırım kendimi diye düşünüyorum.

Sen yanımda olsan belki şubat ta bile yalınayak gezebilirim.
Şubat bile üşütmez beni yanımda olsan.
Hatta mart bile bir şey yapamaz. Eminim.
Sen yanımda olsan deniz kenarına bile giderim seninle.
Deniz donmuş bile olsa sen yanımda olunca bana bir şey olmaz bilirim.
Ben kardan adam yapmaya bayılırım.

Ama kardan adam yaparken hiç sabır edemem.
Biran evvel olsun da bitsin diye acele ederim.
Hele o en son havucu burun olarak takmak yok mu işte o bitiriyor beni.
Kömür ile göz ve dudak yapıp ona gülümsemeyi öğretmek bir başka
haz benim için. Tabi birde boynumdaki kaşkolu üşümesin diye onun
boynuna dolamak sanki birisine
büyük bir iyilik yapmışım hissini verir bana hep.
İşte sadece o zamanlar sevmem
ben güneşi.

Zaten ben üşümesin diye ona kaşkolumu vermiştim niye doğuyorsun
aptal güneş.Sen yanımda olsan seninle de kardan adam yapardık.
Ama o zaman ben hiç acele etmezdim. Ne kadar uzun sürerse sürsün beklerdim.
İsterse hiç bitmesin. Beklerdim.
Bir daha ki kışı bile beklerdim sen yanımda olsan.
Sen yanımda olsan bu sefer havucu kardan adamın burnuna takmazdım.
Seninle beraber oturur kıtır kıtır yerdik.
Bize okulda öğrettiler. Havuç gözlere çok iyi gelirmiş.
Hep öyle derdi zahide öğretmen.
Zaten benim de senin gözlerine ihtiyacım var.

Onlara iyi bakmam lazım. Her gün bir havuç yerdik seninle.
Sırf gözlerine iyi gelsin diye.
Biliyorsun benim senin gözlerine ihtiyacım var.
Sonra kardan adamın gözlerini ve dudaklarını yapardık.
Ben gözlerini yapardım sende dudaklarını yapardın.
Dudaklarını sen yaptığın içinde gülümsemeyi öğretmek sana düşerdi.
Eminim ona çok iyi öğretirdin gülümsemeyi.
Aynı senin gülüşün gibi sımsıcak gülerdi biliyorum. İyi öğretirdin.
Sen yanımda olsan kaşkolumu sana verirdim.

Nasıl olsa kardan adam gülümsemeyi öğrendi ya üşümez artık.
Artık güneş bile çıksa üzülmem ben.
Sen yanımdasın ya bir tane kardan adam daha yaparız güneş batınca.
Güneş doğunca yine eritir onu. Biz bir tane daha yaparız.
Sen yanımda olsan bu kez bulutlara hiç yüz vermem.
Çayımı seninle içerim. Üç şekerli.
Sen yanımda olsan beraber kız kulesine gideriz.
Yok yok gitmeyiz.
Üsküdar da bir rıhtım turu yaparız.

Sonra kız kulesini uzaktan uzağa şöyle bir süzeriz.
Tam karşısına oturup uzun uzun bakarız.
Yok yok uzun uzun bakmayız.
Uzun uzun bakarsak gözlerimiz yorulur.
Biliyorsun benim senin gözlerine ihtiyacım var ya onları fazla yormayız.
Zaten daha çok gezecek yer var. Sonra .... Sonra nereye gidelim ?
Sonrasına sen karar ver canım.
Biliyorsun sende söylemiştin ya nereye gittiğin önemli değil kiminle
gittiğin önemli diye...
Sen yanımda olsan nereye olursa oraya giderdim....





Alt 19-01-2008, 00:31 #38

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


DAYANAMAM

Ayrılık günü düştü peşime hüzün
Ve bırakmadı kaç yıl boyu
Boylu boyunca uzandım yanına
Ama bana dönük değildi yüzün

Aldanıp sana bekledim geçen güzü
Ve bırakmadım kaç yıl boyu
Zaman dolunca geldiysem yanına
Sebep sana o gün verdiğim sözüm

Dön diye yalvarırken
Düştü elimden gururum
Son diye dilenirken
Geçti önümden bitanem

Yine dolacaksa gözlerim
Sensiz olsun dilerim
Eritir yaşlar kalbimi
Dayanamaz buna yüreğim

Dur yalan yalan söyledim
Yaşanacaksa eğer keder
Bırakma yalnız beni
Ağlayalım beraber

Dur yalan yalan söyledim
Yaşanacaksa eğer keder
Söylemeliyim gerçeği
Ağlayalım beraber





Alt 19-01-2008, 00:32 #39

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


Karlı bir akşamdı istanbul'da;
Son kez elele yürümüştük,
Bitmesin istediğimiz yola.
Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık.
Yazarsın bana demiştin.
Bende yazarım sana sık sık.
Ağlıyordum....
Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı.
Elimi daha sıkı tuttun,
Anlıyordun....
Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim,
Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin,
Kelebekleri kitap arasında kurutma,
Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana,
Kitaplarım sana emanet,
İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde...
Beni bekle...
Yol bitti, gidiyordun artık;
Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre,
Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye,
Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım,
Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim,
En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim.
Seni beklerken çok şey öğrendim,
Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam...
Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim
Uçak, babama selam söyle!
Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam...
Bir bilsen seni nasıl özledim...
Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti,
Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,
Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;
Selamını aldım babacığım,
Kin büyütmedim kalbimde....
Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde.
Uçak, babama selam söyle!
Uçak, babama selam söyle!





Alt 19-01-2008, 00:32 #40

ı|Araz|ı

Ve susamazsın !


en beni unutmuş gibisin
Ben HaLa DeLiyim
HaLa SevdaLı
Sen haLa cıLgınsın
HaLa BeLaLım
Çekmeye Razıyım KaprisLerini
İstersen Zincire vur eLLerimi
Ne oLur Birtanem
AnLa HaLimi
Ben HaLa deLiyim
HaLaSevdaLı

Sen Benden sen
Vazgecmiş gibisin
Ben HaLa tutkunum
HaLa YaraLı
Yaktığın ateşi söndüremedim
Sen HaLa cıLgınsın
HaLa BeLaLı

Bu sevda bir anda bitebiLir mi
GercekLer YaLana dönebiLir mi
Ne oLur Birtanem anLa halimi
Ben HaLa DeLiyim HaLa sevdaLı





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:54 .