Ne güzel Cahildik'!
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 05-01-2011, 22:24 #1

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Ne güzel Cahildik'!



[IMG]http://www.**************.com/imagehosting/gmensobas4cf6-1980.jpg[/IMG]




Ne güzel cahildik;
Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş
merkezlerinin restoran katlarında boğucu bir gürültü ve havasızlık
içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...
Dışarıda kar...
İçeride kanaat...
İçeride huzur...
Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
kokusuna râm olurduk.
Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal dünyası...
Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
kalacağımız kimin aklına gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi,
sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da kokardı... Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.
Dışarıda kar...
İçeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi...
Kimin umurunda...
Ne güzel cahildik.
Mutluluğun resmini çiziyorduk..



Benzer Konular

SonKaLem Bunu beğendi.
Görüntüleme:4483, Cevaplar:74

İlginizi Çekebilir >
Alt 05-01-2011, 22:31 #2

Feminist.

Forumun Tiryakisi

Alıntı:
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
diziler/" target="_blank">dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal dünyası...
cok anlamli bir yaziydi.
anlayabilene
tesekkürler





Alt 05-01-2011, 22:32 #3

» гατδeĿ «

Aktif Üye


Teşekkürler





Alt 06-01-2011, 16:37 #4

Havin

Eylül.


Paylasmak Istediklerim bölümünde siir paylasmak yasaktir. Siirlerinizi Siirler bölümündeki basliginizdan paylasabilirsiniz...





Alt 07-01-2011, 09:51 #5

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım


Ne güzel Cahildik'!

Giderken ölümüme bıraktığın yalnızlık, kendisiyle yaşamayı öğretti bana. Uslanmış değilim yani, ıslanmış olsam da gözyaşımdan…

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!





Alt 07-01-2011, 09:56 #6

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Eğildim Geçebilersen Geçsene Benden Yar '


Ne güzel Cahildik'!










Ey sevgili !

Sen hep Şah kalsana yüreğimin orta yerinde…
Bir birine dolanan sözlerime inat çöz sadece sana beni
Bak !
avuç dolusu kor devrik kelam’la geldim gözlerinin ben bakan dirhemine

Akıtmadan sev sadece sana beni yar...

Yol olursam can diye sana
Sen harf harf duşermisin icime ey sevgili
Sukut olup sussam sana
Sen üstüne giyermisin sessiz kelimelerimi..
Kurban etsem,ben kendimi özlemine adım adım akla kara hallerimi
Sen temize çekermisin beni kendinde yar ?
Sabika kaydı kabarik yüreğime sen bir tahliye tebessüm der misin…




Dikis tutmayan bakışlarda harap olan iniltilerimi keser, merhem sürermisin bendeki dehlizine yar
Bırak üstümü çizsin bir avuc aciz gölge !
Sen kendinle bana bir yol çizer misin ?



Gecmiş zaman kussa da kafiyesiz ezber bozan sitemler üstümüze
İçtenlikle bir gözün kapalı düşermisin bana yar..

Baksana yar..


Talan edilmiş iklimlerde gönlümün sen yanı..
Kalbin teğet gecmeden askına mahkum hüriyetimi


Sen yazsana beni fethi zor bakışlarınla yar
Yar yeminler olsun nakarata gerek yok
Bir kerecik çalsana beni kendine..
Ey sevgili ayaz tutmuş heybeme dolansana kendi ellerinle
Düşersek aşk üşürsek aşk olurmuyuz senle..?









Ne güzel Cahildik'!




Söylesene Ey Sevgili..
Ölür/musun Bende…
Öldurürmüsün Beni Kendinde…?
Eğildim geçebilersen Geçsene Benden Yar..
Hem ne fark eder ki
Nasilsa
Ölürsek aşk…
Yaşarsak aşk değilmiyiz seninle..


K.Tazeoğlu





Alt 07-01-2011, 09:58 #7

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Hoşça kal iki gözüm hoş kal


Ne güzel Cahildik'!

Hoş kal iki gözüm

Adımlarıma toprak kokusu siniyor
Gurbetine yol alırken
Çamura bulanıyor gözyaşlarım
İşgal edilmiş bir hayatın enkazı sırtımda taşıdığım
Mezarlar geçiyorum üstü açık
Göğsümden sızan yas
Doyuruyor eşkıya bakışları
Adım adım ölüyorum
Vakit çoktan doldu sevgili
Geldiğim iz de…kayboluyorum
Şehir gri tuval
Kirpiklerinde uyutuyor bulutları
Büyüdükçe büyüyor matem
Bir fırtına kopuyor sessizliğin kucağında
Ağlıyor şehir son ses
Ve sen…

Islık sesine karışıyor sesin
Canhıraş…
Uzansam…Kördüğüm

Yalnızlığına rehin bırakıyorum gözlerimi
Söyleyemediğim her sözcük
Dudaklarımda müebbet yemiş mahkum
Alelacele bir veda bu benimkisi
Anlasana sevdiğim!
Korkuyorum…

Sûr un nefesi dokunuyor yüzüme
Mahşer omuzlarımda
Sendelesem…cehennem

Vakit tamam
Kapına ömrümü koyuyorum
Hoşça kal iki gözüm hoş kal
Gidiyorum…

Devrim Tülay Aydın





Alt 07-01-2011, 10:38 #8

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


şiir bölümünde her üyenin sadece bir başlık açabilirler . başlıklarınız birleştirildi.
bundan sonra şiirlerinizi bu başlık altından paylaşınız.
şiir kurallarımızı okuyunuz

https://www.tatliaskim.com/siirler/58...yenilendi.html





Alt 09-01-2011, 19:02 #9

Hürrem.

fazlasözegerekyok


Kırılma darılma sözlerime,
Ban yaralandım zaten bir kere.
Sana söylemesi zor gelse de
Ben 'seni seviyorum' ölesiye.

Bundan sonra söylemeyeceğim,

Yerli yersiz her yerde.
Bunu senden öğrendim
Söylemeli sadece ‘gerektiği' yerde.

Bakma sen dediklerime,

Bir yakarış, bir yalvarış kendimce.
Bir ömür kalpten bağlıyım sana,
Yaşatmadı yaptıklarını bana hiç kimse.





Alt 15-01-2011, 23:15 #10

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

AĞLADIM


AĞLADIM
Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını,
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zatem ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane, bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim, unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde...
Belki birgün sesini duyarım umuduyla telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben, senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...





Alt 17-01-2011, 22:46 #11

HiCRaN

Forum Üstadı


emeğine sagLık





Alt 17-01-2011, 23:03 #12

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Gece Kelebeği


kalbimi okşayan bu senfoni
bu kıpırtı
aşkın sesi
beri gel
ey ruhumun nefesi
gözlerin ışıksa
ben pervaneyim
yaşamaktır aşkın efsanesi

bir yangın yeriyim
tutuştu yüreğimde bütün ezgiler
bu köz, bu alev, bu kül
gittin gideli
anlıma saplanan bu hüzün
başucumda bekler ölüm
dudakların can pınarı
ve ülkem senin yüzün

silüetimi as odana
sahipsiz
ve anlamsız gidişlerin terkdileniyim
yuva kur sol yanıma
kalbimin ücrasında köhne bir liman
demir almış
seni bekler bütün gemiler
bense uzak denizlere yolcuyum
valizimde çocukluğum
yüzümde gölgesi yılların
ve karşımda o hercai gülüşün

bir akşam üstü ak bir köpük
dalga dalga çıka gel
sefa gel, hoş gel
kara çiçek
çalı çırpı
meşe dalı
çağla yeşili
deli poyraz
bir aykırı düş gel

ben bir deliyim
yitirmişim usumu
labirentinde mazimin
adım hasret
yüzünün haçında
çarmıha gerili gözyaşlarım
tırnakla kazıyıp
bu güne taşıdığım bu ömür
yetmeyebilir hesapsız sevmelere
dünümü unuttum
yarınım yok
bak ellerim kan içinde
Tanrı’lar
öc alır ömrümden

gelip dursam karşında
çıplak ayak
bitse bu mor yalnızlık
bir kuru leylak
şarkısında yeşeren aşkımın
dokunsam bir notasına
do re, mi, fa, sol, la,si
yitirilmiş bir aşkın melodisi
koparır tellerini
yüreğim hüzün gemisi

az önce ilk öpüşün
tuzuna değer gibi dudaklarım
öptüm hayalini alnından
bozuldu büsbütün terazisi aklın
yüzün karıştı yüzüme
izi kaldı biliyorum
sevişmek bir aykırı düş
hadi toparlan yüreğim
kalk gidelim
bizi bekler hülyalar düyarı...





Alt 22-01-2011, 12:42 #13

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye


Ne güzel Cahildik'!
Duy ve GeL


__LaL__bir dilin haykırışıydı bu

Sesim benden uzağa gitmesede çırpınışıydı
Dört yanım karanlık ve ağrılı bedenim
Gözlerim ağlamaklı ellerim buz
Olmalı diyorum bu halimin bir sonu olmalı
Bir de nedeni....!!!!!!
Sensizlikten başka ne olabilir ki nedeni
Ne yakıp kül edebilir
Mil çekmişçesine kör eder gözlerimi
Sen....!!!
İsyan edemediğim sen
Bağrıma basamadığım
Gözlerine bakıp anlatamadığım
Hasretle kucaklayamadığım
Bir kez olsun dokunamadığım Sen!!!!!!!
Sana seni delicesine sevdiğimi söyleyemediğime bu isyan
Söylesem kalırmıydın?
Sözlerimi rüzgarla savurup kulağına fısıldasam
Çıkıpgeliverirmiydin?
Offff
Sızlıyor yine yüreğim
Olta atıyor beynimde düşünceler
Vuruyorum bu delibaşı karanlığa
Bilki
Sen gittin gideli eksiğim
Bilki
Sahte gülüşlerim
Ve bilki
Seni SeviyoruM
Duy ve GeL





Alt 22-01-2011, 12:43 #14

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye


Ne güzel Cahildik'!

Hayat işte...



Artık kısa pantolonlu çocukları
Gençlik parkına götürmüyorlar
Ve anneler trafik lambalarında köylü değiller o kadar
Locadaki farelerden bile kemirgen
Gişeci kadın nur sinemasında
En sevdiğim karate filmi
Tek kollu kahramanımızdı vang yu
Ve ondan çok kollu doğmuştu Bruce Lee
Ki genç yaşta kaybettik kendisini

Ulan falkonetti seni bir elime geçireceğim var ya
Elektrikler kesilir zengin ve yoksul’un tam ortasında
Ve’nin tam üstünde yani
Hasstir dense de derinden yurttaşın
Elektrik idaresindeki yurttaşa ne o yurttaş
Zırpa pırta elektrik kesiliyor
Diyebilesi yoktur ki

BİRTEK KOKUDUR GEÇMEYEN ZAMANLA
HER DUYULDUĞUNDA
BİRAZ DAHA KESKİNLEŞEN

O zaman amerikan arabaları bizim evin önünde
Dolmuş eylerken caddeyi
Ümit besen de film yapar niye yapmasın ki furyadır bu
Ama seyretmek suça giriyor canım annem
Zaten bu yumurtalı sandviçlerle
Kesin kovarlar bizi ki
Korkarım her şiire konuk olacak
Mahur bir otlupeynir kokusu Süreyya sinemasında
Mübarekler pikniğe gelmişler
Hayır benim kokoş teyzem
Mübarekler Hakkâri’ den gelmişler

Okul bitimlerinde çamsakızı ağlamalar yok artık
Filiz beni unutma ki hakkari
Unutulmaya müsait bir yerdir
Mektup yaz yoksa çok kurak geçecek bu yaz
Hep saklayacağım hatıra defterime yazdığın
Yazının yanındaki kan damlayan kalbi
Seni seviyorum filiz
Yemin et! Bak vallahi!

Yok artık bu kendini şaşırmış
Kendi edasını kendisi bozan cümleler

Niyazi’nin kısalığı uzunların problemi
Aynı zekanın sırasında oturuyoruz
Bozkırımın çilli çocuğuyla avukat oldu sonra
Kimin neresine değer bu nostaljik kırıntılar
Herkesin sandık odası kendine gizemli
Ama kolejli çocuklar nasıl sevişiyor
Ve kızlar yine kolejli onlarda ve taş gibi
Bu kız var ya insanın sevgilisi olsa
Uyku tutmaz adamı
Ama rüyasında başka bir lavuğa vermesin hesabı
Yükseliş’in tuvaletinde kız resmen düşük yapmış
Tabii fevzi de yok
Hepimizin bayıla bayıla yuttuğu
Kolejli çocuk yalanlarını söylesin
Ona kalsa artık sevişmese de olur
Bütün okulu getirip götürmüşlüğü var
Düzliseliliğimize cintonik içiyoruz
Paralı palavralarıyla fevzi’nin
Kolejliden darbe yeme işi ilerideymiş
O zaman bilmiyoruz tabii

Haluk o zaman araba sahibi
Ki biz bisiklet kavgası yapmaktayız daha
Ağbim mustafa’yla
E tabi mobilya dükkanı beş katlı olunca
Olsun yakışır kardeşime ki bazı tandır ısmarlıyor
Siteler dükkana gidince
Nerden baksan kolası ayranı filan
Epey para tutuyor Konyalıdan et yiyorsun kolay değil

Ah pınar! diye girmeli o sokağa
Ey kalçası kendinden güzel kendinden bağımsız insan
O kotu giyiyorsun ya senin değil
Bizim üstümüze
Yapışıyor
Ki levis o zaman herkeste yok
Biz yerli malı dandik kotu
Çamaşır suyuyla amerikanlaştırıyoruz o devir ve
Bir konvers almışım elden düşme ağlaya sızlaya
Babaannem hiçbir marka bilmiyor
Bu pırtıkları mı aldın diyebiliyor konversim hakkında
Ve bir de filiz vermiş pınar’ın annesi bak sen
Ve kader ve songül ve nazire
Ve şu anda adını sayamadığımız
Diyarbakır mantalitesinin kız çocukları
Yakantop en erotik eğlencedir bize

Ah be melike geçme burdan çekirdek çitleye çitleye
Biliyorsun fena oluyor yakan topun
Ateşli kısmı sen gelince
Annesi kuaför ya deli ediyor melike mahallenin istediği zaman fön çekemeyen kızlarını

SENİN GİBİ GÜZELİNİ BİR DAHA
GÖREMEYECEĞİMİ BİLSEM
NE ARTİSTİ BE
KAPINA MENTEŞE OLURUM

Biliyorum aradan yirmi yıl geçti
Bilmiyorum hangi anlamız adamlarla seviştin
Biliyorum çok geç oldu kalkacağız bu dünyadan
Ama seni seviyorum melike
Bu şiire biryerde rastlarsan mutlaka beni ara

Başak dediğin dünyanın en genç ******su
Sokaktan geçen saçının arkası uzun çocuğu kesiyor
Benim elimi tutarken ki orta ikide henüz
Ben lise birdeyim ki saçlarımı ortadan ayırmaya
Cesaretim yok daha
Seni seviyorum diyor yalandan
Vallahi bak diye and veriyor sahtekar
Ve sahtekarlık benim küçük aşüfteme o kadar yakışıyor
Ve ben kadınların sahtekarlıklarına inanmaya
Öyle erken bir yaşta başlıyorum ki
Biliyorum gülücüğünde tüm erkeklere yer var
Başak’ın

Ama gel gör ki ben o zaman
Böyle entelektüel bakmıyorum hadiseye
Tabii diyorum oğlum sende
Bu burun olduğu müddetçe
Ve skoda bacak durumun düzelmedikçe ki
Herşeyin ameliyatı var bunun yok
Hiçbir kızı tümüyle çıplak göremeyeceksin
Peki saçlarımı ortadan ayırsam?
Gitmez olum manyaklaşma senin kafan üçgen
O vakit doğumgünü partisi yapmaktır tek çare ki
Bu sene benim üçüncü doğuşum olacak bu
Ota boka parti veriyoruz dans ederken ilhan
Bir bacağını sabit tutacaksın akabinde tak
Bacağın kızın iki bacağı arasına sızıyor iyi mi
Önce müzük eye of the tiger yeni çıkmış
Ve bittabii sade kola içiliyor o zaman kızlarla
Ortamda içki varsa zaten büyük hadise
Daha kabız zamanlarımız o zaman, o da şundan
Hani pederden gizli tuvalette sigara içmeler sırasında
E malum tuvaleti frost oluyor
Sigara zayi olmasın sebebi o soğukta
Uzayan tuvalet seansları kabız etti netice
Peki hep mi tuvalet ihtiyacı
İclal yengenin yemekli gecelerinde
Az ye hayvan gören de
Seni evde aç bırakıyoruz zanneder
Ama bu börek değil be kardeşim başka bir şey
Ecevit diyor naif amcam bu işi götürür kadrosu var
Demirel’in yok mu
Koskoca demokrat parti tecrübesi var
Ecevit erbakan’la işe girerse sonu olur bence
Ben onu demiyorum kardeşim diyor necdet amcam ki
O ağbeysine kardeşim dediğine göre kesin hır çıkacak

Allahım ne çok aktif siyaset bu
Pasif insanların hayatında
Kaç hükümet düşürdü kaç devrim yaptılar
Tavuk etli rakı sofralarında küçüklüğümün
Bu kadar sever misin memleketi?
Al! Şımardı işte!
Hadi gel dee hala mı demirel geyiğine girme
O zaman demirel başbakan olarak var ve
Spor yaptığına dair hiçbir emare yok

Yok artık o rakı sofralarındaki
Umutlu umutsuzluk
Hep parayı buldun bulamadın muhabbeti şimdiki

Sülün abla senin kıymetini o astsubay bilmez
Perdenin aralığında görmedi ki seni
Evlendiniz sen de lök diye soyundun
Kostüm zorlama ışık berbat
Hiçbirşey sahiden olmuyor
Ama bizim filmimiz öylemiydi seninle
Yatardık sotaya pencerenin önüne
Ürpertir soğuk gece şehvet neyse işte
Senin odanın ışığı yanar
Nasıl çapkın yüzlük bir ampul
İlk gülme efekti belirir gecede
Hemen susturulur kıkırdayan bizzat gece tarafından
Bir an kaybolur odanın kırsalında
Oyalanırsın on saniye kadar
Derken bir dönersin ki bizim perde aralığına
Allahım sutyen katına!
Ve sülün bir beyaz sutyendir ergenlik çağımın adı
Hani senin astsubayın görmediği bile
Hani o gerdek karanlığında alelacele çıkarıp
Yastığın altına tıkıştırdığın
Ben sende kadın meselesini sevdim biliyor musun
Şimdi bırak bu ayakları diyeceksin
Ama samimi söylüyorum
Senden öğrendim tenimde kadın ne iş yaparmış
Eyvah dedim ben şimdi hep bundan isterim
Eteği de mi çıkardın
Yok canım bu kadarına dayanmaz
Uzayan sokağın abazanları
İşte düşleri de gerçeği de öldürecek kadar soluk
Ve bir son yazısı kadar sevimsiz gecelik
Örttü meselenin üstünü.
Yani demem o ki sülün ablam
Biz bilirdik kıymetini
Assubaya verdiler o başka

Bir fiyakayla geldiler seni istemeye
O zaman sıteyşın reno yeni çıkmış
Bagaj kısmında çocuk taşımak marifet o zaman
İşte besili papyonlu bir yeğeni oraya çıkarmışlar
Sen de bizim arabanın kafa sallayan köpeği ol misali

Gittin netice
Sıteyşın bir kederle
Bir daha ne senin kıymetin bilinir
Ne de biz yatabiliriz herhangi bir kimseyle
Senin beyaz sutyenin olmadan...

Yok artık kaldırımlarda çekirdek çitleyip
Ayıp şeyler konuşan mahalle çocukları
Teknoloji diyorlar bilgisayar internet şu bu
Eğer geçmemişsen
İnteraktif bir kahve muhabbetinin eleğinden
Senden bi bok olmaz açık söyleyeyim
Yalanı yüzde görmek gözde tanımak dolanı
Diye bir şey vardı ki çetleşmelerde bulunmaz
Yok artı subayevlerinin
Salkım tadında dizilmiş bahçelerinden
Gül çalan varoş romantikleri
Kurutup karşılıksız aşklarına vandallayan
Çağla çalmaya gider mi insan babasıyla
Tam dallas’ın oynadığı saatte ki o saatte
Apartmanı götürsen kimsenin ruhu duymuyor
Eee kolay mı olum lusi’ye rey amcası kaymış
Gerçi o sıra amcası olduğunu bilmiyormuş
Ama olsun netice değişmez
Islak çağlalar cepleri nemlendiriyor ya
Nasıl bahar oluyor anlatamam
Veya kırmızıyla daha dün tanışmış bir kiraz tanesinin
Ki cennetin afişi bir gün yapılacaksa
Mutlaka bu kiraz tanesi de bulunmalıdır
Ağza getirdiği bayram sabahı ekşiliği
Ben seni denedim demiştin ya yeter mi sana
Hala utanırım hatırladıkça
Hani kendi kirazlarım dururken
Senden istemiştim de hani....neyse utandım yine.

Yok artık golf sahası ki
Kalın duvar dikenli tel ardından izliyoruz
Elin amerikalısının bizim mahalledeki golf maçını
Tam yirmi yıl golf sahasının kıyısında oturdu ama
Golfün nasıl oynandığını hala bilmez mahalleli
Bazan aralardan kaçak sızmalar yapardık
Hani gelincik toplama hesabına

VE ANCAK BENİM ÜLKEMDE
KOVALAR ÇOCUKLARI BEKÇİLER
ÇİÇEK TOPLUYORLAR DİYE...

hele bir de golf topu bulduk mu tamamdır
lan oğlum bu topla ne oynuyor bu kerizler

sonra kaldırdılar dikenli telleri
açıldı halkımın parkı halkıma
ama bir daha
asla
gelincik bitmedi orada
bu da kıssamızın acıklı hissesi
bizde faiz yok
hata payı veriyoruz...

ve sevmeyi ne çok severdik
kızları, memleketi
ve faşistlerden ne çok nefret ederdik
faşist dediğin de kurtlu murtlu
elmanın öbür yarısı işte
daha sümüğümüz pantolonumuzda kurumamış
elimizde leo huberman sosyalizmin alfabesi
çeviriyoruz geleni geçeni
hoop nereden geliyorsun bilader
sağcı mısın solcu mu
ben hiçbirşeye karışmıyorum ağbi
yıkın bu ipneyi ot bu!

romantik şiddet diye bir şey vardı yok artık
şiddet öküzleme bir şiddet işte

HERKES KATİL OLDU SONUNDA
OYSA BİR ARA
BAZILARI KAHRAMANDI.

Kim sallar bu kağıt yokluğunda
Çok bölümü tuvalet kağıdına yazılmış şeyleri
Çünkü akasyalar da yok artık
Nasıl açardı bir ******nun
Orasını burasını açması gibi
Bahardan önce gelip baharı çekiştirir gibi

Akasyalar
Yazlık sinemasında ömrümün
Afişi olmalıdır çocukluk bölümünün
Zaten iyi insan bir sevdiği artisti unutmaz
Bir de akasyaları
Eğer ki çocukluğuna açmışsa
Yenir de o biliyorsun
Ondan sonra ne zaman bir kız elini tutsa
Hatırlarsın tadını

Neyse geç oldu ağbiyciğim
Şimdilik bırakalım
İstersen bırakma kağıt bitti zaten
Ama ömür bu hep yazmaya sebep
Nasılsa devam edeceğiz
Yazmaya.
Yaşamaya.





Alt 24-01-2011, 15:11 #15

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Esmer Bir Gecede Zaman/sızım


Esmer Bir Gecede Zaman/sızım

//uzak evlerin ışıkları uzak yanar//

gecenin bacasında tütün kokusu

saatlerin yokluğu çaldığı;

zaman/sızım...

sedaya kilitlenmiş dilim
şakağıma bir namlu gibi dayanmış elim
esmer kubbenin kör kandili gibi
yanan yıldızları altında
caddeyi seyrediyorum.

uzaklara nasıl yakıştığını düşünürken...
biliyormusun...?
yüreğini..bu caddelere benzetiyorum!!
üzerine basıp geçenleri boşaltmışlığın
rahatlığıyla sere serpe duruyor önümde.

gözlerimin umarsız bakışları altında
öyle duygusuz öyle pervasız
içime harmanlanmış özlem kokulu
bir öfkeyle çıkıp basıp geçmek geliyor..
fikrimi çalmış sen deliliğimle.

yüreğe hem kanat takılır da;
hem de niye ipi kısa tutulur...?

zul sarmış geceyi bir zul
kıyametine beni çağırıyor
har düşmüş içime bir har
alaz alaz sen yanıyor...

uzak diyarların yılmaz bekçisi;
sen beni esir aldın ben geceyi...

esmer gece
niye bu telaşın neye..?
ay düşmüş içime
önüm karanlık;
yürüsem kendime
her yer aydınlık....

sessiz gece
niye bu sitem neye..?
sus düşmüş içime
önüm yalnızlık;
dönsem kendime
tenha bir kalabalık...

uzun gece
niye bu zamansızlık neye..?
an düşmüş içime
önüm durgunluk;
sorsam kendime
derin bir suskunluk....

zor gece
niye bu amansızlık neye..?
sen düşmüş içime
önüm çaresizlik;
gelsem kendime
ya sensizlik ya bensizlik...

Ey benim arafta kalmışlığım!!!!
kırık kadehte içtiğim şarabım
can heder ettiren aklı ziyanım
sana kıysa söz dinlemez yanım
pazar pazar dolaştırır da
seni bir pula satarım...

esmer çığlık bitti;
kızıl kıyamet geldi...

fikrim de volta atan yüreğim
yorgun musun..?

yarın ölme vakti...





Alt 24-01-2011, 15:14 #16

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Unutursa ; Ölürsün Dedim Kendime


Ben hiç bu kadar özlemedim seni,kavuşacak bile olsak sonunda yüreğimi ellerine bıraktım,kim bilir ben yokken başkasının yüreğini sahiplenmeyesin diye…

ben hiç bu kadar özlemedim seni,
taştan duvarlar ördüm önüne,
bakamasın başkası sevemesin seni diye!!!
ben hiç bu kadar sevmedim biliyor musun?
hiç bu kadar ağlayıp sızlamadım,
hiç kimseye anlatacak kelimem yok bu sevdayı..
hiç gücümde yok biliyor musun?
seni sevmekten başka hiç bir şeye gücüm yok..
o kadar çelimsiz kaldım ki sen hariç herşeye..
öyle özledim ki seni..öyle özlem duyuyorum ki..ben hiç böyle olmadım ve sen hiç böyle sevilmedin!!!
öyle sevdim ki seni,öyle sevdim ki,
ben hiç kimseyi özlemedim bu kadar!
bunu bil yeter!
sevgi kelimesini başka hiç kimse için böyle içten,
böyle kalbim delicesine çarparak sarfetmedim sevgilim!!
affet sevgilim ben daha önce bu kadar sevmedim!
bu yüzden sıktım seni bu kadar,
beni bırakıp gidersen diye korkumdan ,halbuki ben hep kendimi tehdit ettim..
unutursa , ölürsün dedim kendime...





Alt 24-01-2011, 15:15 #17

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Dokunmak İstiyorum Aldığın Her Nefese


Dokunmak İstiyorum Aldığın Her Nefese
ey sevgili
nefes aldığın şehirden sesleniyorum bu gece
duydum ki avcılar vurmuş sana gönderdiğim mektupları
gelmemiş
saldığım selamlar takılmış yelkovan dikenlerine
engellemiş
kör baykuşlar saldırmış gecelerine
uyutmamış
bindiğin trenler rötar yapmış her seferinde,
bana çıkan yolların çevrilmiş dikenli tellerle
yol vermemiş

seni aradım durdum gezdiğimiz her yerde
kalp mahzun yürek ezgin dildeki hecelerde
aramış sormuşsun yar duydum ki nicelerde
yolumu beklermişsin sabahsız gecelerde

ey sevgili
nefes aldığın şehirden sesleniyorum bu gece
adım adım gezerken sokaklarda
yokluğun rüzgarı üşütüyor her anımda
hasretini doluyorum boynuma
resmini koysam da koynuma
anılara sarılsam da sıkıca
her sokak dan eylül çıkıyor karşıma

soğuk ve hüzün sararken her yanı
donduruyor insanda akan kanı

ey sevgili
nefes aldığın şehirden sesleniyorum bu gece
bahar meydanları sensiz
bahar meydanları sahipsiz
koklamaya kıymadığımız güllerimiz ağlıyor
el ele altından geçtiğimiz gökkuşağı yağmalanıyor
yapraklar terk ediyor birer birer ağaçları
öyle bir eylül vurmuş ki sokakları
kaldırımları diş çektirmiş sancılı
sokak lambası yenik düşmüş rüzgara
eğmiş boynunu
ateş böcekleri dans etmiyor artık burada
şemsiyeler isyanda buluta
muhtaç kalmış bir damla yağmura

ey sevgili senle coşan sokaklar kederde
oysa ki varlığınla güzellikler taşardı
nisan yağmurlarıyla tüm yürekler coşardı
sen olsaydın bir tanem bahar bize koşardı



ey sevgili
nefes aldığın şehirden sesleniyorum bu gece
uyuyamadığım taş yataklar kanatıyor düşlerimi
idam sehpalarına çıkartıyor eylül
sığmadığımız topraklar yeşertiyor kaktüsleri
dikenleri ok gibi saplanıyor yüreğime
çivilenmiş bir pencereden bakıyorum şehrine
kaç kere kör anahtarı çeviriyorum da kilidine
uzanıp dokunamıyorum aldığın nefeslere

ey sevgili yokluğunla düşmez miyim derde
dokunmak istiyorum aldığın her nefese
kulak veriyorum senden gelecek bir sese
bir haberin bir selamın gelmiyor niyeyse

ey sevgili
nefes aldığın şehirden sesleniyorum bu gece
dokunamadığım her nefeste
dertli bir vapur demirliyor iskeleme
ağır ağır arabesk duygular çıkıyor güverteye
karanlık bir el söndürüyor yaktığımız yıldızları
gökyüzünün karası çöküyor üstüme
düşlerimi seriyorum

sessizce geceye
ABDULLAH RAMAZAN





Alt 24-01-2011, 18:00 #18

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye

Ben Hayatın Mağlubuyum


Bu bir veda,bir tebessüm
Yaz güneşine,bir nefes dağ kokusuna..."

Gecenin karanlık sesinde bir parça hüzün tınısıydı gözyaşlarım. Gözlerinin matemine yenilmeden başladı yola çıkmışlığım. Güneşin yelkovanı son demlerini kovalıyor akrebin ve batan güne karışan,elde kalan salt umutlarıma takılıkalıyor gözlerim. Sana doğru yürüdüğüm sokaklardan,zifir geceye karışan zamansız bir yol ayrımındayım...


-İki şehrin arasındayım şimdi;
Biri hiç bilmiyor beni,öteki hiç sayıyor.

(Bir veda yolculuğu bu...)

"Açık kurşuni mehtap içinde bir veda;
Kaybolmuş aşklara,hayata
Mağlubum...
Derin sevdalara,büyük ihtiraslara mağlubum."

Sen bilmezsin,her yağmurda sonbahar olur yüzüm. Yüreğime vuran damlalar birikir içimde,ansızın büyürüm. Şimdi tüm yapraklarımı savurup,inceden bir sızı yükledim dallarıma. Sen dokundukça gün yüzü gören çiçeklerimin yerinde yeller esiyor.

-Biliyor musun;
Hâlâ ellerin kokuyor...

(Ne kadar serpsen de beyazları,kayıp gecelerin karanlığını sıyırıp atamıyorum üzerimden...)

"Ben hayatın mağlubuyum;
Derin sevdaları beceremedim...Mağlubum!!!"

Yalnızlığıma uzattığın ellerine gözyaşlarımı koydum,al hadi...Karanlık caddelerden geçip vardığım dönemeçlere,yağmurda ıslanmış toprak kokusunun anlamını yitirdiği umutsuz sokaklardan birinde bırak beni...

-Anılara tutsak kaldımsa da,kurtarma;
Mazinin yırtık sayfalarına uğurla beni...
Alıntı





Alt 24-01-2011, 18:02 #19

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye


ben seni nedenmi sevdim?!..

ben seni okyanusun derinliginde buldum da sevdim,

parlak bir inciydin benim icin,

paha bicilmez bir inci…

ben seni soguk, ve yagmurlu bir gunde,

seni dusunurken gulusundeki sicakligini icime dolupta

beni sardigi bir anda sevdim.,






seni sadece selvi boyun,siyah saclarin yada, kara gozlerin

guzel bir yuzun var diye degil..

fikirlerinle, konusmandaki guzelligin ,

ve benim, o kor halde yanan, yuregimle sevdim.

ben seni derinden hissederek sevdim.






her kalp atisimda, vucudumun dort bir kosesine, yayildigini..

beni sardigini her nefes alisimda,

cigerlerime isledigini bilerek sevdim.






seni kis gecelerinin, o soguk yataginda ,

birlikte uyuyup beni isittigini,

yaz sicaginda uyuyamayip, sikintilarim oldugun

ve ruyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim.






senin ellerinden tutup kanimin kaynadigi,

kalbimin yerinden firlayacagini, hissettigim anlarda,

o islak dudaklarinla beni sevdigini soyleyecegin anlari dusunerek sevdim.






ben seni o sensiz anlardaki, bos ve degersiz gecen dakikalarda,

kayip zamanlarimizda , seni arayip bulamadigim

caresizlik icinde oldugum , icki sofralarini dost bildigim anlarda sevdim.






sen ne kadar uzak olsanda…

aramizdaki kilometreler ne kadar coksa,

bende seni o kadar yogun ve o denli cok sevdim






seni kalbimde yanan atesin ile

zihnimde olusan hayellerin, o ay parcasi cehrenle,

bana derinden bakan, o gozlerindeki isiltiyi gorecegim anlari beklerken,

kalbimin yanip tutustugu anlarda,

gelip o bu atesi alevlendirerek,

bana sarilarak, beni sevdigini soylecegin anilari dusunerek, sevdim.







korkuyorum!..

hakkettigin mutlulugu, sana vermemekten korkuyorum.

seni beni sevdiginden fazla sevememekten kokuyorum.

senin sevgine layik olduktan sonra,

baskalari tarafindan o sevgiyi kaybetmekten






korkuyorum…

seni kazandim derken, kaybetmekten korkuyorum…

aramizdaki maneviyat haricindeki, ucurumlardan

korkuyorum…

senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum….

o temiz masum, goz yaslarini daha fazla akitmaktan






korkuyorum…

evet korkuyorum…

seni kaybetmekten,seni daha fazla uzmekten,korkuyorum…

sana kendimi ifade edememekten korkuyorum…

yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum….

ucurumun kenarinda,yalniz kalmaktan korkuyorum..

dostluguna doyamadan,uluorta yalniz kalmaktan,korkuyorum…







yuregimdeki o ince sizinin,bir gun cogalmasindan,

ve beni sarmasindan korkuyorum…

sevgi denen guzelliginin,bir gun beni terk etmesinden,korkuyorum..

dostlugun olup,yerine nefretin yesermesinden korkuyorum..

korkuyorum evet…






seni kaybetmekten ve seni daha fazla uzmekten korkuyorum…

bir cicek misali, ne ellemeye,nede koparmaya kiyamiyorum…

uzaktan seyrediyorum cunku…

seni daha fazla incitmekten korkuyorum..

omrunde yasadigin mutlulugu huzuru

sana yasatamamaktan korkuyorum..





sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum…

sonunda sana gozyasindan baska,bir sey birakamamaktan korkuyorum






seni sevmekten degil,

dostlugunu suistimal etmekten,

seni kaybetmekten ve degerini bilememekten,

ve yuce rabbime. hesap verememekten,

korkuyorum..






belkide cok fazla korkuyorum…

cunku ben ilk defa seviyorum...

Attila İLHAN





Alt 24-01-2011, 18:06 #20

qǿкқừگάqĭ

Foruma Isınan Üye


Yalnızlığın yasını tutuyorum her gece
Sıvası dökülmüş duvarlara gömdüm hayallerimi

En hüzünlü manzaraların resimleri elimde

ve bir şarkı dilimde seni anlatan


Geceye dair ne varsa
Ne varsa karanlığı hatırlatan bana

Anılarla, pişmanlıklarla, keşkelerle

Baş başayım her gece soğuk odamda


Yalnızlığımı tenha kaldırımların
karanlığına gömdüm

Tebessümler uzak

Karanlıklar tuzaklarla dolu

Ve uzun bir yol var önümde

Bilmediğim bir yöne doğru


Sularda ağlara takılan balıklar gibi çaresiz
Ve hiç kimsesizim her gece

Patlayan bir yanardağdan

savrulan lavlar gibi göz yaşlarım

Her biri bir alev topu kirpiklerimi kavuran


Dalgın bakışlarım uçurtmalı tepelerde
pembe rüzgarların hayalini kurmakta

Gel gör ki zamansız vurmakta saat

yeni başlayan kapkaranlık bir geceyi


Sensizlik kara bulutlarla kaplı bir uçurum
düşlerime tutunmak istiyorum düşerken

Düşlerim riyakâr çığlıklar atıyor

Düşlerim düşlerime ihanetle bakıyor


Ve ben her şeye rağmen gülüyorum
bin yıllık bir gecenin ardından

sabah senin kollarında uyanmak istiyorum

çocukça bir istekle


Ayaklarım ıssız sokakların aşinası
Bilmem kaç bin gece yaşadım bir başıma

Yokluğunda hayalinle kendimi tamamladım

bir bütün oldum

İçmedim,hiç sarhoş olmadım

Uzak durdum tanıdık meyhanelerden

Tanımadığım yüzlerin

Muhabbetine ortak oldu duygularım

Onların dertleriyle ağladım

ama hiç utanmadım


Gün oldu
Yalnızlık yüzüme baktı

ve utandı yalnızlığımdan

Gün oldu

Acılar milyonlara ayırdı bedenimi

Bölündüm parçalandım

Telefona uzandı elim

sözümgeldi aklıma yeniden toparlandım

ben sana verdiğim; gibi yaşadım


Seninle konuşurken zincirler vurdum duygularıma
ve o an prangalar vardı dudaklarımda

Seni çok sevdiğimi,seni çok özlediğimi

sensiz her şeyin anlamsız olduğunu

O günden sonra hiçbir zaman söylemedim

Ben seni senin istediğin gibi

Ben seni;sözüm gibi

Ben seni yasaklarınla sevmeye devam ettim...





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:00 .